"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Bir kaybedenler kulübü üyesinin avunma halleri

İLK oyumu 22 yaşımdayken 1969 seçimlerinde verdim.

Oyum İşçi Partisi’neydi...

İçinde bulunduğum arkadaş grubunda durum o kadar lehimizeydi ki...

O gece ilk büyük düş kırıklığımı yaşadım.

*

Sondan bir önceki oyumu Fenerbahçe Kongresi’nde kullandım... Oy verdiğim aday orada da kaybetti...

Orada düş kırıklığına uğramadım.

Son oyumu 71 yaşımda geçen Pazar günü kullandım.

Oy verdiğim aday yine kazanamadı... Ama “Olsun” diyorum.

*

Çünkü...

- Oy verdiğim partinin adayının seçim meydanında çok net, çok açık söylediği şeylerden, herkesi kucaklayıcı tutumundan, laik bir Sünni Türk olarak, Muhafazakârlara, Alevilere ve Kürtlere yaklaşımından dolayı ziyadesiyle memnunum...

*

- Oy verdiğim partiyi destekleyen insanların seçim meydanlarına akmaları, değişim arzularını, en renkli, en modern, en cesur biçimde göstermeleri ve korku eşiğini aşmış olmalarından dolayı da ayrıca mutluyum.

-Bu kampanya sırasında gördüm ki, bu ülkede benim gibi düşünen, yaşayan, endişelenen insanlar hiç de öyle az değilmiş...

Bu da bana güven verdi.

*

- AKP ile MHP arasında kurulan ittifak bana iyi geldi.

Çünkü geçmişte söyledikleri sözlerin, geleceği esaret altına almasına izin vermediler.

*

-Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim kampanyası sırasında bizlere verdiği “Daha demokratik, daha adil, daha özgür bir Türkiye” sözü de bana umut verdi.

-

- “Sivas’ın ötesine geçemez” denilen CHP’nin Diyarbakır’ın içine girmesinin, Saadet Partisi ile omuz omuza yürümesinin, yarınların Türkiyesi için çok ama çok önemli bir manevi yatırım olduğuna inandım.

*

- TBMM’de bir koalisyonun ortaya çıkması, Devlet Bahçeli’nin “Millet bize denge ve denetim görevi verdi” demesi beni rahatlattı.

*

Yani arkadaşlar karalar bağlayacak bir durum yok...

*

Sadece ve sadece, oy verdiğim parti bir kere daha iktidar olamadı...

Yani Rabbim bana göğsü dik, kafası dik, başı ise dimdik bir “Kaybedenler Kulübü” azalığı vermiş.

 

KIDEMLİ BİR KAYBEDENDEN BEŞ GÜNLÜK ŞOK ATLATMA REÇETESİ

SEÇİM sonucu sizi duvara çaktıysa...

Kolunuzu kaldıramayacak kadar mutsuz ve endişeli iseniz...

İşte size 5 günlük bir “Oyver” modundan “Boşver” moduna geçme paketi.

 

KONUŞMADAKİ 4 CÜMLEDEN ŞUNU ANLIYORUM YANILIYOR MUYUM

Bir kaybedenler kulübü üyesinin avunma halleri

MUHARREM İnce’nin seçim sonrası ilk konuşmasından aldığım 4 not:

- BİR: Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “81 milyonun Cumhurbaşkanı olun” diyerek, bölme değil, birleştirme yolunda siyasete devam edeceği işareti verdi.

- İKİ: Seçimden önce “Size hep doğruları söyleyeceğim” demişti, seçim sonuçlarını kabul ederek verdiği sözü tutacağı işaretini verdi.

- ÜÇ: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kutladı, “Kutlamayı bilmeyenler yarışa girmemeli” diyerek gerekli durumlarda işbirliği yapabileceği sinyali verdi.

- DÖRT: Erdoğan’ın, “Bizde seçime katılım yüzde 90, başka ülkeler yüzde 40 katılımla seçim yapıyorlar” sözlerine destek verdi ve “Biz kendi işimizi kendimiz hallederiz” diyerek demokrasi yolunda atılacak adımlara destek vereceğini gösterdi.

 

MUTLU OLMAYAN TEK PARTİNİN ADI ‘SAADET’

- AKP, parti olarak çoğunluğu kaybetse de Cumhurbaşkanlığı’nı kazandığı için memnun...

- CHP ilk defa, 41 yıl sonra yüzde 30 barajını geçtiği için mutlu.

- MHP, “Dağıldı, grup bile kuramaz” derken, yüzde 12 ile kilit parti ve koalisyon ortağı olduğu için mutlu...

- HDP, adayı hapisteyken 67 milletvekili ile Meclis’e girdiği için mutlu.

- İYİ Parti, daha dün kurulduğu halde 43 milletvekili çıkardığı için mutlu.

- Kaderin cilvesine bakın ki, mutlu olmayan tek partinin adı ise “Saadet”...

Gençler için yeni Türkçesi ile yazayım:

“Mutluluk...”

 

O WHATSAPP MESAJI GELSEYDİ AYNI ŞEYİ YAPARDIM

MUHARREM İnce Fox TV’den İsmail Küçükkaya’ya gönderdiği “Adam kazandı” mesajının yayınlanmasına sitem etti. Gazeteci olarak söyleyeyim. Böyle bir anda böyle bir mesaj önüme gelse ben de aynı şeyi yapardım.

Gazetecilik refleksi bunu gerektirir.

Bir de Muharrem İnce’nin “Kaşar gazeteciler” lafını hiç sevmedim. Biliyor musunuz taraftar, hatta amigo gazetecilik de medya özgürlüğü kapsamına girer.

 

ASIL ŞİMDİ USTALIK DÖNEMİ BAŞLIYOR

ALLAH için...

- Hiç hazırlıksız, hatta oldubitti bir seçim kararı ile karşı karşıyaydı...

- Doların 5 liraya dayandığı günlerdi...

- Türk ordusu Suriye ve Irak’ta tam operasyonun ortasındaydı...

- Karşısına ilk defa güçlü ve meydanı alıp götüren bir rakip çıkmıştı...

Bu şartlarda bir kampanyayı neredeyse tek başına ustalıkla sürdürdü ve kazandı.

Ama asıl ustalığa şimdi ihtiyacı olacak.

İlk defa Meclis’te bir koalisyonu yönetecek.

 

GÜNÜN ANAHTAR UZLAŞMA KELİMESİ

SEÇİM kampanyası sırasında Muharrem İnce “81 milyonun cumhurbaşkanı olacağım” dedi...

Seçim sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, “81 milyonun cumhurbaşkanı olacağım” dedi...

İkisi de kulağıma çok güzel geldi.

 

NETFLİX VE BLUTV’DEN

- Ray Donovan dizisi. Dört sezon. Durmadan seyretseniz, 3 gününüzü kurtarır. Los Angeles’ta artistler dünyası, mafya falan harika bir dizi.

- Aquarius, 1970’lerde Charles Manson’un yükselişini ve ilişkileri anlatan harika bir dizi. İki sezon, en az 48 saatinizi kurtarır.

- Monty Python, 1970’lerin kült komedi skeçleri. Kara mizahın babası yani... Harika oyuncular kapkara bir mizah. En azından 48 saat uzaklaştırır sizi.

- Ruh Avcısı, 19’uncu yüzyıl sonunda çocukları öldüren bir seri katilin peşine düşen psikoloğun hikâyesi. Tek sezon, bir gecenizi kurtarır.

 

MÜZİKLE KAÇMAK İSTEYENE

- Spotify Ertuğrul Özkök “Afternoon Jazz”, “Smooth, Soft and Jazzy” “Adias Forever” ve “En romantik Türk şarkıları” playlistleri.

- Spotify: Kanat Atkaya “Yeni Dalgalar”, “Eighties”, “Escapism” playlist-
leri.

X