26 yaşındaki David mi 70'lik ben mi daha yakışıklı

Michelangelo, David heykelini yaptığında 26 yaşındaydı...

Tahmin ediyorum yaptığı heykel de anatomik olarak 20-30 yaşlarında bir erkektir...

Biliyorum başlıktaki soruyu okuduğunuz an, “Yine ne saçmalamış” diyeceksiniz...

Hayır ciddiyim...

O nedenle, soruyu yeniden soruyorum:

Evrensel güzellik ölçülerine vurursanız, Michelangelo’nun David heykelindeki erkek mi daha güzel ben mi...

*

Hiç kuşkusuz David de kusursuz bir erkek değildi... Başı normalden büyük, elleri de öyle...

Genital organı küçük...

Ama yine de şu gökyüzünün altında kime sorsanız, “Tabii ki David” cevabını alacağınız kesin....

Belki bir tek kişi “Hayır sen” cevabını verebilir...

O da benim zaten...

*

Aynı soruyu bir de değiştirerek şöyle sorayım:

26 yaşındaki David mi 70lik ben mi daha yakışıklı

Michelangelo’nun David heykeli mi, Kıvanç Tatlıtuğ mu daha güzeldir?

Bakın soru daha makul bir yere indi ve üzerinde tartışabileceğimiz bir platforma oturdu...

O zaman bir adım daha ileri gidelim...

Eski Yunan’da, eski Roma’da, eski Osmanlı’da ve eski Yeşilçam’da mı David heykeli ile karşılaştırabileceğimiz erkek bedeni vardı...

Yoksa bugün mü...

Bence bugün...

BU SORUYU HANGİ CÜRETLE HEM KENDİME HEM SİZE SORABİLDİM

73
 yaşındaki ben, bugün “David mi daha yakışıklı yoksa ben mi” sorusunu sormaya cüret edebiliyorsam...

Bunun haklı bir gerekçesi var...

Türkiye’de geçen ay bir kitap yayınlandı...

Adı “Selfie Tutkusu”.

Kitabın altbaşlığı şöyle:

“Kendimizle neden bu kadar ilgiliyiz...”

Kitap, artık “dijital benlik” diye yeni bir “ego”nun doğduğunu söylüyor...

Ve bu “yeni ego” hepimizi kendi gözümüzde birer “David heykeli” haline getirebiliyor...

Yani son sözüm şu:

Bana, kendimi bir “David heykeli” ile karşılaştırma yaptırtacak cüreti veren işte o “yepyeni ego”dur...

Ben ona “Selfie egosu” diyorum....

- “Bakın ben kimim...”

- “Bakın ben kimlerle birlikteyim.”

- “Bakın ben en ön sıradayım.”

- “Bakın ben liderim.”

Dedirten ego...

............................

- Will Storr, “Selfie Tutkusu: Kendimizle neden bu kadar ilgiliyiz, Çev. Özge Onan, Doğan Yayınları, Kasım 2020

KENDİMİZİ BEĞENME ENDEKSİMİZ 20 YILDA NEREDEN NEREYE GELDİ

JEAN Twenge
ve W. Keith Campbell adlı iki psikolog 2008 yılında “Journal of Personality” dergisinde “narsizm” üzerine ortak bir makale yayınladılar.

1980 yılından itibaren 16 bin 475 öğrenci üzerinde yaptıkları çalışmalarda bir “narsist kişilik endeksi” (NKE) çıkarmışlardı. Makalenin Türkçe başlığı şöyleydi: “Zaman içinde ego şişmesi...”

Sonuçlar şöyleydi:

- 1980 ile 1989 yılları arasında NKE 16.55’den 14.99’a inmişti...

Yani gençlerin egoları küçülmüştü.

- Ancak bundan çok değil 4 yıl sonra yapılan bir araştırma çok şaşırtıcı sonuç verdi.

NKE 4 yıl içinde 17.89’a fırlamıştı.

- Daha da şaşırtıcısı ondan da 2 yıl sonra ikinci bir sıçrama yapmış ve 1999 yılında 19.37’ye çıkmıştı.

- 2006 yılına gelindiğinde ise genç insanın “narsist kişilik endeksi” 21.54’e ulaşmıştı....

Bu, ilk iPhone akıllı telefonun çıkışından bir yıl önceydi...

İnsan egosu artık “selfie çağına” hazırdı....

“Biz” çağı bitiyordu....

“Ben” çağı başlıyordu...

“Biz”, hepimiz bir araya gelip, kendimizi David heykeli ile mukayese edemezdik.

Ama “ben” tek başıma bunu yapabilirdim...

GÜNÜN TESTİ
PANDEMİ SONRASINDA YENİ NORMALİN EN STİLİ HANGİSİ

“GQ”
dergisi geçen hafta 2020’nin “en stil, en trendy şıkını” seçti...

Önce adayları tanıtayım...

Sonra derginin 2020 yılı için stilde en trendy şık olarak kimi seçtiğini söyleyeceğim.

İşte adaylar:

RAKİPSİZ BİR ÖZGÜVENİN YARATTIĞI YENİ NORMAL STİLİ

- LeBron James: Pandemi ve “Black Lives Matter” dönemi NBA’in şampiyon takımının şampiyon oyuncusu... Kariyerinin zirvesinde. Ne giyiyorsa o trendy... Neyin üzerine ne giyilir kanunlarını burun silinip atılan kâğıt peçete gibi atmış. Cool mu cool...

26 yaşındaki David mi 70lik ben mi daha yakışıklı

TAKMAZLIK, ALDIRMAZLIK, ANTIFASHION HALİNE GELİRSE BANKO O

- Brad Pitt: O denince aklıma önce hep Guy Ritchie’nin “Snatch” filmindeki Çingene geliyor. Neredeyse hiç giyinik görmedik. Sonra Tarantino’nun “Bir Zamanlar Hollywood”undaki stund... Yani dublör... Hep klasik ama özensiz kıyafeti, “antifashion” haline getirmeyi bilen biri. Ama kafamda hep şu şüphe var: O mu kıyafeti taşıyor, yoksa kıyafet mi onu...

26 yaşındaki David mi 70lik ben mi daha yakışıklı

YENİ RÜKÜŞLÜĞÜN YENİ KANUNUNU YAZAN ŞARKICI

- Harry Styles: One Direction grubunun üyesi. Yani “Boys Band” ekolünden. Şarkıcı, model, söz yazarı ve “stil ikonu”. Tabii ki yeni İngiliz popunun temsilcisi. Bana kalırsa ve bu haline bakılırsa yarışı değil birinci bitirmesi, sonuncu bitirmesi bile imkânsız... Ama sonucu bekleyelim... 

26 yaşındaki David mi 70lik ben mi daha yakışıklı

TAKIM ELBİSEYİ KURTARACAK SUPERMEN Mİ SÜPER MODEL Mİ

- Alton Mason: Bu yılın hiç şüphesiz en gözde erkek modeli o. Her gün podyumda yüzlerce trendy elbise giyiyor. Ama pandemi yılına damgasını, takım elbisenin ölümünün ilan edildiği yılda bu takımı ile vurdu. Kim bilir belki de takım elbiseyi kurtaracak “Süpermen” o.

26 yaşındaki David mi 70lik ben mi daha yakışıklı

VE SONUÇ

- GQ dergisi bu yılın en “stil” insanı oharak Harry Styles’ı seçti...

Bense Brad Pitt’le Alton Mason arasında kaldım... Diyeceksiniz ki nasıl olur?

Biri özenli mi özenli... Öteki sallapati mi sallapati...

Eeee zaten şu sıralar benim ruh halim de aynen böyle... İki arada bir derede yani...

MÜZİK HOPARLÖRÜNE VEDA VAKTİ Mİ GELDİ

APPLE
geçen hafta müzik dinlemede yeni bir kavram ortaya attı.

“Bilişsel Audio”...

Akıllı telefondan sonra akıllı hoparlör dönemi yani. Şirket, başa takılan ilk müzik kulaklığını çıkardı.

Hafif bir malzeme ile, başta terleme yapmayan, kullanımı kolay bir model geliştirmiş...

Özellikle insan seslerinde performansı çok yüksek...

Her kulaklıkta dörder mikrofon var. Bunların görevi dıştan gelen sesleri tanımlamak, hangisini duymamız gerektiğine karar vermek ve gereksiz olanları engellemek.

Yani biz bir hoparlör satın alıyoruz ama aslında o bir mikrofonlar sistemi.

“AirPod Max” adı verilen yeni kulaklık bu segmentte yeni bir dönemi başlatacak gibi görünüyor.

Bütün hafta bu kulaklıkla müzik dinlerken kendi kendime hep şu soruyu sordum:

Acaba artık bildiğimiz klasik hoparlörlere veda vakti mi geldi...

Hatta proaktif, yani amplifikatörsüz hoparlör dönemi bile kapanabilir mi...

ORTA HALLİ BİR MÜZİK HASTASININ KÜÇÜK VE ŞAHSİ HOPARLÖR TARİHİ

- İLK HOPARLÖRÜM: Ankara’da üniversite öğrencisiyken satın aldığım iki hoparlörü, tahta kutular içine koyarak kendim yapmıştım.

- İLK GERÇEK HOPARLÖRÜM: Fransa’da öğrenci iken FNAC mağazasından taksitle aldığım Amerikan malı Acoustic Research marka speaker’lardı. Özellikle klasik müzikte çok başarılıydı.

- İLK POP HOPARLÖRÜM: Bir rock müzik hastası olarak caz ve popta ilk gerçek hoparlörüm ise bir çift JBL’ydi... 20 yıla yakın kullandım. Ve hâlâ JBL hoparlörlere çok düşkünüm.

- HOPARLÖRDE SINIF ATLAMA DÖNEMİM: Müzik dinleme tarihimde ulaşılmaz gibi gördüğüm McIntosh amfi sistemine ilk defa 2000’li yıllarda sahip olabildim. Onunla birlikte hoparlörde de Klipsch dönemim açıldı.

- İLK SENNHEISER KULAKLIĞIM: Başa takılan ilk headphone’um Paris’te aldığım “Koss” marka bir kulaklıktı... Gerçek ve üst kalitede ilk kulaklığı ise 2000’li yıllarda Uğur Cebeci hediye etmişti. Bir Sennheiser’dır ve hâlâ kullanmaktayım.

- İLK KULAK İÇİ KULAKLIĞIM: Kulağa giren dinleme cihazı dönemimi Apple’ın AirPods’u ile açtım. İlk nesli kolayca kulaktan çıkıyordu ve bir de bas sesleri doyurucu değildi. Ancak üçüncü nesil AirsPod Pro ile müzik kalitesi yükseldi ve dış sesi önleyici teknikler konulunca onu kullandım.

- SON DÖNEM TERCİHİM: Şu günlerde başa takılan kulaklıkta Apple AirPods Max, kulak içi hoparlörde ise JBL Live 300TWS kullanıyorum. Kısaca JBL öğrencilik yıllarımdan beri beni düş kırıklığına uğratmayan bir hoparlör olarak kaldı. Bilişimsel audio dönemimi ise Apple açtı.

- SİZ NE ALMALISINIZ: Bunca yıllık müzik dinleme tarihim bana şunu öğretti. Bu yazılanlardan hiç etkilenmeyin. Her insanın müzik zevki sadece kendine ait bir şeydir. Gidin dinleyin, bir daha dinleyin, en çok hangi tür müzik dinlediğinize bakın ve kendiniz karar verin.

Çok ucuza da harika ses sistemleri var artık bugün...

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Bir selfie fotoğrafı ve üç gün önce atılan bir tweet

Önümüzdeki not defterinde iki tarih var...

Biri 11 Ocak 2021...

Yani geçen pazartesi günü...

Öteki ise bundan 3 gün öncesine ait...

Yani 8 Ocak 2021...

Önce ikincisinden başlayayım...

Gördüğünüz bu fotoğraf geçen pazartesi günü Kahire’de çekildi... Eminim MİT’in elinde de vardır, çünkü açık istihbarattan gelen bir fotoğraf...

Dikkatle bakarsanız arka planda 4 bayrak göreceksiniz...

Yazının Devamını Oku

Bugün ayaktaysa kendisi ve bu iki insan sayesinde

Dün Posta gazetesinin manşeti şöyleydi:

“Ebru’nun zaferi”...

Aslında, bu başlığı Adnancı çetenin mahkûm olduğu gün ben atmalıydım...

Ama Posta’yı kutluyorum...

Benim 25 yıldır takip ettiğim bir olaydı bu...

Adnancı zalimlerin “Adnan Hoca” olduğu günlerde, herkesin ondan korkup sindiği günlerde, onun zulmüne uğrayıp da tek başına mücadele eden bir kadın vardı.

Adı Ebru Şimşek...

Bu çete ona yapmadığı zulmü bırakmamıştı...

Yazının Devamını Oku

Hangisi fazla: 'Önce Türküm' diyen mi 'Elhamdülillah Müslümanım' diyen mi

Kadir Has Üniversitesi’nin her yıl yaptığı “Türkiye’nin eğilimleri” araştırmasının sonuçları 7 Ocak günü yayınlandı.

Her yıl olduğu gibi sonuçları bir sosyolog gözüyle ilgiyle okudum.

Araştırmanın siyasi sonuçlarına hiç girmeyeceğim...

Çünkü beni hiç ilgilendirmiyor.

Ama sosyal ve kültürel sonuçlarında çok çarpıcı bazı öyle ilginç rakamlar var ki, işte onları anlatmak istiyorum.

Belki 2023 seçimleri için partilere yol gösterebilir.

En ilgincinden başlayayım.

SORU ŞU:

Yazının Devamını Oku

Klarnet: Dış politikanın yükselen yumuşak gücü

Son zamanlarda Milli Savunma Bakanlığı’nın internet sitesinin müdavimi oldum.

Çünkü Türk dış politikasının en gizli nabzı orada atıyor....

Özellikle Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın dış gezilerinde...

Bakanlık sitesi arşivine konan bu gezilere ait görüntüler, gazete ve televizyon haberlerine pek yansımayan “yeni trendleri” anlatıyor...

Şu an önümde son iki geziye ait görüntüler var...

Birincisi Libya’dan...

Savunma Bakanı geçenlerde Libya’yı ziyaret etti...

Orada düzenlenen gecenin en vurucu cümlesini gazetelerde ve internet sitelerinde okuduk.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp kâbusu-Neee o çıplak fotoğrafları başkalarına mı vereceksin

Herkesin kulaktan kulağa sorduğu soruyu ben açıkça sorayım: Hani pandemi sırasında erkek WhatsApp gruplarında karşılıklı atılan o çıplak kadın fotoğrafları var ya...

Yapılan o erkek geyikleri...

Hani bir uçtan ötekine şifreli diye fantezi meraklılarının yaptığı o anatomik paylaşımlar...

Kadınlar, siyasetçiler hakkında o yazılıp çizilen fıkralar...

Paylaşılan siyasi karikatürler...

Normal sohbetlerimizde ağzımıza almayacağımız ifadeler, kavramlar, küfürler...


Yazının Devamını Oku

O dört saatte beni en çok şaşırtan şey

İki gündür önümdeki iki fotoğrafa bakıp bakıp soruyorum...

O iki fotoğraf şu:

Sakallı bir adam, Senato başkanının koltuğunda oturuyor...

Bir başka sakallı adam da Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin koltuğunda...



Pişmiş kelle gibi sırıtıyorlar...

Yazının Devamını Oku

Bir gün herkes o koltuktan kalkmayı tadacak ama nasıl

Amerikan Senatosu’nun seçilmiş insanları, alenen kışkırtılmış kadınların ve adamların saldırısına uğradığı sırada...

Avrupa’nın seçilmiş insanlarından birinden şu Twitter mesajı geldi:

“Şundan emin olun. Benim başbakanlıktan ayrılmam çok sıradan ve sıkıcı bir şekilde olacaktır...”

Mesajın altında, Almanya’nın seçilmiş başbakanı ve şu an dünyanın en başarılı lideri sayılan Angela Merkel’in adı vardı.  

Hesap gerçekten onun mu, yoksa birisi onun adına şaka mı yapıyor tam öğrenemedim...

Ama hepimiz biliyoruz ki, onun görevden ayrılması gerçekten çok sıradan bir şekilde olacak...

Nasıl mı?

*

Yazının Devamını Oku

Bir Big Lebowski atasözü: Bir gün bir adam gelir ve

Benim kült filmim “Big Lebowski”nin 3 bowlingci kahramanının yanında, bir de yan karakteri var...

Onun adı yok...

Sadece “The Stranger”, yani “Yabancı” diye biliyoruz...

Arada bir bowling salonunun barında tek başına otururken görürüz onu...

Genellikle de Jeffrey Lebowski’ye ettiği büyük laflarıyla hatırlarız...

Mesela aklımdan hiç çıkmayan şu lafı:

“Bir ülkede bazen bir adam gelir ve...”

“Yabancı” 

Yazının Devamını Oku

Steve Jobs'un dediği olsaydı pandemide kaç video gelirdi

Son zamanlarda başladığım “podcast sohbetler”de bugün konuğum özel sektörün en büyük enerji dağıtım şirketlerinden biri olan EnerjiSA’nın CEO’su Murat Pınar...

Epeydir aradığım bir insandı.

Çünkü elinde müthiş bir veri tabanı var.

20 milyon müşteriye hizmet götürüyor. 11 bin çalışanı var.

Dolayısıyla pandemi sırasında kim ne tüketti, ne kadar evde oturdu, ne harcadı, bugün durum ne herkesten iyi biliyor.

Karşımda uzun saçları ve hali tavrı ile klasik bir enerji şirketinden çok Silikon Vadisi’nde yükselen bir startup tipi duruyor.  


Murat Pınar

Türkiye hakkında ona sormak istediğim çok şey var.

Yazının Devamını Oku

Bu Müslüman kadın 9 Şubat'ta çok önemli bir işi başaracak

Biz Boğaziçi rektörünü tartışırken 9 Şubat günü uzayda çok ilginç bir şey olacak.

Mini Cooper araba büyüklüğünde bir araç Mars’ın yörüngesine oturacak.

Ve bu, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) uzaya gönderdiği bir araç olacak.

Aracın adı “Hope”.

Yani “Umut”.

Tarihte ilk defa Müslüman bir ülkenin uzaya attığı araç böylesine ileri bir noktaya gidiyor...

Üstelik güzel bir haber daha var. Birleşik Arap Emirlikleri’nde bu bilimsel Mars projesinin başında 33 yaşında bir kadın var.

Adı

Yazının Devamını Oku

Yatak odasında devrim yapan bir kadının 14 ve 51 numaralı sorusu

Geçtiğimiz 9 Eylül 2020 günü Londra’da bir kadın öldü...

77 yaşındaydı...

Geçen yılın sessiz ölümlerinden biriydi... Ama, bu dünyadan ayrılırken arkasında çok gürültülü bir yakın geçmiş bırakmıştı...

Simone de Beauvoir’larla başlayan “birinci dalga feminizm”in, ikinci dalga sörfçülerinden biriydi...

Ve o kadın bizim erkek neslimizin dimağına çok korkutucu iki soruyu sokmuştu...



Yazının Devamını Oku

Fikri kardeşim başörtüsü flama da, kimin flaması

Önceki gün şunu artık iyice anladım...

Bu ülkenin iyiye gitmesi için...

Şu Allah’ın belası kutuplaşmadan kurtulması için...

Allah rızası için...

Bazı tipleri televizyonda canlı yayına katiyen çıkarmamak gerekiyor...



Yazının Devamını Oku

İlk gün: 'AKP içinden destek için çok sayıda mesaj geliyor'

Şimdi anlatacağım konuşmayı 3 gün geciktirerek yayınlıyorum.

İki nedenden dolayı bilerek erteledim.

Birincisi bu sözleri söyleyen Kılıçdaroğlu’ndan yazmak için izin istedim.

İkinci ve daha önemlisi ise...

Bu konuşmayı yılın ilk günü yayınlamak istedim.

Çünkü o felaket yılından sonra 2021’e umutla girmeyi arzuladım...

Geçen salı günü...

Yer Ankara’daki Ahmet Hamdi Akseki Camisi...

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin en güzel yeni yıl kartpostalı

Önceki gün arkadaşım Ahmet Acar’ın cenazesine katılmak için arabayla Ankara’ya gidip geldik...

İlk defa Kuzey Marmara otoyolunu kullandım...

İstanbul dışına çıkışı çok kolaylaştırmış...

Yolu en az 30-40 dakika kısaltıyor.

İstanbul’a dönüşte, bugüne kadar bana en çok heyecan veren duvar resimlerinden birine rastladım.

“Pasific” benzin istasyonunun market duvarına çizilmiş olağanüstü bir Türk bayrağıydı bu...

Kim çizdiyse gerçekten çok başarılı...

Bayrağın dalgalanışına o kadar güzel bir hareket vermiş ki, insan önünde durup fotoğraf çektirmeden geçemiyor....

Yazının Devamını Oku

Beluga balinası ve Amur kaplanı ile uyuyan hücrelere mesaj mı

Dün Rusya Devlet Başkanlığı’nın internet sitesinde dolaşırken çok ilginç bir şeyle karşılaştım.

Biliyorum bazılarınızın aklına hemen şu soru gelecek.

“Ne işin var senin oralarda?”

Sedat Ergin soktu kanıma bunu...

Biliyorsunuz, o, başlığında “resmi” kelimesi bulunan her devlet sitesini ziyaret eder.

Tabii ki, onun Rusya resmi internet sitesine girip dolaşması ile benimki arasında esaslı bir fark var.

Onun ilgi alanı “Diplomatik belgeler”, “Resmi heyetler arasındaki görüşmeler” ve “Dokümanlar” bölümü olur...

Ya ben Rusya Devlet Başkanı’nın sitesine girersem ne görürüm?

Yazının Devamını Oku

Kaybettiğim bir tebessüm ve en güzel komşularımız

‘Hayatın şeyleri” bazen insanı en hazırlıksız anında yakalar...

Kendinizi mütevazı ve sakin bir yılbaşına hazırlarken çalar birden kapınızı...

En hazırlıksız olanı ise yüzünüzdür öyle anlarda...

O yüz ne hissettiğini anlatamayacak kadar çaresizdir çünkü...

Pazar akşamı işte böyle oldu...

Hiç beklemediğimiz, en hazırlıksız anımızda öğrendik oda arkadaşımın ölümünü...

ODTÜ’nün eski rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar benim ilk akademik yoldaşımdı...

Aynı yıl yurtdışından dönüp, Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde göreve başladık....

Yazının Devamını Oku

Dün Metin Akpınar'ı arayıp şu soruyu sordum

Önceki gün Metin Akpınar’ın mahkeme koridorundaki fotoğrafı çok dokundu bana...

Bir bankın ucunda yapayalnız oturuyordu...

1970’lerin terör yıllarına döndüm...

Sonra 1980’li yıllara...

12 Eylül’ün o karanlığında bile siyasi hicivleri, mizahı ile bizi gülümseterek, kahkahalar attırarak dayanma gücümüzü nasıl arttırdıklarını hatırladım...



Yazının Devamını Oku

Müslüman bir ülkede kadın içmeyi mi içki yapıp satmayı mı daha çok sever

Sizce Türkiye’nin en büyük içki gruplarından birinin CEO’su hangi şehirden bir insandır?

İzmir? İstanbul... Antalya... Edirne...

Yanıldınız...

Dünyanın en büyük iki içki grubundan biri olan “Pernod-Ricard”ın Türkiye, Afrika ve Ortadoğu (MENAT) bölgesinden sorumlu CEO’su Selçuk Tümay, Karaman doğumlu...

Yani eskiden Konya Karaman diye bildiğimiz şehirden...

O zaman geleyim ikinci soruya...

Pernod-Ricard grubunun, daha çok Müslüman ülkeleri kapsayan “Ortadoğu, Afrika ve Türkiye” bölümünün yönetim kurulunda sizce kimler vardır?

Sakın “İçmeyi seven erkekler” demeyin...

Yazının Devamını Oku

En sempatik paparazzi o kareyi gerçekten çekti mi

Yazının ilk başlığını şöyle atmıştım.

“Dünyanın en sempatik tabutçu paparazzisi...”

Ve yazıya şöyle başlamıştım:

“Sakın ola başlıktaki ‘tabutçu’ lafına takılmayın.”

*

Bugün çok üzgünüm...

Çünkü bir magazinci olarak, Türkiye’nin en sempatik en renkli magazincilerinden birini kaybettik...

Adı Zozo Toledo’ydu...

Ama aslında ne adı Zozo’ydu...

Yazının Devamını Oku