GeriErtuğrul ÖZKÖK ‘Happy Birthday’ telefonları: Putin’i hangi başkanlar aradı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Happy Birthday’ telefonları: Putin’i hangi başkanlar aradı

Dün sabah küçük bir haber dikkatimi çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki gün Rusya Devlet Başkanı Putin’le bir telefon konuşması yapmış.

Nedense bu haber bir gün önce pek dikkat çekmedi.

*

Acaba doğru mu diye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın sitesine girip baktım.

Gerçekten bir gün önce açıklama yapılmış...

Açıklamada küçük bir cümle dikkatimi çekti:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Rusya Devlet Başkanı Putin’in doğum gününü de kutladı.”

İfadede “Doğum gününü de kutladı” dendiğine göre, telefonun asıl amacı neydi, merak ettim.

İki ülke arasında acil görüşülmesi gereken bir konu mu söz konusuydu...

Yoksa ilk amaç Putin’in doğum gününü mü kutlamaktı..

‘Happy Birthday’ telefonları: Putin’i hangi başkanlar aradı

*

Merak böceği insanı sokunca duramıyor tabii.

Hemen Rusya Devlet Başkanlığı’nın resmi internet sitesi olan “President of Russia” adlı siteye gittim.

Orada şöyle bir bölüm vardı:

“Birthday Greetings to Vladimir Putin...”

Yani Vladimir Putin’e yaş günü kutlamaları...

Altında da şöyle bir ifade:

“Yabancı ülkelerin devlet başkanları ve uluslararası kuruluşların başkanları Vladimir Putin’e doğum günü mesajlarını iletiyorlar.”

Ancak onun altında da şu ifade vardı:

“Bu kutlama telefonları sırasında ülkeler arasındaki güncel meseleler de konuşuldu.”

*

Putin’e “Happy Birthday” demek için arayan devlet ve hükümet başkanları listesinde şunlar dikkatimi çekti:

- On bir devlet başkanı ve başbakan bizzat telefon edip yaş gününü kutlamış Putin’in...

- Asya’daki Türk Cumhuriyetleri’nin hemen hepsinin devlet başkanı aramış.

- Avrupa, Afrika, Kuzey ve Güney Amerika’dan şahsen arayan lider hiç yok.

- Buna karşılık İsrail ve Japonya’nın başbakanları bizzat arayıp kutlamış...

- Avrupa’daki eski Sovyet Bloğu ülkelerinden sadece Belarus’un devlet başkanı aramış.

- Kesinlikle aramıştır dediğim Suriye Devlet Başkanı Esad ise listede yok.

‘Happy Birthday’ telefonları: Putin’i hangi başkanlar aradı

PUTİN’İ ŞAHSEN ARAYAN BAŞKANLARIN TAM LİSTESİ

Altta da Putin’i doğum günü için bizzat telefonla arayıp kutlayan başkanların listesi var.

Tam liste şöyle:

- Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev

- Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan

- Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko

- İsrail Başbakanı Naftali Benet

- Kazakistan Devlet Başkanı Kasım Cömert Tokayev ve Kazakistan eski Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev

- Kırgızistan Devlet Başkanı Sadır Caparov

- Tacikistan Devlet Başkanı İmamali Rahman

- Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

- Türkmenistan Devlet Başkanı Kurbankulu Berdimuhammedov

- Özbekistan Devlet Başkanı Şevket Mirziyoyev

- Japonya Başbakanı Fumio Kishida

ERDOĞAN’IN MOSKOVA’YI ARADIĞI GÜN WASHINGTON’DA NE YAPILDI

Eski Başkan Trump her şeye rağmen böyle bir şahsi ilişkiler sistemi kurmuştu.

Ama yeni yönetim Türkiye konusunda gereğinden fazla mesafeli gidiyor.

Bakın Türkiye Cumhurbaşkanı’nın telefon açıp Putin’in yaş gününü kutladığı gün, ABD Başkanı Biden ise “Türkiye bizim IŞİD’le mücadelemizi zayıflatıyor” diye mektup yazıyordu.

Bence Amerika’daki karar vericilerin, Rusya Devlet Başkanlığı internet sitesine girip bu “Happy Birthday Mr. President” listesine dikkatle bakmalarında yarar var.

Çünkü bu Rusya Devlet Başkanı’na “Happy Birthday Mr. Putin” listesi, bir süre sonra Biden’a “Dasvidanya” listesi haline dönüşebilir.

“Dasvidanya” kelimesinin Rusça’da “Elveda” anlamına geldiğini söylememe herhalde gerek yok.

‘Happy Birthday’ telefonları: Putin’i hangi başkanlar aradı

NOBEL ONLARA VERİLMEYİNCE NEDEN HAWKING’İ HATIRLADIM

Herhalde şu yeryüzünde benim gibi milyonlarca insan bu yıl Nobel Tıp Ödülü’nün Özlem Türeci ve Uğur Şahin’e verileceğinden emindi.

Öyle ya, Nobel Tıp Ödülü, insanlığın tarihinde görülmeyen bir belaya çare bulan bu iki insana verilmeyecek de kime verilecekti...

*

Büyük düş kırıklığına uğradım...

Ama şaşırmadım...

Başkalarına verildiğini öğrendiğim an, bu yıl 1 Temmuz’da “Physical Review Letters” dergisinde yayınlanan bir bilimsel makale geldi aklıma.

M.I.T. mensubu fizikçi Maximiliano Isi ve arkadaşları tarafından yürütülen bir çalışmanın sonucuydu bu.

LIGO Gözlemevi, birbiriyle çarpışan iki karadelikten gelen sinyalleri kaydetmişti.

Bu çarpışma sonucunda çok daha devasa bir karadelik ortaya çıkmıştı.

LIGO’dan gelen verileri inceleyen Maximiliano ve arkadaşlarının vardığı sonuç şuydu:

Dr. Stephen Hawking’in 50 yıl önce söylediği şeyler doğruydu.

*

Hawking 14 Mart 2018 günü öldü.

Bütün bu çalışmalarına rağmen ona Nobel Ödülü hiçbir zaman verilmedi.

Bu yıl fizik ödülünü “iklim değişikliği” konusunda çalışan fizikçilere veren Nobel komitesi, fizik kurallarında böylesine büyük bir devrim yapan teoriye imza atmış bir fizikçiye ödülü çok görmüştü.

O nedenle New York Times gazetesi geçen hafta Hawking’e yapılan bu haksızlığı dile getiren bir makale yayınladı.

*

Diyeceğim, COVID-19 aşısını bulan Özlem Türeci ve Uğur Şahin hiç üzülmesin...

Tıp ödülü bu yıl, “kurtarışa” değil, “dokunuşa” verildi.

Hiç üzülmeyin, 50 yıl sonra anlarlar...

‘Happy Birthday’ telefonları: Putin’i hangi başkanlar aradı

BUGÜNLERDE FAZIL SAY YÜZÜNDEN BAŞIM DERTTE

Fazıl Say geçtiğimiz günlerde Instagram’da bu fotoğrafını paylaştı.

Arkadan çekilmiş çok güzel bir fotoğraftı.

Eşi sahne arkasında çekmiş.

*

Fazıl COVID-19 nedeniyle verdiği uzunca bir aradan sonra şimdi Türkiye’nin dört bir tarafında konserlere çıkıyor.

Bunu da Instagram üzerinden anons ediyor.

İşte bu nedenle başım dertte.

Çünkü konserlerin çoğunda biletler çıktıktan kısa süre sonra tükeniyor.

Fazıl’la dostluğumu bilen uzak-yakın birçok tanıdık bilet için bana başvuruyor.

*

Şurası kesin...

Fazıl Say, artık klasik müzikte Türkiye’nin tartışmasız süperstarı...

Cumhuriyet döneminin devlet imkânları ile yapmak istediğini o tek başına yapıyor.

Salonları dolduruyor.

Konserlerinde çaldığı parçaların hikâyelerini çok güzel anlatıyor.

Salonları doldukça, oraları birer uygulamalı müzik atölyesine çeviriyor.

Yaşı daha çok genç olduğu halde, daha gençleri yürekten destekliyor...

*

Bence daha şimdiden, önümüzdeki yıllardaki devlet ödülünü hak etti.

HAFTANIN ŞARKISI
BİR 1969 KLASİĞİNİN VINTAGE OLARAK YENİDEN DOĞUŞU

Marvin Gaye, Beverley Knight; Philharmonic Orchestra: “Abraham, Martin & John”

1968 yılında Dion’un söylediği bir şarkıydı. Ama asıl başarısını bir yıl sonra Marvin Gaye söylediğinde kazandı.

Afrika kökenli Amerikan soul müziğinin tapınaklarından biri olan Motown Plak firmasının yayınladığı en güzel şarkılardan biriydi.

Ancak bu versiyonu tam anlamıyla bir vintage harikası olmuş.

Dünden beri durmadan dinliyorum.

‘Happy Birthday’ telefonları: Putin’i hangi başkanlar aradı

YENİ MÜZİK
CAZ SEVENLERE ÇOK GÜZEL YENİ BİR ‘SWAY’ YORUMU

“Sway” 1950’lerin en önemli şarkılarından biriydi. Meksikalı besteci Pablo Beltrán Ruiz 1953 yılında bestelemişti.

Şarkı, 1954 yılında İngilizce olarak Dean Martin tarafından söylenince bütün dünyada patladı.

Sonra Michael Bublé, Pink Martini gibi sanatçılar söyledi.

Dün streaming platformlarına bu şarkının yeni bir versiyonu kondu.

Karen Souza söylüyor.

Caz sevenlere tavsiye ederim.

‘Happy Birthday’ telefonları: Putin’i hangi başkanlar aradı

HAFTANIN KLASİĞİ
ÜNLÜ TENOR NOEL MEVSİMİNİ ERKEN AÇTI

Dün sabah streaming platformlarına konan en güzel parçalardan biri bir Noel şarkısıydı. Son yıllarda yıldızı çok parlayan tenor Jonas Kauffman’ın söylediği parçanın adı “Trois Anges Sont Venus Ce Soir”.

İrlanda kökenli Fransız besteci Augusta Holmès’in bir bestesi.

Sony “It’s Christmas” adı altında yayınladı.

Gerçekten güzel bir Noel şarkısı...

Erken gelen bu şarkı gösteriyor ki bu yıl Noel, Hıristiyan aleminde çok güçlü kutlanacak.

‘Happy Birthday’ telefonları: Putin’i hangi başkanlar aradı

PAZARA BÜYÜK TARTIŞMA
TÜRK MEDYASINDA YENİ TESTOSTERON KRALI KİM

- Türk medyasında geçen hafta testosteron rekoru beden değiştirdi. Yeni kral kim?

- Rockçıların testosteron düzeyi mi yüksektir, yoksa cazcıların mı...

- Türk medyasının, iş ve sanat aleminin en ünlü rockçıları ve cazcıları kimlerdir?

- Erkekler insan mıdır, hayvan mı...

- Eriyen surat emojisi ne anlama geliyor? Bir kıyamet habercisi mi...

- Yeni emoji dilinde kaç harf var? Bu ay kaç yeni harf eklendi?

YARIN BU KÖŞEDE HÜRRİYET ÇOK ÖZEL’DE

X

Günde kaç kez performansınızın ölçüldüğünü düşündünüz mü

Normal olarak sabah kalktığınızda tartılırsınız...

Yani kilonuzu ölçersiniz...

Osman Hoca’yı dinleyip kendinize günlük 10 bin adım hedefi koyduysanız, kolunuzdaki iWatch veya herhangi bir dijital ölçüm aletinden bakarak onu da ölçebilirsiniz...

*

Başka...

Tansiyon sorununuz varsa sabah akşam bakıp kaydedebilirsiniz...

Kaç saat uyuduğunuza bakabilirsiniz...

Trafikte sıkışırsanız aklınıza eve kaç saatte gittiğinizi hesaplamak gelebilir...

Yazının Devamını Oku

O güzelim Lalibela da Şibam olma yolunda

Hayatım boyunca gezdiğim ülkeler içinde ikisi beni çok etkilemişti.

Biri Yemen’di...

Özellikle Hadramut bölgesindeki “Şibam” kenti benim için dünyada gidip görülecek yerlerin başındaydı.

O şehrin fotoğrafını ilk defa National Geographic’te gördüğümde “Buraya mutlaka gitmeliyim” demiştim.

“Deli misin sen, öldürürler seni” demişlerdi.

Her türlü tehlikeyi göze alıp gitmiştim. Zırhlı bir arabadaydım. Önümde, arkamda ağır makineli tüfekle donatılmış iki kamyonet dolusu asker vardı.

Şibam olağanüstüydü...

Ama herhalde benden sonra oraya giden başka bir Türk olmamıştır. Yemen bugün acımasız bir içsavaş ve dış müdahalelerle enkaza döndü.

Yazının Devamını Oku

Fatih Hoca 'sirkte' o zarfı açınca neden kahkaha attı

Önceki akşam Swissôtel’in balo salonunda çok güzel bir davet vardı.

“Gentleman” dergisinin, “Yılın İnsanları” ödülleri verildi.

*

Derginin yayıncısı Feyzan Ersinan’ı kutlarım. Mükemmel bir organizasyon yapmış.

Her yıl ödül töreni tematik bir ambiyansla düzenleniyor.

Bu yılki tema “Sirk”ti...

Salonun içine harika bir sirk çadırı havası verilmişti.

Sanki rengârenk bir tentenin altındaydık.

Yazının Devamını Oku

Metin Bey, Cem, Şahan, Yılmaz, Ferhan, Ata, ve Badi Ekremler

Pazar günü iki haberi arka arkaya okudum...

Önce pazar günü Hürriyet’te Zeynep Bilgehan’ın Abdullah Kiğılı ile yaptığı konuşma...

Kiğılı insanlarla ilişki kurarken, “Kartvizitimle birlikte gülümsememi de veririm” diyor.

Gerçekten hayatının her anında gülümseyen bir insandır...

Kilolu cüssesinin etrafında bir gülücük halesi vardır hep.

Biraz sonra ise Gallup şirketinin uluslararası “duygu araştırması”nın sonuçları geldi önüme...

Bütün dünyada “Günün bir anında gülümserim” diyen insanların oranı yüzde 75’ten 70’e gerilemiş.

Türkiye’de

Yazının Devamını Oku

Nil Karaibrahimgil yarın psikiyatrıyla ne konuşacak

İtiraf edeyim, Türk medyasında en dikkatle okuduğum gazete Hürriyet Kelebek...

Yazarlarını çok seviyorum. Bana siyasetin dışındaki dünyayı öylesine güzel ve farklı açılarla anlatıyorlar ki...

*

Mesela dün Nil Karaibrahimgil’in yazısı... Güzel ve çok medeni bir şey yapmış.

Yarın (çarşamba), psikiyatrına gidip konuşacağını yazmış. Konuşacağı kişi İstanbul’da iyi tanınan Feriha Dildar...

Nil, onun için “Uzman pedagog” diyor, ama Google’a baktığınızda unvanı hep “Uzman psikolojik danışman” olarak geçiyor.

Ben de konuştuğum insanlardan iyi bir çocuk psikolojisi danışmanı olduğunu işitiyorum. Bu konuda birçok kitabı var.

*

Nil, onunla ilişkisini şöyle anlatıyor.

Yazının Devamını Oku

Asya, Volkan ve Derin’i kaç, El Clásico’yu kaç kişi seyretti

Geçen pazar İspanya’nın televizyon kanallarında ilginç bir yarış vardı...

Yarışın bir kulvarında sadece İspanya’nın değil, dünyanın bir numaralı derbi maçı olarak kabul edilen “El Clásico” vardı.

Yani Barcelona-Real Madrid maçı...

Öteki tarafında ise bu yıl İspanyol televizyonları arasında sezona en yüksekten giriş yapan “Infiel” dizisi...

Yani Kanal D’nin süper dizisi “Sadakatsiz”...

*

Biri İspanya’da hayatı durduran bir maç...

Öteki ise haftalardır pazar geceleri reytinginde 1 numarayı bırakmayan dizi...

Yazının Devamını Oku

34 yıl önce çekilen fotoğrafın bir sırrı varmış, bakın o neymiş

Bu fotoğrafı dün Rasim Ozan Kütahyalı gönderdi.

Bugünlerde “1992” adlı bir kitap üzerinde çalışıyormuş.

O yılın, Türk siyasi hayatında çok özel bir yeri olduğunu anlatacakmış.

Kitap için çalışırken bulmuş bu fotoğrafı...



Fotoğraf 18-24 Ocak 1987 tarihli

Yazının Devamını Oku

Erenköy Kız Lisesi’nde başlayan güzel bir cumhuriyet hikâyesi

Erenköy Kız Lisesi’nin yatılı öğrencileri hafta sonu tatili için evlerine giderlerken, anne ve babası ayrı olan Nüzhet okulda kalmaktadır.

Yatakhanenin penceresinden gökyüzüne bakan genç kız yalnızlığını yıldızlarla paylaşır.

*

1928 yılında Galata rıhtımında görürüz Nüzhet’i...

Okulunu birincilikle bitirmiş, Cumhuriyet’in eğitim alması için Avrupa’ya gönderdiği öğrenciler arasına girmeyi başarmıştır...

*

Lyon kentinde okuduğu okulda sınıfta en ön sırada oturur.

Elli kişilik sınıfta, yabancı bir ülkeden gelen tek kız öğrencidir.

Ülkesinden çok uzakta da olsa tek başına kaldığı yurdunda aynı yıldızların altındadır.

Yazının Devamını Oku

Önceki gece bu istihbaratı iki ayri kişiden dinledim

Durun hemen heyecanlanmayın. Öyle ittifakları altüst edecek, seçimi öne aldıracak, büyükelçi krizini çözecek muazzam bir siyasi istihbarat değil...

Ben naçizane bir magazin yazarıyım, tabii ki bir magazin istihbaratı bu...

*

Önceki gece yine uykusuz kalıp New York’taki “Ahmet Ertegün’ü anma yemeği”ni dakika dakika izledim.

Türkiye ile ABD arasında patlayan ve çok kötü bir noktaya gidebilecek büyükelçi krizinin tatlıya bağlanmasından 24 saat sonra New York’ta Türkiye ile ABD’yi birbirine bağlayan müthiş bir geceydi bu.

Geceye davetliydim, ama COVID-19 pozitif yüzünden katılamadım. Bedenim orada değildi ama aklım oradaydı... Gece boyunca konuştum katılanlarla... Bu arada Plaza otelinin kulislerinde Ahmet Ertegün’ün eski dostlarının fısıldadığı, benim için müthiş bir bilgi aldım...

*

Türk magazininin 1990’lı ve 2000’li yıllarının en büyük konularından biri şuydu:

Yazının Devamını Oku

19 ayda tek hata yaptım COVID-19 o an beni yakaladı

COVID-19 sendromuna girdiğimiz Mart 2020’den beri kendimi çok iyi korudum.

Sokağa çıkmama kurallarına uydum.

Maskesiz gezmedim.

Sosyal mesafeye hep dikkat ettim.

Evde kapalı olduğum günlerde bile sporumu ihmal etmedim.

Sonra aşı dönemi geldi...

Önce 2 Sinovac oldum.

Sonra 2 BioNTech oldum.

Yazının Devamını Oku

Diyonizyak öfkenin kırmızı kart gördüğü muhteşem bir gece

Pazar gecesi benim için uykusuz bir geceydi...

Hayır hayır, geçirdiğim COVID-19 yüzünden değil.

Tam aksine cumartesi günü yapılan test negatif çıkmıştı.

Yaptırdığım 4 aşı sayesinde hafif bir nezleden bile hafif geçmişti.

Uykusuzluğumun nedeni 10 Büyükelçinin istenmeyen insan ilan edilmesi de değildi...

Nedeni, benim gibi bir spor manyağı için, tarihte az görülecek bir derbi gecesi olmasıydı...

Düşünebiliyor musunuz?

Yazının Devamını Oku

İlk gençlik hapınızı kaç yıl sonra alabileceksiniz

Şimdi kahvenizden veya çayınızdan bir yudum alın...

Siz “brunch şampanyacıları”, tabii ki siz de kadehinizi kaldırabilirsiniz...

Şu güzel pazar sabahı size çok umut verici bir haberim var...

Çok değil... İki-üç yıl sonra bir hapla gençleşme ihtimaliniz çok yükseldi...

*

Size ölümsüzlük vaat etmiyorum ama...

En geç 10 yıl içinde, sizi 150 yaşına kadar yaşatacak çok önemli gelişmeler olabilir.

Silikon Vadisi’nin en zengin 10 adamını alın...

Yazının Devamını Oku

Yaşayan bir numaralı Müslüman o olabilir mi

Adı Muhammed. Soyadı Salah.

Yani yüzde yüz Müslüman adı ve soyadı...

Dünya artık onu “Mo Salah” olarak tanıyor.

Liverpool’un şahane oyuncusu...

*

Bu yıl İngiliz futbol liginin başından beri Liverpool’u uçuruyor...

Ne Messi bıraktı ne Ronaldo...

İki haftadır futbolla ilgilenen herkes onun Manchester United’a attığı golü ve asisti konuşuyor.

Şimdiden futbol tarihine geçti...

Yazının Devamını Oku

Diyarbakır Müzesi'ndeki domuz dişi ve 48 saat sonra gelen bir haber

Geçen hafta Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’ni gezerken rehberimiz bize ilginç bir şey anlattı.

Rehberimiz, vitrindeki süs eşyaları arasındaki bir domuz dişini gösterip şunları söyledi:

“Domuz insanoğlunun ilk evcilleştirdiği hayvandı. O nedenle mezarlarda bulduğumuz süs eşyaları domuz dişinden yapılmış eserlerdi.”

*

Demek ki domuz, bu topraklarda, yani Mezopotamya’da insanoğlu ile birlikte yaşamaya başlayan ilk hayvanlardan biriymiş... Ne ilginçtir ki yine bu topraklarda doğan iki inancın, Müslümanlığın ve Yahudiliğin de haram ilan ettiği ilk hayvan oldu.

Diyarbakır’da rehberimizden bunu dinlememizden 48 saat sonra dünya medyasına şu haber düştü:

New York Üniversitesi’nden bir doktor grubu çok ilginç bir deney gerçekleştirdi.

Domuzun bünyesinde geliştirilen bir böbreği, ailesinin iznini alarak, beyin ölümü gerçekleşmiş bir insanın bedenine bağladılar.

Yazının Devamını Oku

En iyisi halayı size Hint atasözü ile anlatayım

Çok sevdiğim bir Hint atasözü aynen şöyle diyor:

“Dans etmek kalplerimizin konuşmasını duymaktır...”

*

Halay da bir danstır...

Dans literatüründeki adı “folklorik dans”tır...

-

Fanatikler danstan korkarlar... Aralarında “hayatında hiç dans etmemiş olmakla” övünenler vardır.

Korkmakta haklıdırlar... Çünkü dans, onları besleyen nefreti, bir ilkokul çocuğunun bembeyaz silgisi gibi yumuşacık dokunuşlarla siler...

Yok eder...

Yazının Devamını Oku

Özdemir Bey geç de olsa sizi tanımak bir şerefti

Türk Savunma Sanayii’nin son 15 yıldaki parlayan yıldızı, Bayraktar ailesinin kurucu babası Özdemir Bayraktar aramızdan ayrıldı.

Muhafazakâr bir ailenin üyesiydi...

Dün bizim mahallede onun hakkında yazılanlara baktım...

Üzülerek gördüm ki bu insanı hiç tanımıyormuşum...

Meğer tam da Türkiye’nin bugünlerde aradığı insanmış...

Hürriyet’te Yalçın Bayer’in yazısını okudum.

Onun daha ilk ve orta eğitimden başlayan bilim tutkusunu...

Üniversite yıllarını, sonrasını, Türk sanayisinin gelişmesi için verdiği mücadeleyi...

Yazının Devamını Oku

Yer Diyarbakır, kuyruk Picasso kuyruğu gibi

Bu fotoğrafta, sırada bekleyen insanların ancak bir bölümünü görüyorsunuz. Çekilen videoları seyrederseniz, kamera sıranın sonuna kadar gidip köşeyi döndüğünde, bu kuyruğun devam ettiğini göreceksiniz...

Bu bir maç kuyruğu değil...

Bir pop müzik konseri kuyruğu değil...

Ahmet Güneştekin’in geçen cumartesi Diyarbakır’da açılan “Hafıza Odası” sergisine girmek için bekleyen insanlar bunlar...

Sanat alanında böyle bir kuyruğu geçtiğimiz 10 yıl içinde iki defa gördüm...

Biri İstanbul’da Sakıp Sabancı Kültür Merkezi’ndeki Picasso sergisiydi.

Öteki de İzmir’de Arkas Sanat Merkezi’nde açılan Picasso sergisiydi.

Bugüne kadar

Yazının Devamını Oku

Sonradan görme bir züğürdün o sorusu

Dün size 85 metrelik bir megayatı bütün iştahımla anlattım.

Ne yalan söyleyeyim, güzel yaşamak hayalleri olan bir insandım, hâlâ da öyleyim.

O nedenle memleketin bunca meselesi varken aklım yine de böyle şeylere takılıp gidiyor...

Yani benim de böyle sevdalı bir başım var.

İyi yaşamak bugün kurduğum bir hayal değil...

Mavi yolculuklar, yat sefaları ile ilgili hayallerim çok eskilere gidiyor...

Mesela şu fotoğraf.

1971 yılında Gökova’da bir yerde çekildi.

Yazının Devamını Oku

Sizce bu 85 metrelik megayatı satın alabilecek kaç kişi vardır?

Türkiye’de değil, dünyada kaç kişi vardır diye soruyorum.

Yat 85 metre...

Türkiye’de yapıldı.

Bir Türk şirketi tarafından yapıldı.

Yapımı 4 yıla yakın sürdü.

Ve geçen ay Cannes’daki dünyanın en önemli yatçılık fuarında ilk defa dünyanın dikkatine sunuldu.

Aldığım bilgiye göre, fuarın en ilgi çeken teknelerinden biri oldu.

4 gün boyunca 1.000 kişiye yakın insan tekneyi gezdi...

Yazının Devamını Oku

Öyleyse... Bir gün ben de Kırmızı Kraliçe'ye giderim

İlk haber 12 Ekim günü, ABD’nin Teksas eyaletinin Van Horn adlı bölgesinden havalanan bir uzay aracından geldi. Amazon’un sahibi Jeff Bezos’un Blue Origin adlı şirketinin uzaya ikinci uçuşunu yapan roketinin içinde tanıdık bir isim varmış.

William Shatner...

*

Biz onu daha çok “Captain James T. Kirk” olarak tanıyoruz...

Yani bizim bildiğimiz, 1970’lerin efsane uzay dizisi Star Trek’in ünlü kaptanı Kirk...

İşte onu oynayan aktör William Shatner, bu defa gerçekten uzaya gitmiş ve dönmüş.

‘Uzay Yolu’ (Star Trek) dizisi ilk kez 8 Eylül 1966 günü yayınlandı.

Dünya

Yazının Devamını Oku