Acil koduyla çağrılan bir 'balarısı haritası'

Son 72 saatte Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden gelen mesajları alt alta yazıyorum.

Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu ve dedi ki:

Önümüzdeki aylarda öngörülebilir, kolay erişilebilen yargı sistemi için adımlar atacağız...”

*

Bu cümlelerin ne anlama geldiğini ise iki gün sonra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül açıkladı.

Bir kere daha benim şahsi zabıtlarıma geçmesi için en önemli maddelerini yazıyorum.

*

“Yargı, hiçbir kişi, kurum veya merciden emir, talimat, tavsiye, telkin almaz. Hiç kimse ve Adalet Bakanlığı da dahil olmak üzere hiçbir kurum yargı yetkisini kullanan mahkemelere vekâleten konuşamaz.”

*

“Yargı, ele geçirilecek bir mevzi değil, her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutulması ve korunması gereken, toplumun ortak bir değeridir. Yargının kurumsal varlığı hukuk devleti ve hukukun üstünlüğünü gerçekleştirmenin, korumanın da güvencesidir.”

*

“Ekonomik büyümeyi, kalkınmayı, refahı ve istikrarı sürekli kılmak ancak adil ve şeffaf bir hukuk devletinde mümkündür.”

*

“Demokrasimizin güç kazanması, hak ve özgürlüklerin etkin biçimde korunup geliştirilmesi, yargı süreçlerinin adil, etkin ve hızlı sonuçlandırılması hepimizin ortak temennisi, ortak amacıdır.”

*

“Hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi kapsamında Yargı Reformu Stratejisi’nde birçok faaliyet öngörülmüştür. Bu kapsamda yapacağımız düzenlemeler demokrasimizin daha da güçlendirilmesine hizmet edecektir.”

*

Bu ülkede yaşayıp da mutluluk, refah, huzur isteyen hangi makul vatandaş bakanın bu sözlerinin altına gönülden imza atmaz...

Ben de atıyorum...

Devletin en üst düzeyinden verilen bu sözlere güvenerek diyorum ki:

Bakanın söylediği ve buraya yazmadığı iki madde daha var.

Hadi öyleyse o iki maddeyi de yazalım ve şu balarısı haritasına da bir el atalım...

Acil koduyla çağrılan bir balarısı haritası

ACİL KODLU ÇAĞRIYI GETİREN İKİ KÜÇÜCÜK ÖNEMLİ CÜMLE

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül 11 Kasım günü yaptığı konuşmada bir de şunu söyledi:

“Anayasa herkes için bağlayıcıdır, tüm kişileri, kurumları bağlar ve kararlarının gereği yapılır.”

“Tutuklama bir istisnadır, asıl değildir; asıl olan, tutuksuz yargılamadır.”

*

Bu sözler tabii ki hâlâ içeride bulunan ve haklarındaki Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen içeride tutulan kişileri aklıma getirdi.

Başta da Osman Kavala’yı...

Dün öğreniyorum ki Hâkim ve Savcılar Kurulu, “acil” koduyla Osman Kavala’nın dosyalarını istemiş.

Cumhurbaşkanı’nın sözünü ettiği yeni döneme uygun bir karar...

Umarım HSK, mahkemenin hâlâ o dosyada tuttuğu adalet ve yargı adına hiç de iyi bir görüntü vermeyen güya delilleri de “acil” koduyla inceler.

*

Mesela dünyanın her yerinde bu arada Türkiye’de de serbestçe satılan “Barışçı yollardan direnme” kitabı...

Mesela, cep telefonundan çıktığı söylenen “Türkiye’yi bölme haritası”...

Dikkatle baktıklarında görecekleri şey, dünyanın en ünlü Alman arı uzmanı profesör tarafından yapılmış bir “Anadolu balarası kolonileri haritası” olduğunu göreceklerdir.

Yani Türkiye’yi bölen değil, canlı bir tabiat zenginliği ile birleştiren harika bir harita olduğunu...

*

Eğer bu ülkeye hukuk ve adalet gelecek diyorsak...

İşe bu haritadan başlamakta büyük yarar var...

BUGÜNÜN BIYIK BIRAKANLARI ALLAH AŞKINA ŞU HALİME BAKIN

Bu fotoğraf 1987 yılının haziran ayında çekildi.

Daha önce de yayınlamıştım ama bu defa başka bir nedenle hatırladım.

Acil koduyla çağrılan bir balarısı haritası

Fotoğrafın çekildiği yer Çernobil Nükleer Santralı’nın içi...

Nükleer kazanın birinci yılında dünyadan 10 gazeteciye santrala giriş izni verilmişti.

Biri de bendim.

Meğer gazetecilik uğruna neleri göze almışım.

*

Şimdi maske takmaya alıştık ya... Bu fotoğrafa bakınca doktora yapmış, doçent olmuş şuursuz bir gazeteci görüyorum...

Acil koduyla çağrılan bir balarısı haritası

Bir de o bıyıklar yok mu...

Google’a başvurup bütün arşivlerden silsem ne olur?

Torunlarımın dedeleriyle tatlı tatlı dalga geçme imkânını ellerinden almış mı olurum?

HAFTANIN ŞARKISI: SEZEN’DEN HARİKA BİR ‘BACK KATALOG’

SPOTIFY ve öteki streaming platformlara dün sabah Sezen Aksu’nun yeni bir şarkısını koydular.

Şarkının adı “Kaderim”...

Acil koduyla çağrılan bir balarısı haritası

Aslında yeni bir şarkı değil...

1998’de çıkan “Adı Bende Saklı” albümünden.

Streaming platformları zaman zaman “Back Katalog” adı altında tek tek böyle şarkıları yayına sokuyor ve çok iyi oluyor.

Dün bu şarkıyı Gökova’da denizin ortasında, güneşli bir Ege gününde dinledim ve mest oldum.

Bosso Nova ritminde başlayan sonra Türkiyeleşen, trompete şahane ruh kazandıran şahane bir şarkı...

Hele şu sözler...

“Ya bu ateşi söndür

Ya beni öldür

Ya da bu kalbi

Bu bedenden sür...”

Hafta sonu Ege güneşli...

Tavsiye ederim.

EVDE KALAN 65 PLUS’A YENİ ŞARKI REPERTUVARI

STREAMING platformları her cuma yeni şarkıları yayına sokuyor.

Dün sabah itibarıyla verimli bir hafta başladı.

İşte benim dün çıkan şarkılardan yaptığım liste:

POP SEVENLERE: Billie Eilish’in yeni şarkısı “Therefore I Am”.

HAFİF MÜZİKÇİLERE: Passenger: “Suzanne”...

HAFİF POP SEVENE: Papik, Frances Alina: “Careless”.

POP KLASİK SEVENE: Harold Arlen, Yo Yo Ma, Kathryn Stott: “Over the Rainbow”

AFTERNOON JAZZ SEVENE: Gary Smith: “Swing the Time”

Acil koduyla çağrılan bir balarısı haritası

HAVA SOĞURKEN BİR DİNLEYİŞTE ÇOK SEVDİM

GÖKOVA’da bile hava serinliyor artık...Ama hava yine de güneşli...

Denizde Allah’ın beni yarattığı en güzel aylaklığımı yaşıyorum...

Ve dün çıkan bir şarkı bir dinleyişte alıp götürüyor beni...

Salman Tin söylüyor.

“Rüzgâr Beni Savururken”

Bu hafta sonu fena halde tavsiye ederim.

KATKIDA BULUNANLAR
Sayfa Editörü: Firuzan Demir
Foto Editörü: Murat Şaka
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Uygulama: Selma Songül Zengin

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Yarın o haritada Ankara tuşuna basınca ne çıkacak

2019 yılında Lady Gaga’nın o harika caz konseri için Las Vegas’a gittim.

1. Dördüncü gidişimdi. Bugüne kadar bana kimse orada bir “Mob Museum” olduğunu söylememişti.

Yani bir “mafya müzesi”nin...

Bu müze 14 Şubat 2012 günü açılmış. Bina 1933 yılında yapılmış ve uzun yıllar Las Vegas posta bürosu ve mahkemesi olarak hizmet vermiş.



Yani Las Vegas mafyasının üyeleri bu binadaki mahkeme salonunda yargılanmış ve mahkûm olmuş.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp grupları çorabı delik kareyi niye çok sevdi

Bu fotoğraf bize bir WhatsApp grubundan geldi.

İlk gören eşim Tansu’ydu...

Altında şu yazıyordu:

“En sağdaki Prof. Uğur Şahin, aşıyı bulan biliminsanı. Almanya’da çekilmiş. Kucaktaki kardeşi diş hekimi, ayakta çorabı delik olan modacı olmuş.”

*

Evde hepimiz ilk bakışta çok sevdik bu kareyi.

Tansu çok etkilendi ve Instagram hesabından paylaştı.

Ancak bir süre sonra bir izleyicisinden şu notu aldı:

“Fotoğraf 1975’de Düsseldorf’a göçmüş bir aileye ait...”

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi'nin minberindeki hayalet

Yanan Vaniköy Camisi’nin yeni yöneticisi Uğur Vanioğlu camiyi teslim alırken bir sayfalık ayrıntılı bir devir teslim belgesini imzaladı.

Belgenin adı “Mülhak Vakıflar Devir Teslim Tutanağı”...

Bu tutanağı görmedim
ama eski tutanaklardan
bildiğim bir şey var.

Bu tür vakıf devir teslimlerinde her şey madde madde yazılır.

Neler mi?

Caminin işletme defteri.

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi ne zaman kime devredildi

Dünkü yazımda Vaniköy’de yanan cami ile ilgili bir gözlemimi aktarmış ve bir eleştiride bulunmuştum.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Bölge Müdürü Musa Akdeniz bir bilgi notu gönderdi.

Arkasından Kültür Bakanı Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan da aradı.

Her ikisi de ilginç bilgiler verdi.

Geçen pazar gününden beri kamuoyunun dikkatini çeken bu camiyle ilgili ilginç bilgilere yer verilmişti.

Bugün bu bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.

*

Bu cami 1671 yılında Bursa’da

Yazının Devamını Oku

Kozmik odadan çalıp açık kürsüden satmak

O günü hayatım boyunca unutmayacağım...

Bir bahane uydurularak Türk ordusunun en gizli kalması gereken bölümünün kapıları kırılarak içine girildi.

Girdikleri yer “Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı”ydı.

Orası neresi mi...

Ülkemiz işgale uğrarsa, vereceğimiz kurtuluş savaşında hangimizin nerede görev alacağını, hangi silahın nerede gömülü olduğunu, nasıl haberleşeceğimizi gösteren planlar ve isimler...

*

Hepsi tek tek çalındı.

Bir savaş halinde işgalci düşmana karşı vereceğimiz savaşın, yani beka savaşının bütün şifreleri, planları çalındı.

Ve kopyalandı...

Yazının Devamını Oku

Bir 'evet ama yetmez'cinin 18 aylık dolar kayıtları

Bundan 18 ay önce 31 Mayıs 2019 günü yazdığım yazının başlığı şuydu:

“Ben de tarihe ‘Yetmez ama evet’çi olarak mı geçeceğim...”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir gün önce Külliye’de “Adalet ve Yargı Reform Paketi”ni açıklamıştı...

Cumhurbaşkanı o gün Türkiye’ye ve bütün dünyaya şu mesajı vermişti:

“Olağanüstü hal hukuku dönemi kapanıyor...”

*

Cumhurbaşkanı o gün Adalet Reformu’nu “9 Amaç” başlığı altında toplamıştı.

Konuşmasında şu cümleleri dikkatle not almıştım.

*

Yazının Devamını Oku

Covid-19 aşısını bulan ekibin üçüncü kişisini de tanıyalım

Türkiye 10 Kasım günü Atatürk’ü anarken, İngiltere’nin en önemli gazetelerinden The Times’ın kapağında da karıkoca bir Türk çiftin fotoğrafı vardı.

1) Özlem Türeci ve Uğur Şahin...

Bu iki isim, şu an dünyayı sarsan, ekonomileri durduran, milyonlarca insanın hayatına ve işine mal olan COVID-19 virüsüne karşı ilk etkili aşıyı bulan insanlardı...

Yani onlar antibiyotiği bulan Alexander Fleming kadar önemliydi.

O nedenle haklı olarak dünyanın önde gelen bütün medya kuruluşlarının manşetindeydiler...

2) DÜN NAVTEX İLAN EDİLİRKEN MANŞETTEKİ O ÜÇÜNCÜ KİŞİ

ANCAK bu buluşun üçüncü bir kişisi daha vardı ki, onu manşetlerde fazla görememiştik...

Bazılarımız yabancı televizyonlarda rastlamıştı ama bu üçlü arasındaki ilişkinin en renkli ve sembolik kısmını görememiştik.

Yazının Devamını Oku

Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

Ne şu ne bu...

Ne şunun gidişi ne bunun gelişi...

Bugünün en büyük haberi COVID-19 virüsüne karşı yüzde 90 etkili aşının bulunması...

Buluşun arkasında bir Türk kadını ile bir Türk erkeğinin bulunması da milletçe bonusumuz...

Aşı bulundu ve herkes gözünü piyasalara, borsalara dikti...

Tabii ki yükseldi...

Ama bana göre hayata dönüşün ilk harika işareti başka yerden geldi....

Live Nation’dan...

Yazının Devamını Oku

İktidardaki şeytan mı daha tehlikeli, muhalefetteki mi

Farkında mısınız...

Amerikan başkanlık seçiminin ortaya koyduğu çok tuhaf bir durum var:

KAZANAN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla seçildi.

KAYBEDEN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla kaybetti...

Terazinin bir tarafı daha ağır bastı...

Ama öteki tarafı da ağır bastı...

Gelin öyleyse bu tuhaf şeytan terazisinin iki tarafında ne vardı ona bakalım...

Seçim sonrası

Yazının Devamını Oku

Emine Hanım'dan Sezen'e Ajda'dan Tarkan'a en sevdiğimiz Timur şarkıları

Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan’ın mesajını da görünce, dünden beri şu sorunun cevabını arıyorum...

Son yıllarda adını çok az duyduğumuz Timur Selçuk nasıl oldu da, şu bölünmüş ülkede sağdan sola hepimize hayır duası okuttu?

İşçilerle 1 Mayıs şarkısını, ODTÜ öğrencileri ile Deniz Gezmiş’e ithaf edilen şarkıları söyleyen bir sanatçı, nasıl olur da Emine Erdoğan’ın gençliğinin de şarkıcısı olabilir?

Olabiliyormuş demek ki...

*

Bu ülkede pek çok insanın kafasında bir Timur Selçuk şarkısı vardır.


Yazının Devamını Oku

Önce 2 telefon geldi sonra da bu fotoğraf

Hani bir milletvekilinin Türkan Şoray için sarf ettiği o süfli cümleler vardı ya:

“Çamuriyetçi, HDPKK’cı, Amerikancı, İsrailci, emperyalist işbirlikçisi...”

Aynen böyle demişti...

*

Yazının çıktığı gün bir milletvekili aradı.

AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı’ydı...

O gün yazımı okuduktan sonra Türkan Hanım hakkında o sözleri söyleyen milletvekilini aramış ve bu sözleri tasvip etmediğini söylemiş.

Telefonda bana Türkan Hanım hakkında çok güzel şeyler söyledi.

“O mülakatı ben de okudum. Ben de sizin gibi düşünüyordum. Ülkesine, halkına derin sevgiyle bağlı büyük bir sanatçının ince duyarlılığını gördüm. Halkımız onu hem insanlığı hem de muhteşem oyunculuğu ile gönlüne yerleştirmiştir.”

Yazının Devamını Oku

48 saat boyunca uykusuz kalmama değen bir itiraf

İki gün boyunca uykusuz kaldım... Çünkü Amerikan seçimlerini izledim...

Bu 48 saat boyunca uykusuz kalmama değecek çok önemli bir anı canlı izleme imkânım oldu.

Popülist bir liderin itiraf anını... Size o anı anlatmak istiyorum.

*

Sandıklar kapanmadan önce, yani oylama devam ederken ABD Başkanı Trump kendi kampanyasını yürüten ekibin merkezini ziyaret etti.

Orada kampanya sırasında çalışan insanlara teşekkür etti...

Önce şu gözlemimi aktarayım.

Trump

Yazının Devamını Oku

O gece arka koltuktaki kadın nereye kayboldu

Anlatacağım gerçek olay aynen şöyle cereyan etti...

Taksi şoförü 20 yaşlarındaki kadın müşterisini aldığında hava kararmak üzereydi...

Yolcunun verdiği adrese geldiklerinde ise hava iyice kararmıştı...

Şoför taksimetreyi durdurup müşteriye döndüğünde şaşırıp kaldı...

Arka koltukta kimse yoktu...

Oysa kapının açılıp kapandığını duymamıştı...

Ayrıca o açmadan kapıların kilitleri açılmıyordu...

Şoför durumu bağlı olduğu şirkete bildirdi.

Yazının Devamını Oku

Ayda bebeği ve Elif bebeği kim kurtardı

Ki kurtardı, canlı yayında hepimiz seyrettik.

Önce Kadıköy Belediyesi’nin bir görevlisi... Bir kova taşıyıcısı, o sesi duydu...

Herkesi uyardı...

Sonra Tunceli  AFAD’dan bir görevli bebeğin yanına indi...

Büyük bir sevgiyle elini tuttu Ayda bebeğin...

Hemen yanında Manisa Belediyesi’nden bir görevli vardı...

Bir jandarma görevlisini gördük o arada...

Biraz ileride Bursa Belediyesi’nden bir başkası...

Yazının Devamını Oku

Gece saat 01:00... Bizim evde alt kattan gelen çığlık

Pazar akşamı evde hepimiz ağır bir günün gecesinde, içimizde İzmir hüznü odalarımıza çekilmişiz...

Saat 01.00 civarı...

Alt kattan aniden bir çığlık geliyor...

Koşuyoruz...

Torunum Zeynep, ağzında maskesi ile haykırıyor...

“Kurtuldu... Yaşasın İdil kurtuldu...”

Kendim kadar eminim... Aynı an, Türkiye’nin dört bir yanında evlerden aynı sevinç çığlıkları yükseliyordu...

*

Sonra sabah oldu...

Yazının Devamını Oku