"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Hepimiz için bir utanç çetelesi

Geçen ay İzmir Buca’da cezaevinden izinli çıkan Şehmuz Selçuk (24) sevgilisi Melisa Kalem’i pompalı tüfekle öldürüp intihar etti.

Eylül ayında cezaevinden izinli çıkan

Ersin Ü. İstanbul’da eski eşi Kübra T.’yi önce bıçakladı, ardından kızgın yağ ile yaktı.

*

Temmuz ayında Bafra’da cezaevinden izinli çıkan Mevlüt T. tartıştığı eşi Ayla T.’yi sokak ortasında tüfekle vurup ağır yaraladı.

Hepimiz için bir utanç çetelesi

Haziran ayında İzmir’de cezaevinden izinli çıkan Göksel Sağlam, iki çocuğunun annesi eski eşi Habibe Çevik ve baldızı Fatma Akdağ’ı öldürdü.

*

Eylül ayından Ankara’da cezaevinden izinli çıkan A.K., bir çocuğa tecavüz etti.

*

2018 yılında Ankara’da cezaevinden izinli çıkan Fevzi Çelik eşi İlknur Çelik’i 15 yerinden bıçaklayarak öldürdü.

*

2017 yılında cezaevinden izinli çıkan Murat Özkara eşini boğazından bıçaklayarak öldürdü.

*

Bu yıl sadece cezaevinden bırakılanların öldürdüğü kızlarımız, kadınlarımız bunlar.

Sadece bu yılın 11 ayında 400’den fazla kadınımız ve kızımız aşağılık erkek caniler tarafından öldürüldü.

*

Koruyamadık...

Hayır korumadık...

*

Ses çıkaramadık...

Hayır sessiz kaldık.

*

 “Bize dokunmayan erkek yılan” dedik...

Yürüyüp yolumuza devam ettik.

Buyurun neticesi...

.......................................

NOT: Hürriyet dün bu kahredici utanç çetelesini yayınladı.

Bugün bir kere daha utanalım diye aynen yayınlıyorum.

UTANÇ ÇETELESİNİN EKSİK İKİ MADDESİ

Bir de o meşum çetelenin yukarıya yazmadığım iki maddesini ekliyorum.

*

Eylül ayında cezaevinden izinli çıkan Emrah Yaşar, Taksim’de üniversite öğrencisi Halit Ayar’ı (23) kendisine para vermediği için bıçaklayarak öldürdü.

Temmuz ayında Denizli D Tipi Cezaevi’nden izinli olarak çıkan M.Ö., aralarında husumet bulunan Ahmet Alkan ile amcası Süleyman Alkan’ı tüfekle vurarak öldürdü.

*

Tabii ikinci eksik madde de şu.

Bu katilleri bırakırken, aydınları, yazarları, gazetecileri, sanatçıları, siyasetçileri içeride tutmak...

O da bir utanç vesilesi değil mi...

KİM BİLİR HANGİ HAİN PUSUDA HANGİ KATİL HANGİ AVINI BEKLİYOR

GÜZELİM Cerenimizin katili cinayetten sonra şunu söylemiş:

“Sabah inşaattaydım. Başka av aradım bulamadım...”

Annesinin-babasının güzel kızı...

Hepimizin Ceren’i...

*

Hapishane firarisi bu caninin gözünde bir “av”...

O küçücük yaşında, Ordu’da...

Kendine sanat yolunda gelecek hazırlayan...

Bale yapan...

Dünya insanı olmak isteyen o güzel Cerenimiz kadın düşmanı pis bir caninin gözünde bu...

*

Ve kim bilir hangi hain pusuda, hangi bir başka kadın düşmanı cani bir başka Ceren’i “avlamak” için bekliyor...

*

Veya hangi hapishane köşesinde, yarıaçık cezaevinde, ava çıkmak için serbest bırakılmayı, kaçmayı...

Hepimiz için bir utanç çetelesi

BİR TEKNİK DİREKTÖRÜN ESKİ VE YENİ HATALARI

BİRÇOK insan pek hazzetmez, ama ben Jose Mourinho’yu çok severim...

Çünkü futbolun eğlence tarafına büyük katkısı olan insandır.

On bir ay kenarda durduktan sonra Premier League takımı Tottenham’ı çalıştırmaya başladı.

Yaptığı ilk basın toplantısının videosunu dikkatle izledim.

Özellikle şu sözleri çok hoşuma gitti:

“On bir ay boyunca yaptığım hatalar ne onu bulmaya çalıştım ve buldum. Tabii ki bu hataları tekrarlamayacağım...”

*

Asıl önemlisi arkasından gelen şu cümlesi oldu:

“Ama tabii ki yeni hatalar yapacağım...”

*

Tamamen katılıyorum.

Eski hataları tekrarlamamak doğru...

Ne var ki yeni hata yapmaktan da korkmamak lazım...

Yoksa değişim gerçekleşmez.

Hepimiz için bir utanç çetelesi

‘HIRSIZ’ MÜŞTERİLERE ŞARKI SÖYLEYEN SURİYELİ ŞARKICI

BAŞLIKTAKİ ifade bana ait değil...

Washington Post gazetesinde okudum.

Antakya’da Suriyeli mültecilerin gittiği gece kulübünde şarkı söyleyen “Prens Velid” diye bir şarkıcı varmış.

YouTube’daki şarkılarını 1.5 milyon kişi seyrediyormuş.

Şarkılarının konusu kaçakçılar ve hırsızlarmış.

“Müşterilerimin hepsi hırsızlar” diyormuş...

Bir Suriyelinin Antakya’daki Suriyeli müşterileri için söylediği sözler bunlar.

Suriye’deki savaş uzadıkça, ahlaki çöküntü de büyüyor demektir.

HARİTAYA BAKTIĞIMDA NE GÖRDÜM TABLOYA BAKTIĞIMDA NE GÖRDÜM

LİBYA’daki iki hükümetten meşru olanı ile deniz işbirliği anlaşmasıyla ilgili görüşüm şu:

HARİTAYA BAKTIĞIMDA: Afrika’daki Libya ile Avrupa ve Asya’daki Türkiye arasına böyle bir bölge yaratmak çok anlaşılabilir görünmüyor.

Ama kabul edelim ki Akdeniz’in ortasındaki Kıbrıs Rum kesimi ile Afrika kıtasındaki Mısır ve Ortadoğu’daki İsrail arasında böyle bir anlaşma yapılabiliyorsa...

Bu anlaşma da Türkiye açısından çok zekice ve yerinde bir diplomatik atak olmuş.

X