Balarasından bölücü sevişmeyenden hain imal etmeye kalkarsan

Türkiye’nin makul bütün insanları iki yıldır haykırıyordu...

“Osman Kavala niye içeride...”

Takan olmadı...

*

Hukuktan biraz anlayan insanlar haykırıyordu...

“Balarısı haritası bölücülük kanıtı olabilir mi...”

Ne oldu... İpleyen olmadı...

Balarasından bölücü sevişmeyenden hain imal etmeye kalkarsan

Bütün dünyada satılan, “Barışçıl yollardan direnme” kitabındaki maddeleri suç delili diye iddianameye koydular.

“Seks yapmama yoluyla devleti yıkmaya kalkışma” diye bir suç yarattılar, bu olur mu dendi...

Bal gibi olur, yaparız dediler...

*

Ülkenin en üst mahkemesi, “Böyle bir iddianame olmaz. Şu, şu, şu yanlış. Bu kararı değiştirin. Serbest bırakın” diye karar çıkardı...

Vız gelip tırıs gitti...

*

Ülkenin tecrübeli, nice darbeler görmüş geçirmiş siyasetçileri vardiyayı aldı.

Dediler ki “Bu tutuklamalar, bu yargılamalar yanlış. Askeri darbelerde bile görülmeyen şeyler bunlar. Ülkemize zarar veriyor”.

Bir kulaklarından
bile giremediği için çıkamadı da...

*

Artık bu kadar da olmaz. Şu duruşmada bırakılır, olmadı bir sonrasındakinde mutlaka bırakılır diye 2.5 yıldır sabredildi...

Sabrı zaaf sandılar.

*

Sonunda ne mi oldu?

Türk halkının, Türk hukukçularının, dünya kamuoyunun, aklı başında insanların istediği adaleti Türk yargısı vermeyince...

O adaleti Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi verdi...

Osman Kavala’yı bırakın dedi...

BU YIL NİYE 30 BİN DAKİKA DAHA AZ MÜZİK DİNLEDİM

DÜNYANIN 1 numaralı müzik platformu Spotify geçen hafta bütün kullanıcılarına 2019 yılı müzik dinleme performanslarını gösteren istatistikleri gönderdi.

*

İstatistiklerde beni şaşırtan birçok şey vardı.

Ama en önemlisi şuydu.

Bu yıl, yani 2019 içinde 52 bin dakika müzik dinlemişim.

Geçmiş yıllarda müzik dinleme sürelerim şöyleydi.

2015’te 58 bin

2016’da 62 bin

2017’de 67 bin

2018’de 86 bin

*

Müzik dinleme sürem 4 yıl sürekli yükselirken bu yıl birden düşmüş.

Neden olabilir diye düşündüm...

Müzik dinleme alışkanlığımda öyle radikal bir değişiklik yok. Yine evde çalışırken, akşamüzeri viskimi içerken, gün boyunca müzik dinliyorum.

Öyleyse müzik dinleme sürem niye 30 bin dakika azaldı?

*

Sonunda buldum.

Bu yıl daha az spor yaptım.

Dışarıda yürürken, yürüme bandında, kardiyo yaparken hep müzik dinliyorum.

Sporu ihmal edince müzik dinleme sürem radikal biçimde azalmış.

Bu yararlı keşfi hepinizin ilgisine sunuyorum.

YILIN KAÇ GÜNÜ GÜNÜN KAÇ SAATİ MÜZİK DİNLERİZ

SPOTIFY istatistiklerine göre geçen yıl 86 bin dakika müzik dinlemişim.

Hesapladım.

Yılda 1433 saat ediyor.

Bu da 59 tam gün ediyor.

Yani geçen yılda yaşadığım 365 günün 59’una karşılık gelen zamanım müzikle geçmiş.

Bu sadece Spotify üzerinden dinlediğim müzik.

Buna...

Sokakta, konserlerde, barlarda...

Filmlerde...

YouTube üzerinden...

Radyo ve televizyon üzerinden dinlediğim müziği de eklerseniz...

Sizce kaç gün, kaç saat eder...

DEMODE SOLCU VE İSLAMCININ EMPERYALİZMİ MASAL OLDU

Yine Spotify istatistiklerine göre geçen yıl...

5 bin 745 farklı şarkı dinlemişim.

Bu yıl 705 yeni sanatçı keşfetmişim. 1500’e yakın farklı sanatçının eserini dinlemişim.

85 ülkenin sanatçısını ve eserlerini dinlemişim. Neredeyse bütün dünyayı müzikle dolaşmışım. Kısaca müzik platformları müzikte Anglosakson tekelini kırmış.

Balarasından bölücü sevişmeyenden hain imal etmeye kalkarsan

HALK GÖZALTINA ALINAN DANSÇI KADINA NE DİYOR

İÇİŞLERİ Bakanı Soylu, Kadın sorunu varsa sistem çözer” diyor.

Bir yılda öldürülen 430 kadın, sistemin çözemediğini gösteriyor.

Şilili kadınlar işte bunun için dans etmeye başladılar.

*

Peki Türkiye’de halk o hareketi taklit eden Türk kadınlarının gözaltına alınması ile ilgili ne düşünüyor?

Spesifik bir araştırma yok.

Ama Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi ile Metropoll araştırma şirketinin 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle yaptığı araştırma bazı ipuçları veriyor:

*

Toplumun yüzde 82.3’ü temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğini düşünüyor.

Her 3 kişiden sadece biri, “Polis birini gözaltına aldıysa o kişi mutlaka suçludur” diye düşünüyor.

Ankete katılan her 5 kişiden 4’ü Türkiye’de yaşayan herkesin kanunlar karşısında eşit olduğunu düşünüyor. Ancak katılımcıların yarısından fazlası (yüzde 54.4) kişilerin haklarını eşit olarak kullanamadığını söylüyor.

Hakların eşit olarak kullanıldığını düşünenlerin oranı ise yüzde 37.3’te kalıyor.

*

Yani öyle “Ben tutukladım, çünkü haklıyım” demekle olmuyor.

Çünkü halk öyle demiyor.

2019’DA TOP 5 ŞARKIM

SPOTIFY istatistiklerime göre 2019’da en çok dinlediğim 5 şarkı ve sanatçı şunlar:

Santana: “In Search of Mona Lisa”

Kerem Görsev: “Spring Water”

Paul Anka: “You are My Destiny” (Remix)

Gesaffelstein (Feat: Pharell Williams”: “Blast Off”

Beethoven: “Concerto No:5, in E-Flat Maor. Op.73”, Jan Lsievcki, Academy of Saint Martin in the Fields

‘ERGEN STANDARDI’ MÜZİK NE ANLAMADIM

GEÇEN yıl açık ara en fazla pop müzik dinlemişim.

Onu sırasıyla klasik, Adult Standart, Türk popu ve vokal caz izlemiş. Tabii bu arada “Adult Standart” kategorisinin ne olduğunu anlamadım.

Ben, en fazla caz dinlediğimi düşünüyorum. Cazı, “vokal caz” olarak ayırmışlar. Tahmin ediyorum, enstrümantal caz “ergen müziğe” giriyor.

Balarasından bölücü sevişmeyenden hain imal etmeye kalkarsan

EN ÇOK DİNLEDİĞİM SANATÇI KİM Mİ

2019 yılı boyunca en çok dinlediğim sanatçı Kanadalı caz şarkısı Diana Krall olmuş.
2018’de de en çok onu dinlemiştim.
Demek ki müzik tercihim son iki yılda değişmiş.
Çünkü 2016 ve 2017’de en çok Yo-Yo Ma dinlemiştim.

KATKIDA BULUNANLAR
Sayfa Editörü:
Firuzan Demir
Foto Editörü: Umut Veis
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Uygulama:
Selma Songül Zengin

X

Ombudsman kardeşim biraz geri çekil reklam yapacağım

Reklam yapacağım ama reklam olmasın diye şirketin adını vermeyeceğim...

Nasıl olsa bir yerde görürsünüz...

*

Şöyle başlıyor...

Bir evde genç bir çift...

Bir kutu tonbalığı konservesi açıp harika görünen bir salata yapıyorlar...

Sonra genç adam konserve kutusunu gösterip konuşuyor:

“Yaaa hakikatten çok güzel... Adamlar yapmışlar...”

Yazının Devamını Oku

Kendini Sharon Stone sanan ve kedilere bulaşan bir erkek

Bu hafta kayda geçirdiğim dizinin adı şu:

“Don’t F...k With Cats...”

“Kedilere Bulaşma: İnternette Katil Avı...”

*

Üç bölümlük dizinin girişinde ‘Buradaki kişiler hayal mahsulüdür’ diye bir yazı yok. Dizideki her kare gerçek...

Mekânlar gerçek.

Olaylar gerçek...

Ve en önemlisi...

Yaşanan bütün vahşet gerçek...

Yazının Devamını Oku

İlginç bir soru: Pülümür ve Fatih'te neler oluyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2023 yılına kadarki görünümünü kökten etkileyebilecek “reform tasarısı”nı bugün açıklayacak.

Adalet, demokrasi ve insan hakları reformu...

Tabii bu reform aynı zamanda ifade ve haber alma özgürlüklerinin de çerçevesini çizecek...

İşte böyle bir günde ben de size Türkiye’nin “haber coğrafyasını” anlatan bir çalışmadan söz edeceğim.

*

Hürriyet İnternet’in eski yöneticisi Emre Kızılkaya dün ilginç bir çalışmanın sonuçlarını açıkladı.

Kızılkaya ve arkadaşları 2 hafta boyunca Türkiye’de yayınlanan 1.1 milyon haberi inceleyip analizini yapmışlar.

Türkiye’de 19 ulusal, 165 ise yerel TV kanalı var...

Devlet kontrolünde ise 13 TV kanalı bulunuyor...

Yazının Devamını Oku

67’nci dakikada Mesut’suz Fenerbahçe daha mı Mesut

Erol Bulut, Mesut Özil gibi uluslararası bir starı maçtan kulübeye aldı. Böylesine cesur ve kritik kararı alan bir teknik direktörün maçın geri kalanı için yeni bir hikayesi olmalıydı. O hikaye gol olarak geldi.

Böyle bir derbiye klasik mantıkla, rasyonel bir değerlendirme yapmak mümkün değil. O yüzden maç boyu gözlemlerimi anarşik biçimde alt alta yazıyorum...

Göreceksiniz ki, bu bir uzman yazısı değil, hepimizin maç sırasında aklımıza gelen düşüncelerden ibaret olacak bu.

BİR KERE DAHA GÖRDÜK DÖRT ÜÇTEN BÜYÜKTÜR

1- Trabzonspor yıllar önce bileğinin hakkıyla kırılmaz denilen ‘Üç Büyük takım’ zincirini en zayıf halkasından kırıp ‘Dört Büyük Kulüp’ karesini, futbolun yeni fotoğrafı olarak kafamıza yerleştirdikten sonra ‘derbilerin’ de anlamı değişti. Ben dahil kimse bir derbi sonucu hakkında önceden rahatlıkla kehanette bulunamadık. Bu maçta öyleydi.

2- Şaşırtmayan, heyecanlandırmayan derbilere alışmıştık. Bu derbi de öyle olacak derken, maçın 67’inci dakikasından sonra beklemediğimiz bir heyecan geldi.

ÖZİL’İ GÖREVDEN ALANIN YENİ BİR HİKAYESİ OLMALIYDI

3- 67’inci dakika önemliydi. Çünkü Fenerbahçe Teknik Direktörü çok az teknik direktörün yapabileceği bir şeyi yaptı. mesut Özil gibi uluslararası bir starı maçtan kulübeye aldı.

4- Böylesine cesur ve kritik kararı alan bir teknik direktörün maçın geri kalanı için yeni bir hikayesi olmalıydı. O hikaye gol olarak geldi.

Yazının Devamını Oku

Guy Ritchie ile o kırmızı halıda neler gördüm

Önceki akşam şahsi Beyoğlu tarihimin çok önemli bir günüydü.

Yıllarca önünden geçtiğim efsanevi Atlas Sineması yeniden açılıyordu.

*

Atlas Sineması’nın açılış tarihi 1948...

Yani benimle aynı yaşta sayılır...



Yazının Devamını Oku

İki 'kız arkadaşın' birbirine verdikleri 'çarşaf' sözü

Bir yanda Ayşe Kulin...

Çok satan kitaplara imza atmış bir yazar...

Başı açık...

Duruşu, tarzı ile kendine özgü...

*

Öteki tarafta Ayşe Böhürler...


Yazının Devamını Oku

Reform için küçük adalet için çok büyük bir cümle

Dün sabah arka arkaya önüme üç haber geldi... Üçünü alt alta yazınca, dördüncü unsur olarak yazının başlığındaki soru aklıma geldi.

Gelen haberler şunlardı:

*

SABAH HABER 1: Biden yönetiminin CIA’in başına getireceğini açıkladığı William Burns yaptığı açıklamada Çin’i “otoriter düşman” olarak niteledi.

Bu kavramı ilk defa işitiyorum... Demek ki artık dünyanın gündeminde “otoriter düşman” diye yeni bir kavram olacak.

*

SABAH HABER 2: İspanya geçmişin acımasız diktatörü Franco’nun son heykelini de indirmiş.

Franco

Yazının Devamını Oku

Elimize değmeyen, görmediğimiz para ile 190 milyar lira harcıyoruz

Son zamanlarda kendi çevremde, teknoloji çevrelerinde, bankacılık çevrelerinde, çok sık duyduğum üç kelime var.

“FinTech”, “Bitcoin” ve “Blockchain”...

İtiraf edeyim, üçünün de ne olduğunu tam olarak bilemiyorum.

Oysa bunlar giderek günlük hayatımıza şuradan buradan girmeye başladı.

Özellikle de “FinTech...”

Belki inanmayacaksınız, aramızdan 2 milyon insan bu teknoloji üzerinden alışveriş yapıyor. Pandemi sırasında online ödemelerde çok öne çıktı.

Bu ödeme sistemi hayatımızın belki de en önemli kavramlarından birini yavaş yavaş tarihe gömüyor.

Parayı...

Yani bir zamanlar cebimizde en çok gördüğümüz şeyi artık görmüyoruz.

Yazının Devamını Oku

Dönekler ve hainler yeni bir sayfa açıyor

Şerefli bir “dönek”, gururlu bir “hain” olarak yine sahalara dönüyorum.

Hem de iki yüksek yerden aldığım izinle...

Biri “devlet başkanı”ndan...

Öteki “patron”dan...

İkisi de bana “Döneklik ve hainlik artık bütün dünyada şerefli bir payedir. Çık göğsünü gere gere halkın arasına gir” dediler.

Dün gece sabaha karşı cep telefonuma Deadline Hollywood haber sitesinden bir haber düştü.

ABD’nin eski başkanı Barack Obama ile ABD’nin en büyük rock şarkıcısı Bruce Springsteen Spotify üzerinden ortak bir podcast’e başladılar

Yani yaptıkları sohbeti şarkı gibi Spotify üzerinden streaming olarak yayınlıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Cübbeli: Biri bana beleş bilet verirse ben de Mars'a giderim

1) Bu hafta sonu en büyük eğlencem Cübbeli Ahmet’in Mars “parodisiydi”...

Vallahi dinlerken yıkıldım...

Bir kere daha söylüyorum...

Cem Yılmaz pandemi dolayısıyla çekilince, stand-up sahnesi Cübbeli Ahmet Hoca’ya kaldı...

Yani kavuk ona geçti...

Allah için o da acayip bir performans sergiliyor...

Geçen hafta iki gelişme oldu.

Geçen perşembe akşamı NASA Mars’a

Yazının Devamını Oku

Dolunay ve kurt yüzyılı kapandı ekinoks ve cadı yüzyılı açılıyor

Önceki gün bir streaming platforma konan yeni “cadı” filmi “Discovery of Witches” bir “ekinoks” günü başlıyor.

Ekinoks, her yıl gündüz ile gecenin eşit olduğu güne verilen isim.

*

Yılda iki ekinoks var...

Biri 21 Mart ilkbahar ekinoksu...

Öteki ise 23 Eylül sonbahar ekinoksu...

Sözünü ettiğim cadılar dizisi bir sonbahar ekinoks günü başlıyor.

*

Yazının Devamını Oku

'82'ncimiz gibi' bir şehir hakkında bilmediklerimiz

Türkiye’nin 81 vilayeti var...

Bir de “82’nci gibi” olanı...

Bir Türkiye şehri değil, ama bir Türk şehri gibi olmaya doğru hızla gidiyor.

Burası Suriye sınırları içindeki Afrin...

Bilmiyordum, meğer Türkiye bir süre önce bazı yabancı gazetecileri Suriye içinde Türk ordusunun kontrolündeki Afrin’e götürmüş.

Giden gazetecilerden ilk yazı dün New York Times’ta yayınlandı.

Bu şehir hakkında bilmediğimiz bazı şeyleri bu yazıdan öğrendim.

Ve öyle bir yazı ki...

Yazının Devamını Oku

CHP oylarımı bölmezse gelecek seçim iktidarım

Cumartesi akşamı Muharrem İnce aradı. Yalova’da oğlu ile birlikteymiş.

Tabii ki konu, onun için yazdığım şu sözlerdi:

“Seçim gecesi üç-beş saati yönetemeyen bir siyasetçi bir partiyi 360 gün nasıl yönetecek...”

Allah için Muharrem İnce’nin rahmetli Süleyman Demirel’e benzeyen bir tarafı var.

Alınmıyor, kızmıyor, küsmüyor...

Türk siyasetinde artık unutmaya başladığımız güzel bir meziyet bu.

Neyse, hemen söze girdi:

“Seçim gecesi için bana haksızlık ediliyor”

Yazının Devamını Oku

Yeni Türkiye'nin yeni fenomeni: VIP köpek

Evet başlıktaki ifade yanlış değil. “V.I.P Köpek”...

Türkiye’de geçen hafta V.I.P köpekler dönemi açıldı.

Size bu haberin hikâyesini ve perde arkasını yazayım.

*

Son yıllarda Türkiye’de en beğendiğim yeni markalardan biri Les Benjamins...

Gümüşhane kökenli bir ailenin çocuğu olan Bünyamin Aydın’ın yarattığı bir giyim markası.

Başlarda “Ottoman Punk” tarzı deniyordu.

Lüks sokak modasının önde gelen isimlerinden biri oldu.

Özellikle fesli James Dean desenleri falan bütün dünyada tutuldu.

Yazının Devamını Oku

Tam 60 yıldır hayır dediğim bir anayasal düzende yaşıyorum

Bakın şu gerçekleri alt alta yazdığımda, kendi açımdan ne kadar tuhaf bir durum ortaya çıkıyor.

- 73 yaşımdayım...

- Bugüne kadar oy verdiğim hiçbir parti iktidara gelemedi.

- Bugün “Türkiye Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi” sitesine girip TC Anayasası yazdığım zaman karşıma çıkan metnin üzerinde şu yazıyor:

“Kanun numarası: 2709

Kabul tarihi: 18/10/1982”...


Yazının Devamını Oku

İlk Türk 'Cacabey'i üzerine birkaç mütevazi tavsiye

Devlet Bahçeli “astronot” kelimesine Türkçe karşılık olarak “cacabey”i teklif etti.

Güzel isim ama itirazım var.

İngilizce veya başka Hint Avrupa dillerinde telaffuzu sorun yaratabilir.

“Kakabey” olarak söylenir ve bu da yanlış anlamalara yol açar...

Onlar eğlenir biz üzülürüz...



Yazının Devamını Oku