GeriErtuğrul ÖZKÖK Altın Küre kırmızı halı: Kimi sevdim kim yıktı beni
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Altın Küre kırmızı halı: Kimi sevdim kim yıktı beni

- DİZİYE EN UYGUN KIYAFET: Netflix, “Pose” dizisinin oyuncusu Billy Porter... Trans kadınları ve gay’leri anlatan diziye çok uygun bir kıyafet. Bir “Drag Queen” yarışmasına en erkek haliyle girmiş gibi cesur. Metropolitan Müzesi’nin Camp sergisine girecek kalitede bir kıyafet...

*

Altın Küre kırmızı halı: Kimi sevdim kim yıktı beni

- ÇAKMA VENÜS ÖNÜNDEKİ FISKİYE: Jennifer Aniston...

Altın Küre kırmızı halı: Kimi sevdim kim yıktı beni

Saç her zamanki gibi kötü, göğüs dekoltesi derseniz... İzmir Kemeraltı’nda çocukluğumda “İkizlere takke” diye satılan ucuz sutyen gibi duruyor. Göğse oturuşu derseniz: İzmir-Kuşadası yolundaki çakma Yunan heykel sergisinden alınmış çakma Venüs heykelinin önüne konan fıskiye gibi açılmış.

*

- ABARTILMIŞ YILBAŞI HEDİYE PAKETİ: Jennifer Lopez...

Altın Küre kırmızı halı: Kimi sevdim kim yıktı beni

Daha ilk bakışta elbise bana bir şeyi hatırlattı... Uzun uzun düşünmeme gerek kalmadan buldum. Küçük olmakla birlikte, çok büyük kutu içine konmuş bir yılbaşı hediyesine sarılan ambalaj üstündeki abartılı kurdele gibi duruyor... Tek başarısı, en azgın teke erkeğin bile gözünü göğüslerden kaçırıp kurdeleye fokus etme kabiliyeti.

*

UCUZ DANSÖZ MÜ, ÇAKMA MATA HARİ Mİ: Gwyneth Paltrow...

Altın Küre kırmızı halı: Kimi sevdim kim yıktı beni

Yani tam “Avengers: Endgame”... Son “Yenilmezler” filminin “Oyunun Sonu” denilen hali...Lawrence Durrell’ın 19. yüzyıl “İskenderiye Dörtlüsü”nden fırlamış sararmış fotoğraftaki hüzünlü dansöz mü...

Yoksa 20’nci yüzyılın başarısız kalmış bir Mata Hari kıyafeti girişimi mi karar veremedim.

*

ALTI MADONNA, ÜSTÜ TRUVALI HELEN: Charlize Theron...

Altın Küre kırmızı halı: Kimi sevdim kim yıktı beni

Son filmi “Bombshell”de, televizyon kanalı yöneticisinin cinsel tacizine uğramış kadınları oynuyorlar. Bence burada da tasarımcının tecavüzüne uğramış bir kadın gibi duruyor.

Alttaki büstiyer 60 yaş telaşını yaşayan Madonna... Üstüne atılmış şey ise sevdiği erkeği kaybetmeye hazırlanan Truvalı Helen...

*

- MANSON’UN ELİNDEN KURTULMUŞ 69 HİPPİSİ: Laura Dern...

Altın Küre kırmızı halı: Kimi sevdim kim yıktı beni

Son filmi “Evlilik Hikâyesi”ndeki oyunu ne kadar harikulade ise, kırmızı halıdaki hali de o kadar berbat. Bir yanıyla bakıyorum, 1969’da Charles Manson çetesinin katliamından kurtulmuş o günün hippisini görüyorum. Bir başka taraftan bakınca ise kasabanın cadı avcılarına bırakmadan kendi kendini yakmış bir Salem cadısı...

*

- HARİKA ELBİSELİ BİR CHUCKY GİRL: Nicole Kidman...

Altın Küre kırmızı halı: Kimi sevdim kim yıktı beni

Elbise her zamanki gibi güzel. Duruş her zamanki gibi son dererece profesyonel. Ama yüz nedense giderek bana “Chucky” korku filmindeki bebekleri hatırlatıyor.

Altın Küre kırmızı halı: Kimi sevdim kim yıktı beni

Kocası Keith Urban’la onun için uyumlu çift diyorlar, ama birlikte çektirdikleri her fotoğraf nedense bana tam aksini söylüyor.

*

- EE İNSAN FREDDIE MERCURY BEKLEYİNCE: Rami Malek...

Altın Küre kırmızı halı: Kimi sevdim kim yıktı beni

Tabii adamı Freddie Mercury olarak tanıyınca, bu hali hiç kesmiyor insanı. Oysa elbise fena sayılmaz. Duruş fena sayılmaz ama Freddie Mercury kuyrukluyıldızı geçip gidince, geriye Konya Ovası’na düşmüş meteor gibi bir şey kalmış.

*

- KİM DERKİ BU KADININ KOCASI GUCCİ’NİN SAHİBİ: Salma Hayek...

Altın Küre kırmızı halı: Kimi sevdim kim yıktı beni

Kocası dünyanın en ünlü tasarım ve moda markalarının sahibi. Gucci onda... Saint-Laurent, Balenciaga, Bottega Veneta onda... Kafamazın bir köşesinde “El Mariachi” filmindeki o şahane kadın hâlâ duruyor, ama kendisi nerede? İşte burada... Oldu mu şimdi kılık kıyafet kırmızı halıda...

*

- YAPMAYACAKTIN SCARLETT BUNU BANA: Scarlett Johansson...

Altın Küre kırmızı halı: Kimi sevdim kim yıktı beni

Beni bilen bilir, epeydir hastasıyım. Ama bu olmamış. Makyaj iyi değil, bakış iyi değil, elbise sıradan... “Yenilmezler”in son filminde kendini uçuruma bırakarak ölmüştü. Burada da kırmızı halının tepesinden atmış.

LİBYA’DA SAVAŞACAK ‘FARKLI GÜÇLER’ KİM

CUMHURBAŞKANI Erdoğan önceki gece Kanal D ve CNN Türk’ün ortak yayınında, Libya’ya gidecek askerle ilgili şunu söyledi:

“Muharip güç olarak bizim orada farklı ekiplerimiz olacak. Bunlar bizim askerimiz içinden değil. Farklı ekiplerden güçler orada çalışacak.”

*

Komuta kimde olacak konusunu da şöyle açıkladı:

“İşin koordinasyonu bizim üst düzey askerlerimiz, korgenerallerimizle birlikte emir-komuta zincirini elinde tutan ekiplerimiz olacak.”

*

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Libya’ya gönderilecek askerlerin kim olacağı, ne kadar olacağı konusundaki yetkiyi Cumhurbaşkanı’na verdi.

O da bu yetkiye dayanarak kararını özetledi.

Bizim askerimiz savaşmayacak, farklı ekipler muharip güç olacak.

Peki kim olacak bu “farklı ekipler”?

Dünkü Guardian gazetesi oraya gönderilenlerin “Syrian mercenaries” olduğunu yazdı.

Yani “Suriyeli paralı askerler”...

Bir süredir ortalıkta dolaşan dedikodu ise bunların Türk ordusu tarafından eğitilen “ÖSO” mensupları olduğu şeklindeydi.

Yani yeni adıyla “Suriye Milli Ordusu”...

*

Ancak Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu dün sabah bazı gazetecilerle yaptığı kahvaltıda şöyle ilginç bir şey söyledi:

“Özgür Suriye Ordusu’nun Libya’ya gitmediğine dair, Milli Mutabakat Hükümeti açıklama yaptı. Bizde de ÖSO güçlerinin gittiğine dair bir bilgi yok...”

Gazetecilerden şunu sormalarını beklerdim.

BİR: O zaman Cumhurbaşkanı’nın belirttiği “farklı güçler” kimlerdir?

İKİ: “Gitmedi” demek “gitmeyeceği” anlamına da geliyor mu?

*

- Benim görüşüme göre muharip olarak Türk askerini göndermemek doğru bir karar.

- Gönderilen kim olursa olsun bunların “ÖSO’cu” olmamasına da dikkat etmekte yarar var.

Çünkü o zaman Türk kamuoyunda da haklı olarak şu soru sorulacak:

“Türkiye bu insanları Suriye’de vatanları için savaşmaları amacıyla eğitti. Paralı asker olarak Libya’ya gitmeleri doğru mu...”

O nedenle en resmi ağızdan bunun duyurulması yerinde oldu.

SURİYE MİLLİ ORDUSU YİNE ‘ÖSO’ MU OLDU

SON günlerde Ankara kaynaklı haberlerde bir şey dikkatimi çekiyor. Günlük konuşmalarda hemen herkes “ÖSO” ifadesini kullanıyor. Oysa ‘Barış Pınarı’ harekâtından sonra bu grubun adı “Suriye Milli Ordusu” olarak değiştirilmişti.

Acaba, pek inandırıcı bulunmadığı için yeniden ÖSO’ya mı dönüldü?

Yoksa herkesin ağzı ona alıştı da o ağız alışkanlığı ile ÖSO mu diyor.

Şurası bir gerçek ki, çoğu insan o ordunun ne “özgür” ne de “milli” olduğuna inanıyor.

Neticede Suriye iç savaşındaki gruplardan sadece biri...

KATKIDA BULUNANLAR

Sayfa Editörü: Eyüp Serbest

Foto Editörü: Murat Şaka

Düzeltmen: Metin Usta

Tasarım ve Uygulama: Selma Songül Zengin

X

Sayın bakan hangi ümmet bizden ileri adım bekliyor

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu İsrail’in vahşeti karşısında görüşünü şu cümleyle dile getirdi:

“Hep kınıyoruz ama ümmet bizden adım atmamızı bekliyor...”

Çok basit bir cümle ama kendi payıma hiç anlamadım.

Anlamadığım şey de şu: “Hangi ümmet”, “hangi adımı” atmamızı bekliyor...

Gelin önce şu “ümmet” kelimesinin sözlük anlamına bir bakalım.

“Müslümanlığa bağlı olan, Hazreti Muhammed’in yolundan giden Müslümanların tümü...”

Tamam bu kelime sözlükte var...

Ama gerçekte böyle bir ümmet var mı...

Yazının Devamını Oku

İki milyon pazar günü o videoyu seyrederken

Geçen pazar günü Türkiye’de 2 milyona yakın insan yurtdışından yapılan bir YouTube yayını seyrederken Roma’da çok ilginç bir şey oldu.

Vatikan tarihinde ilk defa bir savcıyı törenle “kutsal” ilan etti...

Size bu töreni ve sonrasındaki ilginç ayrıntıları anlatacağım.

Ama önce siz de benimle birlikte şu soruların cevabını bir düşünün...

Hayatınızda hiç bir savcı türbesi gördünüz mü...

Kendim için konuşayım... Ben görmedim, bilmiyorum...

Peki bir mafya babasının, itibarlı bir din insanı tarafından en ağır kelimelerle eleştirildiğine tanık oldunuz mu?

Mesela bir cuma namazından önce, Diyanet İşleri’nin merkezi sisteminden çıkmış mafyanın kötülüklerini anlatan bir hutbe veya vaaz dinleyeniniz var mı?

Yazının Devamını Oku

Anadolu yakası, Avrupa yakası, dün iki Fenerbahçeli, evdeki hava

Anadolu yakasında İlhan Ekşioğlu’nun evi... Aziz Yıldırım, Mahmut Uslu, Önder Fırat, televizyon karşısında izledi Fenerbahçe-Sivas maçını. Avrupa yakasında da Fazıl Say ve Selçuk Yöntem birlikte seyretti düş kırıklığını.

Size maç analizi yapmayacağım. Kaç asist, kaç korner, kaç teknik faul istatistiği vermeyeceğim. Büyük gazetenin spor sayfasında psikolojik bir tahlil yapacağım...

Çünkü bir Fenerbahçeli için dün gece sahadan anlatılacak bir hikaye yoktu...

Teknik direktör açısından aklımda kalan tek şey, maç öncesi acılı Filistin halkı için söylediği şeylerdi...

Spora ait söylediği bir şey yoktu...

O nedenle size iki evi anlatacağım...

İki Fenerbahçeli evi..

Aynı saatlerde nefes nefese üç maç oynanıyor...

Biri Anadolu yakasında, biri Avrupa yakasında...

Yazının Devamını Oku

Son YouTube videoları kadar renkli değil ama daha önemli

İki milyon kişinin YouTube’da yayınlanan üç video yayınını hayretler içinde izlediği gün, bir başka insan o videolar kadar renkli olmayan, ama onlardan çok daha önemli bir şeyi söyledi.

Z kuşağının hatta Y kuşağının da bilemeyeceği tek bir cümleydi bu:

“Devri sabık yaratmayacağız...”

Partisinin bir üyesi Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Onu Yüce Divan’a göndereceğiz” derken Kılıçdaroğlu’nun bütün Türkiye’ye verdiği o mesajı gençlerin de kolayca anlayabileceği bir Türkçe ile yazayım:

“İntikamcılık yapmayacağız...”

Ne gazetelerde, ne dijital medyada pek üzerinde duran olmadı.

Oysa söylediği söz o kadar önemli, yapıcı ve güven vericiydi ki...

Her gazetecinin iştahını kabartan o videoları bir kenara bırakıp bugünkü yazılarımın manşetine alacağım.

Yazının Devamını Oku

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Türkiye İstatistik Kurumu geçen hafta öyle rakamlar açıkladı ki...

1- Sosyolog yanım ameliyatlı iki gözümü faltaşı gibi açtı.

*

- Kaynak devletin kurumunun yayınladığı bülten:

“İstatistiklerle Aile 2020”.

- Yayınlayan devletin resmi kurumu Anadolu Ajansı...

İşte bu bülten Türk toplumunun geçirdiği belki de en çarpıcı sosyolojik değişimi açıkça ortaya koydu.

*

Türkiye’de aile yapısı ile ilgili yıllardır hâkim olan görüş neydi?

Yazının Devamını Oku

200 yıl önce altın portresi çizilmiş liderin bugünkü karanlık portresi

Bu fotoğrafa hep birlikte iyi bakalım.

Çünkü burada sadece siyasetçiler için değil, her fani için büyük bir ders yatıyor.

Fotoğraf, Paris’te Eyfel Kulesi’ne yakın bir yerde Les Invalides adı verilen binada çekildi.



Yukarıda gördüğünüz lahite benzeyen anıt Fransa’nın büyük imparatoru Napolyon’a ait.

Les Invalides Fransa’nın büyük komutanlarının bulunduğu bir anıt mekân.

Yazının Devamını Oku

Soyağacını on bir rakamı ile anlatan bir yıldız doğuyor

Bu harika fotoğraflar InStyle dergisinin son sayısında yayınlandı.

Fotoğrafları Erman İştahlı çekmiş.

Eylül Solakoğlu da mülakat yapmış.

Kimdir bu fotoğraftaki genç erkek çoğumuz biliyoruz.

Kanal D’nin bu yıla damgasını vuran “Sadakatsiz” dizisinde Selçuk rolünde izlediğimiz Taro Emir...

Veya Tarık Emir Tekin... Veya Taro Emir Tekin...

InStyle dergisi 2 yıl önce onun için “Bu çocuğa dikkat” diye bir yazı yayınlamış.

Haklılarmış, iki yıl sonra bu dizide parladı...

Yazının Devamını Oku

Cihangir dizi kanadında ‘neşter’ ‘botoks’ ve ‘kolajen’ savaşı

Upper Cihangir’in dizi film mahallesinde dün itibarıyla büyük bir “mimik”, “botoks” ve “kolajen” savaşı başladı.

Pimi çekilmiş bombayı mahallenin ortasına Hürriyet Kelebek yazarı Savaş Özbey bıraktı.

*

Özbey’in dünkü köşesindeki bomba iddia şuydu:

“Camdaki Kız” dizisinde “Nalan”, “Fatma” dizisinde “Fatma Yılmaz” rolünü başarıyla oynayan Burcu Biricik hayatında hiç estetik yaptırmadığı için rolünü yaparken kaşını gözünü rahatlıkla oynatabiliyor...

Bu da onu “yüzünü kullanmada” çok başarılı bir oyuncu haline getiriyor.

Yine Özbey’e göre bin bir estetik müdahaleyle gittikçe hepsi birbirine benzeyen diğer ünlülerden ayrıştırıyor.

Özbey bunu anlatmak için bir de çok ünlü bir kadın oyuncunun adını vermiş.

Yazının Devamını Oku

'Upper Cihangir' sezon finali - Koskoca semt dedelere kaldı

Geçen perşembe akşamı itibarıyla Türkiye “lockdown”a girip eve kapanırken seviyeli magazinin yeni merkezi Upper Cihangir de bir nevi sezon finali yaptı.

Seviyeli magazinin ağırlık merkezi de Bodrum’a kaydı. Bölgenin yeni nesil magazincisi Tuğrul Eryılmaz’ın T24’te her cuma günü merakla beklenen Upper Cihangir fısıltıları köşesi de geçen hafta pek tatsızdı.

Bütün bir sayfadan aklımızda kalan tek konu Sırrı Süreyya Önder’in dede olmasıydı.

Demek ki koskoca Upper Cihangir artık, müzik denince aklına sadece The Rolling Stones gelen tonton dedelere ve eski tüfek Mülkiyelilere kaldı.

Böylece magazin meydanı, “Memleketin bunca meselesi varken ısrarla seviyeli seviyesiz her magazine dalan” bendenize kaldı.

Bugünden itibaren 17 Mayıs gününe kadar “Lockdown 2021 Özel” sayfalarıyla karşınızdayım.

*

Yani “

Yazının Devamını Oku

Bir ayağı İstanbul'a basan ve Tahran'ı dağıtan bir 'narafig'

“Narafig” Farsça’da dostunu sırtından bıçaklayan kişi demek... Büyük ihtimalle de bir derin devlet komplocusu...

Tahran’ı darmadağın edip oradan Washington ve Tel Aviv’e sıçrayan bu “yeni nesil patlayıcı”, 24 Nisan günü esrarengiz bir ‘Narafig’in, Londra’daki Iran International adlı haber sitesi ve televizyon kanalına bir yoldan ulaşması ile başladı.

Esrarengiz Narafig’in elinde İran’ı darmadağın edecek bir ses kaydı vardı...

Tahran’da kapalı kapılar ardında yapılmış 3 saatlik bir görüşmenin kaydıydı bu.

Şimdi dönelim 24 Nisan gününe...

Türkiye o gün ABD Başkanı Biden’ın sözde soykırım konuşmasına kilitlenmişken, aynı saatlerde Iran International’a ulaşan kişi veya kişiler onlara bu üç saatlik kaydın bazı bölümlerini getirmişti...

Sitenin Londra’daki yöneticileri “ellerindeki malın” ne olduğunu anında anladılar.

Kayıt adeta Tahran’ı uçuracak yepyeni nesil bir patlayıcı gibiydi.

Bu kaydın açıklanması, İran’da bir süredir yaşanan

Yazının Devamını Oku

47'li bir erkek, 54'lü Blair'in bu fotoğrafına bakınca ne hisseder

Biraz narsistçe...

Biraz da bencilce bakıyorsa...

Yani benim gibiyse, kesinlikle benim hissettiğimi hisseder...

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair epeydir ortada görünmüyordu.

Pandemi başından beri ilk fotoğrafını dün İsmet Berkan’ın “10 Haber” sitesinde gördüm.

Geçen hafta İskoçya’nın bağımsızlığı ile ilgili bir televizyon programına çıkmış...

Tabii herkes programda söylediklerini değil, bu halini konuşmaya başladı. Başbakan saçlarını uzatmış... Bayağı uzatmış.

Boyamadığı için de uzun saçları ile folk şarkıcısı

Yazının Devamını Oku

Modi'nin inanç mağarasında fiyatlar neden böyle düştü

Hindistan’ın popülist başbakanı Narendra Modi’nin “seçim şovu meditasyon mağarasını” ilk defa Müslüman bir Hint asıllı Amerikalıdan öğrendim.

Yaptığı şahane televizyon şovları ile popülist liderlerin komik hallerini hicveden Hasan Minhaj, bir programında Hindistan’daki seçimleri anlatırken, şu anki başbakan Modi’nin “dua etmek ve meditasyon yapmak üzere bir mağaraya çekilmesini” anlatmıştı.

*

Ancak orada öğrenmiştim ki, Tanrı ve kendisiyle baş başa kalmak için kapandığı bu mağarada 4 kamera görüntülerini kaydediyordu.

Ancak Hasan Minhaj, Modi’nin yüzündeki sahte ifadeleri gösteren görüntüleri yayınlarken hepimizi kahkahalara boğan bir ayrıntıya dikkatimizi çekmişti.

Güya meditasyon yapmak ve dua etmek için inzivaya çekilen Modi’yi 4 kamera görüntülüyormuş...

Amaç?

Bunları seçim kampanyasında

Yazının Devamını Oku

Katarlı bayan Alya'nın mektubundaki 2 cümle

1)Şimdi anlatacağım olay, bana çok gizli kanallardan ulaşmış bir haber değil...

Birleşmiş Milletler’in herkese açık bir platformundan geldi...

Şimdi dikkatle okuyun lütfen...

*

22 Mart 2021 günü...

Yani bundan 38 gün önce BM Genel Sekreteri’ne bir mektup sunuldu...

Mektubun altında şu imza vardı:

Alya Ahmed Saif Al-Thani...

*

Yazının Devamını Oku

Yüksek lisanslı ilk rehber köpeği 'Kara' ikizler burcu

Bugün, yani 28 Nisan, Dünya Rehber Köpekler Günü...

Ben de bu özel gün dolayısıyla size Türkiye’de okumuş ve mezun olmuş, lisansüstü eğitimli ilk rehber köpeği “Kara”yı tanıtayım...

“Kara” 21 Mayıs 2015 günü doğdu.

Safkan dişi bir Labrador.

Lisans eğitimini Ankara’da Birleşik Krallık Büyükelçiliği görevlileri gözetiminde tamamladı.

Ama eğitimi orada bitmedi. Bir de yüksek lisans eğitimi var.

Onu da İngiltere’de yaptı.

Yüksek lisans hocası, uluslararası rehber köpek eğitmeni

Yazının Devamını Oku

Ben bu gürültüye kulaklarımı tıkadım şu üç cümleye baktım

1) Ülkenin muhafazakârı, laiki...

Dincisi, milliyetçisi, ulusalcısı ayakta...

“NATO’dan çıkalım” diye bağıran...

“İncirlik’i kapatalım” diye haykıran...

ABD ile bütün ilişkilerimizi keselim diyen...

Öyle bir gürültü var ki...

Ülkenin en makul insanları bile bazı çok önemli şeyleri göremiyor, duyamıyor...

Oysa 24 Nisan günü sadece o kelime yoktu... Çok önemli şeyler de oldu.

Yazının Devamını Oku

Sabık deputattan biyarbırçi görüntü

“Sabık”, yeni Türkçede “eski” demek...

- “Deputat”, Rusça kökenli bir kelime, “milletvekili” anlamına geliyor.

- “Biyarbırçi”, Azericede “Utanç verici” demek...

- “Görüntü” ise aynen “görüntü...”

*

Dün sabahtan beri Bakü’den gelen bu videoya gülüyorum ve güldüğüm için de kendime kızıyorum.

Dün T24’te gördüm. Azerbaycan’da günün konusuymuş ve televizyonlarda işte bu başlıkla verilmiş. Eski milletvekili Hüseyinbala Biralamov, ki kendisi 75 yaşında....

Yazının Devamını Oku

Banzai Mustafa Kemal Paşa çok çok banzai

Geçen gün bir arkadaşım gönderdi...

Japonya’da yapılmış video...

Kim yapmış, sözleri nedir hiç bilmiyorum.

Ama içinde bir kelime var ki....

Beni çok etkiledi.

*

Video önce İzmir’i tanıtarak başlıyor.

Arkasından İzmir’de işgalci Yunan ordusuna karşı başlatılan milli mücadele çok güzel çizimlerle anlatılıyor.

Yazının Devamını Oku

İçimizdeki en tonton anarşiste bandanalı bir Babıâli vedası

Önce köşe yazarı vardı...

Yukarıdaki babamız biz köşe yazarı milletini yaratırken, bazı unvanları çok cömertçe bağışlamıştır...

Mesela “siyasi köşe yazarı...”

Tanrı babamızın eli cömerttir... Her isteyene vermiştir bu unvanı...

Onlara bir de “Ağır ol da molla desinler” duygusunu vermiştir aynı cömertlikle...

Bir de kibir ve egoyu...

İşte böyle çıkmıştır piyasaya saçılmış binlerce siyaset köşe yazarı...

*

Yazının Devamını Oku

Emin kardeşim ben piyanistim niye hep bana ateş ediyorsun

Sözcü gazetesi, Turgut Özal’ın 28’inci ölüm yıldönümü günü herkese örnek olması gereken harika bir şey yaptı.

Özal’ı müthiş övücü bir manşet ve sayfayla andı.

Ben de Sözcü yazıişlerini ve bu sayfayı hazırlayan arkadaşımız Emin Özgönül’ü alkışlayan bir yazı yazdım.

*

Ama o ne...

Bütün hayatı boyunca maddi manevi geçimini Özal ve herkese hakaretle sağlayan Emin Çölaşan, gazetesine bir şey diyemeyince hıncını yine benden çıkardı...

Üstelik yine bir sürü yalan dolanla...

Neymiş ben ona Turgut Özal’la ilgili kitabını okudum çok beğendim demişim.

Yazının Devamını Oku

57 milyon riskli vatandaşı acilen koruma altına almanın formülü

Dün itibarıyla dünya “COVID atlası” şöyleydi.

İsrail aşılamasını tamamlamış, bütün yasakları kaldırmış ve halkı da plajlara hücum etmişti.

Yeni Zelanda ve Avustralya arasında serbest seyahat başlamıştı.

Dünyada COVID olayını en ağır geçiren ülkelerden Amerika’da Biden politikası sonuçlarını vermeye başlamıştı.

16 yaş üzeri isteyen her Amerikan vatandaşına aşı uygulanabiliyordu.

330 milyonluk ABD’de yeni vaka sayısı 67 bindi.

Haziran ayı ortası itibarıyla nüfusunun yüzde 70’ini aşılamış olacağını açıklamıştı.

80 milyon nüfuslu Türkiye’de ise yeni vaka sayısı 55 bindi...

Yazının Devamını Oku