GeriErtuğrul ÖZKÖK Bugün doğan çocuk kaç yıl yaşayacak
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bugün doğan çocuk kaç yıl yaşayacak

ÜÇ ay sonra 70 yaşıma gireceğim...

Dün sabah girdiğim “atölye çalışmasının” konusu şuydu:

“100 yıllık bir hayata hazırlanmak...”

Ben hazırım da, alın yazım ve DNA’larım hazır mı bilmiyorum.

Davos’ta dün sabah katıldığım atölye çalışmasından iki önemli haberim var:

BİR: Önümüzdeki dönemde geçen her 10 yılda, hayat süremiz 2 yıl uzayacakmış.

İKİ: Şimdi geliyorum bugün doğan çocuklara vereceğim habere....

Yukarıdaki hesapla varılan sonuçlara göre, bugün doğan çocuklara bir iyi bir de o kadar iyi olmayan haberim var.

İYİ HABER: Bugün doğan çocuklar 100 yaşına kadar yaşama şansına sahip olacak...

O KADAR İYİ OLMAYAN HABER: Bugün doğan çocukların yüzde 50’si, 100 yaşından fazla yaşayacak.

Yine de çok iyi bir haber. Ne kadar iyi olduğunu şöyle anlatayım.

Bugün Türkiye’de 100 yaş üzerinde sadece 5 bin 283 kişi var. Bu da nüfusun sadece yüzde 0.1’i...


HUYSUZLUK 7 YIL GÖTÜRÜYOR
100 yaşına kadar yaşamak istiyorsanız, ilk iş şu huysuzluğu bırakmak.

Negatif bir hımhımcılığı atacaksınız.

Çünkü huysuzluk, negatif düşünce insan hayatından 7 yıl götürüyor.


UZUN YAŞLA EN ÇOK 40 YAŞ KADINLARI MI İLGİLENİR
BU konuda herhangi bir istatistik yok. Başlıktaki sonucu dün sabahki atölye çalışmasından ben çıkardım.

“100 yaşına hazırlanmak” konulu atölye çalışmasına katılanların yüzde 75’i kadınlardı.

Sonra 5 gruba ayrıldık. Benim grubumun konusu “Yaşlanmayı durdurmak”tı. Grupta 11 kişiydik ve erkek olarak sadece ben vardım.

Katılan 10 kadının 8’i 40’lı yaşlarındaydı.


100 YAŞ İÇİN NORVEÇ USULÜ ŞEKER VERGİSİ
BENİM grupta uzun yaşamak için neler yapılması gerektiği tartışılıyordu. İlginç sonuçlar şunlardı:

Şekerli ürünlere Norveç’te 35 yıldır uygulanan “şeker vergisi” uygulamasına geçilmesi.

Zorunlu tatil uygulamasına geçilmesi. İnsanların tatile istedikleri zaman çıkabilmelerinin sağlanması.

Sağlıklı yeni gıda ürünlerinin keşfedilmesi.

Uzun yaşama eğitimlerinin verilmesi.

Bugün doğan çocuk kaç yıl yaşayacak

100 YIL YAŞAYACAĞIZ AMA YAŞAMAYA HAZIR MIYIZ
BULUNDUĞUM gruptaki öğretim üyesi bir kadın şöyle ilginç bir söz söyledi: “64 yaşındayım ve önümde daha 40 yıl olması fikri kafamı karıştırıyor...”

İnsanoğlunun ömrü uzuyor. Gelişmeler insanı 100 yıldan fazla yaşatacak.

Ama biz fikren ve sosyal olarak buna hazır mıyız...

Mesela bugüne kadar insanlar şu soruyu soruyormuş: “Emekliliğim için bugünden ne tasarruf yapmalıyım...”

Gelirin yüzde 40’ını buna ayırma düşüncesi hâkimmiş.

İyi ama 100 yıllık bir hayat için sorulacak soru ne olmalı?

“Hayatımı 100 yıla göre nasıl yapılandırabilirim...”


YUH ARTIK
RESMİ Davos dün başladı.

Bense her yıl olduğu gibi, Davos’un öteki odalarında dolaşacağım.



Dün sabah çok zor bir seçimle karşı karşıyaydım.

Aynı saatte merakımı çeken 2 ayrı oturum vardı.

Biri “Medyanın geleceği”ydi...

Yani benim geleceğim...

Diyeceksiniz ki, “Yuh artık... 69 yaşına geldin hâlâ mesleğinin geleceğini mi düşünüyorsun...”

Ben de öyle düşündüm...

Ve ikinci oturumu seçtim.

Konusu şuydu: “100 yaşına kadar yaşamak...”

Biliyorum size yaranmak mümkün değil, yine “Yuh artık” diyeceksiniz...


KOÇ BURCU BAŞKAN İÇİN ANAYASAYA EVET DERİM
DÜNDEN beri Davos’ta en içimi açan kişi İsviçre Konfederasyonu Başkanı Doris Leuthard oldu...

Önce, gazetelerde Çin Devlet Başkanı’nı karşılarkenki fotoğrafını gördüm.

Çok güzel bir kadın. Acayip çekici bir duruşu var.

1963 doğumlu. 10 Nisan’da doğmuş, yani benim gibi Koç burcundan.

Siyah bir pantolonla, ayakta yaptığı konuşma harikaydı.

Dünyanın sorunlarını anlattı ve bu sorunları nasıl bir lider çözebilir onu tarif etti.

Düşünen ve sorumluluklarına sahip bir lider olmalı.
Sorunu “tek başına” çözemeyeceğinin, tek bir çözümün değil çözümlerin olabileceğinin bilincinde olmalı.
Halkı kucaklamalı, ama hepimizin halk olduğunu kabul edip, hepimizi kucaklamalı.

Böyle bir başkanı iktidara getirecek anayasa varsa, benim oyum da banko evettir.

Bugün doğan çocuk kaç yıl yaşayacak

YENİ BİR SAKİN BAŞKAN PROTOTİPİ
ÇİN Devlet Başkanı Şi Cinping’i de çok beğendim.

Sakin bir adam. Bağırıp çağırmıyor, tehdit etmiyor. Tam aksine barışçı, toparlayıcı bir üslupla konuşuyor. İsviçre Devlet Başkanı ve onu art arda dinleyince umutlandım.

Acaba öfkeli başkanlar dönemi kapanacak mı...


HÜKÜMETİMİZ BİLMELİ Kİ HEP BİRLİKTE BATIYORUZ
‘EDELMAN endeksi’ gösteriyor ki:

İncelenen 28 ülkede, hükümetlere, şirketlere ve medyaya olan güvende feci bir düşüş var.

Bu düşüş, 2008’deki ekonomik krizden bile daha dibe inmiş durumda.

Evet iktidarlar halkın oyunu alıyorlar ama giderek güvenini kaybediyorlar.

Türkiye’de siyasiler bilmeli ki, medyaya vurdukça kendileri de, medya da kaybediyor. Bu arada patronlara ve CEO’lara güvende de büyük düşüş var.


BU 8 ZENGİN ADAMDAN SADECE BİRİ GELEBİLDİ
ÖNCEKİ akşam Arthaus Oteli’nde dünyanın en büyük halkla ilişkiler şirketi olan Edelman’ın patronu ve Vikipedia’nın kurucusu Jimmy Wales’in verdiği yemekteydim.

Gecenin konusu, Davos’un üzerine karabulut gibi çöken ‘Edelman endeksi”ydi... Bir gün önce yayınlanan endeks, dünya için felaket çanlarının çaldığını gösteriyordu.

En çarpıcı sonuçlar şuydu:

Dünyanın en zengin 8 kişisinin varlığı, dünyanın yarısının sahip olduğunun toplamı kadardı.

Yani 8 insanın sahip olduğu zenginlik, 3.6 milyar insanın elindekinin toplamı kadardı.

Davos’ta bu 8 adam konuşuluyor ama onlardan sadece biri buraya geldi..

O da en gençleri olan Facebook’un patronu Mark Zuckerberg’di...


8 KARUN'DAN ZENGİN ADAM
Bill Gates: (Amerika) Microsoft
Amando Ortega: (İspanya) Zara
Warren Buffet: (Amerika) Finansal yatırım)
Carlos Slim Helu: (Meksika) Telekom
Jeff Bezos: (Amerika) Amazon
Mark Zuckerberg: (Amerika) Facebook
Larry Ellison: (Amerika) Oracle
Michael Bloomberg: (Amerika) Medya ve finans


DAVOS'TA HERKESİN MERAK ETTİĞİ SORU
AMERİKA’nın yeni başkanı Trump, herhalde bugünlerde “Davos’tan intikamını aldığını” düşünüyordur.

Çünkü Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Prof. Klaus Schwab bugüne kadar onu Davos’a hiç davet etmemiş.

Buradaki dedikodulara göre Prof. Schwab 3 hafta kadar önce seçilmiş başkan Trump’la baş başa bir görüşme yapmış.

Ancak bu görüşmede onu Davos’a davet edip etmediğini Reuters ve Financial Times’ın kulağı delik muhabirleri öğrenemedi.

Trump kendisi yok ama danışmanlarından biri olan Anthony Scaramucci burada.

Dün, medya liderleri toplantısında konuştu ama o kadar çok başvuru vardı ki ben bile salona giremedim. Neyse içeride adamlarım var. Hepsini öğrenirim.


BÜYÜKLÜĞÜ ÖNEMLİ DEĞİL DİYENLERE KÖTÜ BİR HABER
BİRÇOK erkeğin en büyük tesellisi şu cümledir:

“Büyüklüğü önemli değil...”

Bu konu Davos’ta da tartışıldı.

Sonuç...

Maalesef çok önemli...

Emin Çölaşan kardeşim, Mehmet Barlas Bey...

Aman ha.... Sakın, penisten falan bahsediyorum sanıp sinirlenmeyin.

Konu şirket büyüklüğü ile ilgili.

Dünyadaki dev büyüklükteki 10 şirketin kârı, dünyadaki şirketlerin yüzde 80’inin toplamına eşitmiş...

Yani büyüklük önemli... Hem de çok önemli...

X

19 ayda tek hata yaptım COVID-19 o an beni yakaladı

COVID-19 sendromuna girdiğimiz Mart 2020’den beri kendimi çok iyi korudum.

Sokağa çıkmama kurallarına uydum.

Maskesiz gezmedim.

Sosyal mesafeye hep dikkat ettim.

Evde kapalı olduğum günlerde bile sporumu ihmal etmedim.

Sonra aşı dönemi geldi...

Önce 2 Sinovac oldum.

Sonra 2 BioNTech oldum.

Yazının Devamını Oku

Diyonizyak öfkenin kırmızı kart gördüğü muhteşem bir gece

Pazar gecesi benim için uykusuz bir geceydi...

Hayır hayır, geçirdiğim COVID-19 yüzünden değil.

Tam aksine cumartesi günü yapılan test negatif çıkmıştı.

Yaptırdığım 4 aşı sayesinde hafif bir nezleden bile hafif geçmişti.

Uykusuzluğumun nedeni 10 Büyükelçinin istenmeyen insan ilan edilmesi de değildi...

Nedeni, benim gibi bir spor manyağı için, tarihte az görülecek bir derbi gecesi olmasıydı...

Düşünebiliyor musunuz?

Yazının Devamını Oku

İlk gençlik hapınızı kaç yıl sonra alabileceksiniz

Şimdi kahvenizden veya çayınızdan bir yudum alın...

Siz “brunch şampanyacıları”, tabii ki siz de kadehinizi kaldırabilirsiniz...

Şu güzel pazar sabahı size çok umut verici bir haberim var...

Çok değil... İki-üç yıl sonra bir hapla gençleşme ihtimaliniz çok yükseldi...

*

Size ölümsüzlük vaat etmiyorum ama...

En geç 10 yıl içinde, sizi 150 yaşına kadar yaşatacak çok önemli gelişmeler olabilir.

Silikon Vadisi’nin en zengin 10 adamını alın...

Yazının Devamını Oku

Yaşayan bir numaralı Müslüman o olabilir mi

Adı Muhammed. Soyadı Salah.

Yani yüzde yüz Müslüman adı ve soyadı...

Dünya artık onu “Mo Salah” olarak tanıyor.

Liverpool’un şahane oyuncusu...

*

Bu yıl İngiliz futbol liginin başından beri Liverpool’u uçuruyor...

Ne Messi bıraktı ne Ronaldo...

İki haftadır futbolla ilgilenen herkes onun Manchester United’a attığı golü ve asisti konuşuyor.

Şimdiden futbol tarihine geçti...

Yazının Devamını Oku

Diyarbakır Müzesi'ndeki domuz dişi ve 48 saat sonra gelen bir haber

Geçen hafta Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’ni gezerken rehberimiz bize ilginç bir şey anlattı.

Rehberimiz, vitrindeki süs eşyaları arasındaki bir domuz dişini gösterip şunları söyledi:

“Domuz insanoğlunun ilk evcilleştirdiği hayvandı. O nedenle mezarlarda bulduğumuz süs eşyaları domuz dişinden yapılmış eserlerdi.”

*

Demek ki domuz, bu topraklarda, yani Mezopotamya’da insanoğlu ile birlikte yaşamaya başlayan ilk hayvanlardan biriymiş... Ne ilginçtir ki yine bu topraklarda doğan iki inancın, Müslümanlığın ve Yahudiliğin de haram ilan ettiği ilk hayvan oldu.

Diyarbakır’da rehberimizden bunu dinlememizden 48 saat sonra dünya medyasına şu haber düştü:

New York Üniversitesi’nden bir doktor grubu çok ilginç bir deney gerçekleştirdi.

Domuzun bünyesinde geliştirilen bir böbreği, ailesinin iznini alarak, beyin ölümü gerçekleşmiş bir insanın bedenine bağladılar.

Yazının Devamını Oku

En iyisi halayı size Hint atasözü ile anlatayım

Çok sevdiğim bir Hint atasözü aynen şöyle diyor:

“Dans etmek kalplerimizin konuşmasını duymaktır...”

*

Halay da bir danstır...

Dans literatüründeki adı “folklorik dans”tır...

-

Fanatikler danstan korkarlar... Aralarında “hayatında hiç dans etmemiş olmakla” övünenler vardır.

Korkmakta haklıdırlar... Çünkü dans, onları besleyen nefreti, bir ilkokul çocuğunun bembeyaz silgisi gibi yumuşacık dokunuşlarla siler...

Yok eder...

Yazının Devamını Oku

Özdemir Bey geç de olsa sizi tanımak bir şerefti

Türk Savunma Sanayii’nin son 15 yıldaki parlayan yıldızı, Bayraktar ailesinin kurucu babası Özdemir Bayraktar aramızdan ayrıldı.

Muhafazakâr bir ailenin üyesiydi...

Dün bizim mahallede onun hakkında yazılanlara baktım...

Üzülerek gördüm ki bu insanı hiç tanımıyormuşum...

Meğer tam da Türkiye’nin bugünlerde aradığı insanmış...

Hürriyet’te Yalçın Bayer’in yazısını okudum.

Onun daha ilk ve orta eğitimden başlayan bilim tutkusunu...

Üniversite yıllarını, sonrasını, Türk sanayisinin gelişmesi için verdiği mücadeleyi...

Yazının Devamını Oku

Yer Diyarbakır, kuyruk Picasso kuyruğu gibi

Bu fotoğrafta, sırada bekleyen insanların ancak bir bölümünü görüyorsunuz. Çekilen videoları seyrederseniz, kamera sıranın sonuna kadar gidip köşeyi döndüğünde, bu kuyruğun devam ettiğini göreceksiniz...

Bu bir maç kuyruğu değil...

Bir pop müzik konseri kuyruğu değil...

Ahmet Güneştekin’in geçen cumartesi Diyarbakır’da açılan “Hafıza Odası” sergisine girmek için bekleyen insanlar bunlar...

Sanat alanında böyle bir kuyruğu geçtiğimiz 10 yıl içinde iki defa gördüm...

Biri İstanbul’da Sakıp Sabancı Kültür Merkezi’ndeki Picasso sergisiydi.

Öteki de İzmir’de Arkas Sanat Merkezi’nde açılan Picasso sergisiydi.

Bugüne kadar

Yazının Devamını Oku

Sonradan görme bir züğürdün o sorusu

Dün size 85 metrelik bir megayatı bütün iştahımla anlattım.

Ne yalan söyleyeyim, güzel yaşamak hayalleri olan bir insandım, hâlâ da öyleyim.

O nedenle memleketin bunca meselesi varken aklım yine de böyle şeylere takılıp gidiyor...

Yani benim de böyle sevdalı bir başım var.

İyi yaşamak bugün kurduğum bir hayal değil...

Mavi yolculuklar, yat sefaları ile ilgili hayallerim çok eskilere gidiyor...

Mesela şu fotoğraf.

1971 yılında Gökova’da bir yerde çekildi.

Yazının Devamını Oku

Sizce bu 85 metrelik megayatı satın alabilecek kaç kişi vardır?

Türkiye’de değil, dünyada kaç kişi vardır diye soruyorum.

Yat 85 metre...

Türkiye’de yapıldı.

Bir Türk şirketi tarafından yapıldı.

Yapımı 4 yıla yakın sürdü.

Ve geçen ay Cannes’daki dünyanın en önemli yatçılık fuarında ilk defa dünyanın dikkatine sunuldu.

Aldığım bilgiye göre, fuarın en ilgi çeken teknelerinden biri oldu.

4 gün boyunca 1.000 kişiye yakın insan tekneyi gezdi...

Yazının Devamını Oku

Öyleyse... Bir gün ben de Kırmızı Kraliçe'ye giderim

İlk haber 12 Ekim günü, ABD’nin Teksas eyaletinin Van Horn adlı bölgesinden havalanan bir uzay aracından geldi. Amazon’un sahibi Jeff Bezos’un Blue Origin adlı şirketinin uzaya ikinci uçuşunu yapan roketinin içinde tanıdık bir isim varmış.

William Shatner...

*

Biz onu daha çok “Captain James T. Kirk” olarak tanıyoruz...

Yani bizim bildiğimiz, 1970’lerin efsane uzay dizisi Star Trek’in ünlü kaptanı Kirk...

İşte onu oynayan aktör William Shatner, bu defa gerçekten uzaya gitmiş ve dönmüş.

‘Uzay Yolu’ (Star Trek) dizisi ilk kez 8 Eylül 1966 günü yayınlandı.

Dünya

Yazının Devamını Oku

Banyan ağacına asılı 10 esrarengiz ceset

Her şey bir yaz sabahı, sokağın orta yerindeki bakkal dükkânının zamanında açılmaması ile başladı.

Sütçünün getirdiği süt kasaları hâlâ dükkânın önünde duruyordu.

Durumdan şüphelenen komşular eve girince dehşetten donup kaldılar...

Yıl 2018’di...

Olay yeri Hindistan’ın Delhi şehrinin kuzeyindeki popüler bir mahalleydi...

O sabah dükkân sahibinin üst kattaki evine giren komşular, evin tavanındaki mazgal şeklindeki demirlere asılı 10 cesetle karşılaştılar.

Bir ceset de içeride bir odada yatağın üzerinde yatık vaziyetteydi.

*

Yazının Devamını Oku

Bu kadın 'Yetmez ama evetçi'leri fabrika ayarlarına döndürür mü

Bu yıl ekonomi dalında Nobel alan üç ekonomisti tanımıyorum.

Ama bir ekonomist var ki, nereye baksam onu görüyorum şu son zamanlarda.

Mariana Mazzucato...

*

Dünyayı sarsan 68 Mayıs olaylarından bir ay sonra, 16 Haziran 1968’de doğmuş.

İtalyan asıllı ama çifte vatandaşlığı var.

Aynı zamanda Amerikalı...

Londra Kolej Üniversitesi’nde ekonomi bölümü öğretim üyesi.

Aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü Ekonomi Konseyi üyesi.

Yazının Devamını Oku

‘Final Töreni’ndeki bu şampanya nasıl patladı?

Önce, bir yıl önceye döneyim.

Yıl 2020...

Uzun yıllar yapılamayan Formula 1 yarışları yine Türkiye’ye dönmüş ama pandemi nedeniyle seyircisiz yapılıyor.

O gün F1 tarihinde bir rekor kırılıyor.

Lewis Hamilton bu yarışın İstanbul ayağını da kazanmış ve yarışma tarihine yeni bir rekor yazmış.

Bu yarışı, 7’nci defa kazanıp Ferrari efsanesi Michael Schumacher’in rekorunu egale etmiş.

Yani Formula 1 tarihinde çok özel bir gün...

Bütün dünyanın gözü Türkiye’deki pistte yapılacak ödül töreninde...

Yazının Devamını Oku

İşte medyanın yeni testosteron kralı

Biliyorum bu pazar günü, “memleketin bunca sorunu varken” lobisinden yine epey dayak yiyeceğim...

Ne yapayım, dayanamıyorum... Bir de böyle dayaklara şerbetliyim.

Bugün pazar, kasveti atıp eğlenceli bir konuya gireceğim.

*

Geçen hafta itibarıyla “Türkiye’nin testosteronu en yüksek medya mensubu” tahtı beden değiştirdi. Geçen haftaya kadar en yüksek testosteronlu erkek medya mensubu bendim. Dr. Osman Müftüoğlu nezaretinde ölçülmüş testosteronum 623’tü...

Hatta Fenerbahçe benim için 623 numaralı bir de forma yaptırmıştı.

*

Sahip olduğum “E.T.” unvanım, yani “En yüksek Testosteron” tacım, geçen hafta itibarıyla elimden alındı.

Üstelik de bir magazinci tarafından alındı.

Yazının Devamını Oku

‘Happy Birthday’ telefonları: Putin’i hangi başkanlar aradı

Dün sabah küçük bir haber dikkatimi çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki gün Rusya Devlet Başkanı Putin’le bir telefon konuşması yapmış.

Nedense bu haber bir gün önce pek dikkat çekmedi.

*

Acaba doğru mu diye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın sitesine girip baktım.

Gerçekten bir gün önce açıklama yapılmış...

Açıklamada küçük bir cümle dikkatimi çekti:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Rusya Devlet Başkanı Putin’in doğum gününü de kutladı.”

İfadede

Yazının Devamını Oku

Çok teşekkürler İsmail Bey, sayende ilk 4 madde yazıldı

Bu hafta başına kadar tablo aynen şöyleydi.

Cumhur İttifakı yeni bir anayasa için düşünce egzersizine başlamıştı.

Millet İttifakı ise resmen veya gayriresmi olarak dahil 6 partinin temsilcileri iee yeni bir anayasa için masaya oturmuştu.

*

İki kanat, iki ayrı sistem üzerine anayasayı konuşuyordu.

Cumhur İttifakı “Güçlendirilmiş Başkanlık Sistemi” üzerine...

Millet İttifakı ise “Güçlendirilmiş Parlamento” sistemine dönüşü savunuyordu...

İkisi çok ayrı yerlerdeydi...

*

Yazının Devamını Oku

Yarasalar ve fareler sarayı basınca ne oldu

Cumartesi sabahı bizden önce yabancı bir gazeteci grubu Arslantepe’deymiş.

Orada bir gazeteci sormuş: “Siz burada neyin peşindesiniz?”

Yabancı gazeteci bu soruyu sorunca Francesca da ona bir başka soruyla cevap vermiş:

“Benim için burada bulduğumuz en önemli şey ne biliyor musunuz?”

Gazeteci merakla bakınca devam etmiş:

“Tohum. Evet kazı sırasında bulduğumuz en önemli şey tohumdu. Bir oda dolusu tohum bulduk. Çünkü en geç tabakalarda çalışıyoruz. O dönemde insanlar ne yiyor biliyoruz ama emin değildik. Çoğu buğday ama başka çok ince tohumlar da var. Seneye botanik antropologları bakacak ve ne yediklerine karar vereceğiz.”

‘Aslan’ın altındaki dünyaya yolculuğumuzun ikinci günü bu tohumların sırrıyla başlıyor.

Çünkü bu tohumlar daha şimdiden bize çok çarpıcı bir tarihi gerçeği anlatıyor.

Yazının Devamını Oku

Dünyanın ilk laik devleti işte tam da burada doğru

VIA Lancellotti, Roma’nın merkezinde Lancellotti meydanına açılan bir sokak.

Bu sokağın 18 numaralı binasının kapısında Türk ve İtalyan bayrakları asılı.

Çünkü burası Türkiye’nin Roma’daki Yunus Emre Kültür Merkezi...

İşte bu binada 28 Şubat 2021 günü çok ilginç bir söyleşi yapıldı. Söyleşiyi yapan kişi Marcella Frangipane isimli bir profesördü.

Roma’nın prestijli La Sapienza Üniversitesi’nin öğretim üyesi. Ama onun bizi çok yakından ilgilendiren bir başka unvanı daha var.

Malatya’daki Arslantepe Höyüğü’nün eski Kazı Heyeti Başkanı.

*

Frangipane, Arslantepe’nin artık hepimizin bildiği önemini anlattı.

Burası MÖ 6 binden başlayıp, MS 1’inci yıla kadar uzanan bir dönemde bilinen en önemli yerleşim alanıydı.

Yazının Devamını Oku

Liderin önündeki ışık ve arkasındaki gölge

Bir gazeteci olarak beni en çok etkileyen siyasi fotoğraflardan biri budur.

Çünkü bana Avrupa ve insanlık tarihindeki çok önemli anlardan birini anlatır.

Fotoğrafta gördüğünüz kişi, Almanya’nın en önemli şansölyelerinden biri olan Helmut Kohl...

Fotoğraf 2014 yılında Bild gazetesi için ünlü fotoğrafçı Andreas Mühe tarafından çekildi.

*

Fikir, Bild’in eski Genel Yayın Yönetmeni, dostum Kai Diekmann’a ait...

Kohl, o sırada hastaydı ve çekime ancak tekerlekli sandalye ile gelebilmişti...

Kai, onu Ludwigshafen’den helikopterle alıp Berlin’e getirmişti.

Bu fotoğraf, Berlin Duvarı’nın yıkılışının 25’inci yılı için, sabaha karşı 05.00’te, Berlin’in Brandenburger Kapısı’nda çekildi...

Yazının Devamını Oku