GeriErtuğrul ÖZKÖK Bu kriz bittiğinde maaşım ne olacak
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu kriz bittiğinde maaşım ne olacak

EMİNİM evde oturan insanların kafasındaki ikinci en büyük soru şu:

“Kriz geçtiğinde ekonomik durumum ne olacak?”

Daha açıkça sorayım:

“Bu kriz bitip işyerimize döndüğümüzde...” diye başlayan cümle nasıl bitecek?

* * *

Bu kriz bittiğinde maaşım ne olacak

İki soruyla bitebilir:

*BİR: Kriz bitip işime döndüğümde maaşım aynı maaş olmaya devam edecek mi?

Bu nispeten umutlu bir cümle...

*İKİ: Kriz bitip işime dönmek istediğimde hâlâ işim olacak mı?

* * *

Dünyanın en büyük araştırma kuruluşlarından İPSOS bunu 10 ülkenin vatandaşına sordu.

Hem de iki defa sordu.

Birincisi krizin nispeten başlarında...

14-15 Şubat günleri...

İkincisi ise iki hafta sonra...

Yani 28-29 Şubat...

* * *

Hemen sonucu vereyim...

İnsanların moralinde iki hafta içinde büyük bir düşüş var.

*İTALYA: “Bu kriz benim işimi ve gelirimi etkileyecek” diyenlerin oranı iki haftada 22 puan artarak yüzde 41’e yükselmiş.

*ÖTEKİ ÜLKELERDE: “Durumum bozulacak” diyenlerin oranı iki hafta içinde Kanada’da 20, Rusya’da 19, Japonya’da 18, ABD’de 16, İngiltere’de 16, Fransa’da 14 puan artmış.

*EN FECİ VİETNAM: Halkın yüzde 78’i krizden sonra durumunun bozulacağına inanıyor.

* * *

Peki Türkiye’de durum ne?

Yüzde 84’ümüz çok veya biraz endişeli...

İLK TEŞHİSTEN ÖNCE KAÇIMIZ STOK YAPTI

AMERİKA ve Avrupa’dan gelen mağaza boşaltma ve eve stok yapma manzaralarını hayretle seyrediyoruz.

Peki Türkiye’de durum ne?

İlk resmi koronavirüs teşhisi 10 Mart’ta konuldu.

Ondan hemen önce Ipsos’un elindeki ‘Hane Tüketim Paneli’ üyesi 1000 hanede yaptığı araştırmanın sonucu şu:

*YÜZDE 24: Alışverişte stok yapmaya başlamış.

*YÜZDE 100: Koronavirüsten haberdar.

*YÜZDE 7: Koronavirüse karşı hiçbir önlem almamış.

*YÜZDE 45: Birkaç ay içinde sona ereceğine inanıyor.

‘MÜDÜRÜN KIZI KARANTİNADAN KAÇTI’ VİDEOSUNA NİYE KIZDIK

DÜN belki 15 ayrı yerden, doğru olup olmadığını bilmediğim şu video bana da yollandı:

Yurtdışından gelen bir genç kız havayolu şirketinin otobüsünden indirilip başka bir araca bindiriliyor.

Otobüsteki yolcular da bu sahneyi videoya çekip tepki gösteriyor. Bunun nedeni de açık...

Dünyanın her yerinde insanlar gönüllü olarak karantinaya girmeye çok büyük destek veriyor.

Ipsos araştırmasına göre...

Çeşitli ülkelerde yaşayan halkların en az yüzde 60’ı (çoğu yüzde 70’in üzerinde) karantina fikrine destek veriyor.

İnsanlar devletlerinin aldığı karantina kararına bu kadar büyük destek verirken, bazı imtiyazlı kişilerin bundan kaçtığı söylentisinin tepkiye neden olması normal değil mi...

Bu kriz bittiğinde maaşım ne olacak

DİKKAT SANAL MÜZELERİN ÖNÜNDE HÂLÂ KUYRUK VAR

BU fotoğraf dünyanın 1 numaralı müzesi Louvre’un önünde çekildi...

Günde 30 bin kişinin gezdiği müzenin önü önceki gün böyleydi...

Ama ben şunu iddia ediyorum.

İnsanlık tarihinin hiçbir döneminde müzeler bugünkü kadar fazla insan tarafından ziyaret edilmedi.

Çünkü girin Google’ın Top 10 sanal müze ziyareti sayfasına...

Dünyanın en ünlü müzeleri galerilerini bedava sanal ziyarete açtı.

Ve biliyor musunuz, şimdi orada izdiham var.

Mesela New York’taki Metropolitan Müzesi’nin internet sitesine girdiğinizde karşınıza şöyle bir yazı çıkıyor:

“Bekleme odası...”

“Ücretsiz opera streaming sistemimize müthiş bir talep olduğu için, seyretmek isteyenlere bekleterek cevap vermek zorunda kaldığımız için üzgünüz...”

DÜN MET’TE PUCCİNİ’NİN LA BOHEME’İNİ SEYRETTİM

Dün hayatımda ilk defa New York Metropolitan Operası’nda bir gösteri seyrettim.

Önce taktik vereyim...

Metropolitan Müzesi’ndeki bekleme salonuna girdim ve Amerika uyurken talebin düştüğü saatlerde Puccini’nin “La Boheme” operasını seyrettim.

*Üstelik Franco Zeffirelli’nin yıllardır insanları kendine çeken yorumuna uygun olarak.

*Üstelik, Angela Gheorghiu gibi olağanüstü bir soprano ve Ramon Vargas gibi yine efsane bir tenorun yorumu ile...

*Üstelik high definition, yani yüksek çözünürlüklü bir teknoloji ile...

Bu kriz bittiğinde maaşım ne olacak

EVE KAPANDIĞIMIZ GÜNLERDE SOKAKTAN İÇ AÇICI BİR FOTO

VANITY Fair dergisi üç gün önce harika bir sokak fotoğrafı yayınladı.

Steven Spielberg 1961 yılının büyük filmi “Batı Yakasının Hikâyesi”ni yeniden çekti.

Yeni bir Tony yeni bir Maria ile efsane geri dönüyor. Eve kapandığımız şu günlerde filmden gelen bu ilk sokak fotoğrafı bana çok iyi geldi.

Ben Egeliyim...

Ve yaşayan bir sokak benim hayat filmimin doğal dekorudur.

GÜNÜN TARTIŞMASI: KORONAVİRÜS AVM’LERE RANDEVU İLE Mİ GELECEK

GÜNLERDİR bazı AVM’lerle mağazacılar arasında bir tartışma devam ediyor.

Bazı AVM sahipleri alışveriş merkezlerinin tamamen kapanmasından yana. Bazıları ise değil. Kapanmaya karşı olan büyük AVM şirketlerinden biri içerideki mağaza sahiplerine bir bilgilendirme notu yazarak hangi saatlerde açık tutulacağını bildirmiş. O AVM’lerde mağazası olan Mustafa Taviloğlu da şu cevabı yazmış:

“Kusura bakmayın çok komik bir mesaj atmışsınız. Bakan Bey sokağa katiyen çıkmayın diyor, sosyalleşmeyin diyor. Sinemalar kapalı. Siz nasıl olur da gel çalış diyeceksiniz bu insanlara? Saat kısıtlaması da neymiş? Virüslerin randevusu mu var? Hayret. Siz zahmet etmeyin halk zaten kapattı AVM’leri.

Bu da benim bilgilendirme notum.”

YARARLI ADRES

BİLGİ Üniversitesi bedava dijital ziyarete açılan dünyadaki bütün müzelerin web adreslerini yayınladı.
Şu adresten ulaşabilirsiniz:
Kpy.bilgi.edu.tr/tr/haber/tum-dijital-platformlar/1252

X

Tam teşekküllü sokak hayvanı hastanesinde bir ameliyat günü

Biliyorum hepimizin içi yanmış kül olmuş bir ormana döndü...

Korlar hâlâ kızgın...

Bir türlü ruhumuzu soğutma aşamasına geçemiyoruz...

*

Savaş sonrası enkaza dönmüş bu ormanın içinden yine de bana umut veren öyle şeyler geliyor ki...

Kurtuluş Savaşımızda mermi taşıyan kadınlarımız yine cephede...

Bu defa su hortumu taşıyorlar...

Dünyanın en büyük insanlık zinciri kurulmuş...

Göz yaşartıcı bir imece...

Yazının Devamını Oku

3 gün boyunca TT olan bu kare bana çok güzel bir şeyi öğretti

Kruvaze takım elbisesini giymiş, kravatını takmış...

Saçları iyice kırlaşmış, sakalı ise iyice beyazlaşmış...

Bu yüz benim kuşağımın en tanıdık yüzlerinden biri...

*

Gerisinde onca eğlenceli şeyler var ama...

Ne yazık ki artık o insanı işte bu hüzünlü fotoğrafı ile hatırlayacağız...

Bu iki kare ile...

Biri, ülkesinin adaletine hâlâ duyduğu saygı nedeniyle, gardrobunda artık pek giymediği bu eski kruvaze takım elbisesi ile mahkemeye giderken...

Yazının Devamını Oku

Bu karedeki tek farkı bulun çünkü tarihi işte o insan yazdı

Geçen çarşamba Berlin’in Tempelhof Havaalanı’nda açılan olağanüstü bir sergiyi geziyorum...

Ama size önce bu serginin açıldığı mekânı anlatayım.

Tempelhof Havalimanı bugün boş ve neredeyse metruk devasa bir bina...

1923’te inşasına başlanmış ama Hitler döneminde totalitarizmin anıtsal bir binası haline gelmiş. Yani Nazi ruhunun dolaştığı hayalet bir hangar burası...

İşte burada “Diversity United” isimli, Türkçe’ye “Birleşik Farklılık” olarak çevrilebilecek bir sergi açıldı.

Daha doğrusu sınırlı bir bienal diyebilirsiniz.

*

Avrupa’nın 34 ülkesinden 90 sanatçının eseri sergileniyor.

Aralarında

Yazının Devamını Oku

Aziz Nesin’in, Cem Yılmaz’ın ülkesi neden artık gülmüyor

1) Öyle bir çağdayız ki artık duygusal planlama yapmak mümkün değil...

Dün Türkiye, yanan ormanlarına, kaybolan canlarına, çaresiz hayvanlarına...

Ve bir de o ormanlar, oradaki canlılar için hayatını feda eden genç çocuğumuza ağlarken, ben Almanya’nın Bayreuth şehrinde Wagner’in “Die Walküre” (Valküreler) operasını seyrediyordum...

*

Türkiye’den ayrılırken, ülkem tatil yapıyordu...

Ve bir anda o duygusal tatil bitti...

Operanın her arasında insanlar bir önceki sahneyi konuşurken, ben Türkiye ile konuşuyordum...

Dün geceden beri o görüntüler gözümün önünde...

Bir de

Yazının Devamını Oku

Hâlâ rüyamda kendimi o koltukta görüyorum

Almanya’nın en büyük gazetesi Bild’in eski genel yayın yönetmeni ile Gökova’nın Börtübet Koyu’nda yaptığımız sohbet devam ediyor. Bugünkü konumuz “yeni hayat...”

Kai Diekmann ayrıldıktan sonra dijital dünyaya geçti. Artık “Story Machine” adlı, Almanya’nın en büyük sosyal medya içerik yönetim şirketinin hissedarı. Yeni bir hayatı var. Almanya’nın birçok ünlü kişisinin sosyal medya hesaplarına içerik üretiyor. Artık o eski güçlü insan değil, ama dijital alemin krallarından biri...

*

Bugün onunla yeni hayatı üzerine konuşacağız... Eskiden neler kaldı, neler geçip gitti... Özledikleri, özlemedikleri... Hiç pişman olmadıkları, çok pişman oldukları... Altmışlı yaşlarına giderken hayata yeni bir bakış...

*

Almanya’da iki güçlü insanın dönemi kapanıyor... Kai Diekmann Bild’in başından ayrıldı... Merkel de ayrılmaya hazırlanıyor... Karşınızda Türkiye’nin büyük dostu yeni Kai Diekmann...

1) SONUNDA DYLAN’IN ŞARKISINDAKİ GİBİ OLDUM, MASAM YOK, KENDİ KAHVEMİ YAPMAYI BİLE ÖĞRENDİM

ERTUĞRUL ÖZKÖK:

Yazının Devamını Oku

Genel yayın yönetmenliğimin bittiğini bir soruyla anladım

Kai Deikmann...

Bundan 4 yıl öncesine kadar Merkel’den sonra belki Almanya’nın en kudretli insanıydı...

16 yıl boyunca genel yayın yönetmenliğini yaptığı “Bild” gazetesi, 5 milyon tirajı ile Avrupa’nın en büyük gazetesiydi...

Dijital yayını ile her gün 22 milyon Alman vatandaşına ulaşıyordu.

Attığı bir manşet Almanya Cumhurbaşkanı’nın istifasına yol açmıştı...

*

Dünyanın belki en güçlü genel yayın yönetmeni Diekmann 2017 yılında o koltuktan kalktı...

Bugün 57 yaşında...

Uzun yıllar Hürriyet’in de yönetim kurulu üyeliğini yaptı...

Yazının Devamını Oku

‘Düşman’ gazeteciyle 18’inci delikte çok gizli bir buluşma

1)“18’inci delik” bir golf deyimi...Golf sahalarında ya 9 ya 18 delik bulunuyor. Bugünkü hikâyemiz işte orada, 18’inci deliğin başında geçiyor...

Önce olay yeri keşfi yapalım... Dünyanın en meşhur golf kulübü, herhalde, Amerika’nın Florida eyaletindeki Mar-a-Lago Golf Kulübü’dür... Çünkü burası ABD’nin eski başkanı Donald Trump’ın sahibi olduğu bir yer... Daha önemlisi Trump başkanlığı boyunca orasını “Kışlık Beyaz Saray” olarak tanımlıyor...

Kulübün 500’e yakın üyesi var...

Trump burayı kendine merkez olarak seçtikten sonra giriş aidatı 150 bin dolardan 250 bin dolara çıktı...

Bu golf kulübünün çok özel ve öteki alanlarından ayrılmış bir bölgesinde Trump’ın malikânesi var.

Bu yapı, Florida’nın en büyük üçüncü, bütün Amerika’nın ise 20’nci en büyük malikânesi olarak biliniyor. Ancak kulübün yakın geçmişinde kötü bir olay var.

Çocuk tacizi ve tecavüzü nedeniyle girdiği cezaevinde intihar eden Epstein de bu kulübün üyesiymiş.

Kulüp üyelerinden birinin kız çocuğunu taciz edince üyelikten çıkarılmış.

Yazının Devamını Oku

Neden herkes bir zamanların en kötü adamına konuşuyor

CHP Genel Başkanı’nın eşi Selvi Kılıçdaroğlu, Armağan Çağlayan’ın YouTube kanalının konuğu olmuş.

Oradan öğrendim...

Selvi Hanım’ın hayalindeki meslek gazetecilikmiş...

Çubuk’ta eşine yapılan linç girişiminin onu çok üzdüğünü söylüyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’na “Eve yemeğe gelmeyeceğini” söylemediği zaman kızıyormuş.

Çok insani bir sohbetti ve baştan sona keyifle izledim.

*

Bu yayını izlerken, Armağan Çağlayan’ın programına kimlerin çıktığını bir düşündüm...

Hiçbir yerlere çıkmayan

Yazının Devamını Oku

Bir düğün gecesinden kaç COVID-19 pozitif çıkar ‘Dört Nikâh Bir Cenaze’ mi

Amerika Birleşik Devletleri’nin Oklahoma eyaletinde bir düğünden sonra 18 kişide COVID-19 Delta varyantı görülmüş. Peki Türkiye’de bir düğünden kaç COVID-19 pozitif çıkar?

Google’da bir arama yaparsanız karşınıza 24 Ağustos 2020 tarihli bir haber çıkıyor:

Bursa’da bir düğüne katılanlar arasında 42 kişide COVID-19 vakası saptandı...

Bu soruyu sormamın nedeni şu. Türkiye’de düğün mevsimi açıldı... Geçen yıldan ertelenen 300 bin düğünle birlikte bu yıl 900 bin düğün bekleniyor... Yeni vaka sayısı önceki gün itibarıyla 10 bine yaklaştı.

Bu durumda şu soruları sormamız da normal:

- Bir düğünden...

- Bir siyasi parti toplantısından

- Bir bar gecesinden

- Bir toplu yemekten

Yazının Devamını Oku

Pandemi, 60 üstü bir Beyaz Türk’ün ömrünü kaç yıl daha kısalttı

Biliyorum, şu güzel bayram gününde böyle bir sorunun ne manası var diyeceksiniz...

Çok haklısınız...

Hele hele benim gibi “Hayat varsa ölüm yoktur” diye düşünen bir insanın durup dururken bu soruyu sorması ve keyfimizi kaçırması çok manasız. Ama kızmayın. Ben sadece piyanistim...

Soruyu ben sormuyorum, o nedenle bana ateş etmeyin...

Dün New York Times’ta okudum.

Pandemi bir buçuk yıl içinde Amerikan halkının ortalama ömrünü 1.5 yıl kısaltmış...

2019’da yeni doğan bir çocuğun ortalama ömür beklentisi 78.8 iken, 2020 sonunda bu rakam 77.3’e inmiş...

*

Yazının Devamını Oku

Rumeli sahilinde ceketli bir heykel ve onun ceketsiz ölen büyük şairi

Şu günlerde “memleket meselesi” yazmamanın kıymetini daha iyi anladım.

Hatta “siyaset” yazmamanın Allah’ın bana bahşettiği bir güzellik ve fırsat olduğunu düşünmeye başladım.

*

Türk dilinin en büyük şairlerinden Orhan Veli 14 Kasım 1950 günü İstanbul’da öldü...

Bugün Aşiyan Mezarlığı’nda yatıyor.

Onun Rumelihisarı sahilinde bir heykeli var...

Üzerinde ceketle otururken temsil edilmiş...

Oysa dün öğrendim ki, Orhan Veli ceketsiz ölmüş...

Bunu da dün

Yazının Devamını Oku

15’inde dünyanın en güzel çocuğu 66’sında Gandalf

Dünya sinemasının en önemli eserlerinden biri İtalyan yönetmen Visconti’nin “Venedik’te Ölüm” filmiydi...

Thomas Mann’ın çok sevdiğim aynı isimdeki novellasından çekilen film, hayatım boyunca beni en çok etkileyen sanat eserlerinden biriydi...

*

Nasıl olmasın ki...

- Yazarı Thomas Mann...

- Yönetmeni Luchino Visconti... “Leopar”ı da çeken insan...

- Baş oyuncu Dirk Bogarde...

İngiliz sinemasının büyük oyuncusu...

- Kadın oyuncu

Yazının Devamını Oku

First class koltuğunda, havyarlı, şampanyalı, bir kavanoz yolcu

Geçen hafta cuma günü Los Angeles’tan kalkan bir uçağın first class mevkisindeki bir koltuğa Louis Vuitton bir çanta kondu.

Pilot anons yapınca, çantanın kemerleri bağlandı.

Sivil havacılık tarihinin belki de en tuhaf yolculuğu işte böyle başladı.

Kavanozun içinde ise Türkiye’de de iyi tanınan, dünya starı bir yolcu...

Zsa Zsa Gábor...

*

Gábor, 18 Aralık 2016 günü Los Angeles’taki Ronald Reagan UCLA Medical Center Hastanesi’nde öldü.

Öldüğünde 99 yaşındaydı... Vasiyeti üzerine yakılarak külleri bir kavanoz içinde Los Angeles’taki Westwood Mezarlığı’na kondu.

Ancak

Yazının Devamını Oku

Yani erkek dediğin: Zampara ve iyi sevişen bir makarnacı mıdır

Şurası kesin...

Pandemi sırasında Marcello Mastroianni’yi yeniden keşfettik.

Bu yıl Türkiye’de ve dünyada 1960’lı yılların İtalyan filmlerini seyretme modası var...



Dino Risi, Ettore Scola, Fellini, Vittorio de Sica gibi popüler yönetmenlerin anlattığı o İtalya hepimize çok tanıdık geliyor... Seviyoruz o İtalya’yı...

*

Yazının Devamını Oku

Ben barın bu tarafında kaldım, barmenim 3 milyarlık patron oldu

Evet ben hâlâ barların bu tarafındayım, barmenim ise 3 milyarlık patron oldu.

TL değil, 3 milyar dolarlık patron...

Yanda gördüğünüz fotoğraf 3 yıl önce İstanbul Tünel’de “Soho House”da çekildi.

Barın müşteri tarafında ben varım.

Karşımdaki barmenin adı ise Nick Jones...

Gördüğünüz gibi gayet mütevazı ve sempatik bir ifadeyle bana içki servisi yapıyor.

Kendisi, Pink Floyd hayranı, rock’çı bir arkadaşımızdır.

Yazının Devamını Oku

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı 19 Temmuz Cinderella Bayramı

Bu şahane fotoğraf Andrew Lloyd Webber’in son müzikal oyunu “Cinderella”dan bir sahne...

Lloyd Webber, 20’nci yüzyılın en büyük müzikal bestecilerinden biri...

*

18-19’uncu yüzyıl ve 20’nci yüzyılın ilk çeyreği opera dönemiydi...

Yirminci yüzyıl ise müzikaller çağı oldu...

Webber geçen yüzyıla damgasını vuran “Cats” ve “Phantom of the Opera” müzikallerinin yazarı...

Şimdi de onun yeni eseri “Cinderella” sahneleniyor... Fotoğrafını gördüğünüz bu oyunun, İngiltere’nin COVID-19 tarihinde çok önemli bir yeri olacak.

İngiltere 19 Temmuz yani bu pazartesi günü normal hayata geçişini ilan edecek.

Yazının Devamını Oku

Bu duvara iyi bakın: yıkılışı Berlin Duvarı kadar önemli

Manchester şehrinin güneyindeki Withington bölgesi polisi geçen pazartesi sabahı çok sayıda vatandaştan şikâyet telefonu aldı...

Vatandaşlar, şehrin bir binasının duvarına çizilen graffitiyi şikâyet ediyordu.

Çünkü o duvar graffitisinde üç isim hakkında ırkçı ifadeler ve çizimler vardı.

Hedefteki üç isim şunlardı:

Marcus Rashford, Jadon Sancho ve Bukayo Saka...

Bu üç kişi İngiliz milli takımının beş siyah oyuncusundan üçüydü... Üçü de bir gece önce oynanan İngiltere-İtalya maçında penaltı kaçırarak, takımlarının şampiyonluğu kaçırmasına neden olmuşlardı.

O gece İngiltere’nin ırkçı trolleri bu insanların hayatını cehenneme çevirdi.

Ve sonunda iş

Yazının Devamını Oku

Otuz yaş altı dünyanın en önemli 30 müzisyeninden biri

“OHHH Zoom konserler bitti...”

Önceki akşam Bodrum Zai’de, pandeminin başından beri fiziksel ortamda ilk konseri izledim.

Böylece sadece “dinleme” kodundan “izleme” moduna geçtim.

Özlemişim...

*

Konseri ÇEV Sanat’ın genç müzisyenleri verdi.

Solistler kemancı Bade Daştan ile çellist Jamal Aliyev’di...

Bodrum’un klasik müzikteki açılış konserini Fazıl Say şu cümleyle yaptı:

“Türkiye öyle az buz bir yer değil...”

Yazının Devamını Oku

Shakespeare penaltı kaçırınca Dante ve Caravaggio mu kazandı

Önceki gece ne seyrettiğimizi düşündünüz mü...

Evet çok güzel bir futbol seyrettik...

Maç öncesi iki takım da diz çökerek ırkçılığa karşı çok güzel bir dayanışma fotoğrafı verdiler...

İnsanlar iki yıldan beri ilk defa yan yana, omuz omuza maç seyrettiler.

Ama sahada sadece bu mu vardı?

Sahada, dünyanın en demokratik ülkelerinden ikisinin milli takımları vardı...

Biri İngiltere...

Shakespeare

Yazının Devamını Oku

Çingenepalamutu ve 'Lymantria Dispar'ın hayatında özel bir gün

“Entomological Society of America...”

Yani Türkçe deyişle “Amerikan Böcekbilimi Cemiyeti” geçen salı günü bizim bildiğimiz çingenepalamutunu da ilgilendiren bir karar aldı.

Bundan böyle “Lymantria Dispar”ın adı değişecek...

Daha doğrusu bilimsel adı “Lymantria Dispar” olan böceğin halk arasındaki adı artık başka olacak...

Bu tırtıl böceğin halk arasındaki adı “Gypsy Moth”du...

Yani “Çingene güvesi...”

Dernek geçen yıl bu isme gelen bir itirazı incelemeye aldı ve sonunda geçen salı günü bu ismin “halk dili sözlüğünden” çıkarılmasına karar verdi.

Nedeni de şu:

Yazının Devamını Oku