Dün hayat hesaplarını altüst eden sarı zarflar

BENİM çevremde herkes dün sabahtan itibaren Tapu Kadastro Müdürlüğü’nden gelen o zarfları aldı.

Kâğıtlarda evler için belirlenen fiyatlar vardı.

Herkes bu fiyatlar üzerinden belirlenen ek vergileri hesaplıyordu.

*

Birçok insan için oturdukları veya kiraya verdikleri evler bakımından ödeyecekleri dördüncü vergiydi bu...

Gelir vergisi, kira parasından alınan vergi, emlak vergisi ve bu son vergi...

Bazı insanlar için ödenemeyecek boyutlara gelen meblağlar söz konusuydu.

Sahip olduğu iki-üç evden aldığı kirayla kendine bir emeklilik planı yapmış insanlar için ise bu, hayat planlarının altüst olması anlamına geliyordu.

‘BUNLAR ZATEN ZENGİN, ÖDESİN’ MANTIĞI DOĞRU MU

- Bu insanlara “Zaten zenginler, versinler” düşüncesiyle bakmanın yanlış olacağını, çünkü toplumun bu kesiminin tasarrufa başlamasının paralı yollar ve köprüler dahil birçok başka alanda talebin azalmasına yol açabileceği, bundan dolayı devletin aldığından fazlasını kaybedebileceği yorumu yapılıyor.

Cumhurbaşkanı bu yasayı onayladı ama gözler yine ona çevrilmiş vaziyette.

O nedenle bu yasayı uygularken yeniden düşünmekte fayda var.

Hiç olmazsa oranların ve emsal fiyatların makul seviyelere indirilmesinde fayda var.

SABAHTAN İTİBAREN KONUŞULANLAR

DÜN sabahtan itibaren konuştuğum birçok insanın tek konusu buydu.

Moraller çok bozuktu.

Konuşulanları AK Partililerin ve Cumhurbaşkanı’nın da bilmesi için aktarıyorum.

*

- İlk günden buna “varlık vergisi” adı takılmış.

*

- İnsanlar bu zarfların neden Maliye değil de Tapu Kadastro’dan geldiğini merak ediyor.

*

- Konut değerleri belirlenirken eşit davranılıp davranılmadığı konusunda sorular var.

*

- Son iki yıldaki ekonomik kriz dolayısıyla zaten çok düşmüş olan emlak gelirlerinin kriz öncesinden bile yüksek değerlendirildiği konuşuluyor.

‘BEBEK YODA’ GADDAR BİR LİDER Mİ OLACAK... YOKSA

Dün hayat hesaplarını altüst eden sarı zarflar

DÖRT haftadır eğlence dünyasının en büyük kahramanı “Baby Yoda”...

Disney Plus’ta başlayan “Star Wars” evreninden “Mandalorian” dizisinin minik bebeği...

Dün hayat hesaplarını altüst eden sarı zarflar

Disney Plus Türkiye’de henüz başlamadığı için pek bilinmiyor ama Amerika ve Kanada’da yılbaşı sırasında en çok konuşulan konu bu.

*

“Baby Yoda”, “Star Wars” filmlerinden bildiğiniz kurgusal bir karakter.

Büyük Jedi üstadı... Jedi’leri yetiştiren bir üstat. Şimdi Mandalorian şövalyelerini anlatan dizinin ilk bölümünde bebek olarak ortaya çıktı.

*

Ama ne bebek...

Yaşlı ‘Yoda’ların ürkütücü görünüşüyle taban tabana zıt, sempatik mi sempatik bir bebek. Dizinin ilk bölümünün sonunda bir uzay beşiğinin içinde ilk gördüğümden beri ben de hayranı oldum. Daha ilk bölümünden itibaren onun kim olduğu tartışılmaya başlandı. Bazılarına göre yaşlı Yoda ile Yaddle’ın yasadışı aşk çocukları...

Onun da Yoda gibi doğaüstü güçleri var.

Ama asıl merak edilen şu: “Baby Yoda”nın bu gücünü iyilikten yana mı yoksa karanlıktan yana mı kullanacağı...

*

Disney önümüzdeki günlerde Baby Yoda’nın oyuncaklarını piyasaya sürecek.

İlk alacaklardan biri ben olacağım. Çünkü bu kadar sempatik bir bebekten gücün karanlık tarafına geçen bir büyüğün çıkacağına inanmıyorum.

BİR MİLYON DOLAR KULÜBÜNÜN YENİ ÜYELERİNİ AÇIKLIYORUM

NETFLIX, Amazon, Disney Plus gibi streaming platformlar dizilerde bölüm başına 1 milyon dolar kazanan oyuncular sınıfı yarattı.

Bunlara “Bir milyon kulübü” deniyor.

Kapıyı Apple Plus’ın “Morning Show” dizisinde oynayan Jennifer Aniston ve Reese Witherspoon açtı...

Onu Chris Evans, Cardi B, Nicole Kidman, Jeff Bridges, Steve Carell izliyormuş.

Evet son dedikodular bunlar.

Yıllar boyunca

‘ADAMIM’ DEDİĞİM BEŞ KARAKTER

- Buggs Bunny’nin Tavşan Kardeş’i...

- Muppet Show’un Kurbağa Kermit’i...

- Susam Sokağı’nın Edi ve Büdü’sü...

Dün hayat hesaplarını altüst eden sarı zarflar

- Stuart Little’ın Stuart’ı...

Dün hayat hesaplarını altüst eden sarı zarflar

- Sin City’nin Marv’ı...

Dün hayat hesaplarını altüst eden sarı zarflar

‘KEDİCİKLER’ İÇİN ÇOK MÜTHİŞ BİR ÖNERİM VAR

ADNAN Hoca içeride ama Kedicikleri artık özgür.

Bence o şov eğlenceliydi ve devam etmeli. Hele hele şimdi yılbaşı geliyor ve o gece mutlaka televizyonda olmalılar.

Ne denir sahne hayatında...

“Show must go on...”

Yani gösteri devam etmeli... Mesela Okan Bayülgen’le bir “Cats Show”...

Nasıl fikir ama...

 

NAGEHAN ALÇI’YA YILBAŞI DESTEĞİ

NAGEHAN Alçı’nın CHP’nin elindeki belediyelerle ilgili yılbaşı eleştirisine ben de katılıyorum. Bir tek Beşiktaş iyi, gerisi dökülüyor. Mesela İzmir...

Yılbaşında ışıl ışıl bir şehir hayal ediyorum.

Sonuna kadar haklı... Bir de şu konuda haklı... Yılbaşı Noel değil... Bizim İzmir’in Kahramanlar Mahallesi’nde çocukluğumuzdan beri kutladığımız yılbaşı o... Hani tombala ve Milli Piyango bayramı...

KATKIDA BULUNANLAR

Sayfa Editörü: Firuzan Demir

Foto Editörü: Umut Veis

Düzeltmen: Metin Usta

Tasarım ve Uygulama: Selma Songül Zengin

 

X

Kendini Sharon Stone sanan ve kedilere bulaşan bir erkek

Bu hafta kayda geçirdiğim dizinin adı şu:

“Don’t F...k With Cats...”

“Kedilere Bulaşma: İnternette Katil Avı...”

*

Üç bölümlük dizinin girişinde ‘Buradaki kişiler hayal mahsulüdür’ diye bir yazı yok. Dizideki her kare gerçek...

Mekânlar gerçek.

Olaylar gerçek...

Ve en önemlisi...

Yaşanan bütün vahşet gerçek...

Yazının Devamını Oku

İlginç bir soru: Pülümür ve Fatih'te neler oluyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2023 yılına kadarki görünümünü kökten etkileyebilecek “reform tasarısı”nı bugün açıklayacak.

Adalet, demokrasi ve insan hakları reformu...

Tabii bu reform aynı zamanda ifade ve haber alma özgürlüklerinin de çerçevesini çizecek...

İşte böyle bir günde ben de size Türkiye’nin “haber coğrafyasını” anlatan bir çalışmadan söz edeceğim.

*

Hürriyet İnternet’in eski yöneticisi Emre Kızılkaya dün ilginç bir çalışmanın sonuçlarını açıkladı.

Kızılkaya ve arkadaşları 2 hafta boyunca Türkiye’de yayınlanan 1.1 milyon haberi inceleyip analizini yapmışlar.

Türkiye’de 19 ulusal, 165 ise yerel TV kanalı var...

Devlet kontrolünde ise 13 TV kanalı bulunuyor...

Yazının Devamını Oku

67’nci dakikada Mesut’suz Fenerbahçe daha mı Mesut

Erol Bulut, Mesut Özil gibi uluslararası bir starı maçtan kulübeye aldı. Böylesine cesur ve kritik kararı alan bir teknik direktörün maçın geri kalanı için yeni bir hikayesi olmalıydı. O hikaye gol olarak geldi.

Böyle bir derbiye klasik mantıkla, rasyonel bir değerlendirme yapmak mümkün değil. O yüzden maç boyu gözlemlerimi anarşik biçimde alt alta yazıyorum...

Göreceksiniz ki, bu bir uzman yazısı değil, hepimizin maç sırasında aklımıza gelen düşüncelerden ibaret olacak bu.

BİR KERE DAHA GÖRDÜK DÖRT ÜÇTEN BÜYÜKTÜR

1- Trabzonspor yıllar önce bileğinin hakkıyla kırılmaz denilen ‘Üç Büyük takım’ zincirini en zayıf halkasından kırıp ‘Dört Büyük Kulüp’ karesini, futbolun yeni fotoğrafı olarak kafamıza yerleştirdikten sonra ‘derbilerin’ de anlamı değişti. Ben dahil kimse bir derbi sonucu hakkında önceden rahatlıkla kehanette bulunamadık. Bu maçta öyleydi.

2- Şaşırtmayan, heyecanlandırmayan derbilere alışmıştık. Bu derbi de öyle olacak derken, maçın 67’inci dakikasından sonra beklemediğimiz bir heyecan geldi.

ÖZİL’İ GÖREVDEN ALANIN YENİ BİR HİKAYESİ OLMALIYDI

3- 67’inci dakika önemliydi. Çünkü Fenerbahçe Teknik Direktörü çok az teknik direktörün yapabileceği bir şeyi yaptı. mesut Özil gibi uluslararası bir starı maçtan kulübeye aldı.

4- Böylesine cesur ve kritik kararı alan bir teknik direktörün maçın geri kalanı için yeni bir hikayesi olmalıydı. O hikaye gol olarak geldi.

Yazının Devamını Oku

İki 'kız arkadaşın' birbirine verdikleri 'çarşaf' sözü

Bir yanda Ayşe Kulin...

Çok satan kitaplara imza atmış bir yazar...

Başı açık...

Duruşu, tarzı ile kendine özgü...

*

Öteki tarafta Ayşe Böhürler...


Yazının Devamını Oku

Elimize değmeyen, görmediğimiz para ile 190 milyar lira harcıyoruz

Son zamanlarda kendi çevremde, teknoloji çevrelerinde, bankacılık çevrelerinde, çok sık duyduğum üç kelime var.

“FinTech”, “Bitcoin” ve “Blockchain”...

İtiraf edeyim, üçünün de ne olduğunu tam olarak bilemiyorum.

Oysa bunlar giderek günlük hayatımıza şuradan buradan girmeye başladı.

Özellikle de “FinTech...”

Belki inanmayacaksınız, aramızdan 2 milyon insan bu teknoloji üzerinden alışveriş yapıyor. Pandemi sırasında online ödemelerde çok öne çıktı.

Bu ödeme sistemi hayatımızın belki de en önemli kavramlarından birini yavaş yavaş tarihe gömüyor.

Parayı...

Yani bir zamanlar cebimizde en çok gördüğümüz şeyi artık görmüyoruz.

Yazının Devamını Oku

Dönekler ve hainler yeni bir sayfa açıyor

Şerefli bir “dönek”, gururlu bir “hain” olarak yine sahalara dönüyorum.

Hem de iki yüksek yerden aldığım izinle...

Biri “devlet başkanı”ndan...

Öteki “patron”dan...

İkisi de bana “Döneklik ve hainlik artık bütün dünyada şerefli bir payedir. Çık göğsünü gere gere halkın arasına gir” dediler.

Dün gece sabaha karşı cep telefonuma Deadline Hollywood haber sitesinden bir haber düştü.

ABD’nin eski başkanı Barack Obama ile ABD’nin en büyük rock şarkıcısı Bruce Springsteen Spotify üzerinden ortak bir podcast’e başladılar

Yani yaptıkları sohbeti şarkı gibi Spotify üzerinden streaming olarak yayınlıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Cübbeli: Biri bana beleş bilet verirse ben de Mars'a giderim

1) Bu hafta sonu en büyük eğlencem Cübbeli Ahmet’in Mars “parodisiydi”...

Vallahi dinlerken yıkıldım...

Bir kere daha söylüyorum...

Cem Yılmaz pandemi dolayısıyla çekilince, stand-up sahnesi Cübbeli Ahmet Hoca’ya kaldı...

Yani kavuk ona geçti...

Allah için o da acayip bir performans sergiliyor...

Geçen hafta iki gelişme oldu.

Geçen perşembe akşamı NASA Mars’a

Yazının Devamını Oku

Dolunay ve kurt yüzyılı kapandı ekinoks ve cadı yüzyılı açılıyor

Önceki gün bir streaming platforma konan yeni “cadı” filmi “Discovery of Witches” bir “ekinoks” günü başlıyor.

Ekinoks, her yıl gündüz ile gecenin eşit olduğu güne verilen isim.

*

Yılda iki ekinoks var...

Biri 21 Mart ilkbahar ekinoksu...

Öteki ise 23 Eylül sonbahar ekinoksu...

Sözünü ettiğim cadılar dizisi bir sonbahar ekinoks günü başlıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Dikkat Kardashian'ın poposu başımıza büyük bir iş açabilir

Bugün cumartesi... O nedenle siyaseti bir yana bırakıp ciddi bir konuya giriyorum...

1. Ülke olarak başımızda büyük bir sorun patlamak üzere...

Ve bu sorunun adı “Brezilya poposu...”

Ama yavaş yavaş bu deyimin yerini “Kim Kardashian poposu” alıyor.

*

Bunun ilk işareti de dün İngiliz Guardian gazetesindeki tam sayfa bir haberle geldi...

Üstelik haberi New York Times gazetesi de duyurdu...

Diyeceğim “Kardashian’ın poposu” deyip dudak bükmeyin, konu ciddi konu.

*

Yazının Devamını Oku

Girit formülü ile yeniden 'takıma dönüş' fotoğrafı

Biliyorsunuz artık iyi bir “Savunma Bakanlığı internet sitesi” uzmanıyım.

En iyi okuduğum şey de bakanlık sitesine konan fotoğraflar...

Bu etkileyici fotoğrafı da dün Savunma Bakanlığı’nın web sitesinde gördüm.

*

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın makamını ilk defa bu kadar geniş bir kadrajla görüyoruz.

Fotoğrafta bakanın sağında Türk bayrağı, solunda ise NATO bayrağı görünüyor.

Arkada ise bir Atatürk portresi var.

Zaten sitenin sayfası da sol üste bir Atatürk fotoğrafı ile açılıyor.

Yazının Devamını Oku

'82'ncimiz gibi' bir şehir hakkında bilmediklerimiz

Türkiye’nin 81 vilayeti var...

Bir de “82’nci gibi” olanı...

Bir Türkiye şehri değil, ama bir Türk şehri gibi olmaya doğru hızla gidiyor.

Burası Suriye sınırları içindeki Afrin...

Bilmiyordum, meğer Türkiye bir süre önce bazı yabancı gazetecileri Suriye içinde Türk ordusunun kontrolündeki Afrin’e götürmüş.

Giden gazetecilerden ilk yazı dün New York Times’ta yayınlandı.

Bu şehir hakkında bilmediğimiz bazı şeyleri bu yazıdan öğrendim.

Ve öyle bir yazı ki...

Yazının Devamını Oku

Liberal arkadaş söyle bana bu 3 maddenin neyini tartışacağız

Günlerdir Ayasofya imamının sözlerini konuşuyoruz.

Nereden üzerine düştüyse durup dururken bir anayasa tartışması başlattı...

Allah’tan ne Cumhurbaşkanlığı, ne iktidar partisi ne de Diyanet bu tartışmaya girdi...

Ama baktım bugün muhalif diye bilinen bazı eski liberal yazarlar da “Anayasa’nın değişmez maddelerini tartışamazsak buna demokrasi denmez” demeye başladılar

Ben de diyorum ki:

İyi hadi gelin tartışalım... Tartışalım da neyi tartışacağız...

*

Madde 1 diyor ki: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir...

Bunu mu tartışacağız?

Yazının Devamını Oku

CHP oylarımı bölmezse gelecek seçim iktidarım

Cumartesi akşamı Muharrem İnce aradı. Yalova’da oğlu ile birlikteymiş.

Tabii ki konu, onun için yazdığım şu sözlerdi:

“Seçim gecesi üç-beş saati yönetemeyen bir siyasetçi bir partiyi 360 gün nasıl yönetecek...”

Allah için Muharrem İnce’nin rahmetli Süleyman Demirel’e benzeyen bir tarafı var.

Alınmıyor, kızmıyor, küsmüyor...

Türk siyasetinde artık unutmaya başladığımız güzel bir meziyet bu.

Neyse, hemen söze girdi:

“Seçim gecesi için bana haksızlık ediliyor”

Yazının Devamını Oku

Yeni Türkiye'nin yeni fenomeni: VIP köpek

Evet başlıktaki ifade yanlış değil. “V.I.P Köpek”...

Türkiye’de geçen hafta V.I.P köpekler dönemi açıldı.

Size bu haberin hikâyesini ve perde arkasını yazayım.

*

Son yıllarda Türkiye’de en beğendiğim yeni markalardan biri Les Benjamins...

Gümüşhane kökenli bir ailenin çocuğu olan Bünyamin Aydın’ın yarattığı bir giyim markası.

Başlarda “Ottoman Punk” tarzı deniyordu.

Lüks sokak modasının önde gelen isimlerinden biri oldu.

Özellikle fesli James Dean desenleri falan bütün dünyada tutuldu.

Yazının Devamını Oku

Tam 60 yıldır hayır dediğim bir anayasal düzende yaşıyorum

Bakın şu gerçekleri alt alta yazdığımda, kendi açımdan ne kadar tuhaf bir durum ortaya çıkıyor.

- 73 yaşımdayım...

- Bugüne kadar oy verdiğim hiçbir parti iktidara gelemedi.

- Bugün “Türkiye Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi” sitesine girip TC Anayasası yazdığım zaman karşıma çıkan metnin üzerinde şu yazıyor:

“Kanun numarası: 2709

Kabul tarihi: 18/10/1982”...


Yazının Devamını Oku

İlk Türk 'Cacabey'i üzerine birkaç mütevazi tavsiye

Devlet Bahçeli “astronot” kelimesine Türkçe karşılık olarak “cacabey”i teklif etti.

Güzel isim ama itirazım var.

İngilizce veya başka Hint Avrupa dillerinde telaffuzu sorun yaratabilir.

“Kakabey” olarak söylenir ve bu da yanlış anlamalara yol açar...

Onlar eğlenir biz üzülürüz...



Yazının Devamını Oku

Ay'a sert inişe hazırlanırken her 100 Türk'ten kaçı 1969'da ABD'nin Ay'a gittiğine inanıyor

Başlık biraz spekülatif ama ne demek istediğimi birazdan anlayacaksınız.

Ama önce size önemli bir haber vereyim.

*

Türk “Silikon” dünyasında geçtiğimiz günlerde önemli bir gelişme daha oldu.

Dünyanın önde gelen dijital araştırma kuruluşlarından YouGov, Türkiye’de “Wizsight” adlı online araştırma şirketini satın aldı.

Wizsight 2017 yılında N. Özge Akçizmeci adlı genç bir girişimci tarafından kurulmuş bir startup şirket.

Böylece BluTV’nin yüzde 30 hissesinin bir dünya devi olan Discovery’ye satılmasından sonra ikinci bir Türk startup’ı daha dünya piyasasına girdi.

YouGov ilginç alanlarda online araştırmalar yapan bir şirket.

Yazının Devamını Oku

Patron bu milleti ortada bir yerde birleştirebilir mi

‘Big Lebowski’ filminin bardaki bilge adamı ne diyordu:

“Bazen bir ülkede bir adam gelir...”

Sonra birasından bir yudum alıp devam ediyordu:

“Bazen o ülkede bir adam daha gelir...”

Geçenlerde bu tiradı yazmıştım...

Amerika Birleşik Devletleri’nde bir adam geldi...

Ülkeyi tam ortasından ikiye böldü...

Şimdi bir adam daha geldi....

Yazının Devamını Oku