"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Bir kadın bir kadına 'ama sen de yükselmek için seviştin' derse

Dün önüme gelen en çarpıcı fotoğraf buydu.

Yürüme aleti sayesinde ayakta durabilen erkek, bundan 2 yıl öncesine kadar Hollywood’un en güçlü ve kudretli yapımcılarından biri olan Harvey Weinstein...

*

Yanında dimdik yürüyen kadın ise bugünlerde adından çok söz ettiren avukatlardan biri olan Donna Rottuno...

Cinsel tacizle suçlanan ünlü erkeklerin bugünlerde en büyük savunucusu o. Bir anlamda o durumdaki Amerikan erkeklerinin Kezban Hatemi’si...

Geçen hafta mahkemeden çıkarken çekildi bu fotoğraf...

Adam iki yılda bu hale geldi.

Bir kadın bir kadına ama sen de yükselmek için seviştin derse

Rottuno, bugüne kadar girdiği cinsel taciz ve tecavüz davalarından sadece birini kaybetmiş.

Harvey Weinstein’la ilgili davada savunmasını üç temel üzerine oturtacakmış.

BİR: Karşılıklı anlaşma sonucu yaşanan sevişmede davranış hatası olabilir ama bu bir suç değildir.

İKİ: Suçlamalara konu olan iki somut iddia var. Biri bir otel odasında oral sekse zorlama, öteki tecavüz. Ancak aradan çok uzun süre geçmiş ve hiçbir delil yok.

ÜÇ: En çarpıcısı da şu. Kadınlara diyor ki: Aradan bu kadar yıl geçmiş hiç sesinizi çıkarmamışsınız, hatta çeşitli yerlerde onunla birlikte görünmeye devam etmişsiniz.

Demek ki o ilişkiyi siz de “yükselmek için kullanmışsınız”.

*

Kadınlara ilk defa “Siz de yükselmek için seviştiniz...” denecek bir dava...

Ve bunu da bir kadın avukat söyleyecek...

*

İlginç bir dava olacak.

Ben her zamanki gibi kadınlardan yanayım... Ama burada durumum biraz karışık...

İki tarafta da kadınlar var.

HOCAM SİZİN EŞİNİZE SORSALAR NE DERDİ

En iyisi ben anlatayım, siz de hakemlik yapın.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, eşinin Selahattin Demirtaş’ın kitabından uyarlanan tiyatro oyununu seyretmeye gidişini eleştirenlere cevap vermiş.

Diyor ki:

“Benim eşim iyi eğitim almış, üniversite bitirmiş, masteri olan, doktorası olan bir Türk kadını. Benim eşim nereye gideceğini bilir.”

*

Ama İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Özden Zeynep Oktav öyle bir tepki vermiş ki...

İçimden “Dam üstünde saksağan” dedim...

Hatta, “Saksağan üstünde dam”...

*

Diyor ki Medeniyet Üniversitesi profesörü:

“Ekrem İmamoğlu’nun demecinden sonra profilimde yer alan Prof. Dr. unvanımı sildim. Unvanlar gelip geçicidir, esas olan vatanseverliktir...”

*

Vallahi hocam Ekrem İmamoğlu’nu eleştirebilir, yerden yere vurabilirsiniz ama ben buradaki alakayı hiç göremedim.

Hoca evli mi bilmiyorum ama mesela evli olsa ve bu alakasız sözleri eşine sorulsa acaba ne derdi?

“Eşim, okumuş, profesörlük almış bir öğretim üyesi. Ben ne diyebilirim ki onun dediğine...”

Başka ne diyebilirdi ki...

*

Ya da aynı üniversiteden bir başka öğretim üyesi de çıkıp dese ki:

“Aynı çatı altında çalıştığım bu arkadaşın tepkisini görünce ben de Medeniyet Üniversitesi unvanımı kullanmamaya karar verdim. Unvanlar geçicidir, önemli olan üniversitemizin prestijidir...”

*

Haksız mı olur...

MHP’DE DEVLET BAHÇELİ KANUNLARI YİNE İŞLEDİ

MHP Genel Başkanlığı’na geldiği günden beri dikkatle izlediğim Devlet Bahçeli’yi artık iyi tanıyorum.

Geldiği gün ilk işi “ülkücü mafya” olayını bitirmek oldu.

Geldiği günden beri etnik ve mezhep provokasyonuna hiç itibar etmedi.

Geldiği günden beri Atatürk’e, Cumhuriyet ilkelerine toz kondurmadı.

Geldiği günden beri başı açık-başı örtülü kadın ayrımı yapmadı.

Dün de partisinden belediye başkanı seçilmiş birinin kadın voleybol takımımıza dil uzatan o densizliği görünce gereğini anında yaptı, partisinden sildi.

MHP sözcüsünün açıklamasına dikkat edin, “Bu kararı genel başkanımızın talimatı ile aldık” dedi.

Bir kadın bir kadına ama sen de yükselmek için seviştin derse

EN ÇOK HASILAT YAPANLARIN BAŞINDA İKİNCİ TÜRK ÇİZGİ FİLMİ

GEÇEN hafta Türkiye’de sinemaya gidiş rakamlarını alınca beni çok sevindiren bir durumla karşılaştım.

Bir numarada “Rafadan Tayfa Göbeklitepe” isimli bir çizgi film var.

Üçüncü hafta sonunda 1.7 milyon seyirciye ulaşmış.

Tahmin ediyorum bu hafta 2 milyona yaklaşmıştır.

Sevindim, hem de iki-üç defa sevindim.

BİR:Kral Şakir”den sonra ikinci bir Türk çizgi filmi böyle bir başarı yakalıyor.

İKİ: Filmin konusu Göbeklitepe... Yani çocuklara arkeolojiyi anlatan bir film.

ÜÇ: Film TRT yapımı... Yani bizim vergilerimizle ayakta duran kamusal bir kurum.

Demek ki tarafgirlik yapmadığı zaman, hepimizin göğsünü kabartacak BBC tarzı işler yapabiliyorlarmış.

Bir kadın bir kadına ama sen de yükselmek için seviştin derse

O RAKAMLARI GÖRÜNCE BU FOTOĞRAFI HATIRLADIM

Gişe rakamlarının başında bir Türk çizgi filmini görünce bu fotoğrafı hatırladım.

Bir tarafta Apple mucizesini yaratan Steve Jobs...

Öteki tarafta bugün Amerika Birleşik Devletleri’nin en başarılı yöneticisi sayılan Disney’in vizyoner CEO’su Bob Iger...

Bu da Pixar’ın 7 milyar dolara Disney’e satışının simgesi... Pixar bugün dünyanın en büyük ve devrimci çizgi film üreticisi... “Star Wars” filmlerinin animasyon bölümleri için kurulmuştu. Steve Jobs, Apple’dan uzaklaştırıldıktan sonra bu şirketi alıp adını değiştirmiş ve dijital bir çizgi filmi üreticisi haline getirmişti.

“Toy Story”, “Monsters”, “Up”, “Cars” gibi olağanüstü gişe başarısı yapan filmleri üretmişti. Yani çizgi film tarihini değiştiren bir el sıkışması fotoğrafıdır bu.

Ve benim gibi çizgi roman, çizgi film tutkunları için çok sembolik anlamı vardır.

KATKIDA BULUNANLAR
Sayfa Editörü:
Firuzan Demir
Foto Editörü: Murat Şaka
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Uygulama:
Selma Songül Zengin

X