O küfürden altı gün sonra bir Galatasaraylının yazısı

“DENİYOR ki:

Haberin Devamı

‘Fenerbahçe şu kadar borçlandı...

Kulübün batmadığına şükretsinler!’

*

FETÖ operasyonuna uğradığı yıl Fenerbahçe futbol dahil 5 branşta şampiyon oldu. Hakkında Avrupa’da ‘UEFA Şampiyonlar Ligi’nin favori adaylarından’ diye yazılıyordu. Ne oldu?

FETÖ darbesiyle Şampiyonlar Ligi’ne bile katılamadı. Borsada yüzde 40 küçüldü. ‘Şikeci’ karalamasıyla imajını kaybetti. Vs.

Ya... MİT’in ‘FETÖ’ raporu verdiği MHK’nın atadığı hakemlerle kıl payı giden şampiyonlukların götürdüğü maddi kayıplar?

*

Demem o ki:

Aziz Yıldırım’a haksızlık yapmayınız. Bu zorlu
günlerde Fenerbahçe’ye tarihinin en büyük kupalarından birini kazandırdı: 
FETÖ’yü yendi!

*

Bakınız Fenerbahçe daha çok şampiyonluklar kazanacaktır. Ama... Emperyalist işgalci güçlere rağmen Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu’ya silah kaçırması Fenerbahçe’ye nasıl büyük şampiyonluk ödülü getirdi ise FETÖ’yü yenmesi de benzerdir.

Haberin Devamı

Bu kupalar, futbolun çok üstünde değerdedir.

Futbol sadece futbol değildir...

Yurtseverlik budur...”

Bu yazıyı dün Odatv ve Sözcü gazetesindeki köşesinde Soner Yalçın yazdı...

Bu yazıyı yazan Soner, antrenman maçlarını bile kaçırmayacak kadar koyu bir Galatasaraylıdır...

*

Onun yazısını niye buraya alıyorum biliyor musunuz...

Geçen hafta Fenerbahçe-Galatasaray maçını izlemek için yönetim kurulu locasına giderken, bir grup Fenerbahçe taraftarı, yanımızdaki yönetim kurulu üyesine alenen küfretti...

Küfrü çoğul bir ifade ile kullandığı için, tabiatıyla biz de payımıza düşeni aldık.

*

İnanın o an içim burkuldu...

O küfre tanık olduğum Saracoğlu Stadı’nı Aziz Yıldırım’ın vizyonu gerçekleştirdi...

O stat, Türk futbol tarihinin altyapı ve seyirci profilini değiştiren en büyük devrimdir...

Basketbol takımımız, geçen yıl Euroleague şampiyonu oldu.

En önemli iki oyuncusunu NBA’a kaptırmasına rağmen bu yıl da play-off’ları oynama hakkını şimdiden kazandı...

Fenerbahçe Türkiye’nin ilk kulüp üniversitesini kuruyor...

*

Bütün bunlar ortadayken, bazı taraftarların kongre yarışını vefasızlık maratonuna çevirmeye çalışması gerçekten hüzün vericidir.

TEMBEL ÇOCUKLARA VE ÇAPKINLARA ‘E=MC2’ DERSİ

Haberin Devamı

O küfürden altı gün sonra bir Galatasaraylının yazısı

 

NATIONAL Geographic’in Einstein’ın hayatını anlatan “Dâhi” dizisini biraz gecikerek izledim.

Aldığım notlar şunlar:

- “Teorik bir bilgi” ile “fantezi” arasındaki çizgi çok incedir.

- Yaptığın işten eminsen, sana hayalci, hatta şarlatan diyenlere aldırma, yoluna devam et.

- Çapkın erkeklerden de iyi bilim insanları çıkar.

- Tipine bakıp yanılma... İyi bilim insanları da sekste varoş çocukları kadar başarılı olabilir.

- Savaş karşıtı bildiriyi imzalamadan da sağlam bir aydın duruşu gösterilebilir.

- Bazen bencillik, bilimsel başarıya katkıda bulunur.

- Edebiyat, tarih, felsefe ve yabancı dil derslerinden sınıfta kalmak, “E eşittir mc2” formülünü bulmaya engel değildir.

Haberin Devamı

İYİ PATRON VE TONTON POLİSİN EKRANA DÖNÜŞÜ

O küfürden altı gün sonra bir Galatasaraylının yazısı

SALI günü filmin iki oyuncusu Ahmet Kural ve Murat Cemcir’in oynadığı ve Selçuk Aydemir’in yönettiği “Ailecek Şaşkınız” filmini seyrettim.

Filmi şu nedenlerden dolayı çok sevdim...

- Eski Yeşilçam’ı andıran çok sıcak bir hikâye...

Yani zengin işadamı, onun kafası karışık oğlu...

Küçük bir lokantanın sahibi ile onun iki kızı...

- Zengin çocuğun kendini emekliye ayırmış zengin babası, tipik bir Hulusi Kentmen karakteri...

Yani sert mizaçlı ama altın kalpli bir zengin...

Zengin müteahhit baba da, karısı da, hayta oğullarının âşık olduğu esnaf lokantası sahibinin kızını çok seviyorlar.

- İlk defa bir komedide izlediğimiz Saadet Işıl Aksoy çok başarılı. Oynadığı “kadın polis” karakteri modern ve iç açıcı bir polis profili çiziyor.

Haberin Devamı

- İyi işadamı ile birlikte tonton karakol komiseri imajı da dönüyor. “Arka Sokaklar”da çizilen şube polisinden çok farklı mahalle polisi karakteri çok hoşuma gitti.

“Jet Sosyete” dizisinde tekstil patronu olarak izlediğimiz Cengiz Bozkurt burada lokanta sahibi rolünde.

Bence komedinin yükselen yıldızlarından biri de o.

Kısaca bu yıl “Aile Arasında”, “Arif v 216” ve “Cebimdeki Yabancı” filmlerinden sonra seyrettiğim dördüncü iyi film buydu.

Bunu da seyrettikten sonra iyice anladım ki...Eğlenmeyi çok özlemişim...

JERRY LEWİS-DEAN MARTİN GİBİ BİR İKİLİ

- BİRBİRİNE zıt, ama birbirini tamamlayan mükemmel bir ikili olmuşlar.

İkisi de çok iyi oynuyor.

Abartılmış karakterlerin abartma oranı da iyi ayarlanmış.

Haberin Devamı

Bence bu ikili “İki Buçuk Adam” dizisi gibi iyi bir iş çıkarabilir.

KOSTÜMLERE ALKIŞ

ÖZELLİKLE Ahmet Kural’ın giydiği takım elbiseler çok çok hoşuma gitti. Kruvaze takıma bittim. Elbiseleri milimetrik yapmış...

Tabii Ahmet Kural da çok iyi taşıyor. Polis kadının sivil elbiseleri de çok iyiydi.

Yazarın Tüm Yazıları