GeriErtuğrul ÖZKÖK O gece başarsalardı ben nereye sığınırdım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

O gece başarsalardı ben nereye sığınırdım

15 Temmuz gecesi şöyle bir değerlendirme yapmıştım.

Bu pis bir darbe ve bunu yapanlar başarılı olursa, benim artık bu ülkede yaşamam mümkün değil.

O zaman, eşimi çocuklarımı alıp nereye sığınırım...

*

Geçmişe baktım...

- 12 Mart’ta askeri muhtıranın gadrine uğrayan solcular nereye kaçmış...

Hepsi Batı ülkelerine sığınmış...

Ben de zaten Fransa’daydım...

*

Ne TİP’lisi ve TKP’lisi Sovyetler Birliği’ne gitmiş...

Ne “Aydınlıkçı”sı Çin’e...

*

-12 Eylül’e baktım...

Gadre uğrayan solcusu da ülkücüsü de nereye gitmiş...

Hepsi Batı’ya sağınmış...

*

- Sonra geldim 28 Şubat’a...

Gadre uğrayan dincisine, İslamcısına baktım...

Hepsi soluğu Almanya’da almış...

*

Sonra bir de bütün bu insanlar çocuklarını eğitim almak için nereye göndermiş, bir de ona baktım...

Bugününküler, dünküler, önceki gününküler...

El Ezher’e giden birkaç gariban çocuğu dışında hepsi ya Amerika, ya İngiltere, ya Fransa...

Ya da Avrupa’nın bir başka ülkesine gitmiş.

*

Şimdi önümüzde bir S-400 sorunu var...

Ve ister istemez Batı’yla ilişkilerimiz sorgulanıyor...

AK Parti’den CHP’sine, MHP’sinden Aydınlıkçısına kolektif bir haletiruhiye coşmuş, şahlanmış...

Yani bugün çıkıp minicik bir sesle “ama” diye söze başlamak, hiç de akıllıca bir şey olmaz...

*

Yapabileceğiniz en akıllıca iş sessizliktir...

Sorularınızı bu altın sükûtla içinizden sorabilirsiniz...

Ben de öyle yapacağım...

*

Söyleyebileceğim tek şey şu olabilir.

Arkadaşlar, tamam, hep birlikte şahlanalım.

Ama akıllı olalım... Yine de bunu hepimizin gözlerinin baktığı Batı’dan kopma noktasına getirmeyelim...

*

Bir de şunu unutmayalım...

1970’lerdeki “üçüncü dünyacılık”, ne onun öncülüğünü yapan liderleri ne de ülkelerini mutlu bir geleceğe götürdü.

Emin olun, bizi iyi bir yere götürmez...

 

BUGÜNLERDE BİR İLTER TÜRKMEN’E İHTİYAÇ VAR

DİNCİSİ, İslamcısı, ulusalcısı, milliyetçisi, muhafazakârı, seküleri S-400 füzeleri etrafında kenetlendi ve çok güçlü bir “anti-Batı ruh hali”ne dönüştü...

İçerideki bu duygunun yönetimi kolay olmayacak. Onun için dışarıda serinkanlı, rasyonel bir diplomasiye ihtiyaç var.

Türkiye geçmişte de Batı ile ilişkilerinde buna benzer kritik dönemler geçirdi.

- 1974’te Kıbrıs Harekâtı’ndan sonra uygulanan ambargoya karşı bunu başardık ve Batı’dan kopmadık.

- 12 Eylül askeri darbe döneminde bile Batı ile ilişkilerimizi koparmadık.

Çünkü çok tecrübeli bir Dışişleri Bakanlığımız ve onun başında İlter Türkmen gibi olağanüstü bir diplomat bakan vardı.

- Rahmetli Ecevit ve Demirel, Türkiye’ye gelen Avrupalı siyasetçilere “Aman Türkiye’yi dışlamayın” mesajı veriyordu.

Kimse bunu fırsat bilip Türkiye’yi demokrasi coğrafyasından çıkarmak gibi çılgın bir projeye sahip olmadığına göre... Bu dönemde de böyle bir diplomatik dehaya ihtiyacımız olacak...

İLK ŞAMPİYON FORMULA 1 BİRİNCİMİZ AYHANCAN GÜVEN OLABİLİR Mİ

O gece başarsalardı ben nereye sığınırdım

HABER önceki gün geldi. Milli otomobil sporcumuz Ayhancan Güven Silverstone Pisti’ndeki Porsche Mobil 1 Supercup’ın dördüncü ayağında birinci olmuş. Ben otomobil sporu uzmanı değilim. Çok hoşuma gitti. Okuduklarımdan aktarıyorum. 30 pilotun mücadele ettiği yarış sıralama turlarında en iyi zamanı kaydetmiş ve bununla pist rekorunu da kırmış. Yorumlara bakılırsa, böyle devam ettiği takdirde onu F1’de de göreceğiz demektir.

BEDRİ BAYKAM BENİ TENİS MANYAĞI YAPTI

NE zaman önemli bir tenis maçı olsa Bedri Baykam’dan bir WhatsApp mesajı ile gelen yorumu alırım.

Tenis maçlarını öylesine güzel bir bilgi, üslup ve heyecanla yazıyor ki sonunda beni de tenis manyağı yaptı. Geçen hafta Wimbledon’da önce Federer-Nadal maçını haber verdi. Sonra yazdığı yorumu gönderdi. Finalde Federer-Djokoviç maçını anlattı. Her iki maçı da sonuna kadar izledim.

Aklınızda olsun, Bedri Baykam bu yazıları Oda TV’de yazıyor. Emin olun tenis sporuna hiç ilginiz olmasa bile çok ilgi çekici yazılar.

 

‘MİLLİ HİP HOP’ YAPMAYA KALKMAYIN, KOMİK OLUYOR

O gece başarsalardı ben nereye sığınırdım

BUGÜNLERDE Netflix’teki Hasan Minhaj’ın yeniden hastasıyım.

Amerikan vatandaşı bu Hintli Müslüman çocuğun şovu, bana göre 21’inci yüzyılın en özgün mizahi anlayışlarından birini yansıtıyor.

Onun “Patriot Act 101” (Vatanseverliğe Giriş 101) adlı 26 dakikalık skeçleri olağanüstü...

Mesela Hindistan’ın popülist lideri Modi’nin seçimleri kazanması ile ilgili skeçleri var ki mutlaka seyredin derim.

*

Bir programını da hip hop müziği üzerine ayırdı.

Hip hop şu an dünyanın en yaygın genç müziği.

Özünde muhalif bir müzik.

Ama son zamanlarda otoriter rejimler bundan bir tür propaganda müziği çıkarmaya çalışıyorlar.

*

Mesela Türkmenistan Devlet Başkanı Kurbankulu Berdimuhammedov, kendisi sahneye çıkıp “milli rap” yapmaya kalkmış.

Vallahi çok komik olmuş.

*

Çin Komünist Partisi’nin her alandaki başarılarını anlatan “yerli ve milli” hip hop şarkıları daha da komik.

*

Otoriter arkadaşlar... Olmuyor... Fark etmiyor, bu araba buraya park etmiyor... Milli rap tutmuyor...

*

Rap, kenar mahallelerin isyankâr çocuklarının müziği ve hep öyle kalacak... 

TÜRK HİP HOP’UNDAN MÜTHİŞ 2 YENİ ŞARKI

O gece başarsalardı ben nereye sığınırdım

TÜRK hip hop’çuları harikalar yaratmaya devam ediyor. Geçen cuma Spotify’a yeni bir şarkı koydular. Üstelik şarkı İngilizce.

- Adı “Summer of My Life”.

Gringo, Ezhel, Yung Kafa ve Küçük Efendi söylüyor.

Son yıllarda dinlediğim en özgün hip hop şarkılarından biri...

- İkinci çok özgün rap şarkı da “Şimdi Kudurun”.

Onu da Knock Out, Skenny Beatz, Oldschool Rappa söylüyor...

Kulaklıkla ve yüksek sesle dinleyin, ne demek istediğimi anlayacaksınız.

MİZAH

'REJİMİN demokratikliği ve insanın özgürlüğü kahkahası ile anlaşılır.’

‘Devleri Gıdıklamak’

Tabii ki kahkaha attırma, güldürme özgürlüğü ile de...

*

NOT: Önce Mursi’nin, sonra da Sisi’nin antidemokratik uygulamalarını hicvettiği için sonunda ülkesini terk etmek zorunda kalan Mısırlı mizahçı Bassem Yusuf’un hayatını anlatan Netflix filminden.

 

X

Dünyanın en büyük tuvalet devrimini otoyollar boyunca Türkiye yaptı

Bugünkü podcast konuğum dünyanın en büyük petrol şirketlerinden Shell&Turcas CEO’su Emre Turanlı.

Şirketin bugüne kadarki ilk Türk CEO’su oldu...

1979’da İstanbul Şişli’de, Kent Sineması’nın arkasındaki bir evde doğdu. Robert Kolej, Boğaziçi Üniversitesi’nden sonra Manchester Business School’da MBA derecesi aldı.

Henüz 42 yaşında ama arkasında ancak çok uzun yıllar boyunca kat edilebilecek bir kariyer var.

Shell’e girdikten sonra çok genç yaşta 21 ülkenin filo yönetim başkanı olarak çalışmış. Almanya dağıtım sisteminin pazarlama konseyi üyesi olmuş.

*

Son yıllarda hayatım İstanbul-İzmir-Urla-Bodrum arasında yollarda geçiyor.

Dolayısıyla o yollarda meydana gelişen büyük dönüşüm ve gelişimin tanığıyım.

Bildiğimiz benzin istasyonları sadece benzin pompa istasyonu olmaktan çıkıp birer alışveriş merkezi haline dönüşüyor.

Yazının Devamını Oku

Kadınlar daha iyi genel yayın yönetmeni mi olur

Bu sorunun cevabını yazımın sonunda vereceğim. Önce biraz çok yakın tarih... 1990 yılında Hürriyet’in genel yayın yönetmeni olduktan sonra katıldığım ilk sabah toplantısında, kare şeklindeki büyük masanın etrafında sadece erkekler vardı... Bir de ben dahil büyük çoğunluğumuz bıyıklıydık...

1) BIYIKTAN İBARET YAZIİŞLERİ BANA ESTETİK GÖRÜNMEDİ

BIYIKTAN ibaret bir yazıişleri bana hiç estetik görünmemişti...

O yüzden Hürriyet’in başında hep bir kadın genel yayın yönetmeni hayal etmiştim.

Birlikte çalıştığım arkadaşlarımdan bugüne kadar, Ahmet Hakan dahil 10 genel yayın yönetmeni çıktı...

Benim Hürriyet’teki hayalim gerçekleşmedi, ama birlikte çalıştığım arkadaşlarımdan ikisi, Nurcan Akad ve Neyirre Özkan başka yayın kuruluşlarında genel yayın yönetmeni oldular...

Her ikisi de çok başarılıydı...

Yazının Devamını Oku

Sayın bakan hangi ümmet bizden ileri adım bekliyor

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu İsrail’in vahşeti karşısında görüşünü şu cümleyle dile getirdi:

“Hep kınıyoruz ama ümmet bizden adım atmamızı bekliyor...”

Çok basit bir cümle ama kendi payıma hiç anlamadım.

Anlamadığım şey de şu: “Hangi ümmet”, “hangi adımı” atmamızı bekliyor...

Gelin önce şu “ümmet” kelimesinin sözlük anlamına bir bakalım.

“Müslümanlığa bağlı olan, Hazreti Muhammed’in yolundan giden Müslümanların tümü...”

Tamam bu kelime sözlükte var...

Ama gerçekte böyle bir ümmet var mı...

Yazının Devamını Oku

İki milyon pazar günü o videoyu seyrederken

Geçen pazar günü Türkiye’de 2 milyona yakın insan yurtdışından yapılan bir YouTube yayını seyrederken Roma’da çok ilginç bir şey oldu.

Vatikan tarihinde ilk defa bir savcıyı törenle “kutsal” ilan etti...

Size bu töreni ve sonrasındaki ilginç ayrıntıları anlatacağım.

Ama önce siz de benimle birlikte şu soruların cevabını bir düşünün...

Hayatınızda hiç bir savcı türbesi gördünüz mü...

Kendim için konuşayım... Ben görmedim, bilmiyorum...

Peki bir mafya babasının, itibarlı bir din insanı tarafından en ağır kelimelerle eleştirildiğine tanık oldunuz mu?

Mesela bir cuma namazından önce, Diyanet İşleri’nin merkezi sisteminden çıkmış mafyanın kötülüklerini anlatan bir hutbe veya vaaz dinleyeniniz var mı?

Yazının Devamını Oku

Anadolu yakası, Avrupa yakası, dün iki Fenerbahçeli, evdeki hava

Anadolu yakasında İlhan Ekşioğlu’nun evi... Aziz Yıldırım, Mahmut Uslu, Önder Fırat, televizyon karşısında izledi Fenerbahçe-Sivas maçını. Avrupa yakasında da Fazıl Say ve Selçuk Yöntem birlikte seyretti düş kırıklığını.

Size maç analizi yapmayacağım. Kaç asist, kaç korner, kaç teknik faul istatistiği vermeyeceğim. Büyük gazetenin spor sayfasında psikolojik bir tahlil yapacağım...

Çünkü bir Fenerbahçeli için dün gece sahadan anlatılacak bir hikaye yoktu...

Teknik direktör açısından aklımda kalan tek şey, maç öncesi acılı Filistin halkı için söylediği şeylerdi...

Spora ait söylediği bir şey yoktu...

O nedenle size iki evi anlatacağım...

İki Fenerbahçeli evi..

Aynı saatlerde nefes nefese üç maç oynanıyor...

Biri Anadolu yakasında, biri Avrupa yakasında...

Yazının Devamını Oku

Son YouTube videoları kadar renkli değil ama daha önemli

İki milyon kişinin YouTube’da yayınlanan üç video yayınını hayretler içinde izlediği gün, bir başka insan o videolar kadar renkli olmayan, ama onlardan çok daha önemli bir şeyi söyledi.

Z kuşağının hatta Y kuşağının da bilemeyeceği tek bir cümleydi bu:

“Devri sabık yaratmayacağız...”

Partisinin bir üyesi Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Onu Yüce Divan’a göndereceğiz” derken Kılıçdaroğlu’nun bütün Türkiye’ye verdiği o mesajı gençlerin de kolayca anlayabileceği bir Türkçe ile yazayım:

“İntikamcılık yapmayacağız...”

Ne gazetelerde, ne dijital medyada pek üzerinde duran olmadı.

Oysa söylediği söz o kadar önemli, yapıcı ve güven vericiydi ki...

Her gazetecinin iştahını kabartan o videoları bir kenara bırakıp bugünkü yazılarımın manşetine alacağım.

Yazının Devamını Oku

Soyağacını on bir rakamı ile anlatan bir yıldız doğuyor

Bu harika fotoğraflar InStyle dergisinin son sayısında yayınlandı.

Fotoğrafları Erman İştahlı çekmiş.

Eylül Solakoğlu da mülakat yapmış.

Kimdir bu fotoğraftaki genç erkek çoğumuz biliyoruz.

Kanal D’nin bu yıla damgasını vuran “Sadakatsiz” dizisinde Selçuk rolünde izlediğimiz Taro Emir...

Veya Tarık Emir Tekin... Veya Taro Emir Tekin...

InStyle dergisi 2 yıl önce onun için “Bu çocuğa dikkat” diye bir yazı yayınlamış.

Haklılarmış, iki yıl sonra bu dizide parladı...

Yazının Devamını Oku

Cihangir dizi kanadında ‘neşter’ ‘botoks’ ve ‘kolajen’ savaşı

Upper Cihangir’in dizi film mahallesinde dün itibarıyla büyük bir “mimik”, “botoks” ve “kolajen” savaşı başladı.

Pimi çekilmiş bombayı mahallenin ortasına Hürriyet Kelebek yazarı Savaş Özbey bıraktı.

*

Özbey’in dünkü köşesindeki bomba iddia şuydu:

“Camdaki Kız” dizisinde “Nalan”, “Fatma” dizisinde “Fatma Yılmaz” rolünü başarıyla oynayan Burcu Biricik hayatında hiç estetik yaptırmadığı için rolünü yaparken kaşını gözünü rahatlıkla oynatabiliyor...

Bu da onu “yüzünü kullanmada” çok başarılı bir oyuncu haline getiriyor.

Yine Özbey’e göre bin bir estetik müdahaleyle gittikçe hepsi birbirine benzeyen diğer ünlülerden ayrıştırıyor.

Özbey bunu anlatmak için bir de çok ünlü bir kadın oyuncunun adını vermiş.

Yazının Devamını Oku

'Upper Cihangir' sezon finali - Koskoca semt dedelere kaldı

Geçen perşembe akşamı itibarıyla Türkiye “lockdown”a girip eve kapanırken seviyeli magazinin yeni merkezi Upper Cihangir de bir nevi sezon finali yaptı.

Seviyeli magazinin ağırlık merkezi de Bodrum’a kaydı. Bölgenin yeni nesil magazincisi Tuğrul Eryılmaz’ın T24’te her cuma günü merakla beklenen Upper Cihangir fısıltıları köşesi de geçen hafta pek tatsızdı.

Bütün bir sayfadan aklımızda kalan tek konu Sırrı Süreyya Önder’in dede olmasıydı.

Demek ki koskoca Upper Cihangir artık, müzik denince aklına sadece The Rolling Stones gelen tonton dedelere ve eski tüfek Mülkiyelilere kaldı.

Böylece magazin meydanı, “Memleketin bunca meselesi varken ısrarla seviyeli seviyesiz her magazine dalan” bendenize kaldı.

Bugünden itibaren 17 Mayıs gününe kadar “Lockdown 2021 Özel” sayfalarıyla karşınızdayım.

*

Yani “

Yazının Devamını Oku

Bir ayağı İstanbul'a basan ve Tahran'ı dağıtan bir 'narafig'

“Narafig” Farsça’da dostunu sırtından bıçaklayan kişi demek... Büyük ihtimalle de bir derin devlet komplocusu...

Tahran’ı darmadağın edip oradan Washington ve Tel Aviv’e sıçrayan bu “yeni nesil patlayıcı”, 24 Nisan günü esrarengiz bir ‘Narafig’in, Londra’daki Iran International adlı haber sitesi ve televizyon kanalına bir yoldan ulaşması ile başladı.

Esrarengiz Narafig’in elinde İran’ı darmadağın edecek bir ses kaydı vardı...

Tahran’da kapalı kapılar ardında yapılmış 3 saatlik bir görüşmenin kaydıydı bu.

Şimdi dönelim 24 Nisan gününe...

Türkiye o gün ABD Başkanı Biden’ın sözde soykırım konuşmasına kilitlenmişken, aynı saatlerde Iran International’a ulaşan kişi veya kişiler onlara bu üç saatlik kaydın bazı bölümlerini getirmişti...

Sitenin Londra’daki yöneticileri “ellerindeki malın” ne olduğunu anında anladılar.

Kayıt adeta Tahran’ı uçuracak yepyeni nesil bir patlayıcı gibiydi.

Bu kaydın açıklanması, İran’da bir süredir yaşanan

Yazının Devamını Oku

47'li bir erkek, 54'lü Blair'in bu fotoğrafına bakınca ne hisseder

Biraz narsistçe...

Biraz da bencilce bakıyorsa...

Yani benim gibiyse, kesinlikle benim hissettiğimi hisseder...

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair epeydir ortada görünmüyordu.

Pandemi başından beri ilk fotoğrafını dün İsmet Berkan’ın “10 Haber” sitesinde gördüm.

Geçen hafta İskoçya’nın bağımsızlığı ile ilgili bir televizyon programına çıkmış...

Tabii herkes programda söylediklerini değil, bu halini konuşmaya başladı. Başbakan saçlarını uzatmış... Bayağı uzatmış.

Boyamadığı için de uzun saçları ile folk şarkıcısı

Yazının Devamını Oku

Modi'nin inanç mağarasında fiyatlar neden böyle düştü

Hindistan’ın popülist başbakanı Narendra Modi’nin “seçim şovu meditasyon mağarasını” ilk defa Müslüman bir Hint asıllı Amerikalıdan öğrendim.

Yaptığı şahane televizyon şovları ile popülist liderlerin komik hallerini hicveden Hasan Minhaj, bir programında Hindistan’daki seçimleri anlatırken, şu anki başbakan Modi’nin “dua etmek ve meditasyon yapmak üzere bir mağaraya çekilmesini” anlatmıştı.

*

Ancak orada öğrenmiştim ki, Tanrı ve kendisiyle baş başa kalmak için kapandığı bu mağarada 4 kamera görüntülerini kaydediyordu.

Ancak Hasan Minhaj, Modi’nin yüzündeki sahte ifadeleri gösteren görüntüleri yayınlarken hepimizi kahkahalara boğan bir ayrıntıya dikkatimizi çekmişti.

Güya meditasyon yapmak ve dua etmek için inzivaya çekilen Modi’yi 4 kamera görüntülüyormuş...

Amaç?

Bunları seçim kampanyasında

Yazının Devamını Oku

Katarlı bayan Alya'nın mektubundaki 2 cümle

1)Şimdi anlatacağım olay, bana çok gizli kanallardan ulaşmış bir haber değil...

Birleşmiş Milletler’in herkese açık bir platformundan geldi...

Şimdi dikkatle okuyun lütfen...

*

22 Mart 2021 günü...

Yani bundan 38 gün önce BM Genel Sekreteri’ne bir mektup sunuldu...

Mektubun altında şu imza vardı:

Alya Ahmed Saif Al-Thani...

*

Yazının Devamını Oku

Yüksek lisanslı ilk rehber köpeği 'Kara' ikizler burcu

Bugün, yani 28 Nisan, Dünya Rehber Köpekler Günü...

Ben de bu özel gün dolayısıyla size Türkiye’de okumuş ve mezun olmuş, lisansüstü eğitimli ilk rehber köpeği “Kara”yı tanıtayım...

“Kara” 21 Mayıs 2015 günü doğdu.

Safkan dişi bir Labrador.

Lisans eğitimini Ankara’da Birleşik Krallık Büyükelçiliği görevlileri gözetiminde tamamladı.

Ama eğitimi orada bitmedi. Bir de yüksek lisans eğitimi var.

Onu da İngiltere’de yaptı.

Yüksek lisans hocası, uluslararası rehber köpek eğitmeni

Yazının Devamını Oku

Sabık deputattan biyarbırçi görüntü

“Sabık”, yeni Türkçede “eski” demek...

- “Deputat”, Rusça kökenli bir kelime, “milletvekili” anlamına geliyor.

- “Biyarbırçi”, Azericede “Utanç verici” demek...

- “Görüntü” ise aynen “görüntü...”

*

Dün sabahtan beri Bakü’den gelen bu videoya gülüyorum ve güldüğüm için de kendime kızıyorum.

Dün T24’te gördüm. Azerbaycan’da günün konusuymuş ve televizyonlarda işte bu başlıkla verilmiş. Eski milletvekili Hüseyinbala Biralamov, ki kendisi 75 yaşında....

Yazının Devamını Oku

Banzai Mustafa Kemal Paşa çok çok banzai

Geçen gün bir arkadaşım gönderdi...

Japonya’da yapılmış video...

Kim yapmış, sözleri nedir hiç bilmiyorum.

Ama içinde bir kelime var ki....

Beni çok etkiledi.

*

Video önce İzmir’i tanıtarak başlıyor.

Arkasından İzmir’de işgalci Yunan ordusuna karşı başlatılan milli mücadele çok güzel çizimlerle anlatılıyor.

Yazının Devamını Oku

İçimizdeki en tonton anarşiste bandanalı bir Babıâli vedası

Önce köşe yazarı vardı...

Yukarıdaki babamız biz köşe yazarı milletini yaratırken, bazı unvanları çok cömertçe bağışlamıştır...

Mesela “siyasi köşe yazarı...”

Tanrı babamızın eli cömerttir... Her isteyene vermiştir bu unvanı...

Onlara bir de “Ağır ol da molla desinler” duygusunu vermiştir aynı cömertlikle...

Bir de kibir ve egoyu...

İşte böyle çıkmıştır piyasaya saçılmış binlerce siyaset köşe yazarı...

*

Yazının Devamını Oku