Bir cenneteki Süleymani'ye bakın, bir de bu manşetlerin atıldığı günleri hatırlayın

*

Bir cenneteki Süleymaniye bakın, bir de bu manşetlerin atıldığı günleri hatırlayın

Yapılan hesaplar açık.

Türkiye 10, bilemediniz 12 yıl sonra tam üye...

*

Ve şimdi geldik bugüne...

ABD Başkanı Trump, AB Ortadoğu’da daha aktif rol alsın diyor.

İran öyle diyor...

İçin için biz de öyle diyoruz.

Almanya Şansölyesi Merkel 24 Ocak günü Türkiye’ye geliyor.

Ve ben işte bu manşetlere bakarak fıtık olmuş boynumun verdiği sancıyla kendi kendime konuşuyorum.

İşler iyi gitseydi... Türkiye üzerine düşeni yapsaydı... Avrupa Birliği üzerine düşeni yapsaydı...

Bugün daha güçlü bir Avrupa... Daha güçlü ve demokratik bir Türkiye ve bölgede daha güçlü bir istikrar olmaz mıydı...

*

Öyleyse yanlış giden neydi...

Bence 24 Ocak günü kapalı kapılar ardında iki tarafın da bunu samimi şekilde konuşmasında bütün dünya için büyük yarar var.

SİZE TÜRKİYE KÜRTLERİNİN SEZEN AKSU’SUNU TAKDİMİMDİR

10 Ocak günü streaming platformlarına yeni bir albüm kondu. Rewşan’ın “Tov” adlı albümü...

Son yıllarda Türkiye’de dinlediğim en çarpıcı, en güzel albüm. Es geçeceğiniz bir tek şarkı yok.

“Ax Eman” harika bir şarkı...

Hele hele “Gulizara Min”, “Bawem”...

*

Yumuşacık şarkılar... İnsanla kavga etmeyen besteler... Hepimize çok akraba, çok dost bir ses...

Mükemmel bir müzik altyapısı... Olağanüstü enstrüman yorumları. Enstrümanlar, partisyonlar birinci sınıf...

Yer yer modernleşmiş çok hafiften bir dengbej çizgisi...

Ortadoğu gitmiş, o eski kadim Mezopotamya’yı iade etmiş bize...

Vurgulu sazları Mezopotamya... Klarnet Ege, Trakya... Gitar, ut bir araya gelince hafif bir madrigal hava.

Sanki İtalya’nın ortaçağına gidiyorsunuz.

*

Milli mi? Hayır milli değil. Ama tamamı yerli...

Milli kelimesinin yerle bir edilmediği yıllar Anadolu’sunun yerlisi yani...

Yeni bir Sezen Aksu var karşımda...

Bitlisli bir kız.

Abarttığımı sanmayın.

Dinleyin lütfen bu hafta sonu...

Ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız.

Bir cenneteki Süleymaniye bakın, bir de bu manşetlerin atıldığı günleri hatırlayın

REWŞAN’IN TOV’U NELER ANLATIYOR

Merak edip basın bültenindeki bilgileri okudum.

Şarkılar Kurmançi dilinde söylenmiş. Tov, tohum anlamına geliyormuş.

Kamuran Ali Bedirhan, Ferike Usiv ve Aram Tigran’ın şiirlerinden bestelenmiş.

Besteler Dr. Ahmet Kaya (Diyarbakırlı bir tıp doktoru) ve Mirady Doğan’a ait.

Aranjmanları ve müzik direktörlüğünü Hakan Gürbüz yapmış. Şarkılarda aşk, muhacir bir babanın kızına seslenişi, bir din önderinin nefsi ve inancıyla olan imtihanı anlatılıyormuş.

Katkıda bulunan herkesi çok kutluyorum.

Olağanüstü bir iş çıkarmışlar.

BİR YUNAN ŞARKISI

YENİ bir Yunan şarkısını dinliyorum.

Adı “Ena Lepto”. Christos Mastoras ve Dimitris Basis söylüyor...

Mastoras, bir süredir çok severek dinlediğim Melisses grubunun solisti.

Harika bir Akdeniz akordeonu ile başlıyor...

Beni bu berbat Ortadoğu’dan alıp Akdeniz’in, Ege’nin sakin bir kasabasına götürüp bırakıyor...

Bir cenneteki Süleymaniye bakın, bir de bu manşetlerin atıldığı günleri hatırlayın

EVET CEM VE SERENAY O AKŞAM BİRLİKTEYDİ

DÜN Hürriyet’te bir haber... Cem Yılmaz 27 Aralık Zorlu Touche’de “İbrahim Selim’le Bu Gece” programının kaydını yapmıştı.

Habere göre Cem Yılmaz o geceye Serenay Sarıkaya ile birlikte gelmiş, o programı kaydederken Sarıkaya kuliste beklemiş sonra birlikte çıkmışlar.

O gece ben de oradaydım.

Kayıttan sonra kulise gidip biraz sohbet ettim.

Cem bir gün önce geçirdiği alerjik reaksiyonu henüz atlatamamıştı.

Ama kuliste Serenay Sarıkaya’yı görmedim.

Programdan sonra çıkarken onları birlikte gördüm.

Nerede mi?

Zorlu Center’in duvarındaki dev afişte. Bir tarafta Cem’in öteki tarafta ise “Alice” müzikalinin Zorlu PSM’deki gösterilerinin afişleri yan yanaydı.

Bir cenneteki Süleymaniye bakın, bir de bu manşetlerin atıldığı günleri hatırlayın

MÜSLÜMAN’IN DÜNYADAKİ EN GÜZEL YÜZÜ BU ÇOCUK

EVET şahsi görüşüm bu.

Bugün dünyada Müslümanların en güzel yüzü kimdir diye sorarsanız...

Cevabım banko Hasan Minhaj olur.

Netflix’teki “Patriot Act” programı “night show” kavramını değiştirdi.

Sempatik mi sempatik... İnanılmaz bir dinamizm ve genç dil...

Amerika’yı eleştirirken, Müslümanları da mizahına dolayan, onlara da dokunduran harika bir mizah...

Yaşlılık, obezite, öğrenci harçları gibi sosyal konuları alıp müthiş bir mizahla sistemi eleştiren bir zekâ...

Bütün dünyada iyi Müslümanlarla müthiş bir dayanışma duygusu...

Son hareketi de Mesut Özil’e harika bir destek atmak oldu. Netflix’te 2019’un son programını yaparken yaptığı özete, Mesut Özil’in Uygur Türkleri için attığı tweet’i de koydu.

Cıvıl cıvıl, dinamik, en fazla kendiyle alay eden bu çocuğa hayranlığım her geçen gün daha da artıyor.

KATKIDA BULUNANLAR
Sayfa Editörü: Firuzan Demir
Foto Editörü: Murat Şaka
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Ugulama: Selma Songül Zengin

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Yeni başkandan sonra Dışişleri Bakanı da Maçakızı'ndan çıktı

Evet bildiğimiz Türkbükü’ndeki Maça Kızı’ndan...

Daha doğrusu Maçakızı’nın kurucu ortağı Sahir’in İstanbul’daki yalısından.

Arkasında çok güzel bir hikâye var ama önce dün gece gelen haberle başlayayım.

ABD’nin yeni başkanı Biden dün sabaha karşı Dışişleri Bakanlığı’na kimi getireceğini açıkladı.

Bakanlığa getireceği isim Antony Blinken’miş...

Şimdilik sadece şunu söyleyeyim.

ABD Dışişleri Bakanlığı’na bir gitarist geliyor.

Ama önce dün sabaha karşı bu haberi okuduğumda ilk aklıma gelen şeyi yazayım...

Yazının Devamını Oku

Demir Lady mi güçlü yoksa Çelik Kraliçe mi

İngiliz sarayını anlatan “Crown” dizisinin son bölümünü, tabii yine çok severek izledim.

Bu sezonun bana en ilgi çekici gelen bölümü, sonlarda Kraliçe Elizabeth ile Başbakan Thatcher arasındaki konuşmaydı.

*

Falkland savaşını kazanan, yaptığı radikal reformlarla İngiliz ekonomisini düze çıkarmak üzere olan Thatcher, bunlara rağmen popülaritesini kaybetmiş, artık partisi içinde zayıflamıştır.



Partisi istifa etmesini istemektedir.

Yazının Devamını Oku

Yarın o haritada Ankara tuşuna basınca ne çıkacak

2019 yılında Lady Gaga’nın o harika caz konseri için Las Vegas’a gittim.

1. Dördüncü gidişimdi. Bugüne kadar bana kimse orada bir “Mob Museum” olduğunu söylememişti.

Yani bir “mafya müzesi”nin...

Bu müze 14 Şubat 2012 günü açılmış. Bina 1933 yılında yapılmış ve uzun yıllar Las Vegas posta bürosu ve mahkemesi olarak hizmet vermiş.



Yani Las Vegas mafyasının üyeleri bu binadaki mahkeme salonunda yargılanmış ve mahkûm olmuş.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp grupları çorabı delik kareyi niye çok sevdi

Bu fotoğraf bize bir WhatsApp grubundan geldi.

İlk gören eşim Tansu’ydu...

Altında şu yazıyordu:

“En sağdaki Prof. Uğur Şahin, aşıyı bulan biliminsanı. Almanya’da çekilmiş. Kucaktaki kardeşi diş hekimi, ayakta çorabı delik olan modacı olmuş.”

*

Evde hepimiz ilk bakışta çok sevdik bu kareyi.

Tansu çok etkilendi ve Instagram hesabından paylaştı.

Ancak bir süre sonra bir izleyicisinden şu notu aldı:

“Fotoğraf 1975’de Düsseldorf’a göçmüş bir aileye ait...”

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi'nin minberindeki hayalet

Yanan Vaniköy Camisi’nin yeni yöneticisi Uğur Vanioğlu camiyi teslim alırken bir sayfalık ayrıntılı bir devir teslim belgesini imzaladı.

Belgenin adı “Mülhak Vakıflar Devir Teslim Tutanağı”...

Bu tutanağı görmedim
ama eski tutanaklardan
bildiğim bir şey var.

Bu tür vakıf devir teslimlerinde her şey madde madde yazılır.

Neler mi?

Caminin işletme defteri.

Yazının Devamını Oku

Patlamayan şampanya patlayan bir gazoz ve...

Pazar günü Formula 1 final törenini izliyorum...

Lewis Hamilton bu yarışın İstanbul ayağını da kazanmış ve yarışma tarihine yeni bir rekor yazmış.

Bu yarışı, 7’nci defa kazanıp, Ferrari efsanesi Michael Schumacher’in rekorunu egale etmiş.

Yani Formula 1 tarihinde çok özel bir gün...

*

Bütün dünyanın gözü Türkiye’deki pistte yapılacak ödül töreninde...

Herkes Formula 1’in geleneksel şampanya patlatma seansını bekliyor.

Ama o ne?

Gazoz patlıyor...

Yazının Devamını Oku

Kozmik odadan çalıp açık kürsüden satmak

O günü hayatım boyunca unutmayacağım...

Bir bahane uydurularak Türk ordusunun en gizli kalması gereken bölümünün kapıları kırılarak içine girildi.

Girdikleri yer “Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı”ydı.

Orası neresi mi...

Ülkemiz işgale uğrarsa, vereceğimiz kurtuluş savaşında hangimizin nerede görev alacağını, hangi silahın nerede gömülü olduğunu, nasıl haberleşeceğimizi gösteren planlar ve isimler...

*

Hepsi tek tek çalındı.

Bir savaş halinde işgalci düşmana karşı vereceğimiz savaşın, yani beka savaşının bütün şifreleri, planları çalındı.

Ve kopyalandı...

Yazının Devamını Oku

Acil koduyla çağrılan bir 'balarısı haritası'

Son 72 saatte Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden gelen mesajları alt alta yazıyorum.

Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu ve dedi ki:

Önümüzdeki aylarda öngörülebilir, kolay erişilebilen yargı sistemi için adımlar atacağız...”

*

Bu cümlelerin ne anlama geldiğini ise iki gün sonra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül açıkladı.

Bir kere daha benim şahsi zabıtlarıma geçmesi için en önemli maddelerini yazıyorum.

*

“Yargı, hiçbir kişi, kurum veya merciden emir, talimat, tavsiye, telkin almaz. Hiç kimse ve Adalet Bakanlığı da dahil olmak üzere hiçbir kurum yargı yetkisini kullanan mahkemelere vekâleten konuşamaz.”

*

Yazının Devamını Oku

Bir 'evet ama yetmez'cinin 18 aylık dolar kayıtları

Bundan 18 ay önce 31 Mayıs 2019 günü yazdığım yazının başlığı şuydu:

“Ben de tarihe ‘Yetmez ama evet’çi olarak mı geçeceğim...”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir gün önce Külliye’de “Adalet ve Yargı Reform Paketi”ni açıklamıştı...

Cumhurbaşkanı o gün Türkiye’ye ve bütün dünyaya şu mesajı vermişti:

“Olağanüstü hal hukuku dönemi kapanıyor...”

*

Cumhurbaşkanı o gün Adalet Reformu’nu “9 Amaç” başlığı altında toplamıştı.

Konuşmasında şu cümleleri dikkatle not almıştım.

*

Yazının Devamını Oku

Covid-19 aşısını bulan ekibin üçüncü kişisini de tanıyalım

Türkiye 10 Kasım günü Atatürk’ü anarken, İngiltere’nin en önemli gazetelerinden The Times’ın kapağında da karıkoca bir Türk çiftin fotoğrafı vardı.

1) Özlem Türeci ve Uğur Şahin...

Bu iki isim, şu an dünyayı sarsan, ekonomileri durduran, milyonlarca insanın hayatına ve işine mal olan COVID-19 virüsüne karşı ilk etkili aşıyı bulan insanlardı...

Yani onlar antibiyotiği bulan Alexander Fleming kadar önemliydi.

O nedenle haklı olarak dünyanın önde gelen bütün medya kuruluşlarının manşetindeydiler...

2) DÜN NAVTEX İLAN EDİLİRKEN MANŞETTEKİ O ÜÇÜNCÜ KİŞİ

ANCAK bu buluşun üçüncü bir kişisi daha vardı ki, onu manşetlerde fazla görememiştik...

Bazılarımız yabancı televizyonlarda rastlamıştı ama bu üçlü arasındaki ilişkinin en renkli ve sembolik kısmını görememiştik.

Yazının Devamını Oku

Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

Ne şu ne bu...

Ne şunun gidişi ne bunun gelişi...

Bugünün en büyük haberi COVID-19 virüsüne karşı yüzde 90 etkili aşının bulunması...

Buluşun arkasında bir Türk kadını ile bir Türk erkeğinin bulunması da milletçe bonusumuz...

Aşı bulundu ve herkes gözünü piyasalara, borsalara dikti...

Tabii ki yükseldi...

Ama bana göre hayata dönüşün ilk harika işareti başka yerden geldi....

Live Nation’dan...

Yazının Devamını Oku

Emine Hanım'dan Sezen'e Ajda'dan Tarkan'a en sevdiğimiz Timur şarkıları

Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan’ın mesajını da görünce, dünden beri şu sorunun cevabını arıyorum...

Son yıllarda adını çok az duyduğumuz Timur Selçuk nasıl oldu da, şu bölünmüş ülkede sağdan sola hepimize hayır duası okuttu?

İşçilerle 1 Mayıs şarkısını, ODTÜ öğrencileri ile Deniz Gezmiş’e ithaf edilen şarkıları söyleyen bir sanatçı, nasıl olur da Emine Erdoğan’ın gençliğinin de şarkıcısı olabilir?

Olabiliyormuş demek ki...

*

Bu ülkede pek çok insanın kafasında bir Timur Selçuk şarkısı vardır.


Yazının Devamını Oku

Önce 2 telefon geldi sonra da bu fotoğraf

Hani bir milletvekilinin Türkan Şoray için sarf ettiği o süfli cümleler vardı ya:

“Çamuriyetçi, HDPKK’cı, Amerikancı, İsrailci, emperyalist işbirlikçisi...”

Aynen böyle demişti...

*

Yazının çıktığı gün bir milletvekili aradı.

AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı’ydı...

O gün yazımı okuduktan sonra Türkan Hanım hakkında o sözleri söyleyen milletvekilini aramış ve bu sözleri tasvip etmediğini söylemiş.

Telefonda bana Türkan Hanım hakkında çok güzel şeyler söyledi.

“O mülakatı ben de okudum. Ben de sizin gibi düşünüyordum. Ülkesine, halkına derin sevgiyle bağlı büyük bir sanatçının ince duyarlılığını gördüm. Halkımız onu hem insanlığı hem de muhteşem oyunculuğu ile gönlüne yerleştirmiştir.”

Yazının Devamını Oku

48 saat boyunca uykusuz kalmama değen bir itiraf

İki gün boyunca uykusuz kaldım... Çünkü Amerikan seçimlerini izledim...

Bu 48 saat boyunca uykusuz kalmama değecek çok önemli bir anı canlı izleme imkânım oldu.

Popülist bir liderin itiraf anını... Size o anı anlatmak istiyorum.

*

Sandıklar kapanmadan önce, yani oylama devam ederken ABD Başkanı Trump kendi kampanyasını yürüten ekibin merkezini ziyaret etti.

Orada kampanya sırasında çalışan insanlara teşekkür etti...

Önce şu gözlemimi aktarayım.

Trump

Yazının Devamını Oku

O gece arka koltuktaki kadın nereye kayboldu

Anlatacağım gerçek olay aynen şöyle cereyan etti...

Taksi şoförü 20 yaşlarındaki kadın müşterisini aldığında hava kararmak üzereydi...

Yolcunun verdiği adrese geldiklerinde ise hava iyice kararmıştı...

Şoför taksimetreyi durdurup müşteriye döndüğünde şaşırıp kaldı...

Arka koltukta kimse yoktu...

Oysa kapının açılıp kapandığını duymamıştı...

Ayrıca o açmadan kapıların kilitleri açılmıyordu...

Şoför durumu bağlı olduğu şirkete bildirdi.

Yazının Devamını Oku

Ayda bebeği ve Elif bebeği kim kurtardı

Ki kurtardı, canlı yayında hepimiz seyrettik.

Önce Kadıköy Belediyesi’nin bir görevlisi... Bir kova taşıyıcısı, o sesi duydu...

Herkesi uyardı...

Sonra Tunceli  AFAD’dan bir görevli bebeğin yanına indi...

Büyük bir sevgiyle elini tuttu Ayda bebeğin...

Hemen yanında Manisa Belediyesi’nden bir görevli vardı...

Bir jandarma görevlisini gördük o arada...

Biraz ileride Bursa Belediyesi’nden bir başkası...

Yazının Devamını Oku

Gece saat 01:00... Bizim evde alt kattan gelen çığlık

Pazar akşamı evde hepimiz ağır bir günün gecesinde, içimizde İzmir hüznü odalarımıza çekilmişiz...

Saat 01.00 civarı...

Alt kattan aniden bir çığlık geliyor...

Koşuyoruz...

Torunum Zeynep, ağzında maskesi ile haykırıyor...

“Kurtuldu... Yaşasın İdil kurtuldu...”

Kendim kadar eminim... Aynı an, Türkiye’nin dört bir yanında evlerden aynı sevinç çığlıkları yükseliyordu...

*

Sonra sabah oldu...

Yazının Devamını Oku

Depremden bir hafta önce önüme gelen papyonlu adam

1948 yılının ekim ayında bir gün...

Tahminen 5 veya 6 Ekim günü...

İzmir’in Kordon Boyu’ndan geçen bir otomobil fotoğrafta gördüğünüz bu binanın önünde durur...

Şoförün yanındaki kapı açılır, yuvarlak gözlüklü, papyonlu ve ince yapılı bir adam iner...

Biraz sonra binanın önünde kendisini karşılayanlarla birlikte bu pozu verecektir...

Bu fotoğraf karesi 72 yıl arşivlerde kaldıktan sonra bu yıl eylül ayında yayınlanan bir kitapta gün yüzüne çıkacaktır.

Kadere bakın ki, bu kitap, İzmir’de cuma günü yaşanan depremden bir hafta önce

Yazının Devamını Oku