GeriErdem ÖZCAN Turizm kentinde tozlu pazaryeri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Turizm kentinde tozlu pazaryeri

Erdek Türkiye’nin ilk yaz turizmin başlandığı şirin bir ilçemiz.

Heryıl giderek gelişen ve güzelleşen Erdek’te Büyükşehir yasasının çıkmasından sonra önce “duraklama” sonra “gerileme” devri başladı.
Mesela Erdek’e bağlı Ocaklar önce “köy” idi, sonra belde oldu ve ilçe olması beklenirken “köy” olmaya bile razıydılar ama “mahalle” oluverdi.
Özellikle belde olduğu zaman belediye eski başkanı mimar Hüseyin Durak Ocaklar’ı adeta uçurmuştu.
3 km’ye yakın sahil bandı, çay bahçeleri, futbol sahası ve sokaklarıyla adeta bir “devrim” geçirmişti.
Ocaklar’a 6 km., Narlı’ya 15 km., İlhan’a 19 km. uzaktaki Erdek’ten bir olay anında polis bekleniyor. Daha önce buralarda jandarma görev yapıyordu.
Erdek ilçe konumunda kaldı ama gelirler azalınca hizmetler durdu…
Büyükşehir Belediyesi AK Parti, Erdek Belediyesi CHP olunca yat limanı rafa kalktı, binbir emek ve masrafla yapılan Taş Restoran yerle bir edildi.

DOĞALGAZ GELİNCE

Geçen yıl yapımına karar verilen doğal gaz Erdeklileri sevindirdi ama kazılan sokalar, caddeler kapatılmayınca Erdek sanki “toz-toprak devri” yaşıyordu.
Doğalgaz projesi Erdek’e hakikaten gerekliydi ve çok önemli bir yatırımdı.
Kış aylarında Erdekli kömür dumanı yutuyordu…
Ancak yapımı sırasında kazılan yerler aylardan beri birtürlü kapatılmayınca şimdi de “kömür” yerine “TOZ” yutuyor.

TOZLU PAZAR YERİ

Önce kazılıyor sonra boru hattı döşeniyor ve toprakla doldurularak kapatılıyor ama işte bu toprak yok mu?
Toprakla kapatılmasının ardından aylar geçiyor ve sonra ne oluyor?
Mesela ne oluyor?
Bir aracın hızla geçmesi sırasında veya rüzgarlı havalarda adeta toz yağmuru yağıyor.
Hele bu tozlu-topraklı sokaklara bir de pazar kurulduysa…
Geçen hafta Yalı Mahallesi’nde kurulan pazaryerine gittim.
Toprakla kapatılan yerler parke veya asfaltla kapatılmayınca pazar yeri rüzgârın da etkisiyle toz içinde kalmış, üstelik sanki tam normalleşmeye geçilmiş, pandemi bitmiş ve hâlâ günde 50-60 (şimdilik) kişi ölmüyormuş gibi müşteriler gibi satıcıların da nerdeyse yarısı maskelerini atmış…
“Patates var, domates, hıyar var; kesmece bunlar kesmece…”diye avazı çıktığı kadar bağıran pazarcıların sesleri havaya kalkan toza karışırken daha fazla mikrop yuvası toz yutmamak için çareyi bir an önce pazaryerini terk etmekte buldum.
Kazılan yerler parke taşlarla veya asfaltla kapatılana kadar cumartesi pazarı mikrop yuvası toz-toprak içinde, sokak aralarındaki yerde kurulmaması gerekir.
Haftada 2 defa kurulan pazar yerlerinde maske ve hijyen denetimi ihmal edilmeden sürdürülmeli.

X

Deplasmandan 3 altın puanla dönüyor

BANDIRMASPOR, Manisa deplasmanından 3-1 gibi çok değerli bir galibiyetle dönmesi 3 haftadan beri galibiyet yüzü göremeyen taraftarlarını da sevindirdi.

Karşılaşma ilk 10 dakika ortada geçti. Dakikalar iki takımın da birbirlerini kontrol etmesiyle geçiyordu. Konuk ekip Bandırmaspor’da diğer arkadaşlarına göre en fazla Landel çalışıyordu.
Hem defansa yardım ediyor hem hücumda etkili oluyordu. Nitekim 17dakika ceza sahasına girmeye çalışan Landel’e yapılan faul Bandırmaspor’un 1-0 öne geçmesine neden oldu.
*
Frikiki kullanan Akabueza’nın birinci sınıf bir frikik golüne şahit olduk. Akabueza önündeki baraja rağmen topu ceza sahası dışından doksandan filelere gönderdi... 3. golün de sahibiydi. İlk gol sonrası Manisa Futbol Kulübü canlandı.
Ancak bu arada sık sık faullere sebep olunca Bandırmaspor oyuncuları kendilerini sık sık yerde bulmaya başladı.
Demek oluyor ki ev sahibi oyuncular sinirlenmeye başladı.
Manisa FK hücumlarını giderek çoğaltırken Bandırmaspor’un baskı yapmaması az kalsın bir gole neden oluyordu ama kaleci Gökhan harika kurtardı. Kaleci Gökhan bu maçta çok kritik gol pozisyonlarına geçit vermemesi takımın galibiyetinde önemli rol oynamasına neden oldu.

Yazının Devamını Oku

Bandırmaspor evinde kayıp

Oyuna başladığı andan itibaren hâkimiyeti ele alan Bandırmaspor’dan taraftarlar haklı olarak her an gol bekliyorlardı.

Çünkü ilk 2 maçta lige galibiyetle başladıktan sonra art arda 2 maçta mağlup olmuşlar galibiyete hasret kalmışlardı. Ancak bu istek gerçekleşmeyince Eyüpspor mağlubiyeti soğuk duş etkisi yaptı.
Tecrübeli kaleci Gökhan, yüzde yüz bir golü kurtardıktan sonra yediği gol hiç yakışmadı.
Gol öncesi savunmanın arkasına atılan toplarla tehlike yaratan Eyüpspor 3 akını da ofsaytla kesildi ama 4. hücumda savunmanın arkasına sarkınca kalesinden uzakta duran kaleci Gökhan’ın büyük hatası sonucu Eyüpspor kolay bir gol kazandı.
Aferin Gökhan’a! Eyüpspor’a çok güzel bir gol hediye etti! Estancu tecrübesini konuşturdu.

ŞOKE OLDUK!

Taraftarlar gerçekten şoke olmuşlardı.
Evinde oynanan maçta mutlaka galibiyet bekleniyordu.

Yazının Devamını Oku

Bayram sonrası ne olacaktı?

29-07-2019 tarihinde, yani yaklaşık 1 ay önce yazdığım “Bayram Sonrası Ne Olacak” köşe yazımdan 1 ay sonra görüldü ki korona konusu hiç iç açıcı değil.Yazımın bir yerinde; “9 gün gibi uzun bir bayrak tatili sonrası inşallah yeniden kapanma günlerine dönmeyiz.

“Bayram sonrası geldiğim Bandırma’da ise baktım; maskeler ya çene altında, ya kolunda, ya elinde, ya da hiç yok!
Denetimler ne oldu?
Cumhuriyet Meydanı’nda ise şenlik şenlik üzerine… Belediye “Yaz Şenlikleri” adı altında Cumhuriyet Meydanı “lepalep…”Onun için bayram sonrası inşallah yeniden kapanmayız… Bekleyip göreceğiz…” demiştim.
*
Evet, 9 gün süren Kurban Bayramı sona erdi ve gevşetilen önlemler kaldırılınca dediğim gibi, “bekledik ve gördük” ki vakalar yükselmeye başlamış, ölümler artmış…
Yaz tatili derken, bayram tatili derken aradan “sere serpe” bir ay geçiverdi.
Ve derken Balıkesir Valisi Hasan Şıldak beklenen ve ne söyleyeceğini tahmin ettiğim açıklamada bulundu.

Yazının Devamını Oku

Hahalle içinde havai fişek

Orman olsun, otluk alanlar olsun meydana gelen yangınlara mangal yakılan yerlerden başka havai fişeklerin de sebep olduğu bilinen bir gerçek. Hatta sadece yangın değil insan hayatına da sebep olduğunu gördük…

Haziran 2015 yılında 24 yaşında üniversite öğrencisi Sedef Baysal’ın ölmesine bir havai fişek sebep olmuştu.
Bandırma’da Cumhuriyet Meydanı’ nındaki çınar ağaçlarını mesken tutan serçe kuşları nereye kaçacaklarını bilemezken bazıları duvarlara çarpıp telef oluyorlardı.
Sonunda Bandırma ve Erdek’te havai fişek atılması yasaklanmıştı.
Bizde yasakların maalesef 3 gün ömrü olduğu için havai fişek yasağı da öyle oldu…
İhlaller özellikle tatil beldesi Erdek’te daha çok görülüyor.
Sahildeki otel motel gibi yerlerde yapılan düğünlerde havai fişek atılmasına alıştık da mahalle içinde atılmasına hiç alışık değildik.
Erdek Sahil Mahallesi havuzlu villaların da bulunduğu modern villalarda ikamet edenler, kültürlü insanlar olarak görülüyordu sözde…

Yazının Devamını Oku

Denizde pisi pisine ölüm

Son yıllarda karayollarında motorlu araç sayısı hızla artarken deniz yollarında da küçüklü büyüklü sürat morların sayıları da hızla artmaya başladı.

Tabii artan sayılar artan kazaları da beraberinde getirdi…
Gün geçmiyor ki yaralamalı veya maddi hasarlı trafik kazaları, hatta ölümlü kazalar olmasın.
Karada, denizde fark etmiyor…
Kazaların çoğu dikkatsiz araç kullanmaktan meydana geldiği, kazaların oluş biçimine bakarsanız hemen anlaşılıyor.
En son meydana gelen ve 15 kişinin hayatını kaybettiği otobüs, uçuruma kendi kendine yuvarlanmadı herhalde…
Yolun sağında park halinde duran TIR’a arkadan çarpmak da herhalde kendi kendine meydana gelmemişti.
Dikkat edilseydi acaba bu ölümlü kazalar meydana gelir miydi?

Yazının Devamını Oku

Marmara’yı kimler kirletti?

Bandırma Gübre Fabrikaları A.Ş.(BAGFAŞ)…Halka açık değerli bir tesis…


Onu da kapatacağız 50 gün sonra…
Bu takdirde Marmara Denizi kurtulacak mı?
Ancak,“Fabrikamız doğayı kirletmiyor” demek de doğru değil…
“Diğer sanayi tesisleri ne kadar kirletiyorsa az veya çok biz de kirletiyoruz “ denilse daha doğu söylenmiş olmaz mıydı?
Nitekim önceki gün Bandırma Petrol-iş Sendikası fabrika önünde yaptığı basın açıklamasının bir yerinde doğruyu belirtmiş.

*

Yazının Devamını Oku

Şimdi de mera mı?

Ormanlar, yaylalar, bağlar, bahçeler bitti şimdi sıra meralara geldi galiba!

 

Bandırma’ya 10 km. yakınında dünün ilçesi, bugünün mahallesi, birzamanlar üzüm bağları ve ipek böcekçiliyle ünlü Edincik mahallesinin merasına göz dikenler…
Hiç de az değil, tam 6 bin 320 dönüm olan meraya taş ocağı açmak için mera komisyonuna başvuru yapılmış. Hem de bunu yapanın CHP üyesi bir Bandırmalı bir iş insanı olduğu söyleniyor…
Hem de bu bereketli mera toprağında Kurtuluş Savaşı sırasında şehit düşen askerlerimizin mezarlarının olduğu iddiaları da yabana atılmasın. Aynı yerde Roma, Bizans ve Osmanlı eserleri de olduğu için bölge SİT alanı içinde kalıyor demektir.
Şu anda bu bereketli toprakların sahibi Balıkesir Büyükşehir Belediyesi…
Bandırma Belediye Başkanı Tolga Tosun ise meranın kendilerine verilmesi için dava açmış.
Yani meraya taş ocağı açmak için müracaat eden Bandırmalı iş insanı demek istiyor ki, Edincik muhtarının verdiği bilgiye göre; 7 bin küçükbaş ile 1500 büyükbaş hayvanının otladığı meradan geçinen 500-1000 hane ne yaparsa yapsın!..

Yazının Devamını Oku

Deniz yerine tarlaya

Bandırma atık su biyolojik arıtma tesisi tamam da biraz geç olmadı mı?

4 yıl önce ÇED toplantısı sonunda Bandırma’ya atık su biyolojik arıtma tesisi yapılması kabul edilmişti…
Yapım başlamış ama “kaplumbağa” hızıyla gidiyormuş…
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum konuşmasıyla herhalde mesaj alınmıştır.
Bakan Kurum 21 maddeyle hangi önlemlerle deniz salyasının önünün alınabileceğini söyledi.
Ama bana göre çok geç…
Keşke bu önlemler en az 20 yıl önce alınabilseydi…
Evet; Haliç gerçekten iyi temizlenmişti… O berbat kokuyu hala unutamıyorum ama temizlerken nereye verilmişti o atıklar?

DENİZ YERİNE TARLAYA

Yazının Devamını Oku

Sadece yıktık

Bandırma’da son 20 yılda yıkılanların yerine hiçbirşey yapılmayınca toprak ve enkaz yığınları arasında yaşamaya başladık…


Hele tam da kent merkezinde yıkılan Çocuk Sarayı ile Evyapan Ortaokulu enkaz görüntüsünü gören yabancılar sanıyor ki bugün yıkıldı yarın yaparlar…
Aslında hiç de öyle değil.
Çocuk Sarayı ile Evyapan Ortaokulu yıkımı bir yılı geçti; yerine ne yapılacağı ve nezaman yapılacağı belli değil… Sadece Çocuk Sarayı 3 bin 200 metrekare, ortaokul ile birlikte 4 bin metrekare…
Sadece enkazın bir bölümünü kaldırdılar ama toprak yığınları hâlâ duruyor…
Yıkılıp enkazı kaldırıldıktan sonra başka var mı toprak yığınlı yerler?
Evet var!..

Yazının Devamını Oku

Şeker pancarı ilaç gibi

Koronavirüs belası bize şeker pancarının önemini hatırlattı…

Şeker pancarı sadece şeker demek değil, ayni zamanda küspe ve melas demek, alkol demek kısaca Türk çiftçisinin gıdası demek…
*
Özetle; şeker pancarının stratejik ürünler arasında yer aldığını, ondan şeker, küspe ve melas yanında hijyen maddesi alkol üretildiğini, dünyanın başına bela olan korona virüs sayesinde bilmeyenler de öğrenmiş oldu.
*
Onun için pancar ekicisinin desteklenmesi çok önemli. Pancar ekimi genelde Bursa, Balıkesir ve Çanakkale’nin ilçelerinin verimli topraklarında yapılıyor. Bu yerler Bandırma, Mustafa Kemal Paşa, Karacabey, Susurluk, Gönen ve Biga…
*
Ama şeker pancarı değişik iklimlerde de yetişme özelliği nedeniyle Erzurum, Kars, Konya ile Trakya bölgesinde de üretimi yapılabiliyor…

Yazının Devamını Oku

Balıkhanenin asıl yeri

Mavi deniz yanında ve yeşil alan içinde adeta “teneke çatılı” prefabrik bir balıkhane!..

Balıkhane 1965

Balıkhane 1980

Balıkhane 1990

Yani demek istiyorum ki 20 yıldan beri sahilin en güzel yerini işgal eden toptancı balık hali artık bu yerden kaldırılmalı.

Yazının Devamını Oku

Deniz bitti!

Marmara Denizi küçük bir iç deniz olması nedeniyle de kirliliği bir yere kadar kaldırabiliyordu; ama görünen o ki, Marmara Denizi bitmiş…

Poyraz olsun, lodos olsun, rüzgar ve akıntı nedeniyle Marmara’nın çoğu atığı Bandırma Körfezi’ne geliyor ve burada çöküyor.
Müsilaj, yani balıkçıların deniz salyası dedikleri, deniz üstünü kaplayan hatta dibe de çöken yapışkan sümüksü beyaz köpüklü bir madde… Deniz tuzlu da olsa kirliliği artık kaldıramadığı, bu yıl her zamankinden fazla görülmesinden belli oluyor. Müsilaj, deniz sıcaklığının yükselmesi ve artan sıcaklık nedeniyle bakterilerin çoğalması nedeniyle oluşuyor.
Balıkçıların kâbusu olup avlanmayı zorlaştırıyor, deniz canlılarını öldürüyor. Sadece deniz yüzeyinde değil denizin derinliklerinde de oluştuğu ve balık yumurtalarına büyük zarar verdiği bilim insanlarınca belirtiliyor.

*
Marmara Denizi küçük bir iç deniz demiştik.
Ancak Bandırma dâhil Marmara Bölgesi’inde bulunan hemen tüm şehir ve fabrikaların atıklarını arıtmadan denize verildiği bilinen bir gerçek.
Deniz üstünde yaygın bir şekilde bulunan denizanalarını çok gördüm, balık larvaları nedeniyle deniz sathının kırmızıya boyandığını da çok gördüm ama bu balıkçıların salya veya kay-kay dedikleri maddeyi geçen yıla kadar görmediğime göre konu gerçekten ciddi boyutlarda… Belki vardı da çok az olduğu için görmemiş olabilirim.

Yazının Devamını Oku

Zeytinyağı güldürüyor!

Son yıllarda adından sıkça bahsedilen zeytinyağı ile ilgili yayınları izlerken aklıma; önceki yıllarda yaşadığım ilginç bir anı geldi.

Konuyla ilgili bir de fotoğraf vardı.
Yıl; 1990-1998
Bandırma Ticaret Odası’nda görev aldığım yıllarda zeytinyağı konulu seminerlere gidiyor konuyla ilgili görüşlerimi açıklıyordum.
İlk olarak 1990 yılında İstanbul Ticaret Odası’nın düzenlediği “Zeytin ve Zeytinyağı Semineri”ne katılmıştım.
Seminerdeki panelin ana konusu; zeytinyağı tüketimi ülkemizde neden çok az idi. Mesela Yunanistan, İspanya ve İtalya gibi zeytin üreticisi ülkelerde kişi başı tüketim 14-15 kg. iken yine bir zeytin ülkesi olan ülkemizde sadece 1 kilo 500 gram idi. Uzun süren panelde yabancı katılımcılar olduğu gibi tanınmış zeytinyağı üreticileri de vardı ve zeytinyağın insan sağlığına faydaları uzun uzun anlatılmıştı.

NELER YAPILMALI?

Sonunda; böyle güzel bir gıda maddesi Türkiye’de neden çok az tüketiliyor diye soruluyordu.

Yazının Devamını Oku

Banvit mucizesi

Bir mucizeye daha imza attı Banvit.

Bu yıl galiba yenile yenile yenmeyi öğrenecek. Maç başlar başlamaz hızlı oyunuyla ilk 5 dakikayı 13-14, ilk çeyreği de 21-14 önde bitirince tamam dedim; bu sefer olacak galiba diye düşünmeye başladım ama basketbol bu, öyle perşembenin gelişi çarşambadan belli olmadığı bir oyun.
Nitekim bir ara 12 sayı geriye düşen Banvit maçı son saniyede kazandı.
Konuk ekip Afyon Belediyespor özellikle kısa oyuncularıyla neticeye giden güçlü bir ekip. Nitekim karşılaşmanın en skorer oyuncuları da 20 sayı ile Tyrus Mc Gee, 18 sayı ile oynayan Frank Elegar idi. Bu iki oyuncu Banvit’e yetip artmıştı.
Üçüncü periyotta 12 sayı geriye düşen Banvit sık sık oyuncu değişikliğiyle direnmeye çalışıyordu.
Ümitler azalıyordu ama davullu taraftar grubu neticeye aldırmıyor, müthiş bir destek veriyordu.
Ne olduysa son periyodun son beş dakikasında oldu. Banvit önce farkı azaltmakla kalmadı bitime 45 saniye kala öne geçti: 69-68.
Ne oldu da böyle oldu derseniz; genç Şehmuz’un üçlükleri konuşmaya başladı.

Yazının Devamını Oku

Bandırma feribot istiyor

AKARYAKIT fiyatlarının yükselmesi sonucu İDO’nun son açıklamalarına bakacak olursak, Bandırma-İstanbul her gün yapılan feribot seferleri yerini, deniz otobüslerine bıraktı.

Hani o, bu hat için çok yetersiz kalan ve seferleri sık sık iptal edilen deniz otobüslerine... Akaryakıt fiyatlarının yanında, haksız rekabete konu olan diğer bir taşımacılık şirketi Negmar Denizciliği de sebep gösterildi ama NEGMAR da, konunun İDO’nun iddia ettiği gibi olmadığını açıkladı.
İDO yayınladığı bildiriyle iç hat seferlerinin iptal edildiğini açıkladı. İç hatlar dedikleri, İstanbul Boğaziçi’nde çalışan deniz otobüsleri kastediliyor.
Aslında olan Bandırma’ya oldu.
Bilindiği gibi kısa bir süre önce de Bandırma-İstanbul arasında kış aylarında daha önce her gün bir sefer yapılan feribot seferlerini pazar hariç, iptal edildiği duyurulmuştu. Yerlerine bu hat için çok yetersiz olan ve sık sık yapılan iptaller nedeniyle yolculara adeta eziyet çektiren deniz otobüsleri konuldu. Şimdi buna göre artık haftada sadece bir gün feribot, diğer günler ise deniz otobüsü seferleri yapılıyor; o da fırtına demiyorum, rüzgar izin verirse...
Ve 2000’li teknoloji çağında Bandırma gemisiz kalıyor. Gel de şimdi haftada 3 gün çalışan kahraman gece gemilerimizle, 4 gün çalışan gündüz gemilerimizi arama. Bir yılda belki 1 gün iptal ya yaşanmıştır ya yaşanmamıştır.
Bandırma-İstanbul deniz ulaşımı hattı çok önemli bir güzergahtır. İstanbul’u Güney Marmara ve Ege’ye bağlayan çok önemli bir deniz yolu olduğunu bilmem söylemeye gerek var mı?
Bandırma-İstanbul, Bandırma-Tekirdağ hattında sorunsuz çalışan RO-RO gemileri bu hattın ne kadar önemli olduğunun bir başka göstergesidir.

Yazının Devamını Oku

Seçim günü yaklaştıkça

Mart ayında yapılacak mahalli idareler seçimi yaklaştıkça aday adayları da birer ikişer ortaya çıkmaya başladılar.

Bandırma Belediye Başkanlığı için AK Parti’nin aday ilan etmesi beklenen Aydın Özen’den sonra karşısına Bandırmalıların çok yakından tanıdığı bir isim çıktı. 2007 yılında Belediye Başkanı M. Cemal Öztaylan’ın milletvekili seçilmesi nedeniyle 2009 yılına kadar Bandırma Belediye Başkanı olarak görev yapan Eraydın şimdi “kaldığımız yerden devam” sloganıyla kolları sıvadı. Bandırmaspor Kulüp Başkanı Göksel Karlahan da “Seni orada yalnız bırakmayacağız” diye açıktan destek veriyor; ama bir spor kulüp başkanının bir siyasi konuda bir kişiyi desteklemesi ne kadar doğru?
*
AK Parti’de bir önemli aday adayı ismi de dikkat çekti. Şimdi mahalle olan, Avşa eski Belediye Başkanı Cevdet Çağlar Marmara İlçe Belediye Başkanlık görevi için aday adayı oldu. Çağlar, Avşa Belediye başkanlığı sırasında deniz suyunu içme suyuna dönüştüren çok önemli bir tesisi Avşa’ya kazandırmıştı. AK Parti Ankara merkezde de çok sevilen ve tutulan bir kişiliğe sahiptir. Ancak, Marmara’da süper işler yapan belediye başkanı Süleyman Aksoy’u aşabileceğini sanmıyorum.
AK Parti’de her yerde olduğu gibi Bandırma’da da aday adaylarında sessizlik sürüyor. Yoğun faaliyet için kesin olarak bir adayın ilan edilmesini beklediklerini sanıyorum.
*
Ama CHP öyle değil. Önce Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın resmen aday ilan edildi. Hemen yoğun bir çalışma içine giren Ahmet Akın salı günü Bandırmadaydı. Otobüs ile büyük şehir turunda gövde gösterisi yapıldıktan sonra Cumhuriyet Meydanı’nda mitingde konuştu. Meydanda en dikkatimi çeken Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Ahmet Akın’ın resminin bulunduğu ve 2 kişinin taşıdığı bez afişlerin üstünde aday adayı Tolga Tosun’un da resminin bulunmasıydı. Başka afişlerde diğer aday adayı olan Dursun Mirza ve Metin Ok’un da resimleri vardı ama en çok resmi olan Tolga Tosun... Yani 4 aday adayı da demek istiyor ki, “Ben Ahmet Akın’ın yanındayım!” Ancak diğer aday adayı Ozan Onur’un böyle bir afişini göremedim. Sanki birilerine küsmüş gibi meydanın bir köşesinde tek başına otururken görenler şu anda belediye başkan yardımcısı görevinde bulunan Ozan Onur’un adaylık konusunda ümidi yok mu diye soruyor.

Yazının Devamını Oku

10 bin oy farkı kim yapacak

2019 Mart ayında yapılacak Mahalli İdareler Seçimleri yaklaştıkça siyasi hava da giderek ısınmaya başladı.

CHP’li Belediye Başkanı Dursun Mirza’nın, AK Parti’ye 15 bin oy fark atacağız sözünden sonra, geçen gün AK Parti Bandırma İlçe Başkanı Alp Bostancı’nın da “Mirza rüya görmesin, CHP’ye seçimlerde 10 bin fark atan asıl biz olacağız” şeklinde cevap vermesi havayı iyice ısıttı. Ardından, Adalet ve Kalkınma Partisi’nden Bandırma Belediye Başkanlığı için beklenen AK Parti’nin ağır toplarından aday adayı Aydın Öztan başvurusunu yaptı.
*
2014’deki son belediye seçimlerinde CHP’nin oyu 43 bin 012, AK Parti 32 bin 810, MHP ise 15 bin242... Yani CHP’nin oyları AK Parti’nin 11 bin önde... Ama derseniz köprünün altından çok su geçti diye; o başka..? Köprünün altından suyun nasıl geçtiğini örneklerle gösteriyor. Alp Bostancı açtı ağzını yumdu gözünü... Başkan Mirza 78 milyon su borcu olmayan bir belediye devralmış, yaklaşık 110 milyon civarında mülk satmış, 30-35 milyon civarı kredi ile para almış ama hala ortada para yok diyormuş... Başka? Başka, hem öyle sadece asfalt dökmekle, parke taşı döşemekle kurdele kesmekle belediyecilik hiç olmazmış...Sen şimdi 4.5 yıl elini hiçbirşeye sürmeyeceksin ama prim yapmak için Kaşif Acar Caddesi’ni süsleyip püsleyeceksin!...
Şimdi CHP aday adayları yönlerini Ankara’ya çevirdi ve randevuyu alan aday adayı soluğu Ankara’da genel başkanın yanında almaya başladı. Bu çalışmayı Belediye Başkanı Dursun Mirza yaklaşık 2 ay önce yapmıştı. Kalın bir icraat dosyasıyla Kemal Kılıçdaroğlu’yla görüşen Mirza tahminime göre bugüne kadar yaptığı işleri anlattıktan sonra ve yarım kalan bazı hizmetleri bitirmek için kendisine 1 devre daha şans tanınmasını istedi. Başkan Mirza sanki oradan “okey” almış gibi Bandırma’ya dönüşünde Cumhuriyet Meydanı’nda sanki “Aday” kendisiymiş gibi coşkulu bir miting gibi “miting” düzenledi. Yüzü bir başka gülüyordu, rahattı... Diğer aday adaylarından Tolga Tosun, sonra Ozan Onur ki, Ozan Onur şu anda belediye başkan yardımcısıdır, CHP Parti İlçe merkezinde tanıtım toplantısı yaparken kuyumcu Metin Ok da Cumhuriyet Meydanı’nda Dursun Mirza’ya nazire yapar gibi bir miting yaptı. Önceki yazılarımda bu 4 aday adayı için, bilmeyen de sanacak ki başka partilerin aday adayları, Belediye Başkanı Dursun Mirza da başka partinin aday adayı demiştim... Özellikle Tolga Tosun, Başkan Mirza’yı bir muhalefet adayı gibi eleştiriyordu ki, Tosun şu an CHP Belediye meclis üyesi... Aday adayları enerjilerini Bandırma’da boşuna harcarlarken Genel Başkanları Kılıçdaroğlu’yla ilk Metin Ok, sonra Tolga Tosun Ankara’da görüştüler. Görevi sırasında büyük tecrübe edinen Başkan Yardımcısı Ozan Onur’un randevusu ise önümüzdeki hafta... Doğrusu da buydu zaten. Çünkü aday ismi Ankara’da Kemal Kılıçdaroğlu’nun iki dudağı arasında...
*
4 aday adayı Bandırma’da enerjilerini sarf etmek yerine adayı belirleyecek genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nu gidip kendilerini anlatması, hem de Ankara kulislerinde çalışma yapması daha doğru olanıydı. Sonra zaten sadece 1 aday belirleneceğine göre, aday olan kimse, Bandırma’da kolları sıvayarak istediği çalışmayı daha rahat yapabilir.

Yazının Devamını Oku

Aday adayları kime karşı?

MART ayı içinde yapılacak mahalli seçimler için aday adayları çalışmalarına ara vermeden devam ederken CHP Balıkesir Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Ahmet Akın kısa ve net konuya açıklık getirdi: “Partimin aday olacak ismi genel merkez belirleyecek.”

Onun için bir adayın bir an önce belirlenmesinde CHP Bandırma İlçe teşkilatı adına fayda olduğunu sanıyorum. Bilindiği gibi şimdilik 4 aday adayı belli: Dursun Mirza, Ozan Onur, Metin Ok ve Tolga Tosun. Şimdi hepsi de birbirinden değerli bu arkadaşlar ayni partinin başkan aday adayları. Ama bakıyorum Belediye Başkanı Dursun Mirza sanki başka bir partinin, mesela iktidar partisi AK Parti’nin Bandırma belediye başkanı veya aday adayı imiş gibi bazı CHP’li aday adayları eleştirilerde bulunuyor...
*
Her aday adayın da teşkilatta taraftarları var. Bu taraftarlar şimdi tabanda bölünmüş durumdalar. Hem de hiçbirinin aday olma garantisi de yok.Mesela Tolga Tosun, şu anda CHP Belediye Meclis Üyesi ama “30 yıldır vaatler aynı” diyerek Başkan Mirza’yı eleştirmekten çekinmiyor. Bilmeyen de sanacak ki, Tolga Tosun muhalefet meclis üyesi, Dursun Mirza da iktidar partisinin belediye başkanı. Tolga Tosun’u desteklediklerini açıkça ifade eden CHP’nin ağır toplarından Ömer Lütfi Kayalar ile Dr. Selim Panç da Başkan Dursun Mirza’yı “tek adam” eleştirisinde bulunarak adeta topa tutuyorlar.
İşte böyle garip bir durum var ortada.
Sadece belediye başkan yardımcılığını başarıyla sürdüren Ozan Onur yanında kuyumcu Metin Ok, Başkan Mirza ile ilgili yorum yapmaktan özellikle kaçınıyorlar. Ama “Gelinim sana söylüyorum kızım sen anla” diyerek mesaj vermeyi de ihmal etmiyorlar. Mesela Metin Ok diyor ki, “Seçilmem halinde işime bugün nasıl geliyorsam belediyeye de yürüyerek geleceğim ki, halk başkanını sabah akşam yollarda görmeli; yani ulaşılır olmalı...”
*
Bu da başka bir mesaj.

Yazının Devamını Oku

KARARLI OLAMADIK

Banvit, Basketbol Şampiyonlar Ligi’ndeki başarısını maalesef Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’nde gösteremiyor.

3 maçta deplasmanda 1, evimizde 2 mağlubiyetimiz var. Banvit geçen yıl da evinde Anadolu Efes’e yenildi ama 5-6 yıl geriye baktığımızda Banvit rakiplerine parkeyi dar ediyordu. Bu yıl çok genç bir takımımız var. En iyisini yapmaya çalıştıklarına eminim. Ancak tabi Anadolu Efes’in gücü malum. Tecrübeli ve oturmuş bir kadrosu var. Bunu Efes’in tecrübeli koçu Ergin Ataman da açık açık söyledi.
**
“Kadro olarak bizim tecrübemizde değilsiniz” dedi. Bana göre Banvit daha iyisini yapabilirdi eğer panik yapılmasaydı. Genç ve heyecanlı oyuncularımız özellikle pota altında inanılmaz bir panik ve aceleci oyunlarıyla hem daha çabuk yoruluyorlar, hem ribaunt üstünlüğünü rakibine kaptırıyorlar. Biraz daha soğukkanlı olmakta fayda var. Başantrenör Ahmet Gürgen’in teşhisi ise kararlı değildik doğrultusunda görüşlerine katılıyorum. Mesela geçen Antep deplasmanında 4 sayı farkla (73-69) kaybetmesinin nedeni panik havası ve kararlı olunmamasıydı. Salı günü Banvit yine Avrupa yollarında. Letonya’da alınacak bir galibiyet Banvit’e büyük moral kaynağı olacak. Haydi Banvit ...

Yazının Devamını Oku