GeriErtuğrul ÖZKÖK Nerede bu millet işte, burada millet
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Nerede bu millet işte, burada millet

AHMET Hakan’ın dünkü yazısının başlığı “Nerede bu devlet, işte burada devlet”ti...

Doğru bir başlık...

İçişleri, Sağlık ve Şehircilik bakanları hepimizin takdirini kazanan bir çalışma yaptılar.

Vatandaş olarak her üçünü de kutluyor ve teşekkür ediyorum.

★ ★ ★

Bugün ben de Ahmet Hakan’ın bıraktığı yerden devam edeyim...

Kendi payıma son yıllarda hep sorduğum soru şuydu:

“Nerede bu millet...”

Öyle olaylar karşısında öylesine bölünmüş tepkiler veriyorduk ki...

Sık sık “Biz artık bir millet değil miyiz” şüphesi içimi kemiriyordu.

★ ★ ★

Bu depremde sadece devlet yoktu...

Millet de oradaydı... Muhalefeti de oradaydı...

★ ★ ★

Meral Akşener’in tam siyaset yapacağı bir canlı yayında, siyaseti yarıda kesmesi...

Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Bugün siyaset günü değil” tutumu...

Muhalefet partilerinin elindeki belediyelerin anında bölgeye koşmaları...

Üç-beş sorumsuzu bırakırsanız...

“Hepiniz oradaydınız” cümlesinin, “Hepimiz oradaydık” cümlesine dönüştüğü günlerdi.

★ ★ ★

Deprem kafamdaki şüpheyi sildi...

Burada bu millet...

Yeter ki bu güzel duyguyu, günlük siyasetin kirli dili, belagatin bir türlü karşı koyamadığımız pis şehveti, kinle, nefretle ile tekrar kirletmeyelim.

ECEVİT, BAHÇELİ VE YILMAZ’A O KADAR HAKSIZLIK ETMEYİN

Biri 7.4, öteki 6.8...

Deprem dilinde epey bir fark...

Biri yerleşim merkezlerinde, öteki o kadar değil...

Biri çok yaygın öteki daha sınırlı...

Birinde 17 bin kişi öldü, 23 bin kişi yaralandı...

Ötekinde 41 kişi öldü, 1600 kişi yaralandı.

Biri 1999’da... Yani 21 yıl önce...

Öteki 2020’de yani bugün...

Birinde dijital teknolojiler, kurtarma teknolojileri henüz geri...

Ötekinde ileri.

Biri yılda 20-30 milyar dolar ihracat yapan, gayrisafi milli hasılası sınırlı bir ülke...

Öteki 180 milyar dolara yakın ihracatı olan, gayrisafi milli hasılası trilyonları geçmiş bir Türkiye...

★ ★ ★

Geçen yüzyılın en büyük depremlerinden biriydi.

Bu devlet 1999 depreminden sonra da harika işler yaptı.

Ve, bütün dünyayı şaşırtan bir hızla, o bölgeyi eskisinden çok daha iyi şekilde yeniden inşa etti.

★ ★ ★

Yani rahmetli Ecevit’e, dönemin başbakan yardımcıları Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz’a da o kadar haksızlık etmeyin.

İBRAHİM KALIN’IN SÖYLEDİĞİ NE OLDU

İBRAHİM Kalın bende hep güvenilir hissi uyandıran bir devlet insanı.

Yılbaşından önce değerli emlak vergisi ile ilgili bazı açıklamalar yaptı.

Yarattığı eşitsizlik hemen herkes tarafından kabul edilen bu kanunun gözden geçirildiğini ve bir yıl ertelenebileceğini söyledi.

Buna güvenen birçok insan da beklemeye geçti. Hatta bazıları itiraz başvurularını bile yapmadılar.

Ancak bu sözlerin üzerinden bir ay geçtiği halde hiçbir gelişme olmadı.

Ekonomiyi ve vergi sistemlerini iyi bilen insanların hepsi aynı görüşte.

Bu kanun büyük haksızlıklar ve eşitsizlikler yaratacak yanlışlarla dolu.

Ayrıca şuna da kesin gözüyle bakılıyor.

Devlete getireceği paradan çok daha fazlasını götürecek.

DEMEK Kİ ERZURUM’A GEÇERKEN ELAZIĞ’A DA UĞRAMIŞSIN BAŞKAN

OLMADI Sayın Başkan...

Olmadı Ekrem Bey...

Bunu kimseye anlatamazsın...

★ ★ ★

İktidara anlatamazsın...

Onun trollerine hiç anlatamazsın...

Ama sanma ki geriye kalanlara anlatabilirsin...

★ ★ ★

Madem Elazığ’a gittin...

Hazır buraya gelmişken Erzurum’a da gideyim havası yaratmayacaktın.

Millet depremi konuşurken, ona dağdaki ski’yi konuşturtmayacaktın.

★ ★ ★

Yani başkan...

Sel sırasında tatil biiirrr...

Deprem ertesi tatil ikiiii...

Eh üçüncüyü artık nerede nasıl yaparsın bilemem...

★ ★ ★

Ama şunu hiç unutma başkan... Bu millet, Sultanbeyli’de iftar sofrasında kollarını sıvayan başkana oy verdi.

Palandöken’de çocuklarıyla tatil yapacak modern bir başkana da oy verdi. Ama o tatil günü bugün değildi...

★ ★ ★

Dün çevremde konuştuğum, sana oy vermiş insanların neredeyse tamamının hissiyatı buydu başkan...

Hepsi üzülmüştü...

★ ★ ★

Etrafa biraz kulak verirsen sen de duyacaksın bu derin ve haklı dost hissiyatı.

Nerede bu millet işte, burada millet

OKULLU İKİ DEVİN REKABET ESTETİĞİ

BEN NBA maçlarını canlı seyretmeye Michael Jordan-Kobe Bryant kuşağı ile başladım.

En büyük idolüm ise Allen Iverson’du...

Ama kariyerini ta kolej basketinden izlediğim ilk oyuncu LeBron James’ti.

Onun kolejden Cleveland’a drafıyla başlayıp bugüne kadar izledim.

Ayrıca İstanbul’da Amerikan Milli Takımı’nda oynadığı maçta seyrettim.

Kobe Bryant da liseden direkt NBA’e geçen oyunculardan biriydi.

Ve cumartesi gecesi bu iki devin son rekabetiydi. LeBron James attığı sayı ile Kobe Bryant’ı geçerek NBA tarihinde en çok sayı yapan üçüncü oyuncu unvanını elde etmişti.

O gece Kobe bir tweet’le onu kutlamış... Ertesi akşam da LeBron James onun adını taşıyan bir ayakkabı ile sahaya çıkarak bu harika oyuncuyu anmıştı. Büyük acıların spora getirdiği büyük zarafet de budur işte.

Nerede bu millet işte, burada millet

KOBE BRYANT’IN ÖLÜMÜ DAHA BÜYÜK HABERSE

PAZARTESİ sabahı dünyanın önde gelen bütün gazeteleri, televizyonları ve haber sitelerine baktım. Kobe Bryant’ın ölümü Elazığ depreminden daha büyük haberdi.

Bunda Amerikan Basketbol Ligi NBA’in son 20 yılda kazandığı olağanüstü başarının etkisi büyük. Kobe Bryant bu yıl NBA’in ikinci büyük kaybı.

Birincisi bir ülke basketbol ligini, dünyanın en önemli ikinci spor olayı haline getiren David J. Stern’di...

1984 ile 2014 yılları arasında Amerikan Basketbol Ligi NBA’in başkanıydı. 1 Ocak 2020 günü bir restoranda geçirdiği beyin kanaması sonucu öldü.

NBA’in bugün bildiğimiz kılık kıyafet modernitesinden oyuncuların davranış kurallarına, oyuncuların haklarına kadar ne varsa onun zamanında gerçekleşti. AIDS olan Magic Johnson’ı tedavisinden sonra NBA’e tekrar kazandıran insandı.

Nerede bu millet işte, burada millet

EV ÇOCUKLARININ GRAMMY ZAFERİ

BILLIE Elish’in son şarkısı “Everything I Wanted”ı çok sevmiştim...

“Bad Guys” adlı şarkısı sadece Spotify’da 1.2 milyar kere dinlenmiş.

Henüz 17 yaşında ve şarkılarını abisiyle birlikte evindeki küçük stüdyoda kaydediyor.

Beş Grammy birden kazandı.

Lil Nas X...

“Old Town Road” adlı şarkısının orijinali 533 milyon, Billy Ray Cyrus’la birlikte yaptığı remiksi ise 875 milyon kere dinlenmiş.

O da şarkısını evindeki stüdyoda yapan yeni kuşak sanatçılardan...

Yani bu yıl Grammy “ev çocuklarının zaferi” ile kapandı.

Bu da büyük yapımevleri ve süper prodüktörler döneminin sonu demek.

X

Dünyanın en büyük tuvalet devrimini otoyollar boyunca Türkiye yaptı

Bugünkü podcast konuğum dünyanın en büyük petrol şirketlerinden Shell&Turcas CEO’su Emre Turanlı.

Şirketin bugüne kadarki ilk Türk CEO’su oldu...

1979’da İstanbul Şişli’de, Kent Sineması’nın arkasındaki bir evde doğdu. Robert Kolej, Boğaziçi Üniversitesi’nden sonra Manchester Business School’da MBA derecesi aldı.

Henüz 42 yaşında ama arkasında ancak çok uzun yıllar boyunca kat edilebilecek bir kariyer var.

Shell’e girdikten sonra çok genç yaşta 21 ülkenin filo yönetim başkanı olarak çalışmış. Almanya dağıtım sisteminin pazarlama konseyi üyesi olmuş.

*

Son yıllarda hayatım İstanbul-İzmir-Urla-Bodrum arasında yollarda geçiyor.

Dolayısıyla o yollarda meydana gelişen büyük dönüşüm ve gelişimin tanığıyım.

Bildiğimiz benzin istasyonları sadece benzin pompa istasyonu olmaktan çıkıp birer alışveriş merkezi haline dönüşüyor.

Yazının Devamını Oku

Kadınlar daha iyi genel yayın yönetmeni mi olur

Bu sorunun cevabını yazımın sonunda vereceğim. Önce biraz çok yakın tarih... 1990 yılında Hürriyet’in genel yayın yönetmeni olduktan sonra katıldığım ilk sabah toplantısında, kare şeklindeki büyük masanın etrafında sadece erkekler vardı... Bir de ben dahil büyük çoğunluğumuz bıyıklıydık...

1) BIYIKTAN İBARET YAZIİŞLERİ BANA ESTETİK GÖRÜNMEDİ

BIYIKTAN ibaret bir yazıişleri bana hiç estetik görünmemişti...

O yüzden Hürriyet’in başında hep bir kadın genel yayın yönetmeni hayal etmiştim.

Birlikte çalıştığım arkadaşlarımdan bugüne kadar, Ahmet Hakan dahil 10 genel yayın yönetmeni çıktı...

Benim Hürriyet’teki hayalim gerçekleşmedi, ama birlikte çalıştığım arkadaşlarımdan ikisi, Nurcan Akad ve Neyirre Özkan başka yayın kuruluşlarında genel yayın yönetmeni oldular...

Her ikisi de çok başarılıydı...

Yazının Devamını Oku

Sayın bakan hangi ümmet bizden ileri adım bekliyor

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu İsrail’in vahşeti karşısında görüşünü şu cümleyle dile getirdi:

“Hep kınıyoruz ama ümmet bizden adım atmamızı bekliyor...”

Çok basit bir cümle ama kendi payıma hiç anlamadım.

Anlamadığım şey de şu: “Hangi ümmet”, “hangi adımı” atmamızı bekliyor...

Gelin önce şu “ümmet” kelimesinin sözlük anlamına bir bakalım.

“Müslümanlığa bağlı olan, Hazreti Muhammed’in yolundan giden Müslümanların tümü...”

Tamam bu kelime sözlükte var...

Ama gerçekte böyle bir ümmet var mı...

Yazının Devamını Oku

İki milyon pazar günü o videoyu seyrederken

Geçen pazar günü Türkiye’de 2 milyona yakın insan yurtdışından yapılan bir YouTube yayını seyrederken Roma’da çok ilginç bir şey oldu.

Vatikan tarihinde ilk defa bir savcıyı törenle “kutsal” ilan etti...

Size bu töreni ve sonrasındaki ilginç ayrıntıları anlatacağım.

Ama önce siz de benimle birlikte şu soruların cevabını bir düşünün...

Hayatınızda hiç bir savcı türbesi gördünüz mü...

Kendim için konuşayım... Ben görmedim, bilmiyorum...

Peki bir mafya babasının, itibarlı bir din insanı tarafından en ağır kelimelerle eleştirildiğine tanık oldunuz mu?

Mesela bir cuma namazından önce, Diyanet İşleri’nin merkezi sisteminden çıkmış mafyanın kötülüklerini anlatan bir hutbe veya vaaz dinleyeniniz var mı?

Yazının Devamını Oku

Anadolu yakası, Avrupa yakası, dün iki Fenerbahçeli, evdeki hava

Anadolu yakasında İlhan Ekşioğlu’nun evi... Aziz Yıldırım, Mahmut Uslu, Önder Fırat, televizyon karşısında izledi Fenerbahçe-Sivas maçını. Avrupa yakasında da Fazıl Say ve Selçuk Yöntem birlikte seyretti düş kırıklığını.

Size maç analizi yapmayacağım. Kaç asist, kaç korner, kaç teknik faul istatistiği vermeyeceğim. Büyük gazetenin spor sayfasında psikolojik bir tahlil yapacağım...

Çünkü bir Fenerbahçeli için dün gece sahadan anlatılacak bir hikaye yoktu...

Teknik direktör açısından aklımda kalan tek şey, maç öncesi acılı Filistin halkı için söylediği şeylerdi...

Spora ait söylediği bir şey yoktu...

O nedenle size iki evi anlatacağım...

İki Fenerbahçeli evi..

Aynı saatlerde nefes nefese üç maç oynanıyor...

Biri Anadolu yakasında, biri Avrupa yakasında...

Yazının Devamını Oku

Son YouTube videoları kadar renkli değil ama daha önemli

İki milyon kişinin YouTube’da yayınlanan üç video yayınını hayretler içinde izlediği gün, bir başka insan o videolar kadar renkli olmayan, ama onlardan çok daha önemli bir şeyi söyledi.

Z kuşağının hatta Y kuşağının da bilemeyeceği tek bir cümleydi bu:

“Devri sabık yaratmayacağız...”

Partisinin bir üyesi Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Onu Yüce Divan’a göndereceğiz” derken Kılıçdaroğlu’nun bütün Türkiye’ye verdiği o mesajı gençlerin de kolayca anlayabileceği bir Türkçe ile yazayım:

“İntikamcılık yapmayacağız...”

Ne gazetelerde, ne dijital medyada pek üzerinde duran olmadı.

Oysa söylediği söz o kadar önemli, yapıcı ve güven vericiydi ki...

Her gazetecinin iştahını kabartan o videoları bir kenara bırakıp bugünkü yazılarımın manşetine alacağım.

Yazının Devamını Oku

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Türkiye İstatistik Kurumu geçen hafta öyle rakamlar açıkladı ki...

1- Sosyolog yanım ameliyatlı iki gözümü faltaşı gibi açtı.

*

- Kaynak devletin kurumunun yayınladığı bülten:

“İstatistiklerle Aile 2020”.

- Yayınlayan devletin resmi kurumu Anadolu Ajansı...

İşte bu bülten Türk toplumunun geçirdiği belki de en çarpıcı sosyolojik değişimi açıkça ortaya koydu.

*

Türkiye’de aile yapısı ile ilgili yıllardır hâkim olan görüş neydi?

Yazının Devamını Oku

'Upper Cihangir' sezon finali - Koskoca semt dedelere kaldı

Geçen perşembe akşamı itibarıyla Türkiye “lockdown”a girip eve kapanırken seviyeli magazinin yeni merkezi Upper Cihangir de bir nevi sezon finali yaptı.

Seviyeli magazinin ağırlık merkezi de Bodrum’a kaydı. Bölgenin yeni nesil magazincisi Tuğrul Eryılmaz’ın T24’te her cuma günü merakla beklenen Upper Cihangir fısıltıları köşesi de geçen hafta pek tatsızdı.

Bütün bir sayfadan aklımızda kalan tek konu Sırrı Süreyya Önder’in dede olmasıydı.

Demek ki koskoca Upper Cihangir artık, müzik denince aklına sadece The Rolling Stones gelen tonton dedelere ve eski tüfek Mülkiyelilere kaldı.

Böylece magazin meydanı, “Memleketin bunca meselesi varken ısrarla seviyeli seviyesiz her magazine dalan” bendenize kaldı.

Bugünden itibaren 17 Mayıs gününe kadar “Lockdown 2021 Özel” sayfalarıyla karşınızdayım.

*

Yani “

Yazının Devamını Oku

Bir ayağı İstanbul'a basan ve Tahran'ı dağıtan bir 'narafig'

“Narafig” Farsça’da dostunu sırtından bıçaklayan kişi demek... Büyük ihtimalle de bir derin devlet komplocusu...

Tahran’ı darmadağın edip oradan Washington ve Tel Aviv’e sıçrayan bu “yeni nesil patlayıcı”, 24 Nisan günü esrarengiz bir ‘Narafig’in, Londra’daki Iran International adlı haber sitesi ve televizyon kanalına bir yoldan ulaşması ile başladı.

Esrarengiz Narafig’in elinde İran’ı darmadağın edecek bir ses kaydı vardı...

Tahran’da kapalı kapılar ardında yapılmış 3 saatlik bir görüşmenin kaydıydı bu.

Şimdi dönelim 24 Nisan gününe...

Türkiye o gün ABD Başkanı Biden’ın sözde soykırım konuşmasına kilitlenmişken, aynı saatlerde Iran International’a ulaşan kişi veya kişiler onlara bu üç saatlik kaydın bazı bölümlerini getirmişti...

Sitenin Londra’daki yöneticileri “ellerindeki malın” ne olduğunu anında anladılar.

Kayıt adeta Tahran’ı uçuracak yepyeni nesil bir patlayıcı gibiydi.

Bu kaydın açıklanması, İran’da bir süredir yaşanan

Yazının Devamını Oku

47'li bir erkek, 54'lü Blair'in bu fotoğrafına bakınca ne hisseder

Biraz narsistçe...

Biraz da bencilce bakıyorsa...

Yani benim gibiyse, kesinlikle benim hissettiğimi hisseder...

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair epeydir ortada görünmüyordu.

Pandemi başından beri ilk fotoğrafını dün İsmet Berkan’ın “10 Haber” sitesinde gördüm.

Geçen hafta İskoçya’nın bağımsızlığı ile ilgili bir televizyon programına çıkmış...

Tabii herkes programda söylediklerini değil, bu halini konuşmaya başladı. Başbakan saçlarını uzatmış... Bayağı uzatmış.

Boyamadığı için de uzun saçları ile folk şarkıcısı

Yazının Devamını Oku

Modi'nin inanç mağarasında fiyatlar neden böyle düştü

Hindistan’ın popülist başbakanı Narendra Modi’nin “seçim şovu meditasyon mağarasını” ilk defa Müslüman bir Hint asıllı Amerikalıdan öğrendim.

Yaptığı şahane televizyon şovları ile popülist liderlerin komik hallerini hicveden Hasan Minhaj, bir programında Hindistan’daki seçimleri anlatırken, şu anki başbakan Modi’nin “dua etmek ve meditasyon yapmak üzere bir mağaraya çekilmesini” anlatmıştı.

*

Ancak orada öğrenmiştim ki, Tanrı ve kendisiyle baş başa kalmak için kapandığı bu mağarada 4 kamera görüntülerini kaydediyordu.

Ancak Hasan Minhaj, Modi’nin yüzündeki sahte ifadeleri gösteren görüntüleri yayınlarken hepimizi kahkahalara boğan bir ayrıntıya dikkatimizi çekmişti.

Güya meditasyon yapmak ve dua etmek için inzivaya çekilen Modi’yi 4 kamera görüntülüyormuş...

Amaç?

Bunları seçim kampanyasında

Yazının Devamını Oku

Katarlı bayan Alya'nın mektubundaki 2 cümle

1)Şimdi anlatacağım olay, bana çok gizli kanallardan ulaşmış bir haber değil...

Birleşmiş Milletler’in herkese açık bir platformundan geldi...

Şimdi dikkatle okuyun lütfen...

*

22 Mart 2021 günü...

Yani bundan 38 gün önce BM Genel Sekreteri’ne bir mektup sunuldu...

Mektubun altında şu imza vardı:

Alya Ahmed Saif Al-Thani...

*

Yazının Devamını Oku

Yüksek lisanslı ilk rehber köpeği 'Kara' ikizler burcu

Bugün, yani 28 Nisan, Dünya Rehber Köpekler Günü...

Ben de bu özel gün dolayısıyla size Türkiye’de okumuş ve mezun olmuş, lisansüstü eğitimli ilk rehber köpeği “Kara”yı tanıtayım...

“Kara” 21 Mayıs 2015 günü doğdu.

Safkan dişi bir Labrador.

Lisans eğitimini Ankara’da Birleşik Krallık Büyükelçiliği görevlileri gözetiminde tamamladı.

Ama eğitimi orada bitmedi. Bir de yüksek lisans eğitimi var.

Onu da İngiltere’de yaptı.

Yüksek lisans hocası, uluslararası rehber köpek eğitmeni

Yazının Devamını Oku

Ben bu gürültüye kulaklarımı tıkadım şu üç cümleye baktım

1) Ülkenin muhafazakârı, laiki...

Dincisi, milliyetçisi, ulusalcısı ayakta...

“NATO’dan çıkalım” diye bağıran...

“İncirlik’i kapatalım” diye haykıran...

ABD ile bütün ilişkilerimizi keselim diyen...

Öyle bir gürültü var ki...

Ülkenin en makul insanları bile bazı çok önemli şeyleri göremiyor, duyamıyor...

Oysa 24 Nisan günü sadece o kelime yoktu... Çok önemli şeyler de oldu.

Yazının Devamını Oku

Sabık deputattan biyarbırçi görüntü

“Sabık”, yeni Türkçede “eski” demek...

- “Deputat”, Rusça kökenli bir kelime, “milletvekili” anlamına geliyor.

- “Biyarbırçi”, Azericede “Utanç verici” demek...

- “Görüntü” ise aynen “görüntü...”

*

Dün sabahtan beri Bakü’den gelen bu videoya gülüyorum ve güldüğüm için de kendime kızıyorum.

Dün T24’te gördüm. Azerbaycan’da günün konusuymuş ve televizyonlarda işte bu başlıkla verilmiş. Eski milletvekili Hüseyinbala Biralamov, ki kendisi 75 yaşında....

Yazının Devamını Oku