GeriErtuğrul ÖZKÖK Elle taciz eden kanal yöneticisi kimdi, onu hiç merak etmediniz mi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Elle taciz eden kanal yöneticisi kimdi, onu hiç merak etmediniz mi

AYNI cümleleri bir kere daha, hem de bu defa daha açık bir ifadeyle okuyunca merak ettim:

“Kim bu kanal yöneticisi...”

Beren Saat “Fatmagül’ün Suçu Ne” dizisinin Fransa’da yayınlanmaya başlaması nedeniyle Le Figaro gazetesine bir mülakat verdi.

Bu mülakat Hürriyet dahil çok sayıda gazete ve internet sitesi tarafından da özetlenerek yayınlandı.

Elle taciz eden kanal yöneticisi kimdi, onu hiç merak etmediniz mi

Ama hemen hepsi mülakatı sadece Beren Saat’in feminizm üzerine söylediği sözlerden görmüş.

Ben Fransız dergisinden mülakatın tamamını okudum.

Beren, mülakatta 2015 yılında söylediği çok önemli bir şeyi, hem de bu defa daha açık bir ifade ile tekrarlamış.

“Bir televizyon kanalı yöneticisinin tacizine uğradım” demiş...

Arkadaşlar, bunu söyleyen kadın, Türkiye’nin en saygın ve en başarılı oyuncularından biri.

Aynı cümleyi ikinci, hatta üçüncü defa söylüyor.

Bakın ABD’de herkes kimin tacizde bulunduğunu açık açık söyledi.

Siz de merak etmiyor musunuz kimdir bu kanal yöneticisi, hâlâ görevinin başında mı...

Hâlâ aynı şeyleri yapıyor mu?

Beren Saat mülakatta “Mücadelemiz sessizlik yeminini kırmak” diyor...

Ama görüyorum ki aradan 3 yıl geçmesine rağmen bu “mesleki omerta kanunu” hâlâ kırılamadı....


KANAL GECESİNDE K... ELLEYEN SARHOŞ YÖNETİCİ


BEREN Saat 2015’te başına gelenleri şöyle anlatmıştı: 

 

“K....ı hem de bir kanal gecesinde elleyen sarhoş bir kanal yöneticisiyle tartışmam, sevgilisi olmamayı gururuna yediremeyen partnerler, arkadaşımın evinde tuvalete zorla dalıp dudaklarıma yapışan bir oyuncuyu itişim, mesleğim yüzünden yaftalanışım, aylarca peşimden koşan birini sanki ben sevgilisinden ayırmışım gibi tam sayfa haber yapışları...”


İKİ AY İÇİNDE FEMİNİZMİ ÖĞRENİN DİYEN 2'NCİ KİŞİ


BEREN Saat, “Tüm arkadaşlarıma söylüyorum. Eğer ülkede dinginliğe katkıda bulunmak istiyorsanız feminist çocuklar yetiştirin, feminizmden korkmayın” diyor.

 

Aynı cümleyi 2 ay önce kadın şeflerle ilgili bir konferansta, dünyanın en ünlü 50 restoranı arasına giren Mikla’nın sahibi ve şefi Mehmet Gürs’ün ağzından da işitmiştim.


CUMHURİYET'E GÖRE ACEMOĞLU NE DEDİ


DÜN çok ilginç bir şey oldu. 

Nagehan Alçı geçen cumartesi günü “Daron Acemoğlu’na bakanlık teklif edilebilir” diye yazmıştı.

O gün bugün Ankara’dan bu konuda en küçük görüş gelmedi.

Buna karşılık Türk solu bu söylentiyi yalanlatmak için neredeyse yarışa girdi.

Cumhuriyet gazetesi Acemoğlu ile konuştu. O da “Kimse bana bu konuda bir şey sormadı” dedi.

Cumhuriyet de “Acemoğlu noktayı koydu, gelmiyor” dedi.

Ancak dün beni şaşırtan bir gelişme oldu.

“Acemoğlu noktayı koydu” başlığını atan Cumhuriyet’in ekonomi yazarı Güray Öz bir yazı yazarak, “Bu yoruma naçizane itiraz ediyorum” deyip şunu söyledi:

“Değerli Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) iktisat profesörü ‘Hayır, asla’ demedi.”

Ve arkasından ekledi:

“Bu olayın gerçekleşmesinin zor ama imkânsız olmadığını söylemek istedim.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan da herhalde yeni rejimin açılışını, 2003’teki ekonomik başarısını tekrar ederek yapmak isteyecektir.

 

Ankara’nın Acemoğlu sessizliğine biraz da bu açıdan bakmakta yarar var.


DÜN SABAH İTİBARİYLE ÖNÜMÜZDEKİ TABLO


Enflasyon yüzde 15’i geçerek 14 yıl öncesine döndü.

Daha kötüsü üretici enflasyonu yüzde 23.71’i gördü...

Dolar yine hareketlendi, 4.70 sınırına geldi.

 

Faiz yüzde 20 sınırına dayandı.


ACEMOĞLU SESSİZLİĞİ


NAGEHAN Alçı’nın bu konuyu yazmasının üzerinden 6 gün geçti.

Külliye çevresinden tek yorum gelmedi.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin tek üyesi tek kelime etmedi.

Yiğit Bulut, Cemil Ertem gibi “her şeyi bilen, her konuda konuşanlardan” tek kelime çıkmadı.

 

İktidar yanlısı medyada tek tük yorumlar okuduk...


FRANSA MEDYASINDA BÖYLE BİR ŞEYİ İLK DEFA GÖRÜYORUM


ÖNCEKİ gece Fransa’nın Nantes şehrinde bir arabanın sürücüsü polis tarafından vurulup öldürüldü.

Olay gece saat 22.30 sıralarında oldu. Dün sabah Fransa’nın ana akım iki gazetesine bakıyorum.

Biri daha çok sol dünya görüşüne sahip Le Monde...

Öteki liberal sağ düşüncenin en önemli temsilcisi Le Figaro...

İki gazetedeki haber sanki aynı el tarafından yazılmış gibiydi.

Öldürülen 22 yaşındaki gencin adı verilmemiş... Sadece “Bir adam” denmiş.

Bu olaydan sonra şehrin üç ayrı bölgesinde olaylar çıkmış, binalar ateşe verilmiş.

Bunların hangi semtler olduğu hakkında tek kelime yok.

Bu semtlerde daha çok göçmenlerin mi yoksa Fransızların mı oturduğu hakkında tek bilgi yok.

Düşündüm...

Acaba sorumlu gazetecilik mi...

 

Yoksa “saraydan” gelen bir emirle devlet gazeteciliği mi...


DRAKE, MICHAEL JACKSON'IN SESİNİ NEREDEN ALDI


Elle taciz eden kanal yöneticisi kimdi, onu hiç merak etmediniz mi

MÜZİK dünyası Kanadalı şarkıcı Drake’in “Scorpion” isimli son albümünde Michael Jackson’la birlikte söylediği “Don’t Matter To Me” şarkısını konuşuyor. Jackson öldüğüne göre bu şarkı nasıl yapıldı merak ediyordum. 

Galiba şöyle olmuş: Michael Jackson’ın henüz tamamlanmamış, bazıları sadece capella halindeki hiç yayınlanmamış şarkıları Paul Anka’nın elindeymiş.

Müzik kulislerinde Drake’in şarkıyı ondan aldığı konuşuluyor.

 

Şarkıyı sevdim. Ama yeğeninin itirazına katılıyorum. Michael Jackson’ın söylediği bölüm yarım kalmış gibi.

X

57 milyon riskli vatandaşı acilen koruma altına almanın formülü

Dün itibarıyla dünya “COVID atlası” şöyleydi.

İsrail aşılamasını tamamlamış, bütün yasakları kaldırmış ve halkı da plajlara hücum etmişti.

Yeni Zelanda ve Avustralya arasında serbest seyahat başlamıştı.

Dünyada COVID olayını en ağır geçiren ülkelerden Amerika’da Biden politikası sonuçlarını vermeye başlamıştı.

16 yaş üzeri isteyen her Amerikan vatandaşına aşı uygulanabiliyordu.

330 milyonluk ABD’de yeni vaka sayısı 67 bindi.

Haziran ayı ortası itibarıyla nüfusunun yüzde 70’ini aşılamış olacağını açıklamıştı.

80 milyon nüfuslu Türkiye’de ise yeni vaka sayısı 55 bindi...

Yazının Devamını Oku

Lüzumsuz bir köşe yazarının çok lüzumlu üç-beş saniyesi

T24 haber sitesi yazarı Ali Akay hatırlattı.

Dün, yani 19 Nisan, Fransız yazar ve düşünürü Jean-Paul Sartre’ın cenazesinin kaldırıldığı günün yıldönümüydü.

Sartre 15 Nisan günü ölmüştü...

Öyleyse niye onu 19 Nisan günü hatırlıyoruz...

*

Cevabı çok basit...

Çünkü onu Montparnasse Mezarlığı’na uğurlayan öylesine büyük bir kalabalık vardı ki...

Fransa, onu, siyasette en büyük muhalifi olan cumhurbaşkanı De Gaulle’ün söylediği şu sözle hatırladı:

“Sartre Fransa’dır...”

Yazının Devamını Oku

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım

Tabii Upper Cihangir’deki en büyük haber kaynağımdan öğrendim haberi.

1- Kanal D’nin başarılı bir başlangıç yapan dizisi “Camdaki Kız” meğer tam anlamıyla bir Upper (Yukarı) Cihangir dizisiymiş.

*

Nereden mi çıkardım?

Bir kere dizinin bazı sahneleri Cihangir Caddesi’ndeki köşkte çekilmiş.



Yazının Devamını Oku

Sizce bu 'Reformist Tonton' sayfası hangi gazetede çıktı

Tam 28 yıl olmuş...

Bugün Turgut Özal’ın ölümünün 28’inci yıldönümü...

Sabah büyük bir sürprizle uyandım.

Bir gazete harika bir Özal’ı anma sayfası hazırlamış.

*

Tepedeki manşeti şöyle:

“Reformist Tonton...”

Üst spotları şöyle:

- “Hayata veda etmesinin üzerinden 28 yıl geçti ancak yaptıkları hafızalardan hiç silinmedi.”

Yazının Devamını Oku

Bodrum'dan doğan bir özel Türk 'Lirası'

Önceki gün Türkiye’de çok ilginç bir şey oldu...

Ekonomi tarihimizde ilk defa bir şahsın Bitcoin hesabına haciz kondu...

Bunun anlamı şu...

Artık hepimizin hayatında “Bitcoin” denilen bir para var...

Aslında bu para cebimizde...

Tek farkı ceket cebinde değil cep telefonumuzda olması...

Üç yıla yakın bir süredir bir insan arıyorum...

Bana çok basit biçimde “Bitcoin nedir” anlatsın...

Yazının Devamını Oku

Kim bu 'esrarengiz' Boğaziçili 'sıçan' M.B.

Hürriyet yazarı İhsan Yılmaz, Oğuz Atay’ın kayıp günlüğü olayını gündeme getirip, ben de perde arkasını yazınca, “Upper Cihangir” dünyası karıştı.

Gerçi, onunla ilgili sadece kendilerinin konuşma hakkı bulunduğuna inanan bazı çevreler, “Ne alakası var Oğuz Atay’ın Cihangir’le” deyip durmadan bana yükleniyorlar...

Merakınızı tatmin edeyim. Hepsi biliyor ki “Upper Cihangir” lafını sembolik olarak kullanıyorum...

*

(Bu arada Cihangir ahalisi galiba bu “Upper” lafından pek hazzetmedi ki, mahalle baskısı yapmış olmalılar ki, bu kavramın mucidi T24’in düzeyli magazin yazarı Tuğrul Eryılmaz da artık sadece “Cihangir” diye yazmaya başladı.)

Neyse asıl konuya gelelim...

Geçen cumartesi T24’te Ayça Atikoğlu’nun bir yazıyla bu “Upper Cihangir polisiyesinin” ikinci sezonu da yayına girdi.

Türkiye’nin

Yazının Devamını Oku

O 19 ölü nitrojen dolu 22 cam lahitin laneti mi

Geçen hafta tüm dünya pandemi ile boğuşurken Mısır 3 Nisan gecesi bütün dünyayı şaşırtan bir şey yaptı.

Tahrir Meydanı’ndaki Milli Müze’de bulunan, eski Mısır hanedanına ait 22 mumyayı yeni inşa edilen Mısır Medeniyetleri Müzesi’ne nakletti...

*

18 kral, 4 kraliçeye ait 22 mumya, nitrojenle doldurulmuş cam lahitlere konup büyük ve çok renkli bir törenle yeni yerine götürüldü.

22 lahit 5 kilometrelik yolu 40 dakikada geçti...

*

Bu, mumyaların ikinci yolculuğuydu.

Mısır hanedanlarına ait bu mumyalar 100 yıl önce Luksor’dan Kahire’ye getirilmişti...

Nakledilenler arasında bütün dünyanın bildiği İkinci Ramses ile Mısır tarihinin en başarılı kraliçesi olarak bilinen Hatshepsut’un mumyaları da vardı.

Yazının Devamını Oku

İmamı kim istifa ettirdi Türkiye'nin makul aklı mı

Ayasofya imamı sonunda istifa etti...

İstifasında “Kendi isteği ile ayrıldığı” belirtiliyor...

Ama artık orada kendine üç-beş trol dışında müttefik bulamadığı herkesin bildiği bir sırdı...

Bütün dünyanın gözü üzerinde bulunan bir mabetten her gün tuhaf seslerin yükselmesinin hiçbir makul AKP’linin de hoşuna gitmeyeceği bir gerçekti.

Nitekim ilk tepki AKP milletvekili Özlem Zengin’den geldi...

Sonra AKP’nin ağır toplarından da sesler yükseldi...

Sonunda ayrılmak zorunda kaldı ve çok hayırlı bir iş oldu...

İstifasını bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istediği de yazıldı, söylendi.

Yazının Devamını Oku

CHP'li kayınpederim o 2 takunyalı hakkında bana neler anlatmıştı

Kayınpederim rahmetli Hüdai Oral, köklü bir CHP’li ailenin üyesiydi.

Beş dönem CHP milletvekilliği yapmıştı.

Babası CHP’nin tek parti dönemi Denizli il başkanıydı...

Ayrıca 1950 öncesi milletvekiliydi.

Kızının Adnan Menderes hayranı, koyu Demokrat Partili bir ailenin sonradan solcu olmuş oğluyla evlenmesini son derece normal karşılamıştı.

Hüdai Oral 1961 yılında kurulan İsmet İnönü hükümetinin en genç bakanıydı.

İnönü onu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görevlendirmişti.

O güne kadar öyle bir bakanlık yok...

Yazının Devamını Oku

Bu bir haber mi, fazla oldunuz sinyali mi

“Haber” desem...

Değil...

“Analiz” desem o da değil...

Öyleyse ne?

“Ayağınızı denk alın” uyarısı mı...

Önce neden söz ettiğimi anlatayım.

Dün, dünyanın önde gelen ekonomik medyalarından biri olan Bloomberg’de tuhaf bir yazı yayınlandı.

Yazının konusu Türkiye’de Bayraktar grubunun ürettiği SİHA’lardı...

Yazının Devamını Oku

Ya seçilmişlere her gün haddini bildiren o atanmış memurlar

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener bir süredir beni de düşündüren önemli bir noktaya dikkati çekti.

Emekli WhatsApp’çı amirallerin yaptığı düşüncesizce işe tepki koyarken, çok yapıcı iki uyarıda da bulundu.

*

Bildiri yayınlayan amirallerin 10’unun o eski kötü alışkanlıkları hatırlatan biçimde sabah evlerinden alınmalarına tepki gösterdi.

Gözaltına alınmalarına karşı çıktı...

Ama daha önemlisi iktidara bence çok önemli ve yapıcı bir çağrı yaptı.

Özeti şuydu:

Emekli amirallerin seçilmişleri hedef alan açıklamalarına karşı çıkıyorsak...

Atanmış memurların, tayinle göreve gelmiş görevlilerin, valilerin, kaymakamların, maaşını devletten alan dini görevlilerin seçilmiş insanlar, parti başkanları, anamuhalefet partisi başkanı hakkındaki hakarete veren açıklamaları da önlenmelidir...

Yazının Devamını Oku

Artık doğalgaz faturanıza bile rütbeli imzanızı atmayın

O bildiriye imza atan 104 mütekait askerin karşısına geçip sormak isterdim:

“Yaptığınızdan memnun musunuz...”

Ve devam etsem...

“Bakın Türkiye geçen hafta ne tartışıyordu...

Sizin bu düşüncesiz hareketinizden sonra bugün ne tartışıyor...”

*

Biliyorum bana diyecekler ki...

“Biz de vatandaşız ve düşüncemizi serbestçe söyleme hakkına sahibiz...”

Evet sahipsiniz...

Yazının Devamını Oku

Ey erkek 5 yıl önce testosteron yarıştırıyordun bak bugün ne

Aman Allahım...

Bu erkek milleti...

Yani biz ne hale düştük...

*

Dün gibi hatırlıyorum...

15 Mayıs 2016...

Berlin’de Final Four’un son günü... Fenerbahçe-CSKA maçını bekliyoruz...

Otelin lobisinde büyük bir tartışma patlıyor...

Bir erkekte ideal testosteron oranı nedir?

Yazının Devamını Oku

İkinci hayatında bir daha komedi oynayabilecek mi

Zekeriyaköy’deki evde yaşanan o olayın üzerinden 3 yıla yakın zaman geçmiş.

Ahmet Kural’ı o zamandan beri ilk defa görüyoruz.

Kıbrıs’ta TRT için bir dizi çekiyormuş.

Hürriyet Kelebek’te Tülay Demir’in yaptığı mülakattan öğrendik.

Çekim sırasında yeni sevgilisi Çağla Gizem Çelik ile annesi ve babası da yanındaymış.

*

Hayatım boyunca şuna inandım.

Yazının Devamını Oku

Çok genç erkekle 'olgun kadın' arasında kaç yaş fark vardır

Çarşambayı perşembeye bağlayan gecenin saat 00.30’u...

Çok akıllı telefonuma, Music Business Worldwide müzik endüstrisi haber sitesinden bir son dakika notu düşüyor...

“Paul Simon bütün kataloğunu Sony şirketine satmış...”

Paul Simon...

Yani “Simon and Garfunkel” ikilisinin Simon’ı...

Daha o saniye onlarca şarkı geçmeye başlıyor aklımdan...

“Mrs Robinson”, “Sound of Silence”, “Scarborough Fair”, “Bridge Over Troubled Water”, “Boxer”, “Cecilia”, “A Hazy Shade of Winter”, “Homeward Bound”, “Me And Julio Down by the Schoolyard”...

Bütün bir gençliğim...

Yazının Devamını Oku

Sharon hatıra kitabında bu bornozlu geceyi de yazdı mı

1) Dün gibi hatırlıyorum...

2005 yılının aralık ayıydı...

Los Angeles’ta güneşli bir günün gecesiydi... Hollywood ünlülerinin yaşadığı semtteki büyük villanın salonundaydım.

Biraz sonra şahane kadın merdivenlerden inmeye başladı...

Beş yıl önce Cannes Festivali’nde yanımdan geçerken nefesimi kesen şahane Sharon Stone karşımdaydı.

Üstelik üzerinde sadece bir bornoz vardı...

Ayağa kalkıp soruyorum...

“Yorgun musunuz...”

Yazının Devamını Oku

Ayda 2 bin 500 kişi acil şiddet butonuna basıyor

Teknoloji şirketlerinin yöneticileri ile konuşmak bana hep büyük heyecan veriyor. Bu haftaki podcast sohbet konuğum Vodafone’un CEO’su Engin Aksoy.

Doğum yeri İstanbul ama hayatının 17 yılını Göcek’te geçirmiş bir yönetici. Çünkü babası bir deniz subayıydı. 4 Ekim 1972 İstanbul doğumlu, İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Fakültesi’nden mezun. İş hayatına 1994’te başlamış. Coca-Cola, Michelin ve Nike gibi küresel şirketlerde çalışmış. 2008’de Vodafone’a girmiş ve 1 Şubat 2021’den itibaren de Vodafone Türkiye’nin CEO’su olmuş.

Zoom’la yaptığımız görüşmede bir şey dikkatimi çekiyor. Arkasında yan yana asılmış üç afiş var.

“Yeni İcat Çıkar-ma”, “Soru Sor-ma”, (her ikisinin de sonundaki ‘ma’ hecesinin üstü çizilmiş). Bir de “Sorumluluk bizim değil” cümlesi var onun da sonundaki ‘değil’ kelimesinin üstü çizilmiş.

Yani bugün “Yeni icat çıkarmayı seven” bir yönetici ile konuşacağız.

Ana konumuz da teknolojiden çok “kadın”.

Sözü ona bırakıyorum. 

1) KADIN ÇALIŞANDA SİLİKON VADİSİ ŞİRKETLERİNDEN ÇOK İLERİYİZ

Yazının Devamını Oku