Allah sana akıl fikir versin diyeceğim ama

O ürpererek yazmış, ben dehşetle okudum.

Haberin Devamı

 

Murat Yetkin’e göre, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’a erişimi olan” bir grup tarafından şu senaryo bastırılıyormuş.

 

* * * 

 

BİRİNCİ ADIM: İdam cezasını getirelim...

 

* * * 

 

İKİNCİ ADIM: Bu karar AB ile ilişkileri keser. Böylece hem ilişkiyi kesen biz olmayız, hem de AB’nin demokrasi-insan hakları çerçevesinin bağlayıcılığından kurtuluruz...

 

* * *

 

ÜÇÜNCÜ ADIM: Borsa çökebilir ama olsun. Nasılsa bize yakın değil, bize karşı şirketler batar. Böylece ‘bizden olmayan’ büyük şirketlerin ve yabancı sermayenin baskısından kurtuluruz.

 

Haberin Devamı

DÖRDÜNCÜ ADIM: ABD ve NATO ile ipleri gevşetelim. Bu da yönetiminiz üzerine Batılı hükümetlerden gelecek baskıyı azaltır, tepkileri lafta kalır...

 

* * * 

 

BEŞİNCİ ADIM: Bu arada başkanlık için bastırıp alın. İktidar yeniden kurulunca, ‘demokratik cömertliğiniz’ olarak yorumlanacak adımları, Kürt meselesi dahil atabilirsiniz...

 

* * *

 

ALTINCI ADIM: Bu da üzerinde daha fazla söz hakkı bulacağınız ‘yeni’ ve ‘yerli’ bir ekonominin yeniden kurulmasına imkân verecektir, durum toparlanacaktır.

 

* * *

 

Gülmeyin...

 

Lütfen gülmeyin...

 

Olay ciddi...

 

Bu yazının üzerinden 48 saat geçti, kimse “Böyle saçma sapan bir şey mi olur” demedi.

 

Bu doğruysa eğer...

 

Haberin Devamı

Bugün ülkemizin Cumhurbaşkanı’nın etrafında bu felaket senaryosunu empoze etmeye çalışan çılgın bir çevre var demektir.

 

* * *

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın böyle bir felaket planının alıcısı olacağını hiç sanmam.

 

Ama o külliyede “televizyonlardaki yemek programlarında yabancı casus avına çıkmış danışman” türleri oturdukça...

 

Ülkeyi felakete götürecek böyle bir senaryonun satıcısı var demektir.

 

İnşallah bir alıcısı da çıkmaz...

 

* * * 

 

Artık Allah ülkemizi bu kafalardan korusun demekten başka söylenecek tek lafımız kalmadı.

 

BİZE RESMEN BİDON KAFA MUAMELESİ


BU çılgın planı savunan kafa:

 

BİR: “Bu millet bidon kafalıdır. Nasılsa bunların  hepsini yer” diye düşünen kafatasıdır.

 

Haberin Devamı

İKİ: “Ülke felakete gitmiş, ekonomi batmış, hiç önemli değil. Önemli olan sizin başkanlığınız ve şu ‘insan hakları’ belasından kurtulmak” diyebilen kafatasıdır. 

 

SANILANLARIN AKSİNE BİR AZİZ YILDIRIM PORTRESİ

 

- Sanılanın aksine maç seyrederken çok sakin. Çok az konuşuyor.

 

- Sanılanın aksine maç seyrederken hiç fanatik değil. Fenerbahçe’nin yaptığı faulleri ve hatalı pozisyonları rahatlıkla kabulleniyor.

 

- Sanılanın aksine devre arasında veya maç sırasında takıma hiç müdahale etmiyor. Teknik direktöre çok saygılı.

 

- Sanılanın aksine sadece futbol takımına konsantre olmuş değil. Basket takımını, kadınlar basket ve voleybol takımlarını, amatör branşları çok yakından takip ediyor. Sporcuların her birinin performansları hakkında çok bilgisi var.

 

Haberin Devamı

- Sanılanın aksine rakip takımları çok iyi tanıyor, çok yakından takip ediyor.

 

- Sanılanın aksine rakip takım taraftarı güzel ve etkili tezahürat yaptığı zaman takdir ediyor.

 

 ÖTEKİ ŞEHİTLERİ DE HATIRLAMA ZAMANI GELMEDİ Mİ

 


SON günlerde Radiohead’in “Harry Patch (In memory of)” adlı şarkısını dinliyorum.

 

Bu şarkıyı 5 yıl önce Birinci Dünya Savaşı’ndan kalan son gazi hayatını kaybettiğinde onun anısına çıkarmışlardı.

 

İngiltere bu yıl Birinci Dünya Savaşı’nda kaybettiği insanlarını ve gazilerini anıyor.

 

Radiohead o nedenle şarkıyı yeniden çıkardı.

 

Bizde üzülerek bir şeyi izliyorum.

 

Son zamanlarda devletin bütün anmalarında sanki sadece 15 Temmuz şehitleri ön plana çıkarılıyor.

 

Haberin Devamı

Birinci Dünya Savaşı, Çanakkale, Kurtuluş Savaşı, Kıbrıs, PKK’yla mücadelede ve Suriye’de kaybettiğimiz insanlar sanki geri planda kaldı.

 

Böyle bir niyet olduğunu sanmıyorum, ama daha duyarlı olmakta yarar var. 

 

Allah sana akıl fikir versin diyeceğim ama
Tom Ford

 

İÇİN RAHAT OLSUN EMİN BUNU BEN BİLE YAZAMAM

 


YAZIYI dün Huffington Post’ta okudum. Kendimi şöyle ölçtüm biçtim, “Bunu yazabilir miyim” dedim. Yeni ahlak zaptiyemiz Emin Çölaşan geldi gözümün önüne... “Yılbaşı keyfini yaşıyoruz, şimdi durup dururken maraza çıkarmayayım” dedim.

Ama öte taraftan şeytan bir dürtüyor ki....

 

Tom Ford diyor ki:

 

“Eğer bir erkek kadınları anlamak istiyorsa, hayatında en az bir kere şunu yapmalı...”

 

Bunun için kullandığı bir fiil var ki...

 

Aman Allah’ım...

 

Ne yapmalı mı diyor?...

 

Yok, düşündüm taşındım...

 

İçin rahat olsun Emin bunu ben bile yazamam...

 

Allah sana akıl fikir versin diyeceğim ama

 

HASTA BİR FENERBAHÇELİNİNLOCADAKİ YALNIZLIĞI 

 


OSMAN Hocam eline düştüm yine...

Feyenoord deplasmanına çıkarken gribin ilk belirtileri de başlamıştı.

 

Maç günü ateşim çıktı, halsizlik başladı ve her zamanki gibi faranjitim göğsüme indi.

 

Öğrenmek istediğim şu:

 

Fenerbahçe maçını izlerken heyecanım zirve yapıyor.

 

Maçın genellikle en fazla 20 dakikasını tribünden veya locadan seyredebiliyorum.

 

Önceki akşam da neredeyse bütün maç boyunca ya locada ya da koridordaydım.

 

Merak ediyorum.

 

Heyecan, bağışıklığı düşürür mü...

 

Önceki gün Feyenoord maçında sanki öyle oldu...

 

Halim buydu ve loca görevlisi bu halimi böyle ölümsüzleştirdi.

 

KULÜP OTOBÜSÜ, LOCASI UÇAĞI VE SAHNE ARKASI

 

- Aziz Yıldırım genellikle uçağın sol tarafta birinci sırasında oturuyor. Otobüste ise sağ tarafta pencere kenarına geçiyor.

 

- Maç saatine kadar ve maç sırasında içki içmiyor. Kulüpte içki içmiyor ve iş saatlerinde içilmesine izin vermiyor.

 

- Deplasmanda kalınan otellerde özel bir bölüm açılıyor. Maç öncesi ve sonrası bu bölümde sohbet ediliyor. Maç sonrası bazen sabah 03.00’e kadar oturuyor.

 

BU TOTEMİ BEN DE ÖĞRENDİM

 

Önder Fırat Fenerbahçe’nin hücum ettiği yönde bacak bacak üstüne atıyor, maçlarda genellikle hep aynı takım elbiseyi giyiyor.

 

Bense rakip takım saldırdığında, başımı ellerim arasına alıyor, kaşlarımla oynuyorum.

 

Böylece maçı seyretmiyor, sadece seyircinin tezahüratından takip ediyorum.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları