Bu yazımız da mı seçimle yazık olup gidecek yani

2015 yazı, 7 Haziran seçimleri, sonra onun artçı depremleri, sonra ikinci seçim derken...

Kaçtı gitti...

2016 yazımızın içine FETÖ’cüler etti...

Tam da güzel bir yazın tam ortasında öyle bir şey yaptılar ki...

Hem ülkemize ihanet ettiler...
Hem yazımızın içine ettiler...

Geçen ilkbahar ve yaz desen...
Baharı referandumla, yazı artçısıyla vesaire o da gitti.

Üst üste üç yaz yani...

Yaşamadık, hissetmedik, görmedik...

Arkadaşlar burası Akdeniz ülkesi.

Yazları yaşar bu ülke.

Yaz geceleri mahallerin önüne kilimler atılır, hasırlar serilir...

Biz yorulduk, siz bıkmadınız mı...

Biraz soluk alalım yahu...

Güzel bir yaz geçirelim...

Bu yaz hiç olmazsa, hançeremiz gerilmesin, yumruklarımız sıkılmasın, kaslarımız kasılmasın, sakin bir yaz geçirelim...

Denize girelim, güneşlenelim, geceleri keyifle çekirdek çitleyelim...


HARRY POTTER'IN YAZARI KÂRDAN YÜZDE KAÇ ALACAK
BROADWAY, tarihinin en maliyetli müzikaline hazırlanıyor...

Bu yazımız da mı seçimle yazık olup gidecek yani

Tam 68.5 milyon dolarlık bir sahne prodüksiyonu olacak bu...

Oyunun adı “Harry Potter Lanetli Çocuk”...

Bildiğimiz Harry Potter’ın müzikali yani...

Akıl almaz paralar harcanıyor bunun için.

Mesela oyunun sahneleneceği tiyatro binasında Cirque du Soleil gibi dev bir oyun sahneleniyordu.

Harry Potter’a yer açmak için onu binadan çıkarmak gerekiyordu.

Benden duymamış olun ama aynı binada “Paramount” oyunu oynayan Cirque du Soleil grubunu binadan çıkarmak için onlara 23 milyon dolar para ödenmiş.

Tabii herkes Harry Potter’ın yazarı J.K. Rowling’in bu müzikalden ne kadar para alacağını merak ediyor.

Bu konuda hiçbir yerde açık bilgi yok. Ancak New York Times muhabirlerinin aldığı bir iç istihbarata göre Rowling kârın yüzde 31’ini alacakmış.

Hatta kârın belli bir seviyeyi aşması halinde bu oran yüzde 41’e kadar çıkacakmış.

Bu arada ek bir başka bilgi...

Harry Potter ekonomisi muazzam boyutlara ulaştı.

Bugüne kadar 500 milyon kitap satıldı.

Filmlerin geliri 7.7 milyar doları buldu.

Para basıyor gözlüklü velet ve arkadaşları...


ROMA HAVALİMANI'NDA BENİ KAHREDEN AFİŞTE NE VARDI
SALI öğle saatlerinde Roma Havalimanı’na indik.

Avrupa’nın en çok turist alan havalimanlarından biri yani...

Gördüğüm manzara şuydu:

Polisten geçiş için akıl almaz bir kuyruk.

Bir buçuk saate yakın bekledik.

Sonra tam polise yaklaşırken duvarda bir afiş...

Üzerinde İtalya’nın vize istemediği ülkelerin bayrakları var.

Brunei Sultanlığı falan... Anladım. Küçük ve zengin ülkeler.

Ama aralarında ikisi var ki beni kahretti.

Meksika ve Malezya...

İkisi de ekonomik karşılaştırmalarda Türkiye ile benzer tutulan ülkeler.


MICHELANGELO'NUN YAPTIĞI KİLİSEDE GALILEO HEYKELİ
Bu yazımız da mı seçimle yazık olup gidecek yani


NETFLIX’in önümüzdeki yıllarını tartıştığı paneller için Roma’dayım.

Bunca yıldır giderim, önceki gün ilk defa bu kiliseye girdim.

1563 yılında yapılmış.

İç mimarı Michelangelo...

Ve 2010 yılında kilisenin küçük avlusuna 5 metre boyunda bir Galileo heykeli dikilmiş.

Heykelin çizimini ise parçacıklar teorisi ile 1957’de Nobel ödülü alan Çin asıllı Amerikalı fizikçi Tsung-Dao Lee yapmış.

Biri Rönesans’ın en büyük iki isminden biri.

İkisi matematik ve fiziğin efsaneleri...

Bu üç isim bir araya gelince...

Ben de bu kilisenin bu köşesinde bu pozu veririm...

X

Liberal arkadaş söyle bana bu 3 maddenin neyini tartışacağız

Günlerdir Ayasofya imamının sözlerini konuşuyoruz.

Nereden üzerine düştüyse durup dururken bir anayasa tartışması başlattı...

Allah’tan ne Cumhurbaşkanlığı, ne iktidar partisi ne de Diyanet bu tartışmaya girdi...

Ama baktım bugün muhalif diye bilinen bazı eski liberal yazarlar da “Anayasa’nın değişmez maddelerini tartışamazsak buna demokrasi denmez” demeye başladılar

Ben de diyorum ki:

İyi hadi gelin tartışalım... Tartışalım da neyi tartışacağız...

*

Madde 1 diyor ki: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir...

Bunu mu tartışacağız?

Yazının Devamını Oku

Yeni Türkiye'nin yeni fenomeni: VIP köpek

Evet başlıktaki ifade yanlış değil. “V.I.P Köpek”...

Türkiye’de geçen hafta V.I.P köpekler dönemi açıldı.

Size bu haberin hikâyesini ve perde arkasını yazayım.

*

Son yıllarda Türkiye’de en beğendiğim yeni markalardan biri Les Benjamins...

Gümüşhane kökenli bir ailenin çocuğu olan Bünyamin Aydın’ın yarattığı bir giyim markası.

Başlarda “Ottoman Punk” tarzı deniyordu.

Lüks sokak modasının önde gelen isimlerinden biri oldu.

Özellikle fesli James Dean desenleri falan bütün dünyada tutuldu.

Yazının Devamını Oku

İlk Türk 'Cacabey'i üzerine birkaç mütevazi tavsiye

Devlet Bahçeli “astronot” kelimesine Türkçe karşılık olarak “cacabey”i teklif etti.

Güzel isim ama itirazım var.

İngilizce veya başka Hint Avrupa dillerinde telaffuzu sorun yaratabilir.

“Kakabey” olarak söylenir ve bu da yanlış anlamalara yol açar...

Onlar eğlenir biz üzülürüz...



Yazının Devamını Oku

Ay'a sert inişe hazırlanırken her 100 Türk'ten kaçı 1969'da ABD'nin Ay'a gittiğine inanıyor

Başlık biraz spekülatif ama ne demek istediğimi birazdan anlayacaksınız.

Ama önce size önemli bir haber vereyim.

*

Türk “Silikon” dünyasında geçtiğimiz günlerde önemli bir gelişme daha oldu.

Dünyanın önde gelen dijital araştırma kuruluşlarından YouGov, Türkiye’de “Wizsight” adlı online araştırma şirketini satın aldı.

Wizsight 2017 yılında N. Özge Akçizmeci adlı genç bir girişimci tarafından kurulmuş bir startup şirket.

Böylece BluTV’nin yüzde 30 hissesinin bir dünya devi olan Discovery’ye satılmasından sonra ikinci bir Türk startup’ı daha dünya piyasasına girdi.

YouGov ilginç alanlarda online araştırmalar yapan bir şirket.

Yazının Devamını Oku

Vay canına benim burnum da soldan sağa doğru çarpıkmış

“‘Ne yapıyorsun’ diye sordu karım, aynanın önünde alışılmadık biçimde oyalandığımı görünce...

‘Hiç’ diye karşılık verdim. ‘Kendimce bakıyorum, burnuma, şu burun deliğimin içine basınca biraz acıyor da’...

Karım gülümsedi...

‘Ben de ne yana doğru çarpık diye bakıyorsun sandım’ dedi.

Kuyruğuna basılmış köpek gibi döndüm:

‘Çarpık mı? Benim burnum mu?’

Karım dingince:

‘Elbette canım, İyi bak: Sağa doğru çarpık...”

*

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin Hitler destekli ilk Afrodit tartışması: Kim ne dedi

Türkiye bundan 81 yıl önce tarihinin en ilginç müstehcenlik tartışmasını yaşadı.

Tartışmanın konusu “Afrodit” adlı bir kitaptı...

Yani Yunan mitolojisinin “Aşk ve güzellik tanrıçası” üzerine...

Daha doğrusu Fransız yazar Pierre Louys’un 1896 yılında yayınlanmış “Afrodit” adlı kitabı üzerine patlayan tartışmaydı bu.



*

Yazının Devamını Oku

Ayşe, Sibel ve Gülse tarihi mi değiştirdi

Ayşe’den kastım Ayşe Arman... Sibel Kekilli ve Gülse Birsel...

Önümde bir kitap duruyor.

Adı “Türkiye Tarihini Değiştiren 110 Kadın”...

Hürriyet’in eski yazıişleri müdürlerinden Doğan Satmış’ın kitabı.

*

Kendince Türkiye tarihini değiştiren 110 kadın belirlemiş ve hepsinin küçük birer portresini yazmış. Listeyi tek tek inceledim. Böyle seçimler çoğu kez keyfidir.

Yani her zaman bir “Bana göre” payı vardır.

Bu da öyle...

*

Yazının Devamını Oku

Sayın CEO beni ikna edin niye dijital bir göçmen olayım

WhatsApp öyle bir şey yaptı ki, hepimizi bir anda büyük düş kırıklığına uğrattı...

Ve kendimize yeni ve güvenli bir dijital ev aramaya başladık.

Türkiye’de iki isim öne çıktı.

Telegram ve BİP...

Telegram Rus asıllı bir adamın kurduğu haberleşme sistemiydi...

BİP ise milli ve yerli...

Turkcell’in bir hizmeti.

İşte bu arayış içinde vatandaş olarak gidip Turkcell’in CEO’su Murat Erkan’ı buldum.

Yazının Devamını Oku

Soldaki, sağdaki kim ve bu kare nerede çekildi

Muhtemelen ortadakini tanıyorsunuz.

Türkiye’nin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy...

Yine muhtemelen bazılarınız soldakini tanıyor.

Aksiyon filmlerinin ünlü oyuncusu Jason Statham.

*

Gelelim en sağdakine.

O adam ünlü İngiliz sinema yönetmeni Guy Ritchie...

Bir kısmınız belki onu Madonna’nın eski kocası olarak biliyor.

Ama bizim gibi “kült sinema” tutkunları için o “Snatch” filminin olağanüstü yönetmeni Guy Ritchie...

Yazının Devamını Oku

50 yıl önceki filmden bugüne kalan bir afiş

Önceki akşam Boğaziçi Üniversitesi’ndeki olayları izlerken 50 yıl öncesine gittim.

20 Temmuz 1970...

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Abdülhamid zamanından kalma 1416 sayılı kanunu ile devlet bursu almışım...

O gün doktora eğitimi için Paris’e ayak bastım.

*

İlk işim iki filmi seyretmek oldu...

Biri “Woodstock”...

Öteki ise “Strawberry Statement”...

Fransızcaya

Yazının Devamını Oku

Bir denizaltı, kesik bir baş, bir kadavra köpeği, polis ve savcı

Ortada bir şüphe vardı ve kanunlara göre bu şüphe de sanığın lehine kullanılacaktı... Ancak o gece hiç beklemedikleri bir şey oldu...Her şey 10 Ağustos 2017 günü genç bir kadın gazetecinin Kopenhag yakınındaki Koge Bugt mevkisinde küçük bir denizaltıya binmesi ile başladı.Onu izleyen saatler ve günler, dünya kriminal tarihinin en tuhaf ve esrarengiz cinayetine tanık oldu. Bugün size bu cinayetin ayrıntılarını anlatacağım...Ricam yazıları sıra numarası ile okuyun lütfen.Neden bugün diye sorarsanız...Onun cevabını da sonunda vereceğim.Önce o güne, yani 10 Ağustos 2017 gününe dönelim.

1) 10 AĞUSTOS 2017 SAAT 19.00 MEŞUM DENİZALTI AÇILIYOR

O gün Kim Wall isimli 30 yaşında genç bir kadın gazeteci “UC3 Naitilus” adlı küçük bir denizaltıya gitti.

Wall London School of Economics’te, sonra da Columbia Üniversitesi’nde öğrenim görmüş free lance, yani serbest çalışan bir gazeteciydi.

Yazıları ve mülakatları New York Times, Times gibi ünlü gazetelerde, Vice gibi dijital platformlarda yayınlanmıştı.

Denizaltı, Peter Madsen adlı Danimarkalı bir işadamı tarafından inşa edilmişti.

Roket uzmanıydı, çeşitli buluşları vardı ve bunlardan biri de kendi inşa ettiği bu küçük denizaltıydı.

Kim Wall

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin en yüksek insani gelişme gösteren 34 ilçesi

Her yıl merakla beklediğim bir çalışmanın sonuçları önceki gün açıklandı.

“Türkiye’nin en yüksek insani gelişim düzeyine sahip ilçeleri hangileridir?”

Araştırmayı “İnsani Gelişme Vakfı” (İNGEV)  yapıyor.

*

Araştırma, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı çerçevesinde hazırlanan bir “insani gelişme endeksi”ne göre yapılıyor.

Yani BM tarafından geliştirilmiş uluslararası ölçülere göre düzenleniyor.

*

- Bu yıl “gelişmişlik endeksi” daha da genişletildi.

Bu ölçüler nedir derseniz....

Yazının Devamını Oku

Orhan Pamuk'la aramda bir 'kız meselesi' varmış

Rasim Ozan Kütahyalı yine günün adamı...

Dün Hürriyet’in manşetindeydi.

Cüneyt Özdemir, önceki gün onunla çok eğlenceli bir program yaptı.

Tabii Rasim olunca konu bana gelmeden olur mu...

Geldi nitekim.

*

Geçmişte Orhan Pamuk’la ilgili yazdığım eleştirel yazılar konuşuldu.

Bu arada Cüneyt Özdemir ilginç bir anısını anlattı.

Yazının Devamını Oku

Bir arkadaşım daha genel yayın yönetmeni masasından kalkıyor

Dünya basın tarihine “Pentagon belgeleri” ve “Watergate skandalı” haberleriyle geçen Washington Post gazetesinin editörleri geçen salı günü çok önemli bir haberi bizzat onun ağzından işittiler.

Olay aynen şöyle cereyan etti.

*

Gazetenin editörleri, pandeminin başından beri her gün yaptıkları gibi saat 11.00’de online yazıişleri toplantısı için görüntülü konferans sisteminin başına geçtiler.

Gazetenin genel yayın yönetmeni günlük toplantıya başlamadan önce herkesi şaşırtan bir açıklama yaptı:

“28 Şubat günü itibarıyla genel yayın yönetmenliğinden ayrılıyorum...”

Aslında bu niyetini daha 1 yıl önceden hissettirmişti.

Trump

Yazının Devamını Oku

Önceki gün Davos'ta paydaş kapitalizme geçen 61 şirket

Önceki gün Davos’un “online” koridorlarında dolaşırken çok önemli bir gelişmeye tanık oldum.

Bir toplantıda 61 küresel şirketin adı açıklandı.

Dünyanın önde gelen 61 şirketi bundan böyle “paydaş kapitalizmi ölçülerine uyma” kararı aldı.

*

Bunun İngilizce adı “stakeholder capitalism”...

Söz konusu şirketler bugüne kadar “shareholder capitalism” kurallarıyla yönetiliyordu.

Yani “hissedarlar kapitalizmi”...

Şirkete para yatıranların elde edeceği kâr üzerine kurulu bir anlayıştı bu.

Yazının Devamını Oku

İyi yazarı olmayan kominizmi punk kapitalist kurtarabilir mi

BU gördüğünüz fotoğraf 2009 yılında çekildi.

Amazon’dan sonra dünyanın en büyük online alışveriş platformu olan Alibaba’nın kuruluşunun 10’uncu yıl kutlaması sırasında çekilen bir fotoğraf bu...

Ortada gördüğünüz ellerini iki yana açmış kişi ise Alibaba’nın kurucusu Jack Ma...

*

Fotoğrafın bence en önemli yanı, Jack Ma’nın kişiliği hakkında bir izlenim vermesi...

Yeniliklere açık, modern ve pragmatist bir insan...

Tam bir “postpunk” ruhu taşıyor...

Ama bir dakika....

Yazının Devamını Oku

Eşek anırması yerli ve milli bir külterel miras mıdır

Yok merak etmeyin, sinirlenmeyin.

Türkiye’nin bunca meselesi varken bu konuyu gündeme getirmeyeceğim.

Zaten bu soru bize değil, Fransızlara soruldu.

Cevabı da milli iradenin temsil edildiği kubbeden geldi.

Yani Fransız Parlamentosu’ndan...

O cevap da şu:

“Evet eşek anırması Fransa’nın yerli ve milli değeridir...”

Ancak sorunun gündeme gelmesi eşekle ilgili değildi...

Yazının Devamını Oku