GeriErtuğrul ÖZKÖK MeToo çağında siz bu 9 Juliet’ten hangisisiniz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

MeToo çağında siz bu 9 Juliet’ten hangisisiniz

CEREN Özdemir’in öldürüldüğü gün, İtalya’da Verona şehrinin Via Capello Sokağı’nın 23 numaralı evinden içeri giriyordum.

Verona, Shakespeare’in “Romeo ve Juliet” hikâyesinin geçtiği şehirdi ve bu ev de Juliet’in oturduğu o evdi.

*

Geliş nedenim, çok sevdiğim bir İtalyan fotoğrafçısının çektiği fotoğraflar ve kısa metrajlı bir filmin galasına katılmaktı.

İtalya’nın en ünlü fotoğrafçılarından biri olan Paolo Roversi, bütün dünyaca artık marka olarak bilinen Pirelli takvimleri için “Juliet’in Peşinde” temalı bir dizi fotoğraf çekmişti.

*

Amacı “bugünün Juliet’i”ni bulmaktı...

Tezi de şuydu:

“Her kadının içinde bir Juliet vardır...”

Ve 2 soru soruyor:

Juliet hangi kadındır?

“Âşık ve mutlu kadın mı”, “Umutsuzca ağlayan kadın mı”...

Yoksa en umutsuz, yani “ölen” veya bugün olduğu gibi “öldürülen Juliet” mi...

Bir de şu:

“Juliet masumiyetin mi sembolüdür, yoksa bir kadın isyanının mı?”

*

Her kadını önce, kendini en güçlü ifade ettiği haliyle, yani makyajsız ve en savunmasız haliyle çekmiş.

Sonra da onları, kendilerine ait bir Juliet tasarımı içinde fotoğraflamış.

MeToo çağında siz bu 9 Juliet’ten hangisisiniz

EN HÜZÜNLÜ... JULIET ÇOK YALNIZ BİR KRALİÇE MİDİR

- Claire Foy

35 yaşında...

Biz onu “Crown” dizisinin ilk iki sezonundaki Kraliçe Elizabeth rolünde tanıdık.

Bakılmaktan, seyredilmekten çok utanan ve sevmeyen bir karakter o. Onunki daha çok “umutsuz” bir Juliet...

En azından iki fotoğrafı da öyle diyor.

EN KARARLI... ‘BEN KENDİME YETERİM’ DİYEN BİR ‘HARRY POTTER’ KAHRAMANI

MeToo çağında siz bu 9 Juliet’ten hangisisiniz

- Emma Watson

30 yaşında...   

“Harry Potter” filmlerinin küçük kızı şimdi büyüdü...

Artık 30 yaşında ve dünyada “Self-partnership” hareketinin temsilcilerinden biri.

Yani “Ben kendime yeterim” diyerek kendi kendinin partneri haline gelmiş bir kadın.

“Erselik bir Juliet” diyebilirsiniz.

EN TUTKULU... KESİN İNANÇLI ANDROID BİR UZAKDOĞULU MU

MeToo çağında siz bu 9 Juliet’ten hangisisiniz

- Chris Lee

35 yaşında...

Çinli şarkıcı, şarkı yazarı, oyuncu... Asıl adı Li Yuchun...

Erkekle kadın arasındaki sınır bölgesinde...

“Earth-quake” (deprem) kelimesini “heart-quake” (kalp zelzelesi) olarak okuyan bir gökyüzü şairi.

“Benim için aşk kesin inançlılıktır...”

İşte böyle diyor.

EN İSYANKÂR... JULIET... AÇIK SİYAH TENLİ BİR TRANS MI

MeToo çağında siz bu 9 Juliet’ten hangisisiniz

- Indya Moore...

24 yaşında...

Onu Netflix dizisi “Pose”da seyrettiğimde “Bu nasıl bir bakıştır” dediğim kadın...

Belki de transseksüel oyuncuların kraliçesi...

“İlk aşkı incittim... Ve öldü” diyen biri...

Yani o ölen değil, öldüren Juliet...

Ama Romeo’yu değil... İstemeyerek aşkı öldürmüş bir kadın.

EN ACI ÇEKEN...  ‘ALACAKARANLIK’TAN ÇIKIP GELMİŞ MADAM BOVARY Mİ

MeToo çağında siz bu 9 Juliet’ten hangisisiniz

- Kristen Stewart

29 yaşında...

“Alacakaranlık Kuşağı” filminin kasabaya yeni gelen kızı...

Bir vampire âşık olacak kadar tutkulu bir Juliet...

“Ben kendimin birçok versiyonuyum” diyor...

Roversi kısa metrajlı filminde, ağlayarak zehri içen kadın, yani “Madam Bovary” rolü için onu seçmiş.

EN FLAMENKO...  FİLMİ AĞITLA BİTİREN BİR CARMEN ‘HULİYETTA’ MI

MeToo çağında siz bu 9 Juliet’ten hangisisiniz

- Rosalia

26 yaşında...

İspanyol şarkıcı.

Şarkıları 300 milyondan çok dinlenen kadın...

Juliet’in adını, gırtlağından gelen harika bir aksanla “Huliyetta” diye telaffuz ediyor.

Roversi’nin kısa metrajlı filmi onun olağanüstü bir ağıdı ile bitiyor...

Bir Carmen Juliet o...

EN MARJİNAL... BUGÜNÜN JULIET’İ MASUM BİR ERKEK DELİSİ OLABİLİR Mİ

MeToo çağında siz bu 9 Juliet’ten hangisisiniz

- Mia Goth

26 yaşında...

Birçok filmde oynadı ama çoğumuz onu “İtiraf” filminde tanıdık.

Tabii filmin orijinal adı ile hatırlıyoruz: “Nymphomaniac”...

Oysa çok küçükken hayatında oynadığı ilk rol “Juliet”miş...

Masumiyet yani... Juliet’le ilgili merak ettiği en önemli soru ise şu:

“Bir kadın 4 gün içinde masumiyetten ölümcül bir tutkuya nasıl geçer...”

Dört gün... Onun gerçek hayatındaki Juliet rolünden erkek delisi (nemfoman) bir kadın rolüne geçişinden çok kısa bir süre tabii..

EN ENTELEKTÜEL... SİYAH BİR MİLENYUM AKTİVİSTİ JULIET Mİ

MeToo çağında siz bu 9 Juliet’ten hangisisiniz

- Yara Shahidi

19 yaşında...

Amerikalı oyuncu, model ve aktivist... Harvard mezunu bir Juliet...

Küçüklüğünde Floransa’da Rönesans’ı öğrenirken, sabaha karşı 02.00’de meydanda futbol oynayan kız. Kitabı ilk okuduğunda o meşum planı yapan Friar Lawrence’e çok kızmış.

“Bu planın işlemeyeceği belliydi” diyor... Ama sonra fikri değişmiş.

EN HERKES... YOKSA HEPİMİZİN KIZI OLARAK BİR JULIET Mİ

MeToo çağında siz bu 9 Juliet’ten hangisisiniz

- Stella Roversi

Fotoğrafları çeken Paolo Roversi’nin kızı...

Juliet hepimizin kızının, kardeşinin, annesinin, sevgilisinin, karısının içinde de vardır...

Belki de sadece bunu demek için burada...

TEST... KADINLAR İÇİN 4 SORUDA BUGÜNÜN JULIET’İ OLMAK

SORU 1: Her kadının içinde bir Juliet vardır cümlesine inanır mısınız.

- SORU 2: Dört gün içinde masum bir kadın halinden tutkulu bir kadına dönüşebilir misiniz?

- SORU 3: Düşmanınıza âşık olabilir misiniz...

- SORU 4: Bugün bir erkek için ölümü göze alır mısınız...

ÇIPLAK JULIET’LER DÖNEMİNİN SONU

PIRELLI bir zamanlar bütün dünyada bilinen o “çıplak kadın fotoğrafları” takvimi dönemini kapattı.

Bu yıl bir devrim yaparak konsept üzerine çalışan bir anlayışa döndüler.

Sonuç gerçekten harika...

TACİZCİ HOLLYWOOD ERKEKLERİ BÜTÜN ROMEO’LARI ÖLDÜRDÜ MÜ

ÜÇ gün boyunca Verona’da Paolo Roversi ve Pirelli’nin sanat ekibiyle birlikte kaldım.

Restoranlara gittik, sohbet ettik, sahne arkası çekimleri izledik. Her yerde Juliet vardı...

MeToo çağında siz bu 9 Juliet’ten hangisisiniz

Ama hiçbir yerde Romeo’yu görmedim...

Galiba tacizci Hollywood erkekleri bütün Romeo’ları öldürmüş...

GONDOLDAKİ CENAZE FOTOĞRAFININ  SIRRI

GALA sırasında Paolo Roversi ile kısa bir sohbet yaptım ve yıllardır merak ettiğim bir soruyu sordum.

MeToo çağında siz bu 9 Juliet’ten hangisisiniz

Amerikalı şair Ezra Pound 1972 yılında Venedik’te öldüğünde Associated Press Ajansı, cenaze fotoğraflarını çekmek üzere Paolo Roversi’yi Venedik’e göndermişti.

Yıllardır gondolla taşınan tabutun fotoğraflarını arıyor ve bulamıyordum.

Hayretle yüzüme baktı ve “Bugüne kadar kimse bana bunu sormadı” dedi ve cevabını verdi:

MeToo çağında siz bu 9 Juliet’ten hangisisiniz

“O fotoğraflar hiçbir zaman yayınlanmadı...”

İNSAN 72 YAŞINDA ROMEO OLUP DA JULIET ARAR MI

JULIET fotoğraflarını çeken Roversi benimle aynı yaşta. “Niye Juliet’in peşine düştünüz? 72 yaşında Romeo olmak mümkün mü?” diye sordum.

“Hayatta Juliet’in peşine düşme yaşı yoktur” dedi.

“Yani bu yaşta âşık olabilir misiniz” diye devam ettim.

Çok kısa bir cevap verdi:

“Kesinlikle.”

JULIET HİÇBİR ZAMAN O BALKONA ÇIKMADI

CASA di Giulietta...

Verona’da bütün sokaklarda bu tabelayı görüyorsunuz...

Yani Juliet’in evi...

14’üncü yüzyıldan kalma bir ev.

Burası gerçek adı Cappeletti olan Shakespeare’in eserinden Capulet diye tanıdığımız aileye ait mekânlardan biri.

O efsane balkon sonradan eklenmiş.

Her yıl orayı ziyaret eden 4 milyon insanın her biri biliyor ki, Juliet hiçbir zaman bu evde yaşamadı, o balkona çıkmadı.

Bahçede ise bir Juliet heykeli var...

MeToo çağında siz bu 9 Juliet’ten hangisisiniz

Göğsünü okşayıp bir dilek tutarsanız yerine gelir diye biliniyor. Juliet’in göğsünü avuçladım. Dileğimi ise daha nazikçe tuttum...

FOTOĞRAF EDİTÖRÜ: UMUT VEİS

 

X

İlk gençlik hapınızı kaç yıl sonra alabileceksiniz

Şimdi kahvenizden veya çayınızdan bir yudum alın...

Siz “brunch şampanyacıları”, tabii ki siz de kadehinizi kaldırabilirsiniz...

Şu güzel pazar sabahı size çok umut verici bir haberim var...

Çok değil... İki-üç yıl sonra bir hapla gençleşme ihtimaliniz çok yükseldi...

*

Size ölümsüzlük vaat etmiyorum ama...

En geç 10 yıl içinde, sizi 150 yaşına kadar yaşatacak çok önemli gelişmeler olabilir.

Silikon Vadisi’nin en zengin 10 adamını alın...

Yazının Devamını Oku

Yaşayan bir numaralı Müslüman o olabilir mi

Adı Muhammed. Soyadı Salah.

Yani yüzde yüz Müslüman adı ve soyadı...

Dünya artık onu “Mo Salah” olarak tanıyor.

Liverpool’un şahane oyuncusu...

*

Bu yıl İngiliz futbol liginin başından beri Liverpool’u uçuruyor...

Ne Messi bıraktı ne Ronaldo...

İki haftadır futbolla ilgilenen herkes onun Manchester United’a attığı golü ve asisti konuşuyor.

Şimdiden futbol tarihine geçti...

Yazının Devamını Oku

Diyarbakır Müzesi'ndeki domuz dişi ve 48 saat sonra gelen bir haber

Geçen hafta Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’ni gezerken rehberimiz bize ilginç bir şey anlattı.

Rehberimiz, vitrindeki süs eşyaları arasındaki bir domuz dişini gösterip şunları söyledi:

“Domuz insanoğlunun ilk evcilleştirdiği hayvandı. O nedenle mezarlarda bulduğumuz süs eşyaları domuz dişinden yapılmış eserlerdi.”

*

Demek ki domuz, bu topraklarda, yani Mezopotamya’da insanoğlu ile birlikte yaşamaya başlayan ilk hayvanlardan biriymiş... Ne ilginçtir ki yine bu topraklarda doğan iki inancın, Müslümanlığın ve Yahudiliğin de haram ilan ettiği ilk hayvan oldu.

Diyarbakır’da rehberimizden bunu dinlememizden 48 saat sonra dünya medyasına şu haber düştü:

New York Üniversitesi’nden bir doktor grubu çok ilginç bir deney gerçekleştirdi.

Domuzun bünyesinde geliştirilen bir böbreği, ailesinin iznini alarak, beyin ölümü gerçekleşmiş bir insanın bedenine bağladılar.

Yazının Devamını Oku

En iyisi halayı size Hint atasözü ile anlatayım

Çok sevdiğim bir Hint atasözü aynen şöyle diyor:

“Dans etmek kalplerimizin konuşmasını duymaktır...”

*

Halay da bir danstır...

Dans literatüründeki adı “folklorik dans”tır...

-

Fanatikler danstan korkarlar... Aralarında “hayatında hiç dans etmemiş olmakla” övünenler vardır.

Korkmakta haklıdırlar... Çünkü dans, onları besleyen nefreti, bir ilkokul çocuğunun bembeyaz silgisi gibi yumuşacık dokunuşlarla siler...

Yok eder...

Yazının Devamını Oku

Özdemir Bey geç de olsa sizi tanımak bir şerefti

Türk Savunma Sanayii’nin son 15 yıldaki parlayan yıldızı, Bayraktar ailesinin kurucu babası Özdemir Bayraktar aramızdan ayrıldı.

Muhafazakâr bir ailenin üyesiydi...

Dün bizim mahallede onun hakkında yazılanlara baktım...

Üzülerek gördüm ki bu insanı hiç tanımıyormuşum...

Meğer tam da Türkiye’nin bugünlerde aradığı insanmış...

Hürriyet’te Yalçın Bayer’in yazısını okudum.

Onun daha ilk ve orta eğitimden başlayan bilim tutkusunu...

Üniversite yıllarını, sonrasını, Türk sanayisinin gelişmesi için verdiği mücadeleyi...

Yazının Devamını Oku

Yer Diyarbakır, kuyruk Picasso kuyruğu gibi

Bu fotoğrafta, sırada bekleyen insanların ancak bir bölümünü görüyorsunuz. Çekilen videoları seyrederseniz, kamera sıranın sonuna kadar gidip köşeyi döndüğünde, bu kuyruğun devam ettiğini göreceksiniz...

Bu bir maç kuyruğu değil...

Bir pop müzik konseri kuyruğu değil...

Ahmet Güneştekin’in geçen cumartesi Diyarbakır’da açılan “Hafıza Odası” sergisine girmek için bekleyen insanlar bunlar...

Sanat alanında böyle bir kuyruğu geçtiğimiz 10 yıl içinde iki defa gördüm...

Biri İstanbul’da Sakıp Sabancı Kültür Merkezi’ndeki Picasso sergisiydi.

Öteki de İzmir’de Arkas Sanat Merkezi’nde açılan Picasso sergisiydi.

Bugüne kadar

Yazının Devamını Oku

Sonradan görme bir züğürdün o sorusu

Dün size 85 metrelik bir megayatı bütün iştahımla anlattım.

Ne yalan söyleyeyim, güzel yaşamak hayalleri olan bir insandım, hâlâ da öyleyim.

O nedenle memleketin bunca meselesi varken aklım yine de böyle şeylere takılıp gidiyor...

Yani benim de böyle sevdalı bir başım var.

İyi yaşamak bugün kurduğum bir hayal değil...

Mavi yolculuklar, yat sefaları ile ilgili hayallerim çok eskilere gidiyor...

Mesela şu fotoğraf.

1971 yılında Gökova’da bir yerde çekildi.

Yazının Devamını Oku

Sizce bu 85 metrelik megayatı satın alabilecek kaç kişi vardır?

Türkiye’de değil, dünyada kaç kişi vardır diye soruyorum.

Yat 85 metre...

Türkiye’de yapıldı.

Bir Türk şirketi tarafından yapıldı.

Yapımı 4 yıla yakın sürdü.

Ve geçen ay Cannes’daki dünyanın en önemli yatçılık fuarında ilk defa dünyanın dikkatine sunuldu.

Aldığım bilgiye göre, fuarın en ilgi çeken teknelerinden biri oldu.

4 gün boyunca 1.000 kişiye yakın insan tekneyi gezdi...

Yazının Devamını Oku

Öyleyse... Bir gün ben de Kırmızı Kraliçe'ye giderim

İlk haber 12 Ekim günü, ABD’nin Teksas eyaletinin Van Horn adlı bölgesinden havalanan bir uzay aracından geldi. Amazon’un sahibi Jeff Bezos’un Blue Origin adlı şirketinin uzaya ikinci uçuşunu yapan roketinin içinde tanıdık bir isim varmış.

William Shatner...

*

Biz onu daha çok “Captain James T. Kirk” olarak tanıyoruz...

Yani bizim bildiğimiz, 1970’lerin efsane uzay dizisi Star Trek’in ünlü kaptanı Kirk...

İşte onu oynayan aktör William Shatner, bu defa gerçekten uzaya gitmiş ve dönmüş.

‘Uzay Yolu’ (Star Trek) dizisi ilk kez 8 Eylül 1966 günü yayınlandı.

Dünya

Yazının Devamını Oku

Banyan ağacına asılı 10 esrarengiz ceset

Her şey bir yaz sabahı, sokağın orta yerindeki bakkal dükkânının zamanında açılmaması ile başladı.

Sütçünün getirdiği süt kasaları hâlâ dükkânın önünde duruyordu.

Durumdan şüphelenen komşular eve girince dehşetten donup kaldılar...

Yıl 2018’di...

Olay yeri Hindistan’ın Delhi şehrinin kuzeyindeki popüler bir mahalleydi...

O sabah dükkân sahibinin üst kattaki evine giren komşular, evin tavanındaki mazgal şeklindeki demirlere asılı 10 cesetle karşılaştılar.

Bir ceset de içeride bir odada yatağın üzerinde yatık vaziyetteydi.

*

Yazının Devamını Oku

Bu kadın 'Yetmez ama evetçi'leri fabrika ayarlarına döndürür mü

Bu yıl ekonomi dalında Nobel alan üç ekonomisti tanımıyorum.

Ama bir ekonomist var ki, nereye baksam onu görüyorum şu son zamanlarda.

Mariana Mazzucato...

*

Dünyayı sarsan 68 Mayıs olaylarından bir ay sonra, 16 Haziran 1968’de doğmuş.

İtalyan asıllı ama çifte vatandaşlığı var.

Aynı zamanda Amerikalı...

Londra Kolej Üniversitesi’nde ekonomi bölümü öğretim üyesi.

Aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü Ekonomi Konseyi üyesi.

Yazının Devamını Oku

‘Final Töreni’ndeki bu şampanya nasıl patladı?

Önce, bir yıl önceye döneyim.

Yıl 2020...

Uzun yıllar yapılamayan Formula 1 yarışları yine Türkiye’ye dönmüş ama pandemi nedeniyle seyircisiz yapılıyor.

O gün F1 tarihinde bir rekor kırılıyor.

Lewis Hamilton bu yarışın İstanbul ayağını da kazanmış ve yarışma tarihine yeni bir rekor yazmış.

Bu yarışı, 7’nci defa kazanıp Ferrari efsanesi Michael Schumacher’in rekorunu egale etmiş.

Yani Formula 1 tarihinde çok özel bir gün...

Bütün dünyanın gözü Türkiye’deki pistte yapılacak ödül töreninde...

Yazının Devamını Oku

İşte medyanın yeni testosteron kralı

Biliyorum bu pazar günü, “memleketin bunca sorunu varken” lobisinden yine epey dayak yiyeceğim...

Ne yapayım, dayanamıyorum... Bir de böyle dayaklara şerbetliyim.

Bugün pazar, kasveti atıp eğlenceli bir konuya gireceğim.

*

Geçen hafta itibarıyla “Türkiye’nin testosteronu en yüksek medya mensubu” tahtı beden değiştirdi. Geçen haftaya kadar en yüksek testosteronlu erkek medya mensubu bendim. Dr. Osman Müftüoğlu nezaretinde ölçülmüş testosteronum 623’tü...

Hatta Fenerbahçe benim için 623 numaralı bir de forma yaptırmıştı.

*

Sahip olduğum “E.T.” unvanım, yani “En yüksek Testosteron” tacım, geçen hafta itibarıyla elimden alındı.

Üstelik de bir magazinci tarafından alındı.

Yazının Devamını Oku

‘Happy Birthday’ telefonları: Putin’i hangi başkanlar aradı

Dün sabah küçük bir haber dikkatimi çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki gün Rusya Devlet Başkanı Putin’le bir telefon konuşması yapmış.

Nedense bu haber bir gün önce pek dikkat çekmedi.

*

Acaba doğru mu diye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın sitesine girip baktım.

Gerçekten bir gün önce açıklama yapılmış...

Açıklamada küçük bir cümle dikkatimi çekti:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Rusya Devlet Başkanı Putin’in doğum gününü de kutladı.”

İfadede

Yazının Devamını Oku

Çok teşekkürler İsmail Bey, sayende ilk 4 madde yazıldı

Bu hafta başına kadar tablo aynen şöyleydi.

Cumhur İttifakı yeni bir anayasa için düşünce egzersizine başlamıştı.

Millet İttifakı ise resmen veya gayriresmi olarak dahil 6 partinin temsilcileri iee yeni bir anayasa için masaya oturmuştu.

*

İki kanat, iki ayrı sistem üzerine anayasayı konuşuyordu.

Cumhur İttifakı “Güçlendirilmiş Başkanlık Sistemi” üzerine...

Millet İttifakı ise “Güçlendirilmiş Parlamento” sistemine dönüşü savunuyordu...

İkisi çok ayrı yerlerdeydi...

*

Yazının Devamını Oku

Yarasalar ve fareler sarayı basınca ne oldu

Cumartesi sabahı bizden önce yabancı bir gazeteci grubu Arslantepe’deymiş.

Orada bir gazeteci sormuş: “Siz burada neyin peşindesiniz?”

Yabancı gazeteci bu soruyu sorunca Francesca da ona bir başka soruyla cevap vermiş:

“Benim için burada bulduğumuz en önemli şey ne biliyor musunuz?”

Gazeteci merakla bakınca devam etmiş:

“Tohum. Evet kazı sırasında bulduğumuz en önemli şey tohumdu. Bir oda dolusu tohum bulduk. Çünkü en geç tabakalarda çalışıyoruz. O dönemde insanlar ne yiyor biliyoruz ama emin değildik. Çoğu buğday ama başka çok ince tohumlar da var. Seneye botanik antropologları bakacak ve ne yediklerine karar vereceğiz.”

‘Aslan’ın altındaki dünyaya yolculuğumuzun ikinci günü bu tohumların sırrıyla başlıyor.

Çünkü bu tohumlar daha şimdiden bize çok çarpıcı bir tarihi gerçeği anlatıyor.

Yazının Devamını Oku

Dünyanın ilk laik devleti işte tam da burada doğru

VIA Lancellotti, Roma’nın merkezinde Lancellotti meydanına açılan bir sokak.

Bu sokağın 18 numaralı binasının kapısında Türk ve İtalyan bayrakları asılı.

Çünkü burası Türkiye’nin Roma’daki Yunus Emre Kültür Merkezi...

İşte bu binada 28 Şubat 2021 günü çok ilginç bir söyleşi yapıldı. Söyleşiyi yapan kişi Marcella Frangipane isimli bir profesördü.

Roma’nın prestijli La Sapienza Üniversitesi’nin öğretim üyesi. Ama onun bizi çok yakından ilgilendiren bir başka unvanı daha var.

Malatya’daki Arslantepe Höyüğü’nün eski Kazı Heyeti Başkanı.

*

Frangipane, Arslantepe’nin artık hepimizin bildiği önemini anlattı.

Burası MÖ 6 binden başlayıp, MS 1’inci yıla kadar uzanan bir dönemde bilinen en önemli yerleşim alanıydı.

Yazının Devamını Oku

Liderin önündeki ışık ve arkasındaki gölge

Bir gazeteci olarak beni en çok etkileyen siyasi fotoğraflardan biri budur.

Çünkü bana Avrupa ve insanlık tarihindeki çok önemli anlardan birini anlatır.

Fotoğrafta gördüğünüz kişi, Almanya’nın en önemli şansölyelerinden biri olan Helmut Kohl...

Fotoğraf 2014 yılında Bild gazetesi için ünlü fotoğrafçı Andreas Mühe tarafından çekildi.

*

Fikir, Bild’in eski Genel Yayın Yönetmeni, dostum Kai Diekmann’a ait...

Kohl, o sırada hastaydı ve çekime ancak tekerlekli sandalye ile gelebilmişti...

Kai, onu Ludwigshafen’den helikopterle alıp Berlin’e getirmişti.

Bu fotoğraf, Berlin Duvarı’nın yıkılışının 25’inci yılı için, sabaha karşı 05.00’te, Berlin’in Brandenburger Kapısı’nda çekildi...

Yazının Devamını Oku

Bu köprü küresel bir eserse eğer, adı ‘Troya’ olmalıydı

Dünyanın önemli mühendislik haber sitelerinden biri olan “ENR” (Engineering News-Record) geçen çarşamba günü Çanakkale Boğazı üzerinde yapımı süren “1915 Çanakkale Köprüsü” ile ilgili ayrıntılı ve övücü bir yazı yayınladı.

Haberin başlığı şöyleydi:

“Dünyanın en uzun asma köprüsü Türkiye’de yapılıyor.”

*

Yazıdan öğrendiğime göre bugüne kadar dünyanın en uzun köprüsü Japonya’daki “Akashi Kaikyo” köprüsüymüş ve uzunluğu 1.992 metreymiş.

Çanakkale Köprüsü’nün uzunluğu ise 2.023 metre olacak.

ENR’daki İngilizce haberi iki defa dikkatle okudum.

Köprünün adı

Yazının Devamını Oku

Bu hödüğün hakkından vallahi Recep İvedik gelir

Fenerbahçe'nin yenilgisine üzüldüm...

Önceki akşam, Eintracht Frankfurt karşısındaki takım çıksaydı rahat 3 çekerdi bu Pire takımına...

Ama beni daha çok üzen Olympiakos’un hödük başkanının lafları oldu...

Hele hele bir de bazı Galatasaraylı dostların “Bizi bu hödüğün laflarına muhatap ettin ya Fener, helal olsun sana” yollu şakaları yok mu...

İşte o kahretti beni...

Delirdim...

*

Ama sonra herifin bu fotoğrafını gördüm...

Yazının Devamını Oku