‘Derinlikçi’ Ahmet Bey siz lütfen karışmayın

ÜÇ Batı ülkesinin müdahalesini işittiğim an sırtımda bir ürperti hissettim...

***

Dedim ki...

- “Allahım, inşallah bu operasyon, IŞİD denilen belanın bitini yeniden kanlandırmaz...”

***

Dedim ki...

- “Allahım, inşallah bu operasyon Suriye’yi iyice paramparça edecek bir sonuca yol açmaz...”

***

Dedim ki...

- “Allahım, inşallah bu operasyon giderek tam bir Peşaver haline gelen Suriye sınırımızı ondan da beter bir Afganistan haline getirmez...”

***

Bir de...

Operasyonun başlamasına 24 saat kala Ahmet Davutoğlu’nun yeniden konuşmaya başladığını görünce...

Duama şunu da ekledim:

- “Allahım inşallah bu operasyon Türkiye’nin yeniden Ahmet Davutoğlu’nun derinlik stratejisi politikasına dönüşüne yol açmaz...”

 

KUVVETLİ ŞÜPHE KESİN DELİL SAYILIR MI
TÜRKİYE, ABD, İngiltere, Fransa üçlüsünün Esad rejimine saldırısını “memnuniyetle karşıladığını” açıkladı...

Gerekçesi de şu:

Esad’ın kimyasal silah kullandığı konusunda “kuvvetli şüphe” var...

Yani kesin delil değil, kuvvetli şüphe...

Biz bu ifadeyi son olarak Irak’a müdahaleden hemen önce, Amerikalı yetkililerin ağzından işitmiştik...

Sonradan anlaşıldı ki...

Kimyasal silah yoktu...

O şüphe üzerine yapılan müdahale Irak’ın felaketi olmuştu...

Umarım bu defa aynı olmaz...

 

ŞU İKİ SORUNUN CEVABINI ALINCA KARAR VERECEĞİM;
ŞU iki sorunun cevabı benim için hâlâ meçhul:

- BİR: Doğu Guta’ya zaten bayrak çekmiş olan Esad durup dururken oraya niye kimyasal silah attı?

- İKİ: Rusların ortaya attığı kimyasal silahı, orada Esad karşıtı provokasyonları ile tanınan “Beyaz Berelilerin” attığı iddiası hiç araştırılmayacak mı?

 

‘Derinlikçi’ Ahmet Bey siz lütfen karışmayın

DÜNYANIN EN İSYANKÂR SIRITIŞINI YARATAN ADAM ÖLDÜ
BU dünyada, hepimizi hafızasında bir Jack Nicholson gülüşü vardır...

Daha doğrusu bir “sırıtış”...

***

Hani “Shining” filminde elinde balta ile kapıyı kırıp “Honey I’m home...” derkenki sırıtışı...

Hani “Batman”in “Joker”i olarak sırıtışı...

***

Jack Nicholson’u ilk defa Paris’te, 1970 yılında “Easy Rider” filminde seyretmiştim...

Bugün Trump’ı yaratan Redneck, yani bir anlamda faşist, ırkçı Amerikan kesimine meydan okuyan genç bir avukattı...

Ama o sırıtış henüz ortada yoktu...

***

‘Derinlikçi’ Ahmet Bey siz lütfen karışmayın

Bana göre o efsane sırıtış ilk olarak, 1975’te “Guguk Kuşu” filmi ile ortaya çıktı.

‘Derinlikçi’ Ahmet Bey siz lütfen karışmayınKen Kesey’in “One Flew Over The Cuckoo’s Nest”, “Beat Generation” denilen karşı kültür hareketinin en kuvvetli temsilcilerinden biriydi.

Bu roman bizim nesillerimiz için “müesses nizama” itirazın en önemli eserlerinden biriydi.

***

Çek asıllı yönetmen Milos Forman, işte onun romanından çektiği filmle o gülüşü yarattı.

Akıl hastanesine getirilen McMurphy’yi oynayan Jack Nicholson’un yüzündeki bu sırıtışı, işte o isyanın simgesi haline o getirmişti.

***

Michel Foucault okuduğumuz yıllardı ve akıl hastaneleri de cezaevleri gibi, bizim de gözümüzde, müesses nizamın, yerleşik iktidarın “isyankârları terbiye müesseseleriydi”...

***

Aynı sırıtışı, ondan 5 yıl sonra Staley Kubrick’in “Shining” filminde, yavaş yavaş deliren yazar Jack Torrance’ın yüzünde, işte o baltalı sahnede görmüştük...

***

Ve sonra 1989’daki “Batman” filminde Joker’in yüzüne yerleşmişti...

***

Biz bu sırıtışı çok sevdik.

İşte o ilk sırıtışı yaratan büyük yönetmen Milos Forman, cumayı cumartesiye bağlayan gece, 86 yaşında öldü.

***

“Amadeus” filminde şen şakrak, isyankar Mozart’ı da o yaratıp kafamıza yerleştirmişti.

***

İçindeki isyan 1968 yılında Sovyet tankları, ülkesi Çekoslovakya’daki başkaldırıyı ezerken doğmuştu.

Milos Forman o duyguyu, 7 yıl yıl sonra McMurhpy’nin yüzüne harika bir sırıtış olarak öyle bir yerleştirdi ki...

***

Hiç unutmadık...

‘Derinlikçi’ Ahmet Bey siz lütfen karışmayın

***

Bizim neslimiz bugün durup dururken sırıtıyorsa...

Bilin ki, her defasında aklımıza “Guguk Kuşu”ndaki Jack Nicholson geldiği içindir...

 

AKHİSAR STADINDAKİ İZMİR’İN DAĞLARI NE ANLAMA GELİYOR
ÖNCEKİ akşam Akhisar’da oynanan Akhisarspor-Beşiktaş maçı sosyal medyanın en çok konuşulan konularından biri oldu.

Maç, sonucuyla değil, iki takım taraftarının birlikte ve çok coşkulu söylediği “İzmir’in dağlarında çiçekler açar” marşı ile konuşuldu.

Akhisar benim annemin, babamın memleketi.

Bulgaristan’dan göç ettikten sonra oraya yerleştiler.

İlçenin belediyesi AKP’nin elinde.

2015 seçimlerinde partilerin aldığı oy oranları şöyle:

AKP yüzde 41.1

CHP yüzde 36.9

MHP yüzde 16.4

HDP yüzde 2.4

Referandumda ise yüzde 57.1Hayır’, yüzde 42.9 ‘Evet’ çıktı...

Bundan iki sonuç çıkarıyorum:

- BİR: Tavandaki AKP-MHP güç birliği, Manisa’da olduğu gibi Akhisar’da da tabanda gerçekleşmemiş.

- İKİ: AKP ve MHP’nin bu ilçede başarılı olması için aday ve zihniyet siyasetlerini farklı uygulaması gerekecek.

 

‘Derinlikçi’ Ahmet Bey siz lütfen karışmayınAYRILIK GİYİMİNE KÖTÜ MÜZİĞİNE İYİ GELMİŞ
BU haftanın yeni şarkısı Zayn’ın “Let Me”si.

Hürriyet’in stil yazarı Başak Dizer Tatlıtuğ, dün Hürriyet Cumartesi’de son yılların büyük starlarından Zayn’ın Gigi Hadid’den ayrıldıktan sonra giyim tarzında düşüş olduğunu yazdı.

Diyor ki, “Bu gömleğin üzerine bir ceket giyseydi daha iyi olurdu”.

Aynı fikirdeyim...

Ama Zayn’ın geçen hafta çıkan şarkısı “Let Me” için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.

Harika bir şarkı...

Yani güzel kadından ayrılık giyimine kötü yansımış, ama galiba müziğini olumlu etkilemiş.

 

EN ÇOK HANGİ BÖLGEDEN ENGELLİ TABLOSU GELDİ
GEÇEN cuma günümü Bağcılar Belediyesi’nin engelliler arasında düzenlediği “Bu tuval senin” resim yarışmasının jüri değerlendirmesi ile geçirdim.

Ahmet Güneştekin, Demet Sabancı Çetindoğan, Fatoş Altınbaş Sarıgül, Fatih Altaylı ve ben jüri üyesiydik. Türkiye’nin her yerinden 700’e yakın çalışma geldi.

En yüksek sayıda çalışma Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Ege Bölgesi’ndendi.

İstanbul’da sadece 3 çalışma vardı. En az Karadeniz Bölgesi’nden çalışma yollandı.

Ahmet Güneştekin’in önerisi ile bunu bir yarışma olmaktan çıkarıp teşvik edici bir platform haline getirdik.

Yani birinci, ikinci falan gibi bir derecelendirme yapmayıp, 50 çalışmayı ayırdık.

Tahminimin ve beklentimin çok üstünde bir kalite vardı.

Engelli insanların sanat tutkusu ve dünyayı algılama biçimleri beni altüst etti...

Bağcılar belediyesi bu 50 engelliyi, refakatçileri ile birlikte İstanbul’a getirtecek ve bir tören düzenlenecek. Ayrıca bunlar sergilenecek...

Üç yıldan fazla bir süredir Bağcılar Belediyesi’nin bütün Türkiye için örnek haline gelen Engelliler Sarayı’nın çeşitli faaliyetlerine gönüllü olarak katılıyorum. Bu yarışma beni çok şaşırttı...

 

KIRK SEKİZ SAATTİR BU TABLOYA BAKIYORUM
KIRK sekiz saattir Aydın’dan 45 yaşında, paranoid şizofreni teşhisi konmuş bir engellinin “Korkuyorum” adlı bu tablosunu seyrediyorum. Tablodaki anne ve çocuğun el ele tutuşuşu ve üzerindeki şu yazı:

‘Derinlikçi’ Ahmet Bey siz lütfen karışmayın

“Bırakma beni insanlar kötü

Bırakma beni korkuyorum...”

Bir de 9 yaşında İzmirli zihinsel engelli bir çocuğun yaptığı “Ahtapot Savaşı” adlı çalışmanın ayrıntılarına takıldım...

‘Derinlikçi’ Ahmet Bey siz lütfen karışmayın

Üçüncüsü ise Batmanlı 21 yaşında spastik bir çocuğun “Mat İstikrar” adlı çalışmasıydı.

‘Derinlikçi’ Ahmet Bey siz lütfen karışmayın

İsimlerini vermiyorum, çünkü dediğim gibi, sıralama yapmadık, bunlar seçtiğimiz 50 tablodan üçü... Hepsinin ayrı ve çok etkileyici birer hikâyesi var.

Ama biz onların hayat hikâyelerinden çok, çalışmalarının bize anlattıklarına bakarak bir değerlendirme yaptık.

Hâlâ etkisindeyim.

 

‘Derinlikçi’ Ahmet Bey siz lütfen karışmayınBİR BAKIN BU ÇOCUK BÜYÜDÜ VE KİM OLDU
GEÇEN hafta çarşamba akşamı Sarıyer Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde “Oktay Ekşiye saygı” gecesi düzenlendi.

Ben de kısa bir konuşma yaptım...

Tam bir Mesudiye gecesiydi...

İstanbul’da bir rakama göre 250 bin, bir rakama göre 1 milyon Mesudiyeli yaşıyormuş. Oktay Bey ile Mesudiyeli arkadaşları 27 yıldan bu yana Karadeniz’in bu güzel kasabasında harika bir demokrasi kurultayı düzenliyorlar.

Dünyada eşi az görülmüş bir yerel demokrasi ve kalkınma hareketi bu. Mesudiye gerçek anlamda Atatürkçü bir kasaba...

İlçeden çok aydın insan yetişmiş...

Geceyi izlerken sanki “Mesudiye dağlarında çiçekler açar” şarkısı dinler gibiydik...

Bir de Oktay Ekşi’nin çocukluk günlerinde çekilmiş bu fotoğrafını çok sevdim.

Hiç der misiniz bu çocuk büyüyecek ve Oktay Ekşi olacak diye...

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Demirel'in yıllar sonra 'yanlış oldu' dediği cümle

Bugünlerde samimi bir MHP’li dostumla karşılaşırsam ona bir cümleyi hatırlatacağım...

Rahmetli Demirel’in bütün hayatı boyunca silemediği o cümleyi... Çünkü Türk siyasi tarihine geçmiş hiçbir cümlenin akıbeti bu kadar trajik olmamıştır.

O MHP’li dostuma diyeceğim ki...

“Rahmetli Demirel geçmişteki bütün cümlelerinin hesabını tarihe verdi. Ama bir cümlesi var ki...

İşte onun hesabını ancak tarihi bir itirafla verebildi...

O cümle de şuydu:

“Bana sağcılar suç işliyor dedirtemezsiniz...”

*

Yazının Devamını Oku

Ocak sonuna kadar 'Dry kalmak' için dört adımlık bir rehber

İçkici terminolojisini bilmeyenler için önce “Dry kalmak” ne demek ona bakalım.

İngilizce “Kuru kalmak” gibi bir anlamı var ama asıl manası “İçki içmemek”...

*

Aralık ayı içki ayıdır.

Genellikle ocağın ilk haftası da devam eder...

Sonra “Bir duralım” duygusu basar insanı...

Ama istim üzerinizde, hız almışsınız, hatta sırılsıklamsınız...

Bir de 65 plus eve kapatılmışsınız...

Nasıl duracaksınız?

Yazının Devamını Oku

Arsenal forması ile atılan son iki mesaj

Fenerbahçe’nin büyük transferi Mesut Özil önceki gece Koç Holding’e ait “KOC10” kuyruk numaralı Falcon uçağı ile İstanbul’a inerken bir pandemi dönemi rekoru kırıldı...

Sadece rekor kırılmadı, aynı zamanda çok önemli sosyal gelişmeler yaşandı.

Uçak havadayken “Flightradar24” uygulamasından 312 bin insan İstanbul’a gelişinde 4 saat boyunca uçağı dakika dakika izledi.

Bir karşılaştırma yapabilmeniz için şu bilgiyi vereyim.

Aynı saatlerde dünyada havada en çok izlenen öteki uçuşları izleme sayıları şöyleydi:

İKİNCİ SIRADA: TK6346 Barcelona-İstanbul uçuşu: 9 bin 820 kişi.

Gece boyunca en çok izlenen üçüncü uçak ise ilginç.

“No callsign”

Yazının Devamını Oku

Fikri Bey kardeşim bu kareye bir de sen bak

Önceki gün çekilen bu fotoğraf karesinde ne görüyoruz...

Cumhurbaşkanı Erdoğan aşı oluyor...

*

Tamam güncel olan o...



Ama gözümüzü hafifçe sağa ve sola çevirince ne görüyoruz...

Yazının Devamını Oku

Bir selfie fotoğrafı ve üç gün önce atılan bir tweet

Önümüzdeki not defterinde iki tarih var...

Biri 11 Ocak 2021...

Yani geçen pazartesi günü...

Öteki ise bundan 3 gün öncesine ait...

Yani 8 Ocak 2021...

Önce ikincisinden başlayayım...

Gördüğünüz bu fotoğraf geçen pazartesi günü Kahire’de çekildi... Eminim MİT’in elinde de vardır, çünkü açık istihbarattan gelen bir fotoğraf...

Dikkatle bakarsanız arka planda 4 bayrak göreceksiniz...

Yazının Devamını Oku

Bugün ayaktaysa kendisi ve bu iki insan sayesinde

Dün Posta gazetesinin manşeti şöyleydi:

“Ebru’nun zaferi”...

Aslında, bu başlığı Adnancı çetenin mahkûm olduğu gün ben atmalıydım...

Ama Posta’yı kutluyorum...

Benim 25 yıldır takip ettiğim bir olaydı bu...

Adnancı zalimlerin “Adnan Hoca” olduğu günlerde, herkesin ondan korkup sindiği günlerde, onun zulmüne uğrayıp da tek başına mücadele eden bir kadın vardı.

Adı Ebru Şimşek...

Bu çete ona yapmadığı zulmü bırakmamıştı...

Yazının Devamını Oku

Hangisi fazla: 'Önce Türküm' diyen mi 'Elhamdülillah Müslümanım' diyen mi

Kadir Has Üniversitesi’nin her yıl yaptığı “Türkiye’nin eğilimleri” araştırmasının sonuçları 7 Ocak günü yayınlandı.

Her yıl olduğu gibi sonuçları bir sosyolog gözüyle ilgiyle okudum.

Araştırmanın siyasi sonuçlarına hiç girmeyeceğim...

Çünkü beni hiç ilgilendirmiyor.

Ama sosyal ve kültürel sonuçlarında çok çarpıcı bazı öyle ilginç rakamlar var ki, işte onları anlatmak istiyorum.

Belki 2023 seçimleri için partilere yol gösterebilir.

En ilgincinden başlayayım.

SORU ŞU:

Yazının Devamını Oku

Klarnet: Dış politikanın yükselen yumuşak gücü

Son zamanlarda Milli Savunma Bakanlığı’nın internet sitesinin müdavimi oldum.

Çünkü Türk dış politikasının en gizli nabzı orada atıyor....

Özellikle Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın dış gezilerinde...

Bakanlık sitesi arşivine konan bu gezilere ait görüntüler, gazete ve televizyon haberlerine pek yansımayan “yeni trendleri” anlatıyor...

Şu an önümde son iki geziye ait görüntüler var...

Birincisi Libya’dan...

Savunma Bakanı geçenlerde Libya’yı ziyaret etti...

Orada düzenlenen gecenin en vurucu cümlesini gazetelerde ve internet sitelerinde okuduk.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp kâbusu-Neee o çıplak fotoğrafları başkalarına mı vereceksin

Herkesin kulaktan kulağa sorduğu soruyu ben açıkça sorayım: Hani pandemi sırasında erkek WhatsApp gruplarında karşılıklı atılan o çıplak kadın fotoğrafları var ya...

Yapılan o erkek geyikleri...

Hani bir uçtan ötekine şifreli diye fantezi meraklılarının yaptığı o anatomik paylaşımlar...

Kadınlar, siyasetçiler hakkında o yazılıp çizilen fıkralar...

Paylaşılan siyasi karikatürler...

Normal sohbetlerimizde ağzımıza almayacağımız ifadeler, kavramlar, küfürler...


Yazının Devamını Oku

O dört saatte beni en çok şaşırtan şey

İki gündür önümdeki iki fotoğrafa bakıp bakıp soruyorum...

O iki fotoğraf şu:

Sakallı bir adam, Senato başkanının koltuğunda oturuyor...

Bir başka sakallı adam da Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin koltuğunda...



Pişmiş kelle gibi sırıtıyorlar...

Yazının Devamını Oku

Bir gün herkes o koltuktan kalkmayı tadacak ama nasıl

Amerikan Senatosu’nun seçilmiş insanları, alenen kışkırtılmış kadınların ve adamların saldırısına uğradığı sırada...

Avrupa’nın seçilmiş insanlarından birinden şu Twitter mesajı geldi:

“Şundan emin olun. Benim başbakanlıktan ayrılmam çok sıradan ve sıkıcı bir şekilde olacaktır...”

Mesajın altında, Almanya’nın seçilmiş başbakanı ve şu an dünyanın en başarılı lideri sayılan Angela Merkel’in adı vardı.  

Hesap gerçekten onun mu, yoksa birisi onun adına şaka mı yapıyor tam öğrenemedim...

Ama hepimiz biliyoruz ki, onun görevden ayrılması gerçekten çok sıradan bir şekilde olacak...

Nasıl mı?

*

Yazının Devamını Oku

Bir Big Lebowski atasözü: Bir gün bir adam gelir ve

Benim kült filmim “Big Lebowski”nin 3 bowlingci kahramanının yanında, bir de yan karakteri var...

Onun adı yok...

Sadece “The Stranger”, yani “Yabancı” diye biliyoruz...

Arada bir bowling salonunun barında tek başına otururken görürüz onu...

Genellikle de Jeffrey Lebowski’ye ettiği büyük laflarıyla hatırlarız...

Mesela aklımdan hiç çıkmayan şu lafı:

“Bir ülkede bazen bir adam gelir ve...”

“Yabancı” 

Yazının Devamını Oku

Steve Jobs'un dediği olsaydı pandemide kaç video gelirdi

Son zamanlarda başladığım “podcast sohbetler”de bugün konuğum özel sektörün en büyük enerji dağıtım şirketlerinden biri olan EnerjiSA’nın CEO’su Murat Pınar...

Epeydir aradığım bir insandı.

Çünkü elinde müthiş bir veri tabanı var.

20 milyon müşteriye hizmet götürüyor. 11 bin çalışanı var.

Dolayısıyla pandemi sırasında kim ne tüketti, ne kadar evde oturdu, ne harcadı, bugün durum ne herkesten iyi biliyor.

Karşımda uzun saçları ve hali tavrı ile klasik bir enerji şirketinden çok Silikon Vadisi’nde yükselen bir startup tipi duruyor.  


Murat Pınar

Türkiye hakkında ona sormak istediğim çok şey var.

Yazının Devamını Oku

Bu Müslüman kadın 9 Şubat'ta çok önemli bir işi başaracak

Biz Boğaziçi rektörünü tartışırken 9 Şubat günü uzayda çok ilginç bir şey olacak.

Mini Cooper araba büyüklüğünde bir araç Mars’ın yörüngesine oturacak.

Ve bu, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) uzaya gönderdiği bir araç olacak.

Aracın adı “Hope”.

Yani “Umut”.

Tarihte ilk defa Müslüman bir ülkenin uzaya attığı araç böylesine ileri bir noktaya gidiyor...

Üstelik güzel bir haber daha var. Birleşik Arap Emirlikleri’nde bu bilimsel Mars projesinin başında 33 yaşında bir kadın var.

Adı

Yazının Devamını Oku

Yatak odasında devrim yapan bir kadının 14 ve 51 numaralı sorusu

Geçtiğimiz 9 Eylül 2020 günü Londra’da bir kadın öldü...

77 yaşındaydı...

Geçen yılın sessiz ölümlerinden biriydi... Ama, bu dünyadan ayrılırken arkasında çok gürültülü bir yakın geçmiş bırakmıştı...

Simone de Beauvoir’larla başlayan “birinci dalga feminizm”in, ikinci dalga sörfçülerinden biriydi...

Ve o kadın bizim erkek neslimizin dimağına çok korkutucu iki soruyu sokmuştu...



Yazının Devamını Oku

Fikri kardeşim başörtüsü flama da, kimin flaması

Önceki gün şunu artık iyice anladım...

Bu ülkenin iyiye gitmesi için...

Şu Allah’ın belası kutuplaşmadan kurtulması için...

Allah rızası için...

Bazı tipleri televizyonda canlı yayına katiyen çıkarmamak gerekiyor...



Yazının Devamını Oku

İlk gün: 'AKP içinden destek için çok sayıda mesaj geliyor'

Şimdi anlatacağım konuşmayı 3 gün geciktirerek yayınlıyorum.

İki nedenden dolayı bilerek erteledim.

Birincisi bu sözleri söyleyen Kılıçdaroğlu’ndan yazmak için izin istedim.

İkinci ve daha önemlisi ise...

Bu konuşmayı yılın ilk günü yayınlamak istedim.

Çünkü o felaket yılından sonra 2021’e umutla girmeyi arzuladım...

Geçen salı günü...

Yer Ankara’daki Ahmet Hamdi Akseki Camisi...

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin en güzel yeni yıl kartpostalı

Önceki gün arkadaşım Ahmet Acar’ın cenazesine katılmak için arabayla Ankara’ya gidip geldik...

İlk defa Kuzey Marmara otoyolunu kullandım...

İstanbul dışına çıkışı çok kolaylaştırmış...

Yolu en az 30-40 dakika kısaltıyor.

İstanbul’a dönüşte, bugüne kadar bana en çok heyecan veren duvar resimlerinden birine rastladım.

“Pasific” benzin istasyonunun market duvarına çizilmiş olağanüstü bir Türk bayrağıydı bu...

Kim çizdiyse gerçekten çok başarılı...

Bayrağın dalgalanışına o kadar güzel bir hareket vermiş ki, insan önünde durup fotoğraf çektirmeden geçemiyor....

Yazının Devamını Oku

Beluga balinası ve Amur kaplanı ile uyuyan hücrelere mesaj mı

Dün Rusya Devlet Başkanlığı’nın internet sitesinde dolaşırken çok ilginç bir şeyle karşılaştım.

Biliyorum bazılarınızın aklına hemen şu soru gelecek.

“Ne işin var senin oralarda?”

Sedat Ergin soktu kanıma bunu...

Biliyorsunuz, o, başlığında “resmi” kelimesi bulunan her devlet sitesini ziyaret eder.

Tabii ki, onun Rusya resmi internet sitesine girip dolaşması ile benimki arasında esaslı bir fark var.

Onun ilgi alanı “Diplomatik belgeler”, “Resmi heyetler arasındaki görüşmeler” ve “Dokümanlar” bölümü olur...

Ya ben Rusya Devlet Başkanı’nın sitesine girersem ne görürüm?

Yazının Devamını Oku