Ne oldu da en büyük dostumuzu kaybettik

DÜNKÜ gazetelerin birinci sayfasında gördüğüm fotoğraftaki 4 kişi, işe, başlıktaki bu soruyu sorarak başlamalı diye düşünüyorum.

Haberin Devamı

Sorunun tam cümlesi de şu:

“Biz Türkler Avrupa yolunda en büyük destekçilerimizden biri olan Joschka Fischer’i nasıl kaybettik...”

Şimdi dünkü fotoğrafa dönüyorum. Fotoğrafta gördüğümüz 4 kişi şunlar. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak... Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu... Adalet Bakanı Abdulhamit Gül... İçişleri Bakanı Süleyman Soylu...

Bu pozu “Dördüncü Reform Eylem Planı” toplantısından sonra verdiler. Pozla birlikte bir de şu sözü verdiler: “Reformlar hızlanacak...”

Bu sözler Türkiye’nin yüzünü tekrar Avrupa’ya çevirdiği biçiminde yorumlandı.

Ben de böyle yorumlamak isteyenlerdenim.

İşte bu fotoğrafın yayınlandığı gün yurtdışında bir de çok önemli makale yayınlandı.

Makalenin başlığını ve içinde kullanılan ifadeyi vermek istemiyorum. Çünkü beni çok üzdüğü gibi, sizi de üzebilir. Ayrıca bu ifade ile mutabık da değilim.

Bu makalede benim için en önemli olan şey başka...

Makaleyi yazan kişi...

Asıl ona takıldım.

Bu kişi, eski Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer... Yeşiller Partisi’nin eski başkanı...

1990’lı yıllarda, 2000’li yıllarda Avrupa’da Türkiye’nin en ateşli destekçilerinden biriydi.

En zor zamanlarda bile yanımızdaydı.

Kendi partisinin içinden ağır eleştiriler almak pahasına Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyen bir siyasetçiydi.

Hâlâ Almanya’nın en saygı duyulan isimlerinden biridir.

Makalede iki önemli mesaj var. Bir, Atatürk’ün yaptıklarına büyük övgü... İki, bugünkü Türkiye hakkında çok ağır eleştiriler...

Bu insana “üst akıl” diyemezsiniz... “Dış güç”, “emperyalist” damgası vuramazsınız...

Diyemeyeceğimiz için de şu soruyu samimi olarak kendimize sorup cevabını vermeliyiz.

Biz ne yaptık da Joschka Fischer gibi büyük bir dostu kaybettik.


TALAT KARDEŞİM DİKKAT ET GİDEREK ANTİPATİK OLUYORSUN

Haberin Devamı

BÜTÜN bu olay sırasında, Talat Bulut’a karşı bir linç havasının oluşmaması için kendi çapımda uğraştım.

Hakkında takipsizlik kararı verilince onun hakkını da vermeye çalıştım. Ama görüyorum ki karar sonrası süreci iyi yönetemiyor.

Olgunca bir davranıştan çok intikamcı bir kibir sergiliyor.

Hissiyatımı söyleyeyim... Bu tutum onun aleyhine çalışıyor. Giderek daha antipatik oluyor. Oysa, daha olgun, daha bağışlayıcı bir tavır onu güçlendirir.

Yapması gereken şey, kadınların ve birçok erkeğin vicdanına sığmayan bu kararı, onların da vicdanına yerleştirecek bir davranış sergilemektir.

Ne oldu da en büyük dostumuzu kaybettik

Haberin Devamı

BU KONUDA FATİH'LE DEĞİL NAGEHAN'LAYIM

NAGEHAN Alçı, Talat Bulut’a karşı neredeyse tek başına bir mücadele veriyor. Bu arada karşı cephede ise Fatih Altaylı ile beni yan yana koyuyor.

Evet doğru ikimiz de “Önemli olan kadın hâkim değil, gerçek hâkimdir” diyoruz... Doğru da diyoruz... Ama bu bizi “erkek egemen dünyanın” bir parçası yapmaz. Bu arada bir de sır vereyim. İkimiz de kadınlardan çok korkan erkekleriz.

Ama Nagehan bilmeli ki, Fatih-Ertuğrul cephesinde bir ayrım var.

Üsluplarımız farklı... Fatih ele aldığı konuyu çatışmacı bir üslupla tartışıyor. Bense uzlaşmacı üslubu tercih ediyorum.

İşte bu özelliğime dayanarak buradan bütün âleme ilan ediyorum.

Ben bu konuda Fatih Altaylı ile değil Nagehan Alçı ile aynı cephedeyim. Samimi olarak onun tek başına verdiği bu mücadeleyi bütün kalbimle destekliyorum.


YERİNİ BULMUŞ BİR RADYO ÖDÜLÜ

Haberin Devamı

ÖNCEKİ akşam Radyo Televizyon Yayıncıları Derneği’nin ödül töreni ile ilgili görüntüleri izliyordum.

Ödülleri Başkan Erdoğan verdiği için daha da dikkatimi çekti.

Ne oldu da en büyük dostumuzu kaybettik

Yılın En İyi Radyo Programı Ödülü Best FM’den Adem Metan’a verilmiş.

Adem’i, Diva Radyo’da çalışırken benimle yaptığı mülakat sırasında tanıdım. Mülakat yapacağı insanı çok iyi araştıran bir özelliği vardı.

Ama en güzeli, bazı mülakatçılar gibi soru sorduğu insana düşmanca değil, onun kendini en iyi şekilde anlatması için imkân verecek bir tarzda yaklaşmasıydı.

Diyeceğim tam yerine gitmiş bir ödül.

Ayrıca en iyi yarışma programı ödülünün Teve2’deki Kelime Oyunu programı ile Ali İhsan Varol’a verilmesi de çok yerinde bir karardı.

Öteki ödüllerin önemli bölümünü de beğendim.


BU FESTİVALE GİTMEK İÇİN BEŞ GÜZEL NEDEN

Haberin Devamı

ROCK’N Burger Ephesus Festivali...

6-9 Eylül Selçuk Pamucak sahilinde yapılacak.

Kadro şöyle....

Cem Adrian, Kurtalan Ekspres, Feridun Düzağaç, Can Bonomo, Son Feci Bisiklet, Pentagram, Demir Demirkan, Emre Aydın, Yüksek Sadakat...

Ne oldu da en büyük dostumuzu kaybettik
Son Feci Bisiklet

Gidip izlemek için 5 güzel neden:

Çok iyi bir grup ve sanatçı yelpazesi...
Eylül ayı böyle bir festival için harika.
Mekân, eylül ayı için seçilmiş en güzel yer.
Hazır gelmişken sizi bekleyen muhteşem bir Efes...
İki adım ötede Kuşadası’nın balıkçıları...

Yetmez mi...

Yazarın Tüm Yazıları