Beyoğlu’nun yeni kadın profili ne

GEÇEN çarşamba öğleden sonra, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ile İstiklal Caddesi’ni Tünel’den başlayıp Taksim’e kadar yürüdük.

Gördüğüm insan profili şuydu.

Beyoğlu’nun yeni kadın profili ne***

- Evet Arap turist ve Suriyeli göçmen sayısında belirgin bir artış vardı.

Ama şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim.

Blucinli ve şortlu kadın sayısı, başı örtülü, geleneksel kıyafetli kadın sayısından çok fazlaydı.

- Çok daha önemli gözlemim ise şu.

Ortadoğu ve Arap ülkeleri kökenli başı örtülü kadınların yürüyüş ve davranışları da çok rahat görünüyordu.

- Taksim civarındaki restoranlarda sadece kadınlardan oluşan çok sayıda masa gördüm.

Beyoğlu, muhafazakâr kadını da özgürleştiriyor gibi bir duyguya kapıldım.

***

İşte size yeni Beyoğlu’ndan gözlemlerim.

Ama tabii bunlar çok şahsi gözlemler.

SOKAK MÜZİSYENLERİNİN FATİH AKIN FİLMİNDEN FARKI

BEYOĞLU müzisyenleri deyince aklıma Fatih Akın’ın o harika “Crossing the Bridge” belgeseli geliyor.

O filmde Beyoğlu müziğinin muhteşem kozmopolitliği çok güzel anlatılmıştı.

Geçen çarşamba rastladığım sokak müzisyenlerinin büyük kısmı Ortadoğu kökenliydi.

Sanki Kürt kökenli ve Batı müziği tarzı müzisyen azalmış gibiydi.

İzlenimim, çeşitlilik azalsa da, Beyoğlu müzikteki kozmopolit özelliğini koruyor.

Beyoğlu’nun yeni kadın profili nePAN FLÜTÇÜ DERSİ

- ARALARINDA pan flüt çalan bir Romanyalı da vardı. Aklıma Paris yıllarımda dinlediğim Gheorghe Zamfir geldi. O çalarken fotoğraf çektirmek istedik. Ancak o sırada, teypten playback çaldığı yaylı sazlılar kısmı gelmişti.

Biz flütü ağzına almasını istedik, ama reddetti ve bekleyin dedi. Bekledik ve tekrar flüt kısmı gelince öyle fotoğraf çektirdik.

NARMANLI HAN’DAN İLK FOTOĞRAFLAR

EN merak ettiğim yerlerden biri Narmanlı Han’dı...

Bu bina uzun zamandır kapalı duruyordu ve içinde neler yapıldığı pek dışarı yansımıyordu.

Burasını gözümde önemli kılan şey tarihi yapısı kadar Ahmet Hamdi Tanpınar’ın orada yaşamasıydı.

Başkan Ahmet Misbah Demircan hanın kapılarını ilk defa benim için açtırdı.

Beyoğlu’nun yeni kadın profili ne

İçeride bambaşka bir dünya oluşmuş.

Güzel bir restorasyon uygulanmış.

İç fasadın renkleri çok güzel olmuş.

Pencere kepenkleri ise “Osmanlı yeşili” adını verdikleri bence çok güzel neftiyle koyu arası bir yeşil olmuş.

İçeride çok güzel restoran mekânları yaratılmış.

Belli ki avlu büyük bir canlılık yaşayacak.

Bir de terasından bakınca İsveç Konsolosluğu’nun bahçesi ve arkada Topkapı’nın görünümü harika.

İç mekânın fotoğrafları ilk defa benim için çekildi. 

Karar sizin...

AVLUYA KİMİN KEDİLİ HEYKELİ YAPILIYOR

BU arada bir haber.

Avluya üç heykel konulacak.

Aliye Berger, Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ın heykellerini Mimar Sinan Üniversitesi’nden Neslihan Pala yapıyor. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın heykelinin yanına iki de kedi koymayı unutmamış.

Bankta oturan Tanpınar ve kedileriyle fotoğraf çektirilebilecek.

Beyoğlu’nun yeni kadın profili neEMEK’E GELENLERİN YÜZDE KAÇI ORADAN

BEYOĞLU ziyaretimizin en tartışmalı bölümü tabii ki Emek Sineması’ydı...

Pasajın giriş bölümünü beğendim.

Ben yaşamayan mekânların korunmasının mümkün olmadığını düşünenlerdenim.

İçeride modern bir düzenleme yapılmış.

Ayrıca ana salon da iyi restore edilmiş.

Biz oradayken bir tiyatro oyununun provası vardı.

Emek Sineması’nın altına küçük ama çok modern salonlar yapılmış.

Bu arada sinemanın yöneticisi, çok sevdiğim Yüksek Sadakat grubunun eski üyelerinden Cemil Demirbakan olmuş.

Sinemaya gelenler hakkında bir anket düzenlemişler.

Gelenlerin yüzde 40’a yakını Cihangir ve Beyoğlu civarında yaşayanlarmış.

Geriye kalan bölümün yüzde 15’i de Beşiktaş ve Şişli tarafından geliyormuş.

Yani sinemanın güçlü bir yerel müşterisi var.

TRAMVAY VE AĞAÇLAR KALKIYOR MU

BAŞKAN Demircan kesin bir teminat olarak şunları söyledi:

- Yolun altyapısı tamamen yenileniyor. Su, atık su, kanalizasyon, elektrik ve internet yapısı tamamen alta alınıp yenileniyor.

- Tramvay yolu yenileniyor. Çünkü tramvayın yarattığı titreşim yüzünden yol hep bozuluyormuş. Şimdi titreşim emen bir sistem yerleştiriliyormuş. Ağaçlar da yerine konacakmış.

TAKSİM CAMİSİ’NİN YÜKSEKLİĞİ NE VE İMAMI KİM OLACAK

BEYOĞLU’nun karakterinin değişmesi ile ilgili en büyük eleştirilerden biri Taksim Meydanı’na yapılacak olan cami.

Ahmet Misbah Demircan, “Bence bu çok yanlış bir düşünce. Buraya gelen insanlar, karşıdan baktığında cami ve kiliseyi birlikte görecek. Bundan güzel bir mesaj olabilir mi” diyor.

Yapılacak caminin yüksekliği oradaki kilisenin kubbesinden yüksek olmayacakmış.

Ayrıca caminin altına bir Mevlevihane yapılacakmış. Bu aynı zamanda yabancılara da Mevlevi gösterilerinin yapılacağı bir yer olacakmış.

“Bunun için bu camiye çok özel bir imam atayacağız” diyor.

Beyoğlu’nun yeni kadın profili ne

BEYOĞLU BARİSTALARI HAKKINDAKİ PUANLARIM

İFLAH olmaz bir kahve düşkünü olduğum için yeni Beyoğlu’nun kahve profili de önemliydi.

- Starbucks: Her zaman Starbucks’tır. Son zamanlarda yoksul bölgelerde dükkân açma stratejilerini hayranlıkla izliyorum.

Beyoğlu’ndaki de favorilerimden.

- Coffeeshop Company: Emek Sineması girişinde. Şefinin kahve bilgisi çok iyi. Baristası kadın. Bana bugüne kadar pek bilmediğim Viyana usulü kahve demlediler. Çok iyiydi.

- Mandabatmaz: Beyoğlu’nun en tanınmış geleneksel Türk kahvesi markası. Türk kahvesine düşkün değilim. Ama harikaydı. Yanında getirdikleri kuru kayısı da mükemmeldi.

BEYOĞLU 360’IN TAHTA PERDESİNİN ARKASI

ZİYARETİN sondan bir önceki durağı Tarlabaşı’ında “360 projesinin” uygulandığı yerdi.

Sık sık önünden geçtiğim büyük panolarla önü kapanmış bölgenin inşaat alanına girdik.

Orada gerçekten güzel bir doku oluşmaya başlamış. Gelecek yıldan itibaren ilk bölüm tamamlanacakmış.

Bu arada sağ taraftaki büyük Ermeni kilisesi ve Rahibe Okulu binası korunmuş ve restore edilmiş.

Gerçekleşmesi imkânsız gibi bir projeydi. Ama büyük iş başarılmış.

SONUÇ

BEYOĞLU BİTİYOR MU, YENİDEN Mİ DOĞUYOR

ÜZERİMDE şöyle bir baskı da vardı.

Yakın çevremde önem verdiğim birçok insan “Beyoğlu’nun artık karakterini kaybettiği” düşüncesinde.

Bazılarının gözünde Beyoğlu Kemancı, Hayal Kahvesi, Yakup, Çiçek Pasajı ve Nardis’ten ibaret.

Oysa Beyoğlu çok büyük bir bölge.

Yatak sayısı 45 bine ulaşmış ve doluluk oranı, öteki bölgelerden daha yüksekmiş.

Başkan Smart-
Beyoğlu
adını verdiği bir dijital harika ve kullanım sitesi yaratmış.

Buna göre bölgede 100’den fazla sanat galerisi var.

Benim gördüğüm Beyoğlu büyüyor ve çok daha kozmopolit bir karakter kazanıyor.

Fransız düşünürü Edgar Morin “Gerçek medeniyetler ancak kozmopolit toplumlardan çıkar” diyordu.

Evet Beyoğlu yakın çevremizdeki insan profilini genişletiyor.

BENİM MAHALLENİN ENDİŞESİ

YAKUP, CAZ KULÜPLERİ İÇKİLİ MASALAR BİTİRİLİYOR MU

ESKİ Beyoğlu müdavimlerinde bu yönde çok kuvvetli bir yargı var.

Bence Belediye Başkanı Demircan bu insanları biraz daha fazla dinlemeli.

Çünkü, İstanbul’un bu modern kültürünü kaybeden bir Beyoğlu eski Beyoğlu olamaz.

BAŞKANIN DUYGUSU

CİHANGİR BANA OY VERMİYOR AMA OLSUN

BAŞKAN Ahmet Misbah Demircan: “Cihangir’e çok yatırım yapıyorum. Sokakları düzenliyoruz. Sık sık oraya gidiyorum. Bazen kötü laf bile yiyorum. Oradan yine de oy alamıyorum. Ama olsun.”

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

 

X

Ombudsman kardeşim biraz geri çekil reklam yapacağım

Reklam yapacağım ama reklam olmasın diye şirketin adını vermeyeceğim...

Nasıl olsa bir yerde görürsünüz...

*

Şöyle başlıyor...

Bir evde genç bir çift...

Bir kutu tonbalığı konservesi açıp harika görünen bir salata yapıyorlar...

Sonra genç adam konserve kutusunu gösterip konuşuyor:

“Yaaa hakikatten çok güzel... Adamlar yapmışlar...”

Yazının Devamını Oku

Türkiye bu işitme engelli Afgan kızına ne öğretti

Bugün size yerel kıyafetleri içinde hapishane demirlerini kıran bu genç kızın hikâyesini anlatacağım.

Bunu çizen kızın adı Sara Barakzay...

Afganistan’ın ilk kadın çizgi romancısı...

Adını ilk defa dün Guardian gazetesinde gördüm.

Ben onun hakkındaki bu haberi okurken, Türkiye’de gazetelerin, internet haber sitelerinin, haber televizyonlarının bir numaralı gündemi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı İnsan Hakları Reform Paketiydi...

İkisinin aynı güne gelmesi benim için çok anlamlı bir sürpriz oldu.

Çünkü bu çizginin Türkiye’ye uzanan bir ucu var.

Nedenini anlatayım.

Yazının Devamını Oku

Kendini Sharon Stone sanan ve kedilere bulaşan bir erkek

Bu hafta kayda geçirdiğim dizinin adı şu:

“Don’t F...k With Cats...”

“Kedilere Bulaşma: İnternette Katil Avı...”

*

Üç bölümlük dizinin girişinde ‘Buradaki kişiler hayal mahsulüdür’ diye bir yazı yok. Dizideki her kare gerçek...

Mekânlar gerçek.

Olaylar gerçek...

Ve en önemlisi...

Yaşanan bütün vahşet gerçek...

Yazının Devamını Oku

İlginç bir soru: Pülümür ve Fatih'te neler oluyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2023 yılına kadarki görünümünü kökten etkileyebilecek “reform tasarısı”nı bugün açıklayacak.

Adalet, demokrasi ve insan hakları reformu...

Tabii bu reform aynı zamanda ifade ve haber alma özgürlüklerinin de çerçevesini çizecek...

İşte böyle bir günde ben de size Türkiye’nin “haber coğrafyasını” anlatan bir çalışmadan söz edeceğim.

*

Hürriyet İnternet’in eski yöneticisi Emre Kızılkaya dün ilginç bir çalışmanın sonuçlarını açıkladı.

Kızılkaya ve arkadaşları 2 hafta boyunca Türkiye’de yayınlanan 1.1 milyon haberi inceleyip analizini yapmışlar.

Türkiye’de 19 ulusal, 165 ise yerel TV kanalı var...

Devlet kontrolünde ise 13 TV kanalı bulunuyor...

Yazının Devamını Oku

67’nci dakikada Mesut’suz Fenerbahçe daha mı Mesut

Erol Bulut, Mesut Özil gibi uluslararası bir starı maçtan kulübeye aldı. Böylesine cesur ve kritik kararı alan bir teknik direktörün maçın geri kalanı için yeni bir hikayesi olmalıydı. O hikaye gol olarak geldi.

Böyle bir derbiye klasik mantıkla, rasyonel bir değerlendirme yapmak mümkün değil. O yüzden maç boyu gözlemlerimi anarşik biçimde alt alta yazıyorum...

Göreceksiniz ki, bu bir uzman yazısı değil, hepimizin maç sırasında aklımıza gelen düşüncelerden ibaret olacak bu.

BİR KERE DAHA GÖRDÜK DÖRT ÜÇTEN BÜYÜKTÜR

1- Trabzonspor yıllar önce bileğinin hakkıyla kırılmaz denilen ‘Üç Büyük takım’ zincirini en zayıf halkasından kırıp ‘Dört Büyük Kulüp’ karesini, futbolun yeni fotoğrafı olarak kafamıza yerleştirdikten sonra ‘derbilerin’ de anlamı değişti. Ben dahil kimse bir derbi sonucu hakkında önceden rahatlıkla kehanette bulunamadık. Bu maçta öyleydi.

2- Şaşırtmayan, heyecanlandırmayan derbilere alışmıştık. Bu derbi de öyle olacak derken, maçın 67’inci dakikasından sonra beklemediğimiz bir heyecan geldi.

ÖZİL’İ GÖREVDEN ALANIN YENİ BİR HİKAYESİ OLMALIYDI

3- 67’inci dakika önemliydi. Çünkü Fenerbahçe Teknik Direktörü çok az teknik direktörün yapabileceği bir şeyi yaptı. mesut Özil gibi uluslararası bir starı maçtan kulübeye aldı.

4- Böylesine cesur ve kritik kararı alan bir teknik direktörün maçın geri kalanı için yeni bir hikayesi olmalıydı. O hikaye gol olarak geldi.

Yazının Devamını Oku

Guy Ritchie ile o kırmızı halıda neler gördüm

Önceki akşam şahsi Beyoğlu tarihimin çok önemli bir günüydü.

Yıllarca önünden geçtiğim efsanevi Atlas Sineması yeniden açılıyordu.

*

Atlas Sineması’nın açılış tarihi 1948...

Yani benimle aynı yaşta sayılır...



Yazının Devamını Oku

İki 'kız arkadaşın' birbirine verdikleri 'çarşaf' sözü

Bir yanda Ayşe Kulin...

Çok satan kitaplara imza atmış bir yazar...

Başı açık...

Duruşu, tarzı ile kendine özgü...

*

Öteki tarafta Ayşe Böhürler...


Yazının Devamını Oku

Reform için küçük adalet için çok büyük bir cümle

Dün sabah arka arkaya önüme üç haber geldi... Üçünü alt alta yazınca, dördüncü unsur olarak yazının başlığındaki soru aklıma geldi.

Gelen haberler şunlardı:

*

SABAH HABER 1: Biden yönetiminin CIA’in başına getireceğini açıkladığı William Burns yaptığı açıklamada Çin’i “otoriter düşman” olarak niteledi.

Bu kavramı ilk defa işitiyorum... Demek ki artık dünyanın gündeminde “otoriter düşman” diye yeni bir kavram olacak.

*

SABAH HABER 2: İspanya geçmişin acımasız diktatörü Franco’nun son heykelini de indirmiş.

Franco

Yazının Devamını Oku

Elimize değmeyen, görmediğimiz para ile 190 milyar lira harcıyoruz

Son zamanlarda kendi çevremde, teknoloji çevrelerinde, bankacılık çevrelerinde, çok sık duyduğum üç kelime var.

“FinTech”, “Bitcoin” ve “Blockchain”...

İtiraf edeyim, üçünün de ne olduğunu tam olarak bilemiyorum.

Oysa bunlar giderek günlük hayatımıza şuradan buradan girmeye başladı.

Özellikle de “FinTech...”

Belki inanmayacaksınız, aramızdan 2 milyon insan bu teknoloji üzerinden alışveriş yapıyor. Pandemi sırasında online ödemelerde çok öne çıktı.

Bu ödeme sistemi hayatımızın belki de en önemli kavramlarından birini yavaş yavaş tarihe gömüyor.

Parayı...

Yani bir zamanlar cebimizde en çok gördüğümüz şeyi artık görmüyoruz.

Yazının Devamını Oku

Dönekler ve hainler yeni bir sayfa açıyor

Şerefli bir “dönek”, gururlu bir “hain” olarak yine sahalara dönüyorum.

Hem de iki yüksek yerden aldığım izinle...

Biri “devlet başkanı”ndan...

Öteki “patron”dan...

İkisi de bana “Döneklik ve hainlik artık bütün dünyada şerefli bir payedir. Çık göğsünü gere gere halkın arasına gir” dediler.

Dün gece sabaha karşı cep telefonuma Deadline Hollywood haber sitesinden bir haber düştü.

ABD’nin eski başkanı Barack Obama ile ABD’nin en büyük rock şarkıcısı Bruce Springsteen Spotify üzerinden ortak bir podcast’e başladılar

Yani yaptıkları sohbeti şarkı gibi Spotify üzerinden streaming olarak yayınlıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Cübbeli: Biri bana beleş bilet verirse ben de Mars'a giderim

1) Bu hafta sonu en büyük eğlencem Cübbeli Ahmet’in Mars “parodisiydi”...

Vallahi dinlerken yıkıldım...

Bir kere daha söylüyorum...

Cem Yılmaz pandemi dolayısıyla çekilince, stand-up sahnesi Cübbeli Ahmet Hoca’ya kaldı...

Yani kavuk ona geçti...

Allah için o da acayip bir performans sergiliyor...

Geçen hafta iki gelişme oldu.

Geçen perşembe akşamı NASA Mars’a

Yazının Devamını Oku

Dolunay ve kurt yüzyılı kapandı ekinoks ve cadı yüzyılı açılıyor

Önceki gün bir streaming platforma konan yeni “cadı” filmi “Discovery of Witches” bir “ekinoks” günü başlıyor.

Ekinoks, her yıl gündüz ile gecenin eşit olduğu güne verilen isim.

*

Yılda iki ekinoks var...

Biri 21 Mart ilkbahar ekinoksu...

Öteki ise 23 Eylül sonbahar ekinoksu...

Sözünü ettiğim cadılar dizisi bir sonbahar ekinoks günü başlıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Dikkat Kardashian'ın poposu başımıza büyük bir iş açabilir

Bugün cumartesi... O nedenle siyaseti bir yana bırakıp ciddi bir konuya giriyorum...

1. Ülke olarak başımızda büyük bir sorun patlamak üzere...

Ve bu sorunun adı “Brezilya poposu...”

Ama yavaş yavaş bu deyimin yerini “Kim Kardashian poposu” alıyor.

*

Bunun ilk işareti de dün İngiliz Guardian gazetesindeki tam sayfa bir haberle geldi...

Üstelik haberi New York Times gazetesi de duyurdu...

Diyeceğim “Kardashian’ın poposu” deyip dudak bükmeyin, konu ciddi konu.

*

Yazının Devamını Oku

Girit formülü ile yeniden 'takıma dönüş' fotoğrafı

Biliyorsunuz artık iyi bir “Savunma Bakanlığı internet sitesi” uzmanıyım.

En iyi okuduğum şey de bakanlık sitesine konan fotoğraflar...

Bu etkileyici fotoğrafı da dün Savunma Bakanlığı’nın web sitesinde gördüm.

*

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın makamını ilk defa bu kadar geniş bir kadrajla görüyoruz.

Fotoğrafta bakanın sağında Türk bayrağı, solunda ise NATO bayrağı görünüyor.

Arkada ise bir Atatürk portresi var.

Zaten sitenin sayfası da sol üste bir Atatürk fotoğrafı ile açılıyor.

Yazının Devamını Oku

'82'ncimiz gibi' bir şehir hakkında bilmediklerimiz

Türkiye’nin 81 vilayeti var...

Bir de “82’nci gibi” olanı...

Bir Türkiye şehri değil, ama bir Türk şehri gibi olmaya doğru hızla gidiyor.

Burası Suriye sınırları içindeki Afrin...

Bilmiyordum, meğer Türkiye bir süre önce bazı yabancı gazetecileri Suriye içinde Türk ordusunun kontrolündeki Afrin’e götürmüş.

Giden gazetecilerden ilk yazı dün New York Times’ta yayınlandı.

Bu şehir hakkında bilmediğimiz bazı şeyleri bu yazıdan öğrendim.

Ve öyle bir yazı ki...

Yazının Devamını Oku

Liberal arkadaş söyle bana bu 3 maddenin neyini tartışacağız

Günlerdir Ayasofya imamının sözlerini konuşuyoruz.

Nereden üzerine düştüyse durup dururken bir anayasa tartışması başlattı...

Allah’tan ne Cumhurbaşkanlığı, ne iktidar partisi ne de Diyanet bu tartışmaya girdi...

Ama baktım bugün muhalif diye bilinen bazı eski liberal yazarlar da “Anayasa’nın değişmez maddelerini tartışamazsak buna demokrasi denmez” demeye başladılar

Ben de diyorum ki:

İyi hadi gelin tartışalım... Tartışalım da neyi tartışacağız...

*

Madde 1 diyor ki: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir...

Bunu mu tartışacağız?

Yazının Devamını Oku

CHP oylarımı bölmezse gelecek seçim iktidarım

Cumartesi akşamı Muharrem İnce aradı. Yalova’da oğlu ile birlikteymiş.

Tabii ki konu, onun için yazdığım şu sözlerdi:

“Seçim gecesi üç-beş saati yönetemeyen bir siyasetçi bir partiyi 360 gün nasıl yönetecek...”

Allah için Muharrem İnce’nin rahmetli Süleyman Demirel’e benzeyen bir tarafı var.

Alınmıyor, kızmıyor, küsmüyor...

Türk siyasetinde artık unutmaya başladığımız güzel bir meziyet bu.

Neyse, hemen söze girdi:

“Seçim gecesi için bana haksızlık ediliyor”

Yazının Devamını Oku

Yeni Türkiye'nin yeni fenomeni: VIP köpek

Evet başlıktaki ifade yanlış değil. “V.I.P Köpek”...

Türkiye’de geçen hafta V.I.P köpekler dönemi açıldı.

Size bu haberin hikâyesini ve perde arkasını yazayım.

*

Son yıllarda Türkiye’de en beğendiğim yeni markalardan biri Les Benjamins...

Gümüşhane kökenli bir ailenin çocuğu olan Bünyamin Aydın’ın yarattığı bir giyim markası.

Başlarda “Ottoman Punk” tarzı deniyordu.

Lüks sokak modasının önde gelen isimlerinden biri oldu.

Özellikle fesli James Dean desenleri falan bütün dünyada tutuldu.

Yazının Devamını Oku

Tam 60 yıldır hayır dediğim bir anayasal düzende yaşıyorum

Bakın şu gerçekleri alt alta yazdığımda, kendi açımdan ne kadar tuhaf bir durum ortaya çıkıyor.

- 73 yaşımdayım...

- Bugüne kadar oy verdiğim hiçbir parti iktidara gelemedi.

- Bugün “Türkiye Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi” sitesine girip TC Anayasası yazdığım zaman karşıma çıkan metnin üzerinde şu yazıyor:

“Kanun numarası: 2709

Kabul tarihi: 18/10/1982”...


Yazının Devamını Oku

İlk Türk 'Cacabey'i üzerine birkaç mütevazi tavsiye

Devlet Bahçeli “astronot” kelimesine Türkçe karşılık olarak “cacabey”i teklif etti.

Güzel isim ama itirazım var.

İngilizce veya başka Hint Avrupa dillerinde telaffuzu sorun yaratabilir.

“Kakabey” olarak söylenir ve bu da yanlış anlamalara yol açar...

Onlar eğlenir biz üzülürüz...



Yazının Devamını Oku