Bu fotoğrafta gizli 10 rakamı gördün mü

Bu fotoğraf dünkü New York Times gazetesinde yayınlandı.

Bana göre pandemi döneminden kalacak 10 fotoğraftan biri bu olabilir...

Çünkü şehirli insanın hayatındaki en büyük değişikliklerden birini anlatıyor...

Ve bu fotoğrafta tam 10 adet gizli rakam var.

Bu fotoğrafta gizli 10 rakamı gördün mü

Fotoğrafa bakarken şöyle bir düşündüm: Acaba son defa bir restoranda ne zaman yemek yedim?

Galiba yaz ortasında bir gündü...

O da dış mekândaydı...

Yani kapalı bir restoranda son defa ne zaman yemek yedin diye sorarsanız, cevabım şu:

Unuttum....

*

Durum bizim için böyle, restoran sahipleri için ise çok farklı boyutta...

BİR: Atlantik dergisinde gördüğüm bir rakama göre sadece ABD’de yeme-içme ekonomisi 900 milyar dolar civarında...

Bu işin finansal yanı...

Bir de insani boyutu  var...

İKİ: Yine Amerika’da 15 milyon insan ekmeğini bu sektörden kazanıyor.

*

Peki ne olacak bu sektörün hali... Sadece New York’taki rakamı vereyim.

ÜÇ: Metropol sınırları içindeki 24 bin restoranın yarıya yakını 2021 yılını göremeyecek.

*

Gelelim Türkiye’deki duruma...

DÖRT: Türkiye’de yeme-içme sektöründe 100 bin işletme var.

BEŞ: Bu işletmelerden, aileleri ile birlikte 2 milyon insan geçiniyor...

ALTI: Parasal ekonomisi ise geçen yıl 135 milyar TL’ydi...

*

Şu an restoranların durumu nedir diye sorarsanız cevabım şu:

Hiç iyi değil...

Restoranlar 16 Mart’ta kapandı, 6 Haziran’da sınırlı olarak açıldı...

Ancak 18 Kasım’da yeniden kapandı...

*

YEDİ: Geçen gün evlere yemek paket servisi yapan bir kuruluştan öğrendiğime göre iş yaptıkları restoranların yüzde 15’i şimdiden dükkânı kapatıp sektörden çıkmış vaziyetteymiş.

SEKİZ: Eğer pandemi yasağı süresi mart ayına kadar sürerse kapanacak işletme sayısının yüzde 30’u bulacağı tahmin ediliyor...

*

Bir kısım restoran paket servisine geçti...

Ama bu çözüm onları kurtaracak durumda değil...

DOKUZ: Şu an için eve yemek servisi sektörünün büyüklüğü, toplam pazarın en fazla yüzde 5’i düzeyinde...

ON: Yani maksimum 10 milyar TL’yi bulabilecek...

RESTORANLARIN KAPALI KALDIĞI HER GÜN PARASAL KAYIP NE

Peki alınan pandemi kredileri?

Çoğu restoran ödeyemez durumda...

*

Kısaca bu restoranların kapalı kaldığı her gün Türk ekonomisi 350 milyon TL kaybediyor... Ve düşünün....

Bu sektörün yüzde 30’u batarsa bu parayı artık geri getirmek mümkün olmayacak....

*

Ama asıl önemlisi.... Şehirli bir insanın hayatında restoran ve
barlar bir tür sosyal hub...

Hayatımızda bizi stresten kurtaracak an ve mekânlar gidiyor demektir...

Bir şehir kültürü kaybolabilir yani...

*

Öyleyse çözüm ne?

Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi Derneği Başkanı Kaya Demirer dün İsmail Küçükkaya’nın programında çözümü özetledi:

“Kredilerin bir bölümünü hibe edin...”

Bence bu fotoğraftaki boş masalara bakıp ciddi ciddi düşünmek iyi olur.

‘KEDİCİK KEŞFİ’ VE İLK TEMAS ŞİFRELERİ

İsmail Saymaz sözünü tuttu ve Adnan Hoca mağdurlarının avukatı Eser Çömlekçioğlu’nun hazırladığı “Kedicik çizgi romanı”nın bir nüshasını gönderdi.

108 sayfalık çizgi romanın ilk basımının bir kopyası artık benim koleksiyonumda...

*

Eserin telif sahibini biliyoruz, ama çizeri hâlâ bir “ghost” çizer...

Yani gölge çizer...

*

Çizgi romanı baştan sona okudum ve çizgilerini inceledim...

Yorumum şu: İlginç....

Eğlenceli diyeceğim ama kızacaklar...

Ciddiye alıp bir şeyler yazacağım yine kızacaklar...

O nedenle bulabildiğim tek ifade bu... İlginç....

*

Yılbaşı yaklaşıyor, sizi biraz sıkıcı siyasetten uzaklaştırmak için bu Adnan Hoca külliyatından ilginizi çekecek bazı bölümler aktarayım.

Kararı siz verin.

Bu fotoğrafta gizli 10 rakamı gördün mü

KEDİCİK SÖZLÜĞÜ

ADNANCI TARİKATIN ‘KIZ BULMA İMAMI’

KIZ BULMA İMAMI: Örgütün, ‘hedef kızları’ tuzağa düşürmekle görevli 7-8 kişilik YOG (yakışıklı operasyon grubu) yöneticisi.

HEDEF KIZ: AVM, okul ve dershane çevrelerinde tek başına veya grup halinde dolaşan kızlara verilen isim.

HEDEF KIZ KEŞFİ: YOG mensuplarının hedef kız bulunan yerlerde dolaşıp aranan standarda uygun kızları belirlemesi.

Bu fotoğrafta gizli 10 rakamı gördün mü
YOG BAŞKANI

İLK ATIŞ PROSEDÜRÜ: Keşif sonucu belirlenen kıza gidecek YOG mensubunun belirlenmesinden sonra yanına yaklaşma ve prosedür gereği kullanılacak, psikolojik açıdan en etkileyici ilk cümlenin tespiti. Bu cümle genellikle şu oluyor: “Manken misiniz?”

İKİNCİ ATIŞ PROSEDÜRÜ: Hedef kızdan alınan ilk cevap yüzde 95 ihtimalle “Hayır manken değilim” olunca YOG mensubu prosedür gereği şu cevabı verir: “Çok iyi zaten biz de profesyonel olmayanlarla çalışmayı tercih ediyoruz.”

İKİNCİ YOG MENSUBU PROSEDÜRÜ: Mankenlik teklif edilen kızla ikinci teması bir başka YOG mensubu yapıyor. O da kendini “Bora Bey’in asistanı” olarak tanıtıp ilk teklifi sunuyor: Fotoğraf çekimi için her gün 1000 TL önerme.

Bu fotoğrafta gizli 10 rakamı gördün mü


TANIŞTIRMA
KEDİCİK ADAYI ADNAN HOCA’YA SUNULUYOR

ÇİZGİ romanda adı Bora olarak geçen “kız bulma imamı” kızla tanıştıktan sonra, güvenini kazanmak için ilk buluşmayı bir kahvaltıda yapar.

Sonraki aşamada onu Boğaz’daki bir yalıya götürür.

Ve son aşama artık “kedicik adayı” haline gelen kızı Adnan Oktar’a takdim etmek olur.

(Burada Adnan Hoca’nın konuşmalarını gazetenin ahlak sınırlarını aştığı için veremiyorum.)

İLK MUHABBET
GÜZELİMİN SANDALYESİNİ BENİM YANIMA KOY BORA

Adnan Oktar: Selam

Bora: Selam hocam inşallah

Hale: Se... selam

Adnan
Oktar:
Maşallah benim güzelime. Maşallah ne kadar da güzel bir kız, dünya çapında güzel. Bora, nereden buldun bunu hiç kaçırma hemen evlen. Adın ne senin bitanem

Hale: Hale...

Adnan
Oktar:
Gel şöyle otur canım. Bora sandalyesini benim yanıma koy güzelimin. Nerelisin bitanem?

Hale: Edirneliyim. Çok teşekkür ederim iltifatlarınız için.

ALDATMA TEORİSİ
ADNAN HOCA’YA GÖRE EVDE PARTİ YAPMAK YASAK MI

MAĞDUR avukatlarının hazırladığı “Adnan Oktar Silahlı Örgütünün Cinsel İstismar Sistemi” adlı kitapta YOG üyeleri, cinsel özgürlük konusundaki görüşlerini kediciklere şöyle anlatıyorlar:

*

YOG ÜYESİ KARTAL: “Mesela Avrupa’da seks doğal bir şey olduğu için insanların birbirlerini aldatma olayı çok az. Türkiye’de kızların çok tabusu olduğu için evlendikten sonra çiftler birbirini aldatıyor.”

*

YOG ÜYESİ ENDER: “Kartal çok doğru bir şey söyledi. Bir de mesela bizde dinde cinselliğin yasak olduğu, haram olduğu düşüncesi var. Halbuki dinde zannettiğiniz gibi bir kısıtlama yok. Hatta şarap hariç alkol içebilirsin, müzik dinleyebilirsin, parti yapabilirsin.”

KATKIDA BULUNANLAR
Sayfa Editörü: Firuzan Demir
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Uygulama: Selma Songül Zengin

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Fikri Bey kardeşim bu kareye bir de sen bak

Önceki gün çekilen bu fotoğraf karesinde ne görüyoruz...

Cumhurbaşkanı Erdoğan aşı oluyor...

*

Tamam güncel olan o...



Ama gözümüzü hafifçe sağa ve sola çevirince ne görüyoruz...

Yazının Devamını Oku

Bir selfie fotoğrafı ve üç gün önce atılan bir tweet

Önümüzdeki not defterinde iki tarih var...

Biri 11 Ocak 2021...

Yani geçen pazartesi günü...

Öteki ise bundan 3 gün öncesine ait...

Yani 8 Ocak 2021...

Önce ikincisinden başlayayım...

Gördüğünüz bu fotoğraf geçen pazartesi günü Kahire’de çekildi... Eminim MİT’in elinde de vardır, çünkü açık istihbarattan gelen bir fotoğraf...

Dikkatle bakarsanız arka planda 4 bayrak göreceksiniz...

Yazının Devamını Oku

Bugün ayaktaysa kendisi ve bu iki insan sayesinde

Dün Posta gazetesinin manşeti şöyleydi:

“Ebru’nun zaferi”...

Aslında, bu başlığı Adnancı çetenin mahkûm olduğu gün ben atmalıydım...

Ama Posta’yı kutluyorum...

Benim 25 yıldır takip ettiğim bir olaydı bu...

Adnancı zalimlerin “Adnan Hoca” olduğu günlerde, herkesin ondan korkup sindiği günlerde, onun zulmüne uğrayıp da tek başına mücadele eden bir kadın vardı.

Adı Ebru Şimşek...

Bu çete ona yapmadığı zulmü bırakmamıştı...

Yazının Devamını Oku

Klarnet: Dış politikanın yükselen yumuşak gücü

Son zamanlarda Milli Savunma Bakanlığı’nın internet sitesinin müdavimi oldum.

Çünkü Türk dış politikasının en gizli nabzı orada atıyor....

Özellikle Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın dış gezilerinde...

Bakanlık sitesi arşivine konan bu gezilere ait görüntüler, gazete ve televizyon haberlerine pek yansımayan “yeni trendleri” anlatıyor...

Şu an önümde son iki geziye ait görüntüler var...

Birincisi Libya’dan...

Savunma Bakanı geçenlerde Libya’yı ziyaret etti...

Orada düzenlenen gecenin en vurucu cümlesini gazetelerde ve internet sitelerinde okuduk.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp kâbusu-Neee o çıplak fotoğrafları başkalarına mı vereceksin

Herkesin kulaktan kulağa sorduğu soruyu ben açıkça sorayım: Hani pandemi sırasında erkek WhatsApp gruplarında karşılıklı atılan o çıplak kadın fotoğrafları var ya...

Yapılan o erkek geyikleri...

Hani bir uçtan ötekine şifreli diye fantezi meraklılarının yaptığı o anatomik paylaşımlar...

Kadınlar, siyasetçiler hakkında o yazılıp çizilen fıkralar...

Paylaşılan siyasi karikatürler...

Normal sohbetlerimizde ağzımıza almayacağımız ifadeler, kavramlar, küfürler...


Yazının Devamını Oku

O dört saatte beni en çok şaşırtan şey

İki gündür önümdeki iki fotoğrafa bakıp bakıp soruyorum...

O iki fotoğraf şu:

Sakallı bir adam, Senato başkanının koltuğunda oturuyor...

Bir başka sakallı adam da Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin koltuğunda...



Pişmiş kelle gibi sırıtıyorlar...

Yazının Devamını Oku

Bir gün herkes o koltuktan kalkmayı tadacak ama nasıl

Amerikan Senatosu’nun seçilmiş insanları, alenen kışkırtılmış kadınların ve adamların saldırısına uğradığı sırada...

Avrupa’nın seçilmiş insanlarından birinden şu Twitter mesajı geldi:

“Şundan emin olun. Benim başbakanlıktan ayrılmam çok sıradan ve sıkıcı bir şekilde olacaktır...”

Mesajın altında, Almanya’nın seçilmiş başbakanı ve şu an dünyanın en başarılı lideri sayılan Angela Merkel’in adı vardı.  

Hesap gerçekten onun mu, yoksa birisi onun adına şaka mı yapıyor tam öğrenemedim...

Ama hepimiz biliyoruz ki, onun görevden ayrılması gerçekten çok sıradan bir şekilde olacak...

Nasıl mı?

*

Yazının Devamını Oku

Bir Big Lebowski atasözü: Bir gün bir adam gelir ve

Benim kült filmim “Big Lebowski”nin 3 bowlingci kahramanının yanında, bir de yan karakteri var...

Onun adı yok...

Sadece “The Stranger”, yani “Yabancı” diye biliyoruz...

Arada bir bowling salonunun barında tek başına otururken görürüz onu...

Genellikle de Jeffrey Lebowski’ye ettiği büyük laflarıyla hatırlarız...

Mesela aklımdan hiç çıkmayan şu lafı:

“Bir ülkede bazen bir adam gelir ve...”

“Yabancı” 

Yazının Devamını Oku

Steve Jobs'un dediği olsaydı pandemide kaç video gelirdi

Son zamanlarda başladığım “podcast sohbetler”de bugün konuğum özel sektörün en büyük enerji dağıtım şirketlerinden biri olan EnerjiSA’nın CEO’su Murat Pınar...

Epeydir aradığım bir insandı.

Çünkü elinde müthiş bir veri tabanı var.

20 milyon müşteriye hizmet götürüyor. 11 bin çalışanı var.

Dolayısıyla pandemi sırasında kim ne tüketti, ne kadar evde oturdu, ne harcadı, bugün durum ne herkesten iyi biliyor.

Karşımda uzun saçları ve hali tavrı ile klasik bir enerji şirketinden çok Silikon Vadisi’nde yükselen bir startup tipi duruyor.  


Murat Pınar

Türkiye hakkında ona sormak istediğim çok şey var.

Yazının Devamını Oku

Bu Müslüman kadın 9 Şubat'ta çok önemli bir işi başaracak

Biz Boğaziçi rektörünü tartışırken 9 Şubat günü uzayda çok ilginç bir şey olacak.

Mini Cooper araba büyüklüğünde bir araç Mars’ın yörüngesine oturacak.

Ve bu, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) uzaya gönderdiği bir araç olacak.

Aracın adı “Hope”.

Yani “Umut”.

Tarihte ilk defa Müslüman bir ülkenin uzaya attığı araç böylesine ileri bir noktaya gidiyor...

Üstelik güzel bir haber daha var. Birleşik Arap Emirlikleri’nde bu bilimsel Mars projesinin başında 33 yaşında bir kadın var.

Adı

Yazının Devamını Oku

Yatak odasında devrim yapan bir kadının 14 ve 51 numaralı sorusu

Geçtiğimiz 9 Eylül 2020 günü Londra’da bir kadın öldü...

77 yaşındaydı...

Geçen yılın sessiz ölümlerinden biriydi... Ama, bu dünyadan ayrılırken arkasında çok gürültülü bir yakın geçmiş bırakmıştı...

Simone de Beauvoir’larla başlayan “birinci dalga feminizm”in, ikinci dalga sörfçülerinden biriydi...

Ve o kadın bizim erkek neslimizin dimağına çok korkutucu iki soruyu sokmuştu...



Yazının Devamını Oku

Fikri kardeşim başörtüsü flama da, kimin flaması

Önceki gün şunu artık iyice anladım...

Bu ülkenin iyiye gitmesi için...

Şu Allah’ın belası kutuplaşmadan kurtulması için...

Allah rızası için...

Bazı tipleri televizyonda canlı yayına katiyen çıkarmamak gerekiyor...



Yazının Devamını Oku

İlk gün: 'AKP içinden destek için çok sayıda mesaj geliyor'

Şimdi anlatacağım konuşmayı 3 gün geciktirerek yayınlıyorum.

İki nedenden dolayı bilerek erteledim.

Birincisi bu sözleri söyleyen Kılıçdaroğlu’ndan yazmak için izin istedim.

İkinci ve daha önemlisi ise...

Bu konuşmayı yılın ilk günü yayınlamak istedim.

Çünkü o felaket yılından sonra 2021’e umutla girmeyi arzuladım...

Geçen salı günü...

Yer Ankara’daki Ahmet Hamdi Akseki Camisi...

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin en güzel yeni yıl kartpostalı

Önceki gün arkadaşım Ahmet Acar’ın cenazesine katılmak için arabayla Ankara’ya gidip geldik...

İlk defa Kuzey Marmara otoyolunu kullandım...

İstanbul dışına çıkışı çok kolaylaştırmış...

Yolu en az 30-40 dakika kısaltıyor.

İstanbul’a dönüşte, bugüne kadar bana en çok heyecan veren duvar resimlerinden birine rastladım.

“Pasific” benzin istasyonunun market duvarına çizilmiş olağanüstü bir Türk bayrağıydı bu...

Kim çizdiyse gerçekten çok başarılı...

Bayrağın dalgalanışına o kadar güzel bir hareket vermiş ki, insan önünde durup fotoğraf çektirmeden geçemiyor....

Yazının Devamını Oku

Beluga balinası ve Amur kaplanı ile uyuyan hücrelere mesaj mı

Dün Rusya Devlet Başkanlığı’nın internet sitesinde dolaşırken çok ilginç bir şeyle karşılaştım.

Biliyorum bazılarınızın aklına hemen şu soru gelecek.

“Ne işin var senin oralarda?”

Sedat Ergin soktu kanıma bunu...

Biliyorsunuz, o, başlığında “resmi” kelimesi bulunan her devlet sitesini ziyaret eder.

Tabii ki, onun Rusya resmi internet sitesine girip dolaşması ile benimki arasında esaslı bir fark var.

Onun ilgi alanı “Diplomatik belgeler”, “Resmi heyetler arasındaki görüşmeler” ve “Dokümanlar” bölümü olur...

Ya ben Rusya Devlet Başkanı’nın sitesine girersem ne görürüm?

Yazının Devamını Oku

Kaybettiğim bir tebessüm ve en güzel komşularımız

‘Hayatın şeyleri” bazen insanı en hazırlıksız anında yakalar...

Kendinizi mütevazı ve sakin bir yılbaşına hazırlarken çalar birden kapınızı...

En hazırlıksız olanı ise yüzünüzdür öyle anlarda...

O yüz ne hissettiğini anlatamayacak kadar çaresizdir çünkü...

Pazar akşamı işte böyle oldu...

Hiç beklemediğimiz, en hazırlıksız anımızda öğrendik oda arkadaşımın ölümünü...

ODTÜ’nün eski rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar benim ilk akademik yoldaşımdı...

Aynı yıl yurtdışından dönüp, Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde göreve başladık....

Yazının Devamını Oku

26 yaşındaki David mi 70'lik ben mi daha yakışıklı

Michelangelo, David heykelini yaptığında 26 yaşındaydı...

Tahmin ediyorum yaptığı heykel de anatomik olarak 20-30 yaşlarında bir erkektir...

Biliyorum başlıktaki soruyu okuduğunuz an, “Yine ne saçmalamış” diyeceksiniz...

Hayır ciddiyim...

O nedenle, soruyu yeniden soruyorum:

Evrensel güzellik ölçülerine vurursanız, Michelangelo’nun David heykelindeki erkek mi daha güzel ben mi...

*

Hiç kuşkusuz David de kusursuz bir erkek değildi... Başı normalden büyük, elleri de öyle...

Genital organı küçük...

Yazının Devamını Oku

Dün Metin Akpınar'ı arayıp şu soruyu sordum

Önceki gün Metin Akpınar’ın mahkeme koridorundaki fotoğrafı çok dokundu bana...

Bir bankın ucunda yapayalnız oturuyordu...

1970’lerin terör yıllarına döndüm...

Sonra 1980’li yıllara...

12 Eylül’ün o karanlığında bile siyasi hicivleri, mizahı ile bizi gülümseterek, kahkahalar attırarak dayanma gücümüzü nasıl arttırdıklarını hatırladım...



Yazının Devamını Oku

Müslüman bir ülkede kadın içmeyi mi içki yapıp satmayı mı daha çok sever

Sizce Türkiye’nin en büyük içki gruplarından birinin CEO’su hangi şehirden bir insandır?

İzmir? İstanbul... Antalya... Edirne...

Yanıldınız...

Dünyanın en büyük iki içki grubundan biri olan “Pernod-Ricard”ın Türkiye, Afrika ve Ortadoğu (MENAT) bölgesinden sorumlu CEO’su Selçuk Tümay, Karaman doğumlu...

Yani eskiden Konya Karaman diye bildiğimiz şehirden...

O zaman geleyim ikinci soruya...

Pernod-Ricard grubunun, daha çok Müslüman ülkeleri kapsayan “Ortadoğu, Afrika ve Türkiye” bölümünün yönetim kurulunda sizce kimler vardır?

Sakın “İçmeyi seven erkekler” demeyin...

Yazının Devamını Oku