Aynı gün gördüklerim-'Cuma müjdesi'ni beklerken çarşamba gelen öteki haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “cuma günü bir müjde vereceğini” açıkladığı dakikalarda, New York Times gazetesi “Breaking News”, son dakika haberi olarak şu bilgiyi geçti:

Apple şirketinin piyasa değeri 2 trilyon doları geçmiş.

Böylece sadece Amerikan değil, dünya ekonomi tarihinde bu değeri geçen ilk şirket oldu.

Aynı gün gördüklerim-Cuma müjdesini beklerken çarşamba gelen öteki haber

Ayrıca dünyanın en değerli şirketi sayılan Suudi Petrol şirketi Aramco’yu da geçti.

*

Bunun anlamı şu:

Apple’ın değeri bugün 82 milyonluk Türkiye gayrisafi milli hasılasının iki katından fazla...

Ancak önceki gün dünya tarihinde yaşanan başka olaylar da vardı...

Şimdi bunları alt alta yazıyorum...

*

- Apple’ın değeri korona salgınının başladığı günlerde, yani 23 Mart günü 1 trilyon dolar civarındaydı.

Bu demektir ki şirketin değeri bu 4 ayda iki katına çıktı.

Ancak daha önemlisi şirketin sadece 21 haftada 1 trilyon değer kazanmasıydı.

*

- Aynı gün sadece Apple değil, öteki 4 teknoloji devi Alphabet, Amazon, Microsoft, Facebook da toplam 2 trilyon dolar değer kazandı.

*

- Bu artış, S&P 500 listesindeki en değerli öteki 50 şirketin aldığı değerden fazlaydı.

*

- 44 yıl önce kurulan Apple 1 trilyon çizgisine 2018 yılında gelmişti. Ancak buna gelirken 41 yıllık hayatı boyunca birçok yenilik ve buluşa imza atmıştı.

Şimdiyse son 2 yılda çok büyük buluşlar yapmasa da 42 yılda kazandığına eşit değeri 4 ayda kazandı.

- Bunda iPad’in, AirPods kulaklıkların, iWatch 5 serisinin geliştirilmesi ve özellikle iPhone 11’in sağladığı büyük başarı rol oynadı.

Ayrıca müzik ve video alanındaki streaming şirketlerinin performansı da etkili oldu.

*

- Üstelik, bu yıl nisan ayından temmuza kadar bütün Apple mağazaları kapalı olduğu halde şirket 11.2 milyar dolar gelir elde etti.

Bu da geçen yıla göre yüzde 12 artış anlamına geliyor.

Bu olurken aynı gün bir başka şey daha oldu...

İNSAN HİKAYESİ 1
GAY OLDUĞUNU AÇIKLAYAN İLK CEO VE İKİ TRİLYONU GEÇEN İLK ŞİRKET

HATIRLAYIN
Steve Jobs öldüğünde herkes şunu söylüyordu:

Apple’ın yaratıcı, vizyoner ve para kazandırıcı dehası öldü.

Onun ölümü, şirketin de yavaş yavaş ölümünü başlatacak...

Hiç öyle olmadı... Steve Jobs’un yerine sakin, pek tanınmayan, şirketin içinden çıkmış, sıradan gibi görünen bir yönetici olan Tim Cook getirildi...

Amerikan ekonomi tarihinde “gay” olduğunu açıklayan ilk CEO’ydu...

Ve işte o insan bu şirketi uçurdu...

İNSAN HİKAYESİ 2
AYNI GÜN BİR BAŞKA CEO DA ŞUNU YAPTI

BİZ
heyecanla bugünkü müjdeli açıklamaya konsantre olmuşken, Microsoft şirketi de Internet Explorer’ı kapattığını açıkladı. Bu, Microsoft’un yıllarca başarıyla kullandığı internet tarayıcısıydı ve şirket kendi eliyle ürününü öldürdü.

Çünkü artık bir anlamı kalmamıştı.

Değeri 1 trilyon doları geçen Microsoft’un arkasında hiç beklenmeyen bir insan hikâyesi var.

Şirketin dâhi kurucusu, vizyoneri Bill Gates görevlerinden ve yönetimden ayrıldıktan sonra CEO olarak Hint asıllı Satya Nadella getirildi.

Bitmekte olan bir Windows şirketi olan Microsoft’u yeniden tarif etti ve onu bulut teknolojisinde zirveye çıkararak değerini 1 trilyon doların üzerine çıkardı. Peki nedir bu iki insan ve 5 şirket hikâyesinden çıkarabileceğimiz sonuç?

AYNI GÜN
VAZGEÇİLMEZLER GİDER AMA VAZGEÇİLEBİLECEKLER UÇURUR

akşam bir yandan cuma sürprizini merak ederken, bir yandan da şunu düşünüyordum:

Aynı gün gördüklerim-Cuma müjdesini beklerken çarşamba gelen öteki haber

Şu gökyüzünün altında yaşayan herkesin, her siyasetçinin, devlet insanının, işinsanının, sanatçı, sporcu herkesin, hepimizin çıkarması gereken 4 ders vardı:

- BİR: Kimse, hiçbirimiz vazgeçilmez değiliz.

- İKİ: En başarılımızın yeri bile doldurulabilir.

- ÜÇ: En başarılımızdan bile daha başarılısı bulunabilir.

- DÖRT: Dünyanın gözü teknoloji şirketlerine çevrildi. Hâlâ 20’nci yüzyıl sanayi ve ticaret zihniyeti ile yönetilen devletler hep geriden gelecek.

- BEŞ: Eğitim sistemi ve zihniyetini bilim ve teknolojiye çevirmeyip muhafazakâr eğitim sistemi içinde kalmaya devam eden ülkeler kaybedecek.

AYNI GÜN
ÇOK ZEKİ VE SICAK BİR PAYLAŞIM YAZISI

AYNI
gün, yani çarşamba akşamüzeri Instagram ve sosyal medya turuma devam ediyorum.

Sinema ve dizi oyuncusu Hazal Kaya geçen hafta bu fotoğrafı paylaşırken altına şunu yazmış:

“Workin Mom Season 4”.

Aynı gün gördüklerim-Cuma müjdesini beklerken çarşamba gelen öteki haber

Türkçesi şöyle:

“Çalışan Anne 4’üncü Sezon...”

Fotoğraf “Benden Ne Olur” filminin setinde çekilmiş.

Hazal Kaya yönetmen ve oyuncu Ali Atay’la evli...

Yeni bebekleri oldu ve Hazal Kaya sete bebeği ile gelmiş.

Makyaj ve saç provasında da bu fotoğrafı çekip paylaşmış. Çok sıcak bir kare ve çok zeki, çok esprili bir yazı...

Filmde benden ne olur diye soruyor ya...

Hazal senden çok iyi bir sanatçı ve çalışan anne olur...

AYNI GÜN
YAN YANA BU İKİ BAYRAK BİZE ŞUNU MU ANLATIYOR

YİNE
aynı saatlerde İsrail’den gelen bu fotoğraftaki yan yana iki bayrağı gördüm.

Biri İsrail öteki BAE bayrağıydı. Altındaki haber de ilginçti.

MOSSAD Başkanı Yossi Cohen ziyaret için BAE’ye gitmiş...

Aynı gün gördüklerim-Cuma müjdesini beklerken çarşamba gelen öteki haber

İki ülkenin güvenlik konusunda işbirliğini görüşüyorlarmış.

Bu fotoğrafa bakarken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son 6 ay içinde yaptığı iki açıklamayı hatırladım.

Önce Türk ve Suriye istihbarat yetkililerinin görüştüğünü söylemişti.

Geçen hafta da Türk ve Mısır istihbarat yetkililerinin görüştüğünü açıkladı.

Bu üç haberi yan yana koyunca ister istemez şu soru aklıma takıldı:

- BİR: Acaba şu sıralar Türk ve Yunan istihbaratı arasında da böyle bir görüşme var mı...

- İKİ: Bölgesel sorunların çözümünde siyasetçinin başaramadığını istihbaratçılar başarabilir mi?

AYNI GÜN
SPOTIFY TÜRKİYE TOP 50 LİSTESİNDE DE ŞU OLDU

VİSKİMİN
son yudumunu alırken sıra pop sosyologluğuma geldi.

Her gün yaptığım gibi, Spotify Top 50 Türkiye listesine baktığımda bugüne kadar hiç görmediğim bir durumla karşılaştım.

- 50 şarkılık listenin 48’i Türkçe şarkıydı...

- Listenin ilk 24’ü tamamen Türk şarkıları tarafından tutulmuştu.

- İlk yabancı şarkı ancak 25’inci sıradaydı.

- Tek dil müziğin tamamıyla hâkim olduğu tek ülke ABD’ydi... Ama onda da çok sayıda İngiliz ve Kanadalı müzisyen vardı.

- Müzikte en kuvvetli ülkelerden biri olan Hindistan’da bile 50 şarkılık listenin 24’ü yerli müzikti.

Ancak analizim burada bitmiyor...

AYNI GÜN
YAŞASIN MİLLİ VE YERLİ DİYENLER BİRAZ DURUN

- Bu durum, kültürde “milli ve yerli” kavramını sevenler için iyi haber...

Ancak bir de şu haberim var. Bu 48 şarkının büyük çoğunluğu hip hop tarzında... Yani Batılı, Amerika kökenli bir format.

- Ayrıca bu şarkıların çok büyük bölümü müthiş muhalif bir içeriğe sahip.

Örnek mi? Geçen hafta çıkan Server Uraz’ın “Bahamalar” şarkısı...

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Yeni başkandan sonra Dışişleri Bakanı da Maçakızı'ndan çıktı

Evet bildiğimiz Türkbükü’ndeki Maça Kızı’ndan...

Daha doğrusu Maçakızı’nın kurucu ortağı Sahir’in İstanbul’daki yalısından.

Arkasında çok güzel bir hikâye var ama önce dün gece gelen haberle başlayayım.

ABD’nin yeni başkanı Biden dün sabaha karşı Dışişleri Bakanlığı’na kimi getireceğini açıkladı.

Bakanlığa getireceği isim Antony Blinken’miş...

Şimdilik sadece şunu söyleyeyim.

ABD Dışişleri Bakanlığı’na bir gitarist geliyor.

Ama önce dün sabaha karşı bu haberi okuduğumda ilk aklıma gelen şeyi yazayım...

Yazının Devamını Oku

Demir Lady mi güçlü yoksa Çelik Kraliçe mi

İngiliz sarayını anlatan “Crown” dizisinin son bölümünü, tabii yine çok severek izledim.

Bu sezonun bana en ilgi çekici gelen bölümü, sonlarda Kraliçe Elizabeth ile Başbakan Thatcher arasındaki konuşmaydı.

*

Falkland savaşını kazanan, yaptığı radikal reformlarla İngiliz ekonomisini düze çıkarmak üzere olan Thatcher, bunlara rağmen popülaritesini kaybetmiş, artık partisi içinde zayıflamıştır.



Partisi istifa etmesini istemektedir.

Yazının Devamını Oku

Yarın o haritada Ankara tuşuna basınca ne çıkacak

2019 yılında Lady Gaga’nın o harika caz konseri için Las Vegas’a gittim.

1. Dördüncü gidişimdi. Bugüne kadar bana kimse orada bir “Mob Museum” olduğunu söylememişti.

Yani bir “mafya müzesi”nin...

Bu müze 14 Şubat 2012 günü açılmış. Bina 1933 yılında yapılmış ve uzun yıllar Las Vegas posta bürosu ve mahkemesi olarak hizmet vermiş.



Yani Las Vegas mafyasının üyeleri bu binadaki mahkeme salonunda yargılanmış ve mahkûm olmuş.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp grupları çorabı delik kareyi niye çok sevdi

Bu fotoğraf bize bir WhatsApp grubundan geldi.

İlk gören eşim Tansu’ydu...

Altında şu yazıyordu:

“En sağdaki Prof. Uğur Şahin, aşıyı bulan biliminsanı. Almanya’da çekilmiş. Kucaktaki kardeşi diş hekimi, ayakta çorabı delik olan modacı olmuş.”

*

Evde hepimiz ilk bakışta çok sevdik bu kareyi.

Tansu çok etkilendi ve Instagram hesabından paylaştı.

Ancak bir süre sonra bir izleyicisinden şu notu aldı:

“Fotoğraf 1975’de Düsseldorf’a göçmüş bir aileye ait...”

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi'nin minberindeki hayalet

Yanan Vaniköy Camisi’nin yeni yöneticisi Uğur Vanioğlu camiyi teslim alırken bir sayfalık ayrıntılı bir devir teslim belgesini imzaladı.

Belgenin adı “Mülhak Vakıflar Devir Teslim Tutanağı”...

Bu tutanağı görmedim
ama eski tutanaklardan
bildiğim bir şey var.

Bu tür vakıf devir teslimlerinde her şey madde madde yazılır.

Neler mi?

Caminin işletme defteri.

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi ne zaman kime devredildi

Dünkü yazımda Vaniköy’de yanan cami ile ilgili bir gözlemimi aktarmış ve bir eleştiride bulunmuştum.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Bölge Müdürü Musa Akdeniz bir bilgi notu gönderdi.

Arkasından Kültür Bakanı Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan da aradı.

Her ikisi de ilginç bilgiler verdi.

Geçen pazar gününden beri kamuoyunun dikkatini çeken bu camiyle ilgili ilginç bilgilere yer verilmişti.

Bugün bu bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.

*

Bu cami 1671 yılında Bursa’da

Yazının Devamını Oku

Kozmik odadan çalıp açık kürsüden satmak

O günü hayatım boyunca unutmayacağım...

Bir bahane uydurularak Türk ordusunun en gizli kalması gereken bölümünün kapıları kırılarak içine girildi.

Girdikleri yer “Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı”ydı.

Orası neresi mi...

Ülkemiz işgale uğrarsa, vereceğimiz kurtuluş savaşında hangimizin nerede görev alacağını, hangi silahın nerede gömülü olduğunu, nasıl haberleşeceğimizi gösteren planlar ve isimler...

*

Hepsi tek tek çalındı.

Bir savaş halinde işgalci düşmana karşı vereceğimiz savaşın, yani beka savaşının bütün şifreleri, planları çalındı.

Ve kopyalandı...

Yazının Devamını Oku

Acil koduyla çağrılan bir 'balarısı haritası'

Son 72 saatte Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden gelen mesajları alt alta yazıyorum.

Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu ve dedi ki:

Önümüzdeki aylarda öngörülebilir, kolay erişilebilen yargı sistemi için adımlar atacağız...”

*

Bu cümlelerin ne anlama geldiğini ise iki gün sonra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül açıkladı.

Bir kere daha benim şahsi zabıtlarıma geçmesi için en önemli maddelerini yazıyorum.

*

“Yargı, hiçbir kişi, kurum veya merciden emir, talimat, tavsiye, telkin almaz. Hiç kimse ve Adalet Bakanlığı da dahil olmak üzere hiçbir kurum yargı yetkisini kullanan mahkemelere vekâleten konuşamaz.”

*

Yazının Devamını Oku

Bir 'evet ama yetmez'cinin 18 aylık dolar kayıtları

Bundan 18 ay önce 31 Mayıs 2019 günü yazdığım yazının başlığı şuydu:

“Ben de tarihe ‘Yetmez ama evet’çi olarak mı geçeceğim...”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir gün önce Külliye’de “Adalet ve Yargı Reform Paketi”ni açıklamıştı...

Cumhurbaşkanı o gün Türkiye’ye ve bütün dünyaya şu mesajı vermişti:

“Olağanüstü hal hukuku dönemi kapanıyor...”

*

Cumhurbaşkanı o gün Adalet Reformu’nu “9 Amaç” başlığı altında toplamıştı.

Konuşmasında şu cümleleri dikkatle not almıştım.

*

Yazının Devamını Oku

Covid-19 aşısını bulan ekibin üçüncü kişisini de tanıyalım

Türkiye 10 Kasım günü Atatürk’ü anarken, İngiltere’nin en önemli gazetelerinden The Times’ın kapağında da karıkoca bir Türk çiftin fotoğrafı vardı.

1) Özlem Türeci ve Uğur Şahin...

Bu iki isim, şu an dünyayı sarsan, ekonomileri durduran, milyonlarca insanın hayatına ve işine mal olan COVID-19 virüsüne karşı ilk etkili aşıyı bulan insanlardı...

Yani onlar antibiyotiği bulan Alexander Fleming kadar önemliydi.

O nedenle haklı olarak dünyanın önde gelen bütün medya kuruluşlarının manşetindeydiler...

2) DÜN NAVTEX İLAN EDİLİRKEN MANŞETTEKİ O ÜÇÜNCÜ KİŞİ

ANCAK bu buluşun üçüncü bir kişisi daha vardı ki, onu manşetlerde fazla görememiştik...

Bazılarımız yabancı televizyonlarda rastlamıştı ama bu üçlü arasındaki ilişkinin en renkli ve sembolik kısmını görememiştik.

Yazının Devamını Oku

Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

Ne şu ne bu...

Ne şunun gidişi ne bunun gelişi...

Bugünün en büyük haberi COVID-19 virüsüne karşı yüzde 90 etkili aşının bulunması...

Buluşun arkasında bir Türk kadını ile bir Türk erkeğinin bulunması da milletçe bonusumuz...

Aşı bulundu ve herkes gözünü piyasalara, borsalara dikti...

Tabii ki yükseldi...

Ama bana göre hayata dönüşün ilk harika işareti başka yerden geldi....

Live Nation’dan...

Yazının Devamını Oku

İktidardaki şeytan mı daha tehlikeli, muhalefetteki mi

Farkında mısınız...

Amerikan başkanlık seçiminin ortaya koyduğu çok tuhaf bir durum var:

KAZANAN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla seçildi.

KAYBEDEN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla kaybetti...

Terazinin bir tarafı daha ağır bastı...

Ama öteki tarafı da ağır bastı...

Gelin öyleyse bu tuhaf şeytan terazisinin iki tarafında ne vardı ona bakalım...

Seçim sonrası

Yazının Devamını Oku

Emine Hanım'dan Sezen'e Ajda'dan Tarkan'a en sevdiğimiz Timur şarkıları

Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan’ın mesajını da görünce, dünden beri şu sorunun cevabını arıyorum...

Son yıllarda adını çok az duyduğumuz Timur Selçuk nasıl oldu da, şu bölünmüş ülkede sağdan sola hepimize hayır duası okuttu?

İşçilerle 1 Mayıs şarkısını, ODTÜ öğrencileri ile Deniz Gezmiş’e ithaf edilen şarkıları söyleyen bir sanatçı, nasıl olur da Emine Erdoğan’ın gençliğinin de şarkıcısı olabilir?

Olabiliyormuş demek ki...

*

Bu ülkede pek çok insanın kafasında bir Timur Selçuk şarkısı vardır.


Yazının Devamını Oku

Önce 2 telefon geldi sonra da bu fotoğraf

Hani bir milletvekilinin Türkan Şoray için sarf ettiği o süfli cümleler vardı ya:

“Çamuriyetçi, HDPKK’cı, Amerikancı, İsrailci, emperyalist işbirlikçisi...”

Aynen böyle demişti...

*

Yazının çıktığı gün bir milletvekili aradı.

AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı’ydı...

O gün yazımı okuduktan sonra Türkan Hanım hakkında o sözleri söyleyen milletvekilini aramış ve bu sözleri tasvip etmediğini söylemiş.

Telefonda bana Türkan Hanım hakkında çok güzel şeyler söyledi.

“O mülakatı ben de okudum. Ben de sizin gibi düşünüyordum. Ülkesine, halkına derin sevgiyle bağlı büyük bir sanatçının ince duyarlılığını gördüm. Halkımız onu hem insanlığı hem de muhteşem oyunculuğu ile gönlüne yerleştirmiştir.”

Yazının Devamını Oku

48 saat boyunca uykusuz kalmama değen bir itiraf

İki gün boyunca uykusuz kaldım... Çünkü Amerikan seçimlerini izledim...

Bu 48 saat boyunca uykusuz kalmama değecek çok önemli bir anı canlı izleme imkânım oldu.

Popülist bir liderin itiraf anını... Size o anı anlatmak istiyorum.

*

Sandıklar kapanmadan önce, yani oylama devam ederken ABD Başkanı Trump kendi kampanyasını yürüten ekibin merkezini ziyaret etti.

Orada kampanya sırasında çalışan insanlara teşekkür etti...

Önce şu gözlemimi aktarayım.

Trump

Yazının Devamını Oku

O gece arka koltuktaki kadın nereye kayboldu

Anlatacağım gerçek olay aynen şöyle cereyan etti...

Taksi şoförü 20 yaşlarındaki kadın müşterisini aldığında hava kararmak üzereydi...

Yolcunun verdiği adrese geldiklerinde ise hava iyice kararmıştı...

Şoför taksimetreyi durdurup müşteriye döndüğünde şaşırıp kaldı...

Arka koltukta kimse yoktu...

Oysa kapının açılıp kapandığını duymamıştı...

Ayrıca o açmadan kapıların kilitleri açılmıyordu...

Şoför durumu bağlı olduğu şirkete bildirdi.

Yazının Devamını Oku

Ayda bebeği ve Elif bebeği kim kurtardı

Ki kurtardı, canlı yayında hepimiz seyrettik.

Önce Kadıköy Belediyesi’nin bir görevlisi... Bir kova taşıyıcısı, o sesi duydu...

Herkesi uyardı...

Sonra Tunceli  AFAD’dan bir görevli bebeğin yanına indi...

Büyük bir sevgiyle elini tuttu Ayda bebeğin...

Hemen yanında Manisa Belediyesi’nden bir görevli vardı...

Bir jandarma görevlisini gördük o arada...

Biraz ileride Bursa Belediyesi’nden bir başkası...

Yazının Devamını Oku

Gece saat 01:00... Bizim evde alt kattan gelen çığlık

Pazar akşamı evde hepimiz ağır bir günün gecesinde, içimizde İzmir hüznü odalarımıza çekilmişiz...

Saat 01.00 civarı...

Alt kattan aniden bir çığlık geliyor...

Koşuyoruz...

Torunum Zeynep, ağzında maskesi ile haykırıyor...

“Kurtuldu... Yaşasın İdil kurtuldu...”

Kendim kadar eminim... Aynı an, Türkiye’nin dört bir yanında evlerden aynı sevinç çığlıkları yükseliyordu...

*

Sonra sabah oldu...

Yazının Devamını Oku

Depremden bir hafta önce önüme gelen papyonlu adam

1948 yılının ekim ayında bir gün...

Tahminen 5 veya 6 Ekim günü...

İzmir’in Kordon Boyu’ndan geçen bir otomobil fotoğrafta gördüğünüz bu binanın önünde durur...

Şoförün yanındaki kapı açılır, yuvarlak gözlüklü, papyonlu ve ince yapılı bir adam iner...

Biraz sonra binanın önünde kendisini karşılayanlarla birlikte bu pozu verecektir...

Bu fotoğraf karesi 72 yıl arşivlerde kaldıktan sonra bu yıl eylül ayında yayınlanan bir kitapta gün yüzüne çıkacaktır.

Kadere bakın ki, bu kitap, İzmir’de cuma günü yaşanan depremden bir hafta önce

Yazının Devamını Oku