Hayır Harula, asıl şimdi tam şarkı söyleme zamanı

Önceki akşamüzeri Atina’da yaşayan gazeteci dostum Yorgo Kırbaki’den bir mesaj geldi:

“Haris Alexiu bir açıklama yaptı. ‘Eskisi gibi şarkı söyleyemiyorum. Bir şeyi iyi yapamazsan devam etmenin anlamı yok. Şarkı söylemeyi bırakıyorum’ dedi.”

*

Benim için şok oldu...

Kim bilir kaç kere yazdım.

Hayır Harula, asıl şimdi tam şarkı söyleme zamanı

Otuz yıldır hiç bıkmadan, aynı büyük keyif ve hayranlıkla dinlediğim Ege’nin muhteşem kadınıdır Harula.

Benim bir İzmir yanım Sezen Aksu ise öteki yanım mutlaka odur.

*

Ben de buradan, Ege’nin öteki tarafından sesleniyorum ona.

“Hayır Harula, bırakamazsın... Bırakmamalısın...

Çünkü bu yaz da Ege sensiz olamaz...”

*

Çünkü bir de üstelik, bak ne diyor Sezen:

“Hayat zorlanınca...

Çıkmaz sokaklarda soluksuz kalınca...

Azalınca manadan

Seyyar sevdalar da parçalanınca..

Göz görmeyince, gönül hissetmeyince

Kırılınca camdan kalp

Dönüp yalnızlığa kilitlenince...”

Tam da bugün yani...

Dünya ayağa kalkmış “Nefes alamıyorum” diye haykırmaya başlamışsa eğer...

“O zaman şarkı söylemek lazım...”

*

Hem de

Avaz avaz söylemek lazım...

Hayır Harula, asıl şimdi tam şarkı söyleme zamanı




DOKSAN GÜNDE SAÇ-SAKALIMIZA NELER OLDU, DAHA NELER OLACAK

Bir 65 plus mensubu olarak 90 günlük karantina süresince çok merak ettiğim şirketler ortaya çıktı.

Mesela Türkiye’de un üreten kuruluşlar?

Ne tür un ürünlerini satmışlar, talep ne olmuş, ekşi maya ekmek yapmayı öğrenenlerin neler aldıklarını merak ettim.

*

Ama en çok merak ettiğim şirketlerin başında bana her gün dokunan ürünleri üreten şirketler oldu.

Yani her sabah yüzüme değdirdiğim jileti, tıraş jelini, başımı yıkadığım şampuanı, duş jelini, elimi yıkadığım sabunu üreten şirketler...

*

Çünkü bu sürede kendi davranışımda bazı değişiklikler oldu.

- Mesela, her gün sakal tıraşı olurken artık haftada bir oluyorum.

- Her gün duş alıyorum ama şampuan ve vücut jeli kullanmayı iki günde bire indirdim.

- Buna karşılık sıvı sabun kullanımım üç-dört katına çıktı...

*

Bu ürünlerin Türkiye’deki en büyük üreticisi ve bir dünya devi olan Procter & Gamble’ın Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu ile bir podcast sohbeti yaptım.

Bu sohbet “COVID-19 Sürecinde P&G Türkiye’nin Başarı Hikâyesi” olarak yayınlandı.

*

Konu başlığı kurumsal bir başarı hikâyesi gibi görünse de Turnaoğlu günlük hayatımıza çok yakından dokunan çok ilginç şeyler anlattı.

İlgilenene dinlemesini tavsiye ederim.

ERKEK YÜZÜ
HER GÜN TRAŞ OLAN AZALTTI SAKALLI İSE KESMEYE BAŞLADI

- İlk bir ayda tıraş bıçağı, tıraş jeli gibi ürünlerin talebinde düşüş olmuş. Ancak ikinci ayın ortasından itibaren talep yine yükselmeye başlamış.

Bunun altındaki neden de ilginç.

Hayır Harula, asıl şimdi tam şarkı söyleme zamanı

Her gün sakal tıraşı olanlar bunu azaltmış. Buna karşılık sakal bırakan erkekler sakallarını daha sık kısaltmaya başlamışlar. Bunda uzun sakalın da hijyen açısından iyi olmayacağı düşüncesi etkili olmuş.

- Bu arada talebi en fazla yükselen ürünlerinden biri, evde kendi kendine saç ve sakal kesme aletleri olmuş.

POSTKORONA-1
SÜRPRİZ BİR GELİŞME: PLASTİK GERİ DÖNÜYOR

TANKUT Turnaoğlu ile sohbetimizin benim açımdan en çarpıcı bölümü, postkorona (korona sonrası) dönemdeki gelişmelerle ilgili anlattıklarıydı.

- EN ŞAŞIRTICI: Suda plastik şişeyi hayatımızdan çıkarmaya hazırlanıyorduk. Ancak plastiğe dönüş başlıyor. Çünkü korona yepyeni hijyen koşulları gerektiriyor.
Cam eşyayı temizlemek zor olduğu için su ve her tür sıvı kabında yine plastik malzemeye dönülecek.

- RAHATLATICI HABER: P&G 2030 yılına kadar sıvı ürünlerde tamamen yeni plastiğe geçiş kararı almış. Ancak bu plastikte olmazsa olmaz bir şart var.

Tabiatta yok olacak bir maddeye dönüşecek. Aynı zamanda dönüşebilir plastik kullanılacak.

POSTKORONA-2
YEMEKHANEDE YÜZ YÜZE YEMEK HAYATIMIZDAN ÇIKIYOR

ŞİRKETİN en önemli postkorona kararlarından üçü şu:

- Yemekhane oturma düzenlerinde sosyal mesafe olarak uluslararası standart olan 6 feet ölçüsü kullanılacak. Yani 1.80 m.

- Çalışanlar yüz yüze oturma düzeninde yemek yiyemeyecek.

- Açık yemek ve sunum kaldırılıyor. Bunun yerine paketlenmiş kutularda servis yapılacak. İsteyen çalışanın paketini alıp yemeğini dışarıda yemesi mümkün olacak.

BEDEN
ANTİBAKTERİYEL DUŞ JELİ DÖNEMİ BAŞLIYOR

- Yaşadığımız 90 karantina gününde sabun ve özellikle antibakteriyel sabun talebinde büyük bir patlama yaşanmış.

- Turnaoğlu bireysel hijyende gelmekte olan bir yeniliği de şimdiden söylüyor.

Bildiğimiz duş jelinde antibakteriyel jellere talep artıyor ve artacak.

Çünkü hijyenin sadece el ve yüz değil, bütün vücutla ilgili olduğu konusunda bir bilinç oluşuyor.

İŞYERİ
SOSYAL MESEFA İLE YÜZDE 50 PERSONEL İŞYERİNDE OLACAK

- İşyerinde yeni bir düzen kuruluyor. Sosyal mesafe kuralı uygulanınca, mevcut personelin ancak yüzde 50’si fiziki olarak işyerinde bulunabilecek.

Böylece münavebeli bir çalışma sistemi oluşacak.

- 12 kişilik yönetim kurulu toplantıları için sosyal mesafe çok büyük bir mekân gerektireceği için, görüntülü iletişim üzerinden toplantı düzenine geçme konusu tartışılıyor.

KARANTİNA BAŞARISI
BİR TEK COVID-19 VAKASI OLMADAN İHRACAT REKORU NASIL KIRILDI

DÜŞÜNÜN bütün fabrikalar durmuş.

Her yerde ev hapisleri var.

Ama P&G’nin Türkiye’deki fabrikaları durmadan çalışmış.

Bu konuda hükümetten çok destek görmüşler.

Avrupa’da bazı ülkelerde fabrikalar tamamen durduğu için, ihtiyaç duyulan sağlık ürünleri Türkiye’deki fabrikalardan gitmiş.

Özellikle antibakteriyel sabun ve çocuk bezi gibi ürünler büyük ölçüde Türkiye’deki fabrikalardan sağlanmış.

Tabii aklınıza şu soru gelebilir?

Türkiye’deki çalışanın hayatı mı riske atıldı?

Hayır, bütün önlemleri almışlar.

Tankut Turnaoğlu kendisi de üretim birimlerine giderek çalışanlarına destek vermiş.

Ve kesin bir dille şunu söylüyorlar:

Korona döneminde P&G üretim tesislerinde bir tek COVID-19 pozitif vaka olmamış.

SOSYAL SORUMLULUK
KULLANIM SÜRESİ AZALAN ÜRÜNLER İHTİYAÇ SAHİPLERİNE

- Şirket korona sırasında, Kızılay ve sivil toplum kuruluşlarıyla yakın bir çalışma yaparak sağlık malzemesi dağıtımı, ihtiyacı olan insanlara yardım konularında çalışmalar yaptı.

- En başarılı oldukları konulardan biri, kullanım süresi kısalan ürünlerin süpermarketlerden toplanarak hızlı biçimde ihtiyaç sahibi insanlara ulaştırılması olmuş.

X

Guy Ritchie ile o kırmızı halıda neler gördüm

Önceki akşam şahsi Beyoğlu tarihimin çok önemli bir günüydü.

Yıllarca önünden geçtiğim efsanevi Atlas Sineması yeniden açılıyordu.

*

Atlas Sineması’nın açılış tarihi 1948...

Yani benimle aynı yaşta sayılır...



Yazının Devamını Oku

İki 'kız arkadaşın' birbirine verdikleri 'çarşaf' sözü

Bir yanda Ayşe Kulin...

Çok satan kitaplara imza atmış bir yazar...

Başı açık...

Duruşu, tarzı ile kendine özgü...

*

Öteki tarafta Ayşe Böhürler...


Yazının Devamını Oku

Reform için küçük adalet için çok büyük bir cümle

Dün sabah arka arkaya önüme üç haber geldi... Üçünü alt alta yazınca, dördüncü unsur olarak yazının başlığındaki soru aklıma geldi.

Gelen haberler şunlardı:

*

SABAH HABER 1: Biden yönetiminin CIA’in başına getireceğini açıkladığı William Burns yaptığı açıklamada Çin’i “otoriter düşman” olarak niteledi.

Bu kavramı ilk defa işitiyorum... Demek ki artık dünyanın gündeminde “otoriter düşman” diye yeni bir kavram olacak.

*

SABAH HABER 2: İspanya geçmişin acımasız diktatörü Franco’nun son heykelini de indirmiş.

Franco

Yazının Devamını Oku

Elimize değmeyen, görmediğimiz para ile 190 milyar lira harcıyoruz

Son zamanlarda kendi çevremde, teknoloji çevrelerinde, bankacılık çevrelerinde, çok sık duyduğum üç kelime var.

“FinTech”, “Bitcoin” ve “Blockchain”...

İtiraf edeyim, üçünün de ne olduğunu tam olarak bilemiyorum.

Oysa bunlar giderek günlük hayatımıza şuradan buradan girmeye başladı.

Özellikle de “FinTech...”

Belki inanmayacaksınız, aramızdan 2 milyon insan bu teknoloji üzerinden alışveriş yapıyor. Pandemi sırasında online ödemelerde çok öne çıktı.

Bu ödeme sistemi hayatımızın belki de en önemli kavramlarından birini yavaş yavaş tarihe gömüyor.

Parayı...

Yani bir zamanlar cebimizde en çok gördüğümüz şeyi artık görmüyoruz.

Yazının Devamını Oku

Dönekler ve hainler yeni bir sayfa açıyor

Şerefli bir “dönek”, gururlu bir “hain” olarak yine sahalara dönüyorum.

Hem de iki yüksek yerden aldığım izinle...

Biri “devlet başkanı”ndan...

Öteki “patron”dan...

İkisi de bana “Döneklik ve hainlik artık bütün dünyada şerefli bir payedir. Çık göğsünü gere gere halkın arasına gir” dediler.

Dün gece sabaha karşı cep telefonuma Deadline Hollywood haber sitesinden bir haber düştü.

ABD’nin eski başkanı Barack Obama ile ABD’nin en büyük rock şarkıcısı Bruce Springsteen Spotify üzerinden ortak bir podcast’e başladılar

Yani yaptıkları sohbeti şarkı gibi Spotify üzerinden streaming olarak yayınlıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Cübbeli: Biri bana beleş bilet verirse ben de Mars'a giderim

1) Bu hafta sonu en büyük eğlencem Cübbeli Ahmet’in Mars “parodisiydi”...

Vallahi dinlerken yıkıldım...

Bir kere daha söylüyorum...

Cem Yılmaz pandemi dolayısıyla çekilince, stand-up sahnesi Cübbeli Ahmet Hoca’ya kaldı...

Yani kavuk ona geçti...

Allah için o da acayip bir performans sergiliyor...

Geçen hafta iki gelişme oldu.

Geçen perşembe akşamı NASA Mars’a

Yazının Devamını Oku

Dolunay ve kurt yüzyılı kapandı ekinoks ve cadı yüzyılı açılıyor

Önceki gün bir streaming platforma konan yeni “cadı” filmi “Discovery of Witches” bir “ekinoks” günü başlıyor.

Ekinoks, her yıl gündüz ile gecenin eşit olduğu güne verilen isim.

*

Yılda iki ekinoks var...

Biri 21 Mart ilkbahar ekinoksu...

Öteki ise 23 Eylül sonbahar ekinoksu...

Sözünü ettiğim cadılar dizisi bir sonbahar ekinoks günü başlıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Dikkat Kardashian'ın poposu başımıza büyük bir iş açabilir

Bugün cumartesi... O nedenle siyaseti bir yana bırakıp ciddi bir konuya giriyorum...

1. Ülke olarak başımızda büyük bir sorun patlamak üzere...

Ve bu sorunun adı “Brezilya poposu...”

Ama yavaş yavaş bu deyimin yerini “Kim Kardashian poposu” alıyor.

*

Bunun ilk işareti de dün İngiliz Guardian gazetesindeki tam sayfa bir haberle geldi...

Üstelik haberi New York Times gazetesi de duyurdu...

Diyeceğim “Kardashian’ın poposu” deyip dudak bükmeyin, konu ciddi konu.

*

Yazının Devamını Oku

Girit formülü ile yeniden 'takıma dönüş' fotoğrafı

Biliyorsunuz artık iyi bir “Savunma Bakanlığı internet sitesi” uzmanıyım.

En iyi okuduğum şey de bakanlık sitesine konan fotoğraflar...

Bu etkileyici fotoğrafı da dün Savunma Bakanlığı’nın web sitesinde gördüm.

*

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın makamını ilk defa bu kadar geniş bir kadrajla görüyoruz.

Fotoğrafta bakanın sağında Türk bayrağı, solunda ise NATO bayrağı görünüyor.

Arkada ise bir Atatürk portresi var.

Zaten sitenin sayfası da sol üste bir Atatürk fotoğrafı ile açılıyor.

Yazının Devamını Oku

'82'ncimiz gibi' bir şehir hakkında bilmediklerimiz

Türkiye’nin 81 vilayeti var...

Bir de “82’nci gibi” olanı...

Bir Türkiye şehri değil, ama bir Türk şehri gibi olmaya doğru hızla gidiyor.

Burası Suriye sınırları içindeki Afrin...

Bilmiyordum, meğer Türkiye bir süre önce bazı yabancı gazetecileri Suriye içinde Türk ordusunun kontrolündeki Afrin’e götürmüş.

Giden gazetecilerden ilk yazı dün New York Times’ta yayınlandı.

Bu şehir hakkında bilmediğimiz bazı şeyleri bu yazıdan öğrendim.

Ve öyle bir yazı ki...

Yazının Devamını Oku

Liberal arkadaş söyle bana bu 3 maddenin neyini tartışacağız

Günlerdir Ayasofya imamının sözlerini konuşuyoruz.

Nereden üzerine düştüyse durup dururken bir anayasa tartışması başlattı...

Allah’tan ne Cumhurbaşkanlığı, ne iktidar partisi ne de Diyanet bu tartışmaya girdi...

Ama baktım bugün muhalif diye bilinen bazı eski liberal yazarlar da “Anayasa’nın değişmez maddelerini tartışamazsak buna demokrasi denmez” demeye başladılar

Ben de diyorum ki:

İyi hadi gelin tartışalım... Tartışalım da neyi tartışacağız...

*

Madde 1 diyor ki: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir...

Bunu mu tartışacağız?

Yazının Devamını Oku

Yeni Türkiye'nin yeni fenomeni: VIP köpek

Evet başlıktaki ifade yanlış değil. “V.I.P Köpek”...

Türkiye’de geçen hafta V.I.P köpekler dönemi açıldı.

Size bu haberin hikâyesini ve perde arkasını yazayım.

*

Son yıllarda Türkiye’de en beğendiğim yeni markalardan biri Les Benjamins...

Gümüşhane kökenli bir ailenin çocuğu olan Bünyamin Aydın’ın yarattığı bir giyim markası.

Başlarda “Ottoman Punk” tarzı deniyordu.

Lüks sokak modasının önde gelen isimlerinden biri oldu.

Özellikle fesli James Dean desenleri falan bütün dünyada tutuldu.

Yazının Devamını Oku

Tam 60 yıldır hayır dediğim bir anayasal düzende yaşıyorum

Bakın şu gerçekleri alt alta yazdığımda, kendi açımdan ne kadar tuhaf bir durum ortaya çıkıyor.

- 73 yaşımdayım...

- Bugüne kadar oy verdiğim hiçbir parti iktidara gelemedi.

- Bugün “Türkiye Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi” sitesine girip TC Anayasası yazdığım zaman karşıma çıkan metnin üzerinde şu yazıyor:

“Kanun numarası: 2709

Kabul tarihi: 18/10/1982”...


Yazının Devamını Oku

İlk Türk 'Cacabey'i üzerine birkaç mütevazi tavsiye

Devlet Bahçeli “astronot” kelimesine Türkçe karşılık olarak “cacabey”i teklif etti.

Güzel isim ama itirazım var.

İngilizce veya başka Hint Avrupa dillerinde telaffuzu sorun yaratabilir.

“Kakabey” olarak söylenir ve bu da yanlış anlamalara yol açar...

Onlar eğlenir biz üzülürüz...



Yazının Devamını Oku

Ay'a sert inişe hazırlanırken her 100 Türk'ten kaçı 1969'da ABD'nin Ay'a gittiğine inanıyor

Başlık biraz spekülatif ama ne demek istediğimi birazdan anlayacaksınız.

Ama önce size önemli bir haber vereyim.

*

Türk “Silikon” dünyasında geçtiğimiz günlerde önemli bir gelişme daha oldu.

Dünyanın önde gelen dijital araştırma kuruluşlarından YouGov, Türkiye’de “Wizsight” adlı online araştırma şirketini satın aldı.

Wizsight 2017 yılında N. Özge Akçizmeci adlı genç bir girişimci tarafından kurulmuş bir startup şirket.

Böylece BluTV’nin yüzde 30 hissesinin bir dünya devi olan Discovery’ye satılmasından sonra ikinci bir Türk startup’ı daha dünya piyasasına girdi.

YouGov ilginç alanlarda online araştırmalar yapan bir şirket.

Yazının Devamını Oku

Patron bu milleti ortada bir yerde birleştirebilir mi

‘Big Lebowski’ filminin bardaki bilge adamı ne diyordu:

“Bazen bir ülkede bir adam gelir...”

Sonra birasından bir yudum alıp devam ediyordu:

“Bazen o ülkede bir adam daha gelir...”

Geçenlerde bu tiradı yazmıştım...

Amerika Birleşik Devletleri’nde bir adam geldi...

Ülkeyi tam ortasından ikiye böldü...

Şimdi bir adam daha geldi....

Yazının Devamını Oku

Vay canına benim burnum da soldan sağa doğru çarpıkmış

“‘Ne yapıyorsun’ diye sordu karım, aynanın önünde alışılmadık biçimde oyalandığımı görünce...

‘Hiç’ diye karşılık verdim. ‘Kendimce bakıyorum, burnuma, şu burun deliğimin içine basınca biraz acıyor da’...

Karım gülümsedi...

‘Ben de ne yana doğru çarpık diye bakıyorsun sandım’ dedi.

Kuyruğuna basılmış köpek gibi döndüm:

‘Çarpık mı? Benim burnum mu?’

Karım dingince:

‘Elbette canım, İyi bak: Sağa doğru çarpık...”

*

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin Hitler destekli ilk Afrodit tartışması: Kim ne dedi

Türkiye bundan 81 yıl önce tarihinin en ilginç müstehcenlik tartışmasını yaşadı.

Tartışmanın konusu “Afrodit” adlı bir kitaptı...

Yani Yunan mitolojisinin “Aşk ve güzellik tanrıçası” üzerine...

Daha doğrusu Fransız yazar Pierre Louys’un 1896 yılında yayınlanmış “Afrodit” adlı kitabı üzerine patlayan tartışmaydı bu.



*

Yazının Devamını Oku

Ayşe, Sibel ve Gülse tarihi mi değiştirdi

Ayşe’den kastım Ayşe Arman... Sibel Kekilli ve Gülse Birsel...

Önümde bir kitap duruyor.

Adı “Türkiye Tarihini Değiştiren 110 Kadın”...

Hürriyet’in eski yazıişleri müdürlerinden Doğan Satmış’ın kitabı.

*

Kendince Türkiye tarihini değiştiren 110 kadın belirlemiş ve hepsinin küçük birer portresini yazmış. Listeyi tek tek inceledim. Böyle seçimler çoğu kez keyfidir.

Yani her zaman bir “Bana göre” payı vardır.

Bu da öyle...

*

Yazının Devamını Oku