Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

Ne şu ne bu...

Ne şunun gidişi ne bunun gelişi...

Bugünün en büyük haberi COVID-19 virüsüne karşı yüzde 90 etkili aşının bulunması...

Buluşun arkasında bir Türk kadını ile bir Türk erkeğinin bulunması da milletçe bonusumuz...

Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

Aşı bulundu ve herkes gözünü piyasalara, borsalara dikti...

Tabii ki yükseldi...

Ama bana göre hayata dönüşün ilk harika işareti başka yerden geldi....

Live Nation’dan...

Yani Türkçe adı “Yaşayan Millet” olan
bir şirketten.

Aşının bulunduğunun açıklandığı an işte bu şirketin hisseleri roket gibi yükseldi...

Yüzde 22 değer kazandı...

Nedir bunun anlamı?

*

Belki siz bu şirketin ne olduğunu duymadınız ama benim gibi konser hastaları çok iyi bilir...

“Live Nation” dünyanın en büyük konser düzenleme şirketidir...

Bunun anlamı çok açık...

İnsanlar tekrar birlikte yaşama, birlikte müzik dinleme, birlikte eğlenme umuduna kavuştu...

Ya ikinci işaret?

O da “Live Nation” haberini okuduğum saatlerde önüme düştü...

Hem de Türkiye’den...

İKİNCİ İŞARET

Aşı haberini ve Live Nation hisselerinin yükselişini okuduğum saatlerde küçük bir video tanıtım filmi geldi.

Videoyu Türkiye’nin önde gelen hazır giyim markalarından Koton hazırlatmıştı...

Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

Fikrimi baştan söyleyeyim, son yıllarda Türkiye’de gördüğüm en güzel ve zekice hazırlanmış tanıtım filmlerinden biriydi...

Hani diyoruz ya...

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...

Postkorona döneminin giyim anlayışının Türkiye’deki en güzel işaretlerinden biri de bence bu...

*

Aşı bulundu ve artık yine sokağa çıkacağız ya...

Bakın, Koton “yeniden sokağa çıkışın” yeni normalini nasıl anlatıyor.

Film “The Wall” filminde gördüğümüze benzer tek tipleşmiş insanların, Sanayi Devrimi döneminden kalmış gibi tozlu bir binada merdivenden inişi ile başlıyor.

*

Fonda şu sesleri duyuyoruz:

“Gece gece böyle mi çıkacaksın...

Dışarıda böyle giyilir mi.

İşe eşofmanla gidilir mi.

Üstelik dar cinli, kış ortasında bile beyaz renkli...

Göbeği açık, ruhu kaçık.

Peki kapalıysa modaya neden açık...”

*

Bu eleştirel bakıştan sonra videonun ikinci bölümüne geçiyoruz:

“O ne der, bu ne söyler etiketleri çıkar.

Yakışmaz ki bize hiçbir etiket yakışmaz ki...”

*

Ve Koton’un mesajı şu cümlelerle bitiyor:

“Giydikleri yüzünden insanları etiketlemek bitsin mi artık...

Şimdi herkese saygı moda...”

*

Evet bugün daha umutluyum...

Helal olsun size aşıyı bulan Türkler...

Helal olsun size yeni normali bu yeni moda anlayışı ile kurmaya çalışan Türk giyim sanayicileri ve tasarımcıları...

Bilelim ki...

Türkiye’nin yeni normali başlıyor...

ŞU HAYATTA BEN KAÇ YAŞINDA BİR KÖPEĞİM

ÖNCEKİ gün, uykusuz kalmaya değer bir gece daha geçirdim. İki ayrı bilimsel makale okudum...

Biri 26 Ağustos günü “Cell Systems” adlı bilimsel sitede yayınlanmış.

İkincisi ise 14 Ekim 2020 günü “Scientific Reports” adlı sitede yayınlanmış.

Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

İtiraf edeyim, ikisinin de içeriğinin yarısından fazlasını anlayamadım. Benim için çok bilimsel bir dille yazılmıştı.

Konuları şuydu: Bir köpekle, bir insanın yaşlanması arasında ne benzerlik vardır?

Meğer çok varmış ve köpekler üzerindeki bu çalışmalar insan geriatrisi yani yaşlanma bilimine çok katkıda bulunacakmış.

*

Bu araştırmalar sırasında hepimizin yıllardır merak ettiği bir sorunun cevabı da daha kesin biçimde verilmiş.

“Bir köpek yaşı, kaç insan yaşıdır?”

Bu konuda şöyle bir genel inancımız vardı. Bir köpek yaşı 7 insan yaşına karşılıktır.

Hayır tam böyle değilmiş... Yeni bir köpek yaşı algoritması geliştirilmiş.

Buna göre ben 14 yaşında bir köpeğim ve hayatımın sonundayım.

Köpeğin yaş dilimleri
0.5-1 yaş arası bebeklik.
1-2 yaş arası gençlik.
3-6 yaş arası orta yaş.
8 yaş üstü geriatrik yani yaşlılık dönemi.

8 HAFTALIK BİR LABRADOR KAÇ AYLIK BİR İNSAN BEBEĞİ

ARAŞTIRMAYI yapanlar 104 Labrador köpekle insanın DNA metilomlarının yaşlar boyunca değişimini incelemişler.

Genç yaştaki köpeklerin metilomları ile genç yaştaki insan metilomları birbirine daha fazla benziyor. Aynı şekilde yaşlı köpek metilomları ile yaşlı insan metilomları da birbirine daha fazla benziyor.

Buna karşılılık genç köpek ve yaşlı insan metilomları arasındaki benzerlik daha az.

Köpek ve insanın yaşlanmaları sırasındaki davranışsal değişimler de benziyor.

Ancak bu gelişme eşit katsayılarla gelişmiyor.

Mesela dişlerin gelişmesi açısından aldığınızda 8 haftalık bir Labrador bebeğin karşılığı 9 aylık bir insan bebeği oluyor.

Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

64 YAŞINDAKİ TOM HANKS 8 YAŞINDA BİR KÖPEK

ARAŞTIRMADA köpek ve insanın fiziksel görünümündeki değişimleri göstermek için ilginç bir karşılaştırma yapılmış.

Küçük bir Labrador köpeğin bebeklikten itibaren fotoğrafları alınmış, onun yaş olarak karşılıklarına da ünlü aktör Tom Hanks’in aynı yaşlardaki görünümleri verilmiş. Ben kendiminkileri de koydum... İnsanın fiziki değişimi bir Labrador köpeğinkine göre sanki çok daha fazla ve dramatik görünüyor. Bunu siz de yapabilirsiniz.

Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

YENİ FORMÜLE GÖRE SİZ KAÇ YAŞINDA BİR KÖPEKSİNİZ

1 köpek yılı: 31 insan yılı
2 köpek yılı: 42.1 insan yılı
3 köpek yılı: 48.6 insan yılı
4 köpek yılı: 53.2 insan yılı
5 köpek yılı: 56.8 insan yılı
6 köpek yılı: 59.7 insan yılı
7 köpek yılı: 62.1 insan yılı
8 köpek yılı: 64.3 insan yılı
9 köpek yılı: 66.2 insan yılı
10 köpek yılı: 67.8 insan yılı
11 köpek yılı: 69.4 insan yılı
12 köpek yılı: 70.8 insan yılı
13 köpek yılı: 72 insan yılı
14 köpek yılı: 73.2 insan yılı
15 köpek yılı: 74.3 insan yılı

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Ocak sonuna kadar 'Dry kalmak' için dört adımlık bir rehber

İçkici terminolojisini bilmeyenler için önce “Dry kalmak” ne demek ona bakalım.

İngilizce “Kuru kalmak” gibi bir anlamı var ama asıl manası “İçki içmemek”...

*

Aralık ayı içki ayıdır.

Genellikle ocağın ilk haftası da devam eder...

Sonra “Bir duralım” duygusu basar insanı...

Ama istim üzerinizde, hız almışsınız, hatta sırılsıklamsınız...

Bir de 65 plus eve kapatılmışsınız...

Nasıl duracaksınız?

Yazının Devamını Oku

Arsenal forması ile atılan son iki mesaj

Fenerbahçe’nin büyük transferi Mesut Özil önceki gece Koç Holding’e ait “KOC10” kuyruk numaralı Falcon uçağı ile İstanbul’a inerken bir pandemi dönemi rekoru kırıldı...

Sadece rekor kırılmadı, aynı zamanda çok önemli sosyal gelişmeler yaşandı.

Uçak havadayken “Flightradar24” uygulamasından 312 bin insan İstanbul’a gelişinde 4 saat boyunca uçağı dakika dakika izledi.

Bir karşılaştırma yapabilmeniz için şu bilgiyi vereyim.

Aynı saatlerde dünyada havada en çok izlenen öteki uçuşları izleme sayıları şöyleydi:

İKİNCİ SIRADA: TK6346 Barcelona-İstanbul uçuşu: 9 bin 820 kişi.

Gece boyunca en çok izlenen üçüncü uçak ise ilginç.

“No callsign”

Yazının Devamını Oku

12 boş tabut ve avluda faili meçhul bir ceset

Bugünkü hikâyemiz son zamanlarda streaming platformlarda çok moda olan bir “Unsolved Mysteries...”

Yani “Çözülmemiş esrarengiz olaylar” kategorisinden...

Yaşanmış bir polisiye...




Yazının Devamını Oku

Fikri Bey kardeşim bu kareye bir de sen bak

Önceki gün çekilen bu fotoğraf karesinde ne görüyoruz...

Cumhurbaşkanı Erdoğan aşı oluyor...

*

Tamam güncel olan o...



Ama gözümüzü hafifçe sağa ve sola çevirince ne görüyoruz...

Yazının Devamını Oku

Bir selfie fotoğrafı ve üç gün önce atılan bir tweet

Önümüzdeki not defterinde iki tarih var...

Biri 11 Ocak 2021...

Yani geçen pazartesi günü...

Öteki ise bundan 3 gün öncesine ait...

Yani 8 Ocak 2021...

Önce ikincisinden başlayayım...

Gördüğünüz bu fotoğraf geçen pazartesi günü Kahire’de çekildi... Eminim MİT’in elinde de vardır, çünkü açık istihbarattan gelen bir fotoğraf...

Dikkatle bakarsanız arka planda 4 bayrak göreceksiniz...

Yazının Devamını Oku

Bugün ayaktaysa kendisi ve bu iki insan sayesinde

Dün Posta gazetesinin manşeti şöyleydi:

“Ebru’nun zaferi”...

Aslında, bu başlığı Adnancı çetenin mahkûm olduğu gün ben atmalıydım...

Ama Posta’yı kutluyorum...

Benim 25 yıldır takip ettiğim bir olaydı bu...

Adnancı zalimlerin “Adnan Hoca” olduğu günlerde, herkesin ondan korkup sindiği günlerde, onun zulmüne uğrayıp da tek başına mücadele eden bir kadın vardı.

Adı Ebru Şimşek...

Bu çete ona yapmadığı zulmü bırakmamıştı...

Yazının Devamını Oku

Hangisi fazla: 'Önce Türküm' diyen mi 'Elhamdülillah Müslümanım' diyen mi

Kadir Has Üniversitesi’nin her yıl yaptığı “Türkiye’nin eğilimleri” araştırmasının sonuçları 7 Ocak günü yayınlandı.

Her yıl olduğu gibi sonuçları bir sosyolog gözüyle ilgiyle okudum.

Araştırmanın siyasi sonuçlarına hiç girmeyeceğim...

Çünkü beni hiç ilgilendirmiyor.

Ama sosyal ve kültürel sonuçlarında çok çarpıcı bazı öyle ilginç rakamlar var ki, işte onları anlatmak istiyorum.

Belki 2023 seçimleri için partilere yol gösterebilir.

En ilgincinden başlayayım.

SORU ŞU:

Yazının Devamını Oku

Klarnet: Dış politikanın yükselen yumuşak gücü

Son zamanlarda Milli Savunma Bakanlığı’nın internet sitesinin müdavimi oldum.

Çünkü Türk dış politikasının en gizli nabzı orada atıyor....

Özellikle Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın dış gezilerinde...

Bakanlık sitesi arşivine konan bu gezilere ait görüntüler, gazete ve televizyon haberlerine pek yansımayan “yeni trendleri” anlatıyor...

Şu an önümde son iki geziye ait görüntüler var...

Birincisi Libya’dan...

Savunma Bakanı geçenlerde Libya’yı ziyaret etti...

Orada düzenlenen gecenin en vurucu cümlesini gazetelerde ve internet sitelerinde okuduk.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp kâbusu-Neee o çıplak fotoğrafları başkalarına mı vereceksin

Herkesin kulaktan kulağa sorduğu soruyu ben açıkça sorayım: Hani pandemi sırasında erkek WhatsApp gruplarında karşılıklı atılan o çıplak kadın fotoğrafları var ya...

Yapılan o erkek geyikleri...

Hani bir uçtan ötekine şifreli diye fantezi meraklılarının yaptığı o anatomik paylaşımlar...

Kadınlar, siyasetçiler hakkında o yazılıp çizilen fıkralar...

Paylaşılan siyasi karikatürler...

Normal sohbetlerimizde ağzımıza almayacağımız ifadeler, kavramlar, küfürler...


Yazının Devamını Oku

O dört saatte beni en çok şaşırtan şey

İki gündür önümdeki iki fotoğrafa bakıp bakıp soruyorum...

O iki fotoğraf şu:

Sakallı bir adam, Senato başkanının koltuğunda oturuyor...

Bir başka sakallı adam da Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin koltuğunda...



Pişmiş kelle gibi sırıtıyorlar...

Yazının Devamını Oku

Bir gün herkes o koltuktan kalkmayı tadacak ama nasıl

Amerikan Senatosu’nun seçilmiş insanları, alenen kışkırtılmış kadınların ve adamların saldırısına uğradığı sırada...

Avrupa’nın seçilmiş insanlarından birinden şu Twitter mesajı geldi:

“Şundan emin olun. Benim başbakanlıktan ayrılmam çok sıradan ve sıkıcı bir şekilde olacaktır...”

Mesajın altında, Almanya’nın seçilmiş başbakanı ve şu an dünyanın en başarılı lideri sayılan Angela Merkel’in adı vardı.  

Hesap gerçekten onun mu, yoksa birisi onun adına şaka mı yapıyor tam öğrenemedim...

Ama hepimiz biliyoruz ki, onun görevden ayrılması gerçekten çok sıradan bir şekilde olacak...

Nasıl mı?

*

Yazının Devamını Oku

Bir Big Lebowski atasözü: Bir gün bir adam gelir ve

Benim kült filmim “Big Lebowski”nin 3 bowlingci kahramanının yanında, bir de yan karakteri var...

Onun adı yok...

Sadece “The Stranger”, yani “Yabancı” diye biliyoruz...

Arada bir bowling salonunun barında tek başına otururken görürüz onu...

Genellikle de Jeffrey Lebowski’ye ettiği büyük laflarıyla hatırlarız...

Mesela aklımdan hiç çıkmayan şu lafı:

“Bir ülkede bazen bir adam gelir ve...”

“Yabancı” 

Yazının Devamını Oku

Steve Jobs'un dediği olsaydı pandemide kaç video gelirdi

Son zamanlarda başladığım “podcast sohbetler”de bugün konuğum özel sektörün en büyük enerji dağıtım şirketlerinden biri olan EnerjiSA’nın CEO’su Murat Pınar...

Epeydir aradığım bir insandı.

Çünkü elinde müthiş bir veri tabanı var.

20 milyon müşteriye hizmet götürüyor. 11 bin çalışanı var.

Dolayısıyla pandemi sırasında kim ne tüketti, ne kadar evde oturdu, ne harcadı, bugün durum ne herkesten iyi biliyor.

Karşımda uzun saçları ve hali tavrı ile klasik bir enerji şirketinden çok Silikon Vadisi’nde yükselen bir startup tipi duruyor.  


Murat Pınar

Türkiye hakkında ona sormak istediğim çok şey var.

Yazının Devamını Oku

Bu Müslüman kadın 9 Şubat'ta çok önemli bir işi başaracak

Biz Boğaziçi rektörünü tartışırken 9 Şubat günü uzayda çok ilginç bir şey olacak.

Mini Cooper araba büyüklüğünde bir araç Mars’ın yörüngesine oturacak.

Ve bu, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) uzaya gönderdiği bir araç olacak.

Aracın adı “Hope”.

Yani “Umut”.

Tarihte ilk defa Müslüman bir ülkenin uzaya attığı araç böylesine ileri bir noktaya gidiyor...

Üstelik güzel bir haber daha var. Birleşik Arap Emirlikleri’nde bu bilimsel Mars projesinin başında 33 yaşında bir kadın var.

Adı

Yazının Devamını Oku

Yatak odasında devrim yapan bir kadının 14 ve 51 numaralı sorusu

Geçtiğimiz 9 Eylül 2020 günü Londra’da bir kadın öldü...

77 yaşındaydı...

Geçen yılın sessiz ölümlerinden biriydi... Ama, bu dünyadan ayrılırken arkasında çok gürültülü bir yakın geçmiş bırakmıştı...

Simone de Beauvoir’larla başlayan “birinci dalga feminizm”in, ikinci dalga sörfçülerinden biriydi...

Ve o kadın bizim erkek neslimizin dimağına çok korkutucu iki soruyu sokmuştu...



Yazının Devamını Oku

Fikri kardeşim başörtüsü flama da, kimin flaması

Önceki gün şunu artık iyice anladım...

Bu ülkenin iyiye gitmesi için...

Şu Allah’ın belası kutuplaşmadan kurtulması için...

Allah rızası için...

Bazı tipleri televizyonda canlı yayına katiyen çıkarmamak gerekiyor...



Yazının Devamını Oku

İlk gün: 'AKP içinden destek için çok sayıda mesaj geliyor'

Şimdi anlatacağım konuşmayı 3 gün geciktirerek yayınlıyorum.

İki nedenden dolayı bilerek erteledim.

Birincisi bu sözleri söyleyen Kılıçdaroğlu’ndan yazmak için izin istedim.

İkinci ve daha önemlisi ise...

Bu konuşmayı yılın ilk günü yayınlamak istedim.

Çünkü o felaket yılından sonra 2021’e umutla girmeyi arzuladım...

Geçen salı günü...

Yer Ankara’daki Ahmet Hamdi Akseki Camisi...

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin en güzel yeni yıl kartpostalı

Önceki gün arkadaşım Ahmet Acar’ın cenazesine katılmak için arabayla Ankara’ya gidip geldik...

İlk defa Kuzey Marmara otoyolunu kullandım...

İstanbul dışına çıkışı çok kolaylaştırmış...

Yolu en az 30-40 dakika kısaltıyor.

İstanbul’a dönüşte, bugüne kadar bana en çok heyecan veren duvar resimlerinden birine rastladım.

“Pasific” benzin istasyonunun market duvarına çizilmiş olağanüstü bir Türk bayrağıydı bu...

Kim çizdiyse gerçekten çok başarılı...

Bayrağın dalgalanışına o kadar güzel bir hareket vermiş ki, insan önünde durup fotoğraf çektirmeden geçemiyor....

Yazının Devamını Oku

Beluga balinası ve Amur kaplanı ile uyuyan hücrelere mesaj mı

Dün Rusya Devlet Başkanlığı’nın internet sitesinde dolaşırken çok ilginç bir şeyle karşılaştım.

Biliyorum bazılarınızın aklına hemen şu soru gelecek.

“Ne işin var senin oralarda?”

Sedat Ergin soktu kanıma bunu...

Biliyorsunuz, o, başlığında “resmi” kelimesi bulunan her devlet sitesini ziyaret eder.

Tabii ki, onun Rusya resmi internet sitesine girip dolaşması ile benimki arasında esaslı bir fark var.

Onun ilgi alanı “Diplomatik belgeler”, “Resmi heyetler arasındaki görüşmeler” ve “Dokümanlar” bölümü olur...

Ya ben Rusya Devlet Başkanı’nın sitesine girersem ne görürüm?

Yazının Devamını Oku

Kaybettiğim bir tebessüm ve en güzel komşularımız

‘Hayatın şeyleri” bazen insanı en hazırlıksız anında yakalar...

Kendinizi mütevazı ve sakin bir yılbaşına hazırlarken çalar birden kapınızı...

En hazırlıksız olanı ise yüzünüzdür öyle anlarda...

O yüz ne hissettiğini anlatamayacak kadar çaresizdir çünkü...

Pazar akşamı işte böyle oldu...

Hiç beklemediğimiz, en hazırlıksız anımızda öğrendik oda arkadaşımın ölümünü...

ODTÜ’nün eski rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar benim ilk akademik yoldaşımdı...

Aynı yıl yurtdışından dönüp, Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde göreve başladık....

Yazının Devamını Oku