Emine Hanım'dan Sezen'e Ajda'dan Tarkan'a en sevdiğimiz Timur şarkıları

Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan’ın mesajını da görünce, dünden beri şu sorunun cevabını arıyorum...

Son yıllarda adını çok az duyduğumuz Timur Selçuk nasıl oldu da, şu bölünmüş ülkede sağdan sola hepimize hayır duası okuttu?

İşçilerle 1 Mayıs şarkısını, ODTÜ öğrencileri ile Deniz Gezmiş’e ithaf edilen şarkıları söyleyen bir sanatçı, nasıl olur da Emine Erdoğan’ın gençliğinin de şarkıcısı olabilir?

Olabiliyormuş demek ki...

*

Bu ülkede pek çok insanın kafasında bir Timur Selçuk şarkısı vardır.

Emine Hanımdan Sezene Ajdadan Tarkana en sevdiğimiz Timur şarkıları

Kendisi pek ortada olmasa bile, en az bir-iki şarkısı mutlaka kafamızdadır. Hem de bizim ona verdiğimiz isimlerle kayıtlıdır bu ortak hafızada...

Ben de dahil, çoğumuz “Caddeden Sokaklara” diye biliriz, oysa şarkının adı “Sen Nerdesin”dir.

*

Kendisi hayatı boyunca en muhalif köşede oturup, hem de sessizce değil, konuşarak, düşüncesini en açık ifadeyle söyleyip bir şeyi başarmıştır.

Aynı zamanda Kuran’ı okuyan, inançlı bir insan olarak da...

*

Dün tek tek arayarak, her görüşten, her meslek dalından çok sayıda tanınmış kişiye en çok sevdikleri Timur Selçuk şarkısını sordum.

Bu arada Cumhurbaşkanının eşi Emine Erdoğan’a da sordum.

O da cevap verdi.

*

Bu liste de gösterdi ki...

- Meğer bir “aysberg insanmış”. Görüşleri ne olursa olsun bu ülkeyi birleştirici bir iz bırakmış.

- Bir de bazılarını hiç bilmediğim harika şarkıları da varmış.

- Ve hepimiz onunla ilgili güzel bir şey söylemek için birleşmişiz...

Güzel, çok güzel bir Türkiye fotoğrafıydı çektiğim.

*

Mesela “Derbeder Ömrüm”ü, “Dün, Bugün, Daima”yı bu sayede öğrendim.

*

Şimdi size bu küçük ama aslında çok yaygın ve büyük anketimin sonucunu açıklıyorum.

Hangimiz hangi Timur Selçuk şarkısını seviyoruz.

*

- NOT: Görüş aldığım kişileri konuşma sırama göre not aldım ve o sırayla yayınlıyorum. En son da kendimle konuştuğum için en sona yazdım’.


DİNLERKEN: AYRILANLAR İÇİN
SAHNEDE: İSPANYOL MEYHANESİ

- Sezen Aksu: ‘Caddeden Sokaklara’ (Sen Nerdesin), ‘Ayrılanlar İçin’i de çok severim.

- Ajda Pekkan: Çok şarkısını seviyordum. Ama özellikle “İspanyol Meyhanesi” ve “Ayrılanlar İçin”.

- Ercan Saatçi: “Ayrılanlar İçin”.

- Nilüfer: Onun şarkılarını söyledim. Sahnede söylediğimde en çok alkışı ‘İspanyol Meyhanesi’ için alıyordum.

- Zülfü Livaneli: “Karşı Yaka Memleket”. Bizler sürgündeydik. Timur, Eurovision’da Semiha Yankı’ya eşlik edecek orkestrayı yönetmek için Stockholm’e gelmişti. Orada bize Nâzım’ın bu şiirinden yazdığı şarkıyı çaldı ve birlikte söyledik.” (Bu şarkının kaydı streaming platformlarında Memet adıyla var.)

- Tarkan: “Ayrılanlar İçin”.

- İlhan Şeşen: “Ayrılanlar İçin”.

- Kenan Doğulu: “Ayrılanlar İçin” ve “Fahriye Abla”.

- Murat Boz: “Ayrılanlar İçin”.

- Burcu Güneş: ”Ayrılanlar İçin”.

- Ziynet Sali: “Ayrılanlar İçin”.

- Gülben Ergen. “Beyaz Güvercin”.

- Edis: “Beyaz Güvercin”, “İspanyol Meyhanesi”.

- Eypio: “İspanyol Meyhanesi”.

- Ferhat Göçer: “Ayrılanlar İçin”.

- Alpay: “Ayrılanlar İçin”.

EMİNE ERDOĞAN’IN EN SEVDİĞİ İKİ TİMUR SELÇUK ŞARKISI HANGİSİ

EMİNE Erdoğan önceki gün Timur Selçuk’un arkasından çok güzel bir sosyal medya paylaşımı yaptı.

“Şarkıları gençliğimizin sesiydi” dedi.

Çok hoşuma gitti bu paylaşım.

Emine Hanımdan Sezene Ajdadan Tarkana en sevdiğimiz Timur şarkıları

Emine Hanım’ın en sevdiği Timur Selçuk şarkıları hangisi sorusunu ilettim.

Biraz sonra cevabı geldi.

Emine Erdoğan’ın en sevdiği iki şarkısı “Ayrılanlar İçin” ile “Sen Nerdesin”miş...

Ne güzel...

Demek ki ikisi de Türkiye’nin ortak şarkıları olmuş.

GAZETECİ TAKIMI
AYRILANLAR İÇİN

Emine Hanımdan Sezene Ajdadan Tarkana en sevdiğimiz Timur şarkıları


- Hıncal Uluç: “Rıhtımda” ve “Bugün, Yarın, Daima”.

- Kanat Atkaya: “Ayrılanlar İçin”.

- Ahmet Hakan: “Karantinalı Despina”.

- Sedat Ergin: İlk dönem şarkıları arasında ayrım yapamıyorum. Hepsi çok özgün. Ama dün akşam bir kere daha dinleyince ‘Derbeder Ömrüm’ün ne kadar kuvvetli bir şarkı olduğunu anladım.

- Ersoy Dede: “Ayrılanlar İçin”.

- Mehmet Barlas: Benim için ‘İspanyol Meyhanesi’. Ayrıca bende onun Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Deniz Gezmiş için söylediği şarkının videosu var.

- Ayşe Arman: “İspanyol Meyhanesi”, “Ayrılanlar İçin”.

- Mehmet Yılmaz: “Ayrılanlar İçin”.

- Yılmaz Özdil: İzmir’de ailemle birlikte Şan Sineması’nda ayakta alkışladığımız günden beri banko “Karantinalı Despina”.

- Osman Müftüoğlu: “Yaşayamam Sensiz”.

- Özlem Gürses: “İspanyol Meyhanesi”.

- Nagehan Alçı: “İspanyol Meyhanesi”.

- Akif Beki: “Ayrılanlar İçin

- İsmail Küçükkaya: “İspanyol Meyhanesi”.

- Güneri Cıvaoğlu: “Sen Nerdesin”.

- Hasan Cemal: “İspanyol Meyhanesi”. Akşamları gazeteci masalarında oturduğumuzda ben bile söyleyebiliyordum bu şarkıyı.

- Salih Tuna: “Ayrılanlar İçin”.

- Fatih Çekirge: “Dostların arasındayız, güneşin sofrasındayız.”

- Ertuğrul Özkök: “Ayrılanlar İçin”.

KOMEDYENLER VE SİNEMACILAR NE DİYOR

- Cem Yılmaz: “Caddeden Sokaklara”.

- Ata Demirer: “Karantinalı Despina”.

- Yılmaz Erdoğan: “Ayrılanlar İçin”.

- Zuhal Olcay: “Ayrılanlar İçin”.

- Selçuk Yöntem: “Bugün, Yarın, Daima”.

TEKNİK DİREKTÖRLER: CADDEDEN SOKAKLARA

- Fatih Terim: Fulya ile en çok ‘Caddeden Sokaklara’ şarkısını dinledik.

- Mustafa Denizli: “Caddeden Sokaklara”.

İŞ DÜNYASINDA TİMUR SELÇUK

- Mustafa Taviloğlu: “Ayrılanlar İçin”.

- Ümit Boyner: “Beyaz Güvercin”.

- Cem Boyner: “İspanyol Meyhanesi”.

- Bülent Eczacıbaşı: “Caddeden Sokaklara.”

2 MÜZİK YAPIMCISI İKİ FARKLI ŞARKLI

- Mustafa Oğuz: “Beyaz Güvercin”.

- Samsun Demir: “Bugün, Yarın, Daima”.

RESİM VE PERFORMANS SANATÇILARI

- 1 Mayıs, Beyaz Güvercin, Rıhtımda

- Ahmet Güneştekin: “Rıhtımda”, “Beyaz Güvercin”.

- Mustafa Erdoğan: “1 Mayıs Marşı” ve “İspanyol Meyhanesi”.

2012 YILINDA FETÖ KUMPASI GÖRMÜŞ

DÜN Balçiçek İlter
’in 2012 yılında Haber Türk’te onunla yaptığı mülakatı izledim.

Zekeriya Öz’lerin, Beşiktaş savcılarının terör estirdiği yıllar.

Timur Selçuk orada bütün Silivri davalarının bir kumpas olduğunu açık açık söylüyor.

Yani FETÖ kumpaslarını çok önceden görüp söylemiş bir sanatçı.

GALATASARAY LİSESİ 12 EDEBİYAT YILLIĞINA GÖRE İKİ ŞARKI

GALATASARAY
Lisesi 12 Edebiyat sınıfı, 1964 yıllığındaki Timur Selçuk sayfasına baktım.

Girişte 3 kelime var: “Müzik... Müzik... Müzik...”

Sınıfın tamamı şu görüşte birleşmiş: “Bu arkadaşı bir gün müzik çarpacak...”

Oradan öğreniyorum ki Galatasaray Vokal Kulübü’nün şefiymiş. Bir yandan okula devam ederken, bir yandan da konservatuvara devam ediyor, caz müziği yapıyormuş.

O yıllarda iki şarkı bestelemiş.

Biri Atatürk Marşı.

Öteki
“Galatasaray Marşı”.

GRİ SAÇA GEÇMEK İÇİN EN UYGUN ZAMAN PANDEMİ Mİ

GEÇEN
hafta okuduğum en güzel mülakat Jane Fonda’nınkiydi. İtalyan Vanity Fair dergisine verdiği mülakatta, “Pandemi sırasında saçlarımı griliğine bıraktım. En uygun zaman buydu” dedi.

Emine Hanımdan Sezene Ajdadan Tarkana en sevdiğimiz Timur şarkıları

İlk kez pandemiden hemen önce Oscar törenine bu saçlarla çıkmıştı. Kuaförü Jack Martin en uygun griyi bulmakta zorlandıklarını söylüyor. Bu arada yaşı ile ilgili çok ilginç şeyler de söyledi.

“Artık yaşlandım. Vücudum beni terk ediyor. Ama çok önemli iki değişimi yaşıyorum. Hayatımda kendimi hiç bu kadar mutlu hissetmemiştim. Bir de eskisine göre çok daha cesurum.”

PARİS’TE İLK SİYASİ GÖSTERİYE SARTRE VE BEAUVOIR İLE KATILMIŞ

JANE Fonda
bir aktivist. Özellikle iklim değişikliği konusunda her cuma yapılan gösterilere katılıyor.

Bazen gözaltına alınıyor.

“1960’larda Roger Vadim’le evlenip Paris’e yerleştiğimde genç ve bilinçsizdim. Orada Simone Signoret ile tanıştım. Bana Vietnam’da olup bitenleri anlattı. Sonra birlikte ilk siyasi gösteriye gittim. Sartre ve Simone de Beauvoir da oradaydı. O günden sonra tam bir aktivist oldum.”

GÜZEL KADINLARI TOPLAYIP TRUMP’A GİTMEYİ DÜŞÜNDÜM

JANE Fonda
devam ediyor: “Trump iklim değişikliği konusunda çok duyarsız. Bir ara onu nasıl etkileyebilirim diye düşündüm. Güzel kadınlara düşkün. Hollywood’un bazı güzel kadınlarına bunu açtım ve tamam dediler. Sonra kızıyla buluşup bunu anlattım. Kahkahalarla güldü ve ‘Olabilir vallahi’ dedi. Ama sonra bana dönmedi ve bu proje kaldı.”

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Yanan Vaniköy Camisi ne zaman kime devredildi

Dünkü yazımda Vaniköy’de yanan cami ile ilgili bir gözlemimi aktarmış ve bir eleştiride bulunmuştum.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Bölge Müdürü Musa Akdeniz bir bilgi notu gönderdi.

Arkasından Kültür Bakanı Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan da aradı.

Her ikisi de ilginç bilgiler verdi.

Geçen pazar gününden beri kamuoyunun dikkatini çeken bu camiyle ilgili ilginç bilgilere yer verilmişti.

Bugün bu bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.

*

Bu cami 1671 yılında Bursa’da

Yazının Devamını Oku

Patlamayan şampanya patlayan bir gazoz ve...

Pazar günü Formula 1 final törenini izliyorum...

Lewis Hamilton bu yarışın İstanbul ayağını da kazanmış ve yarışma tarihine yeni bir rekor yazmış.

Bu yarışı, 7’nci defa kazanıp, Ferrari efsanesi Michael Schumacher’in rekorunu egale etmiş.

Yani Formula 1 tarihinde çok özel bir gün...

*

Bütün dünyanın gözü Türkiye’deki pistte yapılacak ödül töreninde...

Herkes Formula 1’in geleneksel şampanya patlatma seansını bekliyor.

Ama o ne?

Gazoz patlıyor...

Yazının Devamını Oku

Kozmik odadan çalıp açık kürsüden satmak

O günü hayatım boyunca unutmayacağım...

Bir bahane uydurularak Türk ordusunun en gizli kalması gereken bölümünün kapıları kırılarak içine girildi.

Girdikleri yer “Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı”ydı.

Orası neresi mi...

Ülkemiz işgale uğrarsa, vereceğimiz kurtuluş savaşında hangimizin nerede görev alacağını, hangi silahın nerede gömülü olduğunu, nasıl haberleşeceğimizi gösteren planlar ve isimler...

*

Hepsi tek tek çalındı.

Bir savaş halinde işgalci düşmana karşı vereceğimiz savaşın, yani beka savaşının bütün şifreleri, planları çalındı.

Ve kopyalandı...

Yazının Devamını Oku

Bir 'evet ama yetmez'cinin 18 aylık dolar kayıtları

Bundan 18 ay önce 31 Mayıs 2019 günü yazdığım yazının başlığı şuydu:

“Ben de tarihe ‘Yetmez ama evet’çi olarak mı geçeceğim...”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir gün önce Külliye’de “Adalet ve Yargı Reform Paketi”ni açıklamıştı...

Cumhurbaşkanı o gün Türkiye’ye ve bütün dünyaya şu mesajı vermişti:

“Olağanüstü hal hukuku dönemi kapanıyor...”

*

Cumhurbaşkanı o gün Adalet Reformu’nu “9 Amaç” başlığı altında toplamıştı.

Konuşmasında şu cümleleri dikkatle not almıştım.

*

Yazının Devamını Oku

Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

Ne şu ne bu...

Ne şunun gidişi ne bunun gelişi...

Bugünün en büyük haberi COVID-19 virüsüne karşı yüzde 90 etkili aşının bulunması...

Buluşun arkasında bir Türk kadını ile bir Türk erkeğinin bulunması da milletçe bonusumuz...

Aşı bulundu ve herkes gözünü piyasalara, borsalara dikti...

Tabii ki yükseldi...

Ama bana göre hayata dönüşün ilk harika işareti başka yerden geldi....

Live Nation’dan...

Yazının Devamını Oku

Önce 2 telefon geldi sonra da bu fotoğraf

Hani bir milletvekilinin Türkan Şoray için sarf ettiği o süfli cümleler vardı ya:

“Çamuriyetçi, HDPKK’cı, Amerikancı, İsrailci, emperyalist işbirlikçisi...”

Aynen böyle demişti...

*

Yazının çıktığı gün bir milletvekili aradı.

AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı’ydı...

O gün yazımı okuduktan sonra Türkan Hanım hakkında o sözleri söyleyen milletvekilini aramış ve bu sözleri tasvip etmediğini söylemiş.

Telefonda bana Türkan Hanım hakkında çok güzel şeyler söyledi.

“O mülakatı ben de okudum. Ben de sizin gibi düşünüyordum. Ülkesine, halkına derin sevgiyle bağlı büyük bir sanatçının ince duyarlılığını gördüm. Halkımız onu hem insanlığı hem de muhteşem oyunculuğu ile gönlüne yerleştirmiştir.”

Yazının Devamını Oku

48 saat boyunca uykusuz kalmama değen bir itiraf

İki gün boyunca uykusuz kaldım... Çünkü Amerikan seçimlerini izledim...

Bu 48 saat boyunca uykusuz kalmama değecek çok önemli bir anı canlı izleme imkânım oldu.

Popülist bir liderin itiraf anını... Size o anı anlatmak istiyorum.

*

Sandıklar kapanmadan önce, yani oylama devam ederken ABD Başkanı Trump kendi kampanyasını yürüten ekibin merkezini ziyaret etti.

Orada kampanya sırasında çalışan insanlara teşekkür etti...

Önce şu gözlemimi aktarayım.

Trump

Yazının Devamını Oku

O gece arka koltuktaki kadın nereye kayboldu

Anlatacağım gerçek olay aynen şöyle cereyan etti...

Taksi şoförü 20 yaşlarındaki kadın müşterisini aldığında hava kararmak üzereydi...

Yolcunun verdiği adrese geldiklerinde ise hava iyice kararmıştı...

Şoför taksimetreyi durdurup müşteriye döndüğünde şaşırıp kaldı...

Arka koltukta kimse yoktu...

Oysa kapının açılıp kapandığını duymamıştı...

Ayrıca o açmadan kapıların kilitleri açılmıyordu...

Şoför durumu bağlı olduğu şirkete bildirdi.

Yazının Devamını Oku

Ayda bebeği ve Elif bebeği kim kurtardı

Ki kurtardı, canlı yayında hepimiz seyrettik.

Önce Kadıköy Belediyesi’nin bir görevlisi... Bir kova taşıyıcısı, o sesi duydu...

Herkesi uyardı...

Sonra Tunceli  AFAD’dan bir görevli bebeğin yanına indi...

Büyük bir sevgiyle elini tuttu Ayda bebeğin...

Hemen yanında Manisa Belediyesi’nden bir görevli vardı...

Bir jandarma görevlisini gördük o arada...

Biraz ileride Bursa Belediyesi’nden bir başkası...

Yazının Devamını Oku

Gece saat 01:00... Bizim evde alt kattan gelen çığlık

Pazar akşamı evde hepimiz ağır bir günün gecesinde, içimizde İzmir hüznü odalarımıza çekilmişiz...

Saat 01.00 civarı...

Alt kattan aniden bir çığlık geliyor...

Koşuyoruz...

Torunum Zeynep, ağzında maskesi ile haykırıyor...

“Kurtuldu... Yaşasın İdil kurtuldu...”

Kendim kadar eminim... Aynı an, Türkiye’nin dört bir yanında evlerden aynı sevinç çığlıkları yükseliyordu...

*

Sonra sabah oldu...

Yazının Devamını Oku

Depremden bir hafta önce önüme gelen papyonlu adam

1948 yılının ekim ayında bir gün...

Tahminen 5 veya 6 Ekim günü...

İzmir’in Kordon Boyu’ndan geçen bir otomobil fotoğrafta gördüğünüz bu binanın önünde durur...

Şoförün yanındaki kapı açılır, yuvarlak gözlüklü, papyonlu ve ince yapılı bir adam iner...

Biraz sonra binanın önünde kendisini karşılayanlarla birlikte bu pozu verecektir...

Bu fotoğraf karesi 72 yıl arşivlerde kaldıktan sonra bu yıl eylül ayında yayınlanan bir kitapta gün yüzüne çıkacaktır.

Kadere bakın ki, bu kitap, İzmir’de cuma günü yaşanan depremden bir hafta önce

Yazının Devamını Oku

Ruhen depreme hazır bir şehir fiziken neden değil

Benim çocukluğumda İzmirli ruhen depreme hazır bir insandı...

Sallanırdı bizim evlerimiz...

Durmadan, sık sık sallanırdı...

*

İdmanlıydık... Evimiz sallanmaya başladığında dışarı fırlamak biz çocuklar için hulahup çevirmek kadar basitti...

Çünkü kaçmak için ya aşacak bir kapı, ya da inecek üç-beş basamak vardı.

*

Benim çocukluğumda İzmirli, bir San Franciscolu, bir Tokyolu gibiydi...

Tek katlı evlerimiz, iki katlı yuvalarımız en büyük dostumuzdu...

Yazının Devamını Oku

'Beyaz muhafazakârlar' Fransa'ya boykottan ne kadar etkilenecek

‘Beyaz muhafazakâr’ kavramı bana ait değil...

İki yıl önce Yeni Şafak gazetesinde Ergün Yıldırım’ın yazısında okumuştum.

Beyaz muhafazakâr portresini şöyle çiziyordu:

*

Bunlar “kentlileşen muhafazakârlardır”.

Ekonomik açıdan belli üst gelir grubuna mensupturlar.

Çocukları kolejlerde okuyor.

Tüccar, sanayici, bankalarda tepe yönetici ve iyi para kazanan doktorlar gibi meslek gruplarında yer alıyorlar.

Çocuklarını kolejlere göndermek için çok para harcıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Devlet hastanesinde doğmuş bir çocuğun 29 Ekim Bayramı

Bugün...

Bu Cumhuriyet Bayramı günü...

Yazıma Sabancı Grubu’nun hazırlattığı “29 Ekim” videosu ile başlayacağım... Çünkü çok sevdim bu videoyu...

Ekrandaki Cumhuriyet sanatçısı soruyor:

“Cumhuriyet kaç kere ilan edildi bilir misiniz?”

Ve başlıyor saymaya...

“Her kız çocuğu ilkokula başladığında, Cumhuriyet bir kere daha ilan edildi...”

*

Yazının Devamını Oku

Ombudsman kardeşim o yapmış bu yapmış, bu sözler hiç mi önemli değil

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın Hürriyet’te yayınlanan “10 Soruda İslamofobi” mülakatını satır satır altını çizerek okudum.

Bütün dünyada İslam’ın tartışıldığı şu günlerde Türkiye Cumhuriyeti devletinden gelen en önemli sözler diye okumuştum...

Önce İslamofobinin yaygınlaştığı ülkelere Müslüman ülkelerde yükselen tepkiyi anlatıyor: Diyor ki:

“Müslümanlar kendi kutsallarına yapılan saldırıları sonuna kadar reddetmek ve meşru kurallar çerçevesinde tepkisini göstermek zorunda. Aksi halde kendisine ihanet etmiş olur.”

Arkasından Müslüman dünyaya sesleniyor, diyor ki:

“Fakat bunu şiddet, terör ve cinayet yoluyla yapmaya başladığında bu mücadeleyi daha baştan kaybetmiş olur. Zira Aliya İzzetbegoviç’in dediği gibi ‘Savaş ölünce değil düşmana benzeyince kaybedilir’.”

Sonra Fransa’da başı kesilerek öldürülen öğretmen olayına tepkisini çok net ifadelerle belirtiyor, diyor ki:

“Fransa’da malum karikatürleri derste gösterdiği için bir öğretmenin öldürülmesi de asla kabul edilemez, asla meşru gösterilemez. Bu kısırdöngüden çıkmak zorundayız, aksi halde ‘Dişe diş, göze göz’ diye diye ortada sağlam bir tane insan kalmayacak.”

Yazının Devamını Oku

Arka penceredeki kadının ilk icraatı

Hikayenin başlangıcını muhtemelen çoğunuz biliyorsunuz...

Ama geçen hafta bir gelişme daha oldu ki, onu da muhtemelen benden okuyacaksınız...

Önce hikâyenin başından başlayalım.

Povalikhino Moskova’nın 500 km kadar doğusunda küçücük bir kasaba...

Eylül ayının başında bu kasabada yerel seçim vardı.

Kasabanın belediye başkanı Nikolay Loktev tekrar seçileceğinden emindi ama bir sorunu vardı.

Seçimde karşısına hiçbir aday çıkmamıştı.

Bu da seçimi şaibeli hale getirebilirdi.

Yazının Devamını Oku