Ombudsman kardeşim o yapmış bu yapmış, bu sözler hiç mi önemli değil

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın Hürriyet’te yayınlanan “10 Soruda İslamofobi” mülakatını satır satır altını çizerek okudum.

Bütün dünyada İslam’ın tartışıldığı şu günlerde Türkiye Cumhuriyeti devletinden gelen en önemli sözler diye okumuştum...

Önce İslamofobinin yaygınlaştığı ülkelere Müslüman ülkelerde yükselen tepkiyi anlatıyor: Diyor ki:

“Müslümanlar kendi kutsallarına yapılan saldırıları sonuna kadar reddetmek ve meşru kurallar çerçevesinde tepkisini göstermek zorunda. Aksi halde kendisine ihanet etmiş olur.”

Arkasından Müslüman dünyaya sesleniyor, diyor ki:

“Fakat bunu şiddet, terör ve cinayet yoluyla yapmaya başladığında bu mücadeleyi daha baştan kaybetmiş olur. Zira Aliya İzzetbegoviç’in dediği gibi ‘Savaş ölünce değil düşmana benzeyince kaybedilir’.”

Ombudsman kardeşim o yapmış bu yapmış, bu sözler hiç mi önemli değil

Sonra Fransa’da başı kesilerek öldürülen öğretmen olayına tepkisini çok net ifadelerle belirtiyor, diyor ki:

“Fransa’da malum karikatürleri derste gösterdiği için bir öğretmenin öldürülmesi de asla kabul edilemez, asla meşru gösterilemez. Bu kısırdöngüden çıkmak zorundayız, aksi halde ‘Dişe diş, göze göz’ diye diye ortada sağlam bir tane insan kalmayacak.”

Sonunda bütün Müslüman dünyaya sorumluluğunu hatırlatıyor, diyor ki:

“Hangi gerekçeyle olursa olsun Müslüman toplumların, din adamlarının ve siyasi liderlerin bu DEAŞ’çı, El-Kaideci, tekfirci zihniyeti kesin bir dille reddetmesi ve bu tür fanatiklerin dinimizi rehin almasına izin vermemesi gerekiyor. Birileri çıkıp benim kutsal kitabımdaki ayetleri kafa kesmek için, masum insanları diri diri yakmak için kullanıyorsa ve bunu yaparken benim kutsal kelimelerimi kullanıyorsa buna herkesten önce ben karşı çıkmak zorundayım. O zihniyeti besleyen iklimi ben değiştirmek zorundayım. Bunu yapmadan başkalarını suçlamak sorunu çözmez sadece derinleştirir.”

Evet böylesine etkileyici, böylesine cesur, böylesine gerçekçi sözler bunlar...

İslamofobi histerisine kapılmış ülkelerdeki fanatiklerin bütün silahlarını ellerinden alan medeni, insani bir yaklaşım.

Beklerdim ki herkes çıkacak “Helal olsun İbrahim Kalın” diyecek...

“Helal olsun Hürriyet böyle bir mülakatı yayınladın” diyecek...

Ama ne görüyorum...

Bunu demedikleri gibi, “Ombudsman” adıyla yazılar yazan bir arkadaşımız, Hürriyet’i eleştiriyor...

Neymiş bu bir mülakat değil, yazılıp verilmiş bir metinmiş...

*

İyi de kardeşim bir de şöyle düşün...

Bu daha da iyi değil mi...

Kimse sormadan Cumhurbaşkanlığı kendiliğinden bu mesajı vermek istemiş...

Bu soruyu o sormuş bu sormuş ne fark eder...

PANDEMİDE GÖZÜMÜZÜ NİYE KOMŞUMUZUN EVİNE DİKTİK

STREAMİNG film platformları bu yılın üçüncü çeyrek rakamlarını açıkladılar.

Üçüncü çeyrekte en çok izlenen film “American Murder: The Family Next Door” olmuş...

“Amerikan Cinayeti: Komşu Kapıdaki Aile...”

Dünyada 58 milyon kişi izlemiş.

Ombudsman kardeşim o yapmış bu yapmış, bu sözler hiç mi önemli değil

Film Amerika’da küçük bir kasabada, kaybolan bir kadın ve iki çocuğunu anlatıyor.

Bu film dünya video tarihinde yepyeni bir trendin en çarpıcı ilk örneklerinden biri...

Çünkü belgeselde kullanılan her görüntü gerçek.

Kaybolan kadının, eşiyle ve arkadaşlarıyla WhatsApp mesajlaşmaları, kadının Instagram, Twitter, Facebook paylaşımları ve blogundan alınan görüntüler...

Komşuların çektiği videolar. Evdeki, komşulardaki, sokaktaki güvenlik kameralarının görüntüleri...

Poliste sorgulama kayıtları, mahkeme sırasındaki kayıtlar...

*

Hepsi birleşmiş ve muazzam bir “true crime” yani gerçek suç filmi ortaya çıkmış...

ARTIK HEPİMİZ MAHALLE DEDEKTİFİYİZ

FİLM sosyolojik olarak bize şunu da anlatıyor...

Artık hepimiz komşu kapıda ne oluyor daha meraklıyız...

Artık hepimiz muazzam bir görsel denetim ve kayıt altındayız...

Artık hepimiz birer mahalle dedektifi haline geldik...

Ombudsman kardeşim o yapmış bu yapmış, bu sözler hiç mi önemli değil

BORAT, KIMIZIN AT SİDİĞİ DEĞİL AT SÜTÜ OLDUĞUNU KABUL ETTİ

Bir iletişim ve pop kültür sosyoloğu olarak son günlerde en ilgimi çeken olaylardan biri Borat’ın Kazakistan’la barışması oldu. Borat 2006 yapımı bir İngiliz filmi...

Konusu, “şanlı Kazak milletinin” çıkarlarını sağlamak için, Amerikan kültürünü incelemek üzere Amerika’ya giden Kazak gazeteci Borat Sagdiyev’in komik hikâyesi...

Bu arada bol bol Kazakistan’la dalga geçiliyor... Mesela “Kazakların içki olarak at sidiği içtiği” gibi laflar var...

*

Tabii ki film Kazakistan’ı ayağa kaldırdı ve filmi oyuncusu Sacha Baron Cohen’e demedik laf bırakmadılar.

Amazon Prime 29 Eylül günü birinci Borat filminin devamı olan Borat 2’nin tanıtım filmini yayınlayınca herkes yeni bir savaşın başlamasını beklemeye başladı.

Ama çok tuhaf bir şey oldu...

Kazakistan yönetimi, Borat filmlerini ülkelerini tanıtmak için kullanmaya karar verdi.

Ve, Borat 2 önceki gün streaming platformlarında gösterilmeye başlandığı sırada Kazakistan da “Kazakistan çok güzel” diye bir turizm kampanyasını başlattı...

Bir de küçük bir video hazırlattılar.

Kazakistan’da bir adam marketten kımız alıp içiyor ve “Bu da çok güzel” diyor...

Böylece kımızın at sidiği değil, at sütü olduğu anlatılıyor.

*

Saha Baron Cohen bunu öğrenince şöyle bir mesaj yayınladı:
“Bu bir komedi ve gerçek Kazakistan, Borat’ta anlatılanın aksine çok güzel ve modern bir ülke.”

Modern iletişimin en önemli “10 emir”inden biri işte budur:

“Dezavantajı avantaja çevir...”

BORAT’IN YENİ HEDEFİ TRUMP

GEÇTİĞİMİZ günlerde Borat’ı oynayan aktörle Trump arasında güzel bir polemik yaşandı.

Sacha Baron Cohen bir televizyon programında Trump’ı oynadı.

Trump’ın buna tepkisi ise şu oldu:

“Hiç komik değilsin...”

Ama konuşulan onun bu sözü değil Sacha Baron’un şu cevabı oldu:

“Sen de hiç komik değilsin ama bütün dünya sana kahkahalarla gülüyor...”

Ombudsman kardeşim o yapmış bu yapmış, bu sözler hiç mi önemli değil

SARI YAZIN SON HARİKA ŞARKISINI DİNLERKEN HAYAL ETTİKLERİM

GEÇEN hafta çıkan yeni şarkılardan birine fena halde takıldım.

Gavin James söylüyor.

“I Miss You-Paddy’s Song.”

Dinliyor dinliyor ve hayal kuruyorum...

Bir yelkenlideyim...

Ege yaza müthiş bir güzellikle veda ediyor...

Tavsiye ederim bu şarkının arkasından, yaz başında çıkmış harika bir bossa nova caz parçası var bir de onu dinleyin...

Urban Love’dan “Suedehead”...

Çok güzel bir sarıya veda partisi oluyor...

KATKIDA BULUNANLAR
Sayfa Editörü: Firuzan Demir
Foto Editörü: Umut Veis
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Uygulama: Selma Songül Zengin

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Yeni başkandan sonra Dışişleri Bakanı da Maçakızı'ndan çıktı

Evet bildiğimiz Türkbükü’ndeki Maça Kızı’ndan...

Daha doğrusu Maçakızı’nın kurucu ortağı Sahir’in İstanbul’daki yalısından.

Arkasında çok güzel bir hikâye var ama önce dün gece gelen haberle başlayayım.

ABD’nin yeni başkanı Biden dün sabaha karşı Dışişleri Bakanlığı’na kimi getireceğini açıkladı.

Bakanlığa getireceği isim Antony Blinken’miş...

Şimdilik sadece şunu söyleyeyim.

ABD Dışişleri Bakanlığı’na bir gitarist geliyor.

Ama önce dün sabaha karşı bu haberi okuduğumda ilk aklıma gelen şeyi yazayım...

Yazının Devamını Oku

Yarın o haritada Ankara tuşuna basınca ne çıkacak

2019 yılında Lady Gaga’nın o harika caz konseri için Las Vegas’a gittim.

1. Dördüncü gidişimdi. Bugüne kadar bana kimse orada bir “Mob Museum” olduğunu söylememişti.

Yani bir “mafya müzesi”nin...

Bu müze 14 Şubat 2012 günü açılmış. Bina 1933 yılında yapılmış ve uzun yıllar Las Vegas posta bürosu ve mahkemesi olarak hizmet vermiş.



Yani Las Vegas mafyasının üyeleri bu binadaki mahkeme salonunda yargılanmış ve mahkûm olmuş.

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi ne zaman kime devredildi

Dünkü yazımda Vaniköy’de yanan cami ile ilgili bir gözlemimi aktarmış ve bir eleştiride bulunmuştum.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Bölge Müdürü Musa Akdeniz bir bilgi notu gönderdi.

Arkasından Kültür Bakanı Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan da aradı.

Her ikisi de ilginç bilgiler verdi.

Geçen pazar gününden beri kamuoyunun dikkatini çeken bu camiyle ilgili ilginç bilgilere yer verilmişti.

Bugün bu bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.

*

Bu cami 1671 yılında Bursa’da

Yazının Devamını Oku

Patlamayan şampanya patlayan bir gazoz ve...

Pazar günü Formula 1 final törenini izliyorum...

Lewis Hamilton bu yarışın İstanbul ayağını da kazanmış ve yarışma tarihine yeni bir rekor yazmış.

Bu yarışı, 7’nci defa kazanıp, Ferrari efsanesi Michael Schumacher’in rekorunu egale etmiş.

Yani Formula 1 tarihinde çok özel bir gün...

*

Bütün dünyanın gözü Türkiye’deki pistte yapılacak ödül töreninde...

Herkes Formula 1’in geleneksel şampanya patlatma seansını bekliyor.

Ama o ne?

Gazoz patlıyor...

Yazının Devamını Oku

Kozmik odadan çalıp açık kürsüden satmak

O günü hayatım boyunca unutmayacağım...

Bir bahane uydurularak Türk ordusunun en gizli kalması gereken bölümünün kapıları kırılarak içine girildi.

Girdikleri yer “Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı”ydı.

Orası neresi mi...

Ülkemiz işgale uğrarsa, vereceğimiz kurtuluş savaşında hangimizin nerede görev alacağını, hangi silahın nerede gömülü olduğunu, nasıl haberleşeceğimizi gösteren planlar ve isimler...

*

Hepsi tek tek çalındı.

Bir savaş halinde işgalci düşmana karşı vereceğimiz savaşın, yani beka savaşının bütün şifreleri, planları çalındı.

Ve kopyalandı...

Yazının Devamını Oku

Acil koduyla çağrılan bir 'balarısı haritası'

Son 72 saatte Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden gelen mesajları alt alta yazıyorum.

Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu ve dedi ki:

Önümüzdeki aylarda öngörülebilir, kolay erişilebilen yargı sistemi için adımlar atacağız...”

*

Bu cümlelerin ne anlama geldiğini ise iki gün sonra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül açıkladı.

Bir kere daha benim şahsi zabıtlarıma geçmesi için en önemli maddelerini yazıyorum.

*

“Yargı, hiçbir kişi, kurum veya merciden emir, talimat, tavsiye, telkin almaz. Hiç kimse ve Adalet Bakanlığı da dahil olmak üzere hiçbir kurum yargı yetkisini kullanan mahkemelere vekâleten konuşamaz.”

*

Yazının Devamını Oku

Bir 'evet ama yetmez'cinin 18 aylık dolar kayıtları

Bundan 18 ay önce 31 Mayıs 2019 günü yazdığım yazının başlığı şuydu:

“Ben de tarihe ‘Yetmez ama evet’çi olarak mı geçeceğim...”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir gün önce Külliye’de “Adalet ve Yargı Reform Paketi”ni açıklamıştı...

Cumhurbaşkanı o gün Türkiye’ye ve bütün dünyaya şu mesajı vermişti:

“Olağanüstü hal hukuku dönemi kapanıyor...”

*

Cumhurbaşkanı o gün Adalet Reformu’nu “9 Amaç” başlığı altında toplamıştı.

Konuşmasında şu cümleleri dikkatle not almıştım.

*

Yazının Devamını Oku

Covid-19 aşısını bulan ekibin üçüncü kişisini de tanıyalım

Türkiye 10 Kasım günü Atatürk’ü anarken, İngiltere’nin en önemli gazetelerinden The Times’ın kapağında da karıkoca bir Türk çiftin fotoğrafı vardı.

1) Özlem Türeci ve Uğur Şahin...

Bu iki isim, şu an dünyayı sarsan, ekonomileri durduran, milyonlarca insanın hayatına ve işine mal olan COVID-19 virüsüne karşı ilk etkili aşıyı bulan insanlardı...

Yani onlar antibiyotiği bulan Alexander Fleming kadar önemliydi.

O nedenle haklı olarak dünyanın önde gelen bütün medya kuruluşlarının manşetindeydiler...

2) DÜN NAVTEX İLAN EDİLİRKEN MANŞETTEKİ O ÜÇÜNCÜ KİŞİ

ANCAK bu buluşun üçüncü bir kişisi daha vardı ki, onu manşetlerde fazla görememiştik...

Bazılarımız yabancı televizyonlarda rastlamıştı ama bu üçlü arasındaki ilişkinin en renkli ve sembolik kısmını görememiştik.

Yazının Devamını Oku

Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

Ne şu ne bu...

Ne şunun gidişi ne bunun gelişi...

Bugünün en büyük haberi COVID-19 virüsüne karşı yüzde 90 etkili aşının bulunması...

Buluşun arkasında bir Türk kadını ile bir Türk erkeğinin bulunması da milletçe bonusumuz...

Aşı bulundu ve herkes gözünü piyasalara, borsalara dikti...

Tabii ki yükseldi...

Ama bana göre hayata dönüşün ilk harika işareti başka yerden geldi....

Live Nation’dan...

Yazının Devamını Oku

İktidardaki şeytan mı daha tehlikeli, muhalefetteki mi

Farkında mısınız...

Amerikan başkanlık seçiminin ortaya koyduğu çok tuhaf bir durum var:

KAZANAN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla seçildi.

KAYBEDEN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla kaybetti...

Terazinin bir tarafı daha ağır bastı...

Ama öteki tarafı da ağır bastı...

Gelin öyleyse bu tuhaf şeytan terazisinin iki tarafında ne vardı ona bakalım...

Seçim sonrası

Yazının Devamını Oku

Emine Hanım'dan Sezen'e Ajda'dan Tarkan'a en sevdiğimiz Timur şarkıları

Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan’ın mesajını da görünce, dünden beri şu sorunun cevabını arıyorum...

Son yıllarda adını çok az duyduğumuz Timur Selçuk nasıl oldu da, şu bölünmüş ülkede sağdan sola hepimize hayır duası okuttu?

İşçilerle 1 Mayıs şarkısını, ODTÜ öğrencileri ile Deniz Gezmiş’e ithaf edilen şarkıları söyleyen bir sanatçı, nasıl olur da Emine Erdoğan’ın gençliğinin de şarkıcısı olabilir?

Olabiliyormuş demek ki...

*

Bu ülkede pek çok insanın kafasında bir Timur Selçuk şarkısı vardır.


Yazının Devamını Oku

Önce 2 telefon geldi sonra da bu fotoğraf

Hani bir milletvekilinin Türkan Şoray için sarf ettiği o süfli cümleler vardı ya:

“Çamuriyetçi, HDPKK’cı, Amerikancı, İsrailci, emperyalist işbirlikçisi...”

Aynen böyle demişti...

*

Yazının çıktığı gün bir milletvekili aradı.

AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı’ydı...

O gün yazımı okuduktan sonra Türkan Hanım hakkında o sözleri söyleyen milletvekilini aramış ve bu sözleri tasvip etmediğini söylemiş.

Telefonda bana Türkan Hanım hakkında çok güzel şeyler söyledi.

“O mülakatı ben de okudum. Ben de sizin gibi düşünüyordum. Ülkesine, halkına derin sevgiyle bağlı büyük bir sanatçının ince duyarlılığını gördüm. Halkımız onu hem insanlığı hem de muhteşem oyunculuğu ile gönlüne yerleştirmiştir.”

Yazının Devamını Oku

48 saat boyunca uykusuz kalmama değen bir itiraf

İki gün boyunca uykusuz kaldım... Çünkü Amerikan seçimlerini izledim...

Bu 48 saat boyunca uykusuz kalmama değecek çok önemli bir anı canlı izleme imkânım oldu.

Popülist bir liderin itiraf anını... Size o anı anlatmak istiyorum.

*

Sandıklar kapanmadan önce, yani oylama devam ederken ABD Başkanı Trump kendi kampanyasını yürüten ekibin merkezini ziyaret etti.

Orada kampanya sırasında çalışan insanlara teşekkür etti...

Önce şu gözlemimi aktarayım.

Trump

Yazının Devamını Oku

O gece arka koltuktaki kadın nereye kayboldu

Anlatacağım gerçek olay aynen şöyle cereyan etti...

Taksi şoförü 20 yaşlarındaki kadın müşterisini aldığında hava kararmak üzereydi...

Yolcunun verdiği adrese geldiklerinde ise hava iyice kararmıştı...

Şoför taksimetreyi durdurup müşteriye döndüğünde şaşırıp kaldı...

Arka koltukta kimse yoktu...

Oysa kapının açılıp kapandığını duymamıştı...

Ayrıca o açmadan kapıların kilitleri açılmıyordu...

Şoför durumu bağlı olduğu şirkete bildirdi.

Yazının Devamını Oku

Ayda bebeği ve Elif bebeği kim kurtardı

Ki kurtardı, canlı yayında hepimiz seyrettik.

Önce Kadıköy Belediyesi’nin bir görevlisi... Bir kova taşıyıcısı, o sesi duydu...

Herkesi uyardı...

Sonra Tunceli  AFAD’dan bir görevli bebeğin yanına indi...

Büyük bir sevgiyle elini tuttu Ayda bebeğin...

Hemen yanında Manisa Belediyesi’nden bir görevli vardı...

Bir jandarma görevlisini gördük o arada...

Biraz ileride Bursa Belediyesi’nden bir başkası...

Yazının Devamını Oku

Gece saat 01:00... Bizim evde alt kattan gelen çığlık

Pazar akşamı evde hepimiz ağır bir günün gecesinde, içimizde İzmir hüznü odalarımıza çekilmişiz...

Saat 01.00 civarı...

Alt kattan aniden bir çığlık geliyor...

Koşuyoruz...

Torunum Zeynep, ağzında maskesi ile haykırıyor...

“Kurtuldu... Yaşasın İdil kurtuldu...”

Kendim kadar eminim... Aynı an, Türkiye’nin dört bir yanında evlerden aynı sevinç çığlıkları yükseliyordu...

*

Sonra sabah oldu...

Yazının Devamını Oku

Depremden bir hafta önce önüme gelen papyonlu adam

1948 yılının ekim ayında bir gün...

Tahminen 5 veya 6 Ekim günü...

İzmir’in Kordon Boyu’ndan geçen bir otomobil fotoğrafta gördüğünüz bu binanın önünde durur...

Şoförün yanındaki kapı açılır, yuvarlak gözlüklü, papyonlu ve ince yapılı bir adam iner...

Biraz sonra binanın önünde kendisini karşılayanlarla birlikte bu pozu verecektir...

Bu fotoğraf karesi 72 yıl arşivlerde kaldıktan sonra bu yıl eylül ayında yayınlanan bir kitapta gün yüzüne çıkacaktır.

Kadere bakın ki, bu kitap, İzmir’de cuma günü yaşanan depremden bir hafta önce

Yazının Devamını Oku