GeriErtuğrul ÖZKÖK A330'da en önemli soruyu bu kareden hangisi sordu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

A330'da en önemli soruyu bu kareden hangisi sordu

Artık o uçağa binmeden en büyük A330 uzmanı ben oldum.

Hepsi açık kanallardan aldığım bilgileri, birkaç ufak tefek soru ile desteklemem sayesinde oldu bu.

*

Soçi dönüşü bence en önemli sonuç, dün Hürriyet’in manşetindeki cümleydi.

İsabetli ve kolay yol...”

Bugün size bu çok önemli manşetin hikâyesini anlatacağım.

*

Düşünebiliyor musunuz, Cumhurbaşkanı Soçi’den dönüyor...

Herkes orada alınan kararları konuşuyor...

Ama Hürriyet manşetine, o kararları değil, bundan sonraki en önemli adımı alıyor...

Doğru bir karar...

*

O nedenle merak ettim.

Bu en önemli soruyu kim sordu?

Uçakta çekilen kareyi önüme aldım, tek tek inceledim.

Tahminde bulundum...

Ama tahminim çıkmadı...

*

O soruyu Kanal D haber sunucusu Buket Aydın sormuş...

Ama sorunun ilginç bir de hikâyesi var... Uçakta kalabalık bir gazeteci grubu bulunuyor.

Soçi-Ankara arası ise sadece bir saat ve gazetecilerin hesabına göre Cumhurbaşkanı ile konuşabilecekleri sadece yarım saat var.

Bunun üzerine iki karar alıyorlar.

*

Birincisi ortak soru hazırlayacaklar... Altı soru hazırlanıyor.

Sonra ikinci kararı alıyorlar.

A330’da soruları kadın gazetecilerin sormasına karar veriyorlar.

Aralarından bir tek erkek çıkıp “Bir soru da ben sorayım” diyor. Ona da bir soru hakkı veriyorlar.

Neticede “Suriye yönetimi ile ilişkiler” sorusunu sormak da Buket Aydın’a nasip olmuş.

*

Peki nedir bu sorunun önemi?

İşte bu soruyla birlikte Cumhurbaşkanı ilk defa, eskisine göre çok daha net biçimde “Suriye rejimi ile” Dışişleri Bakanlığı düzeyinde görüşmelerin başlayacağını bütün dünyaya ilan etti.

Üstelik bunun “en isabetli ve kolay yol” olduğunu söyledi.

Şimdilik “Suriye rejimi” diyoruz ama bilin ki o “Esad rejimi”...

A330da en önemli soruyu bu kareden hangisi sordu

Böylece, Türkiye artık Suriye konusunda Davutoğlu’nun hayal politikasından Erdoğan’ın reel politikasına geçiyor.

A330 KADROSUNDA SORU SORAN TEK ERKEK KİM

Cumhurbaşkanı ile Soçi’ye giden gazetecilerin artık gelenekselleşen fotoğrafına dikkatle bakınca üç yenilik gördüm.

BİR: Bu defa gazeteci kadrosu çok daha kalabalık.

İKİ: Bu defa kareye giren kadın sayısı da daha kalabalık. Fotoğrafta dokuz kadın görünüyor.

ÜÇ: Üç yıl önceki Afrika gezisinden sonra uçakta göremediğim Star gazetesi yazarı Ersoy Dede yine kadroya girmiş.

Daha iki ay önce gazetedeki işine son verilen Ersoy Dede’nin tekrar işe alınmasının nedeni de anlaşıldı.

Benim açımdan önemli olan ise Ersoy Dede o uçaktan renkli gözlemler yazıyordu.

Umarım tekrar başlar.

Ha asıl önemli ayrıntı... Öteki gazetecilerin soru sormasına izin verdikleri tek erkek gazeteci de o oymuş... Tekrar A330 kabinine dönüşü şerefine herhalde...

CUMHURBAŞKANI’NDAN ÇOK DOĞRU BİR KARAR

Beyoğlu Belediyesi’nin eski başkanı Ahmet Misbah Demircan, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakan Yardımcılığı’na atanmış.

Bence çok yerinde bir atama...

*

BİR: Demircan Türkiye’nin hem kültür hem turizm bakımından belki de en önemli ilçesi olan Beyoğlu’nda yıllarca deneyim kazanmış ve başarılı işlere imza atmış bir başkan.

*

İKİ: Türkiye’nin her kesimi ile insani ilişkileri çok iyi olan bir insan.

Belediye başkanlığından ayrıldıktan sonra verdiği veda yemeğindeki katılıma bakan herkes bunu kolaylıkla görür.

*

ÜÇ: Bu dönemde Türkiye için bir şans olan bakan Mehmet Ersoy’la çok uyumlu çalışacaklarına da eminim.

A330da en önemli soruyu bu kareden hangisi sordu

GAZETECİLİK HÂLÂ VAR VE İŞTE SON ÖRNEĞİ BU

New York Times yine harika bir gazetecilik yaptı.

YPG ve ABD’nin kontrol ettiği bölgede IŞİD’cilerin ve ailelerinin tutulduğu kamp ve cezaevine girdi.

Dün oradan harika bir röportaj yayınladılar.

Çok etkileyici fotoğraflar, çok etkileyici bir anlatım.

Ne kadar ilginç ki, o kafa kesen, acımasız IŞİD katillerinin ailelerinin ve çocuklarının dramına yine Batı demokrasisinin bir kurumu olan New York Times sahip çıkıyor.

Ne diyorum...

Özgür bir medya, tarafsız bir adalet ve vicdan herkesin menfaatinedir.

A330da en önemli soruyu bu kareden hangisi sordu

ÖYLE BİR CÜMLE Kİ HERKESİN BİR ‘EVET’İ VEYA ‘HAYIR’I VARDIR

Kafa dergisi bu ay Audrey Hepburn’un “Sabrina” filminde söylediği bu cümleyi poster olarak verdi.

“Bir daha asla ama asla hayattan kaçmayacağım... Aşktan da...”

Film 1954’te çekilmişti...

65 yıldır dünyayı ikiye bölen bir cümle...

Hayatta ve aşkta aradığını bulanların “Evet” dediği...

Hayattan ve aşktan hüsrana uğrayanların ise “Bir daha asla” dediği bir cümle...

Tabii bir de hüsrana uğradığı halde hâlâ arayanlar da var.

U2’nun efsane şarkısındaki gibi...

“Henüz bulamadım... Ama aramaya devam ediyorum...”

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Son 24 saatte ne oldu? (25.10.2019)İşte Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeler, son 24 saatte yaşanan olaylar..
X

Sayın bakan hangi ümmet bizden ileri adım bekliyor

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu İsrail’in vahşeti karşısında görüşünü şu cümleyle dile getirdi:

“Hep kınıyoruz ama ümmet bizden adım atmamızı bekliyor...”

Çok basit bir cümle ama kendi payıma hiç anlamadım.

Anlamadığım şey de şu: “Hangi ümmet”, “hangi adımı” atmamızı bekliyor...

Gelin önce şu “ümmet” kelimesinin sözlük anlamına bir bakalım.

“Müslümanlığa bağlı olan, Hazreti Muhammed’in yolundan giden Müslümanların tümü...”

Tamam bu kelime sözlükte var...

Ama gerçekte böyle bir ümmet var mı...

Yazının Devamını Oku

Anadolu yakası, Avrupa yakası, dün iki Fenerbahçeli, evdeki hava

Anadolu yakasında İlhan Ekşioğlu’nun evi... Aziz Yıldırım, Mahmut Uslu, Önder Fırat, televizyon karşısında izledi Fenerbahçe-Sivas maçını. Avrupa yakasında da Fazıl Say ve Selçuk Yöntem birlikte seyretti düş kırıklığını.

Size maç analizi yapmayacağım. Kaç asist, kaç korner, kaç teknik faul istatistiği vermeyeceğim. Büyük gazetenin spor sayfasında psikolojik bir tahlil yapacağım...

Çünkü bir Fenerbahçeli için dün gece sahadan anlatılacak bir hikaye yoktu...

Teknik direktör açısından aklımda kalan tek şey, maç öncesi acılı Filistin halkı için söylediği şeylerdi...

Spora ait söylediği bir şey yoktu...

O nedenle size iki evi anlatacağım...

İki Fenerbahçeli evi..

Aynı saatlerde nefes nefese üç maç oynanıyor...

Biri Anadolu yakasında, biri Avrupa yakasında...

Yazının Devamını Oku

Son YouTube videoları kadar renkli değil ama daha önemli

İki milyon kişinin YouTube’da yayınlanan üç video yayınını hayretler içinde izlediği gün, bir başka insan o videolar kadar renkli olmayan, ama onlardan çok daha önemli bir şeyi söyledi.

Z kuşağının hatta Y kuşağının da bilemeyeceği tek bir cümleydi bu:

“Devri sabık yaratmayacağız...”

Partisinin bir üyesi Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Onu Yüce Divan’a göndereceğiz” derken Kılıçdaroğlu’nun bütün Türkiye’ye verdiği o mesajı gençlerin de kolayca anlayabileceği bir Türkçe ile yazayım:

“İntikamcılık yapmayacağız...”

Ne gazetelerde, ne dijital medyada pek üzerinde duran olmadı.

Oysa söylediği söz o kadar önemli, yapıcı ve güven vericiydi ki...

Her gazetecinin iştahını kabartan o videoları bir kenara bırakıp bugünkü yazılarımın manşetine alacağım.

Yazının Devamını Oku

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Türkiye İstatistik Kurumu geçen hafta öyle rakamlar açıkladı ki...

1- Sosyolog yanım ameliyatlı iki gözümü faltaşı gibi açtı.

*

- Kaynak devletin kurumunun yayınladığı bülten:

“İstatistiklerle Aile 2020”.

- Yayınlayan devletin resmi kurumu Anadolu Ajansı...

İşte bu bülten Türk toplumunun geçirdiği belki de en çarpıcı sosyolojik değişimi açıkça ortaya koydu.

*

Türkiye’de aile yapısı ile ilgili yıllardır hâkim olan görüş neydi?

Yazının Devamını Oku

200 yıl önce altın portresi çizilmiş liderin bugünkü karanlık portresi

Bu fotoğrafa hep birlikte iyi bakalım.

Çünkü burada sadece siyasetçiler için değil, her fani için büyük bir ders yatıyor.

Fotoğraf, Paris’te Eyfel Kulesi’ne yakın bir yerde Les Invalides adı verilen binada çekildi.



Yukarıda gördüğünüz lahite benzeyen anıt Fransa’nın büyük imparatoru Napolyon’a ait.

Les Invalides Fransa’nın büyük komutanlarının bulunduğu bir anıt mekân.

Yazının Devamını Oku

Soyağacını on bir rakamı ile anlatan bir yıldız doğuyor

Bu harika fotoğraflar InStyle dergisinin son sayısında yayınlandı.

Fotoğrafları Erman İştahlı çekmiş.

Eylül Solakoğlu da mülakat yapmış.

Kimdir bu fotoğraftaki genç erkek çoğumuz biliyoruz.

Kanal D’nin bu yıla damgasını vuran “Sadakatsiz” dizisinde Selçuk rolünde izlediğimiz Taro Emir...

Veya Tarık Emir Tekin... Veya Taro Emir Tekin...

InStyle dergisi 2 yıl önce onun için “Bu çocuğa dikkat” diye bir yazı yayınlamış.

Haklılarmış, iki yıl sonra bu dizide parladı...

Yazının Devamını Oku

Cihangir dizi kanadında ‘neşter’ ‘botoks’ ve ‘kolajen’ savaşı

Upper Cihangir’in dizi film mahallesinde dün itibarıyla büyük bir “mimik”, “botoks” ve “kolajen” savaşı başladı.

Pimi çekilmiş bombayı mahallenin ortasına Hürriyet Kelebek yazarı Savaş Özbey bıraktı.

*

Özbey’in dünkü köşesindeki bomba iddia şuydu:

“Camdaki Kız” dizisinde “Nalan”, “Fatma” dizisinde “Fatma Yılmaz” rolünü başarıyla oynayan Burcu Biricik hayatında hiç estetik yaptırmadığı için rolünü yaparken kaşını gözünü rahatlıkla oynatabiliyor...

Bu da onu “yüzünü kullanmada” çok başarılı bir oyuncu haline getiriyor.

Yine Özbey’e göre bin bir estetik müdahaleyle gittikçe hepsi birbirine benzeyen diğer ünlülerden ayrıştırıyor.

Özbey bunu anlatmak için bir de çok ünlü bir kadın oyuncunun adını vermiş.

Yazının Devamını Oku

'Upper Cihangir' sezon finali - Koskoca semt dedelere kaldı

Geçen perşembe akşamı itibarıyla Türkiye “lockdown”a girip eve kapanırken seviyeli magazinin yeni merkezi Upper Cihangir de bir nevi sezon finali yaptı.

Seviyeli magazinin ağırlık merkezi de Bodrum’a kaydı. Bölgenin yeni nesil magazincisi Tuğrul Eryılmaz’ın T24’te her cuma günü merakla beklenen Upper Cihangir fısıltıları köşesi de geçen hafta pek tatsızdı.

Bütün bir sayfadan aklımızda kalan tek konu Sırrı Süreyya Önder’in dede olmasıydı.

Demek ki koskoca Upper Cihangir artık, müzik denince aklına sadece The Rolling Stones gelen tonton dedelere ve eski tüfek Mülkiyelilere kaldı.

Böylece magazin meydanı, “Memleketin bunca meselesi varken ısrarla seviyeli seviyesiz her magazine dalan” bendenize kaldı.

Bugünden itibaren 17 Mayıs gününe kadar “Lockdown 2021 Özel” sayfalarıyla karşınızdayım.

*

Yani “

Yazının Devamını Oku

Bir ayağı İstanbul'a basan ve Tahran'ı dağıtan bir 'narafig'

“Narafig” Farsça’da dostunu sırtından bıçaklayan kişi demek... Büyük ihtimalle de bir derin devlet komplocusu...

Tahran’ı darmadağın edip oradan Washington ve Tel Aviv’e sıçrayan bu “yeni nesil patlayıcı”, 24 Nisan günü esrarengiz bir ‘Narafig’in, Londra’daki Iran International adlı haber sitesi ve televizyon kanalına bir yoldan ulaşması ile başladı.

Esrarengiz Narafig’in elinde İran’ı darmadağın edecek bir ses kaydı vardı...

Tahran’da kapalı kapılar ardında yapılmış 3 saatlik bir görüşmenin kaydıydı bu.

Şimdi dönelim 24 Nisan gününe...

Türkiye o gün ABD Başkanı Biden’ın sözde soykırım konuşmasına kilitlenmişken, aynı saatlerde Iran International’a ulaşan kişi veya kişiler onlara bu üç saatlik kaydın bazı bölümlerini getirmişti...

Sitenin Londra’daki yöneticileri “ellerindeki malın” ne olduğunu anında anladılar.

Kayıt adeta Tahran’ı uçuracak yepyeni nesil bir patlayıcı gibiydi.

Bu kaydın açıklanması, İran’da bir süredir yaşanan

Yazının Devamını Oku

47'li bir erkek, 54'lü Blair'in bu fotoğrafına bakınca ne hisseder

Biraz narsistçe...

Biraz da bencilce bakıyorsa...

Yani benim gibiyse, kesinlikle benim hissettiğimi hisseder...

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair epeydir ortada görünmüyordu.

Pandemi başından beri ilk fotoğrafını dün İsmet Berkan’ın “10 Haber” sitesinde gördüm.

Geçen hafta İskoçya’nın bağımsızlığı ile ilgili bir televizyon programına çıkmış...

Tabii herkes programda söylediklerini değil, bu halini konuşmaya başladı. Başbakan saçlarını uzatmış... Bayağı uzatmış.

Boyamadığı için de uzun saçları ile folk şarkıcısı

Yazının Devamını Oku

Katarlı bayan Alya'nın mektubundaki 2 cümle

1)Şimdi anlatacağım olay, bana çok gizli kanallardan ulaşmış bir haber değil...

Birleşmiş Milletler’in herkese açık bir platformundan geldi...

Şimdi dikkatle okuyun lütfen...

*

22 Mart 2021 günü...

Yani bundan 38 gün önce BM Genel Sekreteri’ne bir mektup sunuldu...

Mektubun altında şu imza vardı:

Alya Ahmed Saif Al-Thani...

*

Yazının Devamını Oku

Yüksek lisanslı ilk rehber köpeği 'Kara' ikizler burcu

Bugün, yani 28 Nisan, Dünya Rehber Köpekler Günü...

Ben de bu özel gün dolayısıyla size Türkiye’de okumuş ve mezun olmuş, lisansüstü eğitimli ilk rehber köpeği “Kara”yı tanıtayım...

“Kara” 21 Mayıs 2015 günü doğdu.

Safkan dişi bir Labrador.

Lisans eğitimini Ankara’da Birleşik Krallık Büyükelçiliği görevlileri gözetiminde tamamladı.

Ama eğitimi orada bitmedi. Bir de yüksek lisans eğitimi var.

Onu da İngiltere’de yaptı.

Yüksek lisans hocası, uluslararası rehber köpek eğitmeni

Yazının Devamını Oku

Banzai Mustafa Kemal Paşa çok çok banzai

Geçen gün bir arkadaşım gönderdi...

Japonya’da yapılmış video...

Kim yapmış, sözleri nedir hiç bilmiyorum.

Ama içinde bir kelime var ki....

Beni çok etkiledi.

*

Video önce İzmir’i tanıtarak başlıyor.

Arkasından İzmir’de işgalci Yunan ordusuna karşı başlatılan milli mücadele çok güzel çizimlerle anlatılıyor.

Yazının Devamını Oku

İçimizdeki en tonton anarşiste bandanalı bir Babıâli vedası

Önce köşe yazarı vardı...

Yukarıdaki babamız biz köşe yazarı milletini yaratırken, bazı unvanları çok cömertçe bağışlamıştır...

Mesela “siyasi köşe yazarı...”

Tanrı babamızın eli cömerttir... Her isteyene vermiştir bu unvanı...

Onlara bir de “Ağır ol da molla desinler” duygusunu vermiştir aynı cömertlikle...

Bir de kibir ve egoyu...

İşte böyle çıkmıştır piyasaya saçılmış binlerce siyaset köşe yazarı...

*

Yazının Devamını Oku