GeriErdem ÖZCAN Bakarsan bağ bakmazsan dağ olur
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bakarsan bağ bakmazsan dağ olur

Öyle oldu maalesef… Terk edilmesinin ardından gerekli önlemler alınmayınca tarihi yapı 11 yılda harabeye döndü…

Bakarsan bağ bakmazsan dağ olur

Ancak son gelişmelere bakacak olursak en nihayet yerlerde sürünen tarihi ‘Pertevniyal Bandırma Hastanesi’nin ayağa kalkacağına inandım.
Büyük ihmal sonunda 11 yılda harabeye dönen tescilli hastane binasına sonunda ilk kazma vuruldu.
Hâlbuki yeni hastaneye taşınacağı için terk edilen hastaneye daha ilk günlerde sahip çıkılsaydı talan edilmez harabeye dönmezdi.
Sahip çıkacak kurum belliydi; Mal Müdürlüğü…
*
Ama işte ne yapılacağı konusunda bir türlü karar verilemeyince, gerekli koruma tedbirleri de ciddi olarak alınmayınca ne hale geldiği fotoğraftan da belli olmuyor mu?.
Geçmişten, ta 1932 yılından bugüne bozulmadan kalan sadece üzerinde “Pertevniyal Bandırma Hastanesi” yazısı bulunan İznik çinileri kaldı. İnşallah yenileme sırasında tahrip edilmezler…
En nihayet önceki Bandırma Kaymakamı Günhan Yazar girişimleriyle de yani “devlet” geç de olsa malına sahip çıktı diyebiliriz.

Bakarsan bağ bakmazsan dağ olur

Kaymakam Günhan Yazar’ın verdiği bilgiye göre 7 dönüm olan arsa alanını ikiye bölerek 3 dönümünü Sağlık Bakanlığı’na, 4 dönümünü de üniversiteye bırakılmış. Şu anda enkaz halindeki bina Bandırma 17 Eylül Üniversitesi’ne 2 yıl önce tahsis edilmiş, belediye başkanı gibi Vali Bey de aynı anlayışla destekleyince hastane yapımı kolaylaşmış. Kaymakam Yazar, yapım işini belediye üstlendiği için teşekkür etmesi sonrası proje valilik tarafından ihale edilmiş.
*
2 gün önce telefonla görüştüğüm Kaymakam Yazar’dan edindiğim son bir bilgiye göre de, aynı yerde “Sağlık ve Yaşam Merkez”i de kurulacak.
Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Özdemir belediyenin ihaleye çıkmasıyla inşaatın tamamlanacağını, binayı hem kent müzesi hem de üniversitenin eğitim merkezi olarak kullanacağı müjdesini verdi.

Tarihi binanın tarihi çok ilginç:
1925 yılında Hayfa’dan Pertevniyal Vakfı adına gönderilen paranın 10 bin liralık kısmı zamanın Bandırma Belediye Başkanı Kaşif Acar’ın girişimleriyle hastane yapımı için ayrıldı ve belediye tarafından inşaata başlandı. Hastane 1932 yılında tamamlanarak Pertevniyal Bandırma Hastanesi adıyla hizmete açıldı. Hastanenin ilk başhekimi Atatürk’ün yakın arkadaşı Op. Dr. Necdet Bey’di. 1956 yılına kadar belediye bünyesinde hizmet veren hastane, bu tarihte Sağlık Bakanlığı’na devredildi.
Son adıyla ‘Dr. Mustafa Güven Karahan Devlet Hastanesi’ olarak hizmet veren hastane yeni yerine taşındıktan sonra11 yıl içinde bakımsızlıktan harabeye döndü ve tinercilerin yuvası oldu. Hastaneden günümüze sağlam olarak gelen sadece İznik çinileri ve “Pertevniyal Bandırma Hastanesi” yazısı kaldı.
İşte şimdi çok dikkat edilmesi gereken nedir diye sorulacak olursa; yenileme çalışmaları sırasında, hastane binasından sağlam olarak kalan ve üzerinde “Pertevniyal Bandırma Hastanesi” yazısı bulunan İznik çinilerinin tahrip edilmemesi için çok dikkatli bir çalışma yapılması gerekmektedir.

X

3 altın puan

Yıllar sonra iki takım bir kez daha Bandırma’da çok güzel bir havada ve çok güzel bir sahada karşı karşıya geldi.

“Çok güzel bir saha”da deyince Bandırmaspor’un ilk oynadığı eski 17 Eylül Stadyumu’nun önce çamurlu sonra kömür tozlu sahası geldi gözümün önüne.
Son 30 yılın oyuncuları gerçekten çok şanslıydılar...

ÇOK DEĞERLİ 3 PUAN

Puan sıralamasında 5. sırada olan Bandırmaspor, 7. sırada olan güçlü rakibi Kocaelispor karşısında alacağı 3 puan bordo beyazlı ekibi birkaç sıra ileriye taşıyabilirdi. Nitekim Bandırmaspor rakibi karşısında topla daha fazla oynayan, tatlı sert ve etkili savunma, yerinde müdahaleler ve başarılı bir oyun sonunda çok değerli 3 altın puanın sahibi oldu.
Kocaelispor ise böylesine disiplinli bir takım karşısında fazla yapacağı bir şey yoktu.

KANATLARIN SAYESİNDE

Bandırmaspor oyuna kendinden emin başladı. 15. dakika Levent çok önemli pozisyonu harcamasa Bandırmaspor 15. dakikada 1-0 öne geçecekti.

Yazının Devamını Oku

Otobüs durağı

Büyük tepki çeken Bandırma’da Cumhuriyet Caddesi’nin araç trafiğine kapatılması teklifinden sonra…

 

Şimdi de İnönü Caddesi Sunullah otobüs durağı ile Tekel durağının kaldırılmak istenmesi büyük tepkilere neden oldu.
Artık bu parlak fikir! kimden kaynaklandıysa…
Gerekçe nedir diye sorulursa; böylece İnönü Caddesi’ndeki sıkışık olan trafik rahatlayacakmış… Hâlbuki bu cadde tek yönlü olduğu için bazı saatler hariç öyle önemli bir sorun yaşanmıyor…
Konuyla ilgili çıkan haberlerden sonra özellikle sosyal medyada tepkilerini dile getirenler ‘Bu düzenleme vatandaşa eziyetten başka bir şey getirme’ diyerek tepki göstermekte bana göre haklıydı.
Halk otobüsleri ana durağına gitmenin pek kolay olmadığını görmek lazım. Oraya gitmek için araç trafiği çok yoğun olan Menderes Meydanı’na 4 ayrı istikametten gelen motorlu araçların arasından geçmek gerekecek.
*

Yazının Devamını Oku

Bandırma tren bekliyor

Bandırma –Balıkesir-İzmir arasında ilk kömür yakıtla çalışan kara trenlerle, 1911 yılından itibaren yük, 1927 yılından beri de yapılan yolcu tren seferleri zaman içinde modernize edilerek daha sonra dizel yakıtla, son olarak da elektrik enerjisiyle yapılmaya başlandı. Önce 2006 tarihinde 6 Eylül Ekspresi, bir yıl sonra da 17 Eylül Ekspresi hızlandırılmış tren seferleri Bandırma’da yapılan törenle Bandırma-İzmir seferlerine başlamıştı.


Son 5 yılda hızlandırılmış ve elektrikli tren seferleri devam ediyordu. Tâ ki koronanın dünyayı esir aldığı güne kadar.
Günde karşılıklı 2 sefer yapan trenler hem ucuz hem emniyetli bir ulaşım aracıydı.
97 yıldan beri yapılan tren seferlerinin ilk istasyonu Bandırma Gar iken son istasyon da İzmir (Basmane) istasyonuydu. Bu iki istasyon arasında Susurluk, Balıkesir, Manisa ve Akhisar dahil tam 21 tren istasyonu mevcut.
Pandemi başladığı 2 yıl önce tüm ülkede tren seferleri, İDO gibi deniz yolları ve karayolu seferleri iptal edilmiş, yani bir başka deyişle “askıya” alınmıştı.
Ancak işler 2 yıl içinde değişti…
Korona günde hala 200-250 can almasına rağmen tedbirler gevşetildi. İDO denizyolları ve karayolu taşımacılığı yeniden başladı.

Yazının Devamını Oku

Kilometrelerce sahil yolu

Önceki gün bir televizyon kanalında Tekirdağ ile ilgili tanıtım yapılırken sunucu, sahil yoluyla ilgili “kilometrelerce sahil yolu…” diye bahsetti…

Gezinti alanları, yürüyüş ve bisiklet yolları, havuzlu yeşil alanlar, çocuk bahçeleri, luna park vb…
Ve kilometrelerce sahil yolu böyle uzayıp gidiyor…
Kulaklarıma inanamadım “Tamamlandığında İstanbul Tekirdağ’a akın edecek” diye de ilanlar vardı… Mutlaka başka yerlerde de böylesine kilometrelerce uzayan yollar vardır…

Fakat, “Kilometrelerce sahil yolu” deyince bizim Bandırma’da “metrelerce” olan sahil yolumuz gözümün önüne geldi…
Yani, balıkhaneden başlayıp Livatya’ya kadar giden sahil yolu…
1500 metreye yakın bir sahil yolu; ama bu sahil yolun yarısı parke döşeli, yarısı toz- toprak içinde…
Yani aslında asıl parke döşeli sahil yolu bin metre bile değil; kalanı taa 2004 yılından beri toz-toprak içinde… Yazımı yazdığım sırada toz- toprak içindeydi dün yağmur yağdı “çamur” oldu..

Nerde Tekirdağ’daki gibi kilometrelerce sahil yolu, nerde bizim metrelerce sahil yolu…

Yazının Devamını Oku

Bandırmaspor’un galibiyetleri devam ediyor

LİGE 2 maç üst üste galibiyetle başladıktan sonra üst üste 3 mağlubiyet alan Bandırmaspor geçen hafta 3-’lik Manisa galibiyetiyle kendine gelince evinde oynadığı Altınordu maçından da 2-1 galip gelerek seriyi sürdürdü.

Maça daha ilk dakikalarda baskı yaparak oyuna başlayan Bandırmaspor ilk tehlikeli hücumdan boş dönünce hücumlarını çoğaltmaya kalkması olumluydu.
İki takım da hücumu düşünüyor, hızlı oyunlarıyla bir an önce gol atmak istiyordu.
Bandırmaspor hızlı oyunuyla sık sık gol pozisyonuna girince taraftarlar da coşuyor, takımlarını coşturuyordu.
Bu arada Pucka çok iyi getirip boş kaleye yuvarladığı topu Altınordu oyuncuları yerinde hareketle golü önlediler. Ardından Bandırmaspor çok iştahlı ve istekli oyunu maçı zevkli hale getiriyordu.
Seyircinin de yoğun desteği ile Bandırmaspor müsait pozisyonlara da giriyordu.
Manay’ın sert şutunu çok gol pozisyonlarını da başarıyla önleyen Ali Emre mutlak golü hatta birçok golü önledi diyebiliriz.
*

Yazının Devamını Oku

Tren seferleri ne zaman?

Geçen haziran ayı içersinde Doğruca Köyü’nde yapılan toplantıda Bandırma- Bursa arasında çalışacak yüksek hızlı tren hattı ile Bursa-Bandırma 40 dakikaya ineceği bilgisi verildi.

İstasyon 17 Eylül Stadı’nın arka tarafına yapılacakmış… Bursalılara göz aydın diyebiliriz.
Bursaspor –Bandırma maçına gidip gelecekler için büyük kolaylık gibi geldi bana…
*
Uzun bir süredir konuşulan Bandırma –Bursa-Yenişehir-Osmaneli Yüksek Standartlı Demir yolu hattı en nihayet ciddi olarak gündeme geldi.
Bursa’dan Osmaneli’ne kadar olan kısmının 2023’e kadar tamamlanması planlanıyor. Ardından Bandırma’ya uzatılacak olan hat, yolcunun yanı sıra liman bağlantılarıyla yük taşımacılığında da kullanılacak.
Çok güzel bir haber ama …
Konu demiryolu yolculuğu derken ey ahali; 2 yıldır Bandırma-İzmir tren yolculuğunun yapılmadığını biliyor muydunuz?

Yazının Devamını Oku

Deplasmandan 3 altın puanla dönüyor

BANDIRMASPOR, Manisa deplasmanından 3-1 gibi çok değerli bir galibiyetle dönmesi 3 haftadan beri galibiyet yüzü göremeyen taraftarlarını da sevindirdi.

Karşılaşma ilk 10 dakika ortada geçti. Dakikalar iki takımın da birbirlerini kontrol etmesiyle geçiyordu. Konuk ekip Bandırmaspor’da diğer arkadaşlarına göre en fazla Landel çalışıyordu.
Hem defansa yardım ediyor hem hücumda etkili oluyordu. Nitekim 17dakika ceza sahasına girmeye çalışan Landel’e yapılan faul Bandırmaspor’un 1-0 öne geçmesine neden oldu.
*
Frikiki kullanan Akabueza’nın birinci sınıf bir frikik golüne şahit olduk. Akabueza önündeki baraja rağmen topu ceza sahası dışından doksandan filelere gönderdi... 3. golün de sahibiydi. İlk gol sonrası Manisa Futbol Kulübü canlandı.
Ancak bu arada sık sık faullere sebep olunca Bandırmaspor oyuncuları kendilerini sık sık yerde bulmaya başladı.
Demek oluyor ki ev sahibi oyuncular sinirlenmeye başladı.
Manisa FK hücumlarını giderek çoğaltırken Bandırmaspor’un baskı yapmaması az kalsın bir gole neden oluyordu ama kaleci Gökhan harika kurtardı. Kaleci Gökhan bu maçta çok kritik gol pozisyonlarına geçit vermemesi takımın galibiyetinde önemli rol oynamasına neden oldu.

Yazının Devamını Oku

Bandırmaspor evinde kayıp

Oyuna başladığı andan itibaren hâkimiyeti ele alan Bandırmaspor’dan taraftarlar haklı olarak her an gol bekliyorlardı.

Çünkü ilk 2 maçta lige galibiyetle başladıktan sonra art arda 2 maçta mağlup olmuşlar galibiyete hasret kalmışlardı. Ancak bu istek gerçekleşmeyince Eyüpspor mağlubiyeti soğuk duş etkisi yaptı.
Tecrübeli kaleci Gökhan, yüzde yüz bir golü kurtardıktan sonra yediği gol hiç yakışmadı.
Gol öncesi savunmanın arkasına atılan toplarla tehlike yaratan Eyüpspor 3 akını da ofsaytla kesildi ama 4. hücumda savunmanın arkasına sarkınca kalesinden uzakta duran kaleci Gökhan’ın büyük hatası sonucu Eyüpspor kolay bir gol kazandı.
Aferin Gökhan’a! Eyüpspor’a çok güzel bir gol hediye etti! Estancu tecrübesini konuşturdu.

ŞOKE OLDUK!

Taraftarlar gerçekten şoke olmuşlardı.
Evinde oynanan maçta mutlaka galibiyet bekleniyordu.

Yazının Devamını Oku

Misakçalı flamingolar

Bazı kişiler sanıyorlar ki dünya sadece insanlar için…Hayvanlara sadece “hayvan” gözüyle bakılan bir dünyada yaşıyoruz…

Ama sıra beslenmeye gelince hayvanların etinden, sütünden, yumurtasından istifade etmeyi biliyorlar…
Daha o kadar faydalandıkları alanlar var ki saymakla bitmez.
Ama iş korumaya gelince sadece menfaati olan hayvanlar korunmaya alınıyor… Mesela flamingoymuş, kaplumbağa imiş gibi sıra onlara gelince, ‘bana ne ya! ne faydası var ki insanlara bu hayvanların’ diyorlar ve işte o güzel kuş, zarif kuş flamingo kuşların beslenme alanına balık çiftliği gibi, karides tesisi gibi tesisleri kurmaya çekinmiyorlar..
Çünkü sanıyorlar ki dünya sadece insanlar için var…
Hele o sevimli deniz kaplumbağaları…

HAYVANLARA ÖZGÜRLÜK

Antalya Belek sahilinde bir işletme sahibi plaj kumu üzerine ahşap kaplama ile yürüme bandı yapıyor. Sanıyor ki, dünya sadece insanlar için, tesisin önündeki kumsal sadece ona ait… Hâlbuki bölge deniz kaplumbağaların yaşam alanı…

Yazının Devamını Oku

Bayram sonrası ne olacaktı?

29-07-2019 tarihinde, yani yaklaşık 1 ay önce yazdığım “Bayram Sonrası Ne Olacak” köşe yazımdan 1 ay sonra görüldü ki korona konusu hiç iç açıcı değil.Yazımın bir yerinde; “9 gün gibi uzun bir bayrak tatili sonrası inşallah yeniden kapanma günlerine dönmeyiz.

“Bayram sonrası geldiğim Bandırma’da ise baktım; maskeler ya çene altında, ya kolunda, ya elinde, ya da hiç yok!
Denetimler ne oldu?
Cumhuriyet Meydanı’nda ise şenlik şenlik üzerine… Belediye “Yaz Şenlikleri” adı altında Cumhuriyet Meydanı “lepalep…”Onun için bayram sonrası inşallah yeniden kapanmayız… Bekleyip göreceğiz…” demiştim.
*
Evet, 9 gün süren Kurban Bayramı sona erdi ve gevşetilen önlemler kaldırılınca dediğim gibi, “bekledik ve gördük” ki vakalar yükselmeye başlamış, ölümler artmış…
Yaz tatili derken, bayram tatili derken aradan “sere serpe” bir ay geçiverdi.
Ve derken Balıkesir Valisi Hasan Şıldak beklenen ve ne söyleyeceğini tahmin ettiğim açıklamada bulundu.

Yazının Devamını Oku

Hahalle içinde havai fişek

Orman olsun, otluk alanlar olsun meydana gelen yangınlara mangal yakılan yerlerden başka havai fişeklerin de sebep olduğu bilinen bir gerçek. Hatta sadece yangın değil insan hayatına da sebep olduğunu gördük…

Haziran 2015 yılında 24 yaşında üniversite öğrencisi Sedef Baysal’ın ölmesine bir havai fişek sebep olmuştu.
Bandırma’da Cumhuriyet Meydanı’ nındaki çınar ağaçlarını mesken tutan serçe kuşları nereye kaçacaklarını bilemezken bazıları duvarlara çarpıp telef oluyorlardı.
Sonunda Bandırma ve Erdek’te havai fişek atılması yasaklanmıştı.
Bizde yasakların maalesef 3 gün ömrü olduğu için havai fişek yasağı da öyle oldu…
İhlaller özellikle tatil beldesi Erdek’te daha çok görülüyor.
Sahildeki otel motel gibi yerlerde yapılan düğünlerde havai fişek atılmasına alıştık da mahalle içinde atılmasına hiç alışık değildik.
Erdek Sahil Mahallesi havuzlu villaların da bulunduğu modern villalarda ikamet edenler, kültürlü insanlar olarak görülüyordu sözde…

Yazının Devamını Oku

Denizde pisi pisine ölüm

Son yıllarda karayollarında motorlu araç sayısı hızla artarken deniz yollarında da küçüklü büyüklü sürat morların sayıları da hızla artmaya başladı.

Tabii artan sayılar artan kazaları da beraberinde getirdi…
Gün geçmiyor ki yaralamalı veya maddi hasarlı trafik kazaları, hatta ölümlü kazalar olmasın.
Karada, denizde fark etmiyor…
Kazaların çoğu dikkatsiz araç kullanmaktan meydana geldiği, kazaların oluş biçimine bakarsanız hemen anlaşılıyor.
En son meydana gelen ve 15 kişinin hayatını kaybettiği otobüs, uçuruma kendi kendine yuvarlanmadı herhalde…
Yolun sağında park halinde duran TIR’a arkadan çarpmak da herhalde kendi kendine meydana gelmemişti.
Dikkat edilseydi acaba bu ölümlü kazalar meydana gelir miydi?

Yazının Devamını Oku

Turizm kentinde tozlu pazaryeri

Erdek Türkiye’nin ilk yaz turizmin başlandığı şirin bir ilçemiz.

Heryıl giderek gelişen ve güzelleşen Erdek’te Büyükşehir yasasının çıkmasından sonra önce “duraklama” sonra “gerileme” devri başladı.
Mesela Erdek’e bağlı Ocaklar önce “köy” idi, sonra belde oldu ve ilçe olması beklenirken “köy” olmaya bile razıydılar ama “mahalle” oluverdi.
Özellikle belde olduğu zaman belediye eski başkanı mimar Hüseyin Durak Ocaklar’ı adeta uçurmuştu.
3 km’ye yakın sahil bandı, çay bahçeleri, futbol sahası ve sokaklarıyla adeta bir “devrim” geçirmişti.
Ocaklar’a 6 km., Narlı’ya 15 km., İlhan’a 19 km. uzaktaki Erdek’ten bir olay anında polis bekleniyor. Daha önce buralarda jandarma görev yapıyordu.
Erdek ilçe konumunda kaldı ama gelirler azalınca hizmetler durdu…
Büyükşehir Belediyesi AK Parti, Erdek Belediyesi CHP olunca yat limanı rafa kalktı, binbir emek ve masrafla yapılan Taş Restoran yerle bir edildi.

DOĞALGAZ GELİNCE

Yazının Devamını Oku

Marmara’yı kimler kirletti?

Bandırma Gübre Fabrikaları A.Ş.(BAGFAŞ)…Halka açık değerli bir tesis…


Onu da kapatacağız 50 gün sonra…
Bu takdirde Marmara Denizi kurtulacak mı?
Ancak,“Fabrikamız doğayı kirletmiyor” demek de doğru değil…
“Diğer sanayi tesisleri ne kadar kirletiyorsa az veya çok biz de kirletiyoruz “ denilse daha doğu söylenmiş olmaz mıydı?
Nitekim önceki gün Bandırma Petrol-iş Sendikası fabrika önünde yaptığı basın açıklamasının bir yerinde doğruyu belirtmiş.

*

Yazının Devamını Oku

Şimdi de mera mı?

Ormanlar, yaylalar, bağlar, bahçeler bitti şimdi sıra meralara geldi galiba!

 

Bandırma’ya 10 km. yakınında dünün ilçesi, bugünün mahallesi, birzamanlar üzüm bağları ve ipek böcekçiliyle ünlü Edincik mahallesinin merasına göz dikenler…
Hiç de az değil, tam 6 bin 320 dönüm olan meraya taş ocağı açmak için mera komisyonuna başvuru yapılmış. Hem de bunu yapanın CHP üyesi bir Bandırmalı bir iş insanı olduğu söyleniyor…
Hem de bu bereketli mera toprağında Kurtuluş Savaşı sırasında şehit düşen askerlerimizin mezarlarının olduğu iddiaları da yabana atılmasın. Aynı yerde Roma, Bizans ve Osmanlı eserleri de olduğu için bölge SİT alanı içinde kalıyor demektir.
Şu anda bu bereketli toprakların sahibi Balıkesir Büyükşehir Belediyesi…
Bandırma Belediye Başkanı Tolga Tosun ise meranın kendilerine verilmesi için dava açmış.
Yani meraya taş ocağı açmak için müracaat eden Bandırmalı iş insanı demek istiyor ki, Edincik muhtarının verdiği bilgiye göre; 7 bin küçükbaş ile 1500 büyükbaş hayvanının otladığı meradan geçinen 500-1000 hane ne yaparsa yapsın!..

Yazının Devamını Oku

Deniz yerine tarlaya

Bandırma atık su biyolojik arıtma tesisi tamam da biraz geç olmadı mı?

4 yıl önce ÇED toplantısı sonunda Bandırma’ya atık su biyolojik arıtma tesisi yapılması kabul edilmişti…
Yapım başlamış ama “kaplumbağa” hızıyla gidiyormuş…
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum konuşmasıyla herhalde mesaj alınmıştır.
Bakan Kurum 21 maddeyle hangi önlemlerle deniz salyasının önünün alınabileceğini söyledi.
Ama bana göre çok geç…
Keşke bu önlemler en az 20 yıl önce alınabilseydi…
Evet; Haliç gerçekten iyi temizlenmişti… O berbat kokuyu hala unutamıyorum ama temizlerken nereye verilmişti o atıklar?

DENİZ YERİNE TARLAYA

Yazının Devamını Oku

Sadece yıktık

Bandırma’da son 20 yılda yıkılanların yerine hiçbirşey yapılmayınca toprak ve enkaz yığınları arasında yaşamaya başladık…


Hele tam da kent merkezinde yıkılan Çocuk Sarayı ile Evyapan Ortaokulu enkaz görüntüsünü gören yabancılar sanıyor ki bugün yıkıldı yarın yaparlar…
Aslında hiç de öyle değil.
Çocuk Sarayı ile Evyapan Ortaokulu yıkımı bir yılı geçti; yerine ne yapılacağı ve nezaman yapılacağı belli değil… Sadece Çocuk Sarayı 3 bin 200 metrekare, ortaokul ile birlikte 4 bin metrekare…
Sadece enkazın bir bölümünü kaldırdılar ama toprak yığınları hâlâ duruyor…
Yıkılıp enkazı kaldırıldıktan sonra başka var mı toprak yığınlı yerler?
Evet var!..

Yazının Devamını Oku

Şeker pancarı ilaç gibi

Koronavirüs belası bize şeker pancarının önemini hatırlattı…

Şeker pancarı sadece şeker demek değil, ayni zamanda küspe ve melas demek, alkol demek kısaca Türk çiftçisinin gıdası demek…
*
Özetle; şeker pancarının stratejik ürünler arasında yer aldığını, ondan şeker, küspe ve melas yanında hijyen maddesi alkol üretildiğini, dünyanın başına bela olan korona virüs sayesinde bilmeyenler de öğrenmiş oldu.
*
Onun için pancar ekicisinin desteklenmesi çok önemli. Pancar ekimi genelde Bursa, Balıkesir ve Çanakkale’nin ilçelerinin verimli topraklarında yapılıyor. Bu yerler Bandırma, Mustafa Kemal Paşa, Karacabey, Susurluk, Gönen ve Biga…
*
Ama şeker pancarı değişik iklimlerde de yetişme özelliği nedeniyle Erzurum, Kars, Konya ile Trakya bölgesinde de üretimi yapılabiliyor…

Yazının Devamını Oku

Balıkhanenin asıl yeri

Mavi deniz yanında ve yeşil alan içinde adeta “teneke çatılı” prefabrik bir balıkhane!..

Balıkhane 1965

Balıkhane 1980

Balıkhane 1990

Yani demek istiyorum ki 20 yıldan beri sahilin en güzel yerini işgal eden toptancı balık hali artık bu yerden kaldırılmalı.

Yazının Devamını Oku