"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

O öğlen bu masada bize anlatılan özel bir gece

Dün baktım Türkiye’de herkes eline ne geçirdiyse Kıbrıs Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya ateş ediyor.

Ne demiş Akıncı?

Guardian gazetesince “KKTC’nin Kırım gibi bir modelle Türkiye’ye ilhakı için ne düşündüğü” sorulmuş.

O da “İkinci bir Tayfur Sökmen olmayacağım” demiş.

O öğlen bu masada bize anlatılan özel bir gece

Bu sözleri bundan 3 yıl önce yazılmamak kaydıyla bana da söylemişti.

O gün bir şey daha anlatmıştı.

*

Evet KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı bunu daha serinkanlı ve daha az incitici bir ifade ile dile getirebilirdi.

Mesela şunu söyleyebilirdi:

“Nereden çıkardınız bunu? Türkiye’nin böyle bir ilhak planı olduğunu sanmıyorum...”

*

Ama cümle o şekilde ifade edilince Türkiye’deki milliyetçi, ulusalcı, Avrasyacı herkes ayağa kalktı.

Ve sonunda Ankara’dan da öyle bir tepki verildi ki...

Sanki Türkiye yeni bir Tayfur Sökmen arıyor ve KKTC’yi ilhak etmek istiyor.

*

Ankara’daki arkadaşlar...

Dışişleri...

Etrafımızda bunca akbaba dolaşırken...

Lütfen başımıza bir Kıbrıs meselesi çıkarmayın.

Lütfen biriniz çıkın ve deyin ki...

“Kardeşim nereden çıktı bu ilhak meselesi? Bizim böyle akılsızca bir şey düşünebileceğimizi nereden çıkardınız?”

*

Yok mu böyle akıllı ve makul bir “ikinci ses”...

ŞUNU DA UNUTMAYIN, O İNSANIN ARKASINDA YÜZDE 65 OY VAR

Bundan 3 yıl önce...

Tam günüyle 7 Şubat 2017’de...

KKTC’de Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile öğle yemeği yiyordum.

*

Türkiye’de ona ağza alınmayacak sözleri söyleyenlere bir şeyi hatırlatmak isterim. O insan son başkanlık seçiminde halkının yüzde 65’inin oyunu aldı.

Türkiye’de bırakın böyle bir oyu, ona yaklaşan siyasetçi yok.

*

Mustafa Akıncı ODTÜ mezunu, tam “sakin güç” tanımına uygun bir siyasetçi.
Bugün iktidar adına ona makineli tüfekle ateş edenlere, 15 Temmuz darbe gecesi o Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda nelerin yaşandığını bir kere daha anlatayım...

15 TEMMUZ GECESİ LEFKOŞA’DA YAŞANAN

CUMHURBAŞKANI Akıncı o gece Lefkoşa dışındaymış.

Uçakların uçtuğunu ve garip bir şeyler olduğunu duyunca hemen Cumhurbaşkanlığı Köşkü’ne gelip arkadaşlarını toplamış.

“Kısa sürede bunun bir darbe girişimi olduğunu anladık” diyor.

Hemen NTV’ye bağlanıp darbecilere karşı olduğunu açıklamış.

Evet 15 Temmuz darbesine karşı ilk konuşan insanlardan biriydi o gece...

O GÜN BAŞBAKAN DA BİZE ŞUNU DEMİŞTİ

DÖNEMİN KKTC Başbakanı Hüseyin Özgürgün’le de konuşmuştuk.

Aklımda kalan en çarpıcı cümlesi şuydu:

“Ülkemize gelen yabancılara sunduğumuz en güzel ürünümüz demokrasi, sağlam bir hukuk ve güçlü bir sivil toplum yapısı...”

O öğlen bu masada bize anlatılan özel bir gece

BİR TÜRK ŞİRKETİ BİR DÜNYA DEVİ İLE SU SAVAŞINA GİRERSE

GEÇEN hafta Londra’da iki dev şirketin “su savaşına” tanık oldum.

Orada bulunmak ve o anları yaşamak gerçekten çok heyecan vericiydi.

*

Savaşan taraflar şunlardı.

Türk şirketi Yıldız Holding...

Dünya devi Coca-Cola...

“Su savaşı” dediğim şeyi yanlış anlamayın... Şirketlerin kullandığı bütün insanlığa ait suyu, tekrar bütün insanlığa ait olan yeryüzüne iade etme savaşıydı... Ama aldığı gibi temiz olarak iade etmek. Yani bir iyilik savaşıydı.

*

Geçen hafta Yıldız Holding’in davetlisi olarak Londra’daydım. Burada çok ilginç bir konferansı izleme imkânım oldu.

Adı “Sürdürülebilirlik Liderler Forumu”.

Dünyanın önde gelen dev şirketleri ile kamu kuruluşlarını bir araya getiren uluslararası bir kongre bu.

Yirminci yüzyılda şirketlerin ana teması “verimlilik”ti.

Yirmi birinci yüzyılda ise “sürdürülebilirlik” kavramı öne çıktı.

Şirketler artık sadece ürettikleri ürünle değil, aynı zamanda toplumsal sorumlulukları, yaşadığımız dünyanın sürdürülebilir hale gelmesi, çevrecilik, insan ve hayvan hakları gibi konularda da tüketicinin önüne çıkıyor.

Kongre aynı zamanda çeşitli alanlarda şirketlere ödüller veriyor.

Bunlardan biri de “Su kaynaklarının verimli kullanılması”...

Su, dünyanın en sınırlı kaynaklarından biri.

Ve bazı şirketler ürettikleri ürün gereği doğadan çok fazla su alıyorlar.

Hem suyu tüketiyorlar...

Hem de bu suyu kirletiyorlar ve geriye verdikleri zaman çevreyi de kirletiyorlar.

*

Şimdi büyük şirketler suyun verimli kullanılması için büyük çaba harcıyorlar.

İşte bütün dünyada bu çabayı en fazla ve en etkili kullanan şirkete ödül verilecekti.

O öğlen bu masada bize anlatılan özel bir gece

FİNALE KALAN 6 ŞİRKET VE MASADAKİ HEYECAN

BU konuda 6 şirket “short list”e girmiş, yani bütün elemeleri geçip finalde yarışmaya hak kazanmıştı.

Çok sevinerek gördüm ki bu 6 dünya şirketinden biri Yıldız Holding’di. Ve karşılarında da rakip olarak Coca-Cola vardı.

Masada büyük heyecanla yarışma sonucunun açıklanmasını bekledik. Coca-Cola kazandı...

Dikkat ediyorsanız “Maalesef” demiyorum... Coca-Cola Başkanı Muhtar Kent’i yakından tanıyorum.

Yıllardır Davos’a geliyor ve her defasında bütün dünyaya şunu ilan ediyor:

“Doğadan aldığımız bütün suyu tertemiz biçimde yine doğaya iade edeceğiz...”

Bunu da başardılar ve doğadan aldıkları 300 milyar litre suya karşılık 337 milyar suyu tekrar doğaya verdiler. Bu kadar büyük bir dünya devinin bu kadar devasa imkânlarla ve iddialı bir çabası karşısında ‘short list’e kalmak büyük bir başarıydı.

O nedenle finale kalan 6 şirket açıklanırken Ülker adı anons edildiğinde belki de masada en yürekten alkışlayan kişi bendim.

BİR GURUR TABLOSU: İKİ TÜRK ŞİRKETİ FİNALDE

ÜLKER üç kategoride finale kalmıştı. Bunların ikisinde bir Türk şirketi olan Tüpraş da vardı.

Bu da benim için bir övünç kaynağıydı.

Ülker yarışmaya sunduğu iki proje ile sadece Türkiye değil, bütün dünyaya şu vaatte bulundu:

BİR: Karbon salınımını arttırmadan büyüyecek.

İKİ: Büyürken su tüketimini de yüzde 30 azaltacak.

KATKIDA BULUNANLAR

Sayfa Editörü: Firuzan Demir
Foto Editörü: Umut Veis
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Uygulama: Selma Songül Zengin

 

X