Geleceği kim kazanacak 12.7 santim şortlular mı kızılelmacı Genk'ciler mi

Önümde önceki gün açıklanan bir araştırma ve Ağustos 2020’de yayınlanan bir kitap duruyor.

 Araştırma Amerika’da yapılmış, kitap ise Türkiye’de yazılmış.

 Araştırmayı Amerikalı yatırım şirketi Piper Sandler yaptırmış.

 Kitabı ise Türkiye’de Aydınlık grubuna ait Kaynak Yayınları yayınlamış.

*

Araştırma ABD’de “Z kuşağı”nın pandemi dönemindeki yeni trendlerinin insan ve çevre konusunda nasıl duyarlı bir kuşak yarattığını ortayla koyuyor.

 Türkiye’de yayınlanan kitap ise “Z kuşağı”nın “emperyalizmin dayatması”, ruhsuz, vatan duygusundan yoksun zehirli bir sarmaşık olduğunu anlatmaya çalışıyor.

 Kısaca bir tarafta K kuşağı (GENK) denilebilecek “korona öncesi” bir Kızılelma kuşağının bakış açısı...

 Öteki tarafta ise postkorona dönemin işaretini veren yeni bir Z kuşağı (GENZ) duyarlılığı...

Geleceği kim kazanacak 12.7 santim şortlular mı kızılelmacı Genkciler mi

Bilgisayar oyunlarının en önemli kavramlarından biri “NextGen” konsolu... “Gelecek kuşak” anlamına geliyor.

Z’den sonra bir kuşak daha gelecek ve onu kim kazanacak?

Gelin dünyanın yakın geleceğine şekil vermek için çatışan bu iki zihniyeti daha yakından tanıyalım.

12.7 SANTİM ŞORTLU Z KUŞAĞI 1, 2 VE 3 NUMARALI KAYGILARI

19 Ağustos-22 Eylül tarihleri arasında yapılan bu araştırmada şöyle çok küçük bir sonuç var.

Yaş ortalaması 15.8 olan Z kuşağının, özellikle erkekleri arasında 5 inç, yani 12.7 santim uzunluğunda şortlar hızla yayılıyormuş...

Pantolon yerine şortla gezen bir kuşak bu yani...

Geleceği kim kazanacak 12.7 santim şortlular mı kızılelmacı Genkciler mi

Peki bu 5 inç şortlu gençler Amerikan perakende pazarında neyi temsil ediyor?

Milyar dolarlık bir katkıyı...

*

İşte bu Z kuşağının en çarpıcı iki yeni trendi şu:

Yüzde 48’i “ekonominin kötüye gittiğine” inanıyor. Bu rakam 2020 ilkbaharında % 47’si ve 2019 sonbaharında ise % 32’ymiş.

Bu kuşağın 1, 2 ve 3 numaralı kaygısı ise şu:

Irk eşitliği, sosyal adalet ve çevre...

*

Çevreye karşı çok duyarlı oldukları için, geri dönüşümlü ürünlere ve ikinci el kullanımlara çok açıklar.

Bu kuşağın yüksek bir hayvan duyarlılığı var. Yüzde % 18’i bitki bazlı et tüketiyor...

YOGA TAYTI ÜRETEN MARKANIN YÜKSELİŞİ

ŞİMDİ gelelim bu kuşağın günlük hayattaki trendlerine...

 Pandemi sırasında “cüzdan payları” yüzde 9 daralmış. Harcamalarda iki konu öne çıkıyor:

Yiyecek hâlâ 1 numaralı öncelik ancak konserler/etkinlikler onu izliyor.

 Spora düşkünler. Atletik markalar, Nike 1 numaralı giyim ve ayakkabı markası.

Altıncı sırada “Lululemon” var.

Lululemon ne diye sorarsanız, yoga taytları yaparak işe başlayan bir spor ürünleri markası.

PANDEMİDE TİKTOK INSTAGRAM’I NETFLİX DE YOUTUBE’U GEÇTİ

PANDEMİ döneminde...

 Z kuşağı sosyal medyada haftada 12 saat harcıyor.

 TikTok, Instagram’ı geride bırakarak Snapchat’ın arkasından 2 numaralı sosyal medya platformu oldu..

 Amazon, % 54 ile gençlerin tercih ettiği 1 numaralı çevrimiçi alışveriş fikir paylaşımı olmaya devam ediyor,

 Günlük video tüketiminin % 34’ünü Netflix’te, ardından YouTube’da harcıyorlar.

BİREYSELLİK

ERKEĞİN CİLT BAKIMI YÜZDE 12 ARTTI KIZLARINKİ İSE YÜZDE 3 DÜŞTÜ

BİREYSELLEŞMİŞ, aynadaki yüzüne dikkatle bakan bir nesil bu.

 Cilt bakımı harcamaları, kadınlarda ilk kez kozmetik harcamaların önüne geçti.

 Ancak ilginç bir trend var. Cilt bakım harcamaları kadınlarda % 3 düşerken, erkeklerde % 12 arttı.

 Kadın gençlerin % 84’ü güzellik markaları ve trendleri için bir keşif kaynağı olarak “Influencer”lara (etkileyicilere) güveniyor.

KARŞI CEPHE

PEKİ KIZILELMA GÖZÜYLE: Z KUŞAĞI ZEHİRLİ SARMAŞIK

AYDINLIK ekibinin çıkardığı “Nereden Çıktı Bu Z Kuşağı” başlıklı kitabın kapağında şöyle bir ifade var:

“Gençler Yazdı...”

Araştırdım ama kitabı yayına hazırlayan Yıldırım Gençer ve katkıda bulunanların kaç yaşında olduğunu, hangi kuşaktan olduğunu öğrenemedim.

İddialarına göre “Z kuşağı emperyalizmin gençlerin milli kültürlerinden uzaklaştırmayı amaçlayan bir dayatma”.

GENK SORUSU

Z KUŞAĞI DEMOKRASİYİ KİM VE NE İÇİN İSTİYOR

‘GENK’çiler Türkiye’de Z kuşağının yüzde 76.4’ünün adalet, demokrasi ve özgürlük gibi kavramları önemli bulduğunu gösteren araştırmaları yapanlara da şu soruyu soruyorlar:

“Ülkemizde adalet, demokrasi ve özgürlüğü kim, kimin için istiyor?”

Kitabı hazırlayanlar bu sorunun cevabını şöyle veriyor:

“FETÖ’ye adalet, HDP’ye demokrasi, vatana ihanette özgürlük...”

Geleceği kim kazanacak 12.7 santim şortlular mı kızılelmacı Genkciler mi

KİM KAZANIR

ZAMANIN UPGRADE EDİLMİŞ RUHU NE DER

ABD’de bu araştırmayı yapan şirketin analizcisi Erinn Murphy, Z kuşağının, ırk ayrımcılığına karşı, sosyal adaletten yana, çevre ve hayvan duyarlılığına dayalı duyguları gelecekte en belirleyici trendlerden olacağına inandıklarını söylüyor.

Kimin kazanacağına ise kesinlikle “zamanın upgrade edilmiş ruhu” karar verecektir.

O ruh şimdiden ne diyor?

Gelin son bir haftada yaşadığımız 4 olaya bakalım.

Geleceği kim kazanacak 12.7 santim şortlular mı kızılelmacı Genkciler mi

İDDİA

LGBT ‘Z YATAĞINA’ KARŞI GERÇEK ‘TÜRK KUŞAKLARI’

“Nereden Çıktı Bu Z Kuşağı” kitabını yazanlara göre* Z denilen şey sosyolojik bir kuşak değil, “Emperyalistlerin, LGBT cinsel yabancılaşmayı överek” yaratmaya çalıştıkları bir “Z yatağıdır”...

 “X, Y, Z kuşaklarını dayatanlara” karşı Türkiye’de gerçekte şu kuşakların bulunduğunu söylüyorlar: “Jöntürk, Cumhuriyet, Köy Enstitüleri, 68, 78, 2000 kuşakları...”

Geleceği kim kazanacak 12.7 santim şortlular mı kızılelmacı Genkciler mi

SON BİR HAFTADAKİ ÜÇ ÖNEMLİ GELİŞME

Dünyanın en önde gelen popülist liderlerinden İngiltere Başbakanı Boris Johnson, “iklim değişmesi” konusundaki uluslararası çabaya katılacaklarını açıkladı.

 Trump popülizminden çıkan ABD’nin seçilmiş başkanı Biden’ın çevre ve iklim konularındaki çalışmalar için Kerry gibi bir ağır topu var.

 Papa hafta başında Amerikan Basketbol Ligi NBA’in önde gelen bazı oyuncu ve yöneticilerini Vatikan’da kabul edip “ırkçılığa karşı” başlatılan harekete destek verdi.

 İngiltere Premier Ligi’nde ve başka liglerde sahaya çıkan takımlar maçlardan önce dizlerinin üzerine çökerek ırkçı hareketlere karşı destek dayanışmasını gösteriyor.

Yani Z kuşağının en önemli iki kaygısı şimdiden küresel bir eyleme dönüşmüş durumda.

KATKIDA BULUNANLAR
Sayfa Editörü: Firuzan Demir
Foto Editörü: Uğur Yurdakul
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Uygulama: Pelin Akaydın

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Metin Akpınar'a bu defa Erbakan Hoca'yı sordum

TRT bir Necmettin Erbakan dizisi hazırlıyor.

Beni de konuşmacı olarak davet ettiler.

Çok sevinerek katıldım.

Çünkü zamanında hocanın yüzüne söylemek isteyip de söyleyemediğim şeyler vardı, onları söyleme imkânım oldu.

*

Dün Üsküdar Belediyesi’nin harika kültür merkezinde kayıt yaparken Erbakan’ı yıllar boyunca nasıl gördüğümü de düşündüm.

Onu siyasi hayatında önce öğrenci olarak gördüm.

Yazının Devamını Oku

Pop tarihinin 'yaradılış' hikâyesi bu vadide yazıldı

1960’lı yıllarda, Batı dünyasında birtakım insanlar sanki ilahi bir emir almış gibi Los Angeles şehrinin sınırlarındaki bir bölgeye göç ettiler.

“Pop kültür dininin” “Exodus” ve “Yaradılış” hikâyesi de burada yazıldı.

*

Pop müziğin “kutsal toprakları” sayılan bu yerin adı Laurel Canyon’du...



Los Angeles’ın Hollywood Hills denilen yerinde bir bölgedir

Yazının Devamını Oku

Lady Gaga milli marşı söylerken ben o günkü soruyu hatırladım

Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni başkanı Biden önceki gün yemin ederek göreve başlarken o törenin süperstarı hiç kuşkusuz Lady Gaga’ydı...

Lady Gaga, ABD’nin en güçlü ve cesur LGBT hakları savunucularından biridir.

Milli marşı söylerken gözümün önünde şöyle bir tablo vardı.

ABD’nin, konsolosluk ve büyükelçilik binalarında LGBT bayrağı asılmasını yasaklayan, bugüne kadarki belki en büyük LGBT düşmanı başkanı arka kapıdan Beyaz Saray’ı terk ederken, ön tarafta bir LGBT militanı Amerikan milli marşını söylüyordu.

Bence değişimin ilk ve çok çarpıcı sembolizmi buydu...

*

Peki Lady Gaga kendisi bir LGBT insanı mı?

“Poker Face”

Yazının Devamını Oku

Demirel'in yıllar sonra 'yanlış oldu' dediği cümle

Bugünlerde samimi bir MHP’li dostumla karşılaşırsam ona bir cümleyi hatırlatacağım...

Rahmetli Demirel’in bütün hayatı boyunca silemediği o cümleyi... Çünkü Türk siyasi tarihine geçmiş hiçbir cümlenin akıbeti bu kadar trajik olmamıştır.

O MHP’li dostuma diyeceğim ki...

“Rahmetli Demirel geçmişteki bütün cümlelerinin hesabını tarihe verdi. Ama bir cümlesi var ki...

İşte onun hesabını ancak tarihi bir itirafla verebildi...

O cümle de şuydu:

“Bana sağcılar suç işliyor dedirtemezsiniz...”

*

Yazının Devamını Oku

Ocak sonuna kadar 'Dry kalmak' için dört adımlık bir rehber

İçkici terminolojisini bilmeyenler için önce “Dry kalmak” ne demek ona bakalım.

İngilizce “Kuru kalmak” gibi bir anlamı var ama asıl manası “İçki içmemek”...

*

Aralık ayı içki ayıdır.

Genellikle ocağın ilk haftası da devam eder...

Sonra “Bir duralım” duygusu basar insanı...

Ama istim üzerinizde, hız almışsınız, hatta sırılsıklamsınız...

Bir de 65 plus eve kapatılmışsınız...

Nasıl duracaksınız?

Yazının Devamını Oku

Arsenal forması ile atılan son iki mesaj

Fenerbahçe’nin büyük transferi Mesut Özil önceki gece Koç Holding’e ait “KOC10” kuyruk numaralı Falcon uçağı ile İstanbul’a inerken bir pandemi dönemi rekoru kırıldı...

Sadece rekor kırılmadı, aynı zamanda çok önemli sosyal gelişmeler yaşandı.

Uçak havadayken “Flightradar24” uygulamasından 312 bin insan İstanbul’a gelişinde 4 saat boyunca uçağı dakika dakika izledi.

Bir karşılaştırma yapabilmeniz için şu bilgiyi vereyim.

Aynı saatlerde dünyada havada en çok izlenen öteki uçuşları izleme sayıları şöyleydi:

İKİNCİ SIRADA: TK6346 Barcelona-İstanbul uçuşu: 9 bin 820 kişi.

Gece boyunca en çok izlenen üçüncü uçak ise ilginç.

“No callsign”

Yazının Devamını Oku

12 boş tabut ve avluda faili meçhul bir ceset

Bugünkü hikâyemiz son zamanlarda streaming platformlarda çok moda olan bir “Unsolved Mysteries...”

Yani “Çözülmemiş esrarengiz olaylar” kategorisinden...

Yaşanmış bir polisiye...




Yazının Devamını Oku

Fikri Bey kardeşim bu kareye bir de sen bak

Önceki gün çekilen bu fotoğraf karesinde ne görüyoruz...

Cumhurbaşkanı Erdoğan aşı oluyor...

*

Tamam güncel olan o...



Ama gözümüzü hafifçe sağa ve sola çevirince ne görüyoruz...

Yazının Devamını Oku

Bir selfie fotoğrafı ve üç gün önce atılan bir tweet

Önümüzdeki not defterinde iki tarih var...

Biri 11 Ocak 2021...

Yani geçen pazartesi günü...

Öteki ise bundan 3 gün öncesine ait...

Yani 8 Ocak 2021...

Önce ikincisinden başlayayım...

Gördüğünüz bu fotoğraf geçen pazartesi günü Kahire’de çekildi... Eminim MİT’in elinde de vardır, çünkü açık istihbarattan gelen bir fotoğraf...

Dikkatle bakarsanız arka planda 4 bayrak göreceksiniz...

Yazının Devamını Oku

Bugün ayaktaysa kendisi ve bu iki insan sayesinde

Dün Posta gazetesinin manşeti şöyleydi:

“Ebru’nun zaferi”...

Aslında, bu başlığı Adnancı çetenin mahkûm olduğu gün ben atmalıydım...

Ama Posta’yı kutluyorum...

Benim 25 yıldır takip ettiğim bir olaydı bu...

Adnancı zalimlerin “Adnan Hoca” olduğu günlerde, herkesin ondan korkup sindiği günlerde, onun zulmüne uğrayıp da tek başına mücadele eden bir kadın vardı.

Adı Ebru Şimşek...

Bu çete ona yapmadığı zulmü bırakmamıştı...

Yazının Devamını Oku

Hangisi fazla: 'Önce Türküm' diyen mi 'Elhamdülillah Müslümanım' diyen mi

Kadir Has Üniversitesi’nin her yıl yaptığı “Türkiye’nin eğilimleri” araştırmasının sonuçları 7 Ocak günü yayınlandı.

Her yıl olduğu gibi sonuçları bir sosyolog gözüyle ilgiyle okudum.

Araştırmanın siyasi sonuçlarına hiç girmeyeceğim...

Çünkü beni hiç ilgilendirmiyor.

Ama sosyal ve kültürel sonuçlarında çok çarpıcı bazı öyle ilginç rakamlar var ki, işte onları anlatmak istiyorum.

Belki 2023 seçimleri için partilere yol gösterebilir.

En ilgincinden başlayayım.

SORU ŞU:

Yazının Devamını Oku

Klarnet: Dış politikanın yükselen yumuşak gücü

Son zamanlarda Milli Savunma Bakanlığı’nın internet sitesinin müdavimi oldum.

Çünkü Türk dış politikasının en gizli nabzı orada atıyor....

Özellikle Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın dış gezilerinde...

Bakanlık sitesi arşivine konan bu gezilere ait görüntüler, gazete ve televizyon haberlerine pek yansımayan “yeni trendleri” anlatıyor...

Şu an önümde son iki geziye ait görüntüler var...

Birincisi Libya’dan...

Savunma Bakanı geçenlerde Libya’yı ziyaret etti...

Orada düzenlenen gecenin en vurucu cümlesini gazetelerde ve internet sitelerinde okuduk.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp kâbusu-Neee o çıplak fotoğrafları başkalarına mı vereceksin

Herkesin kulaktan kulağa sorduğu soruyu ben açıkça sorayım: Hani pandemi sırasında erkek WhatsApp gruplarında karşılıklı atılan o çıplak kadın fotoğrafları var ya...

Yapılan o erkek geyikleri...

Hani bir uçtan ötekine şifreli diye fantezi meraklılarının yaptığı o anatomik paylaşımlar...

Kadınlar, siyasetçiler hakkında o yazılıp çizilen fıkralar...

Paylaşılan siyasi karikatürler...

Normal sohbetlerimizde ağzımıza almayacağımız ifadeler, kavramlar, küfürler...


Yazının Devamını Oku

O dört saatte beni en çok şaşırtan şey

İki gündür önümdeki iki fotoğrafa bakıp bakıp soruyorum...

O iki fotoğraf şu:

Sakallı bir adam, Senato başkanının koltuğunda oturuyor...

Bir başka sakallı adam da Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin koltuğunda...



Pişmiş kelle gibi sırıtıyorlar...

Yazının Devamını Oku

Bir gün herkes o koltuktan kalkmayı tadacak ama nasıl

Amerikan Senatosu’nun seçilmiş insanları, alenen kışkırtılmış kadınların ve adamların saldırısına uğradığı sırada...

Avrupa’nın seçilmiş insanlarından birinden şu Twitter mesajı geldi:

“Şundan emin olun. Benim başbakanlıktan ayrılmam çok sıradan ve sıkıcı bir şekilde olacaktır...”

Mesajın altında, Almanya’nın seçilmiş başbakanı ve şu an dünyanın en başarılı lideri sayılan Angela Merkel’in adı vardı.  

Hesap gerçekten onun mu, yoksa birisi onun adına şaka mı yapıyor tam öğrenemedim...

Ama hepimiz biliyoruz ki, onun görevden ayrılması gerçekten çok sıradan bir şekilde olacak...

Nasıl mı?

*

Yazının Devamını Oku

Bir Big Lebowski atasözü: Bir gün bir adam gelir ve

Benim kült filmim “Big Lebowski”nin 3 bowlingci kahramanının yanında, bir de yan karakteri var...

Onun adı yok...

Sadece “The Stranger”, yani “Yabancı” diye biliyoruz...

Arada bir bowling salonunun barında tek başına otururken görürüz onu...

Genellikle de Jeffrey Lebowski’ye ettiği büyük laflarıyla hatırlarız...

Mesela aklımdan hiç çıkmayan şu lafı:

“Bir ülkede bazen bir adam gelir ve...”

“Yabancı” 

Yazının Devamını Oku

Steve Jobs'un dediği olsaydı pandemide kaç video gelirdi

Son zamanlarda başladığım “podcast sohbetler”de bugün konuğum özel sektörün en büyük enerji dağıtım şirketlerinden biri olan EnerjiSA’nın CEO’su Murat Pınar...

Epeydir aradığım bir insandı.

Çünkü elinde müthiş bir veri tabanı var.

20 milyon müşteriye hizmet götürüyor. 11 bin çalışanı var.

Dolayısıyla pandemi sırasında kim ne tüketti, ne kadar evde oturdu, ne harcadı, bugün durum ne herkesten iyi biliyor.

Karşımda uzun saçları ve hali tavrı ile klasik bir enerji şirketinden çok Silikon Vadisi’nde yükselen bir startup tipi duruyor.  


Murat Pınar

Türkiye hakkında ona sormak istediğim çok şey var.

Yazının Devamını Oku

Bu Müslüman kadın 9 Şubat'ta çok önemli bir işi başaracak

Biz Boğaziçi rektörünü tartışırken 9 Şubat günü uzayda çok ilginç bir şey olacak.

Mini Cooper araba büyüklüğünde bir araç Mars’ın yörüngesine oturacak.

Ve bu, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) uzaya gönderdiği bir araç olacak.

Aracın adı “Hope”.

Yani “Umut”.

Tarihte ilk defa Müslüman bir ülkenin uzaya attığı araç böylesine ileri bir noktaya gidiyor...

Üstelik güzel bir haber daha var. Birleşik Arap Emirlikleri’nde bu bilimsel Mars projesinin başında 33 yaşında bir kadın var.

Adı

Yazının Devamını Oku

Yatak odasında devrim yapan bir kadının 14 ve 51 numaralı sorusu

Geçtiğimiz 9 Eylül 2020 günü Londra’da bir kadın öldü...

77 yaşındaydı...

Geçen yılın sessiz ölümlerinden biriydi... Ama, bu dünyadan ayrılırken arkasında çok gürültülü bir yakın geçmiş bırakmıştı...

Simone de Beauvoir’larla başlayan “birinci dalga feminizm”in, ikinci dalga sörfçülerinden biriydi...

Ve o kadın bizim erkek neslimizin dimağına çok korkutucu iki soruyu sokmuştu...



Yazının Devamını Oku

Fikri kardeşim başörtüsü flama da, kimin flaması

Önceki gün şunu artık iyice anladım...

Bu ülkenin iyiye gitmesi için...

Şu Allah’ın belası kutuplaşmadan kurtulması için...

Allah rızası için...

Bazı tipleri televizyonda canlı yayına katiyen çıkarmamak gerekiyor...



Yazının Devamını Oku