Pandemide en mutlu ayımız temmuz, en mutsuzu nisandı

“Welcome to Ertuğrul Özkök Pazar Show...”

Pazar şovuma hoş geldiniz. Bugün en sevdiğim konu ile karşınızdayım.

Müzik...

*

Müzik deyince de aklımıza artık “streaming” platformlar geliyor.

Spotify, Apple Music, Deezer, Fizy ve yeni oyuncu olarak Amazon ve ötekiler.

Şu an için Türkiye’de en tanınanı Spotify...

*

Spotify’ın artık Türkiye pazarını yöneten bir yöneticisi var.

Güney ve Doğu Avrupa Yönetici Direktörü Federica Tremolada...

Güzel ve çok başarılı bir İtalyan kadını.

Milano’da oturuyor ve Türkiye pazarını çok iyi biliyor.

Geçen çarşamba günü onunla Google üzerinden görüntülü bir sohbet yaptık.

Bu onun Türkiye’deki ilk mülakatıydı.

Ben sordum o cevapladı.

*

Spotify’ın şirket politikası, yerel rakamların verilmesine pek izin vermiyor.

Ancak Federica bana hepimizin merak ettiği bazı rakamları verdi.

Bunların bir bölümü Türkiye’de ilk defa yayınlanıyor.

Ben de bu pazar size, hepimizin hayatını güzelleştiren en önemli şeylerden biri olan müzikle ilgili bilgileri, onun ağzından aktarıyorum.

*

Bu rakamlar aynı zamanda eve kapandığımız pandemi ve sonrası döneminde psikolojimizi de gösteriyor.

Şimdilik şunu söyleyeyim.

Müzik psikolojimize bakarsak en mutsuz ayımız nisan, en mutlusu temmuz olmuş.

Pandemide en mutlu ayımız temmuz, en mutsuzu nisandı

TÜRKİYE 7 YILDA MÜZİKTE ANA PAZARLARIMIZDAN BİRİ OLDU

“Bir yılı aşkın süredir Spotify’dayım ve şunu gördüm. Türkiye pazarına 2013 yılında girdik ve bu süre zarfında Spotify Türkiye’de çok sevilen bir marka haline geldi. Yani Avrupa bölgesinde en iyi pazarlarımızdan biri. Türkiye’de yüksek bir büyüme fırsatı görüyoruz.

Artık Türkiye’de plak şirketleriyle tüm ilişkilerden sorumlu Türk bir ekip arkadaşımız var.”

Pandemide en mutlu ayımız temmuz, en mutsuzu nisandı

PANDEMİ TRENDİ

AİLE TİPİ MÜZİK VE AİLE PODCAST’LERİ YÜKSELDİ

“Pandemi döneminde, insanlar dışarı çıkmadılar ya da işyerlerine gitmediler, gittilerse bile gidip gelmek her zamanki rutinle gerçekleşmedi. İnsanlar evde daha çok zaman geçirdiler. Ama bu durum müzik dinleme oranında bir düşüşe sebep olmadı. Daha çok, müziğin nasıl dinlendiğiyle ilgili bir değişim söz konusuydu. Bu dönemde yeni trendlerin ortaya çıktığını gördük. İnsanlar aileleri ile daha çok zaman geçirdi, bunun sonucunda çocuklara uygun aile tipi müzik ya da aile
podcast’lerinin daha çok dinlendiğini gördük.”

Pandemide en mutlu ayımız temmuz, en mutsuzu nisandı

PANDEMİ RUH HALİ 1

19-25 MART: CHİLL MÜZİK DİNLEME MODUNDAYDIK

Podcast’lere ilgi arttı.

Ebeveynler müzik ve podcast’leri çocukları için çaldı.

Müzikseverler daha çok chill müzik modundaydı.

Kullanıcılar, pandemi döneminden önceki bir aya göre daha çok spor odaklı çalma listeleri oluşturdu ve takip etti. Koşu, yoga, doğa sesleri ve meditasyon çalma listeleri arttı.

PANDEMİ RUH HALİ 2

MUTSUZ NİSAN: NOSTALJİK MÜZİK YÜZDE 54 ARTTI

1-7 Nisan tarihleri arasında, kullanıcılar tarafından oluşturulan nostalji temalı çalma listelerinde global olarak yüzde 54 oranında artış yaşandı.

1 Nisan-17 Mayıs tarihleri arasında ise şöyle bir ruh haline girdik:

Boyama-resim temalı çalma listelerinde yüzde 90 artış yaşandı.

‘Evden çalışma’ temalı çalma listelerinin oluşturulmasında, mart ayının ilk 10 gününe kıyasla yüzde 1.400 artış görüldü.

Pasta-börek pişirme temalı
çalma listelerinin oluşturulmasında yüzde 120 artış yaşandı.

Bahçe-bahçe işleri temalı
çalma listelerinin oluşturulması
oranı ise yüzde 430 arttı.

Temizlik temalı çalma listelerinin oluşturulması yüzde 40 artarken, bu çalma listelerini son bir ayda dinleyen kullanıcıların oranı da yüzde 65’in üzerinde artış gösterdi.

PANDEMİ RUH HALİ 3

KARANTİNA TEMALI 1.3 MİLYON, ‘SIKINTI’ VE ‘SIKILMAK’ TEMALI 127 BİN ÇALMA LİSTESİ YAPILDI

1 MAYIS-30 Temmuz tarihleri arasında dünyada:

Şu an Spotify’da dünya genelinde 1.3 milyon karantina temalı çalma listesi bulunuyor.

Temmuz ayında kullanıcılar, daha önceki aylara kıyasla daha hareketli ve tempolu müzikler dinledi. Bu durumda, temmuz ayını bugüne kadar 2020 yılının ‘en mutlu’ ayı olarak kabul edersek, nisan ayını müzikseverlerin ‘daha mutsuz’ oldukları ya da düşük tempolu müzik dinledikleri ay olarak gösterebiliriz.

Araba yolculuklarının daha popüler olmasıyla birlikte, haziran ayından temmuz ayına kadar olan dönemde araba yolculukları ile ilgili çalma listelerinin oluşturulma oranında yüzde 92 artış yaşandı.

Kamp temalı çalma listeleri de haziran ayından temmuz ayına kadar olan dönemde yüzde 140 arttı.

Başlığında “sıkıntı” ya da “sıkılmak” bulunan 127 binden fazla çalma listesi oluşturuldu.

Pandemide en mutlu ayımız temmuz, en mutsuzu nisandı

PANDEMİ RUH HALİ 4

PANDEMİ DÖNEMİNDE DİNLENEN MÜZİĞİN YÜZDE 53’Ü TÜRKÇE

Bizim “Viral 50” veya “TOP 200” gibi iki tür listemiz var. Bu tablolar dinleyicilerin belirli bir gün, hafta ya da zaman dilimindeki en sevdikleri şarkıları gösteriyor. Bir de tüm dinleme trendlerine bakıp onları analiz eden genel müzik tüketimi ve büyüme verileri var.

Bunlara bakınca, Türkiye’de 2020 yılının ilk 6 ayı itibarıyla kullanıcılar tarafından dinlenen şarkıların yüzde 53’ünün Türkçe olduğunu görüyoruz.

Bu da Türkiye’de çok güçlü bir lokal müzik kültürü olduğunu gösteriyor.

PANDEMİ RUH HALİ 5

PANDEMİ YAZINDA İLK 20 ŞARKININ 19’U TÜRKÇE

Spotify Yılın Özeti verilerine göre 2019 yılı boyunca en çok dinlenen 10 şarkının tamamı Türkçe şarkılardan oluşuyor.

2020’nin ilk 6 ayında en çok dinlenen 10 şarkının 9’u Türkçe.

2020’nin yaz aylarında en çok dinlenen şarkıların verisine baktığımızda ise (1 Haziran-15 Ağustos), en çok dinlenen 20 şarkının 19’unun Türkçe şarkılar olduğunu görüyoruz.

Pandemide en mutlu ayımız temmuz, en mutsuzu nisandı

4 HİP HOP, BİR SEZEN AKSU

FEDERICA sohbetimizde Türkiye’de ilk 6 ayda en çok dinlediğimiz şarkılar ve şarkıcılarla ilgili çok ilginç bilgiler verdi.
Bunları yarın size aktaracağım. Ama şimdiden söyleyeyim. En çok kimleri dinledik derseniz işte sonuç şu:
1- Ezhel
2- Murda
3- Sezen Aksu
4- Sagopa Kajmer
5- Patron
Dört hip hopçu, bir Sezen...
Ama asıl ilginç isim ve sayıları yarın vereceğim.

TÜRKİYE’DE HİP HOP HER YIL YÜZDE 20 BÜYÜYOR

BİR ilginç veri de şu: Pop, Türkiye’de en çok dinlenen müzik türü. Ama en hızlı büyüyen tür hip hop. Hip hop yıldan yıla yüzde 20’lik büyüme ile en büyük büyüme oranına sahip müzik türü haline geldi.

TÜRKİYE’DE İLGİNÇ MÜZİK ZEVKİ VAR

“Türkiye’nin müzik açısından ilginç bir hedef kitlesi var. Bizdeki verilere baktığımda şunu söyleyebilirim: Türkçe müzik, çeşitli müzik türlerinin ve sound’larının iç içe girmesiyle birlikte büyük bir dönüşüm içinde. Bu dönüşüm spesifik tek bir müzik türü ile değil, aksine pek çok kültürel form ve sound’un harmanlanması olarak tanımlanabilir. Lokal ile küreselin, geleneksel ile modernin ya da retro ile fütüristik sound’un karışımdan bahsedebiliriz.

TÜRK RAP’İ ÇOK GÜÇLÜ AMA BU AMERİKAN RAP’İ DEĞİL

“Tabii şunu da eklemem lazım, Türkçe rap hiçbir zaman Amerikan rap gibi değil. Tamamen köklerinizden, sizin kültürünüzden besleniyor. Günümüzde Türk müziği, pop ile halk müziği ve arabeski de içeren Türkçe geleneksel müziği gibi birçok farklı müzik sound’ların bir karması. Bu durum aslında müzik türleri hakkında konuşmamızı zorlaştırıyor çünkü artık müzik türleri gerçekten iç içe geçmiş durumda. Zaten bunu yarın vereceğimiz en çok dinlenenler listelerinde de göreceksiniz.”

YARIN

BUGÜN CEBİMİZDE KAÇ ŞARKI VAR, HER GÜN KAÇ YENİ ŞARKI EKLENİYOR

Yılın ilk ayında ve son 3 ayında en çok dinlediğimiz 20 şarkı neydi... 1 numaradaki sürpriz şarkı hangisiydi...
Bugün Türk müziğinde kim kimdir, ne nedir...
Edis popçu mudur, yoksa RnB/trap soul tarzı mı... Gazapizm’i nereye koymalıyız...
Rapçi Anıl Piyancı’nın Indie grubu “Perdenin Ardındakiler” ile birlikte çıkardığı single ne anlama geliyor...
Türkiye’de en çok izlenen podcast’ler hangileri...
Türkiye’de müzik gelirlerinin yüzde 73’ü nereden geliyor...
Türkçe müzik Türkiye dışında en çok nerede dinleniyor...

KATKIDA BULUNANLAR
Sayfa Editörü: Firuzan Demir
Foto Editörü: Umut Veis
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Uygulama: Selma Songül Zengin

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Yeni başkandan sonra Dışişleri Bakanı da Maçakızı'ndan çıktı

Evet bildiğimiz Türkbükü’ndeki Maça Kızı’ndan...

Daha doğrusu Maçakızı’nın kurucu ortağı Sahir’in İstanbul’daki yalısından.

Arkasında çok güzel bir hikâye var ama önce dün gece gelen haberle başlayayım.

ABD’nin yeni başkanı Biden dün sabaha karşı Dışişleri Bakanlığı’na kimi getireceğini açıkladı.

Bakanlığa getireceği isim Antony Blinken’miş...

Şimdilik sadece şunu söyleyeyim.

ABD Dışişleri Bakanlığı’na bir gitarist geliyor.

Ama önce dün sabaha karşı bu haberi okuduğumda ilk aklıma gelen şeyi yazayım...

Yazının Devamını Oku

Yarın o haritada Ankara tuşuna basınca ne çıkacak

2019 yılında Lady Gaga’nın o harika caz konseri için Las Vegas’a gittim.

1. Dördüncü gidişimdi. Bugüne kadar bana kimse orada bir “Mob Museum” olduğunu söylememişti.

Yani bir “mafya müzesi”nin...

Bu müze 14 Şubat 2012 günü açılmış. Bina 1933 yılında yapılmış ve uzun yıllar Las Vegas posta bürosu ve mahkemesi olarak hizmet vermiş.



Yani Las Vegas mafyasının üyeleri bu binadaki mahkeme salonunda yargılanmış ve mahkûm olmuş.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp grupları çorabı delik kareyi niye çok sevdi

Bu fotoğraf bize bir WhatsApp grubundan geldi.

İlk gören eşim Tansu’ydu...

Altında şu yazıyordu:

“En sağdaki Prof. Uğur Şahin, aşıyı bulan biliminsanı. Almanya’da çekilmiş. Kucaktaki kardeşi diş hekimi, ayakta çorabı delik olan modacı olmuş.”

*

Evde hepimiz ilk bakışta çok sevdik bu kareyi.

Tansu çok etkilendi ve Instagram hesabından paylaştı.

Ancak bir süre sonra bir izleyicisinden şu notu aldı:

“Fotoğraf 1975’de Düsseldorf’a göçmüş bir aileye ait...”

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi'nin minberindeki hayalet

Yanan Vaniköy Camisi’nin yeni yöneticisi Uğur Vanioğlu camiyi teslim alırken bir sayfalık ayrıntılı bir devir teslim belgesini imzaladı.

Belgenin adı “Mülhak Vakıflar Devir Teslim Tutanağı”...

Bu tutanağı görmedim
ama eski tutanaklardan
bildiğim bir şey var.

Bu tür vakıf devir teslimlerinde her şey madde madde yazılır.

Neler mi?

Caminin işletme defteri.

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi ne zaman kime devredildi

Dünkü yazımda Vaniköy’de yanan cami ile ilgili bir gözlemimi aktarmış ve bir eleştiride bulunmuştum.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Bölge Müdürü Musa Akdeniz bir bilgi notu gönderdi.

Arkasından Kültür Bakanı Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan da aradı.

Her ikisi de ilginç bilgiler verdi.

Geçen pazar gününden beri kamuoyunun dikkatini çeken bu camiyle ilgili ilginç bilgilere yer verilmişti.

Bugün bu bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.

*

Bu cami 1671 yılında Bursa’da

Yazının Devamını Oku

Patlamayan şampanya patlayan bir gazoz ve...

Pazar günü Formula 1 final törenini izliyorum...

Lewis Hamilton bu yarışın İstanbul ayağını da kazanmış ve yarışma tarihine yeni bir rekor yazmış.

Bu yarışı, 7’nci defa kazanıp, Ferrari efsanesi Michael Schumacher’in rekorunu egale etmiş.

Yani Formula 1 tarihinde çok özel bir gün...

*

Bütün dünyanın gözü Türkiye’deki pistte yapılacak ödül töreninde...

Herkes Formula 1’in geleneksel şampanya patlatma seansını bekliyor.

Ama o ne?

Gazoz patlıyor...

Yazının Devamını Oku

Kozmik odadan çalıp açık kürsüden satmak

O günü hayatım boyunca unutmayacağım...

Bir bahane uydurularak Türk ordusunun en gizli kalması gereken bölümünün kapıları kırılarak içine girildi.

Girdikleri yer “Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı”ydı.

Orası neresi mi...

Ülkemiz işgale uğrarsa, vereceğimiz kurtuluş savaşında hangimizin nerede görev alacağını, hangi silahın nerede gömülü olduğunu, nasıl haberleşeceğimizi gösteren planlar ve isimler...

*

Hepsi tek tek çalındı.

Bir savaş halinde işgalci düşmana karşı vereceğimiz savaşın, yani beka savaşının bütün şifreleri, planları çalındı.

Ve kopyalandı...

Yazının Devamını Oku

Acil koduyla çağrılan bir 'balarısı haritası'

Son 72 saatte Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden gelen mesajları alt alta yazıyorum.

Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu ve dedi ki:

Önümüzdeki aylarda öngörülebilir, kolay erişilebilen yargı sistemi için adımlar atacağız...”

*

Bu cümlelerin ne anlama geldiğini ise iki gün sonra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül açıkladı.

Bir kere daha benim şahsi zabıtlarıma geçmesi için en önemli maddelerini yazıyorum.

*

“Yargı, hiçbir kişi, kurum veya merciden emir, talimat, tavsiye, telkin almaz. Hiç kimse ve Adalet Bakanlığı da dahil olmak üzere hiçbir kurum yargı yetkisini kullanan mahkemelere vekâleten konuşamaz.”

*

Yazının Devamını Oku

Bir 'evet ama yetmez'cinin 18 aylık dolar kayıtları

Bundan 18 ay önce 31 Mayıs 2019 günü yazdığım yazının başlığı şuydu:

“Ben de tarihe ‘Yetmez ama evet’çi olarak mı geçeceğim...”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir gün önce Külliye’de “Adalet ve Yargı Reform Paketi”ni açıklamıştı...

Cumhurbaşkanı o gün Türkiye’ye ve bütün dünyaya şu mesajı vermişti:

“Olağanüstü hal hukuku dönemi kapanıyor...”

*

Cumhurbaşkanı o gün Adalet Reformu’nu “9 Amaç” başlığı altında toplamıştı.

Konuşmasında şu cümleleri dikkatle not almıştım.

*

Yazının Devamını Oku

Covid-19 aşısını bulan ekibin üçüncü kişisini de tanıyalım

Türkiye 10 Kasım günü Atatürk’ü anarken, İngiltere’nin en önemli gazetelerinden The Times’ın kapağında da karıkoca bir Türk çiftin fotoğrafı vardı.

1) Özlem Türeci ve Uğur Şahin...

Bu iki isim, şu an dünyayı sarsan, ekonomileri durduran, milyonlarca insanın hayatına ve işine mal olan COVID-19 virüsüne karşı ilk etkili aşıyı bulan insanlardı...

Yani onlar antibiyotiği bulan Alexander Fleming kadar önemliydi.

O nedenle haklı olarak dünyanın önde gelen bütün medya kuruluşlarının manşetindeydiler...

2) DÜN NAVTEX İLAN EDİLİRKEN MANŞETTEKİ O ÜÇÜNCÜ KİŞİ

ANCAK bu buluşun üçüncü bir kişisi daha vardı ki, onu manşetlerde fazla görememiştik...

Bazılarımız yabancı televizyonlarda rastlamıştı ama bu üçlü arasındaki ilişkinin en renkli ve sembolik kısmını görememiştik.

Yazının Devamını Oku

Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

Ne şu ne bu...

Ne şunun gidişi ne bunun gelişi...

Bugünün en büyük haberi COVID-19 virüsüne karşı yüzde 90 etkili aşının bulunması...

Buluşun arkasında bir Türk kadını ile bir Türk erkeğinin bulunması da milletçe bonusumuz...

Aşı bulundu ve herkes gözünü piyasalara, borsalara dikti...

Tabii ki yükseldi...

Ama bana göre hayata dönüşün ilk harika işareti başka yerden geldi....

Live Nation’dan...

Yazının Devamını Oku

İktidardaki şeytan mı daha tehlikeli, muhalefetteki mi

Farkında mısınız...

Amerikan başkanlık seçiminin ortaya koyduğu çok tuhaf bir durum var:

KAZANAN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla seçildi.

KAYBEDEN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla kaybetti...

Terazinin bir tarafı daha ağır bastı...

Ama öteki tarafı da ağır bastı...

Gelin öyleyse bu tuhaf şeytan terazisinin iki tarafında ne vardı ona bakalım...

Seçim sonrası

Yazının Devamını Oku

Emine Hanım'dan Sezen'e Ajda'dan Tarkan'a en sevdiğimiz Timur şarkıları

Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan’ın mesajını da görünce, dünden beri şu sorunun cevabını arıyorum...

Son yıllarda adını çok az duyduğumuz Timur Selçuk nasıl oldu da, şu bölünmüş ülkede sağdan sola hepimize hayır duası okuttu?

İşçilerle 1 Mayıs şarkısını, ODTÜ öğrencileri ile Deniz Gezmiş’e ithaf edilen şarkıları söyleyen bir sanatçı, nasıl olur da Emine Erdoğan’ın gençliğinin de şarkıcısı olabilir?

Olabiliyormuş demek ki...

*

Bu ülkede pek çok insanın kafasında bir Timur Selçuk şarkısı vardır.


Yazının Devamını Oku

Önce 2 telefon geldi sonra da bu fotoğraf

Hani bir milletvekilinin Türkan Şoray için sarf ettiği o süfli cümleler vardı ya:

“Çamuriyetçi, HDPKK’cı, Amerikancı, İsrailci, emperyalist işbirlikçisi...”

Aynen böyle demişti...

*

Yazının çıktığı gün bir milletvekili aradı.

AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı’ydı...

O gün yazımı okuduktan sonra Türkan Hanım hakkında o sözleri söyleyen milletvekilini aramış ve bu sözleri tasvip etmediğini söylemiş.

Telefonda bana Türkan Hanım hakkında çok güzel şeyler söyledi.

“O mülakatı ben de okudum. Ben de sizin gibi düşünüyordum. Ülkesine, halkına derin sevgiyle bağlı büyük bir sanatçının ince duyarlılığını gördüm. Halkımız onu hem insanlığı hem de muhteşem oyunculuğu ile gönlüne yerleştirmiştir.”

Yazının Devamını Oku

48 saat boyunca uykusuz kalmama değen bir itiraf

İki gün boyunca uykusuz kaldım... Çünkü Amerikan seçimlerini izledim...

Bu 48 saat boyunca uykusuz kalmama değecek çok önemli bir anı canlı izleme imkânım oldu.

Popülist bir liderin itiraf anını... Size o anı anlatmak istiyorum.

*

Sandıklar kapanmadan önce, yani oylama devam ederken ABD Başkanı Trump kendi kampanyasını yürüten ekibin merkezini ziyaret etti.

Orada kampanya sırasında çalışan insanlara teşekkür etti...

Önce şu gözlemimi aktarayım.

Trump

Yazının Devamını Oku

O gece arka koltuktaki kadın nereye kayboldu

Anlatacağım gerçek olay aynen şöyle cereyan etti...

Taksi şoförü 20 yaşlarındaki kadın müşterisini aldığında hava kararmak üzereydi...

Yolcunun verdiği adrese geldiklerinde ise hava iyice kararmıştı...

Şoför taksimetreyi durdurup müşteriye döndüğünde şaşırıp kaldı...

Arka koltukta kimse yoktu...

Oysa kapının açılıp kapandığını duymamıştı...

Ayrıca o açmadan kapıların kilitleri açılmıyordu...

Şoför durumu bağlı olduğu şirkete bildirdi.

Yazının Devamını Oku

Ayda bebeği ve Elif bebeği kim kurtardı

Ki kurtardı, canlı yayında hepimiz seyrettik.

Önce Kadıköy Belediyesi’nin bir görevlisi... Bir kova taşıyıcısı, o sesi duydu...

Herkesi uyardı...

Sonra Tunceli  AFAD’dan bir görevli bebeğin yanına indi...

Büyük bir sevgiyle elini tuttu Ayda bebeğin...

Hemen yanında Manisa Belediyesi’nden bir görevli vardı...

Bir jandarma görevlisini gördük o arada...

Biraz ileride Bursa Belediyesi’nden bir başkası...

Yazının Devamını Oku

Gece saat 01:00... Bizim evde alt kattan gelen çığlık

Pazar akşamı evde hepimiz ağır bir günün gecesinde, içimizde İzmir hüznü odalarımıza çekilmişiz...

Saat 01.00 civarı...

Alt kattan aniden bir çığlık geliyor...

Koşuyoruz...

Torunum Zeynep, ağzında maskesi ile haykırıyor...

“Kurtuldu... Yaşasın İdil kurtuldu...”

Kendim kadar eminim... Aynı an, Türkiye’nin dört bir yanında evlerden aynı sevinç çığlıkları yükseliyordu...

*

Sonra sabah oldu...

Yazının Devamını Oku

Depremden bir hafta önce önüme gelen papyonlu adam

1948 yılının ekim ayında bir gün...

Tahminen 5 veya 6 Ekim günü...

İzmir’in Kordon Boyu’ndan geçen bir otomobil fotoğrafta gördüğünüz bu binanın önünde durur...

Şoförün yanındaki kapı açılır, yuvarlak gözlüklü, papyonlu ve ince yapılı bir adam iner...

Biraz sonra binanın önünde kendisini karşılayanlarla birlikte bu pozu verecektir...

Bu fotoğraf karesi 72 yıl arşivlerde kaldıktan sonra bu yıl eylül ayında yayınlanan bir kitapta gün yüzüne çıkacaktır.

Kadere bakın ki, bu kitap, İzmir’de cuma günü yaşanan depremden bir hafta önce

Yazının Devamını Oku