Büyük merakla beklediğim Abdülhamid kitabının adı ne

Dün Güneri Cıvaoğlu’nun Milliyet’teki köşesinde okudum.

Bodrum’da sık sık Zülfü Livaneli ile mesajlaşıp sohbetler yapıyorlarmış.

*

Ondan istifade edip ben de bir mesaj atıp çok merak ettiğim bir şeyi sordum.

Bugünlerde ben de Zülfü ile sohbet etmeyi çok isterdim.

Abdülhamid’i anlatan bir kitap yazıyor.

Kitabı ağustos ayı sonunda yayınevine teslim ediyormuş.

Ve kitabın adı şu olacakmış: “Kaplanın Sırtında”...

Büyük merakla beklediğim Abdülhamid kitabının adı ne

At sırtında durmak nedir biliyordum...

Amerikan rodeo yarışmalarından boğa üzerinde durmayı da öğrendik.

Google’da bir arama yaptım “Kaplan sırtında” diye bir kavram bulamadım.

Büyük merakla beklediğim Abdülhamid kitabının adı ne

KİTABI ÇOK MERAK EDİYORUM ÇÜNKÜ...

Çünkü bizim nesillerimiz Cumhuriyet’in resmi Abdülhamid tezlerini okuyarak büyüdü.

Yani bizim için o, despot bir “Kızıl
Sultan”
.

 Sonra “Payitaht” dizisinde çizilen devletin yeni resmi ideolojideki Abdülhamid portresini izledik.

Oradaki Abdülhamid de yabancı büyükelçileri tokatlayan muhafazakâr bir karakterdi. Oysa yavaş yavaş öğreniyoruz ki...

Devletin bu iki ayrı döneme ait resmi
Abdülhamid biyografisi dışında da bir
Abdülhamid var...

İlber Ortaylı, Abdülhamid’in
veliahtken içki içtiğini söylerdi.

Polisiye roman meraklısıymış.

Batı müziğini Türk müziğinden daha çok severmiş...

Onun bu yanlarını ne Cumhuriyet’in ne de bugünün resmi tezlerinde hiç okumadık...

O nedenle Zülfü Livaneli’nin kaleminden çıkacak Abdülhamid hikâyesini çok büyük merakla bekliyorum.

(Z)OMBİE KUŞAĞININ GÖZÜ Z KUŞAĞINDA

GEÇEN haftanın ekonomide en önemli haberi hiç kuşkusuz Microsoft’un video paylaşım sitesi Tik Tok’un Amerika haklarını satın alma girişimiydi.

Birçok sosyoloğa göre Tik Tok, “Z” kuşağının sosyal medyası.

Onun çok kısa ve esprili videoları, bu kuşağın “Müesses nizam”a karşı büyük itirazının en etkili platformu.

*

Ancak burada da kimsenin anlam veremediği bir şey var.

TikTok Çin kökenli bir şirket.

Kendisi tam anlamıyla “Bir zombie kuşağı rejimi” olan Çin’den böyle bir sosyal paylaşım ağının çıkması herhalde bu yüzyılın en tuhaf olaylarından biri...

*

Trump son zamanlarda TikTok’a büyük bir savaş açtı.

Bu sosyal ağı ABD’de yasaklamakla tehdit etti...

İşte tam bu sırada Microsoft onun imdadına yetişti.

Tik Tok’un Amerika, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda haklarını satın almak için teklif verdi.

*

Dün gelen haberlere bakılırsa Trump da buna yeşil ışık yakmış.

Böylece dünya müesses nizamının en büyük (z)ombi’si, Z kuşağının en etkili platformuna göz dikti...

Ama onu satın alsa da içeriğine hâkim olabilir mi...

Hiç sanmıyorum...

Büyük merakla beklediğim Abdülhamid kitabının adı ne

TİKTOK’UN GERÇEK BEYNİ NEREDE SAKLI

Trump’ın TikTok takıntısının bir nedeni, orada kendisi ile çok dalga geçilmesi.

Ancak onun beterböcek trolleri de TikTok’u kullanıyor.

Mesela bundan önceki seçimde Hillary’yi yıpratmak için kullanılan “Pizzagate” olayında Trump yanlıları en çok bu platformu kullandı.

Trump’ın asıl sıkıntısı Çin’in bu platformla Amerika’nın tek başına at oynattığı software alanına çıkması.

Alibaba.com’un e-ticarette kazandığı büyük başarıdan sonra sosyal paylaşımda da sahneye çıkması onu endişelendiriyor. Ayrıca burada toplanan devasa veri tabanının Çin hükümeti tarafından casusluk amacıyla kullanılacağı endişesi var.

*

TikTok’un sahibi ByteDance adlı bir Çin şirketi. Ancak server’ları, yani beyinleri ABD’de Virginia’da ve Singapur’da...

*

Ama tabii ki orası Çin... Giderek despotlaşan bir komünist rejim... Öyle görünüyor ki önümüzdeki dönemde, bu otoriter ve despot rejimler dünyanın başına yine 20’nci yüzyıldaki gibi büyük felaketler açabilir.

ÇOCUKLAR ÇOK ÇABUK BÜYÜYOR

MÜZİKTE son 15 günün benim için sürprizi Billie Eilish’in yeni şarkısı oldu.

Adı “My Future” (Benim Geleceğim)...

Z kuşağının süperstarı öyle bir şarkı ile geldi ki...

Slow...

Çok güçlü bir ses...

Mükemmel partisyonlar...

Yani tam bir olgunluk dönemi şarkısı...

Ama yine yepyeni... Bir kere daha anladım.

Z kuşağı çok çabuk büyüyor...

Ve şimdiden “Benim geleceğim ne olacak” diye soruyor.

Büyük merakla beklediğim Abdülhamid kitabının adı ne

HAFTANIN EN İYİ 5 MÜZİK KAPAĞI

VİNİL plaklar yeniden önem kazandığı için albüm kapakları da yeniden yükseldi.

Geçen hafta en dikkatimi çeken yeni şarkı kapağı Türkiye’dendi...

 Serhat Durmuş&BÖ’nün “On Trigger” adlı yeni şarkısının bu kapağını sevdim.

Hafif eski Nikita, hafif yeni Anna karakteri tarzı bir karışım olmuş.

Öteki dördü de şunlar:

 Billie Eilish: My Future

 Kargalar: Siyah Dünya

 Berkay Altunyay: Hatam Çok

 Üç Kuruş: Yine de Üzgün.

TRİBÜNÜ MONACO’NUN SAĞLIK PASAPORTU KURTARABİLİR Mİ

SEYİRCİSİZ futbol bir türlü heyecan yaratamıyor...

Bunun için son günlerde Monaco futbol takımının önerdiği “sağlık pasaportu” konuşuluyor.

Her seyirci için bir sağlık pasaportu çıkarılması ve bunun kulüp tarafından izlenmesi öneriliyor.

Yani bir tür bankaların kullandığı güvenlik sistemi Blockchain gibi...

Bizde de Türk Hava Yolları’nın kullandığı HES uygulaması da düşünülebilir...

Ama son günlerde yine artan vakalara bakıldığında önümüzdeki sezonu da unutacağız galiba...

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Yeni başkandan sonra Dışişleri Bakanı da Maçakızı'ndan çıktı

Evet bildiğimiz Türkbükü’ndeki Maça Kızı’ndan...

Daha doğrusu Maçakızı’nın kurucu ortağı Sahir’in İstanbul’daki yalısından.

Arkasında çok güzel bir hikâye var ama önce dün gece gelen haberle başlayayım.

ABD’nin yeni başkanı Biden dün sabaha karşı Dışişleri Bakanlığı’na kimi getireceğini açıkladı.

Bakanlığa getireceği isim Antony Blinken’miş...

Şimdilik sadece şunu söyleyeyim.

ABD Dışişleri Bakanlığı’na bir gitarist geliyor.

Ama önce dün sabaha karşı bu haberi okuduğumda ilk aklıma gelen şeyi yazayım...

Yazının Devamını Oku

WhatsApp grupları çorabı delik kareyi niye çok sevdi

Bu fotoğraf bize bir WhatsApp grubundan geldi.

İlk gören eşim Tansu’ydu...

Altında şu yazıyordu:

“En sağdaki Prof. Uğur Şahin, aşıyı bulan biliminsanı. Almanya’da çekilmiş. Kucaktaki kardeşi diş hekimi, ayakta çorabı delik olan modacı olmuş.”

*

Evde hepimiz ilk bakışta çok sevdik bu kareyi.

Tansu çok etkilendi ve Instagram hesabından paylaştı.

Ancak bir süre sonra bir izleyicisinden şu notu aldı:

“Fotoğraf 1975’de Düsseldorf’a göçmüş bir aileye ait...”

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi'nin minberindeki hayalet

Yanan Vaniköy Camisi’nin yeni yöneticisi Uğur Vanioğlu camiyi teslim alırken bir sayfalık ayrıntılı bir devir teslim belgesini imzaladı.

Belgenin adı “Mülhak Vakıflar Devir Teslim Tutanağı”...

Bu tutanağı görmedim
ama eski tutanaklardan
bildiğim bir şey var.

Bu tür vakıf devir teslimlerinde her şey madde madde yazılır.

Neler mi?

Caminin işletme defteri.

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi ne zaman kime devredildi

Dünkü yazımda Vaniköy’de yanan cami ile ilgili bir gözlemimi aktarmış ve bir eleştiride bulunmuştum.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Bölge Müdürü Musa Akdeniz bir bilgi notu gönderdi.

Arkasından Kültür Bakanı Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan da aradı.

Her ikisi de ilginç bilgiler verdi.

Geçen pazar gününden beri kamuoyunun dikkatini çeken bu camiyle ilgili ilginç bilgilere yer verilmişti.

Bugün bu bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.

*

Bu cami 1671 yılında Bursa’da

Yazının Devamını Oku

Patlamayan şampanya patlayan bir gazoz ve...

Pazar günü Formula 1 final törenini izliyorum...

Lewis Hamilton bu yarışın İstanbul ayağını da kazanmış ve yarışma tarihine yeni bir rekor yazmış.

Bu yarışı, 7’nci defa kazanıp, Ferrari efsanesi Michael Schumacher’in rekorunu egale etmiş.

Yani Formula 1 tarihinde çok özel bir gün...

*

Bütün dünyanın gözü Türkiye’deki pistte yapılacak ödül töreninde...

Herkes Formula 1’in geleneksel şampanya patlatma seansını bekliyor.

Ama o ne?

Gazoz patlıyor...

Yazının Devamını Oku

Kozmik odadan çalıp açık kürsüden satmak

O günü hayatım boyunca unutmayacağım...

Bir bahane uydurularak Türk ordusunun en gizli kalması gereken bölümünün kapıları kırılarak içine girildi.

Girdikleri yer “Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı”ydı.

Orası neresi mi...

Ülkemiz işgale uğrarsa, vereceğimiz kurtuluş savaşında hangimizin nerede görev alacağını, hangi silahın nerede gömülü olduğunu, nasıl haberleşeceğimizi gösteren planlar ve isimler...

*

Hepsi tek tek çalındı.

Bir savaş halinde işgalci düşmana karşı vereceğimiz savaşın, yani beka savaşının bütün şifreleri, planları çalındı.

Ve kopyalandı...

Yazının Devamını Oku

Acil koduyla çağrılan bir 'balarısı haritası'

Son 72 saatte Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden gelen mesajları alt alta yazıyorum.

Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu ve dedi ki:

Önümüzdeki aylarda öngörülebilir, kolay erişilebilen yargı sistemi için adımlar atacağız...”

*

Bu cümlelerin ne anlama geldiğini ise iki gün sonra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül açıkladı.

Bir kere daha benim şahsi zabıtlarıma geçmesi için en önemli maddelerini yazıyorum.

*

“Yargı, hiçbir kişi, kurum veya merciden emir, talimat, tavsiye, telkin almaz. Hiç kimse ve Adalet Bakanlığı da dahil olmak üzere hiçbir kurum yargı yetkisini kullanan mahkemelere vekâleten konuşamaz.”

*

Yazının Devamını Oku

Bir 'evet ama yetmez'cinin 18 aylık dolar kayıtları

Bundan 18 ay önce 31 Mayıs 2019 günü yazdığım yazının başlığı şuydu:

“Ben de tarihe ‘Yetmez ama evet’çi olarak mı geçeceğim...”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir gün önce Külliye’de “Adalet ve Yargı Reform Paketi”ni açıklamıştı...

Cumhurbaşkanı o gün Türkiye’ye ve bütün dünyaya şu mesajı vermişti:

“Olağanüstü hal hukuku dönemi kapanıyor...”

*

Cumhurbaşkanı o gün Adalet Reformu’nu “9 Amaç” başlığı altında toplamıştı.

Konuşmasında şu cümleleri dikkatle not almıştım.

*

Yazının Devamını Oku

Covid-19 aşısını bulan ekibin üçüncü kişisini de tanıyalım

Türkiye 10 Kasım günü Atatürk’ü anarken, İngiltere’nin en önemli gazetelerinden The Times’ın kapağında da karıkoca bir Türk çiftin fotoğrafı vardı.

1) Özlem Türeci ve Uğur Şahin...

Bu iki isim, şu an dünyayı sarsan, ekonomileri durduran, milyonlarca insanın hayatına ve işine mal olan COVID-19 virüsüne karşı ilk etkili aşıyı bulan insanlardı...

Yani onlar antibiyotiği bulan Alexander Fleming kadar önemliydi.

O nedenle haklı olarak dünyanın önde gelen bütün medya kuruluşlarının manşetindeydiler...

2) DÜN NAVTEX İLAN EDİLİRKEN MANŞETTEKİ O ÜÇÜNCÜ KİŞİ

ANCAK bu buluşun üçüncü bir kişisi daha vardı ki, onu manşetlerde fazla görememiştik...

Bazılarımız yabancı televizyonlarda rastlamıştı ama bu üçlü arasındaki ilişkinin en renkli ve sembolik kısmını görememiştik.

Yazının Devamını Oku

Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

Ne şu ne bu...

Ne şunun gidişi ne bunun gelişi...

Bugünün en büyük haberi COVID-19 virüsüne karşı yüzde 90 etkili aşının bulunması...

Buluşun arkasında bir Türk kadını ile bir Türk erkeğinin bulunması da milletçe bonusumuz...

Aşı bulundu ve herkes gözünü piyasalara, borsalara dikti...

Tabii ki yükseldi...

Ama bana göre hayata dönüşün ilk harika işareti başka yerden geldi....

Live Nation’dan...

Yazının Devamını Oku

İktidardaki şeytan mı daha tehlikeli, muhalefetteki mi

Farkında mısınız...

Amerikan başkanlık seçiminin ortaya koyduğu çok tuhaf bir durum var:

KAZANAN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla seçildi.

KAYBEDEN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla kaybetti...

Terazinin bir tarafı daha ağır bastı...

Ama öteki tarafı da ağır bastı...

Gelin öyleyse bu tuhaf şeytan terazisinin iki tarafında ne vardı ona bakalım...

Seçim sonrası

Yazının Devamını Oku

Emine Hanım'dan Sezen'e Ajda'dan Tarkan'a en sevdiğimiz Timur şarkıları

Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan’ın mesajını da görünce, dünden beri şu sorunun cevabını arıyorum...

Son yıllarda adını çok az duyduğumuz Timur Selçuk nasıl oldu da, şu bölünmüş ülkede sağdan sola hepimize hayır duası okuttu?

İşçilerle 1 Mayıs şarkısını, ODTÜ öğrencileri ile Deniz Gezmiş’e ithaf edilen şarkıları söyleyen bir sanatçı, nasıl olur da Emine Erdoğan’ın gençliğinin de şarkıcısı olabilir?

Olabiliyormuş demek ki...

*

Bu ülkede pek çok insanın kafasında bir Timur Selçuk şarkısı vardır.


Yazının Devamını Oku

Önce 2 telefon geldi sonra da bu fotoğraf

Hani bir milletvekilinin Türkan Şoray için sarf ettiği o süfli cümleler vardı ya:

“Çamuriyetçi, HDPKK’cı, Amerikancı, İsrailci, emperyalist işbirlikçisi...”

Aynen böyle demişti...

*

Yazının çıktığı gün bir milletvekili aradı.

AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı’ydı...

O gün yazımı okuduktan sonra Türkan Hanım hakkında o sözleri söyleyen milletvekilini aramış ve bu sözleri tasvip etmediğini söylemiş.

Telefonda bana Türkan Hanım hakkında çok güzel şeyler söyledi.

“O mülakatı ben de okudum. Ben de sizin gibi düşünüyordum. Ülkesine, halkına derin sevgiyle bağlı büyük bir sanatçının ince duyarlılığını gördüm. Halkımız onu hem insanlığı hem de muhteşem oyunculuğu ile gönlüne yerleştirmiştir.”

Yazının Devamını Oku

48 saat boyunca uykusuz kalmama değen bir itiraf

İki gün boyunca uykusuz kaldım... Çünkü Amerikan seçimlerini izledim...

Bu 48 saat boyunca uykusuz kalmama değecek çok önemli bir anı canlı izleme imkânım oldu.

Popülist bir liderin itiraf anını... Size o anı anlatmak istiyorum.

*

Sandıklar kapanmadan önce, yani oylama devam ederken ABD Başkanı Trump kendi kampanyasını yürüten ekibin merkezini ziyaret etti.

Orada kampanya sırasında çalışan insanlara teşekkür etti...

Önce şu gözlemimi aktarayım.

Trump

Yazının Devamını Oku

O gece arka koltuktaki kadın nereye kayboldu

Anlatacağım gerçek olay aynen şöyle cereyan etti...

Taksi şoförü 20 yaşlarındaki kadın müşterisini aldığında hava kararmak üzereydi...

Yolcunun verdiği adrese geldiklerinde ise hava iyice kararmıştı...

Şoför taksimetreyi durdurup müşteriye döndüğünde şaşırıp kaldı...

Arka koltukta kimse yoktu...

Oysa kapının açılıp kapandığını duymamıştı...

Ayrıca o açmadan kapıların kilitleri açılmıyordu...

Şoför durumu bağlı olduğu şirkete bildirdi.

Yazının Devamını Oku

Ayda bebeği ve Elif bebeği kim kurtardı

Ki kurtardı, canlı yayında hepimiz seyrettik.

Önce Kadıköy Belediyesi’nin bir görevlisi... Bir kova taşıyıcısı, o sesi duydu...

Herkesi uyardı...

Sonra Tunceli  AFAD’dan bir görevli bebeğin yanına indi...

Büyük bir sevgiyle elini tuttu Ayda bebeğin...

Hemen yanında Manisa Belediyesi’nden bir görevli vardı...

Bir jandarma görevlisini gördük o arada...

Biraz ileride Bursa Belediyesi’nden bir başkası...

Yazının Devamını Oku

Gece saat 01:00... Bizim evde alt kattan gelen çığlık

Pazar akşamı evde hepimiz ağır bir günün gecesinde, içimizde İzmir hüznü odalarımıza çekilmişiz...

Saat 01.00 civarı...

Alt kattan aniden bir çığlık geliyor...

Koşuyoruz...

Torunum Zeynep, ağzında maskesi ile haykırıyor...

“Kurtuldu... Yaşasın İdil kurtuldu...”

Kendim kadar eminim... Aynı an, Türkiye’nin dört bir yanında evlerden aynı sevinç çığlıkları yükseliyordu...

*

Sonra sabah oldu...

Yazının Devamını Oku

Depremden bir hafta önce önüme gelen papyonlu adam

1948 yılının ekim ayında bir gün...

Tahminen 5 veya 6 Ekim günü...

İzmir’in Kordon Boyu’ndan geçen bir otomobil fotoğrafta gördüğünüz bu binanın önünde durur...

Şoförün yanındaki kapı açılır, yuvarlak gözlüklü, papyonlu ve ince yapılı bir adam iner...

Biraz sonra binanın önünde kendisini karşılayanlarla birlikte bu pozu verecektir...

Bu fotoğraf karesi 72 yıl arşivlerde kaldıktan sonra bu yıl eylül ayında yayınlanan bir kitapta gün yüzüne çıkacaktır.

Kadere bakın ki, bu kitap, İzmir’de cuma günü yaşanan depremden bir hafta önce

Yazının Devamını Oku