King Kong'un yanındaki 6197 NO'lu binada çıkan o yangında meğer ne yanmış

1 Haziran 2008...

Pazar sabahı saat 04.43...

New England Caddesi’ndeki binanın tepesinde aniden yükselen alevleri ilk gören civardaki tema parkında çalışan bir görevliydi...

Yangın, dev King Kong robotunun bulunduğu yerin hemen yanındaydı.

Alevler biraz sonra King Kong’u sarmış, oradan biraz ilerideki küçük bir meydana sıçramıştı.

*

Burası 1980’li yılların en ünlü filmlerinden biri olan “Geleceğe Dönüş”ün (Back to the Future) en önemli sahnelerinden birinin çekildiği Courthouse Meydanı’ydı...

Yanan, dünyanın en ünlü film şirketlerinden Universal stüdyolarına ait binalardan biriydi.

Her gün binlerce insanın gezdiği, o ünlü film sahnelerinin çekildiği dekorların sergilendiği tema parkının hemen yanındaydı.

*

Yangın çıkan yer de “6197 numaralı bina” olarak biliniyordu.

Burası Universal stüdyolarına ait filmlerin ve videoların orijinallerinin korunduğu depoydu.

Ertesi gün çıkan gazetelerde sadece şu ibareler geçiyordu:

“Çok sayıda sinema ve televizyon görüntüsü yandı...”

*

Doğruydu... O binada Universal’in film ve video arşivi vardı.

Ancak bu arşiv binanın sadece üçte ikisini kaplıyordu.

Geriye kalan bölümdeki 5.5 metrelik raflarda saklanan bir başka arşiv daha vardı ki, aradan geçen 11 yıl boyunca dünya o sabah yanan şeylerin ne olduğunu öğrenemeyecekti.

Çünkü kimsenin fark etmediği şey şuydu:

Yangının çıktığı tarihte o binada, orada olmaması gereken çok önemli bir arşiv daha vardı.

King Kongun yanındaki 6197 NOlu binada çıkan o yangında meğer ne yanmış

O SABAH DÜNYA MÜZİK MİRASININ 500 BİN MASTER’I YANIP YOK OLMUŞ

Olay geçen ay, tam zamanıyla 11 Haziran günü New York Times gazetesinde yayınlanan uzun bir yazıyla patladı.

Yazıyı kaleme alan Jody Rosen adlı bir araştırmacıydı.

Zaman zaman New York Times Magazine’e böyle uzun araştırma yazıları yazıyordu.

Jody Rosen, 11 yıl sonra tüm dünya müzik çevrelerini dehşete düşüren bir gerçeği ortaya çıkarmıştı.

O sabah o binada, dünyanın en önemli müzik arşivi de yanmıştı.

Arşiv derken, müziğe ait belgeler değil, 1940’lardan beri kaydedilen plakların “master”larıydı yok olan.

Amerikalı gazeteciye göre o sabah orada dünya müzik varlığının 500 bin master’ı yanıp kül olmuştu.

Dünya müzik tarihinin en büyük felaketiydi bu.

‘NE OLACAK CANIM DİJİTAL KOPYASI YOK MU’ DİYENLERE

Master, “Kaydedilen bir müzik parçasının yerine konamayacak ilk ve tek kopyası” demekti.

Yani hiçbir kopyanın sahip olmadığı aslıydı.

Ne var bunda, zaten çoğu dijital olarak “remaster” edilmedi mi diyebilirsiniz...

Hayır o kadar basit değil.

Müzik 50 yıla yakın süreyle analog tekniklerle metal teyplere kaydedilmişti.

Ancak bu kayıtlarda her bir enstrüman ayrı ayrı olarak banda alınıyor ve master’ın ayrı bir bölümüne kaydediliyordu.

Daha sonra bunlar stüdyolarda miks ediliyordu.

Yani, kaydedilen müziğin aslına en uygun orijinali buydu. Ama asıl önemli bilgi şuydu.

Bunlar dünyanın en büyük müzik şirketi olan “Universal Music Group”un elindeki master’lardı.

Yani bütün dünyadaki kayıtlı müziğin neredeyse yüzde 50’sine sahip grubun elindeki en kıymetli hazine.

King Kongun yanındaki 6197 NOlu binada çıkan o yangında meğer ne yanmış

BİLLİE HOLİDAY’IN BÜTÜN MASTER’LARI YOK OLDU - NELER YANDI 1

Yananlar arasında dünya müzik tarihinin Louis Armstrong, Duke Ellington, Ella Fitzgerald gibi dev isimlerinin en büyük klasikleri de vardı. Mesela Decca şirketinin çıkardığı Billie Holiday’in bütün master’ları yanmış, yok olmuştu.

O yüzden bunlara “Müziğin nesli tükenen türleri” deniyor.

Universal Music Group, bugün bütün dünyadaki kayıtlı müziğin neredeyse yarısını temsil ediyordu.

King Kongun yanındaki 6197 NOlu binada çıkan o yangında meğer ne yanmış

‘ROCK AROUND THE CLOCK’UN ORİJİNAL KAYDI DA YOK OLDU - NELER YANDI 2

Yanan master kalıplar içinde dünya caz müziğinin şu en ünlü isimlerinin kayıtları da vardı:

Muddy Waters, Howlin’ Wolf, Willie Dixon, Bo Diddley, Etta James, John Lee Hooker, Buddy Guy ve Little Walter. Aretha Franklin’in kilise korosundayken kaydedilen kayıtları, dünyanın en ünlü caz sanatçılarından John Coltrane’in şarkılarının çoğu, Count Basie, Coleman Hawkins, Dizzy Gillespie, Max Roach, Art Blakey, Sonny Rollins, Charles Mingus, Ornette Coleman, Alice Coltrane, Sun Ra, Albert Ayler, Pharoah Sanders gibi caz devleri. Bill Haley and His Comets’in, rock’n roll müzik dönemini açan efsane şarkısı “Rock Around the Clock”un master’ı da o yangında yok olmuş.

King Kongun yanındaki 6197 NOlu binada çıkan o yangında meğer ne yanmış

ERİC CLAPTON, NİRVANA, QUEEN, ELTON JOHN, EMİNEM DE GİTTİ - NELER YANDI 3

YANANLAR arasında pop müziğinin dünü ve bugünü de var: Burt Bacharach, Joan Baez, Neil Diamond, Sonny and Cher, The Mamas and the Papas, Joni Mitchell, Captain Beefheart, Cat Stevens, The Carpenters, Gladys Knight and the Pips, Al Green, The Flying Burrito Brothers, Elton John, Lynyrd Skynyrd, Eric Clapton, Jimmy Buffett, the Eagles, Don Henley, Aerosmith, Steely Dan, Iggy Pop, Rufus and Chaka Khan, Barry White, Patti LaBelle, Yoko Ono, Tom Petty and the Heartbreakers, The Police, Sting, George Strait, Steve Earle, R.E.M., Janet Jackson, Eric B. and Rakim, New Edition, Bobby Brown, Guns N’ Roses, Queen Latifah, Mary J. Blige, Sonic Youth, No Doubt, Nine Inch Nails, Snoop Dogg, Nirvana, Soundgarden, Hole, Beck, Sheryl Crow, Tupac Shakur, Eminem, 50 Cent and the Roots.


MÜZİK MASTER’ININ SİNEMA ARŞİVİNDE NE İŞİ VARDI

2008’de yangından sonra kimsenin aklına böyle bir şey gelmemişti.
Çünkü orası bir sinema şirketine aitti. Dolayısıyla kimsenin aklına orada müzik kayıtlarının bulunabileceği gelmemişti. Oysa Universal’in elindeki UMG, yani Üniversal Müzik Şirketi, 2006 yılında Fransız Vivendi grubuna satılmıştı.

Vivendi, kendisine geçen bütün master’ları, kira karşılığı Universal’in Los Angeles’taki stüdyolarında 6197 numaralı binada muhafaza ettiriyordu. Dolayısıyla film ve televizyon malzemesi ile birlikte müzik kayıtları da gitmişti. New York Times yazarı aradan geçen 11 yıldan sonra işte bu müzik felaketini ortaya çıkarıyordu.

PRİNCE MASTER İÇİN NE DEMİŞTİ

“EĞER müzisyen olarak siz master’ınızın sahibi değilseniz, master’ınız sizin sahibinizdir.”

King Kongun yanındaki 6197 NOlu binada çıkan o yangında meğer ne yanmış

ERTEGÜN’ÜN DEPOSUNDAKİ YANGINDA NELER GİTTİ - ÖTEKİ FELAKETLER 1

New York Times’ta yayınlanan yazıda bizi yakından ilgilendiren bilgiler de var.

Mesela Ahmet Ertegün’ün Atlantic şirketinin çok sayıda master’ı da bir başka yangında yok olmuş.

Ertegün 1970’lerde New York’ta Manhattan’da bulunan şirketindeki master’ların çok yer tuttuğunu söyleyerek CFO’suna bir depo bulmasını istemiş.

CFO da bir yakınının New Jersey’deki deposunu bulmuş.

İşte bu depoda 8 Şubat 1978 günü bir yangın çıkmış.

Atlantic’in 1949-1969 arasında kaydedilen 5000 session kaydının tamamı gitmiş.

Bunlar arasında Aretha Franklin, Ray Charles, John Coltrane ve Ornette Coleman gibi caz devlerinin session kayıtları da bulunuyormuş.

SOUL MÜZİĞİN HAZİNESİ DE SALATA SOSU ALTINDA KALMIŞ - ÖTEKİ FELAKETLER 2

Aynı yazıdan şunu da öğrendik.

Soul müzik türünün en büyük yayıncı şirketi olan Tamla Motown’ın New Jersey’deki master’larının başına da 2004 yılında bir felaket gelmiş.

Şirketin bulunduğu deponun üzerinde çok büyük bir yemek servisi şirketi varmış. Bir gün su boruları patlamış, orada depolanan çok büyük miktardaki salata sosları da sulara karışmış ve alttaki bütün kayıt teypleri bu salata sosu seli altında kalmış. Depoda 350 bin master kayıt bulunuyormuş.

Ancak akıllı davranan görevlilerin çok hızlı hareket etmesi ile çoğu kurtarılmış. 12 adet dev soğutuculu TIR getirilmiş. Islanan teypler kurutulmuş.

FETÖ ARŞİVİ DEPOSUNDAKİ MASTER MÜZİK KAYITLARI

Yine bu yazıdan öğreniyoruz ki, bugün artık çok sayıda müzik şirketi master kayıtlarını dünyanın en büyük dijital depolama şirketi olan “Iron Mountain” şirketinin sığınaklarında koruyormuş. Şirketin Amerika’nın birçok yerinde böyle sığınak depoları varmış.

6197 numaralı binadaki yangından sonra UMG 250 bin master’ını şirketin Pensilvanya’daki sığınağına nakletmiş.

Bir zamanlar okumuştum. FETÖ örgütünün Türkiye’den taşınan illegal kayıtları ve belgeleri de aynı şirketin Pensilvanya’daki sığınaklarında saklanıyormuş.

YANMAYAN MASTER’LARI BEKLEYEN ASIL FELAKET

Ancak bu master’ların depolara konulması da sorunu çözmüyor.

Şimdi daha büyük bir tehlike var.

Aranan master’lar sığınaktaki raflarda bulunamıyor.

Çünkü yüz binlerce master var ve bunlar raflara barkodla işaretlenerek konuyor.

Böylece bulunmak istendiğinde bu barkodla aranıyor.

New York Times yazarı bir başka skandalı daha ortaya çıkardı.

Bu master’ların küçümsenmeyecek bir bölümü yanlış barkodla kaydedilmiş.

Yani bugün arandığında bir türlü bulunamıyor.

Onlar için “Tarih içinde kaybolmuş arkeolojik şehirler” benzetmesi yapılıyor.

Anlayacağınız bu kayıtlar artık, ancak müziğin arkeolojik kazılarıyla ortaya çıkarılabilecek antik eserler haline geldi...

Bulunmak için müzik Indiana Jones’ları gerekecek.

ÖNEMLİ NOT
Bütün bu bilgileri Jody Rosen'ın 11 Haziran 2019 günü New York Time gazetesinde yayınlanan olağanüstü makalesinden derledim.

X

Reform için küçük adalet için çok büyük bir cümle

Dün sabah arka arkaya önüme üç haber geldi... Üçünü alt alta yazınca, dördüncü unsur olarak yazının başlığındaki soru aklıma geldi.

Gelen haberler şunlardı:

*

SABAH HABER 1: Biden yönetiminin CIA’in başına getireceğini açıkladığı William Burns yaptığı açıklamada Çin’i “otoriter düşman” olarak niteledi.

Bu kavramı ilk defa işitiyorum... Demek ki artık dünyanın gündeminde “otoriter düşman” diye yeni bir kavram olacak.

*

SABAH HABER 2: İspanya geçmişin acımasız diktatörü Franco’nun son heykelini de indirmiş.

Franco

Yazının Devamını Oku

Elimize değmeyen, görmediğimiz para ile 190 milyar lira harcıyoruz

Son zamanlarda kendi çevremde, teknoloji çevrelerinde, bankacılık çevrelerinde, çok sık duyduğum üç kelime var.

“FinTech”, “Bitcoin” ve “Blockchain”...

İtiraf edeyim, üçünün de ne olduğunu tam olarak bilemiyorum.

Oysa bunlar giderek günlük hayatımıza şuradan buradan girmeye başladı.

Özellikle de “FinTech...”

Belki inanmayacaksınız, aramızdan 2 milyon insan bu teknoloji üzerinden alışveriş yapıyor. Pandemi sırasında online ödemelerde çok öne çıktı.

Bu ödeme sistemi hayatımızın belki de en önemli kavramlarından birini yavaş yavaş tarihe gömüyor.

Parayı...

Yani bir zamanlar cebimizde en çok gördüğümüz şeyi artık görmüyoruz.

Yazının Devamını Oku

Cübbeli: Biri bana beleş bilet verirse ben de Mars'a giderim

1) Bu hafta sonu en büyük eğlencem Cübbeli Ahmet’in Mars “parodisiydi”...

Vallahi dinlerken yıkıldım...

Bir kere daha söylüyorum...

Cem Yılmaz pandemi dolayısıyla çekilince, stand-up sahnesi Cübbeli Ahmet Hoca’ya kaldı...

Yani kavuk ona geçti...

Allah için o da acayip bir performans sergiliyor...

Geçen hafta iki gelişme oldu.

Geçen perşembe akşamı NASA Mars’a

Yazının Devamını Oku

Dolunay ve kurt yüzyılı kapandı ekinoks ve cadı yüzyılı açılıyor

Önceki gün bir streaming platforma konan yeni “cadı” filmi “Discovery of Witches” bir “ekinoks” günü başlıyor.

Ekinoks, her yıl gündüz ile gecenin eşit olduğu güne verilen isim.

*

Yılda iki ekinoks var...

Biri 21 Mart ilkbahar ekinoksu...

Öteki ise 23 Eylül sonbahar ekinoksu...

Sözünü ettiğim cadılar dizisi bir sonbahar ekinoks günü başlıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Dikkat Kardashian'ın poposu başımıza büyük bir iş açabilir

Bugün cumartesi... O nedenle siyaseti bir yana bırakıp ciddi bir konuya giriyorum...

1. Ülke olarak başımızda büyük bir sorun patlamak üzere...

Ve bu sorunun adı “Brezilya poposu...”

Ama yavaş yavaş bu deyimin yerini “Kim Kardashian poposu” alıyor.

*

Bunun ilk işareti de dün İngiliz Guardian gazetesindeki tam sayfa bir haberle geldi...

Üstelik haberi New York Times gazetesi de duyurdu...

Diyeceğim “Kardashian’ın poposu” deyip dudak bükmeyin, konu ciddi konu.

*

Yazının Devamını Oku

Girit formülü ile yeniden 'takıma dönüş' fotoğrafı

Biliyorsunuz artık iyi bir “Savunma Bakanlığı internet sitesi” uzmanıyım.

En iyi okuduğum şey de bakanlık sitesine konan fotoğraflar...

Bu etkileyici fotoğrafı da dün Savunma Bakanlığı’nın web sitesinde gördüm.

*

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın makamını ilk defa bu kadar geniş bir kadrajla görüyoruz.

Fotoğrafta bakanın sağında Türk bayrağı, solunda ise NATO bayrağı görünüyor.

Arkada ise bir Atatürk portresi var.

Zaten sitenin sayfası da sol üste bir Atatürk fotoğrafı ile açılıyor.

Yazının Devamını Oku

'82'ncimiz gibi' bir şehir hakkında bilmediklerimiz

Türkiye’nin 81 vilayeti var...

Bir de “82’nci gibi” olanı...

Bir Türkiye şehri değil, ama bir Türk şehri gibi olmaya doğru hızla gidiyor.

Burası Suriye sınırları içindeki Afrin...

Bilmiyordum, meğer Türkiye bir süre önce bazı yabancı gazetecileri Suriye içinde Türk ordusunun kontrolündeki Afrin’e götürmüş.

Giden gazetecilerden ilk yazı dün New York Times’ta yayınlandı.

Bu şehir hakkında bilmediğimiz bazı şeyleri bu yazıdan öğrendim.

Ve öyle bir yazı ki...

Yazının Devamını Oku

Liberal arkadaş söyle bana bu 3 maddenin neyini tartışacağız

Günlerdir Ayasofya imamının sözlerini konuşuyoruz.

Nereden üzerine düştüyse durup dururken bir anayasa tartışması başlattı...

Allah’tan ne Cumhurbaşkanlığı, ne iktidar partisi ne de Diyanet bu tartışmaya girdi...

Ama baktım bugün muhalif diye bilinen bazı eski liberal yazarlar da “Anayasa’nın değişmez maddelerini tartışamazsak buna demokrasi denmez” demeye başladılar

Ben de diyorum ki:

İyi hadi gelin tartışalım... Tartışalım da neyi tartışacağız...

*

Madde 1 diyor ki: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir...

Bunu mu tartışacağız?

Yazının Devamını Oku

CHP oylarımı bölmezse gelecek seçim iktidarım

Cumartesi akşamı Muharrem İnce aradı. Yalova’da oğlu ile birlikteymiş.

Tabii ki konu, onun için yazdığım şu sözlerdi:

“Seçim gecesi üç-beş saati yönetemeyen bir siyasetçi bir partiyi 360 gün nasıl yönetecek...”

Allah için Muharrem İnce’nin rahmetli Süleyman Demirel’e benzeyen bir tarafı var.

Alınmıyor, kızmıyor, küsmüyor...

Türk siyasetinde artık unutmaya başladığımız güzel bir meziyet bu.

Neyse, hemen söze girdi:

“Seçim gecesi için bana haksızlık ediliyor”

Yazının Devamını Oku

Yeni Türkiye'nin yeni fenomeni: VIP köpek

Evet başlıktaki ifade yanlış değil. “V.I.P Köpek”...

Türkiye’de geçen hafta V.I.P köpekler dönemi açıldı.

Size bu haberin hikâyesini ve perde arkasını yazayım.

*

Son yıllarda Türkiye’de en beğendiğim yeni markalardan biri Les Benjamins...

Gümüşhane kökenli bir ailenin çocuğu olan Bünyamin Aydın’ın yarattığı bir giyim markası.

Başlarda “Ottoman Punk” tarzı deniyordu.

Lüks sokak modasının önde gelen isimlerinden biri oldu.

Özellikle fesli James Dean desenleri falan bütün dünyada tutuldu.

Yazının Devamını Oku

Tam 60 yıldır hayır dediğim bir anayasal düzende yaşıyorum

Bakın şu gerçekleri alt alta yazdığımda, kendi açımdan ne kadar tuhaf bir durum ortaya çıkıyor.

- 73 yaşımdayım...

- Bugüne kadar oy verdiğim hiçbir parti iktidara gelemedi.

- Bugün “Türkiye Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi” sitesine girip TC Anayasası yazdığım zaman karşıma çıkan metnin üzerinde şu yazıyor:

“Kanun numarası: 2709

Kabul tarihi: 18/10/1982”...


Yazının Devamını Oku

İlk Türk 'Cacabey'i üzerine birkaç mütevazi tavsiye

Devlet Bahçeli “astronot” kelimesine Türkçe karşılık olarak “cacabey”i teklif etti.

Güzel isim ama itirazım var.

İngilizce veya başka Hint Avrupa dillerinde telaffuzu sorun yaratabilir.

“Kakabey” olarak söylenir ve bu da yanlış anlamalara yol açar...

Onlar eğlenir biz üzülürüz...



Yazının Devamını Oku

Ay'a sert inişe hazırlanırken her 100 Türk'ten kaçı 1969'da ABD'nin Ay'a gittiğine inanıyor

Başlık biraz spekülatif ama ne demek istediğimi birazdan anlayacaksınız.

Ama önce size önemli bir haber vereyim.

*

Türk “Silikon” dünyasında geçtiğimiz günlerde önemli bir gelişme daha oldu.

Dünyanın önde gelen dijital araştırma kuruluşlarından YouGov, Türkiye’de “Wizsight” adlı online araştırma şirketini satın aldı.

Wizsight 2017 yılında N. Özge Akçizmeci adlı genç bir girişimci tarafından kurulmuş bir startup şirket.

Böylece BluTV’nin yüzde 30 hissesinin bir dünya devi olan Discovery’ye satılmasından sonra ikinci bir Türk startup’ı daha dünya piyasasına girdi.

YouGov ilginç alanlarda online araştırmalar yapan bir şirket.

Yazının Devamını Oku

Patron bu milleti ortada bir yerde birleştirebilir mi

‘Big Lebowski’ filminin bardaki bilge adamı ne diyordu:

“Bazen bir ülkede bir adam gelir...”

Sonra birasından bir yudum alıp devam ediyordu:

“Bazen o ülkede bir adam daha gelir...”

Geçenlerde bu tiradı yazmıştım...

Amerika Birleşik Devletleri’nde bir adam geldi...

Ülkeyi tam ortasından ikiye böldü...

Şimdi bir adam daha geldi....

Yazının Devamını Oku

Vay canına benim burnum da soldan sağa doğru çarpıkmış

“‘Ne yapıyorsun’ diye sordu karım, aynanın önünde alışılmadık biçimde oyalandığımı görünce...

‘Hiç’ diye karşılık verdim. ‘Kendimce bakıyorum, burnuma, şu burun deliğimin içine basınca biraz acıyor da’...

Karım gülümsedi...

‘Ben de ne yana doğru çarpık diye bakıyorsun sandım’ dedi.

Kuyruğuna basılmış köpek gibi döndüm:

‘Çarpık mı? Benim burnum mu?’

Karım dingince:

‘Elbette canım, İyi bak: Sağa doğru çarpık...”

*

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin Hitler destekli ilk Afrodit tartışması: Kim ne dedi

Türkiye bundan 81 yıl önce tarihinin en ilginç müstehcenlik tartışmasını yaşadı.

Tartışmanın konusu “Afrodit” adlı bir kitaptı...

Yani Yunan mitolojisinin “Aşk ve güzellik tanrıçası” üzerine...

Daha doğrusu Fransız yazar Pierre Louys’un 1896 yılında yayınlanmış “Afrodit” adlı kitabı üzerine patlayan tartışmaydı bu.



*

Yazının Devamını Oku

Ayşe, Sibel ve Gülse tarihi mi değiştirdi

Ayşe’den kastım Ayşe Arman... Sibel Kekilli ve Gülse Birsel...

Önümde bir kitap duruyor.

Adı “Türkiye Tarihini Değiştiren 110 Kadın”...

Hürriyet’in eski yazıişleri müdürlerinden Doğan Satmış’ın kitabı.

*

Kendince Türkiye tarihini değiştiren 110 kadın belirlemiş ve hepsinin küçük birer portresini yazmış. Listeyi tek tek inceledim. Böyle seçimler çoğu kez keyfidir.

Yani her zaman bir “Bana göre” payı vardır.

Bu da öyle...

*

Yazının Devamını Oku

Sayın CEO beni ikna edin niye dijital bir göçmen olayım

WhatsApp öyle bir şey yaptı ki, hepimizi bir anda büyük düş kırıklığına uğrattı...

Ve kendimize yeni ve güvenli bir dijital ev aramaya başladık.

Türkiye’de iki isim öne çıktı.

Telegram ve BİP...

Telegram Rus asıllı bir adamın kurduğu haberleşme sistemiydi...

BİP ise milli ve yerli...

Turkcell’in bir hizmeti.

İşte bu arayış içinde vatandaş olarak gidip Turkcell’in CEO’su Murat Erkan’ı buldum.

Yazının Devamını Oku

Soldaki, sağdaki kim ve bu kare nerede çekildi

Muhtemelen ortadakini tanıyorsunuz.

Türkiye’nin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy...

Yine muhtemelen bazılarınız soldakini tanıyor.

Aksiyon filmlerinin ünlü oyuncusu Jason Statham.

*

Gelelim en sağdakine.

O adam ünlü İngiliz sinema yönetmeni Guy Ritchie...

Bir kısmınız belki onu Madonna’nın eski kocası olarak biliyor.

Ama bizim gibi “kült sinema” tutkunları için o “Snatch” filminin olağanüstü yönetmeni Guy Ritchie...

Yazının Devamını Oku