GeriErtuğrul ÖZKÖK Bir milyon kişi beni karıma şikâyet etti
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir milyon kişi beni karıma şikâyet etti

Geçen hafta “Hergele eşek” başlıklı bir yazı yazmıştım.

Twitter’da TT olmuştu.

Bu defa 10 saniyelik yarım kalmış bir cümle ile yine TT oldum.

Üstelik bu defa bir gece ve bir gün TT kaldım...

*

Olay perşembe akşamı bir arkadaşımdan gelen telefonla başladı:

“Sen gerçekten Tayyip Erdoğan büyük lider mi dedin?”

“Evet” dedim...

Şaşırdı... Herhalde “Öyle demek istemedim” gibi bir cevap bekliyordu...

*

Olay şuydu...

Bir milyon kişi beni karıma şikâyet etti

Radyo mülakatları ile tanınan Adem Metan benimle yaklaşık 40 dakikalık bir YouTube mülakatı yaptı. Akıllı ve elindeki ürünü iyi pazarlamak isteyen her gazeteci gibi, bu mülakatın iki bölümünü de 10’ar saniyelik “teaser”lar haline getirdi.

Yayınlamadan önce bana da gösterdi ve onayımı aldı.

*

O teaser’lardan biri de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliği ile ilgili ne düşündüğüm sorusuydu...

Ben de “Atatürk’ten sonra liderlik vasıflarına sahip büyük bir liderdir” dedim...

İşte gürültü o cümleden sonra koptu. Teaser’ı okuyan daldı bana...

*

Oysa ondan önceki bölümde “Bana göre Atatürk’ten sonraki en büyük insan Turgut Özal’dı” demiştim...

Aynı şeyi 25 yıl önce de söylerdim ve yine dalarlardı bana...

Cumhurbaşkanı Erdoğan için de defalarca şunu söyledim.

“Yaptıklarının yüzde 70’ini hayranlıkla izliyorum. Ama yüzde 30’u var ki onu da eleştiriyorum...”

Tabii artık sosyal medya olduğu için daha kalabalık geldiler üstüme...

*

Adem Metan’dan teaser ve uzun videonun izlenme rakamlarını istedim.

- Kısa teaser videosu 1 milyon 143 bin kere görülmüş.

- Medya görüntüleme 314 bin...

- İkinci bir teaser daha var. O da 634 bin kere görülmüş.

Netice olarak iki kısa teaser toplam 2.5 milyon kere izlenmiş.

Peki ya konuşmamın tamamını izleyen?

20 bin kişi...

Yani 2.5 milyona yakın insan sadece yarım bir cümleye bakarak karar vermiş.

En az bir milyonu da dümdüz gidiyor bana...

*

Hiç önemli değil...

Olur böyle şeyler...

Hakaretlere de alışığım... Düşüncelerimi pervasızca söylememin fıtratında bu da var.

Ama en garibime giden, eşim Tansu’ya ait sosyal medya hesaplarına yazıp beni şikâyet edenler...

Bir bölümü kendini tutamayıp ona da hakaret ediyor.

Yahu arkadaşlar merak etmeyin, ben 50 yıldır karımdan kapitalizm konusunda yeterli fırçayı yiyorum...

Bari ona hakaret etmeyin... Vurun bu şerbetli şeytana...

*

Ama yorulup dayağa ara verdiğinizde size sadece 10 saniyesini izlediğiniz videonun 2.5 dakikalık kısmını da bir anlatayım da bari cümlem yarım kalmasın.

Biliyorum fikriniz değişmez, eliniz sopadan çekilmez... Olsun ben yine de deneyeyim.

Eğer biraz sabrınız varsa, o 2 dakika 20 saniyelik bölümde ne demişim bir de ona bakın, sonra alın sopayı kırın sırtımda....

GERİYE KALAN 2 DAKİKA 20 SANİYEDE NE DEDİM

ADEM Metan’ın sorusu şuydu: 

“Tayyip Erdoğan’ın liderliğini nasıl buluyorsunuz?”

Cevabım şuydu:

“Bana göre Atatürk’ten sonra gelmiş, liderlik vasıflarına sahip bir lider. Eleştirdiğim tarafları var o başka bir şey ama liderlik vasıflarına sahip liderlik açısından büyük lider. Bence sadece Türkiye değil dünya çapında da büyük bir lider. Ve takdir ettiğim bir tarafı var. Sorumluluklarını yükleniyor. Beraber çalıştığı insanlarla ilgili sorumlulukları yükleniyor. Benim eleştirdiğim şeyler başka şeyler. O liderliğin üzerine daha güzel başka bir şey inşa edebilirdi. Tayyip Bey başbakan olduktan sonra bir dönem Medeniyetler İttifakı eşbaşkanıydı. O günlerdeki Tayyip Bey olsaydı bugün Nobel Barış Ödülü’nü alacak insan olurdu. Dünyada Hıristiyanlık, Yahudilik ve Müslümanlık arasındaki çatışmalarda eklem görevi yapacak en önemli insan olabilirdi ve bugün dünya başka bir dünya olurdu. Ne Suriye olayı çıkardı ne başka bir şey olurdu.”

Konuşmamın en son bölümünde de şunu söyledim:

“Liderler tarihe yaptıkları yollar, köprülerle değil, insan hakları ve adalet konusundaki sicilleri ile geçiyorlar...”

12 yıldan beri söylüyorum bunları.

10 SANİYEDEN FAZLA SABRI OLANLARA ‘LİDERLİK’ TARİFİ

GOOGLE’a girip “Liderlik nedir” diye sorarsanız şu cevabı alırsınız:

“Liderlik ortak amaçlar için birleşen insanları, amaçları gerçekleştirmek için güdüleme, etkileme ve bu insanların davranışlarını ve çabalarını gönüllü olarak amaçlara yönlendirme sürecidir.”

Peki lider kimdir?

Onun tarifi de şu:

“Bir örgütün en üst düzeyde yönetimiyle görevli, özellikle bir partinin başkanı olan kimse.”

Şimdi gelelim bu tariften gelen sosyolojik ve siyasal gerçeğe...

- 20 yıldır kesintisiz iktidarda kalan...

- Bu süre içinde 10’a yakın seçim kazanan...

- Dış politikaları ile bölgenin dengelerini etkileyebilen...

- Google’a girip, “Tayyip Erdoğan” yazdığınızda, hakkında 34 milyon sayfa açılan...

- Ülkenin yönetim şeklini değiştirmeyi başaran bir lidere “küçük” diyebilir misiniz...

Veya siz “küçük” dediniz diye küçülür mü...

BİR TRİPOT VE BİR KAMERAYLA BAŞKA NELER DE YAPABİLİRSİN

İKİ
yıldan beri en çok dinlediğim şarkılardan biri Zeynep Özyılmazel’in “Zaman Olur” adlı parçası...

Hafif caz ritminde çok güzel bir şarkı...

Bir milyon kişi beni karıma şikâyet etti

Pandemi yasakları başladıktan sonra ondan pek yeni bir şeyler gelmedi.

Konserler ve gece canlı müzik çalan mekânlar kapanınca tabii ki o da eve kapanmış.

Penceresinin önüne bir tripot kurmuş, bir de cep telefonunu yerleştirmiş.

Her gün aynı saatte evinin aynı penceresinin önünde değişik kıyafetler ve duruşlarla kendi fotoğrafını çekmiş.

Sonunda ortaya gerçekten tablo gibi güzel kadın fotoğrafları ve duruşları çıkmış.

Giysileri 10 numara...

Duruş ve pozlar 10 numara...

Renkler 10 numara...

Bazıları bana Dali’nin ‘Penceredeki Kadın’ tablosunu hatırlattı...

Ayrıca her fotoğrafa çok güzel yazılar da yazmış....

Yalnız bir kadının güncesi gibi...

Bence haftanın en ilginç kitaplarından biri olmuş.

Bir kere daha anladım ki...

Tripot çok önemli....

...................................

- Zeynep Özyılmazel: “Beklenmeyen(e) Yazılar”, Müptela Yay. 2021

 

 

BUGÜN MANŞETİM: KALDI 1 İNŞALLAH ALACAĞIZ KUPAYI

CUMA
gecesi beni heyecandan öldüren bir maçtan sonra CSKA gibi bir devi devirdi ve EuroLeague’de finale kaldı...

Üstelik her yıl şampiyonluğa adını yazdıran, arkasında Rus oligarklarının sınırsız parası bulunan bir deve karşı kazandı.

Üstelik bu öyle bir defalık tesadüfi bir şey değil...

Bir milyon kişi beni karıma şikâyet etti

Anadolu Efes son üç yıldır hep Final Four’u oynuyor...

*

Maçtan sonra koç Ataman’la Anadolu grubunun yönetim kurulu başkanı Tuncay Özilhan’ı birbirine sarılmış seyrederken, sanki ben de oradaydım.

O duyguyla koç Ataman’a şu mesajı yazdım:

“Hocam büyüksün. Takımın büyük. Bize şu karanlık günlerimizde müthiş bir gurur verdiniz. Teşekkürler.”

Biraz sonra Ataman’dan şu mesaj geldi:

“Sağ ol Ertuğrul abi. Kaldı 1. İnşallah alacağız kupayı...”

*

Evet bu akşam finali oynamaya çıkarken Avrupa’da artık adını en büyükler arasına yazdıran koçumuzun mesajı bu...

Gazete yöneticisi arkadaşlar...

Manşetleri ayırın...

Bu gece kaldıracağız o kupayı Türkiye olarak yeniden inşallah...

Hem de NBA Final Four’u kalitesinde bir takımla...

MASKELİ TUNÇ SOYER PANDEMİDE CEP TELEFONUNA ÖYLE BİR ŞEYLER KOYDU Kİ

İZMİR
Belediye Başkanı Tunç Soyer, maskeli dönemde çok güzel bir işi başardı.

İzmir’i cep telefonumuza soktu. Nedir bu diyeceksiniz... Anlatayım.

*

Büyükşehir belediye başkanı, turizmde İzmir’in dijital altyapısını tamamladı.

“Visitİzmir” diye bir uygulama hazırlattı. Cep telefonuna indirilebilen Visitİzmir mobil turizm uygulaması sayesinde, İzmir’i gezmek isteyenler şehrin 2 bin 300’den çok noktası hakkında bilgi alarak, dilediği yere dilediği zaman erişebilecek.  

Bu uygulamayı onun ağzından dinleyelim:

Bir milyon kişi beni karıma şikâyet etti

“Eskiden gezginler farklı noktaları görmek için seyahat ediyordu. Artık yeni hikâyelerin parçası olmak için yola çıkıyorlar.

Turizmdeki bu temel değişimden yola çıkarak Visitİzmir adlı bir uygulama tasarladık. Sayısız ve yeni ‘İzmir Hikayesi’ içeren bir mobil uygulama. Visitİzmir, pandemi sonrası değişen koşullara uyum sağlamış, yeni bir turizm ve tanıtım anlayışı. Böylelikle İzmir, Türkiye’de dijital turizm altyapısını tamamlayan ilk şehir oldu.”

*

Uygulamada 11 farklı bölüm var.

Bunlar tarih ve kültür, doğa, inanç, somut olmayan kültürel miras, konaklama, gastronomi gibi alanlar.

Bunlarla ilgili 2 binden fazla noktaya ait bilgiler var. Dijital ekranda baktığınız an karşınıza çıkıyor.

Ayrıca spor alanları, alışveriş merkezleri ve çarşılar, İzmir’in etkinlik altyapısı, doğal kaplıcalar gibi adresler var.

X

Neden herkes bir zamanların en kötü adamına konuşuyor

CHP Genel Başkanı’nın eşi Selvi Kılıçdaroğlu, Armağan Çağlayan’ın YouTube kanalının konuğu olmuş.

Oradan öğrendim...

Selvi Hanım’ın hayalindeki meslek gazetecilikmiş...

Çubuk’ta eşine yapılan linç girişiminin onu çok üzdüğünü söylüyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’na “Eve yemeğe gelmeyeceğini” söylemediği zaman kızıyormuş.

Çok insani bir sohbetti ve baştan sona keyifle izledim.

*

Bu yayını izlerken, Armağan Çağlayan’ın programına kimlerin çıktığını bir düşündüm...

Hiçbir yerlere çıkmayan

Yazının Devamını Oku

Bir düğün gecesinden kaç COVID-19 pozitif çıkar ‘Dört Nikâh Bir Cenaze’ mi

Amerika Birleşik Devletleri’nin Oklahoma eyaletinde bir düğünden sonra 18 kişide COVID-19 Delta varyantı görülmüş. Peki Türkiye’de bir düğünden kaç COVID-19 pozitif çıkar?

Google’da bir arama yaparsanız karşınıza 24 Ağustos 2020 tarihli bir haber çıkıyor:

Bursa’da bir düğüne katılanlar arasında 42 kişide COVID-19 vakası saptandı...

Bu soruyu sormamın nedeni şu. Türkiye’de düğün mevsimi açıldı... Geçen yıldan ertelenen 300 bin düğünle birlikte bu yıl 900 bin düğün bekleniyor... Yeni vaka sayısı önceki gün itibarıyla 10 bine yaklaştı.

Bu durumda şu soruları sormamız da normal:

- Bir düğünden...

- Bir siyasi parti toplantısından

- Bir bar gecesinden

- Bir toplu yemekten

Yazının Devamını Oku

Pandemi, 60 üstü bir Beyaz Türk’ün ömrünü kaç yıl daha kısalttı

Biliyorum, şu güzel bayram gününde böyle bir sorunun ne manası var diyeceksiniz...

Çok haklısınız...

Hele hele benim gibi “Hayat varsa ölüm yoktur” diye düşünen bir insanın durup dururken bu soruyu sorması ve keyfimizi kaçırması çok manasız. Ama kızmayın. Ben sadece piyanistim...

Soruyu ben sormuyorum, o nedenle bana ateş etmeyin...

Dün New York Times’ta okudum.

Pandemi bir buçuk yıl içinde Amerikan halkının ortalama ömrünü 1.5 yıl kısaltmış...

2019’da yeni doğan bir çocuğun ortalama ömür beklentisi 78.8 iken, 2020 sonunda bu rakam 77.3’e inmiş...

*

Yazının Devamını Oku

Rumeli sahilinde ceketli bir heykel ve onun ceketsiz ölen büyük şairi

Şu günlerde “memleket meselesi” yazmamanın kıymetini daha iyi anladım.

Hatta “siyaset” yazmamanın Allah’ın bana bahşettiği bir güzellik ve fırsat olduğunu düşünmeye başladım.

*

Türk dilinin en büyük şairlerinden Orhan Veli 14 Kasım 1950 günü İstanbul’da öldü...

Bugün Aşiyan Mezarlığı’nda yatıyor.

Onun Rumelihisarı sahilinde bir heykeli var...

Üzerinde ceketle otururken temsil edilmiş...

Oysa dün öğrendim ki, Orhan Veli ceketsiz ölmüş...

Bunu da dün

Yazının Devamını Oku

15’inde dünyanın en güzel çocuğu 66’sında Gandalf

Dünya sinemasının en önemli eserlerinden biri İtalyan yönetmen Visconti’nin “Venedik’te Ölüm” filmiydi...

Thomas Mann’ın çok sevdiğim aynı isimdeki novellasından çekilen film, hayatım boyunca beni en çok etkileyen sanat eserlerinden biriydi...

*

Nasıl olmasın ki...

- Yazarı Thomas Mann...

- Yönetmeni Luchino Visconti... “Leopar”ı da çeken insan...

- Baş oyuncu Dirk Bogarde...

İngiliz sinemasının büyük oyuncusu...

- Kadın oyuncu

Yazının Devamını Oku

First class koltuğunda, havyarlı, şampanyalı, bir kavanoz yolcu

Geçen hafta cuma günü Los Angeles’tan kalkan bir uçağın first class mevkisindeki bir koltuğa Louis Vuitton bir çanta kondu.

Pilot anons yapınca, çantanın kemerleri bağlandı.

Sivil havacılık tarihinin belki de en tuhaf yolculuğu işte böyle başladı.

Kavanozun içinde ise Türkiye’de de iyi tanınan, dünya starı bir yolcu...

Zsa Zsa Gábor...

*

Gábor, 18 Aralık 2016 günü Los Angeles’taki Ronald Reagan UCLA Medical Center Hastanesi’nde öldü.

Öldüğünde 99 yaşındaydı... Vasiyeti üzerine yakılarak külleri bir kavanoz içinde Los Angeles’taki Westwood Mezarlığı’na kondu.

Ancak

Yazının Devamını Oku

Yani erkek dediğin: Zampara ve iyi sevişen bir makarnacı mıdır

Şurası kesin...

Pandemi sırasında Marcello Mastroianni’yi yeniden keşfettik.

Bu yıl Türkiye’de ve dünyada 1960’lı yılların İtalyan filmlerini seyretme modası var...



Dino Risi, Ettore Scola, Fellini, Vittorio de Sica gibi popüler yönetmenlerin anlattığı o İtalya hepimize çok tanıdık geliyor... Seviyoruz o İtalya’yı...

*

Yazının Devamını Oku

Ben barın bu tarafında kaldım, barmenim 3 milyarlık patron oldu

Evet ben hâlâ barların bu tarafındayım, barmenim ise 3 milyarlık patron oldu.

TL değil, 3 milyar dolarlık patron...

Yanda gördüğünüz fotoğraf 3 yıl önce İstanbul Tünel’de “Soho House”da çekildi.

Barın müşteri tarafında ben varım.

Karşımdaki barmenin adı ise Nick Jones...

Gördüğünüz gibi gayet mütevazı ve sempatik bir ifadeyle bana içki servisi yapıyor.

Kendisi, Pink Floyd hayranı, rock’çı bir arkadaşımızdır.

Yazının Devamını Oku

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı 19 Temmuz Cinderella Bayramı

Bu şahane fotoğraf Andrew Lloyd Webber’in son müzikal oyunu “Cinderella”dan bir sahne...

Lloyd Webber, 20’nci yüzyılın en büyük müzikal bestecilerinden biri...

*

18-19’uncu yüzyıl ve 20’nci yüzyılın ilk çeyreği opera dönemiydi...

Yirminci yüzyıl ise müzikaller çağı oldu...

Webber geçen yüzyıla damgasını vuran “Cats” ve “Phantom of the Opera” müzikallerinin yazarı...

Şimdi de onun yeni eseri “Cinderella” sahneleniyor... Fotoğrafını gördüğünüz bu oyunun, İngiltere’nin COVID-19 tarihinde çok önemli bir yeri olacak.

İngiltere 19 Temmuz yani bu pazartesi günü normal hayata geçişini ilan edecek.

Yazının Devamını Oku

Bu duvara iyi bakın: yıkılışı Berlin Duvarı kadar önemli

Manchester şehrinin güneyindeki Withington bölgesi polisi geçen pazartesi sabahı çok sayıda vatandaştan şikâyet telefonu aldı...

Vatandaşlar, şehrin bir binasının duvarına çizilen graffitiyi şikâyet ediyordu.

Çünkü o duvar graffitisinde üç isim hakkında ırkçı ifadeler ve çizimler vardı.

Hedefteki üç isim şunlardı:

Marcus Rashford, Jadon Sancho ve Bukayo Saka...

Bu üç kişi İngiliz milli takımının beş siyah oyuncusundan üçüydü... Üçü de bir gece önce oynanan İngiltere-İtalya maçında penaltı kaçırarak, takımlarının şampiyonluğu kaçırmasına neden olmuşlardı.

O gece İngiltere’nin ırkçı trolleri bu insanların hayatını cehenneme çevirdi.

Ve sonunda iş

Yazının Devamını Oku

Otuz yaş altı dünyanın en önemli 30 müzisyeninden biri

“OHHH Zoom konserler bitti...”

Önceki akşam Bodrum Zai’de, pandeminin başından beri fiziksel ortamda ilk konseri izledim.

Böylece sadece “dinleme” kodundan “izleme” moduna geçtim.

Özlemişim...

*

Konseri ÇEV Sanat’ın genç müzisyenleri verdi.

Solistler kemancı Bade Daştan ile çellist Jamal Aliyev’di...

Bodrum’un klasik müzikteki açılış konserini Fazıl Say şu cümleyle yaptı:

“Türkiye öyle az buz bir yer değil...”

Yazının Devamını Oku

Shakespeare penaltı kaçırınca Dante ve Caravaggio mu kazandı

Önceki gece ne seyrettiğimizi düşündünüz mü...

Evet çok güzel bir futbol seyrettik...

Maç öncesi iki takım da diz çökerek ırkçılığa karşı çok güzel bir dayanışma fotoğrafı verdiler...

İnsanlar iki yıldan beri ilk defa yan yana, omuz omuza maç seyrettiler.

Ama sahada sadece bu mu vardı?

Sahada, dünyanın en demokratik ülkelerinden ikisinin milli takımları vardı...

Biri İngiltere...

Shakespeare

Yazının Devamını Oku

Çingenepalamutu ve 'Lymantria Dispar'ın hayatında özel bir gün

“Entomological Society of America...”

Yani Türkçe deyişle “Amerikan Böcekbilimi Cemiyeti” geçen salı günü bizim bildiğimiz çingenepalamutunu da ilgilendiren bir karar aldı.

Bundan böyle “Lymantria Dispar”ın adı değişecek...

Daha doğrusu bilimsel adı “Lymantria Dispar” olan böceğin halk arasındaki adı artık başka olacak...

Bu tırtıl böceğin halk arasındaki adı “Gypsy Moth”du...

Yani “Çingene güvesi...”

Dernek geçen yıl bu isme gelen bir itirazı incelemeye aldı ve sonunda geçen salı günü bu ismin “halk dili sözlüğünden” çıkarılmasına karar verdi.

Nedeni de şu:

Yazının Devamını Oku

Cavit... Rıfat! Bırakın Forrest Gump gibi yürümeyi, 10 bin adım balonmuş

1) Bana göre dün hepimizin sağlığını ilgilendiren bir devrim oldu...

Pandemi boyunca hepimiz adım saydık...

Rekor işinsanı Cavit Çağlar’daydı.

Günde 25 bin adım.

*

Posta gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Rıfat Ababay...

Her gün 15 bin adım ata ata bitirdi kendini, o aslan gibi adam kuşa döndü, sadece bir tutam bıyık kaldı yüzünde...

Çetenin elebaşısı ve azmettiricisi tabii ki Hürriyet’in başyazarı Osman Müftüoğlu’ydu...

Her gün iWatch’unun, üzerinde 17 bin adım yazan ekranını yüzlerce insana postaladı...

Yazının Devamını Oku

Salı akşamı HALK TV’de beni şaşırtan bir ‘sayın’ hitabı

Geçen salı akşamı beni şaşırtan bir şey oldu.

Belki de “umutlandıran” demem daha doğru olur.

Halk TV’de ana haber bültenini sunan Özlem Gürses, Zülfü Livaneli’nin CHP içinde başlattığı tartışmayı anlatırken, kendisine bir mesaj gelmiş.

WhatsApp mesajını gönderen kişi MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter...

Ama dikkat...

Mesaj ona ait değil...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli gönderiyor mesajı...

Konu da ilginç...

Yazının Devamını Oku

Aramıza giren kara kedi için ilgili herkese teşekkür ilanı

Evet bu bir teşekkür ilanı...

Aslında bütün gazetelere, internet sitelerine vermek isterdim bu ilanı...

Çünkü arkasında öylesine güzel bir Türkiye hikâyesi var ki...

İmkânlarım bu kadarına el verdi. Köşemde yayınlıyorum.

“Üç beş iyi insan” dedim...

Bu yazı iyi insanlara ve onların çalıştığı kurumlara teşekkürdür...

Ama aynı zamanda, bu ülkede hep birlikte yarattığımız bir “hayvan sevgisi ve saygısı” hikâyesidir...

***

Hikâyemiz geçen yaz haziran ayında Beykoz’daki evimizin bahçesine, kül rengi hamile bir kedinin gelmesiyle başladı.

Yazının Devamını Oku

Günün tartışması... O gece bir Sezen Aksu konseri sonrası başlayan o tartışma

Artık siyasetin günlük dar avlularında “maltalara çıkmayı” bıraktığım için bu tartışmaya girmeye hiç niyetim yoktu.

Ancak önceki gün Nişantaşı’nda Kruvasan Kafe’de otururken, Zülfü Livaneli’den gelen bir mesaj üzerine, bir haksızlığı önlemek amacıyla yazıyorum bu yazıyı.



ZÜLFÜ LİVANELİ: ‘BU TARTIŞMAYI SEN BAŞLATMIŞTIN, SEN YAZMALISIN’

Zülfü Livaneli bana 1995’te yazdığım bir yazıyı hatırlatıyor ve “Sen bunu yazmıştın” diyordu...

Evet

Yazının Devamını Oku

Bir eski Türkiye düğünü ve Beatles’tan düğün şarkısı

Cumartesi akşamı İstanbul Hilton’un bahçesinde Türk medyasındaki en eski arkadaşlarımdan Mehmet Yılmaz’ın kızı Yasemin ile Alican Sepet’in düğünü vardı.

Küçük bir arkadaş ve aile grubu davetliydi...

Bizim kuşağın bir tür pandemi sonrası açılışıydı...

*

Kapıda bizi karşılayan Işıl ve Mehmet’i görünce gerilere döndüm. Mehmet’le uzun bir yol arkadaşlığımız var...

İkimiz de akademisyen kökenliyiz...


Yazının Devamını Oku

Yaşayan en büyük erkek düşmanından mükemmel olmayan bir erkeğe dersler

Bugün yaşayan feministlerin en radikali kimdir diye sorarsanız, cevabım şu olur: “Banko... Pauline Harmange...”

Kimdir o derseniz, tanıtayım size...

*

1994 doğumlu bir Fransız...

“Erkeklerden Nefret Ediyorum” adlı kitabın yazarı...



Yazının Devamını Oku

Mızıkçı başkan babalar için yerlerinizi şimdiden ayırtın

Yirmi birinci yüzyıl otoriter popülizm tarihine Amerika’dan geçen ikinci lider olan Brezilya Devlet Başkanı Bolsonaro’yu 22 Ocak 2019 günü işte bu cümleyle tanıtmıştım.

“Yeni lider için yerlerinizi önceden ayırtın...”

*

Seçildikten hemen sonra Davos’a geliyordu ve onun yapacağı konuşma merakla bekleniyordu.

Davos popülist ve otoriter liderleri dinlemeyi çok sever...



Yazının Devamını Oku