"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Cüneyt haklı, tuhaf bir şeyler oluyor

Bizler geçen hafta “korona” ve “Darbe mi olacak” konularını tartışırken dünyada çok önemli bir rakam açıklandı.

ByteDance’in gelirleri YouTube’u geçti...

*

Belki bu cümle size bir şey ifade etmiyor.

İsterseniz şöyle anlatayım.

Tik Tok’un sahibi olan ByteDance grubunun gelirleri Alphabet’in sahibi olduğu YouTube’u geçti.

Cüneyt haklı, tuhaf bir şeyler oluyor

2019 yılında YouTube’un geliri 15.1 milyar dolardı.

Buna karşılık ByteDance’in geliri 17 milyar dolar olarak açıklandı.

Daha da çarpıcısı şu...

Grubun 2018 geliri 7 milyar dolardı. Yani bir yılda iki katına çıktı. Bunun büyük çoğunluğu ilandan geliyor.

*

Bu da size bir şey ifade etmiyor olabilir, onu da açıklayayım.

ByteDance’in elindeki en büyük aset Tik Tok...

Tik Tok, YouTube gibi bir video paylaşım platformu. 3-60 saniye arasında videolar paylaşıyor.

Ancak YouTube’dan farkı kısa ve daha çok komik ve eğlenceli videoları paylaşması...

Mesela karantina döneminde WhatsApp gruplarından bana en çok Tik Tok’dan alınmış videolar geldi.

*

Cüneyt Özdemir geçen hafta çok izlenen bir YouTube mülakatını yayınlarken “Çok tuhaf şeyler oluyor” diyerek o an kendisini izleyen insan sayısını vermişti.

Haklı, çok tuhaf bir şeyler oluyor.


TÜRKİYE’DE ASIL TUHAF ŞEY BAKIN NEREDE OLUYOR

BU
gelişme dünya iletişim dengelerini altüst edecek bazı trendleri anlatıyor.

*

- BİR: Her şeyden önce ByteDance bir Çin şirketi...

Ama giderek küreselleşiyor. İkinci yönetim merkezi Los Angeles’ta Santa Monica’da.

Ayrıca Paris, Londra, Tokyo gibi başka merkezlerde de yönetim ofisleri var.

*

- İKİ: Kullanıcıları çok genç.

*

- ÜÇ: YouTube’un giderek siyasallaşmasına karşılık burası siyasetten kaçan bir eğlence ve gırgır platformu...

*

- DÖRT: Ve en önemlisi Tik Tok’un en yaygın izleyici bulduğu ülkeler arasında Türkiye de var.

Öteki iki ülke ise ABD ve Rusya.

YENİ SEÇMEN
GELENEKSEL SİYASET HÜZÜNLÜ BİR PALYAÇOYA DÖNÜŞEBİLİR

GEÇEN
haftaki bu gelişmeden sonra en önemli ikinci gelişme ise önceki gün oldu.

ByteDance, dünyanın en büyük eğlence grubunun en önemli üç yöneticisinden biri olan Kevin Mayer’i transfer ederek grubun iki numaralı yöneticisi (COO) yaptı.

Bu da şu anlama geliyor.

Trump Çin’e savaş açarken, daha 2016 yılında kurulmuş bir Çin sosyal paylaşım sitesi giderek küreselleşiyor.

Tabii en önemlisi de bütün bu gelişmeler dünyada bir trendi giderek belirgin hale getiriyor.

- Bütün dünyada siyaset giderek eski püsküleşiyor, giderek gençlerin realitesinden uzaklaşıyor.

- Bütün dünyada muhalefetin yeni yerel siyasi medyası YouTube oluyor.

- Siyaset dışında ise çok güçlü bir “küresel gırgır” ve “tiye alma” platformu gelişiyor.

Bütün bunlar, 20’nci yüzyılın 21’inci yüzyıla en kötü mirası olan klasik siyaseti, dünyanın her yerinde “hüzünlü bir palyaçoya” çevirebilir.


SEVİYELİ MAGAZİN
ANKARA’DAN BİR ‘CHERBOURG ŞEMSİYELERİ’ FİLMİ SAHNESİ

ÖNCE,
bir diş operasyonu geçiren Emin Çölaşan’a geçmiş olsun diyorum.

Sonra da geçenlerde okuduğum yazısının bir bölümünü aktarıyorum.

Cüneyt haklı, tuhaf bir şeyler oluyor

Mehmet Ali Erbil’in kayınvalidesi İffet Erguvan bir gün ofisinde onu ziyarete gelmiş.

Sonra birlikte çıkıp onu evine bırakmış.

Ama bu olayı öyle güzel anlatıyor ki...

“İffet Hanım gelmeden önce kar yağışı zaten başlamıştı. Birlikte oturduğumuz sürece inanılmaz bir kar bastırdı. Muhabbet ediyoruz!

Saat 18.30 oldu. Artık yapacak bir şey yok. Kar olanca hızıyla yağıyor. İşten çıkan insanların tamamı yollarda yürüyor. Yaya trafiği sel gibi akıyor.

İkimizin de ayağında sabah iyi havaya göre giyilmiş normal ayakkabılar. Onunki topuklu... İffet Hanım’da bir de şemsiye var.

Şiddetli kar yağıyor, herkes yürüyor. Karşıdan yüzlerce insan geliyor. Onlara görünmemek için şemsiyeyi öne doğru eğiyorum, İffet Hanım uyarıyor:

Emin Bey biraz kaldırın lütfen şemsiyeyi. Kar üzerimize yağıyor, saçım bozuluyor!”


‘İFFET’LE DÜZEYLİ BİR BİRLİKTELİK YAŞIYORUZ’


ÇÖLAŞAN
devam ediyor:

Cüneyt haklı, tuhaf bir şeyler oluyor

“Magazin basınına düşeceğim, rezil olacağım.

Son büyük aşk...

Çölaşan ile İffet Erguvan aşkı... Çift hiç kimseyi umursamadan kar altında kol kola romantik yürüyüşler yapıyor...

Sonra benim ağzımdan asparagas (masa başında uydurulmuş) demeçler bile yayımlanabilir:

‘Evet, henüz aşk olmasa bile İffet’le düzeyli bir birliktelik yaşıyoruz!..’

Yürüdükçe yol bitmiyor. Sonunda Petek Taksi’nin oraya geldik ama taksiler çalışamıyor. İffet Hanım’ın da gideceği yere yaklaşmışız. Ötesini kendisinin gidebileceğini söyledi. Kolumdan çıktı, vedalaşıp ayrıldık.”

*

O sahne gözümün önüne geldi...

Vallahi tam “Cherbourg Şemsiyeleri” filmi...

Paparazziler gerçekten çok büyük bir fotoğrafı kaçırmış.

Tuğrul Eryılmaz T24’te “Seviyeli Magazin” yazılarına başladı.

Siyaset katılaşıp trolleştikçe bakıyorum Emin de seviyeli magazin işine girdi.

Çok memnunum...

Nüfusumuz artıyor.


YENİ FİLMLER
İNSAN BU TABLOYA BAKARKEN AŞKA GELİR Mİ

WOODY Allen
’ın “New York’ta Yağmurlu Bir Gün” filmini yeni seyrettim.

Karantina günlerime rastladığı için filmde çok değişik şeyler dikkatimi çekti:

*

- Woody Allen’ın her filminde, entelektüellerin trendleri ile ince ince dalga geçilir.

Bu filmin konusu Ortega y Gasset’ydi...

Cüneyt haklı, tuhaf bir şeyler oluyor

Dünyada popülist liderlerin yükselişinden sonra Ortega y Gasset’nin “Kitlelerin Ayaklanması” kitabı yeniden moda oldu. Ama Allen onun aşk konusundaki fikirlerini diline dolamış.

*

- Filmin kahramanı bir yerde “Bar müziğini çok severim” diyor.

Nihayet bu müziğin güzelliğini anlatan birini gördüm.

Ben de yıllardır “Otel lobisi müziğini çok severim” diyorum.

Buradan rahmetli Ferdi Özbeğen ve şarkı söylemeye devam eden Ümit Besen’e kocaman bir merhaba...

*

- Filmdeki şu cümle çok hoşuma gitti: “Her şey cinsellikle ilgilidir. Ekonomi de cinselliktir...”

*

- En çok güldüğüm şey, filmin kahramanının Metropolitan Müzesi’ni gezerken yanındaki kıza söylediği şu absürd cümle oldu:

“Ablanı ilk defa burada, Hieronymus Bosch’un tablosuna bakarken çok duygulanmış ve öpmüştüm...”

Demek ki sadece ekonomi değil, sanat da cinsellikmiş...

Yoksa insan Bosch tablosuna bakıp nasıl cinsel duygulara kapılır ki...

*

- Filmde kızın, Narcos dizilerinin son ikisinde seyrettiğimiz Meksikalı aktör Diego Luna için söylediği şu söz harikaydı: “Doğum kontrol hapından sonraki en muhteşem buluş sensin...”

*

- Tabii bir de filmin asıl oğlanının adının “Gatsby” oluşuna bittim.

X