Hocam Homeros’un İzmir’i oluyor da niye Troya’sı da olmuyor

ÇANAKKALE ve köprüsünün adının Troya olarak değiştirilmesini önermiştim ya...

Çanakkale Kazı Heyeti Başkanı Prof. Coşkun Özgünel, “Çok fanatik bir düşünce” olarak nitelemiş.

*

“Marjinal” dese yine de anlayacağım. Ama niye “fanatik” bir düşünce onu anlamadım.

Bana göre fanatiklik değişime karşı bir duygudur.

*

İkincisi “Troya adı şovence bir öneri” demiş.

Bunu da anlamadım.

“Çanakkale” adı üzerinde ısrar etmek daha şovence bir şey değil mi...

*

Bir de “Çanakkale adı bizim tarihimize işlenmiştir” diyor...

Onu da anlamadım...

*

Troya 3 bin yıllık bir isim...

Çanakkale kaç bin yıllık isim?

*

Şehrin Osmanlı devletindeki adına bakıyorum...

Kala-i Sultani...

*

Bendeki bilgiler bunlar... Hocamdan beni şu konuda aydınlatmasını rica ediyorum.

- Çanakkale adı bu şehre ne zaman ve nasıl verilmiştir?

- Biz Çanakkale Savaşı’nı yaparken o şehrin adı neydi?

*

O zaman ben de niye şovence bir öneri yapmışım, yaptığım bu öneri niye fanatikmiş anlarım.

*

İzmir’in adını Homeros destanında geçen Smyrna’dan alabileceksin de aynı destanda geçen Troya’yı niye alamayacaksın...

*

Ayrıca ben ülkem için, “Bir dünya markası şehir” yaratılmasından söz ediyorum...

*

Fanatiklik ve şovenlik bunun neresinde Allah aşkına...

*

Bizim “Deli” dediğimiz Büyük Petro, Rusların gözünde niye büyük oldu biliyor musunuz...

Böyle suçlamalara hiç kulak asmadan, İtalyan ve Fransız mimarlarını davet edip St. Petersburg gibi küresel bir şehir yaratmasından dolayı...

ARTIK CV’LERE ‘İYİ SİLAH KULLANIR’ MI YAZACAĞIZ

TÜRKİYE gazetesi yazarı Halime Gürbüz, “Zeytin Dalı” harekâtına katılmak için askerlik şubesine başvurmuş.

Buraya kadar anladım.

Güzel bir vatanseverlik duygusu...

Ancak şubeye başvururken verdiği dilekçesine ilginç bir CV (özgeçmiş) eklemiş.

Şöyle diyor:

İyi derecede yabancı dil, bilişim ve silah kullanma bilgim var. Ulusal bir gazetede
köşe yazarlığı yapıyorum. Lakin artık masa başı ve duayla değil bilfiil katkım olsun istiyorum.”

Bana ilginç geldi...

Bir erkek olarak benim bugüne kadar aklıma CV’me “İyi siyah kullanır” diye yazmak gelmedi.

Zaten silahı da sevmem...

Merak ettim, acaba bir kadın olarak iyi silah kullanma ihtiyacını neden duymuş olabilir..

Başvuru dilekçesine askerlik şubesinden verilen cevaba gelince...

“İhtiyaç olduğunu sanmıyoruz” demişler...

BÖYLE BİR HABABAM SINIFI RÜYA TAKIMI

KELEBEK yazarı Savaş Özbey öyle bir “Hababam Sınıfı” kadrosu yapmış ki...

Rüya takımı gibi...

*

- Damat Ferit: Tarık Akan yerine Kıvanç Tatlıtuğ yakışıklılık olarak 10 points...

*

- İnek Şaban: Kemal Sunal yerine Ata Demirer... Saf, temiz çocuk portresi olarak 10 points...

*

- Badi Ekrem: Şener Şen yerine Cem Yılmaz... Tam isabet ama Şener Şen hayatta olduğuna ve emekliye ayrılmadığına göre yerine biri aramak gerekir mi...

*

- Kel Mahmut: Münir Özkul yerine Erkan Can... Olabilir... Ama şöyle altı yedi yıl sonra Selçuk Yöntem’i önersem...

*

- Tulum Hayri: Cem Gürdap yerine Şahan Gökbakar... Tam isabet.

*

- Yarışma sunucusu: Ayşen Gruda hayatta... Aynı başarıyla oynar. Yerine Gupse Özay? Hiç fena fikir değil.

ESKİDEN HER ŞEY DAHA MI İYİYDİ

- SAVAŞ Özbey’in Hababam listesi şunu gösteriyor. Muazzam bir yeni Türk komedyen nesli ortaya çıkmış. İfrit olduğum bir laf var.  Eskiden her şey daha güzeldi... Yok abi öyle bir şey... Sadece oyuncular değil, ekmek de peynir de, arabalar da, müzik sistemleri de şimdi
daha iyi... Bir tek hava ve deniz
kirliliği... Onlar eskiden
daha iyiydi.

EROL EVGİN TÜRKİYE’SİNİ HATIRLATAN HARİKA ŞARKI

BUGÜNLERDE Gece Yolcuları’nın “Yalan” adlı yeni şarkısını dinlemeye doyamıyorum.

“Yalan yalan, hayatım yalan

Bende aşkın her şeyi var sendeki yalan”.

Sözleriyle, neşesiyle, ritmiyle, sondaki trompet solosuyla...

Beni 1970’lerin, 80’lerin Erol Evgin’lerin Türkiye’sine götürüyor. İnsana mutluluk hapı gibi geliyor bu şarkı...

‘ÜÇ BİLLBOARD’ BANA DİYOR Kİ ‘BAK ARKADAŞ BİR KİŞİ BİLE’

Hocam Homeros’un İzmir’i oluyor da niye Troya’sı da olmuyor

BEN bu yıl Oscar’ı “Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri” filminin almasını istiyorum.

- Film, bazen bir kişinin, tek bir kişinin, tek başına koskoca bir toplumu, koskoca bir polis ve yargı sistemini etkileyip bir şeyleri değiştirebileceğini öyle güzel
anlatıyor ki...

- Filmde, tamamen iyi bir tek kişi yok. Ama tamamen kötü bir tek kişi de yok... İnsanların ne yüzde 100 saf bir melek, ne de yüzde 100 tam bir şeytan olmadığını öyle güzel anlatıyor ki...

- Film, bir mücadelenin sonunda tam bir kesin olamayabileceğini, ama buna rağmen mücadelenin kazanılabileceğini o kadar başarılı anlatıyor ki...

Favori filmim banko bu...

Ayrıca kadın oyuncu France McDormand ile iki yardımcı erkek oyuncu Woody Harrelson ile Sam Rockwell de inşallah ödül alırlar.

 

X

Reform için küçük adalet için çok büyük bir cümle

Dün sabah arka arkaya önüme üç haber geldi... Üçünü alt alta yazınca, dördüncü unsur olarak yazının başlığındaki soru aklıma geldi.

Gelen haberler şunlardı:

*

SABAH HABER 1: Biden yönetiminin CIA’in başına getireceğini açıkladığı William Burns yaptığı açıklamada Çin’i “otoriter düşman” olarak niteledi.

Bu kavramı ilk defa işitiyorum... Demek ki artık dünyanın gündeminde “otoriter düşman” diye yeni bir kavram olacak.

*

SABAH HABER 2: İspanya geçmişin acımasız diktatörü Franco’nun son heykelini de indirmiş.

Franco

Yazının Devamını Oku

Elimize değmeyen, görmediğimiz para ile 190 milyar lira harcıyoruz

Son zamanlarda kendi çevremde, teknoloji çevrelerinde, bankacılık çevrelerinde, çok sık duyduğum üç kelime var.

“FinTech”, “Bitcoin” ve “Blockchain”...

İtiraf edeyim, üçünün de ne olduğunu tam olarak bilemiyorum.

Oysa bunlar giderek günlük hayatımıza şuradan buradan girmeye başladı.

Özellikle de “FinTech...”

Belki inanmayacaksınız, aramızdan 2 milyon insan bu teknoloji üzerinden alışveriş yapıyor. Pandemi sırasında online ödemelerde çok öne çıktı.

Bu ödeme sistemi hayatımızın belki de en önemli kavramlarından birini yavaş yavaş tarihe gömüyor.

Parayı...

Yani bir zamanlar cebimizde en çok gördüğümüz şeyi artık görmüyoruz.

Yazının Devamını Oku

Dönekler ve hainler yeni bir sayfa açıyor

Şerefli bir “dönek”, gururlu bir “hain” olarak yine sahalara dönüyorum.

Hem de iki yüksek yerden aldığım izinle...

Biri “devlet başkanı”ndan...

Öteki “patron”dan...

İkisi de bana “Döneklik ve hainlik artık bütün dünyada şerefli bir payedir. Çık göğsünü gere gere halkın arasına gir” dediler.

Dün gece sabaha karşı cep telefonuma Deadline Hollywood haber sitesinden bir haber düştü.

ABD’nin eski başkanı Barack Obama ile ABD’nin en büyük rock şarkıcısı Bruce Springsteen Spotify üzerinden ortak bir podcast’e başladılar

Yani yaptıkları sohbeti şarkı gibi Spotify üzerinden streaming olarak yayınlıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Cübbeli: Biri bana beleş bilet verirse ben de Mars'a giderim

1) Bu hafta sonu en büyük eğlencem Cübbeli Ahmet’in Mars “parodisiydi”...

Vallahi dinlerken yıkıldım...

Bir kere daha söylüyorum...

Cem Yılmaz pandemi dolayısıyla çekilince, stand-up sahnesi Cübbeli Ahmet Hoca’ya kaldı...

Yani kavuk ona geçti...

Allah için o da acayip bir performans sergiliyor...

Geçen hafta iki gelişme oldu.

Geçen perşembe akşamı NASA Mars’a

Yazının Devamını Oku

Dolunay ve kurt yüzyılı kapandı ekinoks ve cadı yüzyılı açılıyor

Önceki gün bir streaming platforma konan yeni “cadı” filmi “Discovery of Witches” bir “ekinoks” günü başlıyor.

Ekinoks, her yıl gündüz ile gecenin eşit olduğu güne verilen isim.

*

Yılda iki ekinoks var...

Biri 21 Mart ilkbahar ekinoksu...

Öteki ise 23 Eylül sonbahar ekinoksu...

Sözünü ettiğim cadılar dizisi bir sonbahar ekinoks günü başlıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Dikkat Kardashian'ın poposu başımıza büyük bir iş açabilir

Bugün cumartesi... O nedenle siyaseti bir yana bırakıp ciddi bir konuya giriyorum...

1. Ülke olarak başımızda büyük bir sorun patlamak üzere...

Ve bu sorunun adı “Brezilya poposu...”

Ama yavaş yavaş bu deyimin yerini “Kim Kardashian poposu” alıyor.

*

Bunun ilk işareti de dün İngiliz Guardian gazetesindeki tam sayfa bir haberle geldi...

Üstelik haberi New York Times gazetesi de duyurdu...

Diyeceğim “Kardashian’ın poposu” deyip dudak bükmeyin, konu ciddi konu.

*

Yazının Devamını Oku

Girit formülü ile yeniden 'takıma dönüş' fotoğrafı

Biliyorsunuz artık iyi bir “Savunma Bakanlığı internet sitesi” uzmanıyım.

En iyi okuduğum şey de bakanlık sitesine konan fotoğraflar...

Bu etkileyici fotoğrafı da dün Savunma Bakanlığı’nın web sitesinde gördüm.

*

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın makamını ilk defa bu kadar geniş bir kadrajla görüyoruz.

Fotoğrafta bakanın sağında Türk bayrağı, solunda ise NATO bayrağı görünüyor.

Arkada ise bir Atatürk portresi var.

Zaten sitenin sayfası da sol üste bir Atatürk fotoğrafı ile açılıyor.

Yazının Devamını Oku

'82'ncimiz gibi' bir şehir hakkında bilmediklerimiz

Türkiye’nin 81 vilayeti var...

Bir de “82’nci gibi” olanı...

Bir Türkiye şehri değil, ama bir Türk şehri gibi olmaya doğru hızla gidiyor.

Burası Suriye sınırları içindeki Afrin...

Bilmiyordum, meğer Türkiye bir süre önce bazı yabancı gazetecileri Suriye içinde Türk ordusunun kontrolündeki Afrin’e götürmüş.

Giden gazetecilerden ilk yazı dün New York Times’ta yayınlandı.

Bu şehir hakkında bilmediğimiz bazı şeyleri bu yazıdan öğrendim.

Ve öyle bir yazı ki...

Yazının Devamını Oku

Liberal arkadaş söyle bana bu 3 maddenin neyini tartışacağız

Günlerdir Ayasofya imamının sözlerini konuşuyoruz.

Nereden üzerine düştüyse durup dururken bir anayasa tartışması başlattı...

Allah’tan ne Cumhurbaşkanlığı, ne iktidar partisi ne de Diyanet bu tartışmaya girdi...

Ama baktım bugün muhalif diye bilinen bazı eski liberal yazarlar da “Anayasa’nın değişmez maddelerini tartışamazsak buna demokrasi denmez” demeye başladılar

Ben de diyorum ki:

İyi hadi gelin tartışalım... Tartışalım da neyi tartışacağız...

*

Madde 1 diyor ki: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir...

Bunu mu tartışacağız?

Yazının Devamını Oku

CHP oylarımı bölmezse gelecek seçim iktidarım

Cumartesi akşamı Muharrem İnce aradı. Yalova’da oğlu ile birlikteymiş.

Tabii ki konu, onun için yazdığım şu sözlerdi:

“Seçim gecesi üç-beş saati yönetemeyen bir siyasetçi bir partiyi 360 gün nasıl yönetecek...”

Allah için Muharrem İnce’nin rahmetli Süleyman Demirel’e benzeyen bir tarafı var.

Alınmıyor, kızmıyor, küsmüyor...

Türk siyasetinde artık unutmaya başladığımız güzel bir meziyet bu.

Neyse, hemen söze girdi:

“Seçim gecesi için bana haksızlık ediliyor”

Yazının Devamını Oku

Yeni Türkiye'nin yeni fenomeni: VIP köpek

Evet başlıktaki ifade yanlış değil. “V.I.P Köpek”...

Türkiye’de geçen hafta V.I.P köpekler dönemi açıldı.

Size bu haberin hikâyesini ve perde arkasını yazayım.

*

Son yıllarda Türkiye’de en beğendiğim yeni markalardan biri Les Benjamins...

Gümüşhane kökenli bir ailenin çocuğu olan Bünyamin Aydın’ın yarattığı bir giyim markası.

Başlarda “Ottoman Punk” tarzı deniyordu.

Lüks sokak modasının önde gelen isimlerinden biri oldu.

Özellikle fesli James Dean desenleri falan bütün dünyada tutuldu.

Yazının Devamını Oku

Tam 60 yıldır hayır dediğim bir anayasal düzende yaşıyorum

Bakın şu gerçekleri alt alta yazdığımda, kendi açımdan ne kadar tuhaf bir durum ortaya çıkıyor.

- 73 yaşımdayım...

- Bugüne kadar oy verdiğim hiçbir parti iktidara gelemedi.

- Bugün “Türkiye Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi” sitesine girip TC Anayasası yazdığım zaman karşıma çıkan metnin üzerinde şu yazıyor:

“Kanun numarası: 2709

Kabul tarihi: 18/10/1982”...


Yazının Devamını Oku

İlk Türk 'Cacabey'i üzerine birkaç mütevazi tavsiye

Devlet Bahçeli “astronot” kelimesine Türkçe karşılık olarak “cacabey”i teklif etti.

Güzel isim ama itirazım var.

İngilizce veya başka Hint Avrupa dillerinde telaffuzu sorun yaratabilir.

“Kakabey” olarak söylenir ve bu da yanlış anlamalara yol açar...

Onlar eğlenir biz üzülürüz...



Yazının Devamını Oku

Ay'a sert inişe hazırlanırken her 100 Türk'ten kaçı 1969'da ABD'nin Ay'a gittiğine inanıyor

Başlık biraz spekülatif ama ne demek istediğimi birazdan anlayacaksınız.

Ama önce size önemli bir haber vereyim.

*

Türk “Silikon” dünyasında geçtiğimiz günlerde önemli bir gelişme daha oldu.

Dünyanın önde gelen dijital araştırma kuruluşlarından YouGov, Türkiye’de “Wizsight” adlı online araştırma şirketini satın aldı.

Wizsight 2017 yılında N. Özge Akçizmeci adlı genç bir girişimci tarafından kurulmuş bir startup şirket.

Böylece BluTV’nin yüzde 30 hissesinin bir dünya devi olan Discovery’ye satılmasından sonra ikinci bir Türk startup’ı daha dünya piyasasına girdi.

YouGov ilginç alanlarda online araştırmalar yapan bir şirket.

Yazının Devamını Oku

Patron bu milleti ortada bir yerde birleştirebilir mi

‘Big Lebowski’ filminin bardaki bilge adamı ne diyordu:

“Bazen bir ülkede bir adam gelir...”

Sonra birasından bir yudum alıp devam ediyordu:

“Bazen o ülkede bir adam daha gelir...”

Geçenlerde bu tiradı yazmıştım...

Amerika Birleşik Devletleri’nde bir adam geldi...

Ülkeyi tam ortasından ikiye böldü...

Şimdi bir adam daha geldi....

Yazının Devamını Oku

Vay canına benim burnum da soldan sağa doğru çarpıkmış

“‘Ne yapıyorsun’ diye sordu karım, aynanın önünde alışılmadık biçimde oyalandığımı görünce...

‘Hiç’ diye karşılık verdim. ‘Kendimce bakıyorum, burnuma, şu burun deliğimin içine basınca biraz acıyor da’...

Karım gülümsedi...

‘Ben de ne yana doğru çarpık diye bakıyorsun sandım’ dedi.

Kuyruğuna basılmış köpek gibi döndüm:

‘Çarpık mı? Benim burnum mu?’

Karım dingince:

‘Elbette canım, İyi bak: Sağa doğru çarpık...”

*

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin Hitler destekli ilk Afrodit tartışması: Kim ne dedi

Türkiye bundan 81 yıl önce tarihinin en ilginç müstehcenlik tartışmasını yaşadı.

Tartışmanın konusu “Afrodit” adlı bir kitaptı...

Yani Yunan mitolojisinin “Aşk ve güzellik tanrıçası” üzerine...

Daha doğrusu Fransız yazar Pierre Louys’un 1896 yılında yayınlanmış “Afrodit” adlı kitabı üzerine patlayan tartışmaydı bu.



*

Yazının Devamını Oku

Ayşe, Sibel ve Gülse tarihi mi değiştirdi

Ayşe’den kastım Ayşe Arman... Sibel Kekilli ve Gülse Birsel...

Önümde bir kitap duruyor.

Adı “Türkiye Tarihini Değiştiren 110 Kadın”...

Hürriyet’in eski yazıişleri müdürlerinden Doğan Satmış’ın kitabı.

*

Kendince Türkiye tarihini değiştiren 110 kadın belirlemiş ve hepsinin küçük birer portresini yazmış. Listeyi tek tek inceledim. Böyle seçimler çoğu kez keyfidir.

Yani her zaman bir “Bana göre” payı vardır.

Bu da öyle...

*

Yazının Devamını Oku

Sayın CEO beni ikna edin niye dijital bir göçmen olayım

WhatsApp öyle bir şey yaptı ki, hepimizi bir anda büyük düş kırıklığına uğrattı...

Ve kendimize yeni ve güvenli bir dijital ev aramaya başladık.

Türkiye’de iki isim öne çıktı.

Telegram ve BİP...

Telegram Rus asıllı bir adamın kurduğu haberleşme sistemiydi...

BİP ise milli ve yerli...

Turkcell’in bir hizmeti.

İşte bu arayış içinde vatandaş olarak gidip Turkcell’in CEO’su Murat Erkan’ı buldum.

Yazının Devamını Oku

Soldaki, sağdaki kim ve bu kare nerede çekildi

Muhtemelen ortadakini tanıyorsunuz.

Türkiye’nin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy...

Yine muhtemelen bazılarınız soldakini tanıyor.

Aksiyon filmlerinin ünlü oyuncusu Jason Statham.

*

Gelelim en sağdakine.

O adam ünlü İngiliz sinema yönetmeni Guy Ritchie...

Bir kısmınız belki onu Madonna’nın eski kocası olarak biliyor.

Ama bizim gibi “kült sinema” tutkunları için o “Snatch” filminin olağanüstü yönetmeni Guy Ritchie...

Yazının Devamını Oku