100 yıllık albümümüzde gözüme çarpan birkaç şey

Dünden beri derin bir yakın tarih nostaljisi yaşıyorum.

Anadolu Ajansı’nın bu yıl temmuz ayında, yani pandemi ortasında yayınladığı “Türkiye ve Dünyada 100 Yıl” adlı albümünü okuyor ve fotoğraflara bakıyorum.

Hemen söyleyeyim...

Çok güzel bir çalışma...

100 yıllık albümümüzde gözüme çarpan birkaç şey

Türkiye ve dünyanın 100 yılı benim de 73 yılım oluyor... Albümün üçte ikisi benim de yaşadığım, tanık olduğum olaylar zinciri...

Bazı bölümlerini gurur duyarak, bazı bölümlerini çok üzülerek, bazı bölümlerini kaşlarımı çatarak, bazılarını seven bir gülümsemeyle hatırlayarak tek tek seyrettim...

Ajansa bu güzel çalışma için teşekkür ediyorum...

*

Ancak albümle ilgili bazı kozmetik eleştirilerim var...

Bunlardan biri rahmetli Bülent Ecevit’le ilgili...

Albüm, 100 yıllık tarihimizin bütün siyasi liderlerinin iktidara gelişini tam sayfa fotoğraflarla vermiş...

Çünkü her biri bu ülkenin bir dönemini açan insanlar...

Atatürk, Adnan Menderes, Turgut Özal, Tayyip Erdoğan kendilerine ayrılan tam sayfalarla dönem açan liderler olarak sunulmuş...

Bu ilke nedense İsmet İnönü, Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit’ten esirgenmiş.

Demokrat Parti’nin iktidara gelişini tam bir sayfa ile veren albüm, İnönü’nün Cumhurbaşkanı oluşunu dörtte bir sayfalık bir fotoğrafla geçiştirmiş.

100 yıllık albümümüzde gözüme çarpan birkaç şey100 yıllık albümümüzde gözüme çarpan birkaç şeyDikkatimi çeken bir başka nokta ise albümün ilk bölümünde Atatürk’ün Celal Bayar’la çekilmiş birçok fotoğrafı kullanıldığı halde, İnönü’yle fotoğrafı çok az...

Sanki gizli bir el İnönü’yü perdenin arkasına saklamış.

*

Dahası 1974 Barış Harekâtı kararını ve sorumluluğunu alan, bunu zafere götüren, Türkiye’de sosyal reformları, çalışan insanlarla ilgili en büyük yasal düzenlemeleri getiren Bülent Ecevit’in ölüm haberi de nedense Neşet Ertaş’ın ölüm haberinin yarısı kadar bir yer bulabilmiş kendine albümde...

Sanatçı için alkışlanacak, siyasetçi için ise düşündürücü bir tercih olmuş.

*

Anadolu Ajansı devlete ait bir kurum...

Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti devletinin tarihini anlatırken fotoğraf seçiminde bu sembolik dengeye dikkat edilmesini bekliyor insan.

*

Fransa Devlet Başkanı bir zamanlar kendisine çok sert muhalefet yapan Jean-Paul Sartre için “Sartre Fransa’dır” demişti...

Ben de aynı şeyi söyleyerek bitireceğim yazımı...

“İnönü, Demirel ve Ecevit de Türkiye’dir...”

100 yıllık albümümüzde gözüme çarpan birkaç şey

BİRİNCİ FOTOĞRAF VAR DA ASLI NİYE BU KADAR KÜÇÜK

TARİHİMİZİN sonuçları talihsiz olmayan bir 12 Eylül’ü de vardır.

12 Eylül 1963...

Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında Ankara Anlaşması imzalanıyor...

Böylece Türkiye’nin AB’ye, yani refah ve demokrasi coğrafyasına yürüyüşü başlıyor.

Bu fotoğraf 3 Ekim 1973 günü çekilmiş.

Ortaklık Konseyi üyeleri Dışişleri Bakanı Haluk Bayülgen’le birlikte dönemin Başbakanı Naim Talu’yu ziyaret ediyor...

Albüme büyük bir fotoğraf konmuş... Ancak çok dikkat çeken bir şey var:

2004 yılında tam üyelik müzakerelerinin başlaması, nedense küçücük bir fotoğrafla geçiştirilmiş...

Basit bir gözden kaçma mı... Yoksa bilinçli bir tercih mi...

Oysa Cumhuriyet tarihimizin en önemli günlerinden biriydi ve bunun şerefi de iktidara yeni gelen AKP’nindi.

TÜRKİYE’DE KAÇ ÇEŞİT EGZOTİK MEYVE YETİŞİR, EN SEVİLENİ HANGİSİ

Bu fotoğrafta gördüğünüz kişi Mustafa Ezici... Hayatını Türkiye’de egzotik meyve yetiştirmeye adamış bir insan...

Alanya’da gece gündüz bunun için çalışıyor ve çok da başarılı oldu...

100 yıllık albümümüzde gözüme çarpan birkaç şey

Geçen gün ona 3 soru sordum:

BİR: “Türkiye’de kaç egzotik meyve türü yetiştiriliyor?”

Benim çocukluğumda egzotik meyve olarak sadece muz vardı.

Ona “Alanya’nın bencikli muzu” derdik.

Beni çok şaşırtan bir rakam verdi.

Bugün itibarıyla Türkiye’de 44 çeşit egzotik meyve yetiştiriliyormuş.

*

İKİ: “Türkiye topraklarında yetişen 44 egzotik meyvenin tam listesi nedir?”

◊ Passion Fruit ◊ Kamkat ◊ Tahiti lime ◊ Feijoa ◊ Armut Guava ◊ Çilek Guava
◊ Sarı Guava ◊ Kahve ◊ Mango ◊ Liçi
◊ Roos Apple ◊ Ketembilla ◊ White Sapote ◊ Black Sapote ◊ Longan
◊ Sapodilla ◊ Jambu ◊ Moringa
◊ Groviola ◊ Pitaya ◊ Şadok ◊ Blueberry ◊ Papaya ◊ Hünnap ◊ Ambarella
◊ Avokado ◊ Pawpaw ◊ Demirhindi
◊ Aronia ◊ Gojiberry ◊ Carambola (yıldız meyvesi) ◊ Yellow Sapote ◊ Palmiye
hurması ◊ Jack Fruit ◊ Yılan Meyvesi
◊ Çerimoya ◊ Atemoya ◊ Amarula
◊ Hambalez (murt) ◊ Muz ◊ Mangosten ◊ Zencefil ◊ Zerdeçal ◊ Maca

İtiraf edeyim, yarıdan fazlasının adını hiç duymamıştım...

*

ÜÇ: “Türkiye’de en çok tutulan egzotik meyveler hangileri?”

Tabii ki 1 numara muz...

Onu sırayla mango, ejder meyvesi ve papaya takip ediyor. Oysa ben ilk 4’te passion fruit ve liçi de vardır diye bekliyordum.

*

DÖRT: “Türkiye’de egzotik meyveyi en çok hangi şehir tüketiyor?”

Banko İstanbul...

EGZOTİK MEYVE

Veya “tropik meyve”, Güney Amerika’dan Uzakdoğu’ya kadar uzanan sıcak iklimlerin meyvelerine verilen isim.

Yani tropikal bölgelerde yetişiyor. Genellikle yılın her mevsiminde meyve veriyorlar.

Yıl boyu güneş alan bu ağaçlar yıl boyunca meyve verir.

80 ÜLKEYE 1 MİLYAR DOLAR EGZOTİK MEYVE SATACAĞIZ

EZİCİ sadece egzotik meyve üretmiyor.

Aynı zamanda tohumlarını getirtiyor, fidecilik yapıyor...

Bir de çok iddialı konuşuyor:

“Üç saat mesafede 80 ülke var. Buralara yılda 1 milyar dolar egzotik meyve satacağız...”

Ne diyeyim... İnşallah...

100 yıllık albümümüzde gözüme çarpan birkaç şey

İŞTE BU SAYFAYI ÇOK SEVDİM

ALBÜMDE beni çok sevindiren bir sayfa ise Gırgır dergisinin kurucusu Oğuz Aral’ın ölümüne de yer ayrılması oldu.

Hem de cenazesinden çok güzel bir fotoğrafla...

Ayrıca dünya çapındaki müzik insanımız Ahmet Ertegün’ün hatırlanmasını da çok sevdim.

65 PLUS’IN İLK RADİKAL İSYAN ŞARKISI BİR 60 MÜZİSYENİNDEN

DÜN streaming platformlarına, Kuzey İrlandalı şarkıcı Van Morrison’un bir şarkısı yüklendi.

Çıkacağı eylül ayında anons edilen bir şarkıydı...

“No More Lockdown”...

“Artık eve kapanmak istemiyoruz” diye haykırıyor.

100 yıllık albümümüzde gözüme çarpan birkaç şey

Van Morrison 1945 doğumlu... Yani 75 yaşında...

1960’ların ilk yarısında başlayan “İngiliz rock müzik devriminin” , Beatles ve Rolling Stones’la birlikte ilk öncülerinden olan Them grubunun solistiydi.

“Gloria” adlı şarkısı ile ortalığı yıkmıştı...

Daha sonraları “Brown Eyed Girl” şarkısı bir kült oldu.

Sadece Spotify’da 477 milyon kere dinlendi.

*

“Eve kapatma” kararlarına karşı ilk sert ve radikal çıkış işte böyle bir eski tüfekten geldi.

Sözler ağır mı ağır...

İngiltere şimdi bu şarkıyı konuşuyor...

İrlanda Sağlık Bakanı şarkıyı çok tehlikeli bulduğunu açıkladı.

SÖZLER

EY HÜKÜMET FAŞİST TACİZLERE SON VER

Van Morrison’un şarkısının sözlerinden bir özet vereyim:

“Yeter artık, bitsin bu yasaklar

 Bıktık bu aşırı müdahalenden

 Sana güven vereceğim diye özgürlüğümü alıp götüren

 Huzurumu bozan polisini de al git artık...

 Tanrının bana doğuştan verdiği hakları geri almaktan vazgeç...

 Düş yakamdan artık...”

KATKIDA BULUNANLAR
Sayfa Editörü: Firuzan Demir
Foto Editörü: Umut Veis
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Uygulama: Selma Songül Zengin

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Yeni başkandan sonra Dışişleri Bakanı da Maçakızı'ndan çıktı

Evet bildiğimiz Türkbükü’ndeki Maça Kızı’ndan...

Daha doğrusu Maçakızı’nın kurucu ortağı Sahir’in İstanbul’daki yalısından.

Arkasında çok güzel bir hikâye var ama önce dün gece gelen haberle başlayayım.

ABD’nin yeni başkanı Biden dün sabaha karşı Dışişleri Bakanlığı’na kimi getireceğini açıkladı.

Bakanlığa getireceği isim Antony Blinken’miş...

Şimdilik sadece şunu söyleyeyim.

ABD Dışişleri Bakanlığı’na bir gitarist geliyor.

Ama önce dün sabaha karşı bu haberi okuduğumda ilk aklıma gelen şeyi yazayım...

Yazının Devamını Oku

Demir Lady mi güçlü yoksa Çelik Kraliçe mi

İngiliz sarayını anlatan “Crown” dizisinin son bölümünü, tabii yine çok severek izledim.

Bu sezonun bana en ilgi çekici gelen bölümü, sonlarda Kraliçe Elizabeth ile Başbakan Thatcher arasındaki konuşmaydı.

*

Falkland savaşını kazanan, yaptığı radikal reformlarla İngiliz ekonomisini düze çıkarmak üzere olan Thatcher, bunlara rağmen popülaritesini kaybetmiş, artık partisi içinde zayıflamıştır.



Partisi istifa etmesini istemektedir.

Yazının Devamını Oku

Yarın o haritada Ankara tuşuna basınca ne çıkacak

2019 yılında Lady Gaga’nın o harika caz konseri için Las Vegas’a gittim.

1. Dördüncü gidişimdi. Bugüne kadar bana kimse orada bir “Mob Museum” olduğunu söylememişti.

Yani bir “mafya müzesi”nin...

Bu müze 14 Şubat 2012 günü açılmış. Bina 1933 yılında yapılmış ve uzun yıllar Las Vegas posta bürosu ve mahkemesi olarak hizmet vermiş.



Yani Las Vegas mafyasının üyeleri bu binadaki mahkeme salonunda yargılanmış ve mahkûm olmuş.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp grupları çorabı delik kareyi niye çok sevdi

Bu fotoğraf bize bir WhatsApp grubundan geldi.

İlk gören eşim Tansu’ydu...

Altında şu yazıyordu:

“En sağdaki Prof. Uğur Şahin, aşıyı bulan biliminsanı. Almanya’da çekilmiş. Kucaktaki kardeşi diş hekimi, ayakta çorabı delik olan modacı olmuş.”

*

Evde hepimiz ilk bakışta çok sevdik bu kareyi.

Tansu çok etkilendi ve Instagram hesabından paylaştı.

Ancak bir süre sonra bir izleyicisinden şu notu aldı:

“Fotoğraf 1975’de Düsseldorf’a göçmüş bir aileye ait...”

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi'nin minberindeki hayalet

Yanan Vaniköy Camisi’nin yeni yöneticisi Uğur Vanioğlu camiyi teslim alırken bir sayfalık ayrıntılı bir devir teslim belgesini imzaladı.

Belgenin adı “Mülhak Vakıflar Devir Teslim Tutanağı”...

Bu tutanağı görmedim
ama eski tutanaklardan
bildiğim bir şey var.

Bu tür vakıf devir teslimlerinde her şey madde madde yazılır.

Neler mi?

Caminin işletme defteri.

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi ne zaman kime devredildi

Dünkü yazımda Vaniköy’de yanan cami ile ilgili bir gözlemimi aktarmış ve bir eleştiride bulunmuştum.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Bölge Müdürü Musa Akdeniz bir bilgi notu gönderdi.

Arkasından Kültür Bakanı Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan da aradı.

Her ikisi de ilginç bilgiler verdi.

Geçen pazar gününden beri kamuoyunun dikkatini çeken bu camiyle ilgili ilginç bilgilere yer verilmişti.

Bugün bu bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.

*

Bu cami 1671 yılında Bursa’da

Yazının Devamını Oku

Patlamayan şampanya patlayan bir gazoz ve...

Pazar günü Formula 1 final törenini izliyorum...

Lewis Hamilton bu yarışın İstanbul ayağını da kazanmış ve yarışma tarihine yeni bir rekor yazmış.

Bu yarışı, 7’nci defa kazanıp, Ferrari efsanesi Michael Schumacher’in rekorunu egale etmiş.

Yani Formula 1 tarihinde çok özel bir gün...

*

Bütün dünyanın gözü Türkiye’deki pistte yapılacak ödül töreninde...

Herkes Formula 1’in geleneksel şampanya patlatma seansını bekliyor.

Ama o ne?

Gazoz patlıyor...

Yazının Devamını Oku

Kozmik odadan çalıp açık kürsüden satmak

O günü hayatım boyunca unutmayacağım...

Bir bahane uydurularak Türk ordusunun en gizli kalması gereken bölümünün kapıları kırılarak içine girildi.

Girdikleri yer “Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı”ydı.

Orası neresi mi...

Ülkemiz işgale uğrarsa, vereceğimiz kurtuluş savaşında hangimizin nerede görev alacağını, hangi silahın nerede gömülü olduğunu, nasıl haberleşeceğimizi gösteren planlar ve isimler...

*

Hepsi tek tek çalındı.

Bir savaş halinde işgalci düşmana karşı vereceğimiz savaşın, yani beka savaşının bütün şifreleri, planları çalındı.

Ve kopyalandı...

Yazının Devamını Oku

Acil koduyla çağrılan bir 'balarısı haritası'

Son 72 saatte Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden gelen mesajları alt alta yazıyorum.

Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu ve dedi ki:

Önümüzdeki aylarda öngörülebilir, kolay erişilebilen yargı sistemi için adımlar atacağız...”

*

Bu cümlelerin ne anlama geldiğini ise iki gün sonra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül açıkladı.

Bir kere daha benim şahsi zabıtlarıma geçmesi için en önemli maddelerini yazıyorum.

*

“Yargı, hiçbir kişi, kurum veya merciden emir, talimat, tavsiye, telkin almaz. Hiç kimse ve Adalet Bakanlığı da dahil olmak üzere hiçbir kurum yargı yetkisini kullanan mahkemelere vekâleten konuşamaz.”

*

Yazının Devamını Oku

Bir 'evet ama yetmez'cinin 18 aylık dolar kayıtları

Bundan 18 ay önce 31 Mayıs 2019 günü yazdığım yazının başlığı şuydu:

“Ben de tarihe ‘Yetmez ama evet’çi olarak mı geçeceğim...”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir gün önce Külliye’de “Adalet ve Yargı Reform Paketi”ni açıklamıştı...

Cumhurbaşkanı o gün Türkiye’ye ve bütün dünyaya şu mesajı vermişti:

“Olağanüstü hal hukuku dönemi kapanıyor...”

*

Cumhurbaşkanı o gün Adalet Reformu’nu “9 Amaç” başlığı altında toplamıştı.

Konuşmasında şu cümleleri dikkatle not almıştım.

*

Yazının Devamını Oku

Covid-19 aşısını bulan ekibin üçüncü kişisini de tanıyalım

Türkiye 10 Kasım günü Atatürk’ü anarken, İngiltere’nin en önemli gazetelerinden The Times’ın kapağında da karıkoca bir Türk çiftin fotoğrafı vardı.

1) Özlem Türeci ve Uğur Şahin...

Bu iki isim, şu an dünyayı sarsan, ekonomileri durduran, milyonlarca insanın hayatına ve işine mal olan COVID-19 virüsüne karşı ilk etkili aşıyı bulan insanlardı...

Yani onlar antibiyotiği bulan Alexander Fleming kadar önemliydi.

O nedenle haklı olarak dünyanın önde gelen bütün medya kuruluşlarının manşetindeydiler...

2) DÜN NAVTEX İLAN EDİLİRKEN MANŞETTEKİ O ÜÇÜNCÜ KİŞİ

ANCAK bu buluşun üçüncü bir kişisi daha vardı ki, onu manşetlerde fazla görememiştik...

Bazılarımız yabancı televizyonlarda rastlamıştı ama bu üçlü arasındaki ilişkinin en renkli ve sembolik kısmını görememiştik.

Yazının Devamını Oku

Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

Ne şu ne bu...

Ne şunun gidişi ne bunun gelişi...

Bugünün en büyük haberi COVID-19 virüsüne karşı yüzde 90 etkili aşının bulunması...

Buluşun arkasında bir Türk kadını ile bir Türk erkeğinin bulunması da milletçe bonusumuz...

Aşı bulundu ve herkes gözünü piyasalara, borsalara dikti...

Tabii ki yükseldi...

Ama bana göre hayata dönüşün ilk harika işareti başka yerden geldi....

Live Nation’dan...

Yazının Devamını Oku

İktidardaki şeytan mı daha tehlikeli, muhalefetteki mi

Farkında mısınız...

Amerikan başkanlık seçiminin ortaya koyduğu çok tuhaf bir durum var:

KAZANAN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla seçildi.

KAYBEDEN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla kaybetti...

Terazinin bir tarafı daha ağır bastı...

Ama öteki tarafı da ağır bastı...

Gelin öyleyse bu tuhaf şeytan terazisinin iki tarafında ne vardı ona bakalım...

Seçim sonrası

Yazının Devamını Oku

Emine Hanım'dan Sezen'e Ajda'dan Tarkan'a en sevdiğimiz Timur şarkıları

Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan’ın mesajını da görünce, dünden beri şu sorunun cevabını arıyorum...

Son yıllarda adını çok az duyduğumuz Timur Selçuk nasıl oldu da, şu bölünmüş ülkede sağdan sola hepimize hayır duası okuttu?

İşçilerle 1 Mayıs şarkısını, ODTÜ öğrencileri ile Deniz Gezmiş’e ithaf edilen şarkıları söyleyen bir sanatçı, nasıl olur da Emine Erdoğan’ın gençliğinin de şarkıcısı olabilir?

Olabiliyormuş demek ki...

*

Bu ülkede pek çok insanın kafasında bir Timur Selçuk şarkısı vardır.


Yazının Devamını Oku

Önce 2 telefon geldi sonra da bu fotoğraf

Hani bir milletvekilinin Türkan Şoray için sarf ettiği o süfli cümleler vardı ya:

“Çamuriyetçi, HDPKK’cı, Amerikancı, İsrailci, emperyalist işbirlikçisi...”

Aynen böyle demişti...

*

Yazının çıktığı gün bir milletvekili aradı.

AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı’ydı...

O gün yazımı okuduktan sonra Türkan Hanım hakkında o sözleri söyleyen milletvekilini aramış ve bu sözleri tasvip etmediğini söylemiş.

Telefonda bana Türkan Hanım hakkında çok güzel şeyler söyledi.

“O mülakatı ben de okudum. Ben de sizin gibi düşünüyordum. Ülkesine, halkına derin sevgiyle bağlı büyük bir sanatçının ince duyarlılığını gördüm. Halkımız onu hem insanlığı hem de muhteşem oyunculuğu ile gönlüne yerleştirmiştir.”

Yazının Devamını Oku

48 saat boyunca uykusuz kalmama değen bir itiraf

İki gün boyunca uykusuz kaldım... Çünkü Amerikan seçimlerini izledim...

Bu 48 saat boyunca uykusuz kalmama değecek çok önemli bir anı canlı izleme imkânım oldu.

Popülist bir liderin itiraf anını... Size o anı anlatmak istiyorum.

*

Sandıklar kapanmadan önce, yani oylama devam ederken ABD Başkanı Trump kendi kampanyasını yürüten ekibin merkezini ziyaret etti.

Orada kampanya sırasında çalışan insanlara teşekkür etti...

Önce şu gözlemimi aktarayım.

Trump

Yazının Devamını Oku

O gece arka koltuktaki kadın nereye kayboldu

Anlatacağım gerçek olay aynen şöyle cereyan etti...

Taksi şoförü 20 yaşlarındaki kadın müşterisini aldığında hava kararmak üzereydi...

Yolcunun verdiği adrese geldiklerinde ise hava iyice kararmıştı...

Şoför taksimetreyi durdurup müşteriye döndüğünde şaşırıp kaldı...

Arka koltukta kimse yoktu...

Oysa kapının açılıp kapandığını duymamıştı...

Ayrıca o açmadan kapıların kilitleri açılmıyordu...

Şoför durumu bağlı olduğu şirkete bildirdi.

Yazının Devamını Oku

Ayda bebeği ve Elif bebeği kim kurtardı

Ki kurtardı, canlı yayında hepimiz seyrettik.

Önce Kadıköy Belediyesi’nin bir görevlisi... Bir kova taşıyıcısı, o sesi duydu...

Herkesi uyardı...

Sonra Tunceli  AFAD’dan bir görevli bebeğin yanına indi...

Büyük bir sevgiyle elini tuttu Ayda bebeğin...

Hemen yanında Manisa Belediyesi’nden bir görevli vardı...

Bir jandarma görevlisini gördük o arada...

Biraz ileride Bursa Belediyesi’nden bir başkası...

Yazının Devamını Oku

Gece saat 01:00... Bizim evde alt kattan gelen çığlık

Pazar akşamı evde hepimiz ağır bir günün gecesinde, içimizde İzmir hüznü odalarımıza çekilmişiz...

Saat 01.00 civarı...

Alt kattan aniden bir çığlık geliyor...

Koşuyoruz...

Torunum Zeynep, ağzında maskesi ile haykırıyor...

“Kurtuldu... Yaşasın İdil kurtuldu...”

Kendim kadar eminim... Aynı an, Türkiye’nin dört bir yanında evlerden aynı sevinç çığlıkları yükseliyordu...

*

Sonra sabah oldu...

Yazının Devamını Oku

Depremden bir hafta önce önüme gelen papyonlu adam

1948 yılının ekim ayında bir gün...

Tahminen 5 veya 6 Ekim günü...

İzmir’in Kordon Boyu’ndan geçen bir otomobil fotoğrafta gördüğünüz bu binanın önünde durur...

Şoförün yanındaki kapı açılır, yuvarlak gözlüklü, papyonlu ve ince yapılı bir adam iner...

Biraz sonra binanın önünde kendisini karşılayanlarla birlikte bu pozu verecektir...

Bu fotoğraf karesi 72 yıl arşivlerde kaldıktan sonra bu yıl eylül ayında yayınlanan bir kitapta gün yüzüne çıkacaktır.

Kadere bakın ki, bu kitap, İzmir’de cuma günü yaşanan depremden bir hafta önce

Yazının Devamını Oku