AK Parti kurmaylarının 7 Temmuz gecesi sohbeti

7 Temmuz gecesi Yunanistan seçimlerinin sonuçları gelmeye başladığında acaba AK Parti yöneticileri kendi aralarında neler konuşmuşlardır?

 

*

Düşünün gencecik bir lider...

Miçotakis...

Yunanistan’ın iki merkez partisinden biri olan Yeni Demokrasi’nin başına geçmiş...

Ve 4 yıldır süren Çipras sol yönetimine son vermiş.

*

Aldığı oy yüzde 39...

Ama mecliste tek başına hükümeti kurabilecek sandalye çoğunluğunu elde etmiş...

Şimdi bir düşünün...

Başka hiçbir partiye ihtiyaç duymadan, hiçbir ittifaka girmeden tek başına hükümet kurmayı başarmış bir başbakan mı daha rahattır?

Yoksa yüzde 51’i elde etmek için yanına mutlaka birini almak, bir ittifak kurmak ve o ittifakın gerektirdiği dengeleri gözetmek zorunda olan bir başkan mı?

*

Siyaset, kendi kanunlarını kendi yazan bir şey...

Bazen her şeyi kendinize göre dizayn ettiğinizi düşünüyorsunuz...

Ama bir bakıyorsunuz siyaset sizi dizayn etmiş.

KADIN FİNAL İZLEYİCİSİ ERKEK FİNALİNİ YAKALADI

AK Parti kurmaylarının 7 Temmuz gecesi sohbeti

GEÇEN pazar ABD milli takımının zaferi ile biten Dünya Kadın Futbol Şampiyonası, kadın sporları tarihinde bir dönüm noktası oldu.

Kadın futbolu büyük bir televizyon izleyicisi çekmeye başladı.

*

Final maçının reytinglerini almadım.

Ama geçen hafta yapılan ABD-Fransa milli takımları arasındaki maçı sadece ABD’de 8.2 milyon kişi canlı olarak izlemiş.

Bir karşılaştırma yapabilmeniz için şu örneği vereyim.

Geçen yıl yapılan Dünya Futbol Şampiyonası final maçından beri böyle bir rakam olmamış.

*

Kadın futbol şampiyonası maçlarının yayın haklarına sahip olan Fox TV’ye göre kadın maçlarının ilk üç haftadaki karşılaşmalarını dünyada 1 milyar kişi izlemiş.

*

Ancak şunu üzülerek söyleyeyim ki Türkiye’de kadın futbolu henüz tam ivme kazanamadı.

ÇİZGİ ROMAN VE MİZAH TARİHİMİN BİR SAYFASI KAPANDI

AK Parti kurmaylarının 7 Temmuz gecesi sohbeti

HAYATIMIN mizah anlayışını değiştiren çizgi dergiyle 1960’lı yılların sonunda tanıştım.

Derginin adı “Mad”di...

Amerikan yerleşik ve merkezi kültürünün bütün kişileri, filmleri ve televizyon programlarını tiye alan harika bir dergiydi.

Her sayısının kapağında “Alfred E. Neuman” isimli bir karakter vardı.

AK Parti kurmaylarının 7 Temmuz gecesi sohbeti

Onun “Me worry” (Benim kafama taktığımı mı sanıyorsun) sözü, Robert De Niro’nun “Taksi Şoförü” filmindeki ünlü “You talking to me” (Bana mı diyorsun) sözü kadar etkili oldu.

*

Derginin özellikle iki çizerine hayrandım.

Bir Don Martin, öteki Sergio Aragones...

Hele Don Martin’in çizdiği karakteri gördükçe yerlere yıkılıyordum. Don Martin’le daha sonra benim genel yayın yönetmenliğim sırasında “Aydın
Doğan Karikatür Yarışması”
nın jüri üyesi olarak Türkiye’ye geldiğinde tanışmış ve güzel bir hafta geçirmiştim.

*

Mad 1952 yılında yayın hayatına başlamıştı.

Tirajı 1960’lı yıllarda 3 milyonlara yaklaşmıştı.

İşte o harika dergi geçen hafta yayın hayatına son verdi.

Benim için geçen haftanın en hüzünlü hatırası buydu.

Bütün gençliğimin ve hayatımın çok önemli bir parçası da gitti...

NE BURNİNG MAN, NE GLASTONBURY EN ÇOK GİTMEK İSTEDİĞİM FUAR BU

NE Burning Man, ne Coachella, ne Glastonbury...

Benim bugünlerde en çok katılmak istediğim kültür olayı Comic Con fuarı.

Amerika Birleşik Devletleri’nin San Diego şehrinde her yıl düzenlenen fuar, dünyanın en büyük çizgi roman festivali.

Ancak son yıllarda Marvel ve DC Comics filmleri nedeniyle özel bir anlam kazandı.

Disney ve bütün büyük film yapımcıları en iddialı filmlerinin tanıtımlarını burada yapıyor.

Bu yıl 18-21 Temmuz arasında düzenlenecek olan fuarda “Game of Thrones”un en ünlü oyuncuları gelip söyleşiler yapacak.

Aklınızda olsun... Şu an bütün dünyada çok “in”...

BURNİNG MAN OUT, TANKWA KAROO İN

AK Parti kurmaylarının 7 Temmuz gecesi sohbeti

MODERN sanatın ‘hipster’larına bir iyi bir kötü haberim var.

Orada burada “Burning Man’a gidiyorum” falan diye hava atmaya kalkmayın.

Burning Man hızla out oluyor.

Hatta gidenler küçümseniyor artık...

Onun yerine yükselen festival Güney Afrika Tankwa Karoo Milli Parkı’nda nisan ayında düzenlenen “AfrikaBurn”...

O da bir çöl festivali... Yani İstanbul’da hava atmak istiyorsanız artık asıl adres burası.

EN SNOPLAR İÇİN HÂLÂ BAYREUTH 1 NUMARA

MESELA Ali Esat gibi burnundan kıl aldırmayan gerçek bir snopsanız...

Ve bir de bu halinizden memnunsanız... Etrafınızdaki Burning Man kabilesini fena halde sarakaya alanlardansanız...

Fark yaratmak için hâlâ en güzel yer Almanya’daki Bayreuth Wagner Festivali...

Ama uyarayım.

Dünyada bileti en zor bulunan festivallerin başında geliyor.

Her yıl 500 binden fazla insan başvuruyor.

Bir aylık festival konserleri için sadece 50 bin bilet var.

Ayıptır söylemesi bendeniz 25 Temmuz gecesi “Tannhauser” için biletimi ayarladım.

Nereden buldun diye sormayın. Almanya’da bağlantılarım var. Ama sakın SETA’cılara söylemeyin...

Yoksa ben de bu müstesna “think tank”imizin paletleri altında kalırım...

 

X

Türkiye bu işitme engelli Afgan kızına ne öğretti

Bugün size yerel kıyafetleri içinde hapishane demirlerini kıran bu genç kızın hikâyesini anlatacağım.

Bunu çizen kızın adı Sara Barakzay...

Afganistan’ın ilk kadın çizgi romancısı...

Adını ilk defa dün Guardian gazetesinde gördüm.

Ben onun hakkındaki bu haberi okurken, Türkiye’de gazetelerin, internet haber sitelerinin, haber televizyonlarının bir numaralı gündemi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı İnsan Hakları Reform Paketiydi...

İkisinin aynı güne gelmesi benim için çok anlamlı bir sürpriz oldu.

Çünkü bu çizginin Türkiye’ye uzanan bir ucu var.

Nedenini anlatayım.

Yazının Devamını Oku

Kendini Sharon Stone sanan ve kedilere bulaşan bir erkek

Bu hafta kayda geçirdiğim dizinin adı şu:

“Don’t F...k With Cats...”

“Kedilere Bulaşma: İnternette Katil Avı...”

*

Üç bölümlük dizinin girişinde ‘Buradaki kişiler hayal mahsulüdür’ diye bir yazı yok. Dizideki her kare gerçek...

Mekânlar gerçek.

Olaylar gerçek...

Ve en önemlisi...

Yaşanan bütün vahşet gerçek...

Yazının Devamını Oku

İlginç bir soru: Pülümür ve Fatih'te neler oluyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2023 yılına kadarki görünümünü kökten etkileyebilecek “reform tasarısı”nı bugün açıklayacak.

Adalet, demokrasi ve insan hakları reformu...

Tabii bu reform aynı zamanda ifade ve haber alma özgürlüklerinin de çerçevesini çizecek...

İşte böyle bir günde ben de size Türkiye’nin “haber coğrafyasını” anlatan bir çalışmadan söz edeceğim.

*

Hürriyet İnternet’in eski yöneticisi Emre Kızılkaya dün ilginç bir çalışmanın sonuçlarını açıkladı.

Kızılkaya ve arkadaşları 2 hafta boyunca Türkiye’de yayınlanan 1.1 milyon haberi inceleyip analizini yapmışlar.

Türkiye’de 19 ulusal, 165 ise yerel TV kanalı var...

Devlet kontrolünde ise 13 TV kanalı bulunuyor...

Yazının Devamını Oku

67’nci dakikada Mesut’suz Fenerbahçe daha mı Mesut

Erol Bulut, Mesut Özil gibi uluslararası bir starı maçtan kulübeye aldı. Böylesine cesur ve kritik kararı alan bir teknik direktörün maçın geri kalanı için yeni bir hikayesi olmalıydı. O hikaye gol olarak geldi.

Böyle bir derbiye klasik mantıkla, rasyonel bir değerlendirme yapmak mümkün değil. O yüzden maç boyu gözlemlerimi anarşik biçimde alt alta yazıyorum...

Göreceksiniz ki, bu bir uzman yazısı değil, hepimizin maç sırasında aklımıza gelen düşüncelerden ibaret olacak bu.

BİR KERE DAHA GÖRDÜK DÖRT ÜÇTEN BÜYÜKTÜR

1- Trabzonspor yıllar önce bileğinin hakkıyla kırılmaz denilen ‘Üç Büyük takım’ zincirini en zayıf halkasından kırıp ‘Dört Büyük Kulüp’ karesini, futbolun yeni fotoğrafı olarak kafamıza yerleştirdikten sonra ‘derbilerin’ de anlamı değişti. Ben dahil kimse bir derbi sonucu hakkında önceden rahatlıkla kehanette bulunamadık. Bu maçta öyleydi.

2- Şaşırtmayan, heyecanlandırmayan derbilere alışmıştık. Bu derbi de öyle olacak derken, maçın 67’inci dakikasından sonra beklemediğimiz bir heyecan geldi.

ÖZİL’İ GÖREVDEN ALANIN YENİ BİR HİKAYESİ OLMALIYDI

3- 67’inci dakika önemliydi. Çünkü Fenerbahçe Teknik Direktörü çok az teknik direktörün yapabileceği bir şeyi yaptı. mesut Özil gibi uluslararası bir starı maçtan kulübeye aldı.

4- Böylesine cesur ve kritik kararı alan bir teknik direktörün maçın geri kalanı için yeni bir hikayesi olmalıydı. O hikaye gol olarak geldi.

Yazının Devamını Oku

Guy Ritchie ile o kırmızı halıda neler gördüm

Önceki akşam şahsi Beyoğlu tarihimin çok önemli bir günüydü.

Yıllarca önünden geçtiğim efsanevi Atlas Sineması yeniden açılıyordu.

*

Atlas Sineması’nın açılış tarihi 1948...

Yani benimle aynı yaşta sayılır...



Yazının Devamını Oku

İki 'kız arkadaşın' birbirine verdikleri 'çarşaf' sözü

Bir yanda Ayşe Kulin...

Çok satan kitaplara imza atmış bir yazar...

Başı açık...

Duruşu, tarzı ile kendine özgü...

*

Öteki tarafta Ayşe Böhürler...


Yazının Devamını Oku

Elimize değmeyen, görmediğimiz para ile 190 milyar lira harcıyoruz

Son zamanlarda kendi çevremde, teknoloji çevrelerinde, bankacılık çevrelerinde, çok sık duyduğum üç kelime var.

“FinTech”, “Bitcoin” ve “Blockchain”...

İtiraf edeyim, üçünün de ne olduğunu tam olarak bilemiyorum.

Oysa bunlar giderek günlük hayatımıza şuradan buradan girmeye başladı.

Özellikle de “FinTech...”

Belki inanmayacaksınız, aramızdan 2 milyon insan bu teknoloji üzerinden alışveriş yapıyor. Pandemi sırasında online ödemelerde çok öne çıktı.

Bu ödeme sistemi hayatımızın belki de en önemli kavramlarından birini yavaş yavaş tarihe gömüyor.

Parayı...

Yani bir zamanlar cebimizde en çok gördüğümüz şeyi artık görmüyoruz.

Yazının Devamını Oku

Cübbeli: Biri bana beleş bilet verirse ben de Mars'a giderim

1) Bu hafta sonu en büyük eğlencem Cübbeli Ahmet’in Mars “parodisiydi”...

Vallahi dinlerken yıkıldım...

Bir kere daha söylüyorum...

Cem Yılmaz pandemi dolayısıyla çekilince, stand-up sahnesi Cübbeli Ahmet Hoca’ya kaldı...

Yani kavuk ona geçti...

Allah için o da acayip bir performans sergiliyor...

Geçen hafta iki gelişme oldu.

Geçen perşembe akşamı NASA Mars’a

Yazının Devamını Oku

Dolunay ve kurt yüzyılı kapandı ekinoks ve cadı yüzyılı açılıyor

Önceki gün bir streaming platforma konan yeni “cadı” filmi “Discovery of Witches” bir “ekinoks” günü başlıyor.

Ekinoks, her yıl gündüz ile gecenin eşit olduğu güne verilen isim.

*

Yılda iki ekinoks var...

Biri 21 Mart ilkbahar ekinoksu...

Öteki ise 23 Eylül sonbahar ekinoksu...

Sözünü ettiğim cadılar dizisi bir sonbahar ekinoks günü başlıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Dikkat Kardashian'ın poposu başımıza büyük bir iş açabilir

Bugün cumartesi... O nedenle siyaseti bir yana bırakıp ciddi bir konuya giriyorum...

1. Ülke olarak başımızda büyük bir sorun patlamak üzere...

Ve bu sorunun adı “Brezilya poposu...”

Ama yavaş yavaş bu deyimin yerini “Kim Kardashian poposu” alıyor.

*

Bunun ilk işareti de dün İngiliz Guardian gazetesindeki tam sayfa bir haberle geldi...

Üstelik haberi New York Times gazetesi de duyurdu...

Diyeceğim “Kardashian’ın poposu” deyip dudak bükmeyin, konu ciddi konu.

*

Yazının Devamını Oku

Girit formülü ile yeniden 'takıma dönüş' fotoğrafı

Biliyorsunuz artık iyi bir “Savunma Bakanlığı internet sitesi” uzmanıyım.

En iyi okuduğum şey de bakanlık sitesine konan fotoğraflar...

Bu etkileyici fotoğrafı da dün Savunma Bakanlığı’nın web sitesinde gördüm.

*

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın makamını ilk defa bu kadar geniş bir kadrajla görüyoruz.

Fotoğrafta bakanın sağında Türk bayrağı, solunda ise NATO bayrağı görünüyor.

Arkada ise bir Atatürk portresi var.

Zaten sitenin sayfası da sol üste bir Atatürk fotoğrafı ile açılıyor.

Yazının Devamını Oku

'82'ncimiz gibi' bir şehir hakkında bilmediklerimiz

Türkiye’nin 81 vilayeti var...

Bir de “82’nci gibi” olanı...

Bir Türkiye şehri değil, ama bir Türk şehri gibi olmaya doğru hızla gidiyor.

Burası Suriye sınırları içindeki Afrin...

Bilmiyordum, meğer Türkiye bir süre önce bazı yabancı gazetecileri Suriye içinde Türk ordusunun kontrolündeki Afrin’e götürmüş.

Giden gazetecilerden ilk yazı dün New York Times’ta yayınlandı.

Bu şehir hakkında bilmediğimiz bazı şeyleri bu yazıdan öğrendim.

Ve öyle bir yazı ki...

Yazının Devamını Oku

Liberal arkadaş söyle bana bu 3 maddenin neyini tartışacağız

Günlerdir Ayasofya imamının sözlerini konuşuyoruz.

Nereden üzerine düştüyse durup dururken bir anayasa tartışması başlattı...

Allah’tan ne Cumhurbaşkanlığı, ne iktidar partisi ne de Diyanet bu tartışmaya girdi...

Ama baktım bugün muhalif diye bilinen bazı eski liberal yazarlar da “Anayasa’nın değişmez maddelerini tartışamazsak buna demokrasi denmez” demeye başladılar

Ben de diyorum ki:

İyi hadi gelin tartışalım... Tartışalım da neyi tartışacağız...

*

Madde 1 diyor ki: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir...

Bunu mu tartışacağız?

Yazının Devamını Oku

CHP oylarımı bölmezse gelecek seçim iktidarım

Cumartesi akşamı Muharrem İnce aradı. Yalova’da oğlu ile birlikteymiş.

Tabii ki konu, onun için yazdığım şu sözlerdi:

“Seçim gecesi üç-beş saati yönetemeyen bir siyasetçi bir partiyi 360 gün nasıl yönetecek...”

Allah için Muharrem İnce’nin rahmetli Süleyman Demirel’e benzeyen bir tarafı var.

Alınmıyor, kızmıyor, küsmüyor...

Türk siyasetinde artık unutmaya başladığımız güzel bir meziyet bu.

Neyse, hemen söze girdi:

“Seçim gecesi için bana haksızlık ediliyor”

Yazının Devamını Oku

Yeni Türkiye'nin yeni fenomeni: VIP köpek

Evet başlıktaki ifade yanlış değil. “V.I.P Köpek”...

Türkiye’de geçen hafta V.I.P köpekler dönemi açıldı.

Size bu haberin hikâyesini ve perde arkasını yazayım.

*

Son yıllarda Türkiye’de en beğendiğim yeni markalardan biri Les Benjamins...

Gümüşhane kökenli bir ailenin çocuğu olan Bünyamin Aydın’ın yarattığı bir giyim markası.

Başlarda “Ottoman Punk” tarzı deniyordu.

Lüks sokak modasının önde gelen isimlerinden biri oldu.

Özellikle fesli James Dean desenleri falan bütün dünyada tutuldu.

Yazının Devamını Oku

Tam 60 yıldır hayır dediğim bir anayasal düzende yaşıyorum

Bakın şu gerçekleri alt alta yazdığımda, kendi açımdan ne kadar tuhaf bir durum ortaya çıkıyor.

- 73 yaşımdayım...

- Bugüne kadar oy verdiğim hiçbir parti iktidara gelemedi.

- Bugün “Türkiye Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi” sitesine girip TC Anayasası yazdığım zaman karşıma çıkan metnin üzerinde şu yazıyor:

“Kanun numarası: 2709

Kabul tarihi: 18/10/1982”...


Yazının Devamını Oku

İlk Türk 'Cacabey'i üzerine birkaç mütevazi tavsiye

Devlet Bahçeli “astronot” kelimesine Türkçe karşılık olarak “cacabey”i teklif etti.

Güzel isim ama itirazım var.

İngilizce veya başka Hint Avrupa dillerinde telaffuzu sorun yaratabilir.

“Kakabey” olarak söylenir ve bu da yanlış anlamalara yol açar...

Onlar eğlenir biz üzülürüz...



Yazının Devamını Oku

Ay'a sert inişe hazırlanırken her 100 Türk'ten kaçı 1969'da ABD'nin Ay'a gittiğine inanıyor

Başlık biraz spekülatif ama ne demek istediğimi birazdan anlayacaksınız.

Ama önce size önemli bir haber vereyim.

*

Türk “Silikon” dünyasında geçtiğimiz günlerde önemli bir gelişme daha oldu.

Dünyanın önde gelen dijital araştırma kuruluşlarından YouGov, Türkiye’de “Wizsight” adlı online araştırma şirketini satın aldı.

Wizsight 2017 yılında N. Özge Akçizmeci adlı genç bir girişimci tarafından kurulmuş bir startup şirket.

Böylece BluTV’nin yüzde 30 hissesinin bir dünya devi olan Discovery’ye satılmasından sonra ikinci bir Türk startup’ı daha dünya piyasasına girdi.

YouGov ilginç alanlarda online araştırmalar yapan bir şirket.

Yazının Devamını Oku