GeriErtuğrul ÖZKÖK İçimi açan güzel bir Türkiye fotoğrafı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İçimi açan güzel bir Türkiye fotoğrafı

Bu fotoğrafı önceki akşam çektim...

Bu karenin beni neden çok etkilediğini birazdan yazacağım.

Önce gecenin anlamını anlatayım.

İçimi açan güzel bir Türkiye fotoğrafı

Yer Urla’nın “Od” restoranı...

Kız kardeşim Sema Aksoy’un kızı Ayşegül evlendi...

Pandemi dolayısıyla düğün yapamadılar, o nedenle küçük bir aile yemeği verildi.

Evlendiği Onur Aksu, anne tarafından bizim sektörümüzün çok iyi tanıdığı bir insanın torunu...

Türkiye’nin ilk özel haber ajanslarından Türk Haberler Ajansı’nın kurucusu Kadri Kayabal...

Yani Sedat Ergin ve rahmetli Ufuk Güldemir gibi büyük gazetecilerin ilk işe başladığı bir okul.

*

Güzel bir Urla yaz akşamıydı...

Bir ara açık mutfağın önündeki bara oturup çalışanları seyrettim.

Gencecik insanlardan oluşan tutkulu bir ekip...

Başlarındaki şef Osman Sezener’le birlikte Türkiye’yi aşan bir marka yarattıklarının bilincindeler.

Urla’yı, “Türkiye’nin San Sebastian’ı”, bir gastronomi destinasyonu haline getiren restoranları, Bağ Yolu denen, Bordeaux ve Napa benzeri güzergâhı yaratan Urlalılar arasındalar.

*

Bir şey dikkatimi çekiyor.

Mutfakta çalışan ekibin çoğunluğu genç kızlar.

Osman Sezener’e, “Personelinin yüzde kaçı kadınlar” diye soruyorum...

“Yüzde 60’ı” diyor ve ekliyor:

“Hedefim yüzde 80’e çıkarmak...”

*

Moralim birden tavan yapıyor...

“İşte benim ülkem” diyorum...

Ayasofya kararından sonra bütün dünyada “Türkiye İslamcı mı oluyor” diye soranlara ülkemizin cevabını veriyor:

Hayır arkadaş... Türkiye Türkiye’dir...

Ve neydiyse öyle kalacak...

BALKANLAR

SÖZ KONUSU VATAN, MİLLETSE EĞER YOLSUZLUK TEFERRUATTIR

DÜN vahim bir hata yapmışım.

Günleri karıştırdığım için, Yeni Makedonya’daki seçim “Yarın yapılacak” demişim.

Halbuki yazdığım gün seçim yapılıyordu ve dün sabah sonuçlar belli oldu.

*

Devletin adını
“Yeni Makedonya” olarak değiştiren başbakan Zoran
Zaev
’in sosyal demokrat partisi oyların yüzde 36.3’ünü alarak birinci parti oldu.

Ama devletin adının değiştirilmesine karşı çıkan milliyetçi parti VMRO-DPMNE’nin oyu da yüzde 34.9 oldu.

Bu durumda reformcu başbakan tek başına hükümeti kuramıyor.

*

Sosyal demokrat başbakan Zaev 2017 yılında gırtlağına kadar yolsuzluğa bulaşmış milliyetçi partiye karşı kazanmıştı seçimi.

Ve bu seçim bir kere daha Balkanlar’ın bir özelliğini ortaya koydu.

Araya “köhne bir milliyetçilik ateşi” girince yolsuzluklar bile unutuluyor.

İçimi açan güzel bir Türkiye fotoğrafı

TULUMPEYNİRİ İÇİN KUYRUKTA

BU fotoğrafı dün sabah Urla’da Ödemiş Pazarı adlı gıda marketinin önünde çektirdim.

Ağız tadıma uygun İzmir, Ödemiş ve Bergama tulumpeyniri bulduğum yer burası.

Özellikle 5 ve 6 numaralı peynirleri...

Dükkânın kapısında şu yazılı:

“Virüs nedeniyle lütfen içeriye 2 kişiden fazla girmeyin...”

Ve altında da şu ifade:

“Maskesiz girmek yasaktır...”

*

İçeri bakıyorum, gerçekten iki kişi var.

İkisi de maskeli.

Satış elemanlarına bakıyorum.

Üçü de eldivenli ve maskeli.

Dışarıda hamile bir genç kadın sırasını bekliyor.

Ben de onunla sosyal mesafemi ayarlayarak bekliyorum.

*

İçimden “İşte budur” diyorum.

Burası Urla...

Türkiye’nin Toskana’sının merkezi...

İZMİR-AYDIN YOLUNUN TUVALETLERİ FELAKET

DÜN Urla’dan çıkıp Bodrum’a gidiyorum.

Yolda tuvalet ihtiyacı için üç
ayrı yerde duruyoruz.

Üçünde de tuvaletler felaket.

Pandemi ortasında musluklar hâlâ elle açılıp kapanıyor.

İçeride ağır koku var.

Oysa İzmir-İstanbul arasındaki yolda girdiğimiz tuvaletler tertemizdi.

Gözlemim şu.

Büyük petrol istasyonu bulunan konaklama yerlerinin tuvaletleri iyi.

Ama olmayanlarda durum bu bölgeye hiç yakışmıyor.

ÖZAL’IN FUTBOL TAKIMI KENDİNE YENİ İSİM ARIYOR

HERKES bilmez ama rahmetli Turgut Özal sıkı bir Amerikan futbolu izleyicisiydi.

Nereden mi biliyorum...

Anlatayım.

*

1980’li yıllarda Özal başbakanken bir akşam beni Başbakanlık Konutu’na çağırdı.

Gittiğimde Semra Hanım uzun bir elbise giymişti ve kenarda bilmece çözüyordu.

Rahmetli Özal’ın üzerinde ise bir eşofman vardı ve televizyon izliyordu.

*

Karşısında o günlerde hiç görmediğim büyüklükte bir televizyon ekranı vardı.

Dikkat ettim bir Amerikan futbolu maçıydı.

Meğer Amerikan Futbol liginin şampiyonluk maçı olan Super Bowl’u seyrediyormuş.

Gittiğim saate bakılırsa canlı değil, tekrarını izliyordu.

Orada Washington’da çalıştığı yıllarda sıkı bir Redskins taraftarı olduğunu öğrendim.

*

Geçen hafta öğrendik ki takım adını değiştiriyormuş.

“Black Lives Matter” hareketinden sonra oluşan ırkçılık karşıtı hava nedeniyle takımın “Kızılderili” anlamına gelen adının değiştirilmesi için büyük baskı oluşmuş.

Nike, Amazon gibi büyük markalar sponsorluk anlaşmalarını feshedeceklerini bildirmişler.

Şimdi takıma yeni bir isim aranıyor.

İçimi açan güzel bir Türkiye fotoğrafı

SIFIR BEDEN MANKEN Mİ ASLI BEKİROĞLU MU

Bu fotoğrafı da dün Hürriyet internet sitesinde gördüm.

“Jet Sosyete” dizisinde keyifle izlediğim Aslı Bekiroğlu sevgilisi ile tatil yaparken çekilmiş.

Yıllardır “sıfır beden” denilen ölçünün kadınları güzellikten uzaklaştırdığını söylüyorum.

42 beden kadının sıfır bedenden daha güzel olduğunu yazıyorum.

Şu fotoğrafa bakın ve tarafsız gözle söyleyin.

Sıfır beden mi...

Yoksa Aslı Bekiroğlu mu...

X

Sayın bakan hangi ümmet bizden ileri adım bekliyor

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu İsrail’in vahşeti karşısında görüşünü şu cümleyle dile getirdi:

“Hep kınıyoruz ama ümmet bizden adım atmamızı bekliyor...”

Çok basit bir cümle ama kendi payıma hiç anlamadım.

Anlamadığım şey de şu: “Hangi ümmet”, “hangi adımı” atmamızı bekliyor...

Gelin önce şu “ümmet” kelimesinin sözlük anlamına bir bakalım.

“Müslümanlığa bağlı olan, Hazreti Muhammed’in yolundan giden Müslümanların tümü...”

Tamam bu kelime sözlükte var...

Ama gerçekte böyle bir ümmet var mı...

Yazının Devamını Oku

Anadolu yakası, Avrupa yakası, dün iki Fenerbahçeli, evdeki hava

Anadolu yakasında İlhan Ekşioğlu’nun evi... Aziz Yıldırım, Mahmut Uslu, Önder Fırat, televizyon karşısında izledi Fenerbahçe-Sivas maçını. Avrupa yakasında da Fazıl Say ve Selçuk Yöntem birlikte seyretti düş kırıklığını.

Size maç analizi yapmayacağım. Kaç asist, kaç korner, kaç teknik faul istatistiği vermeyeceğim. Büyük gazetenin spor sayfasında psikolojik bir tahlil yapacağım...

Çünkü bir Fenerbahçeli için dün gece sahadan anlatılacak bir hikaye yoktu...

Teknik direktör açısından aklımda kalan tek şey, maç öncesi acılı Filistin halkı için söylediği şeylerdi...

Spora ait söylediği bir şey yoktu...

O nedenle size iki evi anlatacağım...

İki Fenerbahçeli evi..

Aynı saatlerde nefes nefese üç maç oynanıyor...

Biri Anadolu yakasında, biri Avrupa yakasında...

Yazının Devamını Oku

Son YouTube videoları kadar renkli değil ama daha önemli

İki milyon kişinin YouTube’da yayınlanan üç video yayınını hayretler içinde izlediği gün, bir başka insan o videolar kadar renkli olmayan, ama onlardan çok daha önemli bir şeyi söyledi.

Z kuşağının hatta Y kuşağının da bilemeyeceği tek bir cümleydi bu:

“Devri sabık yaratmayacağız...”

Partisinin bir üyesi Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Onu Yüce Divan’a göndereceğiz” derken Kılıçdaroğlu’nun bütün Türkiye’ye verdiği o mesajı gençlerin de kolayca anlayabileceği bir Türkçe ile yazayım:

“İntikamcılık yapmayacağız...”

Ne gazetelerde, ne dijital medyada pek üzerinde duran olmadı.

Oysa söylediği söz o kadar önemli, yapıcı ve güven vericiydi ki...

Her gazetecinin iştahını kabartan o videoları bir kenara bırakıp bugünkü yazılarımın manşetine alacağım.

Yazının Devamını Oku

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Türkiye İstatistik Kurumu geçen hafta öyle rakamlar açıkladı ki...

1- Sosyolog yanım ameliyatlı iki gözümü faltaşı gibi açtı.

*

- Kaynak devletin kurumunun yayınladığı bülten:

“İstatistiklerle Aile 2020”.

- Yayınlayan devletin resmi kurumu Anadolu Ajansı...

İşte bu bülten Türk toplumunun geçirdiği belki de en çarpıcı sosyolojik değişimi açıkça ortaya koydu.

*

Türkiye’de aile yapısı ile ilgili yıllardır hâkim olan görüş neydi?

Yazının Devamını Oku

200 yıl önce altın portresi çizilmiş liderin bugünkü karanlık portresi

Bu fotoğrafa hep birlikte iyi bakalım.

Çünkü burada sadece siyasetçiler için değil, her fani için büyük bir ders yatıyor.

Fotoğraf, Paris’te Eyfel Kulesi’ne yakın bir yerde Les Invalides adı verilen binada çekildi.



Yukarıda gördüğünüz lahite benzeyen anıt Fransa’nın büyük imparatoru Napolyon’a ait.

Les Invalides Fransa’nın büyük komutanlarının bulunduğu bir anıt mekân.

Yazının Devamını Oku

Soyağacını on bir rakamı ile anlatan bir yıldız doğuyor

Bu harika fotoğraflar InStyle dergisinin son sayısında yayınlandı.

Fotoğrafları Erman İştahlı çekmiş.

Eylül Solakoğlu da mülakat yapmış.

Kimdir bu fotoğraftaki genç erkek çoğumuz biliyoruz.

Kanal D’nin bu yıla damgasını vuran “Sadakatsiz” dizisinde Selçuk rolünde izlediğimiz Taro Emir...

Veya Tarık Emir Tekin... Veya Taro Emir Tekin...

InStyle dergisi 2 yıl önce onun için “Bu çocuğa dikkat” diye bir yazı yayınlamış.

Haklılarmış, iki yıl sonra bu dizide parladı...

Yazının Devamını Oku

Cihangir dizi kanadında ‘neşter’ ‘botoks’ ve ‘kolajen’ savaşı

Upper Cihangir’in dizi film mahallesinde dün itibarıyla büyük bir “mimik”, “botoks” ve “kolajen” savaşı başladı.

Pimi çekilmiş bombayı mahallenin ortasına Hürriyet Kelebek yazarı Savaş Özbey bıraktı.

*

Özbey’in dünkü köşesindeki bomba iddia şuydu:

“Camdaki Kız” dizisinde “Nalan”, “Fatma” dizisinde “Fatma Yılmaz” rolünü başarıyla oynayan Burcu Biricik hayatında hiç estetik yaptırmadığı için rolünü yaparken kaşını gözünü rahatlıkla oynatabiliyor...

Bu da onu “yüzünü kullanmada” çok başarılı bir oyuncu haline getiriyor.

Yine Özbey’e göre bin bir estetik müdahaleyle gittikçe hepsi birbirine benzeyen diğer ünlülerden ayrıştırıyor.

Özbey bunu anlatmak için bir de çok ünlü bir kadın oyuncunun adını vermiş.

Yazının Devamını Oku

Bir ayağı İstanbul'a basan ve Tahran'ı dağıtan bir 'narafig'

“Narafig” Farsça’da dostunu sırtından bıçaklayan kişi demek... Büyük ihtimalle de bir derin devlet komplocusu...

Tahran’ı darmadağın edip oradan Washington ve Tel Aviv’e sıçrayan bu “yeni nesil patlayıcı”, 24 Nisan günü esrarengiz bir ‘Narafig’in, Londra’daki Iran International adlı haber sitesi ve televizyon kanalına bir yoldan ulaşması ile başladı.

Esrarengiz Narafig’in elinde İran’ı darmadağın edecek bir ses kaydı vardı...

Tahran’da kapalı kapılar ardında yapılmış 3 saatlik bir görüşmenin kaydıydı bu.

Şimdi dönelim 24 Nisan gününe...

Türkiye o gün ABD Başkanı Biden’ın sözde soykırım konuşmasına kilitlenmişken, aynı saatlerde Iran International’a ulaşan kişi veya kişiler onlara bu üç saatlik kaydın bazı bölümlerini getirmişti...

Sitenin Londra’daki yöneticileri “ellerindeki malın” ne olduğunu anında anladılar.

Kayıt adeta Tahran’ı uçuracak yepyeni nesil bir patlayıcı gibiydi.

Bu kaydın açıklanması, İran’da bir süredir yaşanan

Yazının Devamını Oku

Modi'nin inanç mağarasında fiyatlar neden böyle düştü

Hindistan’ın popülist başbakanı Narendra Modi’nin “seçim şovu meditasyon mağarasını” ilk defa Müslüman bir Hint asıllı Amerikalıdan öğrendim.

Yaptığı şahane televizyon şovları ile popülist liderlerin komik hallerini hicveden Hasan Minhaj, bir programında Hindistan’daki seçimleri anlatırken, şu anki başbakan Modi’nin “dua etmek ve meditasyon yapmak üzere bir mağaraya çekilmesini” anlatmıştı.

*

Ancak orada öğrenmiştim ki, Tanrı ve kendisiyle baş başa kalmak için kapandığı bu mağarada 4 kamera görüntülerini kaydediyordu.

Ancak Hasan Minhaj, Modi’nin yüzündeki sahte ifadeleri gösteren görüntüleri yayınlarken hepimizi kahkahalara boğan bir ayrıntıya dikkatimizi çekmişti.

Güya meditasyon yapmak ve dua etmek için inzivaya çekilen Modi’yi 4 kamera görüntülüyormuş...

Amaç?

Bunları seçim kampanyasında

Yazının Devamını Oku

Yüksek lisanslı ilk rehber köpeği 'Kara' ikizler burcu

Bugün, yani 28 Nisan, Dünya Rehber Köpekler Günü...

Ben de bu özel gün dolayısıyla size Türkiye’de okumuş ve mezun olmuş, lisansüstü eğitimli ilk rehber köpeği “Kara”yı tanıtayım...

“Kara” 21 Mayıs 2015 günü doğdu.

Safkan dişi bir Labrador.

Lisans eğitimini Ankara’da Birleşik Krallık Büyükelçiliği görevlileri gözetiminde tamamladı.

Ama eğitimi orada bitmedi. Bir de yüksek lisans eğitimi var.

Onu da İngiltere’de yaptı.

Yüksek lisans hocası, uluslararası rehber köpek eğitmeni

Yazının Devamını Oku

Ben bu gürültüye kulaklarımı tıkadım şu üç cümleye baktım

1) Ülkenin muhafazakârı, laiki...

Dincisi, milliyetçisi, ulusalcısı ayakta...

“NATO’dan çıkalım” diye bağıran...

“İncirlik’i kapatalım” diye haykıran...

ABD ile bütün ilişkilerimizi keselim diyen...

Öyle bir gürültü var ki...

Ülkenin en makul insanları bile bazı çok önemli şeyleri göremiyor, duyamıyor...

Oysa 24 Nisan günü sadece o kelime yoktu... Çok önemli şeyler de oldu.

Yazının Devamını Oku

Sabık deputattan biyarbırçi görüntü

“Sabık”, yeni Türkçede “eski” demek...

- “Deputat”, Rusça kökenli bir kelime, “milletvekili” anlamına geliyor.

- “Biyarbırçi”, Azericede “Utanç verici” demek...

- “Görüntü” ise aynen “görüntü...”

*

Dün sabahtan beri Bakü’den gelen bu videoya gülüyorum ve güldüğüm için de kendime kızıyorum.

Dün T24’te gördüm. Azerbaycan’da günün konusuymuş ve televizyonlarda işte bu başlıkla verilmiş. Eski milletvekili Hüseyinbala Biralamov, ki kendisi 75 yaşında....

Yazının Devamını Oku

Banzai Mustafa Kemal Paşa çok çok banzai

Geçen gün bir arkadaşım gönderdi...

Japonya’da yapılmış video...

Kim yapmış, sözleri nedir hiç bilmiyorum.

Ama içinde bir kelime var ki....

Beni çok etkiledi.

*

Video önce İzmir’i tanıtarak başlıyor.

Arkasından İzmir’de işgalci Yunan ordusuna karşı başlatılan milli mücadele çok güzel çizimlerle anlatılıyor.

Yazının Devamını Oku

İçimizdeki en tonton anarşiste bandanalı bir Babıâli vedası

Önce köşe yazarı vardı...

Yukarıdaki babamız biz köşe yazarı milletini yaratırken, bazı unvanları çok cömertçe bağışlamıştır...

Mesela “siyasi köşe yazarı...”

Tanrı babamızın eli cömerttir... Her isteyene vermiştir bu unvanı...

Onlara bir de “Ağır ol da molla desinler” duygusunu vermiştir aynı cömertlikle...

Bir de kibir ve egoyu...

İşte böyle çıkmıştır piyasaya saçılmış binlerce siyaset köşe yazarı...

*

Yazının Devamını Oku

Emin kardeşim ben piyanistim niye hep bana ateş ediyorsun

Sözcü gazetesi, Turgut Özal’ın 28’inci ölüm yıldönümü günü herkese örnek olması gereken harika bir şey yaptı.

Özal’ı müthiş övücü bir manşet ve sayfayla andı.

Ben de Sözcü yazıişlerini ve bu sayfayı hazırlayan arkadaşımız Emin Özgönül’ü alkışlayan bir yazı yazdım.

*

Ama o ne...

Bütün hayatı boyunca maddi manevi geçimini Özal ve herkese hakaretle sağlayan Emin Çölaşan, gazetesine bir şey diyemeyince hıncını yine benden çıkardı...

Üstelik yine bir sürü yalan dolanla...

Neymiş ben ona Turgut Özal’la ilgili kitabını okudum çok beğendim demişim.

Yazının Devamını Oku

57 milyon riskli vatandaşı acilen koruma altına almanın formülü

Dün itibarıyla dünya “COVID atlası” şöyleydi.

İsrail aşılamasını tamamlamış, bütün yasakları kaldırmış ve halkı da plajlara hücum etmişti.

Yeni Zelanda ve Avustralya arasında serbest seyahat başlamıştı.

Dünyada COVID olayını en ağır geçiren ülkelerden Amerika’da Biden politikası sonuçlarını vermeye başlamıştı.

16 yaş üzeri isteyen her Amerikan vatandaşına aşı uygulanabiliyordu.

330 milyonluk ABD’de yeni vaka sayısı 67 bindi.

Haziran ayı ortası itibarıyla nüfusunun yüzde 70’ini aşılamış olacağını açıklamıştı.

80 milyon nüfuslu Türkiye’de ise yeni vaka sayısı 55 bindi...

Yazının Devamını Oku