GeriErtuğrul ÖZKÖK Konsolosluk olayı mükemmel cinayet mi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Konsolosluk olayı mükemmel cinayet mi

ADLİ Tıp dilinde bir terim var:

“Mükemmel cinayet...”

Yani en uzman dedektiflerin bile çözemeyeceği bir cinayet...

Konsolosluk cinayeti böyle mükemmel bir cinayet mi?

Bu soruyu, biri Adli Tıp, öteki sivil havacılık alanında iki uzmanla konuştum...

İlk uzman Sevil Atasoy...

Türkiye’nin en tanınmış Adli Tıp uzmanı.

Bir zamanlar Hürriyet’te yazarken onun için Patricia Cornwell’in romanlarındaki Adli Tıp uzmanı kadın kahramanın adından esinlenerek, “Türkiye’nin Kay Scarpetta’sı” demiştim.

Halen Üsküdar Üniversitesi öğretim üyesi.

İkinci uzman Hürriyet’in Kokpit köşesinin yazarı Uğur Cebeci...

Bana göre dünyanın bir numaraları sivil havacılık yazarı...

İşte iki uzmandan “konsolosluk cinayeti”...

ADLİ TIP: CESEDİ PARÇALASALAR MUTLAKA İZİ KALIRDI

Konsolosluk olayı mükemmel cinayet mi

Sizin bir kitabınız var, “Mükemmel Cinayet Yoktur”. Ama konsolosluk olayı mükemmel bir cinayet gibi görünüyor...

“Hayır kesinlikle mükemmel cinayet değil. Mutlaka iz vardır. İçeri girip iyi bir araştırma yapıldığı takdirde Türk polisi bunu çözer.”

- Cesedin parçalanarak çıkarılmış olması ihtimali var mı?

“Sanmam. Ceset parçalanırsa çok iz bırakır.”

- Silahla vurulmuş olması ihtimali nedir?

“Onu da sanmam. Hangi akıllı tabanca ile vurup ortalığı kan içinde bırakır...”

- Kan izini yok etmek mümkün mü?

“Hayır. Bir küveti su ile doldurun. İçine bir damla kan damlatın, sonra onu yere dökün, oradan kan izi bulunur. Türk polisinin elinde bu imkânlar var.”

- Bir insanı iz bırakmadan öldürmek mümkün mü?

“Çok zor. Yani kimyasal bir karışım zerk edersiniz, kalp krizi etkisi yapar. Ama o da anlaşılır.”

SİVİL HAVACILIK: X-RAY PARÇALANMIŞ CESET PARÇALARINI GÖREBİLİR Mİ

Konsolosluk olayı mükemmel cinayet mi

Tetikçiler 2 özel uçakla, özel uçakların indiği Genel Havacılık’tan diplomatik pasaportla geçmiş. Orada diplomatlara özel bir geçiş yeri var mı?

“Hayır yok. Genellikle bir yer hizmetleri görevlisi pasaportları toplar, toplu olarak götürür. Oradaki polis bir şeyden şüphelenmiş veya ihbar almışsa tek tek çağırabilir.”

- Normal dış hatlar bankolarındaki gibi orada da her geçen yolcunun tek tek görüntülenmesi sistemi var mıdır?

“Hayır tek bir banko vardır ve dediğim gibi bazen pasaportlara toplu işlem yapılır.”

- X-ray kontrolleri nasıldır?

“Normal uçuşlardaki gibi iki değil tek x-ray kontrolü yapılır.”

- Cesetler parçalanıp bavullara konulursa x-ray bunu görür mü?

“Hayır ceset de bir insan bedeni gibidir. Ancak ağızda veya vücutta metal transplant varsa onu görür.”

- Cesetleri parçalayarak çıkarmış olabilirler mi?

“Olabilir ama bu çok riskli bir şey. Ne kadar çok parçaya ayırırsanız, risk o kadar büyük olur. Büyük parça bırakırsanız da bu defa insan bedenine ait bir parça olduğu fark edilebilir.”

TETİKÇİ Mİ YOKSA BİR TEMİZLİKÇİ Mİ

DÜN yazımda Suudi Arabistan’dan gelen 15 kişiyi “tetikçi” olarak nitelemiştim.

Benim gibi polisiye roman meraklısı Mirgün Cabas mesaj atarak sordu?

“Bunlara tetikçi mi yoksa temizlikçi mi demek doğru?”

“Temizlikçi” bir cinayetten sonra olay yerine gelip bütün izleri silen kişilere deniyor.

Hani “Pulp Fiction” filminde, Harvey Keitel’in oynadığı Winston Wolf karakteri gibi yani...

SANEM ÇELİK’İN BACH ŞİFRESİ ‘G STRİNG’ Mİ

Konsolosluk olayı mükemmel cinayet mi

AŞK konularının Türk Alain De Botton’u Mehmet Yılmaz’a göre Sanem Çelik’in “Bach” şifresinin 3 yorumu var:

ÇOKLU ŞİFRE: Air Suite No.3, D Major, Bach’ın en fazla yorumlanan eserlerinden başındadır.

YORUM: Demek istiyor ki, “Hayatımda çok insan var”. Tabii ille de sevgili olması gerekmez.

AYRILIK ŞİFRESİ: Bu parça Bach’ın en hüzünlü eserlerinden biridir.

YORUM: Yakın bir zamanda hüzünle bitmiş bir ayrılığa gönderme olabilir.

MİZAHİ ŞİFRE: Bu eser 19’uncu yüzyılda August Wilhelm adlı bir kemancı tarafından solo keman için düzenlenmiştir.

O düzenlemenin adı “G string”dir...

YORUM: Bu şifrenin yorumunu da size bırakıyorum.

DÜNKÜ YAZIYI KAÇIRANA ÖZET

HÜRRİYET Pazar’da Hakan Gence, Sanem Çelik’e soruyor:

-“En klasik soruyu sorayım, hayatınızda biri var mı?”

“Ben de klasik soruya, Bach’ın yüksek iznini alarak ‘Air Suite No.3, D Major’ bestesiyle cevap veriyorum öyleyse.”

Ben de sormuştum:

Birine çok özel şifreli bir mesaj mı gönderiyor? Yoksa Bach’da hepimize verilen özel bir mesaj mı var? Anlamadım.

KARDEŞİM BUNLAR BALIKÇI DEĞİL VİNÇÇİ... TAM VİNÇÇİ

Konsolosluk olayı mükemmel cinayet mi

'DENİZCİ denizcinin kurdudur” diye bir laf yok. Ama eminim ki bu laf da “İnsan insanın kurdudur” lafı kontenjanına girer.

Bu fotoğrafı dün Posta gazetesinde gördüm.

“Turkcell Platin Tuna Master Alaçatı Balıkçılık Turnuvası”...

Kocaman bir balık ve yanında ondan da kocaman 4 baba işinsanı ismi...

Burhan Çavuşoğlu, Gökhan Çarmıklı, Murat Aslan, Erkut Soyak...

Daha kuşlar uyanmadan, horozlar ötmeden alıp şimdi Sicilya açıklarında olan bir işinsanı arkadaşıma gönderdim.

“Bak dedim adamlar balıkçı... Sen durmadan eski fotoğraf gösteriyorsun, onlar aha bu balığı yakalamışlar.”

El cevap: “Onlar balıkçı değil vinççi... Vinççi...”

“Bu ne biçim laf yahu” dedim. Ona da el cevap: “O bölgedeki ton balığı çiftliklerinin yanına gelmiş balıkları vinçle çekiyorlar...”

Ayrıca bu fotoğrafın eski olduğu iddiası da var.

Bunu söyleyen kim? Adını vermem, çünkü şunu bilirim.

Balıkçı ile balıkçı, avcı ile avcı arasındaki kavgaya girilmez. Birbirlerine böyle, “Sen balık tutmuyor, kepçe operatörlüğü yapıyorsun” derler, sonra kol kola yine balığa giderler.

Sen ortada kalırsın.

Tabii cevap hakkını kullanmak isteyen “vinççi” varsa köşem onlara açık.

 

 

X

Bu karedeki tek farkı bulun çünkü tarihi işte o insan yazdı

Geçen çarşamba Berlin’in Tempelhof Havaalanı’nda açılan olağanüstü bir sergiyi geziyorum...

Ama size önce bu serginin açıldığı mekânı anlatayım.

Tempelhof Havalimanı bugün boş ve neredeyse metruk devasa bir bina...

1923’te inşasına başlanmış ama Hitler döneminde totalitarizmin anıtsal bir binası haline gelmiş. Yani Nazi ruhunun dolaştığı hayalet bir hangar burası...

İşte burada “Diversity United” isimli, Türkçe’ye “Birleşik Farklılık” olarak çevrilebilecek bir sergi açıldı.

Daha doğrusu sınırlı bir bienal diyebilirsiniz.

*

Avrupa’nın 34 ülkesinden 90 sanatçının eseri sergileniyor.

Aralarında

Yazının Devamını Oku

Aziz Nesin’in, Cem Yılmaz’ın ülkesi neden artık gülmüyor

1) Öyle bir çağdayız ki artık duygusal planlama yapmak mümkün değil...

Dün Türkiye, yanan ormanlarına, kaybolan canlarına, çaresiz hayvanlarına...

Ve bir de o ormanlar, oradaki canlılar için hayatını feda eden genç çocuğumuza ağlarken, ben Almanya’nın Bayreuth şehrinde Wagner’in “Die Walküre” (Valküreler) operasını seyrediyordum...

*

Türkiye’den ayrılırken, ülkem tatil yapıyordu...

Ve bir anda o duygusal tatil bitti...

Operanın her arasında insanlar bir önceki sahneyi konuşurken, ben Türkiye ile konuşuyordum...

Dün geceden beri o görüntüler gözümün önünde...

Bir de

Yazının Devamını Oku

Hâlâ rüyamda kendimi o koltukta görüyorum

Almanya’nın en büyük gazetesi Bild’in eski genel yayın yönetmeni ile Gökova’nın Börtübet Koyu’nda yaptığımız sohbet devam ediyor. Bugünkü konumuz “yeni hayat...”

Kai Diekmann ayrıldıktan sonra dijital dünyaya geçti. Artık “Story Machine” adlı, Almanya’nın en büyük sosyal medya içerik yönetim şirketinin hissedarı. Yeni bir hayatı var. Almanya’nın birçok ünlü kişisinin sosyal medya hesaplarına içerik üretiyor. Artık o eski güçlü insan değil, ama dijital alemin krallarından biri...

*

Bugün onunla yeni hayatı üzerine konuşacağız... Eskiden neler kaldı, neler geçip gitti... Özledikleri, özlemedikleri... Hiç pişman olmadıkları, çok pişman oldukları... Altmışlı yaşlarına giderken hayata yeni bir bakış...

*

Almanya’da iki güçlü insanın dönemi kapanıyor... Kai Diekmann Bild’in başından ayrıldı... Merkel de ayrılmaya hazırlanıyor... Karşınızda Türkiye’nin büyük dostu yeni Kai Diekmann...

1) SONUNDA DYLAN’IN ŞARKISINDAKİ GİBİ OLDUM, MASAM YOK, KENDİ KAHVEMİ YAPMAYI BİLE ÖĞRENDİM

ERTUĞRUL ÖZKÖK:

Yazının Devamını Oku

Genel yayın yönetmenliğimin bittiğini bir soruyla anladım

Kai Deikmann...

Bundan 4 yıl öncesine kadar Merkel’den sonra belki Almanya’nın en kudretli insanıydı...

16 yıl boyunca genel yayın yönetmenliğini yaptığı “Bild” gazetesi, 5 milyon tirajı ile Avrupa’nın en büyük gazetesiydi...

Dijital yayını ile her gün 22 milyon Alman vatandaşına ulaşıyordu.

Attığı bir manşet Almanya Cumhurbaşkanı’nın istifasına yol açmıştı...

*

Dünyanın belki en güçlü genel yayın yönetmeni Diekmann 2017 yılında o koltuktan kalktı...

Bugün 57 yaşında...

Uzun yıllar Hürriyet’in de yönetim kurulu üyeliğini yaptı...

Yazının Devamını Oku

‘Düşman’ gazeteciyle 18’inci delikte çok gizli bir buluşma

1)“18’inci delik” bir golf deyimi...Golf sahalarında ya 9 ya 18 delik bulunuyor. Bugünkü hikâyemiz işte orada, 18’inci deliğin başında geçiyor...

Önce olay yeri keşfi yapalım... Dünyanın en meşhur golf kulübü, herhalde, Amerika’nın Florida eyaletindeki Mar-a-Lago Golf Kulübü’dür... Çünkü burası ABD’nin eski başkanı Donald Trump’ın sahibi olduğu bir yer... Daha önemlisi Trump başkanlığı boyunca orasını “Kışlık Beyaz Saray” olarak tanımlıyor...

Kulübün 500’e yakın üyesi var...

Trump burayı kendine merkez olarak seçtikten sonra giriş aidatı 150 bin dolardan 250 bin dolara çıktı...

Bu golf kulübünün çok özel ve öteki alanlarından ayrılmış bir bölgesinde Trump’ın malikânesi var.

Bu yapı, Florida’nın en büyük üçüncü, bütün Amerika’nın ise 20’nci en büyük malikânesi olarak biliniyor. Ancak kulübün yakın geçmişinde kötü bir olay var.

Çocuk tacizi ve tecavüzü nedeniyle girdiği cezaevinde intihar eden Epstein de bu kulübün üyesiymiş.

Kulüp üyelerinden birinin kız çocuğunu taciz edince üyelikten çıkarılmış.

Yazının Devamını Oku

Neden herkes bir zamanların en kötü adamına konuşuyor

CHP Genel Başkanı’nın eşi Selvi Kılıçdaroğlu, Armağan Çağlayan’ın YouTube kanalının konuğu olmuş.

Oradan öğrendim...

Selvi Hanım’ın hayalindeki meslek gazetecilikmiş...

Çubuk’ta eşine yapılan linç girişiminin onu çok üzdüğünü söylüyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’na “Eve yemeğe gelmeyeceğini” söylemediği zaman kızıyormuş.

Çok insani bir sohbetti ve baştan sona keyifle izledim.

*

Bu yayını izlerken, Armağan Çağlayan’ın programına kimlerin çıktığını bir düşündüm...

Hiçbir yerlere çıkmayan

Yazının Devamını Oku

Bir düğün gecesinden kaç COVID-19 pozitif çıkar ‘Dört Nikâh Bir Cenaze’ mi

Amerika Birleşik Devletleri’nin Oklahoma eyaletinde bir düğünden sonra 18 kişide COVID-19 Delta varyantı görülmüş. Peki Türkiye’de bir düğünden kaç COVID-19 pozitif çıkar?

Google’da bir arama yaparsanız karşınıza 24 Ağustos 2020 tarihli bir haber çıkıyor:

Bursa’da bir düğüne katılanlar arasında 42 kişide COVID-19 vakası saptandı...

Bu soruyu sormamın nedeni şu. Türkiye’de düğün mevsimi açıldı... Geçen yıldan ertelenen 300 bin düğünle birlikte bu yıl 900 bin düğün bekleniyor... Yeni vaka sayısı önceki gün itibarıyla 10 bine yaklaştı.

Bu durumda şu soruları sormamız da normal:

- Bir düğünden...

- Bir siyasi parti toplantısından

- Bir bar gecesinden

- Bir toplu yemekten

Yazının Devamını Oku

Pandemi, 60 üstü bir Beyaz Türk’ün ömrünü kaç yıl daha kısalttı

Biliyorum, şu güzel bayram gününde böyle bir sorunun ne manası var diyeceksiniz...

Çok haklısınız...

Hele hele benim gibi “Hayat varsa ölüm yoktur” diye düşünen bir insanın durup dururken bu soruyu sorması ve keyfimizi kaçırması çok manasız. Ama kızmayın. Ben sadece piyanistim...

Soruyu ben sormuyorum, o nedenle bana ateş etmeyin...

Dün New York Times’ta okudum.

Pandemi bir buçuk yıl içinde Amerikan halkının ortalama ömrünü 1.5 yıl kısaltmış...

2019’da yeni doğan bir çocuğun ortalama ömür beklentisi 78.8 iken, 2020 sonunda bu rakam 77.3’e inmiş...

*

Yazının Devamını Oku

Rumeli sahilinde ceketli bir heykel ve onun ceketsiz ölen büyük şairi

Şu günlerde “memleket meselesi” yazmamanın kıymetini daha iyi anladım.

Hatta “siyaset” yazmamanın Allah’ın bana bahşettiği bir güzellik ve fırsat olduğunu düşünmeye başladım.

*

Türk dilinin en büyük şairlerinden Orhan Veli 14 Kasım 1950 günü İstanbul’da öldü...

Bugün Aşiyan Mezarlığı’nda yatıyor.

Onun Rumelihisarı sahilinde bir heykeli var...

Üzerinde ceketle otururken temsil edilmiş...

Oysa dün öğrendim ki, Orhan Veli ceketsiz ölmüş...

Bunu da dün

Yazının Devamını Oku

15’inde dünyanın en güzel çocuğu 66’sında Gandalf

Dünya sinemasının en önemli eserlerinden biri İtalyan yönetmen Visconti’nin “Venedik’te Ölüm” filmiydi...

Thomas Mann’ın çok sevdiğim aynı isimdeki novellasından çekilen film, hayatım boyunca beni en çok etkileyen sanat eserlerinden biriydi...

*

Nasıl olmasın ki...

- Yazarı Thomas Mann...

- Yönetmeni Luchino Visconti... “Leopar”ı da çeken insan...

- Baş oyuncu Dirk Bogarde...

İngiliz sinemasının büyük oyuncusu...

- Kadın oyuncu

Yazının Devamını Oku

First class koltuğunda, havyarlı, şampanyalı, bir kavanoz yolcu

Geçen hafta cuma günü Los Angeles’tan kalkan bir uçağın first class mevkisindeki bir koltuğa Louis Vuitton bir çanta kondu.

Pilot anons yapınca, çantanın kemerleri bağlandı.

Sivil havacılık tarihinin belki de en tuhaf yolculuğu işte böyle başladı.

Kavanozun içinde ise Türkiye’de de iyi tanınan, dünya starı bir yolcu...

Zsa Zsa Gábor...

*

Gábor, 18 Aralık 2016 günü Los Angeles’taki Ronald Reagan UCLA Medical Center Hastanesi’nde öldü.

Öldüğünde 99 yaşındaydı... Vasiyeti üzerine yakılarak külleri bir kavanoz içinde Los Angeles’taki Westwood Mezarlığı’na kondu.

Ancak

Yazının Devamını Oku

Yani erkek dediğin: Zampara ve iyi sevişen bir makarnacı mıdır

Şurası kesin...

Pandemi sırasında Marcello Mastroianni’yi yeniden keşfettik.

Bu yıl Türkiye’de ve dünyada 1960’lı yılların İtalyan filmlerini seyretme modası var...



Dino Risi, Ettore Scola, Fellini, Vittorio de Sica gibi popüler yönetmenlerin anlattığı o İtalya hepimize çok tanıdık geliyor... Seviyoruz o İtalya’yı...

*

Yazının Devamını Oku

Ben barın bu tarafında kaldım, barmenim 3 milyarlık patron oldu

Evet ben hâlâ barların bu tarafındayım, barmenim ise 3 milyarlık patron oldu.

TL değil, 3 milyar dolarlık patron...

Yanda gördüğünüz fotoğraf 3 yıl önce İstanbul Tünel’de “Soho House”da çekildi.

Barın müşteri tarafında ben varım.

Karşımdaki barmenin adı ise Nick Jones...

Gördüğünüz gibi gayet mütevazı ve sempatik bir ifadeyle bana içki servisi yapıyor.

Kendisi, Pink Floyd hayranı, rock’çı bir arkadaşımızdır.

Yazının Devamını Oku

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı 19 Temmuz Cinderella Bayramı

Bu şahane fotoğraf Andrew Lloyd Webber’in son müzikal oyunu “Cinderella”dan bir sahne...

Lloyd Webber, 20’nci yüzyılın en büyük müzikal bestecilerinden biri...

*

18-19’uncu yüzyıl ve 20’nci yüzyılın ilk çeyreği opera dönemiydi...

Yirminci yüzyıl ise müzikaller çağı oldu...

Webber geçen yüzyıla damgasını vuran “Cats” ve “Phantom of the Opera” müzikallerinin yazarı...

Şimdi de onun yeni eseri “Cinderella” sahneleniyor... Fotoğrafını gördüğünüz bu oyunun, İngiltere’nin COVID-19 tarihinde çok önemli bir yeri olacak.

İngiltere 19 Temmuz yani bu pazartesi günü normal hayata geçişini ilan edecek.

Yazının Devamını Oku

Bu duvara iyi bakın: yıkılışı Berlin Duvarı kadar önemli

Manchester şehrinin güneyindeki Withington bölgesi polisi geçen pazartesi sabahı çok sayıda vatandaştan şikâyet telefonu aldı...

Vatandaşlar, şehrin bir binasının duvarına çizilen graffitiyi şikâyet ediyordu.

Çünkü o duvar graffitisinde üç isim hakkında ırkçı ifadeler ve çizimler vardı.

Hedefteki üç isim şunlardı:

Marcus Rashford, Jadon Sancho ve Bukayo Saka...

Bu üç kişi İngiliz milli takımının beş siyah oyuncusundan üçüydü... Üçü de bir gece önce oynanan İngiltere-İtalya maçında penaltı kaçırarak, takımlarının şampiyonluğu kaçırmasına neden olmuşlardı.

O gece İngiltere’nin ırkçı trolleri bu insanların hayatını cehenneme çevirdi.

Ve sonunda iş

Yazının Devamını Oku

Otuz yaş altı dünyanın en önemli 30 müzisyeninden biri

“OHHH Zoom konserler bitti...”

Önceki akşam Bodrum Zai’de, pandeminin başından beri fiziksel ortamda ilk konseri izledim.

Böylece sadece “dinleme” kodundan “izleme” moduna geçtim.

Özlemişim...

*

Konseri ÇEV Sanat’ın genç müzisyenleri verdi.

Solistler kemancı Bade Daştan ile çellist Jamal Aliyev’di...

Bodrum’un klasik müzikteki açılış konserini Fazıl Say şu cümleyle yaptı:

“Türkiye öyle az buz bir yer değil...”

Yazının Devamını Oku

Shakespeare penaltı kaçırınca Dante ve Caravaggio mu kazandı

Önceki gece ne seyrettiğimizi düşündünüz mü...

Evet çok güzel bir futbol seyrettik...

Maç öncesi iki takım da diz çökerek ırkçılığa karşı çok güzel bir dayanışma fotoğrafı verdiler...

İnsanlar iki yıldan beri ilk defa yan yana, omuz omuza maç seyrettiler.

Ama sahada sadece bu mu vardı?

Sahada, dünyanın en demokratik ülkelerinden ikisinin milli takımları vardı...

Biri İngiltere...

Shakespeare

Yazının Devamını Oku

Çingenepalamutu ve 'Lymantria Dispar'ın hayatında özel bir gün

“Entomological Society of America...”

Yani Türkçe deyişle “Amerikan Böcekbilimi Cemiyeti” geçen salı günü bizim bildiğimiz çingenepalamutunu da ilgilendiren bir karar aldı.

Bundan böyle “Lymantria Dispar”ın adı değişecek...

Daha doğrusu bilimsel adı “Lymantria Dispar” olan böceğin halk arasındaki adı artık başka olacak...

Bu tırtıl böceğin halk arasındaki adı “Gypsy Moth”du...

Yani “Çingene güvesi...”

Dernek geçen yıl bu isme gelen bir itirazı incelemeye aldı ve sonunda geçen salı günü bu ismin “halk dili sözlüğünden” çıkarılmasına karar verdi.

Nedeni de şu:

Yazının Devamını Oku

Cavit... Rıfat! Bırakın Forrest Gump gibi yürümeyi, 10 bin adım balonmuş

1) Bana göre dün hepimizin sağlığını ilgilendiren bir devrim oldu...

Pandemi boyunca hepimiz adım saydık...

Rekor işinsanı Cavit Çağlar’daydı.

Günde 25 bin adım.

*

Posta gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Rıfat Ababay...

Her gün 15 bin adım ata ata bitirdi kendini, o aslan gibi adam kuşa döndü, sadece bir tutam bıyık kaldı yüzünde...

Çetenin elebaşısı ve azmettiricisi tabii ki Hürriyet’in başyazarı Osman Müftüoğlu’ydu...

Her gün iWatch’unun, üzerinde 17 bin adım yazan ekranını yüzlerce insana postaladı...

Yazının Devamını Oku

Salı akşamı HALK TV’de beni şaşırtan bir ‘sayın’ hitabı

Geçen salı akşamı beni şaşırtan bir şey oldu.

Belki de “umutlandıran” demem daha doğru olur.

Halk TV’de ana haber bültenini sunan Özlem Gürses, Zülfü Livaneli’nin CHP içinde başlattığı tartışmayı anlatırken, kendisine bir mesaj gelmiş.

WhatsApp mesajını gönderen kişi MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter...

Ama dikkat...

Mesaj ona ait değil...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli gönderiyor mesajı...

Konu da ilginç...

Yazının Devamını Oku