GeriErtuğrul ÖZKÖK Başkan ben alkolik miyim
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Başkan ben alkolik miyim

BABAM iyi bir rakı içicisiydi. Tuhaftır Yeşilay adını ilk ondan duymuştum. İçmeyen insanlar için “Yeşilaycı” derdi.Eh ben de aile geleneğini devam ettiren, babam kadar olmasa da içen biriyim. Ama başta kızım ve torunlarım almak üzere, çevremde herkese alkolün iyi bir şey olmadığını söyleyecek kadar da sorumluluk sahibiyim.Hatta bir zamanlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Sizinle alkol karşıtı bir kampanyada görev almaya hazırım” demişliğim bile vardır.Geçen pazartesi günü İstanbul’da Sepetçiler Kasrı’nda Yeşilay Başkanı Prof. Mücahit Öztürk’le buluşup sohbet ettik. Çocukluğumdan beri Yeşilay’la ilgili kafamda birikmiş soruları sordum.Bu arada Yeşilay’ın son yıllarda çok başarılı işlere imza attığını da söyleyeyim.Şu anda dünyada 50’den fazla ülkede çalışmaları var.

SADECE 20 MİLYON TÜRK LİRAMIZ VAR

Yeşilay, elindeki bütçenin en büyük kısmını neyle mücadeleye ayrılıyor?

“Çok kısıtlı bir bütçemiz var. Bütün bu yaptıklarımızı neredeyse 20 milyon liraya yakın bir parayla yapıyoruz... Kızılay gibi bir gelirimiz, mal varlığımız, bir kan bankamız yok. Bazı bağışlarımız var...”

TÜRKİYE’NİN İLK DÖRT BÜYÜK SALGINI NEDİR

BİRİNCİSİ çok ciddi anlamda sigarayla ilgili sıkıntımız var.

Ve kötü haber şu: Bu konuda birçok ülkeden çok kötüyüz.

*

İKİNCİ sırada, dünyayla paralel bir şekilde madde kullanımında artış var.

İyi haber: Bu alanda dünyaya göre iyiyiz. İslam ülkelerinin birçoğuna göre iyiyiz.

Kötü habere gelince, bu konuda da artış var.

*

ÜÇÜNCÜ sırada hepimizin evlerinde ve elimizin altında olan çocukları özellikle geleceğiyle ilgili tehlike olan teknoloji, yani internet bağımlılığı var. Türkiye’de ve dünyada teknoloji bağımlılığını ilk gündeme getiren Yeşilay oldu.

*

DÖRDÜNCÜ sırada ise kumar konusunda da sıkıntı var. Bu yıl kumarla ilgili büyük bir çalıştay düzenleyeceğiz.

AMAN SAKIN OKULA GİDİP EĞİTİM VERMEYE KALKMAYIN

En büyük sorun nedir?

“Eğitim sıkıntısı. Şimdi size şaşırtıcı gelecek ama biz şunu diyoruz. İster polis, olsun, ister öğretmen, hatta Yeşilaycı... Aman kimse bugünkü haliyle okula gidip kimseye ders vermeye kalkmasın. Ben şimdi gidip anasınıfındaki çocuğa aman sigara içme mi diyeceğim. Alkol kullanmayın mı diyeceğim. İlkokuldaki çocuğa uyuşturucu madde kullanmayın mı diyeceğim. Bu bir eğitim değil. Tam aksine çocuğa gösteriyorsunuz, uyuşturucuyu, sigarayı öğretiyorsunuz. Üstelik öyle kelimelerle anlatıyorsunuz ki çocuk merak ediyor. Önce nasıl eğitim vereceğimize karar vermemiz lazım.”

ALKOL TÜRKİYE’NİN BİR NUMARALI SORUNU DEĞİL

“Yeşilay deyince herkesin aklına içki geliyor. Sigara bile gelmiyor. Alkolle ilgili Türkiye’de sorun var ama çok büyük bir ‘alkolizm’ yok ülkede. Tabii ki bazı insanların bir numaralı sorunu alkol. Yani alkoliklerin.”

Başkan ben alkolik miyim

YEŞİLAY’I KUVA-Yİ MİLLİYE RUHUNA SAHİP 21 KİŞİ KURDU

Başkan Yeşilay’ı kim kurdu? Alkol düşmanları mı?

“Türkiye’de çoğu insan böyle biliyor. Yeşilay denince aklına bu geliyor. Ama Yeşilay’ın ilginç bir kuruluş hikâyesi var. İstanbul İngiliz işgalindeyken Mazhar Osman Hoca, yani Türkiye’de psikiyatriyi kuran insan atıyor ilk adımı.”

İşgal altında neden bu geliyor aklına?

“O gün, kimsenin maddeymiş, alkolmüş, sigaraymış çok uğraşabileceği bir zaman değil. İngiliz işgalinde Türkiye, buralarda gemiler falan var. Ama işte hocanın vizyonu bu. Şunu düşünüyor: ‘Bunlar bizim çocukları bozacaklar. Sevkıyat yapıyorlar. Gençler, zaten savaş zamanı sıkıntılar var. Biz diyor bir dernek kuralım’.”

Kimlere diyor bunu?

“Şeyhülislamı yanına alıyor. O zamanın önde gelen liderlerini, hukukçularını yanına alıyor. 21 kişi bir araya geliyor ve böyle bir cemiyet kuruyorlar. Vahdettin’in onayıyla 5 Mart 1920 günü Hilal-i Ahdar kuruluyor.”

KENDİSİ İÇKİ VE SİGARA İÇEN ATATÜRK DE YEŞİLAYCIYDI

Peki padişah gittikten sonra ne oluyor?

“Cumhuriyet kurulduktan sonra Atatürk 1934’te burayı kamu yararına dernek haline getiriyor.”

Yani kendisi içki ve sigara içen Atatürk Yeşilay’ı daha da geliştirme kararı alıyor?

“Evet. İsmet İnönü başbakan. O dönemde ülkemizin bağımlılık sorununa bakış açısını gösteriyor. Düşünün o gün dünyada kimsenin kafasında böyle bir bağımlılık sorunu falan yok. Biz bunu anlattığımız zaman dünyada insanlar şöyle bir kalıyorlar. Kaç yıl önce böyle bir şeyi kurum haline getirmek. Hele böyle devletin önünü açtığı bir sivil toplum kuruluşu haline getirmesi müthiş bir ufuk.”

Başkan ben alkolik miyim

HERKES YEŞİLAY’I ‘AYYAŞLA’ MÜCADELEDEN İBARET SANIYOR

Benim küçüklüğümden beri bildiğim şu. Yeşilaycı denince içki içmeyen insan akla gelir. Yani alkole karşı kurulmuş bir kurum.

“O zaman alkol ön planda ama tütün ortaya çıkınca tütünün zararları daha anlaşılmaya başlayınca, arkasından işin içine madde, uyuşturucu filan girince Yeşilay bu bağımlılıklarla mücadele bağlamında;
biz bütün bağımlılıklara karşı mücadele edelim diye bir vizyon ortaya koyuyor. O anlamda eski olarak, dünyadaki tek sivil toplum kuruluşu.”

ARTIK İNTERNET BAĞIMLILIĞINI DA UYUŞTURUCU GİBİ GÖRÜYORUZ

Alkol ve içkiden başka hangi bağımlılıklar sizin mücadele alanınız içinde?

“Var tabii. Alkolle başladık. Arkasından tütün gelmiş. Sonra dünyanın başına daha büyük bir bağımlılık belası gelmiş. Madde bağımlılığı. Var tabii. Geçen yüzyıldan devraldığımız kumar. Ve şimdi giderek felaket haline gelen teknoloji-internet bağımlılığı... Onu da aldık mücadele kapsamına. Çünkü giderek çok büyük bir bağımlılık haline geliyor.”

GİDİP İMAMLARA ŞUNU SÖYLÜYORUZ

“Anne-babalardan sonra şimdi silahlı kuvvetlere girdik. Askerlere, Milli Savunma Bakanlığı’yla. Diyanet’te imamlara veriyoruz. Uyuşturucu kullanınca nereye müracaat edilir. Ne yapılır. Çocuk dövülmez, sövülmez, bağırılmaz, evden kovulmaz. Bunları da öğrensinler diye.”

‘UYUŞTURUCU KULLANIM YAŞI DÜŞÜYOR’ HABERİ DOĞRU DEĞİL

“Uyuşturucuya karşı eğitimi ortaokul ve lise olarak yapıyoruz. Bu arada bir yanlışı düzelteyim. Basında sık sık ‘Uyuşturucu kullanım yaşı düştü’ diye yazılıyor. Bu çok abartılıyor. Biz bir eğitim modeli geliştirdik. Bu model Birleşmiş Milletlerce de örnek gösterildi. 800’e yakın rehber öğretmeni eğitime tabi tuttuk. Rehber öğretmenlerde gittiler kendi şehirlerindeki rehber öğretmenleri eğittiler. Milli Eğitim Bakanlığı ile bir protokol yaptık. Anaokulundan itibaren çok bilinçli bir eğitim veriyoruz. 10 milyon çocuğa eğitim verdik.”

HER İÇKİ İÇEN ALKOLİK, HER SİGARA İÇEN BAĞIMLI MIDIR

“Her alkol alan bağımlı olmuyor. Günde 3 kere hafta da 2 kere sigara içen var ama sigara bağımlısı değil. Teknolojiyi doğru dürüst kullanan birçok insan var ve bağımlı değil.”

Öyleyse bağımlılık ne?

“Bağımlılık eşittir bir hastalık artık. Bunun tartışması yok. Bağımlılık bir hastalıksa demek ki bununla ilgili beyinde bir mekanizma var. Bir ödül sistemi var. Dopaminerjik dediğimiz bir sistem var. Siz o ödül sisteminin nasıl çalıştığını bilmiyorsunuz. Her alkol alan alkolik olmuyor ama sizin ödül sisteminizde bir sıkıntı varsa bir kere deneyince

bile bağımlılığa adım atmış oluyorsunuz.”

BAĞIMLI ÇOCUKTAN GELEN İLK İŞARET NEDİR

“BİZİM elimizdeki verilere göre bir çocuğun uyuşturucu ile ilgilenmeye başlamasının ilk işareti okula devamsızlık. O nedenle okul yönetimi ile aileler çok iyi işbirliği içinde olmalı. Çocuk sizin bilginiz dışında devamsızlık yapıyorsa hemen takibe almalısınız.”

TEDAVİDE BAŞARILI OLMANIN ÜÇ ETKENİ

BİR: Tedaviyi kendi isteyenlerde daha iyi sonuç alınıyor.

İKİ: Tedaviyi yarıda kesmeyip sonuna kadar gidenlerde kesin daha iyi sonuç alınıyor.

ÜÇ: Çok ilginçtir, eğer bu çocuk veya gençse, tedavi sırasında babası da onunla geliyorsa, öyle durumlarda daha iyi sonuç alınıyor.

GÜNÜN TESTİ

ALKOLİK VEYA BAĞIMLI MI OLDUĞUNU NASIL ANLARSIN

Hocam şimdi kendimi ortaya koyup bu işi daha somut bir hale getirelim. Ben aşağı yukarı her gün içki içiyorum. Dozunda kaldığımı sanıyorum. Ben alkolik miyim?

*

BİR: İçki veya başka bir bağımlılık yapan maddeyi içmeden, kullanmadan duramaz hale geleceksin.

Allah’a şükür bende o yok hocam.

*

İKİ: İçki veya bu madde hayatının merkezinde olacak. Yani her an onu düşüneceksin.

Allah’a şükür o da bende yok hocam. Hatta sıkıcı memleket meseleleri bile daha fazla kurcalıyor kafamı.

*

ÜÇ: Onu bulmak, almak, temin etmek için arayacaksın, gideceksin, bulacaksın.

Allah’a şükür o da yok bende. Zaten bir şekilde o geliyor.

*

DÖRT: Aldığın günlük miktar giderek yetmeyecek, daha çok isteyeceksin.

Tam aksine giderek azaltma eğilimindeyim.

*

BEŞ: İçkiyi veya öteki bağımlılık yapan maddeyi almadığın zaman kendini kötü hissedeceksin. Fizyolojik veya psikolojik olarak onu yeniden almak için çaba sarf edeceksin.


Hayır bu da katiyen yok.

*

ALTI: Bu bağımlılık, sosyal, mesleki ve aile hayatınızı etkileyecek. Yani okula gidemiyor olacaksınız. Okulda dersleriniz düşecek. İşinizi artık yapamıyor olacaksınız. Geç gitmeye başlayacaksınız. Evde sorunlar olacak. Çocuklarımızla, eşinizle problem yaşayacaksınız.

 

Öyleyse test sonucunuzu alayım hocam. Ben alkolik miyim?

“Önce şunu söyleyeyim. Normalde hiçbir bağımlı ben bağımlıyım demiyor.
Bir önceki aşamayı söylüyor. İkincisi,
aldığı miktarı hep daha az gösterme eğilimi var. Biz bunlara ‘Kötüye kullananlar’ diyoruz. Kötüye kullananlar da müthiş bir bağımlılık adayı.”

TEST SONUCU

TEST SONUCUNA GÖRE ‘SOSYAL İÇİCİ’YMİŞİM

Benim durumum hocam? Onu merak ediyorum.

“Verdiğiniz cevaplara göre siz ‘sosyal içici’ kategorisindesiniz.”

Öyleyse iç rahatlığı ile devam edebilir miyim?

Biz bu konuda radikal gidiyor ve diyoruz ki hepsinden uzak durun. Alkolden de uzak durun...”

Yani sosyal içici de olmayın mı diyorsunuz?

“Aynen öyle diyoruz. Sosyal içici de olmayın. Akran eğitimi dediğimiz, yani sizi böyle alışkanlıklara yönlendirebilecek akranlarınızla ilgili eğitimde hep şunu söylüyoruz. Merak edebilirsiniz merak insanın doğasında olan bir şeydir. Ama bunu merak ettiğinizde bunun kötü karşılığının olacağını mutlaka bilin. Ölüm bile olabilir. Çünkü aşırı dozdan gidersiniz.”

BİR GÜN TANSU’NUN YANINA BU KIYAFETLE OTURACAĞIM

Bu tür çalışmalar şunu gösteriyor. Sigara içmeyen insanlar da tehdit altında. Çünkü artık çok iyi biliniyor ki yanınızdaki insanlar sigara içiyorsa siz de “pasif içici”siniz.

Yeşilay buna dikkati çekmek için bir astronot yarattı. Astronotların uzayda giydiği giysiler içindeki birisi duraklarda, maçlarda yanınıza gelecek. Ben de aynı şeyi bir gün bizim evde giyeceğim.

 

X

Bu karedeki tek farkı bulun çünkü tarihi işte o insan yazdı

Geçen çarşamba Berlin’in Tempelhof Havaalanı’nda açılan olağanüstü bir sergiyi geziyorum...

Ama size önce bu serginin açıldığı mekânı anlatayım.

Tempelhof Havalimanı bugün boş ve neredeyse metruk devasa bir bina...

1923’te inşasına başlanmış ama Hitler döneminde totalitarizmin anıtsal bir binası haline gelmiş. Yani Nazi ruhunun dolaştığı hayalet bir hangar burası...

İşte burada “Diversity United” isimli, Türkçe’ye “Birleşik Farklılık” olarak çevrilebilecek bir sergi açıldı.

Daha doğrusu sınırlı bir bienal diyebilirsiniz.

*

Avrupa’nın 34 ülkesinden 90 sanatçının eseri sergileniyor.

Aralarında

Yazının Devamını Oku

Aziz Nesin’in, Cem Yılmaz’ın ülkesi neden artık gülmüyor

1) Öyle bir çağdayız ki artık duygusal planlama yapmak mümkün değil...

Dün Türkiye, yanan ormanlarına, kaybolan canlarına, çaresiz hayvanlarına...

Ve bir de o ormanlar, oradaki canlılar için hayatını feda eden genç çocuğumuza ağlarken, ben Almanya’nın Bayreuth şehrinde Wagner’in “Die Walküre” (Valküreler) operasını seyrediyordum...

*

Türkiye’den ayrılırken, ülkem tatil yapıyordu...

Ve bir anda o duygusal tatil bitti...

Operanın her arasında insanlar bir önceki sahneyi konuşurken, ben Türkiye ile konuşuyordum...

Dün geceden beri o görüntüler gözümün önünde...

Bir de

Yazının Devamını Oku

Hâlâ rüyamda kendimi o koltukta görüyorum

Almanya’nın en büyük gazetesi Bild’in eski genel yayın yönetmeni ile Gökova’nın Börtübet Koyu’nda yaptığımız sohbet devam ediyor. Bugünkü konumuz “yeni hayat...”

Kai Diekmann ayrıldıktan sonra dijital dünyaya geçti. Artık “Story Machine” adlı, Almanya’nın en büyük sosyal medya içerik yönetim şirketinin hissedarı. Yeni bir hayatı var. Almanya’nın birçok ünlü kişisinin sosyal medya hesaplarına içerik üretiyor. Artık o eski güçlü insan değil, ama dijital alemin krallarından biri...

*

Bugün onunla yeni hayatı üzerine konuşacağız... Eskiden neler kaldı, neler geçip gitti... Özledikleri, özlemedikleri... Hiç pişman olmadıkları, çok pişman oldukları... Altmışlı yaşlarına giderken hayata yeni bir bakış...

*

Almanya’da iki güçlü insanın dönemi kapanıyor... Kai Diekmann Bild’in başından ayrıldı... Merkel de ayrılmaya hazırlanıyor... Karşınızda Türkiye’nin büyük dostu yeni Kai Diekmann...

1) SONUNDA DYLAN’IN ŞARKISINDAKİ GİBİ OLDUM, MASAM YOK, KENDİ KAHVEMİ YAPMAYI BİLE ÖĞRENDİM

ERTUĞRUL ÖZKÖK:

Yazının Devamını Oku

Genel yayın yönetmenliğimin bittiğini bir soruyla anladım

Kai Deikmann...

Bundan 4 yıl öncesine kadar Merkel’den sonra belki Almanya’nın en kudretli insanıydı...

16 yıl boyunca genel yayın yönetmenliğini yaptığı “Bild” gazetesi, 5 milyon tirajı ile Avrupa’nın en büyük gazetesiydi...

Dijital yayını ile her gün 22 milyon Alman vatandaşına ulaşıyordu.

Attığı bir manşet Almanya Cumhurbaşkanı’nın istifasına yol açmıştı...

*

Dünyanın belki en güçlü genel yayın yönetmeni Diekmann 2017 yılında o koltuktan kalktı...

Bugün 57 yaşında...

Uzun yıllar Hürriyet’in de yönetim kurulu üyeliğini yaptı...

Yazının Devamını Oku

‘Düşman’ gazeteciyle 18’inci delikte çok gizli bir buluşma

1)“18’inci delik” bir golf deyimi...Golf sahalarında ya 9 ya 18 delik bulunuyor. Bugünkü hikâyemiz işte orada, 18’inci deliğin başında geçiyor...

Önce olay yeri keşfi yapalım... Dünyanın en meşhur golf kulübü, herhalde, Amerika’nın Florida eyaletindeki Mar-a-Lago Golf Kulübü’dür... Çünkü burası ABD’nin eski başkanı Donald Trump’ın sahibi olduğu bir yer... Daha önemlisi Trump başkanlığı boyunca orasını “Kışlık Beyaz Saray” olarak tanımlıyor...

Kulübün 500’e yakın üyesi var...

Trump burayı kendine merkez olarak seçtikten sonra giriş aidatı 150 bin dolardan 250 bin dolara çıktı...

Bu golf kulübünün çok özel ve öteki alanlarından ayrılmış bir bölgesinde Trump’ın malikânesi var.

Bu yapı, Florida’nın en büyük üçüncü, bütün Amerika’nın ise 20’nci en büyük malikânesi olarak biliniyor. Ancak kulübün yakın geçmişinde kötü bir olay var.

Çocuk tacizi ve tecavüzü nedeniyle girdiği cezaevinde intihar eden Epstein de bu kulübün üyesiymiş.

Kulüp üyelerinden birinin kız çocuğunu taciz edince üyelikten çıkarılmış.

Yazının Devamını Oku

Neden herkes bir zamanların en kötü adamına konuşuyor

CHP Genel Başkanı’nın eşi Selvi Kılıçdaroğlu, Armağan Çağlayan’ın YouTube kanalının konuğu olmuş.

Oradan öğrendim...

Selvi Hanım’ın hayalindeki meslek gazetecilikmiş...

Çubuk’ta eşine yapılan linç girişiminin onu çok üzdüğünü söylüyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’na “Eve yemeğe gelmeyeceğini” söylemediği zaman kızıyormuş.

Çok insani bir sohbetti ve baştan sona keyifle izledim.

*

Bu yayını izlerken, Armağan Çağlayan’ın programına kimlerin çıktığını bir düşündüm...

Hiçbir yerlere çıkmayan

Yazının Devamını Oku

Bir düğün gecesinden kaç COVID-19 pozitif çıkar ‘Dört Nikâh Bir Cenaze’ mi

Amerika Birleşik Devletleri’nin Oklahoma eyaletinde bir düğünden sonra 18 kişide COVID-19 Delta varyantı görülmüş. Peki Türkiye’de bir düğünden kaç COVID-19 pozitif çıkar?

Google’da bir arama yaparsanız karşınıza 24 Ağustos 2020 tarihli bir haber çıkıyor:

Bursa’da bir düğüne katılanlar arasında 42 kişide COVID-19 vakası saptandı...

Bu soruyu sormamın nedeni şu. Türkiye’de düğün mevsimi açıldı... Geçen yıldan ertelenen 300 bin düğünle birlikte bu yıl 900 bin düğün bekleniyor... Yeni vaka sayısı önceki gün itibarıyla 10 bine yaklaştı.

Bu durumda şu soruları sormamız da normal:

- Bir düğünden...

- Bir siyasi parti toplantısından

- Bir bar gecesinden

- Bir toplu yemekten

Yazının Devamını Oku

Pandemi, 60 üstü bir Beyaz Türk’ün ömrünü kaç yıl daha kısalttı

Biliyorum, şu güzel bayram gününde böyle bir sorunun ne manası var diyeceksiniz...

Çok haklısınız...

Hele hele benim gibi “Hayat varsa ölüm yoktur” diye düşünen bir insanın durup dururken bu soruyu sorması ve keyfimizi kaçırması çok manasız. Ama kızmayın. Ben sadece piyanistim...

Soruyu ben sormuyorum, o nedenle bana ateş etmeyin...

Dün New York Times’ta okudum.

Pandemi bir buçuk yıl içinde Amerikan halkının ortalama ömrünü 1.5 yıl kısaltmış...

2019’da yeni doğan bir çocuğun ortalama ömür beklentisi 78.8 iken, 2020 sonunda bu rakam 77.3’e inmiş...

*

Yazının Devamını Oku

Rumeli sahilinde ceketli bir heykel ve onun ceketsiz ölen büyük şairi

Şu günlerde “memleket meselesi” yazmamanın kıymetini daha iyi anladım.

Hatta “siyaset” yazmamanın Allah’ın bana bahşettiği bir güzellik ve fırsat olduğunu düşünmeye başladım.

*

Türk dilinin en büyük şairlerinden Orhan Veli 14 Kasım 1950 günü İstanbul’da öldü...

Bugün Aşiyan Mezarlığı’nda yatıyor.

Onun Rumelihisarı sahilinde bir heykeli var...

Üzerinde ceketle otururken temsil edilmiş...

Oysa dün öğrendim ki, Orhan Veli ceketsiz ölmüş...

Bunu da dün

Yazının Devamını Oku

15’inde dünyanın en güzel çocuğu 66’sında Gandalf

Dünya sinemasının en önemli eserlerinden biri İtalyan yönetmen Visconti’nin “Venedik’te Ölüm” filmiydi...

Thomas Mann’ın çok sevdiğim aynı isimdeki novellasından çekilen film, hayatım boyunca beni en çok etkileyen sanat eserlerinden biriydi...

*

Nasıl olmasın ki...

- Yazarı Thomas Mann...

- Yönetmeni Luchino Visconti... “Leopar”ı da çeken insan...

- Baş oyuncu Dirk Bogarde...

İngiliz sinemasının büyük oyuncusu...

- Kadın oyuncu

Yazının Devamını Oku

First class koltuğunda, havyarlı, şampanyalı, bir kavanoz yolcu

Geçen hafta cuma günü Los Angeles’tan kalkan bir uçağın first class mevkisindeki bir koltuğa Louis Vuitton bir çanta kondu.

Pilot anons yapınca, çantanın kemerleri bağlandı.

Sivil havacılık tarihinin belki de en tuhaf yolculuğu işte böyle başladı.

Kavanozun içinde ise Türkiye’de de iyi tanınan, dünya starı bir yolcu...

Zsa Zsa Gábor...

*

Gábor, 18 Aralık 2016 günü Los Angeles’taki Ronald Reagan UCLA Medical Center Hastanesi’nde öldü.

Öldüğünde 99 yaşındaydı... Vasiyeti üzerine yakılarak külleri bir kavanoz içinde Los Angeles’taki Westwood Mezarlığı’na kondu.

Ancak

Yazının Devamını Oku

Yani erkek dediğin: Zampara ve iyi sevişen bir makarnacı mıdır

Şurası kesin...

Pandemi sırasında Marcello Mastroianni’yi yeniden keşfettik.

Bu yıl Türkiye’de ve dünyada 1960’lı yılların İtalyan filmlerini seyretme modası var...



Dino Risi, Ettore Scola, Fellini, Vittorio de Sica gibi popüler yönetmenlerin anlattığı o İtalya hepimize çok tanıdık geliyor... Seviyoruz o İtalya’yı...

*

Yazının Devamını Oku

Ben barın bu tarafında kaldım, barmenim 3 milyarlık patron oldu

Evet ben hâlâ barların bu tarafındayım, barmenim ise 3 milyarlık patron oldu.

TL değil, 3 milyar dolarlık patron...

Yanda gördüğünüz fotoğraf 3 yıl önce İstanbul Tünel’de “Soho House”da çekildi.

Barın müşteri tarafında ben varım.

Karşımdaki barmenin adı ise Nick Jones...

Gördüğünüz gibi gayet mütevazı ve sempatik bir ifadeyle bana içki servisi yapıyor.

Kendisi, Pink Floyd hayranı, rock’çı bir arkadaşımızdır.

Yazının Devamını Oku

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı 19 Temmuz Cinderella Bayramı

Bu şahane fotoğraf Andrew Lloyd Webber’in son müzikal oyunu “Cinderella”dan bir sahne...

Lloyd Webber, 20’nci yüzyılın en büyük müzikal bestecilerinden biri...

*

18-19’uncu yüzyıl ve 20’nci yüzyılın ilk çeyreği opera dönemiydi...

Yirminci yüzyıl ise müzikaller çağı oldu...

Webber geçen yüzyıla damgasını vuran “Cats” ve “Phantom of the Opera” müzikallerinin yazarı...

Şimdi de onun yeni eseri “Cinderella” sahneleniyor... Fotoğrafını gördüğünüz bu oyunun, İngiltere’nin COVID-19 tarihinde çok önemli bir yeri olacak.

İngiltere 19 Temmuz yani bu pazartesi günü normal hayata geçişini ilan edecek.

Yazının Devamını Oku

Bu duvara iyi bakın: yıkılışı Berlin Duvarı kadar önemli

Manchester şehrinin güneyindeki Withington bölgesi polisi geçen pazartesi sabahı çok sayıda vatandaştan şikâyet telefonu aldı...

Vatandaşlar, şehrin bir binasının duvarına çizilen graffitiyi şikâyet ediyordu.

Çünkü o duvar graffitisinde üç isim hakkında ırkçı ifadeler ve çizimler vardı.

Hedefteki üç isim şunlardı:

Marcus Rashford, Jadon Sancho ve Bukayo Saka...

Bu üç kişi İngiliz milli takımının beş siyah oyuncusundan üçüydü... Üçü de bir gece önce oynanan İngiltere-İtalya maçında penaltı kaçırarak, takımlarının şampiyonluğu kaçırmasına neden olmuşlardı.

O gece İngiltere’nin ırkçı trolleri bu insanların hayatını cehenneme çevirdi.

Ve sonunda iş

Yazının Devamını Oku

Otuz yaş altı dünyanın en önemli 30 müzisyeninden biri

“OHHH Zoom konserler bitti...”

Önceki akşam Bodrum Zai’de, pandeminin başından beri fiziksel ortamda ilk konseri izledim.

Böylece sadece “dinleme” kodundan “izleme” moduna geçtim.

Özlemişim...

*

Konseri ÇEV Sanat’ın genç müzisyenleri verdi.

Solistler kemancı Bade Daştan ile çellist Jamal Aliyev’di...

Bodrum’un klasik müzikteki açılış konserini Fazıl Say şu cümleyle yaptı:

“Türkiye öyle az buz bir yer değil...”

Yazının Devamını Oku

Shakespeare penaltı kaçırınca Dante ve Caravaggio mu kazandı

Önceki gece ne seyrettiğimizi düşündünüz mü...

Evet çok güzel bir futbol seyrettik...

Maç öncesi iki takım da diz çökerek ırkçılığa karşı çok güzel bir dayanışma fotoğrafı verdiler...

İnsanlar iki yıldan beri ilk defa yan yana, omuz omuza maç seyrettiler.

Ama sahada sadece bu mu vardı?

Sahada, dünyanın en demokratik ülkelerinden ikisinin milli takımları vardı...

Biri İngiltere...

Shakespeare

Yazının Devamını Oku

Çingenepalamutu ve 'Lymantria Dispar'ın hayatında özel bir gün

“Entomological Society of America...”

Yani Türkçe deyişle “Amerikan Böcekbilimi Cemiyeti” geçen salı günü bizim bildiğimiz çingenepalamutunu da ilgilendiren bir karar aldı.

Bundan böyle “Lymantria Dispar”ın adı değişecek...

Daha doğrusu bilimsel adı “Lymantria Dispar” olan böceğin halk arasındaki adı artık başka olacak...

Bu tırtıl böceğin halk arasındaki adı “Gypsy Moth”du...

Yani “Çingene güvesi...”

Dernek geçen yıl bu isme gelen bir itirazı incelemeye aldı ve sonunda geçen salı günü bu ismin “halk dili sözlüğünden” çıkarılmasına karar verdi.

Nedeni de şu:

Yazının Devamını Oku

Cavit... Rıfat! Bırakın Forrest Gump gibi yürümeyi, 10 bin adım balonmuş

1) Bana göre dün hepimizin sağlığını ilgilendiren bir devrim oldu...

Pandemi boyunca hepimiz adım saydık...

Rekor işinsanı Cavit Çağlar’daydı.

Günde 25 bin adım.

*

Posta gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Rıfat Ababay...

Her gün 15 bin adım ata ata bitirdi kendini, o aslan gibi adam kuşa döndü, sadece bir tutam bıyık kaldı yüzünde...

Çetenin elebaşısı ve azmettiricisi tabii ki Hürriyet’in başyazarı Osman Müftüoğlu’ydu...

Her gün iWatch’unun, üzerinde 17 bin adım yazan ekranını yüzlerce insana postaladı...

Yazının Devamını Oku

Salı akşamı HALK TV’de beni şaşırtan bir ‘sayın’ hitabı

Geçen salı akşamı beni şaşırtan bir şey oldu.

Belki de “umutlandıran” demem daha doğru olur.

Halk TV’de ana haber bültenini sunan Özlem Gürses, Zülfü Livaneli’nin CHP içinde başlattığı tartışmayı anlatırken, kendisine bir mesaj gelmiş.

WhatsApp mesajını gönderen kişi MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter...

Ama dikkat...

Mesaj ona ait değil...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli gönderiyor mesajı...

Konu da ilginç...

Yazının Devamını Oku