Eşek anırması yerli ve milli bir külterel miras mıdır

Yok merak etmeyin, sinirlenmeyin.

Türkiye’nin bunca meselesi varken bu konuyu gündeme getirmeyeceğim.

Zaten bu soru bize değil, Fransızlara soruldu.

Cevabı da milli iradenin temsil edildiği kubbeden geldi.

Yani Fransız Parlamentosu’ndan...

O cevap da şu:

“Evet eşek anırması Fransa’nın yerli ve milli değeridir...”

Eşek anırması yerli ve milli bir külterel miras mıdır

Ancak sorunun gündeme gelmesi eşekle ilgili değildi...

Horoz sesi ve at gübresi kokusuyla ilgiliydi...

Fransa’da bir süredir kırsal yörelerdeki horoz sesi tartışılıyor.

Bazı köylerdeki bazı kişiler komşularının horozunun ötmesinden dolayı şikâyetçiydi...

Hatta bir de olay olmuş, “Maurice” adlı bir horoz, rahatsız olan bir komşu tarafından öldürülmüştü.

*

Bir başka şikâyet de ülkenin güneyindeki ağustosböceği sesleriydi...

Le Beausset kasabasına gelen bazı turistler durmadan öten ağustosböceklerini belediye başkanına şikâyet etmiş ve susturulmaları için imza toplamıştı.

Ancak belediye başkanı, hiç beklemedikleri bir tepki vermiş, ağustosböceklerini susturmak yerine kasabanın ortasına 2 metre boyunda bir “Cırgan” heykeli diktirmişti.

*

Bir başka şikâyet konusu da at gübresi ve at kokusuydu.

Bir köyde şikâyetçiler başarılı olmuş ve mahkemeden, komşunun atının kendilerine 50 metreden fazla yaklaşmasına yasak getiren bir karar çıkarmışlardı.

*

Bu şikâyetler çoğalıp komşular arasında kavgalar artınca, konu Fransız Parlamentosu’na kadar geldi.

Sonunda parlamento bu konuyu ele alan bir kanun teklifini tartışmaya başladı.

Kanun çerçevesine “horoz kukirikosunun” yanına başka sesler de eklendi.

Mesela eşek anırması...

At kokusu, ağustosböceği cırlaması, kurbağa viyaklaması, ördek vakvaklaması, koyun melemesi...

Bunlar kırsal yörelerin tabii sesi midir?

Hatta kırsal yörelerin bu sesleri Fransa’nın “milli ve yerli kültürel varlığından mı sayılır”?

Eşek anırması yerli ve milli bir külterel miras mıdır

Parlamento 22 Ocak günü bunu tartıştı ve kanunu çıkardı...

“Evet bunlar ülkenin milli ve yerli kültürel mirasıdır...”

*

Böylece Fransa’da Cem Boyner’in sıpasının anırmasına özgürlük geldi...

Kendi payıma bu kanunu çok sevdim...

Okuduğumdan beri evde kendi kendime “Yaşasın dünyanın bütün Shrek’leri” diyorum.

65 PLUS’IN NEGATİF VE POZİTİF MATEMATİĞİ

Dün sabahtan itibaren Türkiye’de de 65 plus’ların isyan sesi iyice yükselmeye başladı.

Dünyanın en ünlü talk show’cularından biriydi Larry King...

23 Ocak günü COVID-19’dan öldü.

87 yaşındaydı...

Eşek anırması yerli ve milli bir külterel miras mıdır

Onunla CNN’den emekliye ayrıldıktan sonra New York Times’ta yapılmış bir mülakatı okumuştum.

Her gün gazetelerdeki obituary sayfalarını (ölüm ilanı ve hayat hikâyeleri) okurmuş.

Şöyle diyordu:

“Benim yaşımdaki insanların ölüm ilanları ile ilgili tepkisi iki tür oluyor. Bazıları bakıyor, mesela o insan 88 yaşında ölmüş ise diyor ki ‘Ooo ne kadar uzun yaşamış’. İşte bu ‘pozitif bir hayat matematiği’dir...”

Bir de ikinci tür insandan söz ediyor:

“Ölen kişi mesela 80 yaşındaysa okuyan 65 plus diyor ki, ‘Nee benden sadece 7 yaş büyükmüş... İşte bu da 65 plus’un negatif hayat matematiğidir.”

Lary King “Ben negatif matematik hesabı yapanlardanım” diyor.

Kendimi düşündüm...

Kesin pozitif matematikçi olmak isterdim.

Ama öyle miyim karar veremedim ve başka bir negatif matematik problemine geçtim.

HAYALİ HAVUZ SORUSU
KRİZDE DOLARA TÖRKİŞ MAAŞ İLE KAÇ KİLO HAVYAR YENİR

HAYDİ gelin bir “65 plus gastronomi matematiği” yapalım.

Geçen hafta “Havyar en iyi nasıl yenir” başlıklı bir yazı yazdım...

Oooo acayip bir “Memleketin bunca meselesi varken” tepkisi geldi.

Yazdığımdan utandım.

Kendimi affettirmek için hayali bir havuz problemi yapıyorum.

*

Bugün değil ya... Tam 20 yıl öncesi...

Mesela 2001 yılındayız...

Büyük bir ekonomik kriz yaşıyoruz.

Türkiye’de 24 saatte 1 milyon kişi işini kaybetmiş.

Sadece bir şirkette bir günde 246 kişi işten çıkarılıyor.

İşte tam o gün çok ünlü ve çok böyyük bir yazar, çalıştığı şirketin yönetimine telefon ediyor ve şunu söylüyor:

“Benim maaş kuşa döndü. Bundan böyle dolara çevirin yoksa rakip şirkete geçerim.”

*

Yönetim bu şantajdan korkuyor ve kabul ediyor. Böylece maaşı bir gecede 3 katına çıkıyor.

Şimdi küçük bir hesap...

Bu çook VIP ve önemli şahsiyetin, o günün kurundan dolara çevrilen maaşı ile kaç kilo havyar yenirdi?

Kaç genç çalışan işinde kalabilirdi?

*

ÖNEMLİ NOT: Havyar yiyip halt yemeyenler değil, sadece “Havyar yemeyip sürekli halt ve haram yiyenlerin” cevap vereceği bir soru.

HAYALİ HAVUZ SORUSU 2
BOĞAZ KENARINDA LÜKS OTELDE İKİ HAFTALIK PARAYLA KAÇ KİLO HAVYAR YENİR

YİNE eskilerden bir gün...

Diyelim ki, çook ünlü bir yazar...

Her yıl iki defa İstanbul’a geliyor...

İstanbul’un Boğaz kenarındaki en lüks oteline yerleşiyor...

Yani her gelişinde, kral dairesi değil ama bir alttaki prens süitinde geceliği 800 dolardan bir hafta kalıyor...

Yemesi içmesi, saunası, içkisi şirketi tarafından ödeniyor...

14 çarpı 800 eder 11 bin 200 dolar...

Buna en az 2 bin dolar da ekstraları ekleyin...

13 bin 200 dolar.

*

Havuz sorumuz şu:

İstanbul Balık Pazarı’nda o dönemde havyarın kilosu 600 dolar...

Sizce bu ünlü yazar 14 günde sadece odaya ödenen bu para ile kaç kilo havyar yiyebilirdi...

*

Ama kafanızı yormayın...

Memleketin bunca meselesi varken bir yazarın havyar havuzu hesabı ile kaybedecek zamanınız yok.

Zaten ben de bunu sırf mavra yapmak için kafamdan uydurdum.

Maksat gırgır olsun yani...

*

Ciddiye alsam bir de 1.7 milyon dolar bonusları da eklerdim...

Yani bu hayali mesele bir ton havyara falan gider yoksa...

Zaten inanılacak bir şey değil, inandırıcılığı iyice sıfır olurdu.

LÜZUMSUZ BİLGİ 1

MEMLEKETTE HAVYAR BORSASI NE DURUMDA

HAVYAR ve şampanya lüks tüketimin iki sembolü...

Ama havyar var havyarcık var...

Gerçek bir Beluga havyarı yemeğe kalkarsanız hiç kalkmayın...

Yiyemezsiniz... Ben de yiyemem...

Çünkü son yıllarda gerçekten yanına yaklaşılacak gibi değil.

Kilosu İstanbul’da 1.600 ile 2 bin 500 dolar arasında oynuyor...

Yani 100 gramı 160 dolar.

Buna karşılık mersinbalığından değil ama başka balıkların yumurtalarından yapılan havyarlar var.

Mesela Türkiye’de Dardanel’in yaptığı siyah havyar.

Migros’ta, Hepsiburada da 100 gramı 79 liraya satılıyor.

Kırmızı balık yumurtası isterseniz o daha ucuz. 100 gramı 64 TL.

Onlarla da idare edebilirsiniz...

Ben arada sırada öyle yapıyorum...

Eşek anırması yerli ve milli bir külterel miras mıdır

LÜZUMSUZ BİLGİ 2
ENVER PAŞA’NIN SEDEF HAVYAR TAKIMI KİMDE

TÜRK tarihinde havyar düşkünü olarak bilinen kişilerden biri de Enver Paşa. Son zamanlarda Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ’da yazdığı destan dolayısıyla adı sık sık geçiyor.

Enver Paşa’nın meşhur bir havyar takımı var. Sedef kaşıklı. İşte o takım bugün tarihçi yazar Murat Bardakçı’da...

LÜZUMSUZ BİLGİ 3
FATİH SULTAN MEHMED’İN MUTFAK DEFTERİNDEKİ HAVYAR

İSTANBUL Üniversitesi 1952 yılında “Fatih Devri Yemekleri” isimli bir kitap yayınladı. O kitaptan öğrendiğime göre Fatih Sultan Mehmed çok havyar ve karides yermiş.

Ve bunlar özel olarak Kırım’dan getirtilirmiş.

Evet... Memleketin bunca meselesi varken, günün lüzumsuz bilgileri bu kadar.

X

Kendini Sharon Stone sanan ve kedilere bulaşan bir erkek

Bu hafta kayda geçirdiğim dizinin adı şu:

“Don’t F...k With Cats...”

“Kedilere Bulaşma: İnternette Katil Avı...”

*

Üç bölümlük dizinin girişinde ‘Buradaki kişiler hayal mahsulüdür’ diye bir yazı yok. Dizideki her kare gerçek...

Mekânlar gerçek.

Olaylar gerçek...

Ve en önemlisi...

Yaşanan bütün vahşet gerçek...

Yazının Devamını Oku

İlginç bir soru: Pülümür ve Fatih'te neler oluyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2023 yılına kadarki görünümünü kökten etkileyebilecek “reform tasarısı”nı bugün açıklayacak.

Adalet, demokrasi ve insan hakları reformu...

Tabii bu reform aynı zamanda ifade ve haber alma özgürlüklerinin de çerçevesini çizecek...

İşte böyle bir günde ben de size Türkiye’nin “haber coğrafyasını” anlatan bir çalışmadan söz edeceğim.

*

Hürriyet İnternet’in eski yöneticisi Emre Kızılkaya dün ilginç bir çalışmanın sonuçlarını açıkladı.

Kızılkaya ve arkadaşları 2 hafta boyunca Türkiye’de yayınlanan 1.1 milyon haberi inceleyip analizini yapmışlar.

Türkiye’de 19 ulusal, 165 ise yerel TV kanalı var...

Devlet kontrolünde ise 13 TV kanalı bulunuyor...

Yazının Devamını Oku

67’nci dakikada Mesut’suz Fenerbahçe daha mı Mesut

Erol Bulut, Mesut Özil gibi uluslararası bir starı maçtan kulübeye aldı. Böylesine cesur ve kritik kararı alan bir teknik direktörün maçın geri kalanı için yeni bir hikayesi olmalıydı. O hikaye gol olarak geldi.

Böyle bir derbiye klasik mantıkla, rasyonel bir değerlendirme yapmak mümkün değil. O yüzden maç boyu gözlemlerimi anarşik biçimde alt alta yazıyorum...

Göreceksiniz ki, bu bir uzman yazısı değil, hepimizin maç sırasında aklımıza gelen düşüncelerden ibaret olacak bu.

BİR KERE DAHA GÖRDÜK DÖRT ÜÇTEN BÜYÜKTÜR

1- Trabzonspor yıllar önce bileğinin hakkıyla kırılmaz denilen ‘Üç Büyük takım’ zincirini en zayıf halkasından kırıp ‘Dört Büyük Kulüp’ karesini, futbolun yeni fotoğrafı olarak kafamıza yerleştirdikten sonra ‘derbilerin’ de anlamı değişti. Ben dahil kimse bir derbi sonucu hakkında önceden rahatlıkla kehanette bulunamadık. Bu maçta öyleydi.

2- Şaşırtmayan, heyecanlandırmayan derbilere alışmıştık. Bu derbi de öyle olacak derken, maçın 67’inci dakikasından sonra beklemediğimiz bir heyecan geldi.

ÖZİL’İ GÖREVDEN ALANIN YENİ BİR HİKAYESİ OLMALIYDI

3- 67’inci dakika önemliydi. Çünkü Fenerbahçe Teknik Direktörü çok az teknik direktörün yapabileceği bir şeyi yaptı. mesut Özil gibi uluslararası bir starı maçtan kulübeye aldı.

4- Böylesine cesur ve kritik kararı alan bir teknik direktörün maçın geri kalanı için yeni bir hikayesi olmalıydı. O hikaye gol olarak geldi.

Yazının Devamını Oku

İki 'kız arkadaşın' birbirine verdikleri 'çarşaf' sözü

Bir yanda Ayşe Kulin...

Çok satan kitaplara imza atmış bir yazar...

Başı açık...

Duruşu, tarzı ile kendine özgü...

*

Öteki tarafta Ayşe Böhürler...


Yazının Devamını Oku

Reform için küçük adalet için çok büyük bir cümle

Dün sabah arka arkaya önüme üç haber geldi... Üçünü alt alta yazınca, dördüncü unsur olarak yazının başlığındaki soru aklıma geldi.

Gelen haberler şunlardı:

*

SABAH HABER 1: Biden yönetiminin CIA’in başına getireceğini açıkladığı William Burns yaptığı açıklamada Çin’i “otoriter düşman” olarak niteledi.

Bu kavramı ilk defa işitiyorum... Demek ki artık dünyanın gündeminde “otoriter düşman” diye yeni bir kavram olacak.

*

SABAH HABER 2: İspanya geçmişin acımasız diktatörü Franco’nun son heykelini de indirmiş.

Franco

Yazının Devamını Oku

Elimize değmeyen, görmediğimiz para ile 190 milyar lira harcıyoruz

Son zamanlarda kendi çevremde, teknoloji çevrelerinde, bankacılık çevrelerinde, çok sık duyduğum üç kelime var.

“FinTech”, “Bitcoin” ve “Blockchain”...

İtiraf edeyim, üçünün de ne olduğunu tam olarak bilemiyorum.

Oysa bunlar giderek günlük hayatımıza şuradan buradan girmeye başladı.

Özellikle de “FinTech...”

Belki inanmayacaksınız, aramızdan 2 milyon insan bu teknoloji üzerinden alışveriş yapıyor. Pandemi sırasında online ödemelerde çok öne çıktı.

Bu ödeme sistemi hayatımızın belki de en önemli kavramlarından birini yavaş yavaş tarihe gömüyor.

Parayı...

Yani bir zamanlar cebimizde en çok gördüğümüz şeyi artık görmüyoruz.

Yazının Devamını Oku

Dönekler ve hainler yeni bir sayfa açıyor

Şerefli bir “dönek”, gururlu bir “hain” olarak yine sahalara dönüyorum.

Hem de iki yüksek yerden aldığım izinle...

Biri “devlet başkanı”ndan...

Öteki “patron”dan...

İkisi de bana “Döneklik ve hainlik artık bütün dünyada şerefli bir payedir. Çık göğsünü gere gere halkın arasına gir” dediler.

Dün gece sabaha karşı cep telefonuma Deadline Hollywood haber sitesinden bir haber düştü.

ABD’nin eski başkanı Barack Obama ile ABD’nin en büyük rock şarkıcısı Bruce Springsteen Spotify üzerinden ortak bir podcast’e başladılar

Yani yaptıkları sohbeti şarkı gibi Spotify üzerinden streaming olarak yayınlıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Dolunay ve kurt yüzyılı kapandı ekinoks ve cadı yüzyılı açılıyor

Önceki gün bir streaming platforma konan yeni “cadı” filmi “Discovery of Witches” bir “ekinoks” günü başlıyor.

Ekinoks, her yıl gündüz ile gecenin eşit olduğu güne verilen isim.

*

Yılda iki ekinoks var...

Biri 21 Mart ilkbahar ekinoksu...

Öteki ise 23 Eylül sonbahar ekinoksu...

Sözünü ettiğim cadılar dizisi bir sonbahar ekinoks günü başlıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Dikkat Kardashian'ın poposu başımıza büyük bir iş açabilir

Bugün cumartesi... O nedenle siyaseti bir yana bırakıp ciddi bir konuya giriyorum...

1. Ülke olarak başımızda büyük bir sorun patlamak üzere...

Ve bu sorunun adı “Brezilya poposu...”

Ama yavaş yavaş bu deyimin yerini “Kim Kardashian poposu” alıyor.

*

Bunun ilk işareti de dün İngiliz Guardian gazetesindeki tam sayfa bir haberle geldi...

Üstelik haberi New York Times gazetesi de duyurdu...

Diyeceğim “Kardashian’ın poposu” deyip dudak bükmeyin, konu ciddi konu.

*

Yazının Devamını Oku

Girit formülü ile yeniden 'takıma dönüş' fotoğrafı

Biliyorsunuz artık iyi bir “Savunma Bakanlığı internet sitesi” uzmanıyım.

En iyi okuduğum şey de bakanlık sitesine konan fotoğraflar...

Bu etkileyici fotoğrafı da dün Savunma Bakanlığı’nın web sitesinde gördüm.

*

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın makamını ilk defa bu kadar geniş bir kadrajla görüyoruz.

Fotoğrafta bakanın sağında Türk bayrağı, solunda ise NATO bayrağı görünüyor.

Arkada ise bir Atatürk portresi var.

Zaten sitenin sayfası da sol üste bir Atatürk fotoğrafı ile açılıyor.

Yazının Devamını Oku

'82'ncimiz gibi' bir şehir hakkında bilmediklerimiz

Türkiye’nin 81 vilayeti var...

Bir de “82’nci gibi” olanı...

Bir Türkiye şehri değil, ama bir Türk şehri gibi olmaya doğru hızla gidiyor.

Burası Suriye sınırları içindeki Afrin...

Bilmiyordum, meğer Türkiye bir süre önce bazı yabancı gazetecileri Suriye içinde Türk ordusunun kontrolündeki Afrin’e götürmüş.

Giden gazetecilerden ilk yazı dün New York Times’ta yayınlandı.

Bu şehir hakkında bilmediğimiz bazı şeyleri bu yazıdan öğrendim.

Ve öyle bir yazı ki...

Yazının Devamını Oku

Liberal arkadaş söyle bana bu 3 maddenin neyini tartışacağız

Günlerdir Ayasofya imamının sözlerini konuşuyoruz.

Nereden üzerine düştüyse durup dururken bir anayasa tartışması başlattı...

Allah’tan ne Cumhurbaşkanlığı, ne iktidar partisi ne de Diyanet bu tartışmaya girdi...

Ama baktım bugün muhalif diye bilinen bazı eski liberal yazarlar da “Anayasa’nın değişmez maddelerini tartışamazsak buna demokrasi denmez” demeye başladılar

Ben de diyorum ki:

İyi hadi gelin tartışalım... Tartışalım da neyi tartışacağız...

*

Madde 1 diyor ki: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir...

Bunu mu tartışacağız?

Yazının Devamını Oku

CHP oylarımı bölmezse gelecek seçim iktidarım

Cumartesi akşamı Muharrem İnce aradı. Yalova’da oğlu ile birlikteymiş.

Tabii ki konu, onun için yazdığım şu sözlerdi:

“Seçim gecesi üç-beş saati yönetemeyen bir siyasetçi bir partiyi 360 gün nasıl yönetecek...”

Allah için Muharrem İnce’nin rahmetli Süleyman Demirel’e benzeyen bir tarafı var.

Alınmıyor, kızmıyor, küsmüyor...

Türk siyasetinde artık unutmaya başladığımız güzel bir meziyet bu.

Neyse, hemen söze girdi:

“Seçim gecesi için bana haksızlık ediliyor”

Yazının Devamını Oku

Yeni Türkiye'nin yeni fenomeni: VIP köpek

Evet başlıktaki ifade yanlış değil. “V.I.P Köpek”...

Türkiye’de geçen hafta V.I.P köpekler dönemi açıldı.

Size bu haberin hikâyesini ve perde arkasını yazayım.

*

Son yıllarda Türkiye’de en beğendiğim yeni markalardan biri Les Benjamins...

Gümüşhane kökenli bir ailenin çocuğu olan Bünyamin Aydın’ın yarattığı bir giyim markası.

Başlarda “Ottoman Punk” tarzı deniyordu.

Lüks sokak modasının önde gelen isimlerinden biri oldu.

Özellikle fesli James Dean desenleri falan bütün dünyada tutuldu.

Yazının Devamını Oku

Tam 60 yıldır hayır dediğim bir anayasal düzende yaşıyorum

Bakın şu gerçekleri alt alta yazdığımda, kendi açımdan ne kadar tuhaf bir durum ortaya çıkıyor.

- 73 yaşımdayım...

- Bugüne kadar oy verdiğim hiçbir parti iktidara gelemedi.

- Bugün “Türkiye Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi” sitesine girip TC Anayasası yazdığım zaman karşıma çıkan metnin üzerinde şu yazıyor:

“Kanun numarası: 2709

Kabul tarihi: 18/10/1982”...


Yazının Devamını Oku

İlk Türk 'Cacabey'i üzerine birkaç mütevazi tavsiye

Devlet Bahçeli “astronot” kelimesine Türkçe karşılık olarak “cacabey”i teklif etti.

Güzel isim ama itirazım var.

İngilizce veya başka Hint Avrupa dillerinde telaffuzu sorun yaratabilir.

“Kakabey” olarak söylenir ve bu da yanlış anlamalara yol açar...

Onlar eğlenir biz üzülürüz...



Yazının Devamını Oku

Ay'a sert inişe hazırlanırken her 100 Türk'ten kaçı 1969'da ABD'nin Ay'a gittiğine inanıyor

Başlık biraz spekülatif ama ne demek istediğimi birazdan anlayacaksınız.

Ama önce size önemli bir haber vereyim.

*

Türk “Silikon” dünyasında geçtiğimiz günlerde önemli bir gelişme daha oldu.

Dünyanın önde gelen dijital araştırma kuruluşlarından YouGov, Türkiye’de “Wizsight” adlı online araştırma şirketini satın aldı.

Wizsight 2017 yılında N. Özge Akçizmeci adlı genç bir girişimci tarafından kurulmuş bir startup şirket.

Böylece BluTV’nin yüzde 30 hissesinin bir dünya devi olan Discovery’ye satılmasından sonra ikinci bir Türk startup’ı daha dünya piyasasına girdi.

YouGov ilginç alanlarda online araştırmalar yapan bir şirket.

Yazının Devamını Oku