Özgürlük idealinizle ben popomu silerim

Dünyada operanın Kâbe’si neresidir diye sorarsanız, birçok kişi size La Scala der...

Haberin Devamı

Dünyada hangi opera binasının kırmızı halısında görünmek en medyatik olanıdır diye sorarsanız...

MET derim...

Yani New York’taki Metropolitan...

*

Ama bütün dünyada en zor bilet bulunabilen opera nerede sahnelenir diye sorarsanız cevabım şudur... Almanya’da Bayreuth şehrinde her yıl yapılan ve bir ay süren Wagner Festivali’nde sahnelenen operalardır...

Hele hele açılış gecesi için sıradan ölümlü bir insan için bilet bulmak neredeyse imkânsızdır...

*

On yıl önce bu festivalin kapanışında sahnelenen Valküreler’i seyretmiştim...

Cuma gecesi ise bu defa açılış konserinde bence opera tarihine geçecek bir Tannhauser seyrettim.

Bir müziksever olarak kendimi Allah’ın şanslı kullarından biri addediyorum...

Ve bana bu bileti sağlayan büyük arkadaşım Türkiye dostu Kai Diekmann’a çok teşekkür ediyorum.

Özgürlük idealinizle ben popomu silerim

Haberin Devamı

WAGNER’İ BURGER KİNG’E GÖTÜREN GENÇ YÖNETMEN

Benim için Tannhauser klasik operanın başeserlerinden biridir.

Hikâyesinde Yunan tragedyasının, Alman halk hikâyelerinin ve tabii ki bol miktarda Hıristiyanlığın etkileri vardır.

Ama böyle bir eser, Tobias Kratzer gibi 1980 doğumlu genç bir Alman sahne yönetmenine verilince, orkestranın yönetimine de Valeri Gergiyev gibi bir Rus oturtulunca ve yıl 2019’sa...

Ortaya bambaşka bir eser çıkıyor.

Tannhauser, Richard Wagner’in Dresden’deki devrimci bir “kötü çocuk” olduğu yıllarının eseridir.

Eseri daha sonra değiştirilerek Paris’te sahnelenmiştir.

Kratzer işte o Paris versiyonunu almış ama onu yeniden Dresden yıllarına doğru yürütmeye başlamış..

Ve bu yürüyüş ilk sahnede Burger King’e giden anarşist bir arkadaş grubuyla başlamış.

Wagner’in eserindeki Venusberg yani Venüs Dağı, ise burada Burger King vadisine dönüşmüş.

BİR PUNK VENÜS, BİR CÜCE, SAKALLI SİYAH TRAVESTİ VE PALYAÇO TANNHAUSER / BİRİNCİ SAHNE

Wagner’in klasiği, Frank Muller’in Sin City (Günah Şehri) çizgi romanından yapılmış gibi bir film ile başlıyor.

Çok eski van tipi Citroen marka eski bir aracın içinde punk bir kadın, bir palyaço, bir cüce ve bir travesti görürüz.

Haberin Devamı

TENEKE TRAMPETLİ CÜCE: Arabadaki cüce, ikinci sahnede trampet çalar. Biraz dikkatli bir göz bunun Günter Grass’ın “Teneke Trampet” romanından çekilen filmde büyümeyi reddeden çocuk tarafından çalınan trampete çok benzediği fark eder.

SAKALLI SİYAH TRAVESTİ: Van tipi aracın içindeki kişilerden biri sakallı siyah bir “drag queen”dir... Yani travesti kraliçe... Üstelik adı “Le Gateau Chocolat” yani “Çikolatalı Kek”tir.

HARLEY QUINN VENÜS: Tannhauser’i kendine bağlayan Venüs aslında çok güzel olmayan, hatta raşidik denilebilecek bir punk kadındır. Bana “Suicide Squad” filmindeki Harley Quinn karakterini hatırlattı.

SUÇLULUK ÇEKEN PALYAÇO: Palyaço ise Tannhauser’in kendisi... Klasik eserde yaşadığı aşktan sefil bir hale düşen ve işlediği günahtan suçluluk duygusu çeken Tannhauser burada hüzünlü bir palyaço olmuştur.

Haberin Devamı

Bizim neslimiz “Operadaki Hayalet” efsanesi ile büyümüştü. Bu olağanüstü Tannhauser yorumu ile hayaletin yerini 4 anarşist aldı.

Operanın en klasik eserlerinden biri, bu tuhaf anarşik dörtlünün bir polisi öldürmesiyle başlar.

OPERADA İLK KEZ ÜST ÜSTE İKİ SAHNE / İKİNCİ SAHNE

İkinci sahne tam aksine müthiş bir klasizmle başlar.

Ama burada da şaşırtıcı bir yenilik vardır.

Opera tarihinde belki de ilk kez üst üste iki sahne yaratılmıştır.

Işığı, renkleri ve tasarımı ile Rembrand tablosuna çok benzeyen mükemmel bir saray salonu görürüz. Sahnenin ön tarafında ona bir tablo havası veren ışıklı bir çerçeve vardır.

Asıl yenilik ise bu çerçevenin üzerinde, neredeyse sahnenin aslı kadar büyük bir video ekranının bulunmasıdır.

Haberin Devamı

CÜCENİN POPOSUNU SİLMEK İÇİN YIRTTIĞI PANKART

TANNHAUSER’da yerleşik düzene savaş açan punk Venüs her yere isyan pankartları asar. Bunların üzerinde, Wagner’in gençlik yıllarında yazdığı üç cümle vardır:

“Özgürce arzula, özgürce yap, özgürce zevk al...”

Son bölümde, enkaza dönmüş van aracın içinde uyanan cüce, tuvalet kâğıdı arar.

Bulamayınca orada bulunan kıvrılmış bir pankartın üst kısmını yırtar ve kamyonun arkasında kaybolur.

Yırttığı pankartın üzerinde Wagner’in o üç isyan cümlesi vardır. Anarşist cücenin müesses her türlü nizama başkaldırısı budur.

Özgürlük idealinizle ben popomu silerim

SEYİRCİNİN KAÇTA KAÇI YUHALADI KAÇI ALKIŞLADI / TEPKİLER

Genç bir yönetmen gelmiş, dünyanın en klasik festivalinin ortasına fitili yanmakta olan bir bombayı bırakmıştı.

Haberin Devamı

Üstelik hiç de genç olmayan, klasik bir seyircinin tam ortasına.

Son sahnenin perdesi inince manzara şuydu:

Önce bir yuhalama sesi geldi.

Ama anında öyle bir alkış patladı ki, o yuhalamalar bir anda duyulmaz oldu.

Seyircinin neredeyse yüzde 90’ı Alman yönetmen ve Rus kondüktörün yorumunu çok beğenmişti.

Hatta yuhalama sesini bastırmak için ayaklarını yere vurup anormal gürültü çıkarıyorlardı.

Tahmin edeceğiniz gibi onlardan biri de bendim.

WAGNER’İN BAŞ KADINI KAMYONDA SEVİŞİR Mİ

Bu Tannhauser’ın en şaşırtıcı sahnelerinden biri, üçüncü bölümde kutsal sevgilinin, enkaza dönüşmüş Citroen marka vanın kasasında sevişmesiydi.

Bugüne kadar hiçbir operada böyle cüretkâr bir sevişme sahnesi görmedim.

Hatta sevişme sahnesi görmedim.

Ve o sahnede kutsal kadının çıplak bacaklarını, sevgilisi yerine koyduğu başka erkeğin sırtına dolanmış olarak gördük.

Özgürlük idealinizle ben popomu silerim

HİTLER SONDAKİ LGBT BAYRAĞINI GÖRSEYDİ / HAYAL TEPKİ

ZAMANINDA bu salona en çok gelen insanlardan biri Hitler’miş... Hitler bir Wagner hayranıydı.

Çünkü onun eserinde Alman ruhunun en yücelmiş halini görüyordu.

Acaba o salonda olsaydı, Rus yönetmenin Alman kültürünün en trajik kahramanlarından birini palyaçoya çeviren bu radikal yorumu karşısında ne yapardı...

Hele hele ikinci bölümde, topuklu ayakkabılar giymiş, üzerinde peluş elbisesi olan sakallı ve siyah travestinin, o klasik Alman sarayındaki en kutsal objelerden birinin üzerine LGBT bayrağını örttüğünü görseydi ne yapardı... Hepimizin tahmini önce topuklu sakallı siyah travestiyi gaz odasına gönderir, sonra yönetmeni ve ötekileri anında SS’lere teslim ederdi.

SİMSİYAH SALON BİR ANDA BEMBEYAZ OLDU

ALMANYA’da sıcaklık ölçümü yapılmaya başlandığı günden bu yana en sıcak gün 25 Temmuz 2019 oldu.

Ülkenin bazı yerlerinde sıcaklık 42 dereceyi buldu.

Nükleer santrallar aşırı ısınma tehlikesi nedeniyle yavaşlatıldı...

Bayreuth’da o gün hava 37 dereceyi buldu.

İnsanlar genellikle yazlık smokin yaptırmazlar...

Tabii ki kışlık smokinle salona girip oturduk.

İlk anda, salonun erkek manzarası baştan sona smokin siyahiydi.

Ancak on dakika sonra bu renk bembeyaza dönüşmüştü.

Çünkü istisnasız herkes ceketlerini çıkarmıştı.

Özgürlük idealinizle ben popomu silerim

OLAĞANÜSTÜ ÜÇ BAŞ OYUNCU

Tannhauser: Tenor Stephen Gould

Venüs: Elena Zhidkova (Kadroya son anda dahil olmasına rağmen olağanüstü bir oyun sergiliyor. Sesi kadar, bir Marvel filminde de oynayabilecek başarılı bir oyuncu.

Elisabeth (Tannhauser’in kutsal aşkı) Lise Davidsen (çok genç yaşta hızla yükselen bir soprano). Özellikle “Act 3: “Allmächtige Jungfrau, hör mein Flehen!”i söylerken mest oldum.

BAYREUTH’TA BİR OPERA KAÇ SAAT SÜRER

BAYREUTH konserlerinin bir geleneği var. Konserin bölüm araları çok uzun ve ikinci bölümden sonraki arada yemek yeniyor... Cuma akşamki Tannhauser konseri saat 16.00’da başladı, 21.30’da bitti...

Yani 5.5 saat kadar sürdü.

MERKEL’İN KORTEJİNDE KAÇ ESKORT ARABA VAR

Almanya Şansölyesi Angela Merkel Bayreuth Wagner Festivali’nin müdavimlerinden.

Operayı çok severmiş.

Eski Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder, Bavyera Başbakanı Markus Soder ve çok sayıda hükümet üyesi oradaydı. Hepsiyle uzun sohbet yaptık. Şöyle diyeyim, hepsi de Türkiye ile çok yakından ilgili.

Törene çok sayıda siyasetçi geleceği için polis önlemler almış.

Ama bunlar öyle olağanüstü önlemler değil...

Kai Diekmann’a, Alman Başbakanı Merkel bir yere giderken kaç arabalık bir eskort ona eşlik eder diye sordum.
Sadece 2 araba olurmuş.

Bir kendi bindiği, bir de güvenlik arabası...

Yazarın Tüm Yazıları