"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Her kulüp yöneticisinin bakması gereken bir kare

BU fotoğraf 16 Haziran 2016 günü Şanghay’da bir otelin lüks salonunda çekildi.

Orada bir koltukta tek başına oturan insan, dünyanın en büyük eğlence şirketi Disney’in artık efsane haline gelen başarılı CEO’su Robert Bob Iger...

Her kulüp yöneticisinin bakması gereken bir kare

Biraz sonra dünyadaki en büyük Disney parkı olan Şanghay Eğlence Parkı’nın açılışını yapacak.

Çin devletinin en tepesindeki parti nomenklaturası orada olacak.

Dünyanın dört bir tarafından VIP kişiler, medya mensupları orada.

Oysa böylesine büyük bir başarıya imza atacak olan Disney lideri o sırada yapayalnızdır ve şirket tarihinin en büyük krizlerinden birini çözmeye uğraşmaktadır.

* * *

Şanghay’a gelişinden kısa süre sonra, 12 Haziran günü kendisine bir haber gelir...

Disney parkından 30 kilometre ötedeki Orlando’da bir gece kulübüne terör baskını olmuş, 50'ye yakın insan hayatını kaybetmiş veya yaralanmıştır.

Bunlar arasında bir de Disney çalışanı bulunmaktadır...

* * *

Ama daha önemli bir mesele vardır. Saldırıyı yapan teröristlerden biri bir süre önce Orlando’daki Disney parkını gezip keşif yaparken görüntülenmiştir. Şanghay’daki açılışa hazırlanan CEO şimdi büyük bir krizle karşı karşıyadır.

Orlando’daki park güvenlik nedeniyle kapatılmalı mıdır? Şanghay’daki açılış ertelenmeli midir?

Iger bu krizi aşmaya çalışırken, açılışa saatler kala, tema parklarından sorumlu başkan yardımcısı Bob Chapek yanına gelir ve “Bob ciddi bir meselemiz daha var” der.

BAŞKAN, TİMSAH BİR ÇOCUĞU PARÇALADI, ŞİMDİ NE YAPALIM

BOB Chapek, CEO’ya şunu söyler: “Orlando’daki parkta timsah bir çocuğa saldırdı...”

CEO’nun ilk tepkisi şu olur:

“İnşallah çocuk ölmemiştir...”

Ama durum öyle değildir, çocuk ölmüştür.

Amerikan “corporate” yani şirket kültürü, böyle durumlarda “corporate”ye kurumsal bir açıklama yapmayı emreder. Ama Bob Iger aksini yapar. Açıklamayı kendisi yapar. Bir adım daha ileri gidip çocuğun ailesini arayıp kendisi konuşur.

Sonra da en önemli kararı verir: Şanghay’daki açılış yapılacaktır.

Bu fotoğraf işte o gün, açılış konuşmasını yapmasından birkaç dakika önce çekildi.

Çağdaş yöneticiler artık “corporate zırhların” arkasına saklanmadan, sorumlulukları kendileri üstlenmektedir.

Modern kriz yönetim sanatı budur.

........................................

*Bu bilgileri Bob Iger’ın geçen yıl çıkan “The Ride of a Lifetime” adlı kitabında okudum. Ali Koç’a ve bütün yöneticilere tavsiye ederim. Özellikle de bir eğlence ve spor şirketi yönetenlere. (Random House, 2019)

Her kulüp yöneticisinin bakması gereken bir kare

TİMSAH HABERİNİ VEREN YARDIMCI DÜN İTİBARIYLA

SON bir ayrıntı...

Timsahın çocuğa saldırdığı haberini Iger’a veren başkan yardımcısı Bob Chapek dün itibariyle Disney’in yeni CEO’su olarak ilan edildi. Iger ise kontratının bittiği 2021 yılının sonuna kadar şirketin başkanı olarak kalacak. Herkes için sürpriz oldu.

Disney hisseleri 3 dolar birden değer kaybetti.

Ama bilelim ki, yönettiği temalı parkta timsahların çocuğa saldırmasına mani olamayan yeni CEO, en azından yaratıcılık, yaratıcı risk alma ve kriz yönetimi sanatında Bob Iger’dan çok şey öğrenmiş olmalıdır.

RUSYA’YLA SAVAŞ MI? KIRMIZI KİTAPTA YAZMAYAN BİR YOL

HERHALDE bugünlerde sizin bulunduğunuz her yerde de sorulan soru aynı: “Rusya’yla savaşacak mıyız?”

Bırakın savaşı, bu sorunun sanki normalmiş gibi sorulur hale gelmesi bile bir felakettir.

* * *

Peki nasıl makule döneceğiz?

Bence çok basit...

Kendi kendimize bazı sorular sorup makul cevaplar vererek.

SORU 1. Biz Rusya’yla niye savaşacağız?

Suriye yüzünden...

SORU 2: Peki Suriye yüzünden niye savaşacağız?

Haklı bir gerekçemiz var. Çünkü buradan ülkemize 4 milyona yakın bir göçmen geldi. Ayrıca bir o kadar daha gelme riski var ki, bu, sonucu itibarıyla Türkiye’nin başına iki Almanya’nın birleşmesi sırasındaki kadar büyük bir nüfus sorunu çıkarabilir.

SORU 3: Suriye konusunda Milli Siyaset Belgemizde yani devletin kırmızı kitabında bizim bilmediğimiz bir madde var mı? Mesela Esad’ın devrilmesi, Suriye’den toprak almak gibi?

Devletimizin açıklanmış böyle bir politikası yok. Ayrıca Suriye’deki rejim hâlâ Birleşmiş Milletler tarafından meşru devlet olarak tanınıyor.

SORU 4: Rusya ve Suriye ne istiyor?

Soçi Anlaşması’nda bizim de kabul ettiğimiz iki sorunun halledilmesini istiyor. Birincisi bölgedeki HTŞ terör örgütünün silahsızlandırılması ve bertaraf edilmesi, ikincisi Halep’i Lazkiye ve Şam’a bağlayan devlet yollarının güven altına alınması.

SORU 5: Bunlar Türkiye açısından kabul edilmez şeyler mi? HTŞ terör örgütü Türkiye için de büyük bir tehdit unsuru değil mi?

Evet IŞİD’den kopmuş bir örgüt ve bugün Türkiye için de büyük tehdit, ileride daha da büyük tehdit haline gelecek. Bu nedenle Türkiye de o örgütü terörist ilan etti.

O zaman gelelim asıl soruya...

SAVAŞ İHTİMALİNİ KALDIRACAK BİR ÇÖZÜM MÜMKÜN DEĞİL Mİ

SORU 6: Öyleyse savaş ihtimalini ortadan kaldıracak herkes için onurlu bir çözüm yolu yok mu?

Var, hem de kolay. Kırmızı kitapta (Türkiye’nin Milli Siyaset Belgesi) ne yazıyor bilmiyorum. Ama orada yazmasa bile hem karşı tarafın hassasiyetini dikkate alacak, hem de bizim sınırımızdaki güvenliği sağlayacak, göçü önleyecek tedbirleri içerecek ortak yol çok mümkün. Bu yazıyı yazmaya oturduğumda Ankara’da Dışişleri Bakanı’nın gazetecilere verdiği brifingden bana gelen havaya bakılırsa, bu makul yolu arama çabası hızlanmış.

Yeter ki şunu bilelim.

Aklın yolunda ilerlemek, herkes için en iyisidir. Türkiye’de muhalefet de böyle bir çözümü kullanmak yerine desteklemeli.

Hepimizin akla, makul akla ihtiyacımız olduğu çok kritik günlerden geçiyoruz çünkü.

 

BU FOTOĞRAF KADIN İSTİSMARINA GİRER Mİ

BU fotoğrafı “Hello Fashion” kanalının Instagram hesabında gördüm. Üç gün önce Armani’nin Milano Moda Haftası’nda yaptığı konuşmayı okumuştum.

Hani modaevlerini reklamlarında kadın sömürüsü yapmakla suçlayan konuşmasından üç gün sonra.

* * *

Her kulüp yöneticisinin bakması gereken bir kare

Ne yalan söyleyeyim çok sevdim bu fotoğrafı...

Elbise harika, şapka çok iyi gitmiş.

Evet bacak dekoltesi çok dikkat çekici...

Ama o dövmeyle bana MET sergilerine girecek bir güzellik gibi göründü.

Ama en çok hoşuma giden şey bir kadın bedeninin hareket halindeki estetiği oldu...

Üstelik, yırtmacı bir yana bırakırsanız, öyle çok açık bir elbise de değil... Bence fashion sektörünün bizleri bu estetikten mahrum etmemesi gerekir. Hem erkek hem kadın için hayatı güzel kılan bir fotoğraf bu.

X