GeriErtuğrul ÖZKÖK Al Ersoy işte bu da benim atletli halim
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Al Ersoy işte bu da benim atletli halim

STAR gazetesi yazarı Ersoy Dede, dün sabah 24 TV’de bana çağrı yapmış.

***

Diyor ki:

“Özkök bırak kayınpederinin fotoğrafını, verebiliyorsan kendi atletli fotoğrafını ver...”

***

Emrin olur Ersoy....

Madem atletli fotoğraf dedin...

Buyur bu da benim atletli fotoğrafım...

Al Ersoy işte bu da benim atletli halim***

1973 yazında Kuşadası’nda çekildi...

Üzerimde nefti rengi bir atlet...

Biliyorum diyeceksin ki, “Üstadım bu hiç öyle halk fanilası gibi durmuyor...”

***

Eee doğru... Biraz “Woodstock veteranı” tarzı...

Ama neticede atlet işte...

***

Biliyorum iyi bir arşiv arkeoloğusun, hemen o yazımı bulup koyacaksın önüme ve soracaksın:

“Peki üstadım senin seneler önce yazdığın ‘Atletli erkekle yatılmaz’ yazını nereye koyacağız?”

***

Ona da cevap vereyim üstadım:

Bir: Ben gömleğin altından fanilası görünen demiştim.

İki: Bu sorunun muhatabı ben değilim, kadınlar. Türkiye’nin şehirlerinde, Akdeniz’in mahallelerinde, Latin Amerika’nın favellalarında bunca atletli erkek dolaştığına göre, demek ki kadınlar benimle aynı fikirde değilmiş...

***

Ne yapayım şimdi...

Hadi bakalım, şimdi fanilalı fotoğraf gönderme sırası sende mi diyeyim...

***

“Yok ben gömleğimin ne altına ne de üstüne fanila giyerim diyorsan...”

***

Buyur gel bizim kulübe...

 

Al Ersoy işte bu da benim atletli halim

O, ‘İKİNCİ TAYYİP’ OLACAKSA BENİM OYUM BU FOTOĞRAFA

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun portresi hakkında şöyle düşünüyorum:

***

- O da Tayyip Erdoğan gibi olacak, onun gibi davranacaksa...

***

- “Belagatim ondan şehvetli, Dombram onunkinden davudi” diye haykıracaksa...

***

- “Kırmızı çizgileri ondan keskin çizerim, ‘Eyy’lerim onunkinden daha gümbür gümbür” diye ortaya atılacaksa...

***

- “Tayyip Erdoğan bir mağduriyet yapıyorsa ben iki, üç hatta beş yaparım, yoksa yaratırım” diye yarışacaksa...

***

- Yani yarın bir gün seçimde karşıma “ikinci bir Erdoğan” haliyle, gibi taklidiyle çıkacaksa...

***

Ben de “Aslı varken, taklidine niye oy vereyim” derim...

***

Ve oyumu bu genç fotoğrafa veririm...

***

Sağdaki Kanada Başbakanı... Soldaki Fransa Cumhurbaşkanı...

***

“Taklitlerinden sakınınız” diyerek geldiler iktidara...

***

İkisi de başkaları gibi olmadı...

İkisi de başardı...

***

Yani naçizane tavsiyem...

Kimseye kulak asmayın, kendiniz gibi davranmaya devam edin Sayın Kılıçdaroğlu...

 

MEDYA TARİHİNİN İLK KÜÇÜK CEM’İ KİMDİ

OLAĞANÜSTÜ bir kitap okuyorum.

Tim Wu’nun “Dikkat Tacirleri” isimli geçen hafta çıkan kitabı gelecek hafta size uzunca anlatacağım.

Kitabın en ilginç bölümlerinden biri medya tarihinde “ilk trol”ün ortaya çıkışıyla ilgili sayfa.

Bu kişi, 1835’te New York’ta yayınlanmaya başlayan “The Morning Herald” gazetesinin kurucusu ve yazarı James Gordon Bennett’miş...

En sevdiği şey, başka insanlara sataşmak, iftira atmak ve hırgür çıkarmakmış.

Bir keresinde aynı gün tam 7 rakip gazete ve gazetecisine saldırarak, devlet adına hedef göstererek, içeri attırmakla tehdit ederek rekor kırmış.

Tıpkı bizim Küçük Cem...

Ama maşallah bizdeki boynuz, kepçekulağı 10 kilometre geride bırakmış.

-------------

(*)Tim Wu, “Dikkat Tacirleri”, Çev: Başak Karal, Dajans Yay., 2017

 

Al Ersoy işte bu da benim atletli halim

KİBİRLENME AHMET, TAVLADA PUTİN’DEN BÜYÜĞÜ DE VAR

HEP tek taraflı bilgilendirildiniz.

Bugün size Bodrum’daki yılın tavla olimpiyatından son haberleri vereceğim.

Yaz başından beri Aydın Doğan’la Ahmet Hakan arasında kıyasıya bir tavla olimpiyatı yaşanıyor.

Ahmet Hakan elindeki medya gücünü kullanarak kendini “Tavlanın Putin’i” ilan etti ya...

Durum hiç öyle değil...

Aydın Doğan şu an Ahmet Hakan’a bordrodan verdiği parayı, marslarla geri almak üzere...

Tabii ki ben de iyi bir çalışan olarak patronun yanındayım ve oradan Ahmet Hakan’a sesleniyorum.

“Tavlada kendine hedef koyacaksan, Putin’i örnek alma...”

Yani kötü bir şey söylemiyorum...

Hedef büyüt diyorum... Hedef....

 

NAGEHAN ALÇI DURUP DURURKEN NEDEN BÖYLE BİR ŞEY SÖYLEDİ

NAGEHAN Alçı dünkü yazısında, “Ergenekon örgütünü unutmayalım” derken şöyle çok ilginç bir örnek vermiş:

“Şimdi örneğin devam eden FETÖ davaları var. Diyelim ki o davalar sulandırıldı, iş şirazesinden çıktı ve usulen çöktü. Ya da ilerde konjonktür değişti ve Yargıtay FETÖ diye bir örgüt yoktur dedi. O zaman biz de FETÖ yoktur diyebilir miyiz?”

***

Çok ilginç bir benzetme...

***

- Acaba bu davalarda da Ergenekon’daki gibi çok büyük yanlışlıklar yapıldığını, “Büyük fotoğrafa bakalım” derken, kurunun yanında yaşın da yandığını mı ima ediyor?

***

- Yoksa bu konjonktürün böyle gidemeyeceğini, değişeceğini mi tahmin ediyor?

***

Ben sadece “Ağzından yel alsın Nagehan” diyeceğim.

 

EKONOMİ

ÖNCE İYİ HABERİ Mİ VEREYİM YOKSA KÖTÜ İHTİMALLERİ Mİ

DÜN IMF verilerine dayanarak ekonomide iyi bir gelişme haberi vermiştim. Bugün de iyi habere devam edip kötüsünü bir sonraya bırakayım.

***

- BİRİNCİSİ: TÜİK, konut satışlarını açıkladı.

Buna göre temmuz ayında konut satışları geçen yılın temmuzuna göre yüzde 42.4 artarak 115 bin 869 olmuş.

Geçen temmuz darbe olduğunu, hayatın durduğunu unutma ama yine de artış büyük ve anlamlı.

***

- İKİNCİSİ: Bloomberg’e göre temmuz ayında beyaz eşya satışları da geçen yıla göre yüzde 25 artmış.

 

‘JÖLELİ’ NİYE BİRDEN ‘FAİZLERİ İNDİRİN’ YAYGARASINI BIRAKTI

ÇÜNKÜ kötü haberler var.

***

- BİRİNCİ KÖTÜ HABER: Önceki gün yapılan ihalede Hazine borçlanma faizi yüzde 11.7 oldu.

Bu çok yüksek bir faiz.

Yani faizi bizzat devlet yükseltmeye başladı.

***

- BİRİNCİ KÖTÜ İHTİMAL: Piyasadaki nakdi Hazine, yani devlet toplarsa, bankalara, şirketlere vermek için para kalacak mı? Kalsa bile yüzde kaç faizden kalacak?

***

- İKİNCİ KÖTÜ İHTİMAL: Doğal olarak hem mevduat faizleri hem de kredi faizleri artacak, tüketici kredileri dahil bütün krediler kısılacaktır.

X

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Türkiye İstatistik Kurumu geçen hafta öyle rakamlar açıkladı ki...

1- Sosyolog yanım ameliyatlı iki gözümü faltaşı gibi açtı.

*

- Kaynak devletin kurumunun yayınladığı bülten:

“İstatistiklerle Aile 2020”.

- Yayınlayan devletin resmi kurumu Anadolu Ajansı...

İşte bu bülten Türk toplumunun geçirdiği belki de en çarpıcı sosyolojik değişimi açıkça ortaya koydu.

*

Türkiye’de aile yapısı ile ilgili yıllardır hâkim olan görüş neydi?

Yazının Devamını Oku

200 yıl önce altın portresi çizilmiş liderin bugünkü karanlık portresi

Bu fotoğrafa hep birlikte iyi bakalım.

Çünkü burada sadece siyasetçiler için değil, her fani için büyük bir ders yatıyor.

Fotoğraf, Paris’te Eyfel Kulesi’ne yakın bir yerde Les Invalides adı verilen binada çekildi.



Yukarıda gördüğünüz lahite benzeyen anıt Fransa’nın büyük imparatoru Napolyon’a ait.

Les Invalides Fransa’nın büyük komutanlarının bulunduğu bir anıt mekân.

Yazının Devamını Oku

Soyağacını on bir rakamı ile anlatan bir yıldız doğuyor

Bu harika fotoğraflar InStyle dergisinin son sayısında yayınlandı.

Fotoğrafları Erman İştahlı çekmiş.

Eylül Solakoğlu da mülakat yapmış.

Kimdir bu fotoğraftaki genç erkek çoğumuz biliyoruz.

Kanal D’nin bu yıla damgasını vuran “Sadakatsiz” dizisinde Selçuk rolünde izlediğimiz Taro Emir...

Veya Tarık Emir Tekin... Veya Taro Emir Tekin...

InStyle dergisi 2 yıl önce onun için “Bu çocuğa dikkat” diye bir yazı yayınlamış.

Haklılarmış, iki yıl sonra bu dizide parladı...

Yazının Devamını Oku

Cihangir dizi kanadında ‘neşter’ ‘botoks’ ve ‘kolajen’ savaşı

Upper Cihangir’in dizi film mahallesinde dün itibarıyla büyük bir “mimik”, “botoks” ve “kolajen” savaşı başladı.

Pimi çekilmiş bombayı mahallenin ortasına Hürriyet Kelebek yazarı Savaş Özbey bıraktı.

*

Özbey’in dünkü köşesindeki bomba iddia şuydu:

“Camdaki Kız” dizisinde “Nalan”, “Fatma” dizisinde “Fatma Yılmaz” rolünü başarıyla oynayan Burcu Biricik hayatında hiç estetik yaptırmadığı için rolünü yaparken kaşını gözünü rahatlıkla oynatabiliyor...

Bu da onu “yüzünü kullanmada” çok başarılı bir oyuncu haline getiriyor.

Yine Özbey’e göre bin bir estetik müdahaleyle gittikçe hepsi birbirine benzeyen diğer ünlülerden ayrıştırıyor.

Özbey bunu anlatmak için bir de çok ünlü bir kadın oyuncunun adını vermiş.

Yazının Devamını Oku

'Upper Cihangir' sezon finali - Koskoca semt dedelere kaldı

Geçen perşembe akşamı itibarıyla Türkiye “lockdown”a girip eve kapanırken seviyeli magazinin yeni merkezi Upper Cihangir de bir nevi sezon finali yaptı.

Seviyeli magazinin ağırlık merkezi de Bodrum’a kaydı. Bölgenin yeni nesil magazincisi Tuğrul Eryılmaz’ın T24’te her cuma günü merakla beklenen Upper Cihangir fısıltıları köşesi de geçen hafta pek tatsızdı.

Bütün bir sayfadan aklımızda kalan tek konu Sırrı Süreyya Önder’in dede olmasıydı.

Demek ki koskoca Upper Cihangir artık, müzik denince aklına sadece The Rolling Stones gelen tonton dedelere ve eski tüfek Mülkiyelilere kaldı.

Böylece magazin meydanı, “Memleketin bunca meselesi varken ısrarla seviyeli seviyesiz her magazine dalan” bendenize kaldı.

Bugünden itibaren 17 Mayıs gününe kadar “Lockdown 2021 Özel” sayfalarıyla karşınızdayım.

*

Yani “

Yazının Devamını Oku

47'li bir erkek, 54'lü Blair'in bu fotoğrafına bakınca ne hisseder

Biraz narsistçe...

Biraz da bencilce bakıyorsa...

Yani benim gibiyse, kesinlikle benim hissettiğimi hisseder...

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair epeydir ortada görünmüyordu.

Pandemi başından beri ilk fotoğrafını dün İsmet Berkan’ın “10 Haber” sitesinde gördüm.

Geçen hafta İskoçya’nın bağımsızlığı ile ilgili bir televizyon programına çıkmış...

Tabii herkes programda söylediklerini değil, bu halini konuşmaya başladı. Başbakan saçlarını uzatmış... Bayağı uzatmış.

Boyamadığı için de uzun saçları ile folk şarkıcısı

Yazının Devamını Oku

Modi'nin inanç mağarasında fiyatlar neden böyle düştü

Hindistan’ın popülist başbakanı Narendra Modi’nin “seçim şovu meditasyon mağarasını” ilk defa Müslüman bir Hint asıllı Amerikalıdan öğrendim.

Yaptığı şahane televizyon şovları ile popülist liderlerin komik hallerini hicveden Hasan Minhaj, bir programında Hindistan’daki seçimleri anlatırken, şu anki başbakan Modi’nin “dua etmek ve meditasyon yapmak üzere bir mağaraya çekilmesini” anlatmıştı.

*

Ancak orada öğrenmiştim ki, Tanrı ve kendisiyle baş başa kalmak için kapandığı bu mağarada 4 kamera görüntülerini kaydediyordu.

Ancak Hasan Minhaj, Modi’nin yüzündeki sahte ifadeleri gösteren görüntüleri yayınlarken hepimizi kahkahalara boğan bir ayrıntıya dikkatimizi çekmişti.

Güya meditasyon yapmak ve dua etmek için inzivaya çekilen Modi’yi 4 kamera görüntülüyormuş...

Amaç?

Bunları seçim kampanyasında

Yazının Devamını Oku

Katarlı bayan Alya'nın mektubundaki 2 cümle

1)Şimdi anlatacağım olay, bana çok gizli kanallardan ulaşmış bir haber değil...

Birleşmiş Milletler’in herkese açık bir platformundan geldi...

Şimdi dikkatle okuyun lütfen...

*

22 Mart 2021 günü...

Yani bundan 38 gün önce BM Genel Sekreteri’ne bir mektup sunuldu...

Mektubun altında şu imza vardı:

Alya Ahmed Saif Al-Thani...

*

Yazının Devamını Oku

Yüksek lisanslı ilk rehber köpeği 'Kara' ikizler burcu

Bugün, yani 28 Nisan, Dünya Rehber Köpekler Günü...

Ben de bu özel gün dolayısıyla size Türkiye’de okumuş ve mezun olmuş, lisansüstü eğitimli ilk rehber köpeği “Kara”yı tanıtayım...

“Kara” 21 Mayıs 2015 günü doğdu.

Safkan dişi bir Labrador.

Lisans eğitimini Ankara’da Birleşik Krallık Büyükelçiliği görevlileri gözetiminde tamamladı.

Ama eğitimi orada bitmedi. Bir de yüksek lisans eğitimi var.

Onu da İngiltere’de yaptı.

Yüksek lisans hocası, uluslararası rehber köpek eğitmeni

Yazının Devamını Oku

Ben bu gürültüye kulaklarımı tıkadım şu üç cümleye baktım

1) Ülkenin muhafazakârı, laiki...

Dincisi, milliyetçisi, ulusalcısı ayakta...

“NATO’dan çıkalım” diye bağıran...

“İncirlik’i kapatalım” diye haykıran...

ABD ile bütün ilişkilerimizi keselim diyen...

Öyle bir gürültü var ki...

Ülkenin en makul insanları bile bazı çok önemli şeyleri göremiyor, duyamıyor...

Oysa 24 Nisan günü sadece o kelime yoktu... Çok önemli şeyler de oldu.

Yazının Devamını Oku

Sabık deputattan biyarbırçi görüntü

“Sabık”, yeni Türkçede “eski” demek...

- “Deputat”, Rusça kökenli bir kelime, “milletvekili” anlamına geliyor.

- “Biyarbırçi”, Azericede “Utanç verici” demek...

- “Görüntü” ise aynen “görüntü...”

*

Dün sabahtan beri Bakü’den gelen bu videoya gülüyorum ve güldüğüm için de kendime kızıyorum.

Dün T24’te gördüm. Azerbaycan’da günün konusuymuş ve televizyonlarda işte bu başlıkla verilmiş. Eski milletvekili Hüseyinbala Biralamov, ki kendisi 75 yaşında....

Yazının Devamını Oku

Banzai Mustafa Kemal Paşa çok çok banzai

Geçen gün bir arkadaşım gönderdi...

Japonya’da yapılmış video...

Kim yapmış, sözleri nedir hiç bilmiyorum.

Ama içinde bir kelime var ki....

Beni çok etkiledi.

*

Video önce İzmir’i tanıtarak başlıyor.

Arkasından İzmir’de işgalci Yunan ordusuna karşı başlatılan milli mücadele çok güzel çizimlerle anlatılıyor.

Yazının Devamını Oku

İçimizdeki en tonton anarşiste bandanalı bir Babıâli vedası

Önce köşe yazarı vardı...

Yukarıdaki babamız biz köşe yazarı milletini yaratırken, bazı unvanları çok cömertçe bağışlamıştır...

Mesela “siyasi köşe yazarı...”

Tanrı babamızın eli cömerttir... Her isteyene vermiştir bu unvanı...

Onlara bir de “Ağır ol da molla desinler” duygusunu vermiştir aynı cömertlikle...

Bir de kibir ve egoyu...

İşte böyle çıkmıştır piyasaya saçılmış binlerce siyaset köşe yazarı...

*

Yazının Devamını Oku

Emin kardeşim ben piyanistim niye hep bana ateş ediyorsun

Sözcü gazetesi, Turgut Özal’ın 28’inci ölüm yıldönümü günü herkese örnek olması gereken harika bir şey yaptı.

Özal’ı müthiş övücü bir manşet ve sayfayla andı.

Ben de Sözcü yazıişlerini ve bu sayfayı hazırlayan arkadaşımız Emin Özgönül’ü alkışlayan bir yazı yazdım.

*

Ama o ne...

Bütün hayatı boyunca maddi manevi geçimini Özal ve herkese hakaretle sağlayan Emin Çölaşan, gazetesine bir şey diyemeyince hıncını yine benden çıkardı...

Üstelik yine bir sürü yalan dolanla...

Neymiş ben ona Turgut Özal’la ilgili kitabını okudum çok beğendim demişim.

Yazının Devamını Oku

57 milyon riskli vatandaşı acilen koruma altına almanın formülü

Dün itibarıyla dünya “COVID atlası” şöyleydi.

İsrail aşılamasını tamamlamış, bütün yasakları kaldırmış ve halkı da plajlara hücum etmişti.

Yeni Zelanda ve Avustralya arasında serbest seyahat başlamıştı.

Dünyada COVID olayını en ağır geçiren ülkelerden Amerika’da Biden politikası sonuçlarını vermeye başlamıştı.

16 yaş üzeri isteyen her Amerikan vatandaşına aşı uygulanabiliyordu.

330 milyonluk ABD’de yeni vaka sayısı 67 bindi.

Haziran ayı ortası itibarıyla nüfusunun yüzde 70’ini aşılamış olacağını açıklamıştı.

80 milyon nüfuslu Türkiye’de ise yeni vaka sayısı 55 bindi...

Yazının Devamını Oku

Korkuyorsunuz çünkü statlarda idare ediyorduk ama ekranda edemiyoruz

Alman liglerinin tatsızlığı, İtalya’nın statları yenilememesi, koca Rusya’nın doğru dürüst bir takım çıkaramaması, herkesi Premier Lig ve La Liga hastası yaptı. Bakıyorum, tüm Avrupa ülkelerinin federasyonları ayakta. Paniğin sebebi belli... Siz daha VAR’ı bile yönetemiyorsunuz. Kalite yerlerde. Şimdi korkuyorsunuz.

Bu bir deprem... Futbolun 8.1 şiddetindeki depremi. Hiç kuşkunuz olmasın, arkasından tsunami de gelecek... Gelecek ve bu bütün derme çatma ‘Milli ve yerli futbol düzeni’ bu tsunaminin altında kalacak.

TÜRKiYE LiGi’NiN VASATLIĞI ALMAN LiGi’NiN RUHSUZLUĞU

· 12 Avrupa takımının pazar günü “Biz artık Avrupa’da bir ‘Ultra Süper Lig’ kuruyoruz” açıklaması tam bir depremdir. Ve yıllardır “Geliyorum” diyen bir deprem bu...

· Alman liglerinin tatsızlığı, tuzsuzluğu, ruhsuzluğu.

· İtalya’nın futbol oynadığı sahaları bile yenilemede nal toplaması.

· Fransa’nın Arap sermayesi sayesinde çok
geç Avrupa futboluna dönmesi.

· Oligarklarını bile İngiltere’ye kaptıran koskoca Rusya’nın doğru dürüst bir futbol takımı çıkaramaması, sonunda bütün Avrupa seyircisini Premier Lig ve La Liga hastası yaptı. Onlar da bu vasatlıkta debelenirken sonunda bu kararı aldılar.

Yazının Devamını Oku

Lüzumsuz bir köşe yazarının çok lüzumlu üç-beş saniyesi

T24 haber sitesi yazarı Ali Akay hatırlattı.

Dün, yani 19 Nisan, Fransız yazar ve düşünürü Jean-Paul Sartre’ın cenazesinin kaldırıldığı günün yıldönümüydü.

Sartre 15 Nisan günü ölmüştü...

Öyleyse niye onu 19 Nisan günü hatırlıyoruz...

*

Cevabı çok basit...

Çünkü onu Montparnasse Mezarlığı’na uğurlayan öylesine büyük bir kalabalık vardı ki...

Fransa, onu, siyasette en büyük muhalifi olan cumhurbaşkanı De Gaulle’ün söylediği şu sözle hatırladı:

“Sartre Fransa’dır...”

Yazının Devamını Oku

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım

Tabii Upper Cihangir’deki en büyük haber kaynağımdan öğrendim haberi.

1- Kanal D’nin başarılı bir başlangıç yapan dizisi “Camdaki Kız” meğer tam anlamıyla bir Upper (Yukarı) Cihangir dizisiymiş.

*

Nereden mi çıkardım?

Bir kere dizinin bazı sahneleri Cihangir Caddesi’ndeki köşkte çekilmiş.



Yazının Devamını Oku