GeriErtuğrul ÖZKÖK İmamı kim istifa ettirdi Türkiye'nin makul aklı mı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İmamı kim istifa ettirdi Türkiye'nin makul aklı mı

Ayasofya imamı sonunda istifa etti...

İstifasında “Kendi isteği ile ayrıldığı” belirtiliyor...

Ama artık orada kendine üç-beş trol dışında müttefik bulamadığı herkesin bildiği bir sırdı...

Bütün dünyanın gözü üzerinde bulunan bir mabetten her gün tuhaf seslerin yükselmesinin hiçbir makul AKP’linin de hoşuna gitmeyeceği bir gerçekti.

Nitekim ilk tepki AKP milletvekili Özlem Zengin’den geldi...

Sonra AKP’nin ağır toplarından da sesler yükseldi...

Sonunda ayrılmak zorunda kaldı ve çok hayırlı bir iş oldu...

İstifasını bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istediği de yazıldı, söylendi.

İmamı kim istifa ettirdi Türkiyenin makul aklı mı

Onun istemiş olması beni şaşırtmaz....

*

Türkiye’nin hep “sessiz bir makul çoğunluğu” var.

Sesini yükseltmeyen, sokağa çıkmayan, ama zaman zaman anketlerde kendini gösteren makul bir ortak akıl bu...

Son günlerde bunun işaretlerini de görüyoruz.

*

- Mesela İstanbul Sözleşmesi’nin geri çekilmesini yanlış bulanlar...

Türkiye’nin en ciddi araştırma kuruluşlarından Metropoll’ün araştırmasına göre çoğunluk İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını doğru bulmuyor.

*

- Bir başka işaret...

Yine Konda anketine göre halkın yüzde 70’i ABD veya Avrupa Birliği ülkelerine yakın hissediyor ve Türkiye’nin öyle bir ülke olmasını istiyor...

İslami ülkelere benzeyen bir ülkede yaşamak isteyenlerin oranı yüzde 1’e inmiş.

*

Sosyal medyaya baktığımız zaman ortada büyük bir gümbürtü görüyoruz...

3-5 bin tweet atılıp TT olunca bütün Türkiye yıkılıyor sanıyoruz...

Ama “Derin Türkiye”yi anlamak isteyen siyasetçiler, sosyal medyanın gümbürtüsüne değil, sessizliğin sesine bakmalıdırlar.

Çünkü bu sessiz itiraz, aynı zamanda en güçlü mutabakatın sınırlarının da ne kadar geniş olduğunu gösteriyor.

*

Türkiye, “itirazını biriktiren” bir halka sahip....

Gürültüden tasarruf edip biriktirdiği sessiz itirazını sandıkta oya çeviriyor.

*

Bence 2023 Türkiye’sine hazırlanan partiler bu sessiz mutabakatı dikkatle okumalı.

AMİRALLERİN BİLGİSAYARLARININ KOPYALARI ALINIP VERİLDİ Mİ

GÖZALTINA
alınan amirallerle ilgili bazı söylentiler dolaşıyor.

- Sabah saatlerinde evlerinden alınmaları eleştiri konusu yapılmıştı.

Hatta emekli amirallere kötü muamele edildiği söylenmişti.

Bana bazı ailelerden gelen bilgilere göre evlere gelen polisler saygılı davranmış.

*

- Tek istisna, gözaltına alınan amirallerden biri kansermiş ve kemoterapi görüyormuş.

Umarım tedavisi için gereği yapılmıştır.

*

- Aldığım en ciddi duyum şu.

Polisler bilgisayarları alırken disketlerin kopyalarını alıp ailelerine vermemiş.

İşte buna ihtimal vermek istemiyorum.

Çünkü bu doğruysa geçmişte yaşanan bazı sorunlar tekrar yaşanabilir.

Umarım bu doğru değildir.

FRANSA MÜLKİYESİ’Nİ KAPATMAK İKİNCİ FRANSIZ İHTİLALİ Mİ OLDU

PARİS
’te doktoramı yaptığım 1970-76 yılları arasında şu çok “derin Fransız gerçeğini” öğrendim.

Yeni Fransa devletinin temeli ENA’da atılmıştır.

ENA, yani açılmış haliyle “Ecole Nationale d’Administration”, Fransa derin siyasetinin ve derin devletinin en cumhuriyetçi evlatlarını yetiştiren okuldur.

Türkçe adıyla “Milli İdare Okulu”...

Bir anlamda 1960’ların, 70’lerin bizdeki Mülkiye karşılığıdır. Fransa Devlet Başkanı Macron geçen hafta bu okulun kapatıldığını açıkladı.

Bana göre bu “ikinci Fransız İhtilali” demek.

İmamı kim istifa ettirdi Türkiyenin makul aklı mı

Peki niye kapatılıyor bu efsane okul?

ENA solcular tarafından “Elit bir okul” olarak görülüyordu. Öbür okullardan mezun çocuklara karşı eşitsizlik yaratıyor deniyordu.

Yani bir tür sınıfsal avantaj sağlıyordu.

Macron şimdi Fransız devletinde işe almada, görev vermede, daha liyakate dayalı, daha eşitçi, daha herkese açık bir sistem yaratmak istiyor.

Bakalım bu “ikinci Fransız Devrimi” nasıl bir sonuç verecek.

MACRON’UN KENDİ MEZUN OLDUĞU OKUL 4 CUMHURBAŞKANI, 9 BAŞBAKAN ÇIKARDI

- ENA 1945 yılında yani savaştan sonra bizzat De Gaulle tarafından Strasbourg şehrinde kuruldu.

- Yılda sadece 80-100 öğrenci alıyordu.

- Bugüne kadar 6 bin 500 mezunu oldu.

- Bunlar arasında 4 cumhurbaşkanı vardı (Chirac, d’Estaing, Hollande ve Macron).

- Dokuz başbakan çıktı.

- Sayısız bakan, milletvekili, genel müdür ve CEO buradan mezun oldu.

- Jacques Attali ve Alain Minc gibi düşünürler de bu okulun öğrencileri arasındaydı.

- Türkiye’nin şu anki Paris Büyükelçisi Ali Onaner de ENA’dan mezundur ve Macron’un sınıf arkadaşıdır.

‘FRIENDS’ 16 YIL SONRA NİYE YİNE TÜRKİYE’DE 1 NUMARA

BANA
göre dünya televizyon tarihinin en önemli dizisi “Friends”di...

Öyle bir diziydi ki, adı gösterildiği ülkelerin yerel dillerine bile çevrilmeden hemen her yerde İngilizce adıyla “Friends” olarak gösterildi ve hepimizin hafızasına öyle kazındı.

*

17 yıl sonra Türkiye’de iki streaming platform diziyi yeniden gösterime soktu.

İkincisi geçen hafta başladı...

Ve önceki gece baktım, en çok izlenenler listesinin bir numarasına yerleşmiş.

İmamı kim istifa ettirdi Türkiyenin makul aklı mı

*

Dizi 1994 ile 2004 yılları arasında yayınlandı.

Son bölümünün yayınlanmasının üzerinden 17 yıl geçti... Düşünün 2004’te yayınlanan son bölümlerinde bile cep telefonu yok....

Öyleyse bu dizi niye bütün dünyada hâlâ böylesine büyük bir sükse yapıyor...

ACABA PANDEMİ BİZE ŞU DUYGULARI MI ÖZLETTİ

GALİBA
hepimizin kaybettiği güzel bir şeyler var “Friends” dizisinde...

Dostluk...

Dayanışma...

Modernite...

Paylaşma...

Arkadaşlık...

Kibirsizlik...

Kıskançlık, haset, kurnazlık gibi duygularla kirlenmemiş bir beraberlik...

Kadın-erkek eşitliği...

Bayağılaşmayan bir mizah...

Arkadaşça takılmanın güzelliği... Ve galiba pandemi hepimize bozuk para gibi hoyratça harcadığımız bu duyguları yeniden hatırlattı...

O yüzden çok özledik “Friends”in “bembeyaz duygularını”...

BU YIL OSCAR’I TÖREN GİBİ DEĞİL FİLM GİBİ SEYREDECEĞİZ

BU
yıl Oscar törenini ünlü yönetmen Steven Soderbergh hazırlıyor.

Tören seyircisiz düzenleneceği için yepyeni bir konsept düşünülüyor.

Soderbergh son 30 yılın en önemli yönetmenlerinden biri...

Onu ‘Sex, Lies and Videotapes’ filmindeki yenilikçi tarzı ile tanıdık.

‘Traffic’ filmi ile ise film akışına yeni bir ritim ve mekânlara farklı renk veren bir anlayışı getirdi.

O nedenle törende ne yapılacağını çok merak ediyorum. Galiba bunu bir tören değil, film gibi tasarlıyormuş.

Yani o gece orada bir tören değil, Hollywood filmi seyredeceğiz.

Bir yönetmenin törenlerde ne yapabileceğini Londra Olimpiyatları’nın açılış seremonisinin tasarımı İngiliz yönetmen Danny Boyle’a verildiğinde görmüştük.

Dünya gösteri tarihine geçecek harika bir şey yapmıştı.

Bakalım Soderbergh ne yapacak.

X

Dünyanın en büyük tuvalet devrimini otoyollar boyunca Türkiye yaptı

Bugünkü podcast konuğum dünyanın en büyük petrol şirketlerinden Shell&Turcas CEO’su Emre Turanlı.

Şirketin bugüne kadarki ilk Türk CEO’su oldu...

1979’da İstanbul Şişli’de, Kent Sineması’nın arkasındaki bir evde doğdu. Robert Kolej, Boğaziçi Üniversitesi’nden sonra Manchester Business School’da MBA derecesi aldı.

Henüz 42 yaşında ama arkasında ancak çok uzun yıllar boyunca kat edilebilecek bir kariyer var.

Shell’e girdikten sonra çok genç yaşta 21 ülkenin filo yönetim başkanı olarak çalışmış. Almanya dağıtım sisteminin pazarlama konseyi üyesi olmuş.

*

Son yıllarda hayatım İstanbul-İzmir-Urla-Bodrum arasında yollarda geçiyor.

Dolayısıyla o yollarda meydana gelişen büyük dönüşüm ve gelişimin tanığıyım.

Bildiğimiz benzin istasyonları sadece benzin pompa istasyonu olmaktan çıkıp birer alışveriş merkezi haline dönüşüyor.

Yazının Devamını Oku

Kadınlar daha iyi genel yayın yönetmeni mi olur

Bu sorunun cevabını yazımın sonunda vereceğim. Önce biraz çok yakın tarih... 1990 yılında Hürriyet’in genel yayın yönetmeni olduktan sonra katıldığım ilk sabah toplantısında, kare şeklindeki büyük masanın etrafında sadece erkekler vardı... Bir de ben dahil büyük çoğunluğumuz bıyıklıydık...

1) BIYIKTAN İBARET YAZIİŞLERİ BANA ESTETİK GÖRÜNMEDİ

BIYIKTAN ibaret bir yazıişleri bana hiç estetik görünmemişti...

O yüzden Hürriyet’in başında hep bir kadın genel yayın yönetmeni hayal etmiştim.

Birlikte çalıştığım arkadaşlarımdan bugüne kadar, Ahmet Hakan dahil 10 genel yayın yönetmeni çıktı...

Benim Hürriyet’teki hayalim gerçekleşmedi, ama birlikte çalıştığım arkadaşlarımdan ikisi, Nurcan Akad ve Neyirre Özkan başka yayın kuruluşlarında genel yayın yönetmeni oldular...

Her ikisi de çok başarılıydı...

Yazının Devamını Oku

Sayın bakan hangi ümmet bizden ileri adım bekliyor

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu İsrail’in vahşeti karşısında görüşünü şu cümleyle dile getirdi:

“Hep kınıyoruz ama ümmet bizden adım atmamızı bekliyor...”

Çok basit bir cümle ama kendi payıma hiç anlamadım.

Anlamadığım şey de şu: “Hangi ümmet”, “hangi adımı” atmamızı bekliyor...

Gelin önce şu “ümmet” kelimesinin sözlük anlamına bir bakalım.

“Müslümanlığa bağlı olan, Hazreti Muhammed’in yolundan giden Müslümanların tümü...”

Tamam bu kelime sözlükte var...

Ama gerçekte böyle bir ümmet var mı...

Yazının Devamını Oku

İki milyon pazar günü o videoyu seyrederken

Geçen pazar günü Türkiye’de 2 milyona yakın insan yurtdışından yapılan bir YouTube yayını seyrederken Roma’da çok ilginç bir şey oldu.

Vatikan tarihinde ilk defa bir savcıyı törenle “kutsal” ilan etti...

Size bu töreni ve sonrasındaki ilginç ayrıntıları anlatacağım.

Ama önce siz de benimle birlikte şu soruların cevabını bir düşünün...

Hayatınızda hiç bir savcı türbesi gördünüz mü...

Kendim için konuşayım... Ben görmedim, bilmiyorum...

Peki bir mafya babasının, itibarlı bir din insanı tarafından en ağır kelimelerle eleştirildiğine tanık oldunuz mu?

Mesela bir cuma namazından önce, Diyanet İşleri’nin merkezi sisteminden çıkmış mafyanın kötülüklerini anlatan bir hutbe veya vaaz dinleyeniniz var mı?

Yazının Devamını Oku

Anadolu yakası, Avrupa yakası, dün iki Fenerbahçeli, evdeki hava

Anadolu yakasında İlhan Ekşioğlu’nun evi... Aziz Yıldırım, Mahmut Uslu, Önder Fırat, televizyon karşısında izledi Fenerbahçe-Sivas maçını. Avrupa yakasında da Fazıl Say ve Selçuk Yöntem birlikte seyretti düş kırıklığını.

Size maç analizi yapmayacağım. Kaç asist, kaç korner, kaç teknik faul istatistiği vermeyeceğim. Büyük gazetenin spor sayfasında psikolojik bir tahlil yapacağım...

Çünkü bir Fenerbahçeli için dün gece sahadan anlatılacak bir hikaye yoktu...

Teknik direktör açısından aklımda kalan tek şey, maç öncesi acılı Filistin halkı için söylediği şeylerdi...

Spora ait söylediği bir şey yoktu...

O nedenle size iki evi anlatacağım...

İki Fenerbahçeli evi..

Aynı saatlerde nefes nefese üç maç oynanıyor...

Biri Anadolu yakasında, biri Avrupa yakasında...

Yazının Devamını Oku

Son YouTube videoları kadar renkli değil ama daha önemli

İki milyon kişinin YouTube’da yayınlanan üç video yayınını hayretler içinde izlediği gün, bir başka insan o videolar kadar renkli olmayan, ama onlardan çok daha önemli bir şeyi söyledi.

Z kuşağının hatta Y kuşağının da bilemeyeceği tek bir cümleydi bu:

“Devri sabık yaratmayacağız...”

Partisinin bir üyesi Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Onu Yüce Divan’a göndereceğiz” derken Kılıçdaroğlu’nun bütün Türkiye’ye verdiği o mesajı gençlerin de kolayca anlayabileceği bir Türkçe ile yazayım:

“İntikamcılık yapmayacağız...”

Ne gazetelerde, ne dijital medyada pek üzerinde duran olmadı.

Oysa söylediği söz o kadar önemli, yapıcı ve güven vericiydi ki...

Her gazetecinin iştahını kabartan o videoları bir kenara bırakıp bugünkü yazılarımın manşetine alacağım.

Yazının Devamını Oku

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Türkiye İstatistik Kurumu geçen hafta öyle rakamlar açıkladı ki...

1- Sosyolog yanım ameliyatlı iki gözümü faltaşı gibi açtı.

*

- Kaynak devletin kurumunun yayınladığı bülten:

“İstatistiklerle Aile 2020”.

- Yayınlayan devletin resmi kurumu Anadolu Ajansı...

İşte bu bülten Türk toplumunun geçirdiği belki de en çarpıcı sosyolojik değişimi açıkça ortaya koydu.

*

Türkiye’de aile yapısı ile ilgili yıllardır hâkim olan görüş neydi?

Yazının Devamını Oku

200 yıl önce altın portresi çizilmiş liderin bugünkü karanlık portresi

Bu fotoğrafa hep birlikte iyi bakalım.

Çünkü burada sadece siyasetçiler için değil, her fani için büyük bir ders yatıyor.

Fotoğraf, Paris’te Eyfel Kulesi’ne yakın bir yerde Les Invalides adı verilen binada çekildi.



Yukarıda gördüğünüz lahite benzeyen anıt Fransa’nın büyük imparatoru Napolyon’a ait.

Les Invalides Fransa’nın büyük komutanlarının bulunduğu bir anıt mekân.

Yazının Devamını Oku

Soyağacını on bir rakamı ile anlatan bir yıldız doğuyor

Bu harika fotoğraflar InStyle dergisinin son sayısında yayınlandı.

Fotoğrafları Erman İştahlı çekmiş.

Eylül Solakoğlu da mülakat yapmış.

Kimdir bu fotoğraftaki genç erkek çoğumuz biliyoruz.

Kanal D’nin bu yıla damgasını vuran “Sadakatsiz” dizisinde Selçuk rolünde izlediğimiz Taro Emir...

Veya Tarık Emir Tekin... Veya Taro Emir Tekin...

InStyle dergisi 2 yıl önce onun için “Bu çocuğa dikkat” diye bir yazı yayınlamış.

Haklılarmış, iki yıl sonra bu dizide parladı...

Yazının Devamını Oku

Cihangir dizi kanadında ‘neşter’ ‘botoks’ ve ‘kolajen’ savaşı

Upper Cihangir’in dizi film mahallesinde dün itibarıyla büyük bir “mimik”, “botoks” ve “kolajen” savaşı başladı.

Pimi çekilmiş bombayı mahallenin ortasına Hürriyet Kelebek yazarı Savaş Özbey bıraktı.

*

Özbey’in dünkü köşesindeki bomba iddia şuydu:

“Camdaki Kız” dizisinde “Nalan”, “Fatma” dizisinde “Fatma Yılmaz” rolünü başarıyla oynayan Burcu Biricik hayatında hiç estetik yaptırmadığı için rolünü yaparken kaşını gözünü rahatlıkla oynatabiliyor...

Bu da onu “yüzünü kullanmada” çok başarılı bir oyuncu haline getiriyor.

Yine Özbey’e göre bin bir estetik müdahaleyle gittikçe hepsi birbirine benzeyen diğer ünlülerden ayrıştırıyor.

Özbey bunu anlatmak için bir de çok ünlü bir kadın oyuncunun adını vermiş.

Yazının Devamını Oku

'Upper Cihangir' sezon finali - Koskoca semt dedelere kaldı

Geçen perşembe akşamı itibarıyla Türkiye “lockdown”a girip eve kapanırken seviyeli magazinin yeni merkezi Upper Cihangir de bir nevi sezon finali yaptı.

Seviyeli magazinin ağırlık merkezi de Bodrum’a kaydı. Bölgenin yeni nesil magazincisi Tuğrul Eryılmaz’ın T24’te her cuma günü merakla beklenen Upper Cihangir fısıltıları köşesi de geçen hafta pek tatsızdı.

Bütün bir sayfadan aklımızda kalan tek konu Sırrı Süreyya Önder’in dede olmasıydı.

Demek ki koskoca Upper Cihangir artık, müzik denince aklına sadece The Rolling Stones gelen tonton dedelere ve eski tüfek Mülkiyelilere kaldı.

Böylece magazin meydanı, “Memleketin bunca meselesi varken ısrarla seviyeli seviyesiz her magazine dalan” bendenize kaldı.

Bugünden itibaren 17 Mayıs gününe kadar “Lockdown 2021 Özel” sayfalarıyla karşınızdayım.

*

Yani “

Yazının Devamını Oku

Bir ayağı İstanbul'a basan ve Tahran'ı dağıtan bir 'narafig'

“Narafig” Farsça’da dostunu sırtından bıçaklayan kişi demek... Büyük ihtimalle de bir derin devlet komplocusu...

Tahran’ı darmadağın edip oradan Washington ve Tel Aviv’e sıçrayan bu “yeni nesil patlayıcı”, 24 Nisan günü esrarengiz bir ‘Narafig’in, Londra’daki Iran International adlı haber sitesi ve televizyon kanalına bir yoldan ulaşması ile başladı.

Esrarengiz Narafig’in elinde İran’ı darmadağın edecek bir ses kaydı vardı...

Tahran’da kapalı kapılar ardında yapılmış 3 saatlik bir görüşmenin kaydıydı bu.

Şimdi dönelim 24 Nisan gününe...

Türkiye o gün ABD Başkanı Biden’ın sözde soykırım konuşmasına kilitlenmişken, aynı saatlerde Iran International’a ulaşan kişi veya kişiler onlara bu üç saatlik kaydın bazı bölümlerini getirmişti...

Sitenin Londra’daki yöneticileri “ellerindeki malın” ne olduğunu anında anladılar.

Kayıt adeta Tahran’ı uçuracak yepyeni nesil bir patlayıcı gibiydi.

Bu kaydın açıklanması, İran’da bir süredir yaşanan

Yazının Devamını Oku

47'li bir erkek, 54'lü Blair'in bu fotoğrafına bakınca ne hisseder

Biraz narsistçe...

Biraz da bencilce bakıyorsa...

Yani benim gibiyse, kesinlikle benim hissettiğimi hisseder...

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair epeydir ortada görünmüyordu.

Pandemi başından beri ilk fotoğrafını dün İsmet Berkan’ın “10 Haber” sitesinde gördüm.

Geçen hafta İskoçya’nın bağımsızlığı ile ilgili bir televizyon programına çıkmış...

Tabii herkes programda söylediklerini değil, bu halini konuşmaya başladı. Başbakan saçlarını uzatmış... Bayağı uzatmış.

Boyamadığı için de uzun saçları ile folk şarkıcısı

Yazının Devamını Oku

Modi'nin inanç mağarasında fiyatlar neden böyle düştü

Hindistan’ın popülist başbakanı Narendra Modi’nin “seçim şovu meditasyon mağarasını” ilk defa Müslüman bir Hint asıllı Amerikalıdan öğrendim.

Yaptığı şahane televizyon şovları ile popülist liderlerin komik hallerini hicveden Hasan Minhaj, bir programında Hindistan’daki seçimleri anlatırken, şu anki başbakan Modi’nin “dua etmek ve meditasyon yapmak üzere bir mağaraya çekilmesini” anlatmıştı.

*

Ancak orada öğrenmiştim ki, Tanrı ve kendisiyle baş başa kalmak için kapandığı bu mağarada 4 kamera görüntülerini kaydediyordu.

Ancak Hasan Minhaj, Modi’nin yüzündeki sahte ifadeleri gösteren görüntüleri yayınlarken hepimizi kahkahalara boğan bir ayrıntıya dikkatimizi çekmişti.

Güya meditasyon yapmak ve dua etmek için inzivaya çekilen Modi’yi 4 kamera görüntülüyormuş...

Amaç?

Bunları seçim kampanyasında

Yazının Devamını Oku

Katarlı bayan Alya'nın mektubundaki 2 cümle

1)Şimdi anlatacağım olay, bana çok gizli kanallardan ulaşmış bir haber değil...

Birleşmiş Milletler’in herkese açık bir platformundan geldi...

Şimdi dikkatle okuyun lütfen...

*

22 Mart 2021 günü...

Yani bundan 38 gün önce BM Genel Sekreteri’ne bir mektup sunuldu...

Mektubun altında şu imza vardı:

Alya Ahmed Saif Al-Thani...

*

Yazının Devamını Oku

Yüksek lisanslı ilk rehber köpeği 'Kara' ikizler burcu

Bugün, yani 28 Nisan, Dünya Rehber Köpekler Günü...

Ben de bu özel gün dolayısıyla size Türkiye’de okumuş ve mezun olmuş, lisansüstü eğitimli ilk rehber köpeği “Kara”yı tanıtayım...

“Kara” 21 Mayıs 2015 günü doğdu.

Safkan dişi bir Labrador.

Lisans eğitimini Ankara’da Birleşik Krallık Büyükelçiliği görevlileri gözetiminde tamamladı.

Ama eğitimi orada bitmedi. Bir de yüksek lisans eğitimi var.

Onu da İngiltere’de yaptı.

Yüksek lisans hocası, uluslararası rehber köpek eğitmeni

Yazının Devamını Oku

Ben bu gürültüye kulaklarımı tıkadım şu üç cümleye baktım

1) Ülkenin muhafazakârı, laiki...

Dincisi, milliyetçisi, ulusalcısı ayakta...

“NATO’dan çıkalım” diye bağıran...

“İncirlik’i kapatalım” diye haykıran...

ABD ile bütün ilişkilerimizi keselim diyen...

Öyle bir gürültü var ki...

Ülkenin en makul insanları bile bazı çok önemli şeyleri göremiyor, duyamıyor...

Oysa 24 Nisan günü sadece o kelime yoktu... Çok önemli şeyler de oldu.

Yazının Devamını Oku

Sabık deputattan biyarbırçi görüntü

“Sabık”, yeni Türkçede “eski” demek...

- “Deputat”, Rusça kökenli bir kelime, “milletvekili” anlamına geliyor.

- “Biyarbırçi”, Azericede “Utanç verici” demek...

- “Görüntü” ise aynen “görüntü...”

*

Dün sabahtan beri Bakü’den gelen bu videoya gülüyorum ve güldüğüm için de kendime kızıyorum.

Dün T24’te gördüm. Azerbaycan’da günün konusuymuş ve televizyonlarda işte bu başlıkla verilmiş. Eski milletvekili Hüseyinbala Biralamov, ki kendisi 75 yaşında....

Yazının Devamını Oku

Banzai Mustafa Kemal Paşa çok çok banzai

Geçen gün bir arkadaşım gönderdi...

Japonya’da yapılmış video...

Kim yapmış, sözleri nedir hiç bilmiyorum.

Ama içinde bir kelime var ki....

Beni çok etkiledi.

*

Video önce İzmir’i tanıtarak başlıyor.

Arkasından İzmir’de işgalci Yunan ordusuna karşı başlatılan milli mücadele çok güzel çizimlerle anlatılıyor.

Yazının Devamını Oku