Caravaggio'yu Tiktok'a Ayasofya'yı ibadete açmak

Dünyanın en tutucu, teknolojilere en kapalı müzelerinden biri olan Floransa’daki Uffizi Müzesi geçtiğimiz aylarda bütün sanat dünyasını şaşırtan bir şey yaptı.

Müze, bir TikTok hesabı açtı.

*

Neden şaşırtıcı derseniz, Uffizi son 2 yıla kadar internet teknolojisine en uzak duran müzeydi.

Düşünün internet sitesi bile ancak 2015’te açıldı.

İşte o müze şimdi, dijital dünyanın en yeni, en genç ve en gırgır sosyal paylaşım sitesinde sayfa açtı.

Üstelik çok şaşırtıcı şeyler yapıyor.

Caravaggioyu Tiktoka Ayasofyayı ibadete açmak

Dün müzenin TikTok sayfasında epey vakit geçirdim.

Mesela hayranı olduğum Caravaggio’nun “Medusa” tablosunun videosu çok ilginçti.

Tablonun etrafında koronavirüs dolaşıyordu. Medusa’nın ağzında virüse karşı koruyucu maske vardı.

Boticelli’nin Venüs’ü çıplak gösteren tablosunu modacılar giydirmişti.

Çıplak Roma ve Yunan heykellerini Leonard Cohen müziği ile seyredebiliyordunuz.

*

Muhafazakâr sanat çevreleri bunu gayriciddi ve çok sulu buluyor.

Ama müze yetkilileri kararlı...

“Burası tozlu bir müze gibi görünüyordu. Gençleştirmek istiyoruz” diyorlar.

Caravaggioyu Tiktoka Ayasofyayı ibadete açmak

Geçen nisan ayında Amsterdam’ın, Rembrandt’ın eserlerinin sergilendiği en ünlü müzesi
Rijksmuseum da TikTok sayfasını açtı.

Bu ay başında da Madrid’in en büyük müzesi Prado da aynı şeyli yaptı.

Bugün dünyada 11 büyük müzenin TikTok hesabı var.

Caravaggioyu Tiktoka Ayasofyayı ibadete açmakCaravaggioyu Tiktoka Ayasofyayı ibadete açmak

“Eee zaten hepsinin YouTube hesabı vardı. Ne var yani bunda” diyebilirsiniz.

Hayır, aynı şey değil...

Burası daha genç, daha kısa, daha eğlenceli, daha komik...

Siz de bunlar sanatın ciddiyetiyle bağdaşmıyor diyebilirsiniz...

Ama zamanın ruhu böyle...

Artık Z kuşağını yanına çekmeyen hiçbir hareket, oluşum başarılı olamaz...

*

Türkiye bugünlerde Ayasofya’yı ibadete açmayı tartışıyor.

Olabilir...

Dün Atatürk’ün bir kararnamesi ile müzeye çevrilmişti... Bugün bir başka kararname ile yine ibadete açılabilir.

Yarın zamanın ruhu değişir, yine bir başka kararname ile müzeye çevrilebilir.

Ancak Ayasofya’yı ibadete açmayı tartışırken, dünya kültürel mirasına giren müzeleri gençlere açacak yolları da düşünmek lazım.

Çünkü bütün araştırmalar gösteriyor ki, gençler ibadetten uzaklaşıyor, ama sanata yaklaşıyor...

FACETİME SOHBETİ
KARANTİNA GÜNLERİNDE EN ÇOK NE ÖĞRENMEK İSTEDİK

SOSYOLOG olarak en merak ettiğim konulardan biri de karantina günlerinde hangi yeni alışkanlıklarımız oldu, neler okuduk, seyrettik, dinledik...

Bunlardan birini geçen gün iki genç girişimciden öğrendim.

Cevabını yazının sonunda vereceğim.

Önce onların hikâyesini dinleyelim.

Caravaggioyu Tiktoka Ayasofyayı ibadete açmak

Bu ayki Facetime sohbetimi, internet üzerinden ilginç bir hayat okulu sistemi kuran iki genç girişimci ile yaptım.

Adları Erhan Ali Yılmaz ve Nilay Aydoğan.

Hikâyeleri bir reklam şirketinde çalışan Erhan’ın 2012 yılında ciddi bir boyun ameliyatı geçirmesiyle başlıyor.

Ameliyattan sonra doktoru ona “Kesinlikle stresten uzak durmalısın” diyor...

Dolayısıyla kendine yeni bir “hayat tarzı” kurması gerektiğini görüyor ve “mindfulness” egzersizleri ile tanışıyor.

*

İşte o günlerde Nilay Aydoğan’la birlikte bu egzersizleri internet üzerinden başka insanlarla paylaşma fikri doğuyor.

Böylece “Mindfulness Akademisi”ni kuruyorlar.

2016 yılı geldiğinde İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya ve Eskişehir’de 5 bin kişiye ulaşma imkânı buluyorlar.

Bir yıl sonra merkezi Viyana’daki Mindfulness Alliance’a üye oluyorlar.

*

İşin boyutu büyüyünce görüyorlar ki...

Fiziki bir mekâna gidip gelmek hem vakit alıyor hem de pahalı oluyor.

Bunun için Stüdyo Canlı adı altında bir dijital platform kurdular.

Buradan meditasyon, yoga, kişisel gelişim, koçluk, fitnes, beslenme ve diyet, aile ve çocuk kategorilerinde seminerler düzenlemeye başladılar.

KARANTİNA SIRLARI
KORONA SIRASINDA 55 BİN KİŞİYE ULAŞIYORLAR

İŞTE tam o sırada iki yeni olay hayatlarına girdi.

Biri korona nedeniyle karantinalardı...

İnsanlar dışarı çıkamıyor ve spor ve psikolojik destek gibi konularda tutunacak yer arıyorlardı.

Aynı günlerde Apple Türkiye yardımlarına yetişti ve onlara uygulama konusunda yardımcı oldu.

Netice?

Stüdyo Canlı bugün, uygulamasını indiren 55 bin kişiye ulaştı.

KORONA DÖNEMİNDE 150 UZMANLA OKUL BİTİRMEK

KORONA döneminde 150’den fazla uzmanla 12 bin 400 seminer düzenlediler.

Bu rakamı anlamanız için şu karşılaştırmayı yapayım.

Bu sayı, aşağı yukarı İstanbul’da normal dönemlerde bir yılda düzenlenen toplam seminerden fazla.

Bir okul günü 7 saat diye düşünürseniz, 4.8 yıllık eğitim süresi demek.

İşte o nedenle hedefi büyüttüler.

Yıl sonuna kadar uygulamalarını 500 bin kişinin indirmesini bekliyorlar.

Ayrıca bu uygulamanın İngilizcesini
5 ayrı ülkeye yaymayı planlıyorlar.

Bu iki genç kesinlikle karantina starları arasında.

EN ÇOK STRES VE UYKU SORUNLARINA İLGİ VAR

STÜDYO Canlı’nın bireysel veya toplu seminerlerine katılan 55 bin kişinin korona sırasında en fazla ilgi duydukları alanlar şunlar olmuş:

Stres yönetimi.

Nasıl sağlıklı alışkanlıklar oluşturulur.

Uyku sorunlarına çözüm, uyku öncesi meditasyon.

Mindful ilişki yöntemi.

Empatik iletişim.

Fitnes dersleri.

EN TUTUCU İNSANLAR 50-65 DİLİMİNDEKİLER Mİ

NEW YORK Times gazetesi dün Siena Koleji ile birlikte yaptığı seçim anketinin sonuçlarını yayınladı.

Demokratların adayı Biden’la Cumhuriyetçi Trump arasındaki oy farkı 14 puana çıkmış.

Üstelik Cumhuriyetçilerin etkili olduğu yerlerde bile oy farkı çok azalmış.

Ancak beni daha çok ilgilendiren şu tablo oldu.

Caravaggioyu Tiktoka Ayasofyayı ibadete açmak

DEĞİŞİMDEN YANA OLANLAR

BİR: GENÇ: 18-34 yaş grubu. Bu grupta Biden lehine oy farkı 34 puan.

İKİ: KADINLAR: Kadın oylarında Biden 24 puan önde.

ÜÇ: EĞİTİMLİ: Koleje gitmiş beyazlarda Biden 28 puan önde.

*

TRUMP KALSIN DİYENLER

BİR: 50-65 TRUMP’ÇI: Bu yaş grubunda Trump 1 puan önde.

İKİ: EĞİTİMSİZLER: Koleje gitmemiş, eğitimsiz seçmenler arasında Trump 19 puan önde.

*

Bence bu gördüğümüz, seçim yapılan bütün ülkelerde sandığın sosyolojisini yansıtan bir tablo.

Gençler, kadınlar ve eğitimliler “yeni bir ülke” ve “değişim” istiyor.

*

Beni tek şaşırtan 50-65 yaş grubu...

Hem sağda hem solda değişime en fazla karşı çıkan, en tutucu, en kesin inançlı yaş grubu bu...

*

Peki 65 yaş üstü?

Biden 2 puan önde...

Caravaggioyu Tiktoka Ayasofyayı ibadete açmak

YÜZYILIN ‘DEVRİM ARABASI’NIN SONU

SEGWAY...

“Yirmi birinci yüzyılın ilk devrimi” diye sunulmuştu...

Yıl 2001’di... Bütün dünya nefesini tutup büyük merakla beklemişti...

Bir ara şehir sokaklarının, modern güvenlik güçlerinin, havalimanları koridorlarının modernite sembolü haline gelmişti.

İki tekerlekli “devrim arabası”nı üreten şirket, 15 Temmuz’dan itibaren üretimi durduracağını açıkladı. Segway artık sanayi müzelerinin nostaljik bir eseri olacak.

KATKIDA BULUNANLAR
Sayfa Editörü: Firuzan Demir
Foto Editörü: Umut Veis
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Uygulama: Selma Songül Zengin

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Benim fikriyatım iktidarda olsaydı

Önceki akşam bir televizyon kanalının haber bölümünden aradılar.

Konu Cumhurbaşkanı’nın konuşmasıydı.

“Fikriyatımız iktidarda değil” demişti ve benim bu konudaki görüşümü soruyorlardı. “Mümkün olduğunca siyasi konulara girmiyorum artık, o nedenle sorunuza cevap veremeyeceğim” dedim.

“Peki hiç olmazsa kimin fikriyatı iktidarda, o konudaki görüşünüzü söyleyin” dediler.

“Hayır o da siyasete girer” dedim...

“Peki sizin fikriyatınız iktidarda mı” diye ısrar ettiler.

“Vallahi kimin fikriyatı iktidarda hiç fikrim yok” cevabını verdim.

Sonra da “Onu bilmem ama şunu biliyorum” dedim şu cevabı verdim:

Yazının Devamını Oku

Dün dünya borsa tarihinde bir boy band olayı yaşandı

Üç gündür Uzakdoğu borsalarındaki bir olayı izliyorum.

Aslında olay öyle çok büyük bir şey değil...

Ama benim gözümde büyük bir sosyolojik anlamı var.

Olay şu...

Güney Kore’nin en büyük eğlence şirketi Big Hit Entertainment halka açılıyor...

Yaklaşık 4 milyar dolarlık bir değer bekleniyordu...

Yani bugünün eğlence dünyasında öyle çok büyük bir volüm değil...

Ancak dün bu açılışta çok önemli bir gelişme oldu.

Yazının Devamını Oku

Funda Arar'ın 'karartma günleri' şarkısını dinlerken

Ben doğduğumda “karartma geceleri” kötü bir hatıra olarak kalmıştı.

Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’na girmemiş olsa da muhtemel bir hava saldırısına karşı geceleri şehirleri karartılmıştı.

Sonra bizim nesil de tanıdı karartma gecelerini...

Yunanistan’la ne zaman savaş ihtimali çıksa, okul kitaplarını kaplamak için kullandığımız mavi kaplama kâğıtları, bu defa Yunan uçakları görmesin diye pencerelerimize yapıştırılırdı.

Sonra 60’lar, 70’ler, 80’ler geldi... Ülkenin karanlık dönemlerini yaşadık.

Bu defa “karartma günleri” lafını öğrendik...

Hani Funda Arar’ın şarkısında söylediği gibi...

“Bir zindanda koy ver beni

Yazının Devamını Oku

'Ruh hastası' denince aklıma gelen ilk isim

Var mı böyle bir isim?

Tabii ki var...

Ama yazmam...

Sadece benim mi, herkesin var.

Bir insan için kolayca “Ha o mu? Ruh hastasıdır” dediğimiz kaç kişi var...

Peki biz Türkler, Kürtler, Araplar, Lazlar, bu ülkede yaşayanlar...

“Ruh hastalıkları”

Yazının Devamını Oku

Spotify değil, Sakaryalı bu kızın geleceği de kurtulur

Dün sabah itibarıyla RTÜK dünyanın en büyük streaming müzik platformuna 72 saat süre verdi.

Bu süre içinde RTÜK’e başvuru yapmazsa Türkiye’de Spotify’a ulaşım engellenecekti.

*

Bu yazıyı okuduğunuz sırada bunun 24 saati geçmiş olacaktı...

Bir gelişme olmasaydı Türkiye, dünyada Spotify’ı engelleyen ilk ülke olacaktı...

Tabii Kuzey Kore gibi ülkeleri saymıyorum.

Neyse ki 72 saat dolmadan bir gelişme oldu. Hükümete yakın kaynaklarda Spotify’ın başvuracağı iddia edildi.

Şu yazıyı yazdığım saatte anlaşma oldu mu olmadı mı kesin bilmiyorum.

Yazının Devamını Oku

Hocam çaresi kolay ikna odaları kurdur

Çok beğenerek dinlediğim bir kadın caz piyanisti Büşra Kayıkçı...

Türk cazının ilk başörtülü piyanisti...

Ama bakın geçen hafta, İstanbul Caz Festivali genç caz kategorisinde finalist seçilince başına neler geldi.

Kendine tarih profesörü diyen biri çıktı....

Adı da Ebubekir Sofuoğlu...

Sakarya Üniversitesi’nde hocaymış...

Arkadaş muhafazakâr ya...

Başörtülü kız caz mı çalar...

Yazının Devamını Oku

Ayasofya açılışından sonra tespit edilen vaka var mı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile uçak sohbetine gitmeden önce bazı insanlarla konuşup merak ettikleri soruları aldım.

Hemen belirteyim, konuştuğum insanlar olaya ideolojik gözle bakan kimseler değildi.

Bunu bakana söylediğimde şu cevabı aldım:

“Keşke ideolojik bakanlara da sorsaydın...”

*

Bu sözlerine şaşırmadım.  Çünkü Hürriyet’in Ankara’daki sağlık muhabiri Meltem Özgenç’ten şunu öğrendim.

Sağlık Bakanı, basın toplantılarında akreditasyon uygulamıyormuş.

Yani iktidar yanlısı veya muhalif bir yayın kuruluşu olsun, isteyen her gazeteci katılıp üstelik soru da sorabiliyormuş.

Ben de gitmeden önce konuştuğum insanların en merak ettikleri sorulardan biriyle başladım.

Yazının Devamını Oku

En şapşal hırsızın aklıma soktuğu en hınzır sorular

Bu haftanın en komik haberini geçen gün Hürriyet’te Fatih Çekirge’nin köşesinde okudum.


Ankara Tuzluçayır’da hırsızın biri güvenlik kamerasını çalmış.

*

En komiği haberin fotoğrafıydı.

Hırsız, güvenlik kamerasını çalarken yüzünde en küçük bir endişe yoktu.

Üstelik ağzına bir de COVID maskesi takmıştı.

Kurallara uyan bir arkadaş yani...

Herhalde kamerayı çalınca, kendisiyle ilgili görüntüleri de alıp götürdüğünü sanıyordu.

Yazının Devamını Oku

Sünger Bob'un en iyi arkadaşı çoban sülü

Dün sabah evimin mutfağındaki masaya oturduğumda karşımdaki televizyon ekranında işte bu görüntü vardı...


Şapka aynı şapka, yanak ve dudaklar aynı yanak ve dudak...

Önce bu görüntünün nereden geldiğini anlatayım...

Torunum Sinan Ali, doğduğundan beri birçok çocuğun geçtiği evrelerden geçti.

Önce sempatik dinozor Barney... Sonra köpekbalıkları... Sonra Batman... Sonra Sünger Bob... Sonra bir ara Bruce Lee ve tabii ki bugün Marvel ve DC Comics süper kahramanları...

*

İşte bu aile geleneğinin başladığı günden beri nedense sabahları

Yazının Devamını Oku

Eminim MİT şu iki olayı ve bu fotoğrafları görmüştür

Şimdi yazacağım “perde arkası” bilgiler 24 saat arayla bana ulaştı.

Biri Kudüs’ten...

Öteki Riyad’dan...

Eminim bana ulaşan bu bilgiler ve bu fotoğraf şu an MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın önünde de bulunuyordur.

KUDÜS’TEN GELEN İSTİHBARAT: Önce Kudüs’ten gelen çok önemli bilgiyle başlayayım...

Konuşan kişi Majdi Khaldi...

Kudüs’ün tanınmış ailelerinden birinin mensubu...

Ancak 2006 yılından bu yana Filistin Devlet Başkanı

Yazının Devamını Oku

En tartışılan o kulede en tartışılmayacak kat

Restore edilen Galata Kulesi dün açıldı...

Ondan bir akşam önce, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy bir grup medya yöneticisi ve yazarı kulenin en üst katında bir yemeğe davet etti...

Davetli listesine baktım.

İktidar-muhalefet ayrımı yapılmamıştı.

Kimler vardı: Mesela davetliler arasında Sözcü gazetesinin genel yayın yönetmeni Metin Yılmaz, yazarı Deniz Zeyrek, gazetenin ve sahibi Burak Akbay’ın avukatı İsmail Yılmaz...

Fox TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk, sabah haberleri sunucusu İsmail Küçükkaya da vardı.

*

Kimler yoktu: Buna karşılık Karar, Aydınlık, Birgün gibi gazetelerden, Halk TV ve Tele 1 gibi kanallardan kimse göremedim.

*

Yazının Devamını Oku

Cumhuriyet Gazetesinde gizli edebiyat savaşını kim kazandı

Cumhuriyet gazetesinde 18 Eylül gününden beri gizli bir edebiyat savaşı yaşanıyor.

Aslında savaş gazetenin açık sayfaları üzerinde...

Ama sayfalara yansımayan bir bölümü var ki onu da ben anlatayım.

*

Savaş 18 Eylül günü eski bir büyükelçi ve çok beğendiğim bir edebiyat denemecisi olan Oğuz Demiralp’in Cumhuriyet Kitap Eki’nde yayınlanan bir yazısıyla başladı.

Yazısı, kendi payıma resim sanatı konusunda Türkiye’nin en iyi denemecisi olarak gördüğüm Mehmet Ergüven’in kitapları üzerineydi. Ancak savaş Mehmet Ergüven yüzünden değil, yazının girişinde ve ileride bir yerde kullanılan kavram yüzünden patladı.


Yazının Devamını Oku

Muhafazakâr Cihangir'in kızı ve erkeği nerede tanışır

Bundan 6-7 yıl önce muhafazakâr bir gazetenin kadın muhabiri benimle röportaj yapmak istedi.

Fotoğraf çekmek ve konuşmayı yapmak için de beni İstanbul’un At Pazarı semtine götürdü.

At Pazarı Fatih’te bir yer...

Osmanlı döneminde at satılan yermiş. Bugün “Muhafazakârların Cihangir’i” olarak tanınıyor.



*

Yazının Devamını Oku

Arap âlemi ortasında çırılçıplak bir erkek

1) AH benim karışık başım...

Memleketin bunca sorunu varken bakın nelerle uğraşıyor.

Neyse ki şu fani dünyada yalnız değilmişim.

COVID-19 belasıyla mücadele eden İtalyan hükümeti de böyle bir günde bakın neyle uğraşmaya karar vermiş.

Michelangelo’nun ünlü Davut heykelinin bire bir ölçüde 3D replikası yapılacakmış.

Bence buraya kadar pek ilginç hiçbir bir şey yok.

Davut heykelinin bugüne kadar yüzlerce replikası yapıldı.

Las Vegas’ta Caesars Palace Oteli’nde bile bire bir replikası var.

Yazının Devamını Oku

Bu masadaki tabaklarda sarma ve sigara böreği var ama iki meyve eksik

Son zamanların en renkli ve ilginç dış politika yazısını dün Hürriyet’te Sedat Ergin’in köşesinde okudum.


Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Pompeo’nun Yunanistan’a yaptığı resmi ziyaretin perde arkasını çok güzel anlattı.

Böyle bir yazının çalıştığım Hürriyet gazetesinde çıkmasından dolayı da gurur duydum.

*

Yazı büyük ölçüde bu fotoğrafta gördüğünüz Girit’in Hanya bölgesinde çekilmiş fotoğraf üzerine kurulu.

Yer Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in baba evi.

Sedat mönüde neler var onu bile yazmış.

Çok tanıdık bir mönü.

Yazının Devamını Oku